TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 12924-12924 |sayi|94019529-101.07.04-E.94019529-101.07.04-E.

BAŞVURU NO : 2017/5018 2017/ 5018

KARAR TARİHİ : 24/10/2017 |tarih|

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Ankara Büyükşehir Belediyesi

Başkanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, Ankara 23. Asliye Hukuk

Mahkemesi tarafından verilen 25/ 12/ 2012 tarih ve sayılı kararın uygulanması suretiyle mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 27/04/2017 27.4.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) ) vekili , Kurumumuza yapmış

olduğu 27/ 04/ 2017 tarihli şikâyet başvurusunda; müvekkil adına açılan ve 13/ 01/ 2014 tarihinde kesinleşen Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/ 12/ 2012 tarih ve sayılı kararına rağmen müvekkilin alacağının yaklaşık 3 yıldır hiçbir gerekçe gösterilmeden ödenmediğini belirterek, mahkeme kararının uygulanması suretiyle Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ihlal edilen müvekkilin mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ankara Büyükşehir Belediye

Başkanlığından 14/ 06/ 2017 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen idarenin 13/ 10/ 2017 tarihli yazısı ekinde sunulan Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı Gider

Şube Müdürlüğünün (Hukuk Müşavirliğine hitaben) bila tarihli yazısında,

2.1) Ödeme ile ilgili sıralamanın, evrakların Daire Başkanlıklarına geliş tarihine göre tespit edildiği,

son altı ay içerisinde ödeme sırası gelen 2012 yılına ait kamulaştırmasız el atma evraklarına

1 / 6ödemeler yapıldığı, dolayısıyla, adına 2016 yılında Ankara 20. İcra

Müdürlüğünün . sayılı dosyası için 238.600,23.-TL’ lik kamulaştırmasız el atma bedeli tahakkuk ettiğinden söz konusu dosyaya yazıları itibariyle henüz herhangi bir ödeme yapılmadığının tespit edildiği,

2.2) 13.03.2015 tarih, 29294 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa

Mahkemesinin 12.11.2014 tarih, Esas, Karar sayılı ilamı ile 6487 sayılı yasa ile değiştirilen 2942 sayılı yasanın geçici 6. Maddesinin 12. ve 13. Fıkralarının iptal edildiği ve iptal hükmünün Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, buna istinaden, 1983 öncesi ve sonrası kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan alacakları tespit etmek üzere; Daire Başkanlıkları ve Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığı ile Özel

Projeler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda arşiv çalışmaları yapıldığı, dosyaların 1983 yılı öncesi ve 1983 yılı sonrası olarak tasnif edildiği, yapılan çalışmalar sonrası söz konusu dosyanın 1983 sonrası kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan alacak olduğunun tespit edildiği,

2.3) Bu doğrultuda 5018 sayılı kanunun 34. maddesi 2. fıkrasında, “Kamu idarelerinin nakit

mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir . Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir .” hükmünün yer aldığı,

2.4) Söz konusu dosyaya ait evrakın Başkanlıklarına geliş tarihi ve yukarıda belirtilen mevzuat

hükümleri dikkate alınarak, dosyaya Belediye bütçesi imkanları dahilinde en kısa sürede ödeme yapılacağı, hususları ifade edilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ’nin 17 nci maddesinde; “ hiç kimsenin keyfi olarak mal ve

mülkünden yoksun bırakılamayacağı” düzenlenmiştir .

4) Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı ’nın “Mülkiyet Hakkı” başlıklı 17 nci maddesinde; “ mülkten

yoksun bırakılma sonucunda, zamanında ödenecek adil tazminat ” koşuluna yer verilmiştir .

5) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokol’ ün “mülkiyetin korunması” başlıklı 1

nci maddesinde; “ Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır . Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir .” şeklinde bir düzenlemeye gidilmiştir .

6) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “ Cumhuriyetin nitelikleri ” başlıklı 2.maddesinde; “ Türkiye

Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir ” hükmü,

6.1) “Mülkiyet Hakkı ” kenar başlıklı 35’nci maddesinde; “herkesin mülkiyet ve miras hakkına

sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği ve mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı” hükmü,

6.2) “Hak arama hürriyeti ” başlıklı 36. maddesinde; “ Herkes, meşrû vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir .

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz ” hükmü

2 / 66.3) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin

üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “ Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” hükmü,

6.4) “Mahkemelerin Bağımsızlığı ” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “ Yasama ve yürütme

organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez .” hükmü bulunmaktadır .

7) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesine göre; “( 1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir . ( 2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır .”

8) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin 1 inci fıkrasında : “Danıştay,

Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur . Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz ( 30) günü geçemez …” hükmü bulunmaktadır .

9) 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “ Bu

Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler .”, “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3 üncü maddesinde; “ İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini…ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler .” düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden

) Şikayet başvurucusu, 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere kamulaştırmasız el atma nedeniyle 11 açılan dava neticesinde hükmedilen tutarın yasal faizi ile ödenerek mahkeme kararının uygulanması talebiyle Kurumumuza başvurmuştur .

12) Kamulaştırmasız el atma yerleşik içtihatlarda; kamulaştırma yapmaya yetkili devlet, kamu

tüzel kişileri, kamu kurumları veya kamu yararı bulunması halinde adlarına kamulaştırma yapılacak gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin, kamu gücünü kullanarak Anayasa ve yasalara uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın, bir kimsenin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malına sahiplenme kastı ile ve fiilen ya da hukuken mal sahibinin tasarruf hakkını engellemesi olarak

3 / 6değerlendirilmiştir . (Anayasa Mahkemesinin 13/ 11/ 2014 tarihli ve sayılı Kararı ile

10/ 04/ 2003 tarih, E .2002/ 112, K.2003/ 33 sayılı Kararı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/ 10/ 2004 tarih, E .2004/ 5- 561, K.2004/ 717 sayılı Kararı) .

13) Şikayete konu olayda, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada

saklı tutulan bölümün tahsili istemiyle açılan dava neticesinde Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 25/ 12/ 2012 tarih ve sayılı kararda, “… 1- Davanın kabulü ile 148.148,00 TL nin 08/ 06/ 2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, … 3- Davacı tarafından mahkeme masrafı olarak yatırılan 88,50 TL nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 13.339,00

TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine …” şeklinde karar verildiği, bu kararın 13/ 01/ 2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır .

14) Anayasa Mahkemesinin 14/ 01/ 2010 tarihli ve sayılı kararında ;

“ Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır . Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır . ” ifadeleri kullanılmıştır .

15) Yine Anayasa Mahkemesinin 3/ 4/ 2014 tarih sayılı bireysel başvuru kararında ;

Başvurucular, taşınmazlarına Belediye tarafından kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını, açtıkları davalar sonunda taşınmazın bedelinin Belediyeden tahsiline karar verildiğini, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediğini, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, ihlalin tespitini ve taşınmazın değerinin artması nedeniyle tazminata hükmedilmesini talep etmişlerdir . Başvuru Mahkemece adil yargılanma hakkının ihlali ve mülkiyet hakkının ihlali olmak üzere iki kısımda incelenmiştir . Bu kapsamda

“ mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade edilerek yargı kararlarının uygulanması “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirilmiştir . Ayrıca Devletin bir kurumu aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı açıkça ifade edilmiştir . Kamulaştırma işlemi yapmaksızın bireylere ait taşınmazlara el atan idarelerin bu fiilleri nedeniyle açılan davalar sonucunda hükmedilen alacakları yahut tazminatları ödememesini ise mülkiyet hakkının unsurları olan mülkiyetten barışçıl yararlanma ve mülkiyete saygı ilkelerinin ihlali olarak nitelemektedir . Bu açıklamaların ardından Anayasa Mahkemesi, başvurunun mahkeme kararlarının yerine getirilmemesi sonucu, alacak hakkının ödenmemesiyle ilgili şikâyet yönünden kabul edilebilir olduğuna, Anayasa’nın 35. ve 36. maddelerinde güvence altına alınan mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine ve manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir .

16) Diğer yandan, Anayasa’nın 138 inci ve İdari Yargılama Usulü Kanunu (prg .8.) ile yargı

kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idare sorumlu tutulmuştur . İdarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda bağlı yetki söz konusudur ve idareye bu konuda hiçbir takdir hakkı verilmemiştir . İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir . Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararlarına bakıldığında Anayasamızın 36 ncı (prg .6.2) maddesinde yer alan ‘ hak arama hürriyeti ’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı belirtilmekte , ayrıca mahkeme kararlarının uygulanmasını yargılama sürecinin devamı

4 / 6niteliğinde görerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını

saylayan unsur olarak nitelendirmektedir .

17) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokolün 1 inci maddesine (prg .6.) bakıldığında

AİHM kararları ışığında üç temel ilkeyi işaret ettiği görülmektedir . Bunlar; mülkiyete saygı, mülkiyetten yoksun bırakılmama, mülkiyetin kullanımının belli şartlarda devletlerce kısıtlanabileceği ilkeleridir . Anayasamızın 35 inci (prg .7.1.) maddesi de bu ilkelerle paralel şekilde hüküm ifade etmektedir . Nitekim 15. Paragrafta yer verilen Yüksek Mahkemenin kararında

“ AİHM’nin yargı kararlarının uygulanmasının geciktirilmesini yahut hiç uygulanmamasını mülkiyete saygı ve mülkten barışçıl yararlanma hakkına müdahale ” olarak kabul ettiği vurgulanmıştır .

18) Somut olayın değerlendirilmesi neticesinde İdare aleyhine kamulaştırmasız el atma kaynaklı

açılan dava neticesinde başvurana tazminat ödenmesine hükmedildiği, bu kararın 13/ 01/ 2014 tarihinde kesinleştiği, adına 2016 yılında Ankara 20. İcra Müdürlüğünün sayılı dosyası için 238.600,23.-TL’ lik kamulaştırmasız el atma bedeli tahakkuk ettiği, söz konusu dosyaya henüz herhangi bir ödeme yapılmadığı, adı geçen idare tarafından, 5018 sayılı kanunun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği, mahkeme kararı ile hükmedilen tazminat tutarının muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre Belediye bütçesi imkanları dahilinde en kısa sürede ödeme yapılacağı şeklinde gerekçe sunulduğu, ancak somut olayda mahkeme kararının yerine getirilmemesi için geçerli bir gerekçe beyan edilmediği değerlendirilmiştir .

19) Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı

çerçevesinde ; İdarenin, kamulaştırma işlemi yapmaksızın başvurana ait taşınmaza el atması ve bu fiili durum nedeniyle açılan dava sonucunda hükmedilen tazminatı ödemeyerek adil yargılanma ve mülkiyet haklarını ihlal ettiği değerlendirildiğinden, tazminat bedelinin ödenmemesi işleminin hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde

Kurumumuza gönderilmediği , ancak idarenin hesap verilebilirlik, şeffaflık, kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun davrandığı, ancak başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme, idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21) 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin

ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın kesinleşen mahkeme ilamına göre alacağının tamamının en kısa sürede ödenmesi hususunda ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’na TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA, ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’na ve bilgi için

MALİYE BAKANLIĞI’na tebliğine, .

5 / 66328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

.