|
ÖZET: Başvuran, Gökalp Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından başlatılan alacak tahsili ve haciz işlemlerinin iptali talebinde bulunmuştur. Başvuru, 667 sayılı KHK ile kapatılan bir şirketin yönetim kurulu üyesi olan başvuranın, şirketin malvarlığından tahsil edilebilecek amme alacaklarının tasfiye işlemleri tamamlanmadan talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasına dayanmaktadır. Başvuran, Diyarbakır Vergi Mahkemesi’nin kararına rağmen, idarenin bu kararı dikkate almayarak icra işlemlerine devam ettiğini belirtmektedir.
Gökalp Vergi Dairesi Müdürlüğü, başvuranın şirketinin mevcut borçlarının, vergi inceleme raporlarına dayandığını ve bu borçların ödenmediğini ifade etmiştir. Ayrıca, 6183 sayılı Kanun gereğince, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlıklarından tahsil edilemeyen amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından tahsil edileceği belirtilmiştir. Ancak, başvuranın şirketinin tasfiye sürecinin tamamlanmadan bu tür işlemlerin başlatılmasının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin kabul edilmesi gerektiğine dair bir tavsiye kararı hazırlamıştır. Bu karar doğrultusunda, Gökalp Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne başlatılan takip ve haciz işlemlerinin iptal edilmesi önerilmiştir. İdarenin, başvuranın hak arama özgürlüğüne saygı göstermesi ve iyi yönetim ilkelerine uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/5352-S.23.8804
BAŞVURU NO : 2022/17303
KARAR TARİHİ : 26/04/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : GÖKALP VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Alacağın tahsili amacıyla başlatılan takip ve haciz işlemlerinin iptal edilmesi.
BAŞVURU TARİHİ : 25/11/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, ortağı ve yönetim kurulu üyesi bulunduğu . Tic. A.Ş. nin 667 sayılı
OHAL kapsamında alınan Tedbirlere İlişkin KHK nin 2. maddesinin I/b fıkrasında yer verilmek sureti ile kapatılarak 2. fıkrası uyarınca tüm malvarlığı hazineye bedelsiz devredilmesi akabinde, şirket yönetim kurulu başkanı tarafından Diyarbakır Vergi Mahkemesinin 22/11/2018 tarih, sayılı kararında yer aldığı üzere ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca söz konusu şirketin varlıkları toplamının 24.060.374, 24 TL olduğu, borç ve yükümlülüklerinin 1.016.890,36 TL olduğu şikayetli idarenin alacaklı olarak 2. sırada yer aldığı ve alacaklarının toplamının 555.709,61 TL olduğu belirtilmiş ve şirket malvarlığından tahsil imkanı bulunan amme alacaklarının 670 sayılı KHK uyarınca yürütülen tasfiye işlemleri kesinleşmeden tahsili amacıyla ödeme emirleri düzenlenmesi hukuka aykırı bulunarak dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verildiğini ancak idarenin bu kararı dikkate almayarak kendisine takip ve haciz işlemleri başlattığını belirterek icra işlemlerinin sonlandırılmasını talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuru konusu ile ilgili Gökalp Vergi Dairesi Müdürlüğünün Kurumumuza gönderdiği 13.2.2023 tarihli yazı ve eklerinden,
2.1. Başvuranın, vergi kimlik numaralı mükellefleri Tic. A.Ş.
nin yönetim kurulu üyesi olduğu,
2.2. Mükellefin mevcut borçlarının Tic. A.Ş. kaynaklı olup, Vergi İnceleme
Raporlarına dayandığı, beyanname tahakkukları, idari para cezaları ve yıllık harçların da tahsil edilmediği nedeniyle borca etki ettiği,
2.3. Vergi borçlarının ödenmesinde 670 sayılı KHK’nın 5 inci maddesi gereği emanet hesaplarından her hangi bir tahsilat yapılmadığı,
2.4. Başvuranın sorumlu olduğu şirketin mal varlığının İnceleme ve Değerlendirme Raporunda görüldüğü,
2.5. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun Mükerrer 35. maddesinde ”Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.” düzenlemesi gereği şirketin kanunu temsilcisi nezdinde takip başlandığı,
2.6. Gerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu gerekse Diyarbakır Valiliği KHK Bürosu’yla yapılan yazışmalar neticesinde daireye aktarılacak tutara ilişkin net bir bilgi alınamadığından 6183 sayılı kanun gereğince tahsilat işlemlerine devam edildiği,
anlaşılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
5. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kanuni temsilcilerin ödevi” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir.”
6. 6183 sayılı Amme alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun;
6.1. Mükerrer 35. maddesinde ”Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.”
6.2. 54 üncü maddesinde, “Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur.”
7. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun;
7.1. 329 uncu maddesinde; “(1) Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir. (2) Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur.”
7.2. 365 inci maddesi; “(1) Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Kanundaki istisnai hükümler saklıdır.”
8. 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde
Kararnamenin 2 nci maddesinde, “(2) Kapatılan vakıfların her türlü taşınır ve taşınmazları ile her türlü mal varlığı, alacak ve hakları, belge ve evrakı Vakıflar Genel Müdürlüğüne bedelsiz olarak devredilmiş sayılır. Kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ve kapatılan diğer kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak
Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Birinci fıkrada sayılanların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde Hazineden bir hak ve talepte bulunulamaz. Devire ilişkin işlemler ilgili tüm kurumlardan gerekli yardımı almak suretiyle ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya Vakıflar Genel
Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.”
9. 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde
Kararnamenin “Devir İşlemlerine İlişkin Tedbirler” başlıklı 5 inci maddesinin;
9.1. 1 inci fıkrasında; “0/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması ve Fethullahçı
Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne veya diğer terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili
mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar, bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir .”
9.2. 2 nci fıkrasında; “Bu madde kapsamında devralınan varlıklardan nakit ve diğer hazır değerler emanet, diğer varlıklar ise nazım hesaplarda izlenir. Nazım hesaplarda izlenen varlıklardan elden çıkarılanların tutarı emanet hesaplarına alınır. Ödenmesine karar verilen borçlar bu emanetlerden ödenerek kalan tutar bütçeye gelir kaydedilir.”
10. 24.07.2016 tarih ve 29780 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 371 sıra no.lu
Milli Emlak Genel Tebliğinin 5 inci maddesinde, (1) İdarece tespit ve devir işlemleri tamamlandıktan sonra oluşturulacak İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu; Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından görevlendirilecek bir vergi müfettişinin başkanlığında, defterdar tarafından milli emlak ve muhasebe birimlerinden görevlendirilecek iki personelin katılımı ile toplam üç kişiden oluşur. Komisyon ihtiyaç halinde emniyet, sağlık, milli eğitim, kredi ve yurtlar kurumu il müdürlükleri ile diğer idarelerin personelinin uzmanlıklarından yararlanabilir. Komisyonun sekretarya işlemleri defterdarlık milli emlak birimi tarafından yürütülür. İhtiyaç duyulan hallerde il genelinde görev yapmak üzere birden fazla komisyon kurulabilir.
(2) Komisyon; İdarece tespit edilen ve Hazineye devredilmiş sayılan ve Hazine adına tescil edilen malvarlığının kayıt, defter ve belgelere uygunluğunun denetimini ve malvarlığına dahil edilmesi gereken başkaca mal, hak ve alacak olup olmadığının araştırılmasını yapar, alacak ve hakların takip ve tahsilinin sağlanması konusunda değerlendirme yaparak sonucunu rapora bağlar ve alınması gereken tedbirlere ilişkin önerilerde bulunur.
(3) Komisyon tarafından rapor düzenlenmesinden sonra ortaya çıkan malvarlıkları hakkında işlemler
İdarece yapılır.”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü gerektiği hususunda hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12. 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, 667 sayılı KHK ile kapatılan Tic. A.Ş. nin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan başvuran şirket malvarlığından tahsil imkanı bulunan amme alacaklarının, tasfiye işlemleri kesinleşmeden tahsili amacıyla tarafına ödeme emirleri düzenlenerek başlatılan takip ve haciz işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek sonlandırılmasını talep etmektedir.
13. 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle 667 sayılı KHK ile kapatılan kurum ve kuruluşların malvarlıklarının hazineye bedelsiz devredileceği düzenlenmiştir. 670 sayılı KHK ile ise hazineye devredilen kurum ve kuruluşların borç ve yükümlülüklerinin tespit edilmesi, ödenmesi kapsamında belli bir düzen kapsamında tasfiye işlemlerinin yapılması belirlenmiştir.
14. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnameler gereği kapatılan ve her türlü malvarlığı hazineye bedelsiz olarak devredilerek tasfiye sürecine giren Tic. A.Ş. nin ödenmesi gereken vergi borçlarının bulunduğu bu borçlar içinde 6183 sayılı Kanun kapsamında yönetim kurulu üyesi olan başvurana dair takip işlemlerinin başlatıldığı anlaşılmaktadır.
15. Maliye Bakanlığının 31.5.2017 tarih ve sayılı İnceleme Değerlendirme Raporunda şirketin varlıklar toplamının 24.060.374,24 tl borç ve yükümlülükler toplamının ise 1.016.890,36 tl olduğu ödenmesi gereken vergi, resim, harç borcunun 2. sırada yer aldığı tespit edilmiştir.
16. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10 uncu maddesine istinaden tüzel kişilerin veya tüzel kişiliği olmayanların mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilmektedir. Türk Ticaret Kanunu gereği tüzel kişiliği bulunan anonim şirketler yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur.
17. Tüzel kişiliği bulunan . Tic. A.Ş nin kanuni temsilcisi ve sorumlusu olan yönetim kurulu şirketin kamu borçlarının tamamından sorumludur. Ancak şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen kamu borçlarından yönetim kurulu tüm şahsi mal varlığı ile sorumlu olmaktadır.
Yönetim kurulu üyeleri, şirketin kamu borçları dolayısıyla ikinci derecede, bir başka deyişle şirket mal varlığından tahsil edilememesi kaydıyla şahsi mal varlıklarıyla da sınırsız ve müteselsil olarak sorumludurlar.
18. Tüzel kişiliklerin adı, kuruluş yeri, mal varlığı yani bağımsız bir kişiliği bulunmaktadır. Somut olayda idarenin amme alacağını öncelikle şirket malvarlığından alması gerektiği ancak tahsil imkanı bulunmadığının tespiti durumunda yetkili temsilcilerin malvarlığından alabileceği hukuki bir gerçekliktir.
19. Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden kaçınması gerektiğidir. Dolayısıyla idarenin, şirketin varlıklarından tahsil kabiliyeti bulunan borcunu şirket tasfiye işlemleri tamamlanmadan başvurandan talep etmesinin hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.
20. Yukarıda yapılan açıklamalar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; idarenin amme alacağını başvurandan talep etmesine dair işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı, işlemlerin iptal edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Diyarbakır Vergi Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Alacağın tahsili amacıyla başvurana başlatılan takip ve haciz işlemlerinin iptal edilmesi hususunda
GÖKALP VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın Başvurana ve Gökalp Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi