|
ÖZET: Başvuru, İstanbul Defterdarlığı Kayyum Büro Başkanlığı tarafından tahsil edilen gecikme zammı ve faizinin iadesi talebi üzerine yapılmıştır. Şikayetçi, 2013-2016 yılları arasında kendisinden alınan toplam 9.218,00 TL işgal bedeli ve faizi ödendiği halde, 7256 sayılı Kanun gereğince gecikme faizi ve zamlarının kamu alacağı kapsamında iade edilmesi gerektiğini iddia etmiştir. Ancak, İstanbul Defterdarlığı, taşınmazın Hazine adına kayıtlı olmadığını ve bu nedenle 7256 sayılı Kanun kapsamına girmediğini belirterek başvurunun reddedilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
İstanbul Defterdarlığı’nın açıklamalarına göre, başvuranın işgal bedeli ve gecikme zammı, mahkeme kararıyla tahsil edilmiştir. Taşınmazın kayyım tarafından yönetilmesi ve Hazine adına kayıtlı olmaması, başvuranın talebinin yasal dayanağını zayıflatmaktadır. Dolayısıyla, başvuranın talep ettiği gecikme zammı ve faizi, kamu alacağı olarak değerlendirilmemekte ve iade edilmesi mümkün görülmemektedir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. İdarenin işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiş, ancak başvuranın hangi mercilere başvurabileceği konusunda yeterli bilgilendirme yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, idarenin gelecekte bu ilkelere uygun davranması önerilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/9472-S.21.15292
BAŞVURU NO : 2020/103965
KARAR TARİHİ : 25/06/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL DEFTERDARLIĞI
Şikayetçinin fuzuli şagil olarak ödemiş olduğu gecikme zammı ve
BAŞVURUNUN KONUSU :
faizlerinin kamu alacağı olduğu gerekçesiyle iade edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 31/12/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda şikâyetçi özetle; “İstanbul Defterdarlığı
Kayyum Büro Başkanlığı tarafından idare edilmekte olan İstanbul ili, Eyüp ilçesi, Alibeyköy Mahallesi ada, parselde bulunan taşınmaz için Mahkeme kararıyla 06/11/2013- 31/12/2016 tarihlerini kapsayan süre için kendisinden 6174,07 TL ana para ve 3044,95 TL.’si faiz olmak üzere işgal bedeli tahsil edildiğini ancak 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkındaki Kanunun ilgili maddeleri gereği, kendisinden tahsil edilen gecikme faizi ve zamlarının kamu alacağı gerekçesiyle tahsil edilmemesi gerektiğini iddia ederek mahkeme kararı gereği ödemiş olduğu gecikme zammı ve faizinin iade edilmesini” talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikayet konusu hakkında İstanbul Defterdarlığı’ndan 01/04/2021 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiştir.
2.1. İstanbul Defterdarlığı Kayyum Bürosu Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 12/04/2021 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde; “Eyüpsultan İlçesi, Sakarya- Alibeyköy- GüzeltepeEmniyettepe ve Esentepe Mahallelerinde bulunan ada parsel sayılı taşınmazın da dahil olduğu 309 adet taşınmaza Eyüp Belediye Başkanlığınca 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri çerçevesinde
2981 sayılı İmar Affı Kanunun 9/c maddesine göre kamulaştırılmak istendiği, kamulaştırma işlemlerinde
malik hanesi açık olan taşınmazların muhtemel maliklerinin korunması ve temsili için Eyüp Belediye
Başkanlığının talebi üzerine Eyüp 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.07.2000 tarih ve / Esas, / sayılı ilamı ile 3561 sayılı Kanun gereğince İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiği, 2.2. Bölgedeki mülkiyet sorununun halledilmesi amacıyla yapılmak istenen kamulaştırma işlemlerinin yürütülemeyeceğinin anlaşılması üzerine, haklarında kayyım tayin edilen taşınmazların kamulaştırılmasından vazgeçilmesi sebebiyle taşınmazlar için alınan kayyım kararının kaldırılması talebi ile Eyüp Belediyesi tarafından açılan davanın Eyüp l. Sulh hukuk Mahkemesinin 08/11/2007 tarih ve /
Esas, 2007/ 1302 sayılı ilamı İle reddine karar verildiği, Söz konusu taşınmazlar hakkında her türlü iş ve işlemlerle (ecrimisil, kira, kamulaştırmasız el atma v.s.) ilgili Eyüp l. Sulh Hukuk Mahkemesinin
15.04.2009 tarih ve / Esas ( / ), / ( / ) Kararı ile Kayyıma yetki verildiği,
2.3. Kurumlarınca 15/06/2015 tarihinde taşınmazın mahallinde yapılan tespitte, söz konusu ada parsel sayılı, tarla vasıflı, 165,00 m2 taşınmazın üzerinde bulunan 2 katlı binanın (konut+bahçe)
VRS. tarafından tasarruf edildiğinin tespit edildiği ve idarelerince, .
ve ’e 17.01.2017 tarih ve – – / sayılı tebligat ile 01.01.2007-30.09.2016 dönemi için 12.048,00-TL. ecrimisil bedeli tebliğ edildiği ancak herhangi bir ödemede bulunulmaması sebebi ile 26.09.2017 tarih ve sayılı yazı ile Muhakemat Müdürlüğünden işgal tazminatı alacağının dönem sonları itibariyle işleyecek faizi ile birlikte tahsili için alacak (ecrimisil) davası açılmasının istenildiği,
2.4. Bahse konu taşınmazın işgali sebebi ile rızaen ödenmeyen ecrimisil bedeli nedeniyle açılan davada; İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.11.2019 tarihinde kesinleşen. 07.02.2019 tarih ve /
Esas. / sayılı kararı ile 1.037,00-TL mahkeme masrafı, 2.725,00-TL mahkeme vekalet ücreti ve 06.11.2013-31.122016 dönemleri arası için 6.174,06- TL işgal tazminatı bedelinin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği, Mahkeme kararma istinaden; . ve . ’e 16.09.2020 tarih ve
– – / sayılı tebligat ile; 06.11.2013-31.12.2016 tarihleri arası için hükmedilen 6.174,06.-TL ecrimisil (işgal tazminatı) 1.037,00-TL mahkeme masrafı ve 2.725,00.-TL mahkeme vekâlet ücretinin ödeme yapılacağı gün hesaplanacak faizleri ile birlikte idareye müracaatla ödenmesi gerektiğinin kendilerine tebliğ edildiği ancak . tarafından Kuruma verilen 05.10.2020 tarih ve sayılı dilekçe ile mahkeme kararı ile kesinleşen miktarlar dışındaki gecikme zammına itiraz edildiği, sonrasında idareye müracaatıyla 21/12/2020 tarihinde bahse konu mahkeme kararı ile adına hükmedilen 9.219,00-TL ecrisimil bedeli ve faizi, 1.211,00-TL mahkeme masrafı ve faizi ile 3.184,00-TL vekalet ücreti ve faizinin şikayetçi tarafından Kayyım hesaplarına ödendiği,
2.5. Dava konusu taşınmaz hakkında; . tarafından 31.12.2020 tarih ve sayılı
CİMER’e yapılan başvuruya 07.01.2021 tarih ve sayılı tebligat ile cevap verildiği, 17/11/2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden
Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1, 2 ve 3 üncü maddelerinde, Hazine ve Maliye Bakanlığına: il özel idarelerine. belediyelere. büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına (YİKOB) ait bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, 2.6. Dava konusu Kayyımla idare edilen Eyüpsultan İlçesi, Alibeyköy Mahallesi ada parsel sayılı taşınmaz Hazine adına kayıtlı taşınmazlardan olmayıp 3561 sayılı Kanun kapsamında Kayyımlıkla idare edilen yerlerden olduğu, bahse konu taşınmazın hazine adına kayıtlı taşınmazlardan olmaması sebebi ile de 7256 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı, bu nedenle; 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin
Edilmesine Dair Kanun kapsamında idare edilen taşınmaz hakkında; kesinleşmiş mahkeme kararına istinaden tahsil edilen faizin (3.044,95-TL) 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında kalmadığından iadesinin mümkün olmadığı, ” ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. T.C. Anayasası’nın, 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
… ” hükmüne, 3.2. “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 5. 18/05/1989 tarihli ve 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun, 1 nci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak üzere; mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanması, yetkileri, yetki devri, kayyımlık mallarının yönetimi ve giderleri, kayyım ve görevli personele ödenecek ücretler ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
6. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 427 nci maddesinde; “ Vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle aşağıdaki hâllerde bir yönetim kayyımı atar, “…Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse…”
7. 7256 sayılı Bazi Alacaklarin Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunun, Kapsam ve Tanımlar Başlıklı 1 nci maddesinde; “1) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren; (aa) 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, (bb) 2020 yılına ilişkin olarak 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, (cc) 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları,
2) 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı
Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanuna göre verilen idari para cezaları ile 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu
Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlarca verilen idari para cezaları hariç),
3) Yukarıdaki bentler dışında kalan ve 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer’i amme alacakları (adli para cezaları hariç),
b) 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacakları, c) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayımı tarihine veya bu Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan;
1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan,
2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik
sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
2) 2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigortası primi ile
bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
3) 31/8/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere
ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
4) 31/8/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yapılan tespitlere ilişkin olup ilgili kanunları uyarınca
uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
5) İlgili kanunları gereğince takip edilen 2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin damga vergisi, özel
işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı alacakları, ç) İl özel idarelerinin, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer’i amme alacakları, d) Belediyelerin;
1) 213 sayılı Kanun kapsamına giren ve 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana
dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, 2020 yılına ilişkin olarak 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce tahakkuk eden vergi (2020 yılına ilişkin tahakkuk eden emlak vergisi ile iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisinin ikinci taksitleri hariç) ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, bunların dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer’i amme alacakları,
2) 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 97 nci maddesine göre tahsili gereken ve
vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ücret alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları,
3) 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin su abonelerinden olan ve
vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
4) Büyükşehir belediyelerinin, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 11 inci maddesine göre
vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları, e) 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
f) Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının (YİKOB) vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer’i amme alacakları, hakkında uygulanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
VI. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi Arif DÜLGER tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; İstanbul
Defterdarlığı Kayyum Büro Başkanlığı’nın başvurana yönelik gerçekleştirdiği idari iş ve eylemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi gerektiği hususundaki öneri
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran 1. Paragrafta da açıklandığı üzere; İstanbul ili, Eyüp ilçesi, Alibeyköy Mahallesi ada, parselde bulunan taşınmaz için Mahkeme kararıyla kendisinden tahsil edilen gecikme zammı ve faiz tutarı olan toplam 3044,95 TL. hakkında 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkındaki
Kanunun tatbik edilerek tarafına iade edilmesini talep etmektedir.
10. Şikayete konu idare olan İstanbul Defterdarlığı Kayyum Bürosu Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada; Eyüpsultan İlçesi, Alibeyköy Mahallesi ada parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı taşınmazlardan olmadığı, anılan taşınmazın 3561 sayılı Kanun kapsamında Kayyımlıkla idare edilen yerlerden olduğu, bahse konu taşınmazın hazine adına kayıtlı taşınmazlardan olmaması sebebi ile de 7256 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı, bu nedenle; 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine
Dair Kanun kapsamında idare edilen taşınmaz hakkında; kesinleşmiş mahkeme kararına istinaden tahsil edilen faizin (3.044,95-TL) 7256 sayılı Bâzı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında kalmadığından iadesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla, şikayetçiye karşı gerçekleştirilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, ifade edilmiştir.
11. Şikayete konu uyuşmazlığının ana unsurunu teşkil eden husus, başvuranın yukarıda zikredilen adreste bulunan ve mülkiyeti hazine veya kamu kurumları uhdesinde bulunmayan taşınmaza yönelik mahkeme kararıyla da kesinleşmiş işgal bedelinin faiz ve gecikme zammının 7256 sayılı Bâzı Alacakların Yeniden
Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında ele alınıp alınamayacağıyla ilgilidir. Anılan Kanunun kapsamı incelendiğinde; Borç yapılandırma kapsamının özetle; Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı gecikme faizleri, gecikme zamları gibi fer’i alacakları, Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacakları, Sigorta primleri ve topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, İl özel idarelerinin, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer’i amme alacakları, Belediyelerce tahsil edilen bütün vergiler, vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar
Kanunu hükümlerine göre üyelerin oda ve borsalara, esnaf ve sanatkarların üyesi oldukları odalara, TÜRMOB’a, Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin ait olan aidat ve diğer bazı alacaklar, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının (YİKOB) 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer’i amme alacakları, KOSGEB tarafından kullandırılan ve uygunsuzluğu tespit edilmiş destek ödemelerinden kaynaklı olan alacaklar, Organize sanayi bölgelerine ve sanayi sitesi yapı kooperatiflerine
kullandırılan kredilerden kaynaklı alacaklar, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıfların kira alacakları, Türk Standartları Enstitüsünün alacakları, İl özel idareleri, belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ile sermayesinin %50’sinden fazlası bunlara ait şirketlerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar hakkında yaptıkları satış, irtifak hakkı ve kiralama işlemlerinden kaynaklanan kullanım bedelleri ve hasılat payları alacakları, Kalkınma ajanslarının özel idareler, belediyeler ve sanayi odalarından olan alacakları” konularını kapsadığı anlaşılmaktadır.
12. Somut olayda; başvuru konusu edilen ve başvuran tarafından mahkeme kararıyla işgal tazminatı ödenen taşınmazın durumu incelendiğinde; İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, Alibeyköy Mahallesi, ada, parselde 2 bulunan 165 m taşınmazın tapu kayıtlarında malik hanesinin boş olduğu bu nedenle, Eyüp 1. Sulh Hukuk
Mahkemesince 18/07/2000 tarih ve / Esas / sayılı ilamı ile 3561 sayılı Kanun mucibince
İstanbul Defterdarının kayyum tayin edildiği, ancak taşınmazın mülkiyetinin hazine adına tescil edilmediği tespit edilmiştir.
13. 3561 sayılı Mal memurlarının kayyım tayin edilmesi hakkındaki kanun hükümlerine göre; maliki bilinmeyen gaip olan kişilere ait taşınmazlarda hazinenin hak ve menfaatlerini gözetilmesi amacıyla kayyımlık kararı kaldırılana kadar kayyımın kayıt maliklerinin hak ve menfaatlerini koruması için gerekli tedbirleri alması, bu kapsamda işgal için belli bir bedel talep etmesi bu bedel ödenmediğinde yargı mercileri vasıtasıyla bu bedeli tahsil yoluna gitmesi söz konusu işgal bedeli için gecikme zammı ve gecikme faizi tahsil etmesi kayımın yasal yükümlülüğüdür. Şikayet konusu hususta da anılan taşınmazın kayyımla idare edilen yerlerden olduğu ve taşınmazın hazine adına kayıtlı olmaması nedeniyle kayyım tarafından şagilden alacağın, resen icra yoluyla değil mahkeme kararıyla tahsil edildiği, dolayısıyla başvurandan tahsil edilen gecikme zammı ve faizin kamu alacağı olmadığı anlaşılmıştır.
14. Diğer taraftan, başvuranın Kurumumuza sunmuş olduğu ilgili idare hesabına yapmış olduğu ödemeye ilişkin banka dekontları incelendiğinde de; şikayetçi tarafından 21/12/2020 tarihinde banka hesabından gerçekleştirilen işlemlerde açıklama kısmının; İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin / Esas, / sayılı kararına istinaden ecrimisil ve faizi, kayyım diğer tahsilatları şeklinde oluşturulduğu, dolayısıyla başvuranın iddia ettiği şekilde bu ödemelerin doğrudan kamu alacağı ödemesi olmadığı değerlendirilmektedir.
15. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki ilgili kurumlardan gelen tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul Defterdarlığı Kayyum Büro
Başkanlığı tarafından başvurandan tahsil edilen, 3044,95 TL.’nin yasal mevzuat çerçevesinde, mahkeme kararı gereği tahsil edildiği, dolayısıyla idarenin başvurana yönelik gerçekleştirmiş olduğu iş ve işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde şikâyetçinin dilekçesine İstanbul Defterdarlığı Kayyum Büro Başkanlığı tarafından verilen cevaplarda, şikâyetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiş idarenin bundan böyle söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın, BAŞVURANA ve İSTANBUL DEFTERDARLIĞI KAYYUM BÜRO BAŞKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi