ÖZET: Başvuru, öğrenim kredisi faizlerinin iadesine yönelik olarak yapılmıştır. Başvuran, ödediği anapara dışında kalan tüm faizlerin geri ödenmesini talep etmiş, bu talep ise ilgili idare tarafından reddedilmiştir. Başvuran, devletin tüm vatandaşlara eşit davranması gerektiğini vurgulayarak, adalet duygusunun zedelenmemesi için bu iadelerin yapılmasını istemektedir. Başvuru, 16 Şubat 2023 tarihinde yapılmış olup, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yanıtında, öğrenim kredisi borcuna dair ödenen gecikme faizlerinin iadesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

Gelir İdaresi Başkanlığı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun çerçevesinde, başvuranın talep ettiği faizlerin iade edilmesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, 7420 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler gereği, öğrenim kredisi borçlarıyla ilgili olarak geçmişte tahsil edilen faizlerin geri ödenmeyeceği belirtilmiştir. Bu durum, başvuranın talebinin hukuka uygun olarak reddedildiğini göstermektedir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddedilmesini uygun bulmuş ve ilgili idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. Başvuran, bu kararın tebliğinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/4692-S.23.7603

BAŞVURU NO : 2023/2409

KARAR TARİHİ : 10/04/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Öğrenim kredisi faizlerinin iade edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 16/02/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, almış olduğu öğrenim ve katkı kredisi borçlarına yönelik ödemiş olduğu anapara dışında tüm faizlerin iadesini talep ettiğini, talebinin reddedildiğini, devletin tüm yurttaşlarına eşit yaklaşması gerektiğini, toplumun adalet duygusunda yara açılmaması ödemelerini yapan vatandaşların dışlanmaması ve af kanunu gibi uygulamalarda geriye dönük hak kayıplarının giderilmesi gerektiğini belirterek bahse konu iadelerin yapılmasını talep etmektedir.

2. Başvuran 15/01/2023 tarihli ve sayılı Cimer başvurusunda, almış olduğu öğrenim kredisi ve katkı kredilerinin borçlarına yönelik ödediği yasal faiz, gecikme faizi, yapılandırma faizi gibi anapara dışında ödemiş olduğu tüm tutarların iadesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

3. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Konya Vergi Dairesi Başkanlığının E– – sayılı ve 25.01.2023 tarihli cevabi yazısında, “… başvurunuzda; Öğrenim Kredisi borcunuza dair ödemiş olduğunuz gecikme faizlerinin iadesini talep etmektesiniz. 6183

Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Hakkındaki Kanuna göre dilekçenizde bahsi geçen Öğrenim

Kredisi borcunuz açısından dairemiz sadece tahsil dairesi olup, Öğrenim Kredisi borcunuzun takip ve

tahsiline yetkilidir. Bu nedenle söz konusu borcunuza dair ödemiş olduğunuz gecikme faizlerinin müdürlüğümüzce iadesine imkân bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verilmiştir.

4. Yine Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Konya Vergi Dairesi Başkanlığının

– – sayılı ve 09.02.2023 tarihli cevabi yazısında, “CİMER’e vermiş olduğunuz 01.02.2023 tarih ve sayılı başvurunuzda; Öğrenim Kredisi borcunuza dair ödemiş olduğunuz gecikme faizi, temerrüt faizi, yapılandırma işlemi sonrası alınan tecil faizlerinin iadesini talep etmektesiniz.

5. 7420 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanunun 7’nci maddesi ile 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri

Kanununa eklenen Geçiçi Madde 7’de “…kredi geri ödemesi devam eden veya borçları vergi dairesine takip için bildirilmiş olan kişilere öğrenim ve katkı kredisi olarak verilen tutarlara ilave edilmiş endeks tutarları terkin edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar iade edilemez ve vergi dairesine takip için bildirildiği halde henüz tahsil edilmemiş olan kredi taksitleri içerisindeki endeks tutarlar terkin edildikten sonra bakiye taksitler vadesinde ödenmediği takdirde takip edilmeye devam olunur.” denilmektedir.

6. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanuna göre dilekçenizde bahsi geçen

Öğrenim Kredisi borcunuz açısından dairemiz sadece tahsil dairesi olup, Öğrenim Kredisi borcunuzun takip ve tahsiline yetkilidir. Bu nedenle söz konusu borcunuza dair ödemiş olduğunuz gecikme faizi, temerrüt faizi, yapılandırma işlemi sonrası alınan tecil faizlerinin Dairemizce iadesine imkân bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verilmiştir.

7. Kamu Denetçiliği Kurumunun başka bir başvuru hakkında 25/1/2023 tarihli ve 2023/1059sayılı gönderme kararına yönelik muhatap Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi

Başkanlığının – – – sayılı ve 16.03.2023 tarihli yazısında, “…başvurunuz incelenmiş olup, konuya ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun bulunmuştur.

8. Bilindiği üzere, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt

Hizmetleri Kanunu kapsamında ilgililere verilen, öğrenim ve/veya katkı kredilerinin süresinde ödenmemesi hâlinde, söz konusu krediler anılan Kanunun 17 nci maddesine istinaden 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil için ilgili vergi dairesine gönderilmektedir.

9. Öte yandan, 9/11/2022 tarihli ve 32008 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7420 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanunla 351 sayılı Kanunda çeşitli değişiklikler yapılmıştır.

10. 351 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle öğrenim/katkı kredisi alan öğrencilerin borcu, öğrenim/katkı kredisi olarak verilen miktar ile sınırlandırılmış, 351 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci madde ile de öğrenim/katkı kredilerinin hesaplanması ve taksitlerin ödenmesine ilişkin yapılan düzenlemelerin mevcut alacaklara ne şekilde yansıtılacağına ilişkin düzenleme yapılmış olup, konuya yönelik 25/11/2022 tarihli ve 32024 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Seri:B Sıra No:15 Tahsilat

Genel Tebliğinde açıklamalara yer verilmiştir.

11. Buna göre, 9/11/2022 tarihinden önce vergi dairelerine takip için bildirilen ve bu tarih itibarıyla tahsil edilmemiş öğrenim/katkı kredisi taksitleri içinde yer alan endeks tutarlarının Gençlik ve Spor

Bakanlığı (Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü) tarafından Başkanlığımıza bildirilmesi üzerine, 9/11/2022 tarihi itibarıyla ödenmemiş taksit tutarlarına isabet eden endeks tutarları kişilerin herhangi bir başvuru yapmasına gerek bulunmaksızın vergi dairesi kayıtlarından terkin edilmiş olup, vergi dairelerince endeksten arındırılmış taksit tutarları takibe konu edilmektedir.… Bu itibarla, süresinde ödenmeyen öğrenim ve/veya katkı kredisi alacaklarına … gecikme zammı hesaplanacağı tabiidir.” ifadelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

12. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,

13. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

14. 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanununun Geçici 7 nci maddesinde (Ek madde: 03.11.2022 – 7420 S.K/Madde 7), “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kredi almakta olan veya kredi borcunun ödeme zamanı henüz başlamamış kişilere öğrenim ve katkı kredisi olarak verilen tutarlara endeks hesaplanmaz, kredi geri ödemesi devam eden veya borçları vergi dairesine takip için bildirilmiş olan kişilere öğrenim ve katkı kredisi olarak verilen tutarlara ilave edilmiş endeks tutarları terkin edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar iade edilmez ve vergi dairesine takip için bildirildiği halde henüz tahsil edilmemiş olan kredi taksitleri içerisindeki endeks tutarları terkin edildikten sonra bakiye taksitler vadesinde ödenmediği takdirde takip edilmeye devam olunur.”,

15. 32024 sayılı ve 25.11.2022 Resmi Gazetede yayımlanan Tahsilat Genel Tebliğinde (Seri-Sıra No:

B-15), “ Madde 4 – (1) 7420 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle 351 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci maddede “…” hükmü yer almaktadır. … aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır. … (4) Vergi dairesine takip için bildirilmiş kredi taksitlerine ilişkin olarak 9/11/2022 tarihinden önce kredi, endeks, gecikme zammı, katsayı, Yİ-ÜFE tutarı gibi adlarla tahsil edilmiş olan alacaklar iade edilmeyecektir.” hükümleri bulunmaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

16. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre başvurunun reddi önerilmiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden

17. Başvuran af kanunu uygulamasından önce ödemiş olduğu faizlerin iadesini talep ederken ilgili idare mevzuat kapsamında işlem yapıldığını belirtmektedir.

18. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre, başvuranın ayrıntılarına yer vermemekle birlikte af kanunu uygulamasından önce ödemiş olduğu faizlerin iadesini talep ettiği, af kanunu uygulaması ile anapara dışında herhangi bir faiz gibi fazladan ödeme yapılması gereken ödemelerin silindiği, af kanunu uygulamasından önce borcunu faizi ile birlikte ödeyenlere yönelik açık hüküm gereği iade yapılamadığı anlaşılmaktadır. Bu aşamada ilgili idareden bilgi ve belge talep edilmeksizin dosya kapsamında yer alan veriler ışığında şikayetin karara bağlanabileceği değerlendirilmiştir.

19. Yasalaşan geçici madde taslağının gerekçesinde, bahse konu düzenlemenin ilgili kısmına yönelik

“Madde 7-…Ayrıca, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen endeks tutarları dâhil taksit tutarları, gecikme zammı gibi alacakların iade edilmeyeceği düzenlenmekte” hususlarına yer verilmiş ve komisyonun değişiklik gerekçesinde teklifin çerçeve 7 nci maddesi aynen kabul edilmiştir.

20. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, bahse konu kanuni düzenlemenin yasa koyucu olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ihdas edildiği, kanun koymak, kaldırmak ve değiştirmek görevinin TBMM’de olduğu, yasama yetkisinin genelliği ilkesi kapsamında yasa koyucunun kural olarak kanun yapma faaliyetinde herhangi bir sınır olmadan faaliyette bulunabileceği, bu kapsamda vergi hukuku kapsamında af kanunu uygulamalarına da yer verebileceği, ilgili idarelerin kanun kapsamında işlem yapması gerektiği, konu idari ve yargısal bir uyuşmazlık olarak önüne gelen bir merciin hususu anayasada yer alan ilkeler ve özellikle eşitlik ilkesi kapsamında ele alması gerektiği,

21. Anayasa Mahkemesinin de 3239 sayılı yasanın Geçici Madde 4’ün Anayasaya aykırılık iddiasında

“Dava dilekçesinde bu madde ile, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte adlarına vergi ve ceza tarh edilen mükelleflerin vergi borcu aslı 300.000 (dahil) lirayı aşmayanların vergi borcu aslını %25 fazlası ile

31.12.1985 tarihine kadar ödeyenler için; kesilen cezaların terkin edilmesinin ve gecikme zammı ile tecil

faizi hesaplamamasının eşitlik ilkesini düzenleyen Anayasanın 10. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı olduğu öne sürülerek Geçici 4. maddenin iptali istenmiştir. İddiaya dayanak yapılan

Anayasa’nın 10. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aynen şöyledir: “Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” Bilindiği gibi eşitlik, her yönüyle aynı hukuki durumda bulunanlar arasında söz konusudur. Dava konusu Geçici 4. maddenin yürürlük tarihi olan

11.12.1985 gününde, adlarına vergi ve ceza tarhedilen ve vergi borcu aslı 300.000 lirayı aşmayan bütün

mükellefler aynı hukuki durum içindedir. Bunlar arasında bir ayrım yapılmış olsaydı, eşitlik ilkesi o taktirde zedelenirdi. Ancak maddede öngörülen aftan yararlanmak için vergi borcu aslının 300.000 liradan az olması koşulunun getirilmesi, aftan yararlanacak mükellefleri, bu sınırı aşanlardan ayırarak bir eşitsizlik izlenimi veriyorsa da, böyle bir farklılaştırmada; vergi ihtilaflarını azaltmak, gerekli inceleme yapılmadan kesilen cezaları kaldırarak adaleti sağlamak idarenin ve yargının yükünü azaltmak gibi önemli kamu yararları gözetilmiştir. Kanun koyucunun amacı, ayrım yapmak veya imtiyaz tanımak olmayıp, sınırlı bir afla bu gibi kamu yararını sağlayıcı sonuçlar elde etmektir. Bu nedenle söz konusu maddenin Anayasa’nın 10. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı yönü yoktur….” ifadelerine yer vererek karara vardığı, Anayasa Mahkemesinin bu yaklaşımına göre, yasanın sınırlı bir af olduğu ve eşitlik ilkesine aykırılık barındırmadığı,

22. Vergi affı getirilmesinin önünde hukuki bir engel bulunmadığı, kanun düzeyinde işlem yapılarak verginin kanuniliği ilkesine riayet edildiği, usul hukuku kapsamında bir döneme isabet etmesinin zaruri olduğu,

23. Şikâyete konu maddenin yürürlüğe girdiği tarih öncesinde borçlarını ödeyenler ile ödemeyenlerin kamu yararı amacıyla farklı kurallara tabi tutulduğu, doktrinde faydaları ve zararları tartışılagelmiş de olsa kamu yararı amacının ağır bastığı, böylelikle sınırlı ve istisnai bir düzenlemenin uygulanması aşamasında yapılan yorum ve değerlendirmelerin de bu istisnailiği zedelemeyecek şekilde yapılması gerektiği hususları ve yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde yasal düzenlemenin yürürlüğü girdiği tarih öncesi yapılan ödemelerin iade edilmemesine yönelik düzenlemenin ve bu düzenlemeye dayanarak ilgili idare tarafından başvuranın talebinin reddedilmesi işleminin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. İdarenin, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdare tarafından bahse konu ilkeye uygun davranılması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Konya Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞI GELİR İDARESİ

BAŞKANLIĞINA tebliğ edilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi