TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/5536-S.8307
BAŞVURU NO : 2019/1713
KARAR TARİHİ : 12/07/2019
TAVSİYE KARARI
MİDYAT BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
MARDİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurana ait taşınmazın kamulaştırılması için
Kurumumuzca tavsiye kararı verilmesi talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 28/01/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza … … … adına şikayet başvurusunda bulunan vekili … … … özetle; müvekkili
… … …’ın Mardin ili, Midyat ilçesi, … mahallesinde … Ada, … Parsel …-…-…-…-…2
…paftada bulunan … m yüzölçümündeki taşınmazın maliki olduğunu, müvekkiline ait olan söz konusu taşınmazı kapsayan imar planının 07.04.2010 tarihinde onaylandığını, onaylanmış olan işbu imar planına göre müvekkilinin maliki olduğu taşınmazın belediyenin yeşil alan olarak ayırdığı kısma denk geldiğini ve taşınmazda yapı yasağı bulunduğunu, imar planının onaylanma tarihinden itibaren 8 yıl geçmiş olmasına rağmen belediyenin söz konusu taşınmazı kamulaştırma cihetine gitmediğini belirterek taşınmazın kamulaştırılması için Kurumumuzca tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 05/03/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığının 11/04/2019 tarih ve … sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuruya konu taşınmazın “yeşil alan” olarak gösterildiği Revizyon+İlave Nazım İmar
Planı ve Uygulama İmar Planı’nın Midyat İlçesi Belediye Meclisinin 07/04/2010 tarih ve …/…
sayılı kararı ile onaylandığı, 2.2. Başvuruya konu taşınmaza ait parselasyon planı yapılmadığı için imar planında belirtilen amaca uygun olarak değerlendirilemediği, söz konusu taşınmaza ilişkin imar plan değişikliği yapılmadığı ve kamulaştırma kararı bulunmadığı, 2.3. Başvuran vekili tarafından Belediyelerine sunulan 24/01/2019 tarihli dilekçe ile imar planı değişikliği yapılarak başvuranın taşınmazının imar planında yüksek yoğunluklu ticari alan mümkün değil ise yüksek yoğunluklu konut alanı olarak planlama yapılmasının talep edildiği, Belediyelerinin 08/04/2019 tarihli cevabi yazısı ile imar planı değişikliği dosyasındaki eksikliklerin başvuran vekiline bildirildiği ve söz konusu eksikliklerin giderilmesi halinde ve talebin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne uygun hazırlanması durumunda talebin onay mercilerince değerlendirilebileceğinin belirtildiği, 2.4. Şikayetin çözüme kavuşturulabilmesi için Midyat Belediyesince İmar Kanunu’nun 18.
Maddesi kapsamında parselasyon planı yapılmasının ya da taşınmaz maliki tarafından
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanacak imar planı değişikliği dosyasının Belediye Meclislerince onaylanmasının gerektiği belirtilmiştir.
3. Kurumumuzun 05/03/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Midyat Belediye Başkanlığı’nın 25/03/2019 tarihli ve …/… sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. Başvuruya konu … Ada … Parsel sayılı taşınmazın Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar
Planı’nda yeşil alan statüsünde bulunduğu, söz konusu parselin herhangi bir imar uygulamasına tabi tutulmamakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli olduğu, 3.2. Başvuruya konu taşınmazın herhangi bir kamu kurumuna tahsis edilmediği, 3.3. Başvuruya konu taşınmazın yer aldığı bölgede planlanan park alanının toplam 2 büyüklüğünün yaklaşık … m olduğu, söz konusu parselin özel mülkiyette bulunması sebebiyle kamulaştırma işlemi gerçekleştirilmeden parsele el atılmadığı, söz konusu parselin de içinde 2 bulunduğu park alanının toplam büyüklüğünün 20.000 m üzerinde olması sebebiyle 6360 sayılı Kanun uyarınca Mardin Büyükşehir Belediyesince sorumluluğu yürütülecek fonksiyonlar arasında sayıldığı, 3.4. 5216 sayılı Kanun’un 7. Maddesi uyarınca söz konusu taşınmazla ilgili imar plan değişikliği onama yetkisinin Mardin Büyükşehir Belediyesinin görev yetki ve sorumlulukları arasında olması sebebiyle Kurumlarınca imar plan değişikliği gerçekleştirilemediği, ancak ilgili parselin de içinde yer aldığı plan değişiklik dosyasının onaylanmak üzere Mardin Büyükşehir
Belediyesine teslim edildiği, 2 3.5. Başvuruya konu taşınmazın yer aldığı park alanının toplam büyüklüğünün … m üzerinde olması nedeniyle park alanı ile ilgili sorumluluğun 6360 sayılı Kanun uyarınca Mardin
Büyükşehir Belediyesi sorumluluğuna geçen fonksiyonlar arasında olduğu ve bu kapsamda
Belediyelerince herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığı ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” , 4.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 4.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir. ”, 5. 20 Mart 1952 tarihinde imzalanan ve 10 Mart 1954 tarihinde onaylanan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek Protokolün “Mülkiyetin
Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir” 6. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun, 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”, 7.2. “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. … Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.
İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.
”, 8. 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun, 8.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, .karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler. ”, 8.2. Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “(Ek:20/8/2016-6745/33 md.) Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması hâlinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir.”, 8.3. Geçici Madde 11; “(Ek:20/8/2016-6745/34 md.) (İptal birinci fıkra: Anayasa
Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E:2016/196 ve K:2018/34 sayılı kararıyla.) (İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E:2016/196 ve K:2018/34 sayılı kararıyla.)”, 9. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 inci maddesinde; “Çevre düzeni planına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar planını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plana uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar planlarını, bu planlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon planlarını ve imar ıslah planlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek” Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasındadır.” 10. 14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin “İmar planı revizyonu ve ilaveleri” başlıklı 25 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; “(1) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, müvekkili … … …’ın maliki olduğu Mardin
İli, Midyat İlçesi, … Mahallesi’nde bu … Ada, … Parsel sayılı taşınmazın 07/04/2010 tarihinde onaylanan imar planı uyarınca yeşil alan olarak ayrıldığını, geçen süre zarfında İdare tarafından söz konusu taşınmazın kamulaştırılması cihetine gidilmediğini belirterek taşınmazın kamulaştırılması için Kurumumuzca tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir.
13. Taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesinden başvuranın 09/09/2014 tarihinden beri söz konusu taşınmazın maliki olduğu, taşınmaz üzerindeki imar kısıtlamasının kaldırılarak ticari maksatlı yapı imar izni verilmesi, mümkün olmaması halinde yüksek yoğunluklu konut izni verilmesi veya taşınmazın kamulaştırılması talebiyle 05/11/2018 tarihinde Midyat Belediye
Başkanlığına başvurduğu, Midyat Belediye Başkanlığının konuya ilişkin olarak Mardin
Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu bildiren 08/11/2018 tarihli ve …/…
sayılı yazısının tarafına tebliğ edilmesi üzerine 24/01/2019 tarihli dilekçe ile Mardin
Büyükşehir Belediye Başkanlığına imar planı değişikliği talebi ile başvurduğu anlaşılmıştır.
14. Anayasanın 35 inci maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmış olup, 46 ncı maddesinde ise Devlet ve kamu tüzel kişilerinin özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını kamu yararının gerektirdiği hallerde, kanunla gösterilen esas ve usullere göre kamulaştırılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasanın 46 ıncı maddesindeki düzenlemeye benzer şekilde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile İdarelerin kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerini veya teşebbüslerini yürütmek üzere gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri hüküm altına alınmıştır.
15. Kamulaştırma Kanununun Ek 1 inci maddesi ile uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar için uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılacağı, bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılacağı veya her hâlde kişilerin mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılacağı/yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır.
16. 3194 sayılı İmar Kanunuyla, Belediyeler imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlamakla yükümlü kılınmış ve 5 yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerlerin ilgili kamu kuruluşlarınca bu program süresi içinde kamulaştırılacağı düzenlenmiştir. Anılan Kanun hükmü çerçevesince, imar planları uyarınca kamu hizmetlerine ayrılan taşınmazların 5 yıllık süre zarfında kamulaştırılması zorunluluk arz etmektedir.
17. Mülkiyet hakkına müdahaleler yaygın olarak uygulama imar planları ile yapılmakta olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15/12/2010 tarihli ve E:2010/5-662, K:2010/651 sayılı kararında, “İmar planlarında okul alanı olarak tahsis edilmiş bulunan dava konusu arsa üzerinde davacının, ileriye yönelik inşaat yapma gibi kişisel tasarruflarda bulunma, rayiç değeri üzerinden satma, kiralama, yararlı değişiklikler yapma gibi, mülkiyet hakkının sahibine verdiği yetkileri kullanma hakkının kısıtlandığını, uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarenin, malikin taşınmazı üzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirdiğini, dolayısıyla malikin taşınmazdan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde yararlanma olanağının kalmadığını, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının hukuksal bir nedene dayanılmadan İdarece engellendiğini” tespit etmiştir. (Corpus Web Hukuk Mevzuat ve
İçtihat Programı, Erişim 02/07/2019)
18. Benzer şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 13331/07 başvuru no.lu 11 Ocak 2011 tarihli “Hakan ARI/Türkiye” Davasında, başvuranın mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin
2002 yılından, yani imar izni talebinde bulunduğu ve idarenin taşınmazını okul inşası için tahsis
ettiğini öğrendiği tarihten bu yana sürdüğünün altını çizmiş ve “Mevcut şartlar çerçevesinde, başvuranın hakkına yönelik müdahalede genel kamu menfaatlerine riayet edildiği kanısına varmakla birlikte geçen süre zarfında kamulaştırmanın yapılmaması sebebiyle başvuranın mülkiyetinin akıbeti konusunda bir belirsizliğe itildiği ve söz konusu bu durumun başvuranın mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanmasının önünde engel teşkil ettiği, arazinin satış şansı da dahil, bu durumun sonucu itibarıyla taşınmazın değerini hatırı sayılır ölçüde azalttığı, malikin kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı” yönünde bir tespitte bulanarak AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
(https://hudoc.echr.coe.int , Erişim 02/07/2019).
19. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “Sporrong ve Lönnroth/İsveç” Davasında; Sporrong taşınmazında 23 yıl Lönnroth taşınmazında 8 yıl süren kamulaştırma izninin başvuranları taşınmazlarının geleceği hakkında tamamen belirsizlik içinde bıraktığını ve başvuranların içinde bulundukları zorlukların Hükümetçe dikkate alınmasını sağlamaya yönelik haktan mahrum olduklarını tespit etmiştir. Mahkeme kararında kamulaştırma iznine ek olarak
Sporrong taşınmazında 25 yıl, Lönnroth taşınmazında 12 yıl uygulanan inşaat yasağına bağlı olarak başvurucuların mülkiyet haklarından tam anlamıyla faydalanmalarının engellendiğini belirterek İsveç Parlamento Ombudsmanının “uzun süreli inşaat yasaklarının mülk sahipleri üzerinde yarattığı olumsuz etkinin hukukun üstünlüğü ile yönetilen bir devletin pozisyonu ile bağdaştırılamayacağını” kaydeden 1967 tarihli raporuna atıfta bulunmuştur. Mahkeme ayrıca kamulaştırma izni ile inşaat yasağının uzun bir süre için öngörülmüş olmasının, toplumsal yarar ile bireysel yarar arasındaki dengeyi bozduğunu tespit ederek, sonuçları inşaat yasağı ile ağırlaştırılan kamulaştırma izni ile her iki başvurucu açısından AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. (https://hudoc.echr.coe.int , Erişim 02/07/2019)
20. Anayasa Mahkemesi 20.09.2018 tarihli Hüseyin Ünal başvurusuna ilişkin E:2017/24715 K:
2017/24715 sayılı kararında; başvuranın 05/02/2004 tarihinde tasdik edilen 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında yol olarak belirlenen taşınmazının geçen süre zarfında kamulaştırma işleminin yapılmadığını, başvurucuya hiçbir tazminat ödenmediğini, taşınmazı üzerinde imar kısıtlılığının devam ettiği süre boyunca başvurucunun mülkiyet hakkından dilediği gibi yararlanabilmesinin, mülkiyetini kullanabilmesinin veya ondan tasarruf edebilmesinin mümkün olamadığını tespit etmiştir. Mahkeme sonuç olarak uygulama imar planının onaylanmasından itibaren yaklaşık on dört yıl geçmesine rağmen imar planında yol olarak kamu hizmetine ayrılan taşınmazın kamulaştırılmamasının başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği, bu durumda başvurucunun mülkiyet hakkının korunması ile kamunun yararı arasında olması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna varmıştır. Mahkeme tüm bu gerekçelerle başvuranın Anayasa’nın 35.
maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. (Corpus
Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim 02/07/2019)
21. İlgili İdareler tarafından gönderilen belgelerin incelenmesi neticesinde; Mardin ili, Midyat ilçesi, … mahallesinde … Ada, … Parsel sayılı taşınmazın 07/04/2010 tarihinde onaylı 1/5000 ölçekli Revizyon+İlave Nazım İmar Planında ve 1/1000 ölçekli Revizyon+İlave Uygulama
İmar Planında “Yeşil Alan” fonksiyonunda kaldığı dolayısıyla … Ada … Parsel sayılı taşınmazın 07/04/2010 tarihinde onaylanan Revizyon+İlave Uygulama İmar Planı ile 2010 yılından günümüze kadar donatı alanı olarak ayrıldığı görülmüştür.
22. Başvuran, maliki olduğu söz konusu taşınmaza ilişkin olarak uygulama imar planının onaylanmasından üzerinden 9 yıl geçmiş olmasına rağmen İdare tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını ve kamulaştırma cihetine gidilmediğini belirterek taşınmaz üzerindeki mevcut imar kısıtlamasına bağlı olarak haklarını kullanmadığından bahisle taşınmazın kamulaştırılması veya taşınmazdaki imar kısıtlamasının kaldırılması talepleriyle Mardin Büyükşehir Belediye
Başkanlığına ve Midyat Belediye Başkanlığına başvurmuştur. Başvuranın kamulaştırma talebinin taşınmazı içeren ve imar planında park alanı fonksiyonunda kalan alanın büyüklüğü nazara alınarak sorumluluğun Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığında olduğu gerekçesiyle
Midyat Belediye Başkanlığınca reddedildiği, nazım imar planı değişikliği talebinin ise Mardin
Büyükşehir Belediye Başkanlığına sunulması gerektiğinin başvurana bildirildiği görülmüştür.
Bu itibarla, söz konusu taşınmazın 12.11.2012 tarih ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir
Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce Midyat Belediye
Başkanlığınca bu tarihten sonra ise Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığınca kamulaştırma imar programına alınmadığı anlaşılmıştır.
23. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemeler ve mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin içtihatları genel olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında olduğu, idareler eliyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulabileceği ancak bireylerin mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi bakımından bu müdahalede ölçülü olunması ve kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin muhafaza edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. İmar programlarında kamu hizmet alanı olarak ayrılan taşınmazlar üzerinde maliklerinin tasarruf hakkının kısıtlanması ve taşınmazların satış değerlerinin düşmesi nedeniyle söz konusu taşınmazların kamulaştırma işleminin uzun süreler gerçekleştirilmemesinin bireyleri mülkiyetlerinin akıbeti konusunda belirsizliğe ittiği ve mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğu anlaşılmaktadır.
24. Başvuruya konu taşınmazın hukuki ve fiili durumuna ilişkin yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat, ulusal ve uluslararası mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin verdiği kararlar ışığında başvuranın talebi değerlendirildiğinde, başvuruya konu taşınmazın 07/04/2010 tarihinde onaylı 1/1000 ölçekli Revizyon+İlave Uygulama İmar Planında
“Yeşil Alan” fonksiyonunda kaldığı dolayısıyla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Ek 1 inci maddesinde belirtilen süreyi geçtiği halde taşınmazın imar programına alınmaması suretiyle sürdürülen uygulamanın başvuranın Anayasa ile teminat altına alınan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde taşınmazdan yararlanma olanağını zedelediği, başvuranı mülkiyetinin geleceği konusunda belirsizliğe ittiği, kamu yararının gerekleri ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengenin taşınmazın maliki aleyhine bozulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bütün bu açıklamalar ışığında İdarenin geçen 9 yılı aşkın süre zarfında hareketsiz kalarak söz konusu taşınmazı imar programına almamasında hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmamıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup;
İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden İdarelerin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, makul “sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere “kanunilik” ve “ölçülülük” ilkesine riayet etmediği tespit edilmiş olup, İdarelerin bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmeleri beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
İdarelere tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdareler tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Mardin İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın Mardin ili, Midyat ilçesi, … Mahallesi’nde bulunan … Ada, … Parsel sayılı taşınmazının kamulaştırılması talebine ilişkin olarak; a) İlgili İdarelerin bahsi geçen taşınmaza ihtiyacı bulunmadığının saptanması halinde, bireysel yarar ile kamusal yarar arasındaki denge gözetilerek ve imar planlarında değişiklik yapılarak başvuranın Mardin ili, Midyat ilçesi, … Mahallesi’nde bulunan … Ada, … Parsel sayılı taşınmazı üzerindeki imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılması, veya b) İdare ile başvuran arasında taşınmazın kamulaştırma bedelinin güncel rayiç bedel gözetilerek mümkünse uzlaşma yoluyla belirlenmesi ve İdare tarafından kamulaştırma bedelinin makul sürede ödenmesini teminen yeni bir işlem tesisi, veya c) Tespit edilecek güncel kamulaştırma rayiç bedel esas alınarak İdare tarafından başka taşınmazla takas işleminin makul sürede gerçekleştirilmesini teminen yeni bir işlem tesisi hususunda hususunda MARDİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA VE MİDYAT
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığınca ve Midyat Belediye Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, MARDİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve
MİDYAT BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi