|
ÖZET: Başvuran, 14 Mart 2022 tarihinde Darülaceze binasından kopan bir pimaş borusunun üzerindeki kar kütlesinin, park halindeki aracına zarar verdiğini belirterek tazminat talebinde bulunmuştur. Darülaceze Başkanlığı, başvuranın iddialarını değerlendirerek, o dönemde İstanbul’da yoğun kar yağışı ve fırtınası nedeniyle Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından turuncu alarm verildiğini ve idarenin gerekli tedbirleri aldığını ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın aracını binanın dibine park etmesi nedeniyle kendi ihmalinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sonucunda, idarenin herhangi bir kusurunun olmadığını ve başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararlardan sorumlu olduğu, ancak bu durumda başvuranın gerekli önlemleri almadığı için idarenin sorumlu tutulamayacağı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu kararın başvuran ile Darülaceze Başkanlığı’na tebliği sağlanmıştır. Başvuran, bu karara karşı İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yoluna başvurabilecektir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/15843-S.22.24195
BAŞVURU NO : 2022/8225
KARAR TARİHİ : 07/12/2022
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : DARÜLACEZE BAŞKANLIĞI
Araçta meydana gelen zararın tazmini talebi.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 08/06/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran Plaka sayılı Toyota marka park halindeki bulunan aracına 14.03.2022 tarihi 06:00 sularında Darülaceze binasından kopan pimaş borusunun üzerindeki kar kütlesi ile beraber aracının üzerine düştüğünü belirterek oluşan maddi hasarın ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Konuyla ilgili olarak Darülaceze Başkanlığı tarafından 2/8//2022 tarihinde Kurumumuza gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Araçta hasarın meydana geldiği 2022 Mart ayı için, Meteoroloji Bölge Müdürlüğünün verileri doğrultusunda, İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu 09 Mart 2022 tarihli toplantısında, 10 Mart 2022 gününden itibaren İstanbul için turuncu alarm verildiği, İstanbul Valiliği ve İBB Afet Koordinasyon
Merkezi(AKOM), kar fırtınasının etkisini artırarak devam ettireceğini duyurduğu, özel araçlarla trafiğe çıkılmaması, toplu ulaşımın kullanılması, araçların kapalı otoparklara alınması uyarılarında bulunulduğu, hızını devam ettiren aşırı kar nedeniyle 11-12-13-14 Mart tarihine kadar okulların tatil edildiği, zorunlu hizmetlerin yürütülmesi için asgari personel bulundurularak idari izinler verildiği, 1987 yılındaki kar felaketine benzetilerek afet uyarısında bulunulduğu, 2.2. Kurum idaresince bu sürede tüm tedbirlerin alındığı, bahçe ve bina önlerinin tuzlandığı, düzenli çatı
temizlikleri yapıldığı, doğal afet kapsamında 17 km hızla yağan kar fırtınası saniyeler içinde çatı ve oluklara birikmesi olağan bir durum iken araç sahibinin aşırı kar yağışı alarm uyarısını bile bile ve olası olumsuzlukları öngörebileceği halde, herhangi bir tedbir almadan, dikkatsizce aracı binanın tam dibine park etmesinin araç sahibinin kendi ihmalinin olduğu, kurumun sorumluluğunun bulunmadığı, 2.3. Başvuranın olay anını kurum çalışanları ile tutanak altına aldığı, zararı karşılayarak ödediği belgeyi ve olay anı resimlerini de idareye göndererek zararın tazminini talep ettiği ancak sorumluluklarının olmadığı sebebiyle reddedildiği,
belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ncı maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır”,
3.3. “Yargı yolu” başlıklı 125’inci maddesinde; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. … İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; (1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.,
düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
5. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği hususunda hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
6. Yukarıda 1 numaralı paragrafta belirtildiği üzere, başvuran 14.03.2022 tarihi 06:00 sularında darülaceze binasından kopan pimaş borusunun üzerindeki kar kütlesi ile beraber aracına zarar verdiğini belirterek zararının tazmin edilmesini talep etmektedir.
7. Anayasanın 125 inci maddesinde açıkça belirtildiği üzere, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. İdarenin tazminat sorumluluğu ise kusurlu sorumluluk ve kusursuz sorumluluk esaslarına dayanmaktadır. Kusurlu sorumlulukta, idare kusurlu eylem ve işlemleriyle yol açtığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Anlaşıldığı üzere idarenin kusurlu sorumluluğunun doğabilmesi için idarenin bir işlem ve eyleminin olması, işlem/eylemden doğan bir zararın olması ve bu zarar ile işlem/eylem arasında illiyet bağının mevcut olması gerekmektedir.
8. Ayrıca idarenin işlem veya eyleminden kusurlu olmasa da sorumlu tutulmasına kusursuz sorumluluk denilmektedir. İdarenin kusurlu ve/veya kusursuz sorumluluğunu kaldıran ya da azaltan nedenler de bulunmaktadır. Bunlar mücbir sebepler, beklenmeyen durumlar, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusuru halleridir. Kusursuz sorumlulukta kusur şartı aranmamakta, sorumluluğun doğması için illiyet bağının bulunması yeterli olmaktadır. Danıştay 10. Dairesinin 23/11/2010 tarihli ve E. 2007/4863, K.
2010/9105 sayılı kararında; “Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdarenin kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan zarardan sorumlu tutulmasını gerektiren durumlardan birisi hizmet kusurudur.
Genel olarak hizmet kusuru, bir kamu hizmetinin kuruluş ve işleyişindeki aksaklık ve bozukluk olarak tanımlanmaktadır. Anayasanın 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu; 19. maddesinde herkesin kişi hürriyeti ve güvenliğine sahip olduğu hükmüne yer verilmiştir. Kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması Devletin asli görevidir. İdarenin bu görevi yerine getirmek, kamu düzeni ve esenliğini sağlamak üzere kolluk örgütünü kurması, gerekli araç ve olanakları sağlaması, yeterli önlemleri zamanında alması gerektiği açıktır. Ancak, bünyesinde risk taşıyan kolluk hizmetlerinin, önceden haberdar olunan durumlar dışında genel nitelikte önlemler alınarak yürütülmesi doğal olup, ihbar, şikayet veya önceden oluşan bir takım olaylar nedeniyle özel önlemler alınmasını gerektiren durumlar olmadıkça meydana gelen olaylarda idarenin hizmet kusurundan ve tazmin sorumluluğundan söz edilemez. …”gerekçesine yer verilmiştir.
9. Başvuru konusu olayın meydana geldiği 14.03.2022 tarihi için İstanbul ilinde yoğun kar yağışı ve fırtınası beklenmesi nedeniyle Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından önceden turuncu kod verildiği ve bu kodun, hasar ve kayıpların oluşması muhtemel görüldüğü, çok tedbirli olunması, güncel meteorolojik koşullar ve tahminlerin takip edilmesi gerektiği anlamına geldiği anlaşılmıştır. İdare söz konusu hava durumu nedeniyle özel önlemlerini aldığını belirtmektedir. Zarar ve kayıpların oluşmasının muhtemel göründüğü gün başvuranın zararının ortaya çıktığı görülmektedir. Ancak idarenin sorumlu tutulabileceği herhangi bir eylem ve işlemi ve zararla ilgili illiyet bağının bulunmadığı bilakis başvuranın gerekli tedbirleri almadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla idarenin kusurlu bulunmadığı olayda zararı tazminle sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır.
10. Yukarıda yapılan açıklamalar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; idarenin zararı tazminle ilgili sorumluluğunun bulunmadığı, başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
11. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde ilgili İdarenin iyi yönetim ilkelerinden; “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülerek idarenin bahse konu ilkeye uygun davranılması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
12. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, ilgili idarenin işlemine karşı İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın başvuran ile DARÜLACEZE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi