TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/7236-S.11013
BAŞVURU NO : 2019/4248
KARAR TARİHİ : 16/08/2019
TAVSİYE KARARI
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
KAHRAMANMARAŞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE
BAŞKANLIĞI
ONİKİŞUBAT BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Başvuranın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kalan
BAŞVURUNUN KONUSU :
taşınmazının ivedilikle kamulaştırılarak mağduriyetinin giderilmesi talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 20/02/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan … …, 12/08/1993 tarihinde satın aldığı Kahramanmaraş
İli, Onikişubat İlçesi, … Ada, … Parsel sayılı taşınmazın iki yıl önce imar düzenlemesine alındığını, yol çalışması sırasında söz konusu taşınmazın bulunduğu alanda Hititler dönemine ait üzerinde ok atan bir asker resmi bulunan bir taş bulunduğunu, Kahramanmaraş Müze
Müdürlüğü ve Gaziantep Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Kararı ile taşınmazı üzerine 1.
derece sit alanı şerhi koyulduğunu, bunun üzerine kamulaştırma talebinde bulunduğunu ancak talebinin ödenek yetersizliği gerekçesi ile İdare tarafından reddedildiğini belirterek söz konusu taşınmazın ivedilikle kamulaştırılarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 03/04/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Onikişubat Belediye Başkanlığının 25/04/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Mülga Kahramanmaraş Belediye Meclisi tarafından 04/12/2013 tarihinde kabul edilerek askıya çıkartılan ve askı sonrası 27/01/2014 tarihli Meclis Kararı ile kesinleşen 1/5000 ölçekli
Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama ve Revizyon İmar Planının 31/03/2014 tarihinden itibaren Belediyelerince kullanılmaya başlandığı, bahse konu 1/1000 ölçekli
Uygulama ve Revizyon İmar Planında başvuruya konu taşınmazın Emsal: 1.50, Max. Kat:10 konut yapı alanı olarak tanımlı olduğu, 2.2. 5216 sayılı Kanunun 7/b maddesine göre 1/5000 ve 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planlarını yapma yetkisinin Büyükşehir Belediyelerine verildiğini, bahse konu alanda yapılacak bir plan değişikliğinin alanın fonksiyonunu değiştireceği için öncelikle Nazım İmar Planı değişikliği yapılması gerektiği, alanda plan değişikliği yapılmasına ilişkin Belediyelerinde herhangi bir bilgi bulunmadığı, taşınmazın bulunduğu alanın sit alanı olarak tescil edilmesi ve imar planına işlenmesi halinde dahi kamulaştırma işleminin ilgili Kurum tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği, konuya ilişkin arşiv kayıtlarında herhangi bir müracaat, mahkeme kararı vb.
bulunmadığı ifade edilmiştir.
3. Kurumumuzun 03/04/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığının 11/04/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. Taşınmaz maliki … … tarafından Belediyelerine herhangi bir müracaatta bulunulmadığı, anılan taşınmazın Gaziantep Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26/04/2018 gün …
sayılı Kararıyla 2863 sayılı Kanunun 7 inci maddesi uyarınca … … Yerleşimi adıyla 1. Derece
Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edildiği, herhangi bir koruma amaçlı imar planı bulunmadığı, taşınmazın 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında yüksek yoğunluklu gelişim konut alanında, 1/1000 ölçekli meri uygulama imar planında E:1.50 Max. Kat:10 Konut alanında kaldığı, 3.2. Başvuruya konu taşınmazın alanın sit alanı olarak tescilli olması sebebiyle Kültür ve
Turizm Bakanlığı tasarrufunda olduğu, belirtilmiştir.
4. Kurumumuzun 03/04/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Kültür ve Turizm Bakanlığının 19/072019 tarihli ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde, Bakanlıklarının 11/04/2019 tarih ve … sayılı yazısına atıfta bulunarak özetle; 4.1. Başvuranın kamulaştırma talebi ile 08/10/2018 Kahramanmaraş Valiliği İl Kültür ve
Turizm Müdürlüğüne gerçekleştirdiği başvurunun Müdürlüğün 09/10/2018 tarihli ve … sayılı yazısı ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne iletildiği, bunun üzerine Genel
Müdürlüğün 12/10/2018 tarih ve … sayılı yazı ile taşınmazın Kahramanmaraş Müzesi
Müdürlüğü uzmanlarınca incelenmesi sonucunda hazırlanacak bilgi ve belgelerin iletilmesinin talep edildiği, 4.2. Kahramanmaraş Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 28/12/2018 tarih ve … sayılı yazısının ekinde sunulan ve Kahramanmaraş Müzesi Müdürlüğü uzmanlarınca hazırlanan 25/12/2018 tarihli raporda, söz konusu taşınmazın Gaziantep Kültür Varlıklarını Koruma Bölge
Kurulunun 26/04/2018 tarih ve … sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiğinin, üzerinde 2 katlı betonarme ev bulunduğunun, koruma amaçlı imar planının bulunmadığının, Bakanlık izinli kazı alanında kalmadığının belirtildiği, 4.3. Taşınmazın kamulaştırılması talebinin, raporda iletilen bilgiler, Bakanlıklarının kamulaştırma ödeneği imkanları ve 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanununun 3 üncü maddesinde bulunan; “İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz” hükmü kapsamında değerlendirilerek Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün 2019 mali yılı kamulaştırma ödeneğinin yetersiz olması nedeniyle gerçekleştirilemediğinin başvurana 03/01/2019 tarih ve … sayılı yazı ile bildirildiği, 4.4. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 15 inci maddesinin (f)
bendinde; “Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, (…) başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir.
Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez. Ancak, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde, maliklerin başvurusu ve kabulüne ilişkin koşul parsele yönelik uygulanır ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz. Bu parsellerin üzerinde bina veya tesis varsa malikinin başvurusu üzerine rayiç bedeli, 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükümlerine göre belirlenerek ödenir. Bu bentle ilgili usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” hükmünün düzenlendiği, 4.5. Kanun hükmünün atıfta bulunduğu ve 22/05/2010 tarihli 27588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile
Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik”in 4. maddesinde düzenlenen “(1) Sit alanlarından, I. ve
II. derece arkeolojik sit alanı ile I. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen ve 1/1000 ölçekli
onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu yerlerde kalan ve Bakanlık tarafından her yıl belirlenecek trampa programlarına alınan yerlerde bulunan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmazlar Hazine taşınmazları ile trampa edilebilir. (2) Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz.” hükümleri uyarınca bu aşamada taşınmazın bulunduğu alana dair 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planı bulunmadığından taşınmaz malikinin takas yolu ile mağduriyetinin giderilmesinin mümkün olamadığı, 4.6. Başvuruya konu taşınmazın bulunduğu alanda Bakanlıklarının izni ile yapılan kazı bulunmadığı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 17. maddesinin (a)
bendinde “Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plan uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plan kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır. Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir.
Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır.” hükmü doğrultusunda alana ilişkin 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planının ilgili Belediyesince hazırlanarak yürürlüğe girmesinin gerektiği, 4.7. 22/05/2010 tarih ve 27588 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Sit
Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları İle Değiştirilmesi Hakkında
Yönetmelik”in 6. Maddesi, 1. fıkrasında; “Bu Yönetmelik kapsamında kalan taşınmazın maliki, taşınmaz üzerinde paylı veya elbirliği mülkiyet varsa paydaşların veya ortakların hepsi birlikte veya bunlar adına hareket eden vekilleri noterden tasdikli vekaletname ile birlikte taşınmazın
Hazine taşınmazları ile değiştirilmesi için aşağıdaki belgelerle birlikte bir dilekçe ile Kültür ve
Turizm İl Müdürlüklerine veya Bakanlığa başvuruda bulunurlar” hükmünün yer aldığı, bu kapsamda 2863 sayılı Kanun’un 17 inci maddesinin (a) bendi gereğince söz konusu alana ilişkin 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planının ilgili Belediyesince hazırlanıp, onaylanarak yürürlüğe girmesi ve yukarıda belirtilen Yönetmelik kapsamında başvurulması ve başvurunun
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne iletilmesi halinde trampa talebinin ilgili mevzuat çerçevesince değerlendirilebileceği, 4.8. Söz konusu talebe ilişkin şikayet sahibi veya diğer ilgililer tarafından yargı organları tarafından açılmış/sonuçlanmış herhangi bir dava bulunmadığı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 5.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 5.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 5.3. “Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması” başlıklı 63 üncü maddesinde; “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.
Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.”, 5.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” , 6. 20/03/1952 tarihinde imzalanan ve 10/03/1954 tarihinde onaylanan İnsan Hakları ve
Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek Protokolün “Mülkiyetin
Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir”, 7. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 21/07/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun; 8.1. “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinin a) Tanımlar başlıklı, 8.1.1. 1 inci fıkrasında; “Kültür varlıkları”; tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır.”, 8.1.2. 3 üncü fıkrasında;“Sit; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır.” 8.1.3. 8 inci fıkrasında; “Koruma amaçlı imar planı”; bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimari, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile planlama kararları, tutumları, plan notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar planlarının gerektirdiği ölçekteki planlardır.” 8.2. “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları” başlıklı 6 ıncı maddesinde;
“Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır:
a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19 uncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar, b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm
Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar, c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, d) Milli tarihimizdeki önlemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli
Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tesbit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler.
Ancak, Koruma Kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmazlar.
Kaya mezarlıkları, yazılı, resimli ve kabartmalı kayalar, resimli mağaralar, höyükler, tümülüsler, ören yerleri, akropol ve nekropoller; kale, hisar, burç, sur, tarihi kışla, tabya ve isihkamlar ile bunlarda bulunan sabit silahlar; harabeler, kervansaraylar, han, hamam ve medreseler; kümbet, türbe ve kitabeler, köprüler, su kemerleri, su yolları, sarnıç ve kuyular; tarihi yol kalıntıları, mesafe taşları, eski sınırları belirten delikli taşlar, dikili taşlar; sunaklar, tersaneler, rıhtımlar; tarihi saraylar, köşkler, evler, yalılar ve konaklar; camiler, mescitler, musallalar, namazgahlar; çeşme ve sebiller; imarethane, darphane, şifahane, muvakkithane, simkeşhane, tekke ve zaviyeler; mezarlıklar, hazireler, arastalar, bedestenler, kapalı çarşılar, sandukalar, siteller, sinagoklar, bazilikalar, kiliseler, manastırlar; külliyeler, eski anıt ve duvar kalıntıları; freskler, kabartmalar, mozaikler, peri bacaları ve benzeri taşınmazlar; taşınmaz kültür varlığı örneklerindendir.
Tarihi mağaralar, kaya sığınakları; özellik gösteren ağaç ve ağaç toplulukları ile benzerleri; taşınmaz tabiat varlığı örneklerindendir.” 8.3. “Kamulaştırma” başlıklı 15 inci maddesinde; “Taşınmaz kültür varlıkları ve bunların
korunma alanları, aşağıda belirlenen esaslara göre kamulaştırılır:
a) Kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerle mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanları Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak programlara uygun olarak kamulaştırılır. Bu maksat için, Kültür ve Turizm
Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konur.
(Değişik 2. paragraf: 14.07.2004 – 5226 S.K/Madde 7) Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birlikleri tescilli taşınmaz kültür varlıklarını, koruma bölge kurullarının belirlediği fonksiyonda kullanılmak kaydıyla kamulaştırabilirler.
b) Menşei vakıf olup da çeşitli sebeplerle kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetine geçen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve bunların korunma alanlarının kamulaştırılmaları, Vakıflar Genel Müdürlüğüce yapılır. Bu maksat için Vakıflar
Genel Müdürlüğü bütçesine yeteri kadar ödenek konur.
c) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanları, imar planında yola, otoparka, yeşil sahaya rastlıyorsa bunların belediyelerce; sair kamu kurum ve kuruluşlarının bakım ve onarım ile görevli oldukları veya kullandıkları bu gibi kültür varlıklarının korunma olanlarının ise, bu kurum ve kuruluşlarca, kamulaştırılması esastır.
d) Kamulaştırmalarda bedel takdirinde, taşınmaz kültür varlıklarının eskilik, enderlik ve sanat değeri dikkate alınmaz.
e) (Değişik bend: 17.06.1987 – 3386 S.Kanun/Madde 5) Kamulaştırma işlemleri, bu Kanun hükümleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre yapılır.
f) (Değişik bend: 25.06.2009 – 5917 S.K/Madde 24) Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, (…) başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir. Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez. Ancak, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde, maliklerin başvurusu ve kabulüne ilişkin koşul parsele yönelik uygulanır ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz. Bu parsellerin üzerinde bina veya tesis varsa malikinin başvurusu üzerine rayiç bedeli, 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükümlerine göre belirlenerek ödenir. Bu bentle ilgili usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Bu hükümle ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” 8.4. “Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile koruma amaçlı imar planı:” başlıklı 17 inci maddesinde; “a) Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plan uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plan kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır.
(Değişik 2. paragraf: 08.08.2011 – 648 S.KHK/Madde 42) Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır.
…
Koruma bölge kurulunda görüşülen ve uygun görülen koruma planları onaylanmak üzere ilgili idarelere gönderilir.
(Değişik 5. paragraf: 08.08.2011 – 648 S.KHK/Madde 42) İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kuruluna bildirir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurul tarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar.
…
(Değişik 8. paragraf: 08.08.2011 – 648 S.KHK/Madde 42) Koruma amaçlı imar planları, müellifi şehir plancısı olmak üzere alanın konumu, sit statüsü ve özellikleri gözönünde bulundurularak ilgili meslek gruplarından Bakanlıkça belirlenecek uzmanlar tarafından hazırlanır.
(Değişik 9. paragraf: 08.08.2011 – 648 S.KHK/Madde 42) Koruma amaçlı imar planları ve çevre düzenleme projelerinin hazırlanması, gösterimi, uygulanması, denetimi, koruma amaçlı imar planı değişiklikleri, plan müellifleri ile planlama ekibinin niteliği ve yeterliliği ile görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.
Koruma amaçlı imar planlarının yapımı için belediyelere aktarılmak üzere İller Bankası Genel
Müdürlüğü Bütçesine yeteri kadar ödenek konur. İl özel idareleri ise bütçelerinde koruma amaçlı imar planlarının yapımı için ödenek ayırırlar.
Koruma bölge kurulunca sit alanı olarak ilan edilen yerlerde; bu kararın ilanından önce imar mevzuatına ve onanlı imar planlarına uygun olarak alınmış yapı ruhsatı ve eklerine göre subasman seviyesi tamamlanmış yapıların inşasına devam edilebilir, ancak bu maddenin (c)
bendi uyarınca yapılanma hakkı aktarımını re’sen uygulamaya da ilgili idareler yetkilidir.
Subasman seviyesi tamamlanmamış yapıların yapı ruhsatları iptal edilir. Kesin yapılanma yasağı bulunan sit alanlarında bu madde hükümlerinden faydalanılamaz.
b) Koruma amaçlı imar planlarıyla kesin yapılanma yasağı getirilen sit alanlarında bulunan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetindeki taşınmazlar malikin başvurusu üzerine, belediye ve il özel idaresine ait taşınmazlarla takas edilebilir.
c) Yapılanma hakları kısıtlanmış tescilli taşınmaz kültür varlıklarına veya bunların koruma alanlarında bulunan ya da koruma amaçlı imar planlarıyla yapılanma hakları kısıtlanan taşınmazlara ait mülkiyet veya yapılanma haklarının kısıtlanmış bölümünü, imar planlarıyla yapılanmaya açık aktarım alanı olarak ayrılmış, mülkiyetlerindeki veya üçüncü şahıslara ait alanlara, aktarımdan yararlanacak öncelikli hakları belirleyerek bir program dahilinde aktarmaya, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediyeler, bunların dışında valilikler yetkilidir.
Aktarım işleminde Sermaye Piyasası Kurulunca onaylı gayrimenkul değerleme şirketlerince yapılacak rayiç değer denkleştirmesi esastır. Ancak aktarıma konu hak tescilli taşınmaz kültür varlığına ilişkin ise yapı değeri dikkate alınmaz.
Bu taşınmazlar için, kısıtlanmış yapılanma haklarının, imar planlarıyla aktarım alanı olarak ayrılmış yapılanmaya açık diğer alanlarda kullanılmasını sağlayacak ve bu hakkı hamiline yazılı menkul kıymete dönüştürecek belgeler düzenlemeye, bu belgeleri yapılanma hakları kısıtlanmış alan olarak gösterilen ve tapuda bu konuda şerh düşülen alanlardaki taşınmaz sahiplerinden hak sahibi olanlara vermeye, imar planında aktarım alanı olarak ayrılmış ve tapuda bu konuda şerh düşülen alanlarda ise ruhsat vermek için toplamaya ilgili idareler yetkilidir. Menkul kıymetlerin basılması, saklanması, el değiştirme işlemlerinin onaylanması ve veri tabanının oluşturulması ve denetlenmesi İller Bankasınca yapılır.
Bu alanlarda kesin yapılanma yasağı gelmesi nedeniyle yapılanma hakkının tamamen aktarılması halinde, yapılanma hakkı kısıtlanan taşınmaz, mütemmimi ile birlikte ilgili idare mülkiyetine geçer ve parseller ilgili idare adına tescil edilir ve hiçbir koşulda satışa konu edilemez.
Aktarıma konu parselde malikin korunabilir yapılanma hakkı kalması halinde ise yapılanma hakkı kısmen aktarılır. Bu durumda, malikin yapılanma hakkı kısıtlanmış alandaki mülkiyeti devam eder.
Ancak, aktarıma konu hak, tescilli taşınmaz kültür varlığı üzerinde ise, malikin bu varlığın korunması ve yaşatılması için gerekli bakım, onarım ve restorasyon çalışmasını, ilgili idare ile imzalanacak protokole uygun olarak menkul kıymetleri teslim almasını müteakip başlatarak tamamlaması zorunludur. Aksi halde, ilgili idare teslim edilen menkul kıymet bedelini faiziyle birlikte malikten tahsile yetkilidir. Bu hususlar ve protokol menkul kıymet tesliminden önce ilgili idarece tapuya her türlü harçtan ve damga vergisinden muaf olarak şerh edilir.” 9. 04/11/1983 tarih ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 9.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler. ”, 9.2.“Kamulaştırma Şartları” başlıklı 3 üncü maddesinde; “…İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.”, 10. 13/03/2012 tarih ve 28232 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Korunması Gerekli
Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik”in 10.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde; “Arkeolojik sit: İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanları… ifade eder.” 10.2. “Tespit ve tescil işlemlerinde değerlendirme kıstasları” başlıklı 4 üncü maddesinin (d) fıkrasının 1 inci bendinde; “Birinci Derece Arkeolojik Sitlerde; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent kalıntıları ile yerleşim alanları ve sosyal yaşama konu olmuş; taşınmaz kültür varlıklarına ait kalıntılar ve buluntuların veya bunu destekleyen taşınır kültür varlığı buluntularının yoğun olarak yer aldığı alanlardan olması …
hususları göz önünde bulundurulur” 11. 26.07.2005 tarih ve 25887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Koruma Amaçlı İmar
Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulaması, Denetimi ve Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmelik”in; 11.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Arkeolojik sit: (Değişik tanım: 05.01.2017 –
29939 s. R.G. Yön./2. md.) İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların
yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanları, Koruma amaçlı imar planı: Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimari, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; halihazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, altyapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile planlama kararları tutumları, plan notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar planlarının gerektirdiği ölçekteki planları … ifade eder.” 11.2. “Yetki ve Yöntem” başlıklı 5 inci maddesinde; “Koruma amaçlı imar planları idareler tarafından; a) Bu Yönetmeliğin 19 uncu maddesinde belirlenen koruma amaçlı imar planı yapımı ekibi bulunması koşuluyla doğrudan hazırlanabilir; b) İhale mevzuatında belirtilen usul ve esaslara göre ihale suretiyle yaptırılabilir; c) İller Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğüne yetki verilerek hazırlatılabilir.
Belediyeler koruma amaçlı imar planlama çalışmalarının program ve bütçesini hazırlayarak
İller Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün yıllık bütçesi oluşturulmadan önce İller
Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğüne müracaat eder ve bu amaçla belediyelere aktarılmak üzere İller Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü bütçesine yeteri kadar ödenek konur. İl özel idareleri ise bütçelerinde koruma amaçlı imar planlarının yapımı için ödenek ayırırlar.
Ayrıca, Kanunun 10 uncu ve 12 nci maddeleri ile 16/04/2003 tarihli ve 4848 sayılı Kültür ve
Turizm Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 9 uncu maddesi gereğince ilgili idarelerden yetki alarak Bakanlıkça da koruma amaçlı imar planları yaptırılabilir.” 12. 22.05.2010 tarih ve 27588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sit Alanlarında Kalan
Taşınmazların Hazine Taşınmazları İle Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik”in; 12.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde, “a)Arkeolojik sit: Antik bir yerleşmenin veya eski bir medeniyetin kalıntılarının bulunduğu yer veya su altında bulunan veya meydana çıkarılan korunması gerekli alanları, … f) I. derece arkeolojik sit alanı: Korunmaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarını … ifade eder.”, 12.2. “Trampa edilebilecek taşınmazlar” başlıklı 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında, “Sit alanlarından, I. ve II. derece arkeolojik sit alanı ile I. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu yerlerde kalan ve Bakanlık tarafından her yıl belirlenecek trampa programlarına alınan yerlerde bulunan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmazlar Hazine taşınmazları ile trampa edilebilir.”, 12.3. “Değer takdiri” başlıklı 7 inci maddesinin 2 inci fıkrasında, “Sit alanında kalan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmazların bedellerinin tespitinde, sit alanı ilan edilmeden önceki fiili ve hukuki durumları dikkate alınır.” 13. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun “Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları” başlıklı 05.11.1999 tarih ve 658 sayılı İlke Kararı’nda; “1) I. Derece Arkeolojik Sit: Korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır.
Bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağına, ancak; a) Resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu durumlarda yapılacak alt yapı uygulamaları için müze müdürlüğünün ve varsa kazı başkanının görüşüyle konunun koruma kurulunda değerlendirilmesine, b) Yeni tarımsal alanların açılmamasına, yalnızca sınırlı mevsimlik tarımsal faaliyetlerin devam edebileceğine, koruma kurullarınca uygun görülmesi halinde seracılığa devam edilebileceğine, c) Höyük ve tümülüslerde toprağın sürülmesine dayanan tarımsal faaliyetlerin kesinlikle yasaklanmasına, ağaçlandırmaya gidilmemesine, yalnızca mevcut ağaçlardan ürün alınabileceğine, ç) Taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, cüruf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzeme dökülmemesine, d) Bu alanlar içerisinde yer alan ören yerlerinde gezi yolu düzenlemesi, meydan tanzimi, açık otopark, WC, bilet gişesi, bekçi kulübesi gibi ünitelerin koruma kurulundan izin alınarak yapılabileceğine, e) Bu alanlar içerisinde bulunan ve günümüzde halen kullanılan umuma açık mezarlıklarda sadece defin işlemlerinin yapılabileceğine, f) Taşınmaz kültür varlıklarının mahiyetine tesir etmeyecek şekilde ilgili koruma kurulundan izin almak koşuluyla birleştirme (tevhit) ve ayırma (ifraz) yapılabileceğine … karar verildi.” hükümleri düzenlenmiştir.
13. “Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulaması, Denetimi ve Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait
Yönetmelik” in uygulanmasında ortaya çıkan sorunların değerlendirilmesi” başlıklı 03/05/2006 tarih ve 712 sayılı İlke Kararı’nda; “Kültürel ve doğal değerlerimizin korunmasının en önemli araçlarından biri olan,koruma amaçlı imar planlarının yapımı için Kanunla verilen süre göz önüne alınarak, konunun İlgili idarelere hatırlatılmasına, Uygulamada ortaya çıkan sorunlar göz önüne alınarak; “Koruma Amaçlı İmar Planları ve
Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulaması, Denetimine
Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmelik” ile ilgili çalışmaların Bakanlıkça planlama yetkisine sahip kamu kurum ve kuruluşları ile birlikte gerekli koordinasyon sağlanarak yürütülmesine … karar verildi. ” 14. 23.07.2006 tarih ve 26237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Koruma Amaçlı İmar
Planlarının Yapımına İlişkin Tebliğ”de; “5226 sayılı Kanunla değişik 2863 sayılı Kültür ve
Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesi ile bu madde uyarınca çıkarılan
“Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulaması, Denetimi ve Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmelik”in uygulanmasında ortaya çıkan sorunlar Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek
Kurulunda değerlendirilerek 03/05/2006 tarih ve 712 sayılı karar alınmıştır.
Bugüne kadar yerel yönetimlerin çoğunluğu tarafından anılan Kanun maddesinin gereği yerine getirilmediği belirlenmiştir.
Yukarıda değinilen Kanun maddesi ve Yönetmelik hükümleri uyarınca plan yapımı için verilen sürenin ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 26/07/2005 tarihinden itibaren geçerli olduğu ve süresi içinde koruma amaçlı imar planlarının yapımının ülkemizin kültürel ve doğal değerleri tahribata uğramaması, sit alanı ile imar hakları kısıtlanan vatandaşların mağduriyetinin önlenmesi için ilgili idarelere hatırlatılması uygun görülmüştür.” 15. Kültür ve Turizm Bakanlığının 02/02/2019 tarih ve E.99282 sayılı yazısında; “Bu kapsamda yürütülecek kamulaştırma işlemlerinde; aşağıda belirtilen öncelik sıralaması esas alınarak değerlendirme yapılmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
1-Bakanlığımız tarafından izin verilen ve Bakanlar Kurulu Kararı ile yerli bilim kurumlarınca gerçekleştirilen kazı alanlarında bulunan taşınmazlar ile Müze Müdürlüklerince gerçekleştirilen (müze kazıları, kurtarma kazıları v.s.) kazı alanlarında bulunan taşınmazlar, 2-Yatırım Programı çerçevesinde Çevre Düzenleme Projesi ve Uygulaması yapılan Ören
Yerlerinde bulunan taşınmazlar, 3-Yatırım Programı çerçevesinde restorasyonu yapılan korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları ve bunların koruma alanlarında bulunan taşınmazlar, 4-Koruma Bölge Kurulu Müdürlükleri, Rölöve ve Anıtlar Müdürlükleri, Müze Müdürlükleri, Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlükleri ile ihtiyaç duyulacak diğer hizmet binaları, 5-Kesin yapılaşma yasağı olan 1.ve 2. derece arkeolojik sit alanları içerisinde kalan taşınmazlar, 6-Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olan veya tescilli yapının koruma alanında olan taşınmazlar, 7-Tarihi sit alanı veya 3.derece arkeolojik sit alanı olan taşınmazlar, 8-2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında olup kamulaştırılmasına ihtiyaç duyulan veya kamulaştırılması talep edilen taşınmazlar.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
16. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 17. Başvuran, Kahramanmaraş İli, Onikişubat İlçesi, … Ada, … Parsel sayılı taşınmazının
2018 yılında I. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmesi üzerine Kahramanmaraş İl
Kültür ve Turizm Müdürlüğüne başvurarak taşınmazının kamulaştırılmasını talep ettiğini ve söz konusu talebinin İdare tarafından ödenek yetersizliği gerekçesi ile reddedildiğini belirterek taşınmazının ivedilikle kamulaştırılarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
18. Anayasanın 63. maddesinde, Devletin tarih kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlayacağı, bu amaçla gerekli tedbirleri alacağı, bu varlık ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek olan sınırlamaların ve yardımların kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 15 inci maddesinde, kısmen veya tamamen gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetine geçmiş korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak programlara uygun olarak kamulaştırılacağı ve bu amaçla Bakanlık bütçesine yeterli ödeneğin konulacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan maddenin (f) bendinde, sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parsellerin başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebileceği, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmayacağı, bu parsellerin üzerinde bina veya tesis varsa malikinin başvurusu üzerine rayiç bedelinin ödeneceği düzenlenmiştir.
19. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 3 üncü maddesinde, idarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamayacağı düzenlenmiş olup böylece kamulaştırma bedellerinin süresi içerisinde ödenmesi amaçlanmıştır. Anayasa Mahkemesi …
… sayılı ve 03/07/2014 tarihli Kararında; kültür ve tabiat varlıklarının Anayasa’nın 63.
maddesiyle Devlete yüklenen koruma yükümlüğünün bir gereği olarak kamulaştırıldığı, kamulaştırma sürecinin zamana yayılı ve ödeneğe bağlı şekilde yürütüldüğü, Kanun koyucu tarafından, bu süreç içerisinde Kanun’dan kaynaklanan mülkiyet hakkı kısıtlamaları nedeniyle doğabilecek mağduriyetlerin önlenebilmesi amacıyla 2863 sayılı Kanun’un “Kamulaştırma” başlıklı 15. maddesine sit alanı ilan edilen ve koruma amaçlı imar planı aracılığıyla imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parsellerin Hazine arsa veya arazileri ile trampa edilebilmesi imkanını düzenleyen (f) bendinin eklendiği, maliklerin mülkiyet hakkı üzerindeki kısıtlamaların adil bir kamulaştırma bedeli ödenmeden uzun süre devam etmesinin, mülkiyet hakkını sona erdirmemekle birlikte, hakkın kullanılamaz hâle gelmesine yol açabilecek nitelikte olduğu, bunu önlemek isteyen kanun koyucunun takas yoluyla adil dengenin daha hızlı bir biçimde sağlanmasını amaçladığı değerlendirmesinde bulunmuştur.
20. Kültür ve Turizm Bakanlığının 02/02/2019 tarih ve … sayılı yazısında, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve Avrupa Mimari
Mirasının Korunması Sözleşmesi’nin ilgili hükümleri ile Teftiş Kurulu Başkanlığının
30.11.2018 tarihli ve … sayılı yazısına atıfla, kamulaştırma ödeneklerinin yetersiz olması
nedeniyle, ilan edilen tüm sit alanlarında kamulaştırma yoluna gidilemediği belirtilerek kamulaştırma işlemlerinde emsal durumdaki mülkiyet sahiplerine eşit yaklaşımın sağlanabilmesi ve spekülasyon yapmak isteyenlerin önüne geçilebilmesi için takip edilecek önceliklerin belirlenmesine ihtiyaç duyulduğu bu kapsamda, yürütülecek olan kamulaştırma işlemlerinde sırasıyla Bakanlık izinli veya Müze Müdürlüklerince gerçekleştirilen kazı alanlarında bulunan taşınmazlar, Yatırım Programı çerçevesinde Çevre Düzenleme Projesi ve
Uygulaması yapılan Ören Yerlerinde bulunan taşınmazlar, Yatırım Programı çerçevesinde restorasyonu yapılan korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları ve bunların koruma alanlarında bulunan taşınmazlar, Koruma Bölge Kurulu Müdürlükleri, Rölöve ve Anıtlar
Müdürlükleri, Müze Müdürlükleri, Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı
Müdürlükleri ile ihtiyaç duyulacak diğer hizmet binalarının ardından 5 inci sırada kesin yapılaşma yasağı olan 1.ve 2. derece arkeolojik sit alanları içerisinde kalan taşınmazların kamulaştırılma işleminin gerçekleştirilmesi talimatlandırılmıştır.
21. Başvuruya konu … Ada, … Parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesinden, taşınmazın 01/07/2015 tarihinde imar düzenlemesine alındığı, başvuranın taşınmazın mülkiyetini … parsel sayılı taşınmazın imar (TSM) işlemi sebebiyle 31/12/2015 tarihinde edindiği, 24/05/2018 tarihinde taşınmaz üzerine “I. derecede korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” şerhi koyulduğu anlaşılmıştır. Başvuruya konu taşınmazı da kapsayan … …
Yerleşiminin, Gaziantep Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26/04/2018 tarih ve …
sayılı Kararı kapsamında; “…söz konusu tepenin Geç Antik dönemde yerleşme görmüş olduğu yüzeyde görülen çatı kiremitleri, seramikler ve yer yer görülebilen duvar kalıntıları yerinde tespit edilmiş olup ayrıca, aynı alanda daha önceden bulunmuş ve Kahramanmaraş Müzesine getirilmiş olan Hiyeroglif yazıtlı Geç Hitit Stelinden de bu alanın Erken Demir Çağından Geç
Antik Döneme kadar bir yerleşim süreci geçirmiş olduğu anlaşıldığından Kahramanmaraş
Müze Müdürlüğü uzman raporları da dikkate alınarak” I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmesinin uygun olduğuna karar verildiği görülmüştür.
22. Başvuranın … Ada, … Parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılması talebi ile İdareye gerçekleştirdiği başvuruya istinaden Kahramanmaraş İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü uzmanlarınca hazırlanan raporda; “hali hazırda parsel üzerinde etrafı sur duvarı ile çevrili içerisinde 2 katlı betonarme ev bulunmaktadır… Müdürlüğümüz arşivinde yapılan incelemede söz konusu parselin Gaziantep kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 26/04/2018 tarih ve … sayılı Kararı ile I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiştir. Tescil edilen alanın
Bakanlığımız izinli kazı alanı içerisinde yer almadığı, koruma amaçlı imar planı bulunmadığı tespit edilmiştir. Sit alanı ilan edilmeden önce parselin bulunduğu alanın Belediyesince imar plan çalışması yapıldığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak taşınmaz sahibinin mağduriyetinin giderilmesi ve alanın bilimsel kazılar yapılmak üzere kullanılması açısından, ayrıca ilçe merkezi yerleşim alanı içerisinde kalan arsada imarlı alanın getirdiği haklardan faydalanılamayacak olması göz önünde bulundurularak İlimiz Onikişubat İlçesi, …
Mahallesinde bulunan … Ada … Parselde yer alan taşınmazın kamulaştırılması hususunun değerlendirilmesi için konunun Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne iletilmesi hususunda gereğini arz ederiz” ibarelerine yer verildiği görülmektedir. İdarenin başvuranın kamulaştırma talebini Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü 2019 mali yılı kamulaştırma ödeneğinin yetersiz olması nedeniyle reddettiği anlaşılmıştır.
23. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun “Arkeolojik Sitler, Koruma ve
Kullanma Koşulları” başlıklı 05.11.1999 tarih ve … sayılı İlke Kararı uyarınca, Kararda sayılan sınırlı haller dışında “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” ilan edilen alanların korunmaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olduğu ve bu alanlarda kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine ve bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağına karar verildiği görülmektedir. Bu itibarla başvuranın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilen taşınmazındaki mülkiyet hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır.
24. Danıştay 6. Dairesinin E.2015/4974 K.2015/6691 sayılı ve 13.11.2015 tarihli
Kararında; “Dava, Samsun ili, Atakum İlçesi, Ç… Mevkii, 1… ada … parsel ve 1… ada …
parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı tarafından, 1. Derece Arkeolojik Sit alanında kalan taşınmazlara ilişkin olarak kesin inşaat yasağı getirilmesi sebebiyle; mülkiyet hakkının kısıtlandığı, 2942 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesi uyarınca yapılan başvurunun ödenek yetersizliği nedeniyle reddedildiği ileri sürülerek taşınmaz bedeli olarak belirlenen 417.129,00.-TL’nin adli yargıda açılan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince görevsiz mahkeme olan
Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2013/271 sayılı dava dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; Samsun ili, Atakum ilçesi, B… Köyü, sınırlarındaki 1… ada, … parselin tamamı ve 1… ada … parselin yarısının 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenmesi ve kesin inşaat yasağı getirilmesi nedeniyle mülkiyet hakkı kısıtlanan davacının uğradığı zarar karşılığı taşınmazın değeri olan 417.129,00.-TL bedelin adli yargı yerindeki dava tarihinden itibaren davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; bu karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
…
Yukarıda yer verilen kuralların birlikte değerlendirilmesinden, kısmen veya tamamen özel mülkiyete geçmiş olan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve koruma alanlarının Bakanlığın hazırlayacağı bir program dahilinde kamulaştırılacağı, uygulama imar planına göre hazırlanacak projelerin gerçekleştirilmesi amacıyla kamulaştırma yapılacağı, ayrıca bu statüde bulunan taşınmazların kullanılmasından yararlanmak hususunda yasal sınırlamalar yanında belli koşullar dahilinde kullanıma izin verildiği, sit alanı ilan edilen ve koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen taşınmazlar için takas talebinde bulunulabileceği, takas işlemine ilişkin usul ve esasların yönetmelikte düzenleneceği, takas talebinin kabul edilebilmesi için taşınmazın sit alanında olması ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı bulunmasının gerektiği, kanun hükmü gereği plan yapmaya yetkili idarelere sit alanı ilanından itibaren belirli bir sürede koruma amaçlı imar planını yapma zorunluluğu getirildiği görülmektedir.
Öncelikle, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanları, sit alanlarından farklılık arz etmektedir. Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı örnekleri 2863 sayılı Kanun’un ilgili maddesinde ayrı ayrı sayılarak (örneğin, kaya mezarlıkları, höyükler, tümülüsler) somutlaştırılmıştır. Sit alanları ise koruma statü ve dereceleri farklılık arz etmekle birlikte hazırlanacak bilimsel raporlar doğrultusunda tarihi, kültürel veya tabiat güzelliklerinin alanın bütünselliğiyle beraber koruma altına alındığı alanı ifade etmektedir. Bu ayrımın bir sonucu olarak gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları için Kanun’un 15. maddesinin a fıkrasında taşınmazların program dahilinde kamulaştırılması esası getirilmiş; ancak sit alanında bulunan ve gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetine geçmiş olan taşınmazlar için kamulaştırma esası benimsenmemiş, bunun yerine aynı maddenin (f) bendinde takas imkanı getirilmiştir.
Bu durumda, kesin inşaat yasağı bulunan ve I. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen, özel mülkiyete konu taşınmazların malikleri tarafından nasıl kullanılacağı, tarımsal faaliyetler gibi gelir getirici faaliyetlerde bulunup bulunulmadığı, taşınmazın satışı, kiraya verilmesi gibi özel hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerin kullanılıp kullanılmadığı gibi hususların olayın özelliğine göre ortaya konulması gerekmektedir. Dolayısıyla, taşınmazdan hiçbir şekilde tasarruf etme imkanı kalmadığı ortaya konulduğu durumlardan mülkiyet hakkının kamu otoritesi tarafından süresi belirsiz biçimde kısıtlandığından söz edilecektir. Hukuki ve filli durumu itibariyle taşınmazın hiçbir şekilde sit statüsünde olmadığı varsayımında, mülkiyet hakkının kullanılması ve taşınmazdan yararlanma imkanı olmayan ve sit alanının bütünselliği nedeniyle sit alanından çıkarılması uygun olmayan taşınmazlarda mülkiyet hakkının ihlal edilip edilmediğinin de olaya göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık, kesin yapılaşma yasağı bulunan I. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazın uzun müddet kamulaştırılmadığından bahisle kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebinin reddine ilişkin işlemden kaynaklanmaktadır. Böyle bir durumda, dava konusu olayın içeriğine göre kamulaştırmasız el atmanın şartlarının oluşup oluşmadığının ve dava konusu taşınmazın statüsü de ortaya konulmak suretiyle taşınmazın kamulaştırması zorunlu bir taşınmaz olup olmadığının ortaya konulması suretiyle tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca idarelerin sit alanlarında kamulaştırma yapma zorunluluğunun bulunmadığı, ancak uyuşmazlığa konu olayda, trampa için gerekli olan koruma amaçlı imar planı kapsamında ve inşaat yasağı getirilen 1. derece arkeolojik sit alanında bulunma koşullarına sahip davacı taşınmazları için davacı tarafından
5.11.2012 tarihinde trampa talebinde bulunularak sorumluluğunu yerine getirilmesine rağmen,
bu güne kadar trampa işlemlerinin gerçekleştirilmemesi sonucu kamulaştırılma için yapılan başvurunun da ödenek yetersizliği nedeniyle reddedildiği, 1998 tarihinden itibaren davacının taşınmazlarının 1. derece arkeolojik sit alanında bulunması nedeniyle kesin inşaat yasağı getirilmesinden dolayı mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı anlaşıldığından;
İdare Mahkemesince hükme esas alınan ve Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesi hükümlerine göre ve dava konusu taşınmazın cinsi, nevi, emsal nitelikteki taşınmazların nitelik ve satış fiyatı, emlak vergisine esas değeri gibi kriterler doğrultusunda usulüne uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre tespit edilen, arkeolojik sit alanına isabet eden taşınmazların bedelinin tazminat olarak ödenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.” ifadelerine yer verilerek taşınmaz kültür varlıkları ve bunların koruma alanlarının, sit alanlarından farklı olduğu, bu nedenle idarelerin sit alanlarında kamulaştırma yapma zorunluluklarının bulunmadığı ancak kesin inşaat yasağı getirilen taşınmaza ilişkin olarak başvuranın trampa talebinin yerine getirilmemesinin ve kamulaştırma talebinin ödenek yetersizliği ile reddedilmesinin taşınmazın 1998 yılından beri I. Derece Arkeolojik Sit Alanında bulunması ve kesin inşaat yasağı getirilmesi nedeniyle başvuranın mülkiyet hakkını süresiz olarak kısıtladığını vurgulanmıştır.
25. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun taşınmaz kültür varlıkları ve bunların koruma alanlarının kamulaştırılmasına ilişkin 15 inci maddesi çerçevesinde, Danıştay kararlarında, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarının, sit alanlarından farklılık arz ettiği, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı örneklerinin 2863 sayılı Kanunun ilgili maddesinde ayrı ayrı sayılarak (örneğin, kaya mezarlıkları, höyükler, tümülüsler) somutlaştırıldığı, ancak sit alanlarının koruma statü ve dereceleri farklılık arz etmekle birlikte hazırlanacak bilimsel raporlar doğrultusunda tarihi, kültürel veya tabiat güzelliklerinin alanın bütünselliğiyle beraber koruma altına alındığı alanı ifade ettiği, bu ayrımın bir sonucu olarak gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları için Kanunun 15 inci maddesinin (a)
fıkrasında taşınmazların program dahilinde kamulaştırılması esası getirildiği, ancak sit alanında bulunan ve gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetine geçmiş olan taşınmazlar için kamulaştırma esasının benimsenmediği, bunun yerine aynı maddenin (f) bendinde takas imkanı getirildiği, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bir değeri ifade ettiği, sit alanının ise arz üzerindeki statüyü ifade ettiği, bu bağlamda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca idarelerin sit alanlarında kamulaştırma yapma zorunluluğunun bulunmadığı değerlendirmesinde bulunulmuştur.
26. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 17 inci maddesi uyarınca; bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plan uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plan kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır.
Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır. İdare tarafından Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, I.
Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilen ve başvuruya konu taşınmazı kapsayan “… …
Yerleşiminin” koruma amaçlı imar planının bulunmadığı ve söz konusu alanda Bakanlık izinli kazı alanı içerisinde yer almadığı anlaşılmıştır. Alanın Gaziantep Kültür Varlıklarını Koruma
Bölge Kurulunun 26/04/2018 tarih ve … sayılı kararı ile I. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edildiği nazara alındığında, koruma amaçlı imar planının hazırlanması için ilgili İdarelere tanınan üç yıllık sürenin henüz dolmadığı anlaşılmıştır.
27. Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulaması, Denetimi ve Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmelik kapsamında; belediyelerin koruma amaçlı imar planlama çalışmalarının program ve bütçesini hazırlayarak
İller Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün yıllık bütçesi oluşturulmadan önce İller
Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğüne müracaat edecekleri ve bu amaçla belediyelere aktarılmak üzere İller Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü bütçesine yeteri kadar ödenek konulacağı, ayrıca, ilgili idarelerden yetki alarak Bakanlıkça da koruma amaçlı imar planları yaptırılabileceği düzenlenmiştir. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 712 sayılı İlke Kararında; koruma amaçlı imar planlarının hazırlanmasında uygulamada çıkan sorunlara dikkat çekilerek koruma amaçlı imar planlarının yapımı için Kanunda tanınan sürenin göz önüne alınarak konunun ilgili İdareler hatırlatılmasına ve çalışmaların Bakanlıkça planlama yetkisine sahip kamu kurum ve kuruluşları ile birlikte gerekli koordinasyon sağlanarak yürütülmesine karar verilmiştir.
28. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “Sporrong ve Lönnroth/İsveç” Davasında; Sporrong taşınmazında 23 yıl Lönnroth taşınmazında 8 yıl süren kamulaştırma izninin başvuranları taşınmazlarının geleceği hakkında tamamen belirsizlik içinde bıraktığını ve başvuranların içinde bulundukları zorlukların Hükümetçe dikkate alınmasını sağlamaya yönelik haktan mahrum olduklarını tespit etmiştir. Mahkeme kararında kamulaştırma iznine ek olarak
Sporrong taşınmazında 25 yıl, Lönnroth taşınmazında 12 yıl uygulanan inşaat yasağına bağlı olarak başvurucuların mülkiyet haklarından tam anlamıyla faydalanmalarının engellendiğini belirterek İsveç Parlamento Ombudsmanının “uzun süreli inşaat yasaklarının mülk sahipleri üzerinde yarattığı olumsuz etkinin hukukun üstünlüğü ile yönetilen bir devletin pozisyonu ile bağdaştırılamayacağını” kaydeden 1967 tarihli raporuna atıfta bulunmuştur. Mahkeme ayrıca kamulaştırma izni ile inşaat yasağının uzun bir süre için öngörülmüş olmasının, toplumsal yarar ile bireysel yarar arasındaki dengeyi bozduğunu tespit ederek, sonuçları inşaat yasağı ile ağırlaştırılan kamulaştırma izni ile her iki başvurucu açısından AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. (https://hudoc.echr.coe.int , Erişim 22/02/2019)
29. Başvuruya konu taşınmazın hukuki ve fiili durumuna ilişkin yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat, ulusal ve uluslararası mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin verdiği kararlar ışığında başvuranın talebi değerlendirildiğinde, başvuruya konu taşınmazın 26/04/2018 tarihinde “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” olarak tescil edildiği, başvuranın 08/10/2018 tarihli dilekçe ile Kahramanmaraş İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne başvurarak kamulaştırma talebinde bulunduğu, söz konusu talebin 2019 mali yılı kamulaştırma ödeneğinin yetersizliği nedeniyle Bakanlıkça reddedildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığınca kamulaştırma işlemlerinin mevcut ödenek imkanları ölçüsünde 19 numaralı paragrafta açıklanan önceliklere göre gerçekleştirildiği, Danıştay içtihatları uyarınca idarelerin sit alanlarında kamulaştırma yapma zorunluluğunun bulunmadığı, sit alanı ilan edilen ve kesin inşaat yasağı getirilen taşınmaz maliklerinin mülkiyet haklarının kullanılamaz hale gelmesini önlemek ve adil dengeyi daha hızlı biçimde sağlamak amacıyla 2863 sayılı Kanun’un 15. maddesine eklenen trampa imkanından faydalanılabilmesi için öncelikle alana ilişkin koruma amaçlı imar planlarının ilgili
İdarelerce üç yıl içerisinde hazırlanarak yürürlüğe sokulması gerektiği, taşınmazın 2018 yılında
“I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” olarak tescil edildiği ve bu çerçevede İdareye tanınan söz konusu üç yıllık sürenin devam ettiği nazara alınarak başvuranın taşınmazının kamulaştırma talebinin İdarece reddedilmesinde hukuka aykırılık olmadığı değerlendirilmiştir.
Ancak, ilerleyen dönemde başvuranın mülkiyetinin akıbeti hususunda belirsizliğe itilmemesi ve Anayasa ile teminat altına alınan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde taşınmazdan yararlanma olanağının zedelenmemesi bakımından, başvuranın 2863 sayılı Kanunla tanınan trampa imkanından faydalanabilmesini teminen Bakanlıkça planlama yetkisine sahip kamu kurum ve kuruluşları ile birlikte gerekli koordinasyon halinde koruma amaçlı imar planlarının süresi içerisinde hazırlanarak onaylanması, mümkün olmaması halinde başvuranın taşınmazının kamulaştırma talebinin mevcut bütçe olanakları çerçevesinde değerlendirilmeye alınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 30. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden İdarelerin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, makul “sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” “kanunilik” ve “ölçülülük” ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
31. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
İdarelere tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Kahramanmaraş İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, İlerleyen dönemde başvuranın mülkiyetinin akıbeti hususunda belirsizliğe itilmemesi ve
Anayasa ile teminat altına alınan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde taşınmazdan yararlanma olanağının zedelenmemesi bakımından, a) Başvuranın sit alanı ilan edilen taşınmazına ilişkin olarak 2863 sayılı Kanunla tanınan trampa imkanından faydalanabilmesini teminen Bakanlıkça planlama yetkisine sahip kamu kurum ve kuruluşları ile birlikte gerekli koordinasyon halinde koruma amaçlı imar planlarının süresi içerisinde hazırlanarak onaylanması, ve b) Trampa imkanı sağlanmasının mümkün olmaması halinde başvuranın taşınmazının kamulaştırma talebinin mevcut bütçe olanakları çerçevesinde değerlendirilmeye alınması hususunda KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA, KAHRAMANMARAŞ
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve ONİKİŞUBAT BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye
Başkanlığınca ve Onikişubat Belediye Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA, KAHRAMANMARAŞ
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve ONİKİŞUBAT BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi