ÖZET: Başvuran, Dikili Gökçeağıl Mahallesi’nde imam hatip olarak görev yapmaktadır ve 9 yıldır lojmanda ikamet etmektedir. Dikili Defterdarlığı tarafından kendisine 9.263,50 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmiş, ancak başvuran bu ihbarnamenin iptalini talep etmektedir. Başvuran, ecrimisil talebinin hukuka aykırı olduğunu, çünkü kendisine tahsis edilen alanın atıl durumda olduğunu ve gerekli tadilatları kendi imkanlarıyla yaptığını belirtmektedir. Ayrıca, kendisiyle benzer durumda olan diğer diyanet görevlilerinin lojman için kira ödemediğini ifade etmektedir.

Dikili Kaymakamlığı, başvuranın iddialarını değerlendirerek, ecrimisilin hukuka uygun olup olmadığını araştırmıştır. İdare, başvuranın ikamet ettiği konutun Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsisli olduğunu ve ecrimisil tahakkukunun bu bağlamda yapıldığını savunmaktadır. Ancak, başvuranın konutu uzun süre kullanması ve yapılan harcamaların zorunlu olduğu göz önünde bulundurularak, ecrimisil talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Dikili Kaymakamlığı’na başvuranın durumunu göz önünde bulundurarak ecrimisil ve mahsup işlemlerinin yeniden ele alınması yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, bu tavsiyeye uygun hareket etmesi ve gerekli işlemleri 30 gün içinde bildirmesi gerekmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/15104-S.21.24177

BAŞVURU NO : 2021/9128

KARAR TARİHİ : 20/10/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DİKİLİ KAYMAKAMLIĞI

Ecrimisil İhbarnamesinin iptali, kendisinden ecrimisil bedelinin

BAŞVURUNUN KONUSU :

alınmaması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 04/05/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Dikili Gökçeağıl Mahallesi’nde imam hatip olarak görev yapmakta olduğunu, lojmanda dokuz yıldır ikamet ettiğini, Dikili Defterdarlığı’nca adına tanzim edilen sayılı ihbarname ile 9.263,50 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmiş olduğunu, bu ihbarnamenin eline 15.01.2021 tarihinde ulaşmış olduğunu, daha önce bu konuda hiçbir kurum tarafından yazılı ya da sözlü uyarılmadığını, Cami lojmanı olarak kullanılan yere ilişkin ecrimisil talebinde bulunan idare ile aralarında kira sözleşmesi bulunmadığını, cami lojmanı diye kendisine tahsis edilen alanın her türlü gideri kendisi tarafından karşılanarak, oturulabilir duruma getirildiğini, idarenin her hangi bir katkısı olmadığını, oturduğu ve cami lojmanı olarak anılan bu alanın atıl bir halde olduğunu, mahalle olarak adlandırılan ve fakat köy mahiyetinde bulunan Gökçeağıl

Mahallesi’nde bulunan köy okulunun kapatılması nedeniyle burada bulunan boş okulun bahçesindeki evin, oturulabilecek elverişli başka bir mesken olmaması nedeniyle kendisine verildiğini, konuyla ilgili müftülükle, Dikili Kaymakamlığı ile görüşmüş olduğunu ve fiilen bu evin kendisine verildiğini, aslında bu evin oturmaya elverişli bir yer olmadığını, gayet küçük olduğunu, kendisi tarafından mecburen mutfak ve zemin döşemelerinin yaptırıldığını, kendisi ile aynı durumda olan diyanet görevlilerinin lojman için kira ödemediği halde kendisine böyle bir bedelin yansıtılmasının hukuka hakkaniyete aykırı olduğunu ifade ederek, ecrimisil ihbarnamesindeki tutarın iptal edilmesi suretiyle mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Dikili Milli Emlak Şefliği’nden 05/07/2021 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Dikili Milli Emlak

Şefliği’nin 30/07/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. “İlçemiz, Gökçeagil mahallesi parsel nolu taşınmaz üzerinde bulunan lojmanda oturan tarafından Kurumunuza verilen dilekçede Şefliğimizce ecrimisil tahakkuk ettirildiğinin ifade edildiği ve ecrimisil ihbarnamesinde belirtilen tutarın iptal edilmesi gerektiğinin talep edildiği, buna ilişkin ilgi yazınızda bahsedilen bilgi ve belgelerin Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununa göre en geç otuz gün içerisinde Kurumunuza gönderilmesi ilgi yazınız ile istenilmiştir.

2.2. Sözkonusu bahsi geçen taşınmazın Milli Eğitim Bakanlığına tahsisli olduğu, 31/12/2020 tarihinde

Dairemiz elemanlarınca taşınmazın mahalline gidilerek yapılan tespitte ve bilirkişiler ile yapılan şifahi görüşmede başvuranın taşınmazı 01/01/2016-31/12/2020 dönemler arasında işgal ederek kullandığı tespit edilmiş olduğundan ilgiliye 15/01/2021 tarihinde ecrimisil İhbarnamesi düzenlenerek gönderilmiş olup.

05/02/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ancak ilgilinin gönderilen ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazı üzerine 29/03/2021 tarihinde ecrimisil düzeltme ihbarnamesi düzenlenerek gönderilmiş, 08/04/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir.

2.3. Kamu Konutları Yönetmeliğinde kamu çalışanlarına hangi usul ve esaslara göre lojman tahsis edileceğinin düzenlendiği ancak belirtilen Yönetmelik Hükümlerine göre herhangi bir tahsis kararı bulunmadan ilgilinin lojmanda oturduğu, ayrıca herhangi bir ücret ödemediği ve yine 294 Sayılı Milli

Emlak Genel Tebliğinde Kamu Konutlarının Bakım ve Onarım ne şekilde yapılabileceğinin düzenlendiği bakım ve onarım yapılırken bu hükümlerin dikkate alınması gerektiği ve bu hükümler doğrultusunda işlem yapılması gerektiği, ayrıca ecrimisilin süre ve bedel ve diğer yönlerden 336 Sayılı Milli Emlak Genel

Tebliğinde belirtilen hükümlere uygun olarak alındığı.”

Açıklamalarına yer verildiği görülmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” , 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun, 5.1. “Kamu konut türleri ve konut tahsisi” başlıklı 3 üncü maddesinde, “… d) Hizmet tahsisli konutlar; hudut karakolu, istasyon, haberleşme, gözlem, araştırma, inşaat mahalli gibi, meskun yerlerden uzak, sosyal ve ekonomik zorlukları olan, ulaşım ve iskan imkanları kısıtlı yerlerde, normal çalışma saatleriyle sınırlandırılması kabil olmadan görev başında bulundurulması gerekli olan personel ve koruma görevlisi, makam şoförü, kapıcı, kaloriferci gibi personel için inşa veya tefrik edilerek tahsis edilen bina, baraka, prefabrik yapı, şantiye eklentisi, tadil edilmiş veya edilmemiş karavan, kulübe ve benzeri konutlardır. Konut tahsisinin yapılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir.”,

5.2. “Kira bedeli” başlıklı 5 inci maddesinde; “Yurt içinde Cumhurbaşkanı, T.B.M.M. Başkanı, yurt dışında ise büyükelçiler, daimi delegeler, maslahatgüzarlar, askeri temsil heyetleri başkanları ve başkonsoloslar için tahsis edilen özel tahsisli konutlardan ve hizmet tahsis konutlardan kira bedeli alınmaz.

Konutların aylık kira bedelleri, personelin aylık veya ücretinden peşin olarak bordro üzerinden kesilmek suretiyle tahsil edilir ve genel bütçeye dahil kurum ve kuruluşlarda hazineye, diğerlerinde kendi bütçelerine irat kaydedilir.”, 6. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun “Tarihi ve bedii değeri olmayan taşınmaz mallarla ilgili işlemler” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Tarihi ve bedii değeri olanlar hariç Hazinenin özel mülkiyetindeki yerlerin satışı, kiraya verilmesi, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi esasları Maliye

Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirlenir.”, 7. 23/09/1984 tarihli ve 18524 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Konutları Yönetmeliğinin, 7.1. “Kamu konutlarının türleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “… d) Hizmet tahsisli konutlar; 1) Hudut karakolu, istasyon, haberleşme, gözlem, araştırma, inşaat mahalli gibi meskûn yerlerden uzak, sosyal ve ekonomik zorlukları olan, ulaşım ve iskan imkanları kısıtlı yerlerde, normal çalışma saatleriyle sınırlandırılması kabil olmadan görev başında bulundurulması gerekli olan personel, 2) İlgili kanunlarca kendilerine zata mahsus taşıt tahsis edilen makam ve rütbe sahiplerinin makam şoförü ve koruma görevlileri, 3) Kamu konutlarında görevli kapıcı, kaloriferci gibi personel, için inşa veya tefrik edilerek tahsis edilen bina, baraka, prefabrik yapı, şantiye eklentisi, tadil edilmiş veya edilmemiş karavan, kulübe ve benzeri konutlardır.”, 7.2. “Hizmet tahsisli konutların tahsis şekli” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Hizmet tahsisli konutlar yetkili makam tarafından tahsis edilir.”, 7.3. “Konutların teslimi ve konutlara giriş” başlıklı 17 nci maddesinde; “Konut tahsis edilen personele, konutun teslim tarihinden itibaren hesaplanacak kira bedeli, müteakip ayın aylık veya ücretinden bu ayın kirası ile birlikte bordro üzerinde gösterilmek suretiyle tahsil edilir. Konutlar, konut yönetimine yetkili birimce, bir örneği ek (6) da gösterilen “Kamu Konutları Giriş Tutanağı” düzenlenerek teslim edilir. Bu tutanakların aslı konut tahsis dosyasında saklanır ve bir örneği de kiracıya verilir. Tutanağa, konutta bulunan demirbaş eşya ve mefruşatın ek (7) deki örneğine göre, hazırlanan bir listesi eklenir. Bu tutanak, konuta girişte kira sözleşmesi ve çıkışta ise, geri alma ve bütün borçlarından ve dava haklarından kurtulma yerine geçer.

Konut tahsis edilmeden ve tahsis kararı bildirilmeden, konutun anahtarı teslim edilmez ve konuta girilemez.

Konut tahsis edilenler, konutu teslim aldıkları tarihten itibaren kira öder. Kendisine konut tahsis edilen personel, tahsis kararının tebliğ tarihinden itibaren, meşru mazeret dışında, en geç 15 gün içinde

Yönetmeliğe ekli kamu konutları tutanağını imzalayıp konuta girmediği takdirde, konut tahsis kararı iptal edilir. Bu takdirde, konutun boş kaldığı süre için tahakkuk eden kira bedeli kendisinden tahsil edilir.”, 7.4. “Aylık kira bedelinin tesbit ve tahsili” başlıklı 23 üncü maddesinde; “Konutların aylık kira bedeli, o yıl için belirlenen aylık kira birim bedelinin, konutun brüt inşaat alanı ile çarpılması suretiyle, ilgili kurum ve kuruluşça tesbit edilir. Brüt inşaat alanının yüz yirmi metrekareden fazlası dikkate alınmaz. Kira bedeli konutun teslim tarihinden itibaren hesaplanır. Konutların aylık kira bedelleri personelin aylık veya ücretinden peşin olarak ve bordro üzerinden kesilmek suretiyle tahsil edilerek genel bütçeye dahil kurum ve kuruluşlarda Hazine’ye ve diğerlerinde ise kendi bütçelerine irat kaydedilir. Tahakkuka yetkili birim

tarafından, kendilerine konut tahsis edilen personelin adı ve soyadı, görevi, aylığı veya ücreti ile aylık toplam kira miktarını gösteren cetvelin onaylı bir örneği personelin maaşının ödendiği saymanlığa verilir.

Aylık kira bedelini kesmeyen tahakkuk memuru ve saymanlar, kesmedikleri kira karşılıklarından sorumludurlar. Kiracıların aylık veya ücretinden aylık kira bedelini kesen sayman, tahsil ettiği kira miktarını gösterir müfredatlı ve onaylı bir listeyi, müteakip aynı 10 uncu gününe kadar ilgili birimlere vermek zorundadır. Bu birimler, listeye göre kira tahsilatlarını kira defterlerinde kiracının hesabına işlerler.”, 7.5. “Aylık kira bedeli alınmayacak konutlar” başlıklı 25 inci maddesinde; “Yurt içinde

Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başbakan ve Milli Güvenlik Konseyi yönetimi dönemindeki Başbakan, yurt dışında büyükelçiler, daimi delegeler, maslahatgüzarlar, askeri temsil heyetleri başkanları ve başkonsoloslar için tahsis edilen özel tahsisli konutlar ile Yönetmeliğin 5 nci maddesinin (d) bendinde belirtilen hizmet tahsisli konutlardan aylık kira bedeli alınmaz.”, 8. 17/06/2014 tarihli ve 29033 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve

Çalışma Yönetmeliğinin “İmam-hatipler” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Başimam-hatip, uzman imam-

hatip ve imam-hatiplerin ortak görevleri şunlardır:

a) Camilerde vakit namazları ile cuma, bayram ve teravih namazlarını kıldırmak, b) Cuma ve bayram hutbelerini zamanında ve usulüne uygun olarak okumak, gerektiğinde hutbe hazırlamak, hutbe yazma ve okuma konusunda çalışmalar yapmak.

…

d) Her gün öğle namazından bir saat önce açıp yatsı namazından sonra kapatmak suretiyle camiyi gün boyu açık tutmak.

…

f) Dini gün ve gecelerde görev yaptığı camide program düzenlemek veya müftülükçe düzenlenecek programlarda görev almak.

…

ı) Görevli bulunduğu caminin yönetimiyle ilgili iş ve işlemleri yapmak, caminin ihtiyaçlarını giderici tedbirler almak, gideremediği noksanlıkları müftülüğe bildirmek.

…

l) Bayram, dini gün ve geceler, doğum, sünnet, düğün, hastalık, ölüm ve benzeri vesilelerle görev mahallinde ikamet eden vatandaşlara din hizmeti sunmak.

…

o) Görev mahallinde bulunan çocuklar ve gençlerin dini ve ahlaki eğitimlerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmak. …”, 9. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Vekâletsiz İşgörme” hükümlerinin düzenlendiği maddelerinden “İşgörenin hak ve borçları başlıklı 526 ıncı maddesinde “Vekâleti olmaksızın

başkasının hesabına işgören, o işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlüdür.” 9.1. 529 uncu maddesinde; İşsahibi, işin kendi menfaatine yapılması hâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm, umulan sonuç gerçekleşmemiş olsa bile, işi yaparken gereken özeni göstermiş olan işgören hakkında da uygulanır.

İşgören, yapmış olduğu giderleri alamadığı takdirde, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayırıp alma hakkına sahiptir.

9.2.530 uncu maddesinde; İşsahibi, kendi menfaatine yapılmamış olsa bile, işgörmeden doğan faydaları

edinme hakkına sahiptir; ancak zenginleştiği ölçüde, işgörenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür.

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Uyuşmazlık konusu özetle; Dikili Gökçeağıl Mahallesi’nde imam hatip olarak görev yapmakta olan ilgiliye, 01/01/2016-31/12/2020 tarihleri arasında halen boş olan köy okulunun, bahçesinde bulunan kamu konutunda ikamet etmekte olması nedeniyle, Dikili Defterdarlığı’nca 9.263,50 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmiş olması, atıl bir halde olan bu evin kendisinin sonradan yaptığı harcamalarla oturulur hale getirilmiş ve fiilen kendisine verilmiş olmasından ötürü, hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinin iptal edilmesi suretiyle mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.

12. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 3 üncü maddesinde ve Kamu Konutları Yönetmeliğinin

5 inci maddesinde hizmet tahsisli konutların, hudut karakolu, istasyon, haberleşme, gözlem, araştırma,

inşaat mahalli gibi meskûn yerlerden uzak, sosyal ve ekonomik zorlukları olan, ulaşım ve iskan imkanları kısıtlı yerlerde, normal çalışma saatleriyle sınırlandırılması kabil olmadan görev başında bulundurulması gerekli olan personel için inşa veya tefrik edilerek tahsis edilen bina, baraka, prefabrik yapı, şantiye eklentisi, tadil edilmiş veya edilmemiş karavan, kulübe ve benzeri konutlar olduğu tanımlanmıştır. Yine

2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 5 inci maddesinde ve Kamu Konutları Yönetmeliğinin 25 inci

maddesinde, yurt içinde Cumhurbaşkanı, T.B.M.M. Başkanı, yurt dışında ise büyükelçiler, daimi delegeler, maslahatgüzarlar, askeri temsil heyetleri başkanları ve başkonsoloslar için tahsis edilen özel tahsisli konutlardan ve hizmet tahsis konutlardan kira bedeli alınmayacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda, başvuru konusunun çözümü için öncelikle başvuranın ikamet ettiği lojmanın hizmet tahsisli konut sıfatına haiz olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

13. Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönetmeliğinde belirtildiği üzere; imam hatiplerin, camilerde vakit namazları ile cuma, bayram ve teravih namazlarını kıldırmak, cuma ve bayram hutbelerini zamanında ve usulüne uygun olarak okumak, gerektiğinde hutbe hazırlamak, hutbe yazma ve okuma konusunda çalışmalar yapmak, her gün öğle namazından bir saat önce açıp yatsı namazından sonra kapatmak suretiyle camiyi gün boyu açık tutmak, dini gün ve gecelerde görev yaptığı camide program düzenlemek veya müftülükçe düzenlenecek programlarda görev almak, görevli bulunduğu caminin yönetimiyle ilgili iş ve işlemleri yapmak, caminin ihtiyaçlarını giderici tedbirler almak, gideremediği noksanlıkları müftülüğe bildirmek, bayram, dini gün ve geceler, doğum, sünnet, düğün, hastalık, ölüm ve benzeri vesilelerle görev mahallinde ikamet eden vatandaşlara din hizmeti sunmak, görev mahallinde bulunan çocuklar ve gençlerin dini ve ahlaki eğitimlerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmak gibi görevlerinin bulunduğu, buradan hareketle imam hatiplerin görev sürelerinin belirli bir çalışma saati ile sınırlandırılamayacağı ve her daim görevli bulundukları cami yakınlarında ikamet etmeleri gerektiği görülmektedir.

14. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve Kamu Konutları Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde hizmet tahsisli konutların, meskûn yerlerden uzak, sosyal ve ekonomik zorlukları olan, ulaşım ve iskân imkanları kısıtlı yerlerde, normal çalışma saatleriyle sınırlandırılması kabil olmadan görev başında bulundurulması gerekli olan personel için inşa veya tefrik edilerek tahsis edilen bina, baraka, prefabrik yapı, şantiye eklentisi, tadil edilmiş veya edilmemiş karavan, kulübe ve benzeri konutlar olarak tanımlandığı, din görevlilerinin konut ihtiyacının karşılanması amacıyla tahsis edilen konutların, din görevlilerinin görevlerini belirli bir çalışma saati ile sınırlı olmaksızın yaptıkları, bu nedenle Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca kendilerine verilen konutların, hizmet tahsisli konutlar kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir.

15. Somut olayda, Dikili Gökçeağıl Mahallesi’nde imam hatip olarak görev yapmakta olan ilgilinin, burada göreve başladığı tarihte, cami eklentisi durumunda olan evin oturulamayacak durumda olduğu, üst çatısının dahi olmadığı, bu nedenle, kendisine kapatıldığı için boş durumda olan köy okulunun bahçesinde bulunan evin gösterildiği, köy muhtarı ve köy halkının da yardımlarıyla buraya taşındığı, buranın da kötü bir vaziyette olmasına rağmen cami evinden daha iyi durumda olduğu için buranın uygun görüldüğü, evin kapı, pencere, zemin döşemeleri, elektrik aksamı ve giderlerini yenilediği, bunun için devletin bir desteği olmadığı, bu giderlerin ilgili tarafından karşılandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca ilgilinin konuyla ilgili görüşmek üzere Dikili Kaymakamlığı’na gittiği, burada oturabileceğinin ifade edildiği, Diyanet İşleri

Başkanlığı’nca daha önceki görevlendirilen cami imamının da burada bila bedel 12 yıl oturduğu anlaşılmaktadır.

16. Konuyla ilgili Gökçeağıl Mahallesi Muhtarı ile yapılan şifahi görüşmede; Muhtar yaklaşık

7 -8 yıl önce ’un cami imamı olarak köye atandığını, köyde imam evi olarak tahsis edilmiş evin

çatısının olmaması nedeniyle içinin çok kötü olduğunu, Müftülükten buranın yapılıp yapılamayacağını sorduklarını, müftülüğün ödenek olmadığı cevabını verdiğini, bunun üzerine kapatılan ve kooperatif tarafından süt deposu olarak kullanılmaya başlanan okulun, bahçesinde bulunan iki odalı evi kullanılıp kullanılamayacağını sormak üzere ile birlikte ilk önce Milli Eğitim İl Müdürlüğü’ne gittiklerini, onların da kendilerini Dikili Kaymakamı’na yönlendirdiklerini, o zamanki kaymakam ile olan görüşmelerinde kaymakamın, orada oturabileceğini en azından evin içinde biri olursa oraya bakan biri olacağını, aksi takdirde yıkılmaya yüz tutmuş olduğunu belirttiğini, bunun üzerine imamın eşyalarını taşıdıklarını, ’un orayı oturulamayacak durumdayken aldığını kapısını penceresini içini yaptırdığını, şimdi de bu haliyle imamdan ecrimisil istendiğini ifade etmiştir.

17. Konutların teslimi ve konutlara giriş” başlıklı 17 nci maddesinde; “Konutlar, konut yönetimine yetkili birimce, bir örneği ek (6) da gösterilen “Kamu Konutları Giriş Tutanağı” düzenlenerek teslim edilir.

Bu tutanakların aslı konut tahsis dosyasında saklanır ve bir örneği de kiracıya verilir.” denilmekte olduğu, burada sayılan işlemlerin yerine getirilmesi görevinin Maliye Bakanlığı’nın burada bulunan taşra teşkilatı görevlileri üzerinde olduğu, konuyla ilgili ilgilinin ve köy muhtarının birlikte Dikili Kaymakamı ile görüştüğü, ilçede görevli en üst mülki idari amir konumunda bulunan Kaymakam’ın sözlü talimatı ile ilgilinin kendisine tahsis edilen bu konuta yerleştiği, kaymakamlık makamınca verilen sözlü talimatın yazılılık unsuru dışında, idari işlemlerin taşıması gereken diğer yetki, sebep, konu, amaç unsurlarını taşıdığı, bu bakımdan bu somut birel işlemin hukuk aleminde sonuç doğurduğu anlaşılmaktadır.

18. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 3 üncü maddesinde ve Kamu Konutları Yönetmeliğinin

5 inci maddesinde hizmet tahsisli konutların, hudut karakolu, istasyon, haberleşme, gözlem, araştırma,

inşaat mahalli gibi meskûn yerlerden uzak, sosyal ve ekonomik zorlukları olan, ulaşım ve iskan imkanları kısıtlı yerlerde, normal çalışma saatleriyle sınırlandırılması kabil olmadan görev başında bulundurulması gerekli olan personel için inşa veya tefrik edilerek tahsis edilen bina, baraka, prefabrik yapı, şantiye eklentisi, tadil edilmiş veya edilmemiş karavan, kulübe ve benzeri konutlar olduğu tanımlanmıştır. Somut olayda köyde sınırlı sayıda mesken bulunduğu ve bunların da dolu olduğu, cami eklentisinin çatısının olmaması nedeniyle mesken vasfı bulunmadığı, Gökçeağıl mahallesinin, anılan kanun maddesinde belirtilen, sosyal ve ekonomik zorlukları olan, ulaşım ve iskan imkanları kısıtlı yerlerden sayılabileceği, yine mahalle- köy camisinde görev yapan camii imamının normal çalışma saatleriyle sınırlandırılması kabil olmadan görev başında bulundurulması gerekli olan personel olduğu, ikameti için cami imamına gösterilen evin inşa veya tefrik edilerek tahsis edilen bina, baraka, prefabrik yapı, şantiye eklentisi, tadil edilmiş veya edilmemiş karavan, kulübe ve benzeri konutlar vasfında olduğu hiç şüphesiz kabul edilmelidir.

19. İdari işlem, öncelikle bir hukuki işlemdir ve geçerlilik değerlendirmesinden bağımsız olarak her hukuki işlemin bir yapıcısı, maddi âlemde bir biçimi, yapılırken takip edilen aşamaları, bir hukuki sonucu ve yapıcısını bu hukuki sonuca sevk eden sebep veya sebepleri ve yöneldiği bir amacı vardır. Bu bağlamda, somut olayda, gerek ilgilinin gerekse, mahalle muhtarının ifadelerinden anlaşıldığı üzere, ilgilinin kamu görevlisi olarak atandığı bölgede oturmasına elverişli bir yer bulunmaması nedeniyle, dönemin Dikili

Kaymakamı tarafından atıl durumdaki okul bahçesinde bulunan evin sözlü olarak tahsis edildiği, ilgiliden önce de fiili olarak buranın imam evi olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.

20. Bilindiği gibi bir işlemin geçerli olabilmesi için asli ve tamamlayıcı öğeleri taşıması gerekir. Bu öğelerden birisinin bulunmaması işlemi sakat duruma getirir. Bir işlemin tamamlayıcı öğelerindeki eksiklikler de bu işlemi değişik derecelerde sakatlar. Tamamlayıcı öğelerdeki eksiklikler nedeniyle sakat olan idari işlemler usulüne uygun biçimde idarece geri alınıncaya veya aleyhine açılan bir dava sonucu iptal edilinceye kadar hukuk âleminde yürürlüğünü sürdürür. Somut olayda, Dikili Kaymakamlığı tarafından yazılı şekil kuralına uymadan- sözlü olarak- tesis edilen idari işlem şekil kuralına uymadan tesis edilmiş olmakla birlikte, kendisine tahsis edilen evde oturan ilgili kamu görevlisi açısından hukuken sonuç doğurmaktadır.

21.Nitekim, evrensel bir hukuk ilkesi olan “iyiniyet kuralı” hukukumuzda, 4721 Sayılı TMK 3.

Maddesi’nde düzenlenmiş, “Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır.” hükmüne yer verilmek sureti ile, bir hakkın kazanılmasında hüküm ve sonuç doğurmasına kadar uygulanacak temel ilkenin iyiniyet ilkesi olduğu açıkça ifade edilmiştir. Bu bağlamda iyiniyetten söz edebilmek için, kişinin hukuksal ilişkide uygulanacak olan hukuk kurallarının normal sonuçları doğuracağı

zan ve kanaati ile hareket etmesi gerekir. Bu bağlamda, ilgilinin herhangi bir izinsiz ya da hukuka aykırı bir işgal kastı ve fiili somut olayda oluşmadığı, iyiniyetli olarak bu konutun kendisine hizmet tahsisli olarak verildiği inancını taşımakta olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple, İdarenin işlemi yazılı olarak tesis etmemekten kaynaklanan hatasının sonuçlarının ilgiliye yüklenmesi ve bu şekilde geriye dönük ecrimisil talebinde bulunulması hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmamıştır.

22. Öte yandan, fiilen ilgili tarafından dokuz yıldır imam evi olarak kullanılmakta olan konutun, kendisinden önceki imam tarafından da 12 yıl bu şekilde kullanıldığı, boşaltılan okulun atıl durumda olduğu, dolayısıyla, mahallede açık bulunan bir okul bulunmadığı ve öğretmen evine de ihtiyaç bulunmadığı, Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsisli görünen kamu konutunun, aslında burada imam evi ihtiyacı bulunması sebebiyle Diyanet İşleri Başkanlığı’na imam evi olarak tahsis edilmesi, böylece hukuki durumun fiili duruma ve ihtiyaca göre uyarlanması gerekliliği bulunduğu değerlendirilmiştir.

23.İlgili ile idare arasında mevcut hukuki ilişkinin kamu konutunun kiralanması kapsamında olduğu, yazılı ve usulüne uygun bir tahsis işlemi yapılmaması nedeniyle, atıl, kullanılmaya elverişli olmayan taşınmazın elverişli hale getirilmesini teminen, üzerinde yapılan tadilat ve yenileme işlemlerinin 294 Sayılı Milli

Emlak Genel Tebliğinde Kamu Konutlarının Bakım ve Onarımına dair düzenlemelere uygun olarak yerine getirilemediği anlaşılmaktadır. Bu durumun ilgilinin hatasından ve kastından kaynaklanmadığı, yapılan tadilat ve yenilemelerinin zorunluluk nedeniyle ve iyiniyetli olarak yapıldığı göz önüne alınarak, 6000-

7000 TL aralığında olduğu belirtilen yapılan harcamaların, tespit edilerek, yapılacak ödeme ya da mahsup

işleminde göz önüne alınması gerektiği değerlendirilmektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 15.04.2019 tarihli ve 2017/7043 E. 2019/3365 K. sayılı kararında, kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu giderlerden alınıp götürülmesi mümkün olmayan ve davalı kiraya veren tarafından benimsenenlerin yapıldıkları tarihler itibariyle bedellerinin “vekaletsiz iş görme” hükümlerine göre istenebileceğini belirtmiştir. Bu bağlamda Türk Borçlar Kanunu’nun 529. Maddesinde “İşsahibi, işin kendi menfaatine yapılması hâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmekle …yükümlüdür.” denildiğinden, somut olayda, işsahibi konumunda devletimizin yer aldığı, yapılan düzenleme ve yeniliklerin ilgilinin tayin vs.

gibi nedenlerle buradan ayrılması halinde de kamu konutu üzerinde kalacağı, bu nedenle yapılan yararlı ve zorunlu bütün masrafların bedelinin ilgiliye ödenmesinin hukukun ve hakkaniyetin bir gereği olduğu hususunun dikkate alınması gerekliliği değerlendirilmektedir.

24.Yukarıdan beri anlatılan hususlar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Gökçeağıl Mahallesi’nde boş bulunan okulun arsasında bulunan kamu konutunun “imam evi” olarak kullanılmak üzere Dikili Kaymakamlığı talimatı ile tahsis edildiği anlaşılmakta olduğundan, öncelikle konutun statüsünün tespit edilmesini müteakip, ecrimisil uygulanması hususunun yeniden değerlendirilmesi, ödeme ve mahsup işlemlerinin bu kapsamda gerçekleştirilmesinin temin edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun

davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, İzmir İli, Dikili İlçesi, Gökçeağıl Mahallesinde atıl durumdaki Gökçeağıl İlkokulu arsasında bulunan taşınmazın hukuki ve fiili durumunun değerlendirilmesi, ecrimisil ve yapılabilecek mahsup işlemlerinin yeniden değerlendirilmesi ve gerekli işlemlerin tesisine ilişkin DİKİLİ KAYMAKAMLIĞI’NA

TAVSİYEDE BULUNULMASI,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; bahse konu

idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Bu kararın BAŞVURANA ve DİKİLİ KAYMAKAMLIĞI’NA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi