TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/979-S.20.1551
BAŞVURU NO : 2019/13504
KARAR TARİHİ : 17/01/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI
BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Tarım alanında muvakkat yapı izni verilmesi istemine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 01/08/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Atlas mahallesi, ada, parselde kayıtlı hazine arazisini hobi bahçesi (sebze-meyve yetiştiriciliği) yapmak üzere Ertuğrulgazi Emlak
Müdürlüğü’nden 15/11/2018 tarihinde kiralayarak teslim aldığını; kiralama şartname ve sözleşmesinde açık ibare ile belirtilen geçici yapı için Nilüfer Belediyesi’ne 23/11/2018 tarihinde yaptığı müracaatının Belediye’nin 27/11/2018 tarihli yazısında “… kiraladığınız …
yer 1/100.000 ölçekli 2020 yılı çevre düzeni planında tarım alanında kalmaktadır. 3194 sayılı
İmar Kanununa ve 5403 sayılı Toprak Koruma Kanununa göre tarım alanlarında muvakkat yapı izni verilememektedir.”, denilmekle reddedildiğini; Ertuğrulgazi Emlak Müdürlüğü marifetiyle gerekli izinlerin çıkarılması istemiyle 24/12/2019 tarihinde ilgili idareye başvuruda bulunduğunu, süresinde cevap gelmemesi üzerine 28/03/2019 tarihli bir dilekçe ile Bursa
Valiliği’ne 6360 sayılı yasa kapsamında başvuruda bulunduğunu; hâlihazırda kiralama amacına uygun olarak kullanamadığı araziye kira bedelini ödemeye devam etmekte olduğunu, hobi bahçesi olarak faaliyete geçiremediği taşınmazdan 5 yıl sonunda ürün elde edemeyeceğini, taşınmazın köy yerleşik yerinde olduğunu, çevresinin tamamının yapılaşmış olduğunu iddia ve şikâyetle; mağduriyetinin giderilmesi hususunda gereğini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
3.2. Ayrıca bahse konu parselin “Tarım Alanı”nda kaldığı, çevresindeki muhtelif parsellerdeki yapılara 3194 sayılı İmar Kanununun 32. ve 42. maddeleri gereği yasal işlemlerin tanzim edildiği; Açıklamalarına yer verilmiştir.
4. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün 10/9/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle, 4.1. Başvuruya konu kiralanan taşınmazın 1/100.000 ölçekli 2020 yılı çevre düzeni planında
“tarım alanı”nda kaldığı, dolayısıyla 5403 sayılı Kanun kapsamında olduğu, söz konusu
Kanunda muvakkat yapı izni ile ilgili düzenleme bulunmadığı; 4.2. Köy yerleşik alanlarının tespiti ve onaylanmasına dair işlemlerin Bakanlıkları dışında ilgili idarelerce yürütüldüğü, 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanunun 21. maddesi ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce belirlenen onaylı köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı ile onaylı Köy Yerleşik Alanlarının, Bakanlıkları görüşüne bakılmadan, izinli kabul edildiği, bu bağlamda başvuruya konu arazinin köy yerleşik alanında kaldığının belgelenmesi durumunda bu alan planlı alan kabul edileceğinden, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun arsa ile ilgili hükümlerinin geçerli olacağı, 4.3. Son zamanlarda Ülkemizin değişik bölgelerinde, özellikle şehir merkezlerine yakın bölgelerdeki özel veya kamu mülkiyetinde olan arazilerin tarımsal üretim adı altında Ülkemizin tarımsal üretim envanterine katkı amacı taşımayan “hobi bahçeleri” adı altında kullanılmak istendiği, söz konusu kullanımların küçük ölçekli olduğu, kullanıcıların buraları ikinci konut alanına dönüştürmeyi hedeflediği; 4.4. Kelime anlamı olarak “hobi”nin; kişinin işi, meslek çalışması, asıl uğraşı dışında, dinlendirici bir iş olarak yaptığı, oyalayıcı şey veya yapılması gerekli veya zorunlu olmayan kişinin kendi mesleği dâhilinde veya farklı meslek türüne giren genellikle boşta kalan zamanları değerlendirme amacıyla yapılan yetenek beceri geliştirici oyalayıcı iş, olarak tanımlandığı, bu tanımlamalardan da anlaşılacağı üzere, “hobi” den anlaşılması gerekenin asıl işin dışında boş zamanları değerlendirmeye yönelik uğraşlar olduğu, oysa tarım arazilerinin sadece tarımsal üretim amacıyla kullanılacak kaynaklar oldukları; 4.5. Mevzuatta ve literatürde “hobi bahçeleri” adı altında bir üretim modeli bulunmadığı, yapılan bu tür tasarrufların, tarım alanlarının yasalara aykırı olacak bir şekilde amacı dışında kullanılmasına yönelik yöntemlerden birisi olduğu, bunun en açık göstergesinin, bu uygulamalar için “imar barışı” başvuruları yapılması olduğu; 4.6. Tarım alanlarında yapılacak tarımsal üretim için yapı yapılma zorunluluğunun bulunmadığı, kaldı ki böyle bir zorunluluk olması durumunda Ülkemizde var olan 32 milyon tarım parselinin her birinde yapı yapılması anlamına geleceği bunun ise tarım alanlarını yapı baskısı altında bırakacağı; Açıklamalarına yer verilmiştir.
5. Bursa Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 26/9/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle, 5.1. Bahse konu Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Atlas mahallesi ada, parsel no.lu taşınmazın
5403 sayılı Kanuna tabii alanlardan olduğu, 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve
Arazi Kullanımı Kanunu ile 9.12.2017 tarihli ve 30265 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair
Yönetmeliğin 23. maddesine dayanılarak hazırlanmış talimatın “Tarımsal Amaçlı yapılar” bölümü 5.maddesine göre “(2)… ile bir parsele sadece bir adet olmak şartıyla yüzölçümü 2 hektar üzerinde olan mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve marjinal tarım arazileri, 0,5 hektar olan dikili tarım arazileri ile 0,3 hektar olan örtü altı tarım arazilerinde; taban alanı müştemilat dahil 75 metrekare ve toplam inşaat alanı 150 metrekareyi geçmeyen bağ (çiftlik)
evi, Bakanlıkça entegre nitelikte olmayan tarımsal yapı olarak kabul edilmiştir.” maddesince değerlendirme yapılarak tarımsal yapı izni verildiği; muvakkat yapı izni verilmesi ile ilgi mevzuatlarında bir hüküm bulunmadığı, bağ (çiftlik) evinin mevzuatında “Tarımsal faaliyetin yapılması için gerekli ihtiyacı karşılayacak olan ve izin verilmesi halinde tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan yapı” olarak tanımlandığı; 5.2. Başvuranın kiraladığı taşınmazın köy yerleşik alanında kaldığı, etrafının yapılaşmış olduğu iddiasına ilişkin olarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İmar ve Şehircilik Daire
Başkanlığı)’na 09.09.2019 tarih ve sayılı yazıları ile parselin onaylı köy yerleşik alanında kalıp kalmadığının soru konusu edildiği; 12.09.2019 tarih ve
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı)’nın 2 cevabi yazısında Atlas mahallesinde, yaklaşık 4790 m büyüklüğünde olan ada no.lu parselin tarihle onaylı Atlas Köyü Yerleşik Alan sınırı içinde yaklaşık 150 2 m sinin kaldığının tespit edildiği, bununla ilgili onaylı sınır paftası ve uydu fotoğraflı kadastro sınırı paftasının ek olarak gönderildiği, bu alan dışında kalan kısmının 5403 sayılı Toprak
Korunma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında kalan yerlerden olduğu; 5.3. Sonuç olarak, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında muvakkat yapı yapılmasına dair bir hüküm bulunmadığından Müsteşarlık Makamının 26/04/2018 tarihli ve sayılı Olur’u ile uygulamaya giren “Tarım Arazilerinin
Konınması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Uygulama Talimatı” çerçevesinde işlemlerin tesis edildiği, konu ile ilgili olarak talimatta geçici yapı ile hobi bahçesi tanımı bulunmadığı, ayrıca söz konusu tarımsal üretimi engelleyecek herhangi bir maninin de bulunmadığı; Açıklamalarına yer verilmiştir.
6. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 26/9/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 10/9/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle, 6.1. Başvuruya konu kiralama işleminin, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki
Yönetmelik ve 300 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca yapıldığı, 2886 sayılı
Kanunun 45. maddesine göre Açık Teklif Usulüyle ihale edildiği, ihtilafların çözüm yerinin
Bursa İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğu, Ayrıca tarafların yetki ve sorumluluklarının kira sözleşmesinde maddeler halinde belirtildiği, sözleşmenin ekte gönderildiği; 6.2. Taşınmazın kira ihalesine çıkılmadan önce imar durumuna ilişkin imar durum belgesinin
Nilüfer Belediye Başkanlığı’ndan, en son tapu kayıt örneğinin Nilüfer Tapu Müdürlüğü’nden,
6831 sayılı Orman Kanun kapsamında kiralanmasında sakınca olup olmadığının bildirilmesinin
Orman Bölge Müdürlüğü’nden istenildiği, ancak taşınmaz üzerinde yapılabilecek yapılara ilişkin herhangi bir yazışmanın olmadığı; 6.3. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmeliğin Ek 4’ünde yer alan Kira
Sözleşmesinin 5. maddesinde: ‘Kiraya verilecek taşınmazlar üzerinde sabit tesis yapılamaz.
Ancak kiralama süresi sonunda kaldırılmak ve kiralama amacına uygun olmak kaydıyla takılıp sökülebilir malzemelerle kapalı alan oluşturulabilir.’, yine söz konusu Yönetmeliğin Ek 3’ünde yer alan Kira Şartnamesinin 13. maddesinde: ‘..Kiraya verilecek taşınmazlar üzerinde sabit tesis yapılamaz. Ancak, kiralama süresi sonunda kaldırılmak ve kiralama amacına uygun olmak kaydıyla takılıp sökülebilir malzemelerle kapalı alan oluşturulabilir.’, hükümlerinin yer aldığı, 6.4. Ekte birer örneği gönderilen ile yapılan 15/11/2018 tarihli Kira
Sözleşmesi ile Kira Şartnamesinin ilgili Yönetmelik Ekleri doğrultusunda düzenlendiği ve 15/11/2018’de ilgili şahsa yer teslimi yapıldığı; 6.5. Taşınmazın, Hobi Bahçesi (Meyve – Sebze Yetiştiriciliği) olarak kiralanmasının yapıldığı, ilgili kuruluşlardan izin alındığı takdirde sözleşme hükümleri doğrultusunda taşınmaz üzerinde takılıp sökülebilen malzemelerle kapalı alan oluşturulmasında idareleri açısından sakınca bulunmadığı, taşınmaz üzerinde (sözleşmenin 5. maddesinde belirtilen) takılıp sökülebilir malzemelerle kapalı alan oluşturulmasında ve UAVT adres kaydı alınmasında herhangi bir yetki ve sorumluluklarının bulunmadığı, bu konuda yetkili birimin Nilüfer Belediye Başkanlığı olduğu; 6.6. Buna göre; Bakanlıklarınca (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) Hazineye ait taşınmazların üzerine sabit tesis yapılmaksızın, kira süresi sonunda kaldırılmak ve kiralama amacına uygun olmak kaydıyla takılıp sökülebilir malzemelerle kapalı alan oluşturulmasına izin verildiği, yasal izin ve işlemlerin kiracı tarafından yapılması gerektiği; 6.7. Başvuran tarafından verilen 23/11/2018 tarihli dilekçeyle, söz konusu alanın güneydoğu ucunda bulunan ancak arazinin yasal sınırlarında olmayan ağaçlık bölgeyle birlikte kesilmiş halde orman emvalinin sözleşme ekinde bulunan orman bölge tespiti ile uyuşmadığı ve zarar gördüğünün tespit edildiği, hobi bahçesi peyzajında bazı ağaçların bedeli mukabilinde alınmak istendiği, bu nedenle tespiti ve gereğinin talep edildiği, yine kiralamaya konu taşınmaz hakkında elektrik bağlanmasının ye hitaben yazılan 23/11/2018 tarih ve sayılı yazıyla istenildiği; 6.8. Orman Bölge Müdürlüğü’ne hitaben yazılan 10/12/2018 tarihli ve sayılı yazı ile söz konusu taşınmazın üzerinde bulunan ağaçların bedeli mukabilinde kesilmesinde sakınca olup olmadığına ilişkin kurum görüşlerinin istenildiği, cevap alınılamaması nedeniyle yine 24/01/2019 tarih ve sayılı yazıyla idarece yapılan tespit durumu da bildirilmek suretiyle kiracının herhangi bir mağduriyet yaşamaması için cevaplarının çabuklaştırılmasının istenildiği, cevaben alınan 12.02.2019 tarihli ve sayılı yazı eki 26/07/2018 tarih ve sayılı yazıyla söz konusu taşınmazın üzerinde 10.315,74 TL ekonomik değeri orman emvallerinin (88 adet karaçam, 53 adet gürgen ve 104 adet meşe) tespit edildiği; 6.9. İdarece yapılan 17/01/2019 tarihli tespitte taşınmazın güney kısmı üzerinde bulunan Orman
Bölge Müdürlüğü tarafından tespiti yapılan ve raporda belirtilen ağaçların aynen durduğu, alan içinde sadece eskiden çürüyerek kırılmış en fazla 3-4 adet çürümüş ağacın bulunduğu, kesilen ve kırılan ağacın bulunmadığı; 6.10. Başvuran tarafından verilen 24/12/2018 tarihli dilekçeyle, söz konusu taşınmazın kiralama süresi sonunda kaldırılmak ve kiralama amacına uygun olmak kaydıyla takılıp sökülebilir malzemelerle kapalı alan oluşturmak (muvakkat yapı) için yetkili idare olan Nilüfer
Belediye Başkanlığı’na müracaat edildiği, ancak talebin reddedildiği, bu nedenle araziye konulacak muvakkat yapı için Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü marifetiyle gerekli izinlerin çıkartılmasının talep edilmesi üzerine, Nilüfer Belediye Başkanlığı’na yazılan 25/01/2019 tarih ve sayılı yazıyla kira sözleşmesinin 5. maddesinden de bahisle, 6360 sayılı Yasa kapsamında köy statüsünden mahalle statüsüne dönüşerek yerleşim alanı içerisinde kalan taşınmazın üzerinde muvakkat yapı yapılamayacak olması halinde nedeninin mevzuat açısından açık ve net olarak izah edilmesinin talep edildiği; 6.11. Cevaben alınan 05/02/2019 tarih ve sayılı yazıyla söz konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar
Planının bulunmadığı, 2020 yılı Bursa 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında Kırsal
Yerleşme Alanlarının (Kırsal Yerleşme Alanları Bursa 2020 Yılı 1/100000 Ölçekli İl Çevre
Düzeni Planında şematik gösterilmiş olup, Onaylı Köy Yerleşik Alanları/Gelişme Alanları ve
Köy Yerleşme Alanı bulunmayan alanlarda, tapu kaydında ‘Köy içi’ parselleri kapsamaktadır.)
dışında Tarım Alanında kaldığı ve Tarım alanlarında muvakkat yapıya izin verilemediği, muvakkat yapının 3194 sayılı İmar Kanunun 33. maddesine ve 27/05/2018 tarih ve sayılı
Resmi Gazetede yayımlanan Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 61. maddesine göre tamamı veya bir kısmı umumi hizmetlere rastlayan yerler ile Kanunun 18. maddesi (şuyulama) hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarda yapı izni verilmeyen yerlerde verildiğinin bildirildiği; 6.12. Başvuran tarafından verilen 18/03/2019 tarihli dilekçeyle, yapı izni verilmesi talebinin zımnen reddedildiğinden bahisle, konunun tetkik edilerek mağduriyetinin giderilmesinin talep edildiği, anılan şahsa yazılan 17/04/2019 tarih ve sayılı yazıyla, kira ihalesinde ve kira sözleşmesinde kiralama amacının Hobi Bahçesi olduğundan bahisle, taşınmaz üzerinde (sözleşmenin 5. maddesinde belirtilen) takılıp sökülebilir malzemelerle kapalı alan oluşturulmasında ve UAVT adres kaydı alınmasında idarelerinin herhangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, yetkili birimin Nilüfer Belediye Başkanlığı olması nedeniyle söz konusu birimden alınacak izin doğrultusunda yapı yapılabileceğinin bildirildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
7. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 7.1. “Toprak mülkiyeti” başlıklı 44. maddesinde, “Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tesbit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.”; 7.2. “Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması” başlıklı 45.
maddesinde, “Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer’aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır…”; 7.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 8. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 9. 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 9.1. “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması:” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
c) (Ek: 3/7/2005 – 5403/25 md.) (Değişik:4/7/2019-7181/6 md.) Tarım arazileri, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan; tarımsal amaç dışında kullanılamaz, planlanamaz, köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı veya yerleşik alan olarak tespit edilemez.”; 9.2. “Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar:” başlıklı 33. maddesinin birinci fıkrasında, “İmar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13 üncü maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olanlarında sahiplerinin istekleri üzerine belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edilir ve buna dayanılarak usulüne göre yapı izni verilir.”;
9.3. “Köylerde yapılacak yapılar ve uyulacak esaslar” başlıklı 27. maddenin –(Değişik:
12/7/2013-6495/73 md.) dördüncü fıkrasında, “Köy yerleşik alan sınırı içerisinde, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi
Kullanımı Kanunu hükümleri uygulanmaz.”; 10. 03/07/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 10.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde (Değişik: 30/4/2014-6537/1 md.), “Bu Kanunun amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir.”; 10.2. “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde (Değişik: 30/4/2014-6537/2 md.), “Bu Kanun; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak sınıflandırılması, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin asgari büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, arazi kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulması ile görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin usul ve esasları kapsar.”; 10.3. “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının d bendinde, “Bu Kanunda geçen; d) Tarım arazisi: Toprak, topografya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup, hâlihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen arazileri,…
İfade eder.” 10.4. Geçici Madde 6 – (Ek:4/7/2019-7181/21 md.), “19/7/2005 tarihinden önce onaylanmış 1/5000 veya 1/1000 ölçekli imar planları veya arsa vasfı kazanmış parseller ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce belirlenen onaylı köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı ile yerleşik alanlar izinli kabul edilir.”; 11. 19.06.2007 tarihli ve 26557 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hazine
Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik 11.1. Ek-3 (Değişik:RG-26/07/2007-26594) Kira Şartnamesi’nin 13. maddesinde (Değişik:RG-11/9/2014-29116), “(…) Kiraya verilecek taşınmazlar üzerinde sabit tesis yapılamaz. Ancak, kiralama süresi sonunda kaldırılmak ve kiralama amacına uygun olmak kaydıyla takılıp sökülebilir malzemelerle kapalı alan oluşturulabilir. (…)”; 11.2. Ek-4 (Değişik:RG-26/07/2007-26594) Kira Sözleşmesi’nin 5. maddesinde, “Kiraya verilecek taşınmazlar üzerinde sabit tesis yapılamaz. Ancak kiralama süresi sonunda kaldırılmak ve kiralama amacına uygun olmak kaydıyla takılıp sökülebilir malzemelerle kapalı alan oluşturulabilir.”; 12. 20.10.2005 tarihli ve 25972 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Milli Emlak Genel
Tebliği (Sıra No: 300)
12.1. “IX. İzin Taleplerinde, Bakanlığa veya Valiliğe Gönderilecek Bilgi ve Belgeler” başlıklı maddesinde, “Bakanlığa veya valiliğe gönderilecek izin talep yazılarına, tebliğin ekinde yer alan “Hazinenin
Özel Mülkiyetinde Ve Devletin Hüküm Ve Tasarrufu Altında Bulunan Taşınmazlara Ait Kira
İşlemi Bilgi Formu (Ek 3)” ile aşağıda açıklanan belgeler eklenecektir.
“1. Taşınmaz Hazinenin özel mülkiyetinde ise, ilk defa hangi yolla ve amaçla edinildiği, son duruma göre tapu kayıt örneği. 2. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden ise, ebatları gösterilmiş ölçekli krokisi. 3. 189, 775, 2510, 2634, 2863, 2873, 2924, 3083, 4342, 6831, 7269 sayılı Kanunların kapsamına girip girmediği. 4. İmar planı sınırları içinde olup olmadığı, imar planı içinde ise, hangi ölçekte, hangi tür plân (bölge plânı, çevre düzeni plânı, nazım imar plânı, uygulama imar plânı gibi) içinde olduğu, plânda ne kadarının hangi amaca ayrıldığı, belediyesince onaylı imar durum belgesi veya üzerinde kadastro yahut imar parseli işaretlenerek yeri belirlenmiş ve varsa kıyı kenar çizgisi işlenmiş onaylı imar planı örneği,5. Belediye ve belediye mücavir alanı sınırları içinde bulunup bulunmadığı,6. Üzerinde muhdesat (bina, tesis, ağaç vs.) varsa, ne olduğu; muhdesat Hazineye ait değilse, kime ait olduğu,(…) 8. Tapu kayıtlarında herhangi bir şerh veya beyan bulunup bulunmadığı, varsa ne olduğu, mülkiyetinin ihtilâflı veya davalı olup olmadığı (…)11. Taşınmazın mahallinde düzenlenmiş, krokisi, işgal ve kullanım durumu ile muhdesat ve benzeri fiilî durumları konusunda bilgiler ihtiva eden tespit tutanağı.”
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
13. Kamu Denetçisi inceleme ve araştırması neticesinde, Anayasanın 44. ve 45. maddeleri,
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun, 3194 sayılı İmar Kanununun ve
Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin ilgili hükümleri ile 2020 yılı Bursa 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Uygulama Hükümleri çerçevesinde tarım alanında kalan taşınmaz üzerinde muvakkat yapı yapılmasına izin verilmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, öte yandan, tarım alanlarının tarımsal amaç dışında kullanılamayacağına ilişkin düzenlemelerde korunan hukuki yarar dikkate alındığında, başvuranın mülkiyet hakkının kullanımına getirilen sınırlandırmanın, taşınmazdan kiralama amacına göre yararlanma şeklini engelleyen bir sınırlandırma olmadığını, başvuranın kişisel yararı ile toplumun genel yararı arasında başvuran aleyhine ölçüsüz ve ağır bir yüke sebebiyet vereceğinin söylenemeyeceğini, nitekim başvuran tarafından da bu hususun somut olarak ortaya konamadığını tespit etmekle, başvurunun reddi gerektiği kanaati ve sonucuna ulaşmıştır. Bununla birlikte, Kira
Şartnamesi’nin 13. maddesi ve Kira Sözleşmesi’nin 5. maddesinde yer verilen her iki düzenlemede de, kiraya verilecek taşınmazlar üzerinde “kiralama süresi sonunda kaldırılmak” ve “kiralama amacına uygun olmak kaydıyla takılıp sökülebilir malzemelerle kapalı alan oluşturulabileceği”nin hüküm altına alınmış olması karşısında, tarım alanında kalan hazine taşınmazları ile devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerde yapılacak kiralama işlemlerinde, taşınmazlar üzerinde 3194 ve 5403 sayılı Kanunlar gereğince muvakkat yapı yapılamayacağı gözetildiğinde, söz konusu Sözleşme ve Şartnamede buna uygun yeni bir düzenleme yapılması hususunda tavsiyede bulunulmasını önermiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuran özetle, Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Atlas mahallesi, 120 ada, 52 parselde kayıtlı hazine taşınmazını hobi bahçesi yapmak üzere Ertuğrulgazi Emlak Müdürlüğü’nden 15/11/2018 tarihinde 5 yıllığına kiralayarak teslim aldığını; kiralama şartname ile sözleşmesinde belirtilen geçici yapı izni için Nilüfer Belediyesi’ne yaptığı başvurunun taşınmazın “tarım alanı”nda kaldığı ve 3194 sayılı İmar Kanunu’na ve 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu’na göre “tarım alanlarında muvakkat yapı izni verilemeyeceği” gerekçesiyle reddedildiğini; taşınmazın köy yerleşik yerinde olduğunu, çevresinin tamamının yapılaşmış olduğunu; iddia ve şikâyetle, mağduriyetinin giderilmesi hususunda gereğini talep etmiştir.
15. Bilindiği üzere Anayasanın “Toprak mülkiyeti” başlıklı 44. maddesinde, Devletin, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek amacıyla gerekli tedbirleri alacağı hüküm altına alınmış, devamında “Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması” başlıklı 45. maddesinde de, Devletin, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek amacıyla alacağı tedbirlere yer verilmiştir. Bu bağlamda, gerek toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek gerekse de tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek amacıyla 03/07/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi
Kullanımı Kanunu kabul edilmiştir.
16. 5403 sayılı Kanununun birinci maddesinde Yasa’nın amacı, 2. maddesinde kapsamı belirtilmiş olup, her iki hükmün birlikte incelenmesinden yasa koyucunun Anayasanın 44. ve 45. maddelerinde yer alan hükümlere uygun olarak toprağı korumayı, geliştirmeyi, amaç dışı ve yanlış kullanımlarını önlemeyi, çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı arazi kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemeyi amaçladığı görülmüştür.
17. Bu doğrultuda, Kanunun arazi kullanımı, mülkiyet hakkının kullanımı ve toprakların korunmasına ilişkin diğer hükümleri incelendiğinde, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisinin valilik izni alınması şartıyla “tarımsal amaçlı yapılar” için kullanımına; ayrıca büyük ovalarda bulunan tarım arazilerinin de ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla yine
“tarımsal amaçlı yapılar” için tarım dışı kullanımlarına Bakanlıkça izin verilebileceğinin düzenlendiği tespit edilmiştir. Tarımsal amaçlı yapılar ise, Kanunda tek tek sayılmak suretiyle belirtilmiş olup, söz konusu yapılar tarımsal faaliyetin yapılması için gerekli ve tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan yapılardır. Buna karşın, gerek 5403 sayılı Kanun, gerekse de “Tarım
Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik” hükümleri ve bu
Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmış “Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve
Planlanmasına Dair Uygulama Talimatı” incelendiğinde, tarım alanları üzerinde geçici/muvakkat yapılaşmaya ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği görülmüştür.
18. 4/7/2019 tarihli ve 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanunun 21. maddesi ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (10/7/2019) önce belirlenen onaylı köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı ile onaylı köy yerleşik alanlarının, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görüşüne bakılmaksızın izinli kabul edildiği belirtilmiştir. Bir başka deyişle, bir arazinin 10/7/2019 tarihinden önce köy yerleşik alanında kaldığı belgelendiği takdirde, bu alan planlı alan olarak kabul edilecek ve alanda 3194 sayılı İmar Kanunu’nun arsa ile ilgili hükümleri geçerli olacaktır.
19. Muvakkat yapıya ilişkin düzenlemelere, 3194 sayılı İmar Kanununun 33. maddesinde yer verilmiş olup, buna göre muvakkat inşaata ancak “1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı bulunan” ve “kamu hizmetine ayrılan alanlarda”, “imar planı uygulamasına kadar” izin verilmektedir. Kanunun 8.maddesinde, tarım arazilerinin, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi
Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılamayacağı, planlanamayacağı, köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı veya yerleşik alan olarak tespit edilemeyeceği düzenlenmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 33. maddesindeki düzenlemeye benzer bir hükme Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 61.
maddesinde de yer verilmiş olup, uygulama imar planlarına göre tamamı veya bir kısmı umumi hizmetlere rastlayan yerler ile Kanunun 18.madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen umumi hizmetlere ayrılan ve müracaat gününde 5 yıllık imar programına dâhil olmayan taşınmazlara, taşınmazın kamu eline geçişi sağlanıncaya kadar muvakkat yapı izni verilebilecektir.
20. Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi işlemlerine ilişkin usul ve esaslar, 20.10.2005 tarihli ve 25972 sayılı
Resmî Gazetede yayımlanan Milli Emlak Genel Tebliği (Sıra No: 300) ve 19.06.2007 tarihli ve
26557 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında
Yönetmelik hükümlerine göre yürütülmekte olup, kiralama işlemine konu taşınmazın kira şartnamesi ve kira sözleşmesi hükümlerine söz konusu düzenlemelerin ekinde matbu olarak yer verilmiştir. Gerek Şartname gerekse de Sözleşme hükümleri incelendiğinde, her iki düzenlemede de kiraya verilecek taşınmazlar üzerinde sabit tesis yapılamayacağı ancak
“kiralama süresi sonunda kaldırılmak” ve “kiralama amacına uygun olmak” kaydıyla takılıp sökülebilir malzemelerle kapalı alan oluşturulabileceği belirtilmiştir.
21. Başvuran, Ertuğrulgazi Milli Emlak Müdürlüğü ile imzalanan kira sözleşmesi ve şartnamesinde bahse konu edilen geçici yapı izninin söz konusu düzenlemelere aykırı olarak tarafına verilmediğini, bu sebeple sözleşme amacına uygun olarak ürün yetiştiremediğini, kiralanan taşınmazın köy yerleşik yerinde olduğunu, çevresinin tamamının yapılaşmış olduğunu iddia etmektedir. Başvuranın bu iddiaları, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi
Kullanımı Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında
Yönetmelik, 300 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar
Yönetmeliği ve 2020 yılı Bursa 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Uygulama Hükümleri çerçevesinde incelemeyi gerektirmektedir.
22. Başvuruya konu Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Atlas mahallesi, ada, parsel sayılı yaklaşık 2
4790 m büyüklüğünde olan hazine taşınmazının bulunduğu bölgenin 1/5000 ölçekli Nazım
İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı bulunmayıp, taşınmaz 2020 yılı Bursa 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında Planlama Bölgeleri Dışında Orman Alanı Planında ve “tarım alanı”nda kalmaktadır. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda tarım alanlarında muvakkat yapı yapılmasına dair düzenlemenin olmaması, aksine tarımsal faaliyetin yapılması için gerekli ve tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan tarımsal amaçlı yapılara dahi istisnai olarak ve belirli koşullarda izin verilmesi; ayrıca muvakkat yapıya ilişkin düzenlemenin yer aldığı 3194 sayılı İmar Kanunun 33. maddesine ve taşınmazın mülkiyet bilgilerine göre Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 61. maddesine göre, ancak
“uygulama imar planı bulunan yerlerde ve uygulama imar planlarında tamamı veya bir kısmı kamu hizmetlerine rastlayan yerler ile Kanunun 18. maddesi hükümleri uygulanmadan normal şartlarda yapı izni verilmeyen yerlerde” muvakkat yapıya izin verilebileceğinin hüküm altına alınmış olması karşısında, başvuranın şikâyetinin reddinde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
23. Bununla birlikte, Anayasa ve 5403 sayılı Kanun ile tarım alanlarının korunması ve geliştirilmesinden sorumlu Tarım ve Orman Bakanlığı’nca, “son dönemlerde, özellikle şehir merkezlerine yakın bölgelerdeki özel veya kamu mülkiyetinde olan arazilerin tarımsal üretim adı altında, “hobi bahçeleri” olarak kullanılmak istenmesinin, ülkemizin tarımsal üretim envanterine katkı amacını taşımadığı, söz konusu kullanımların küçük ölçekli olduğu, tarım arazilerinin sadece tarımsal üretim amacıyla kullanılacak kaynaklar oldukları, kullanıcıların buraları ikinci konut alanına dönüştürmeyi hedeflediği, bunun en açık göstergesinin, bu uygulamalar için “imar barışı” başvurularının yapılması olduğu, tarım alanlarında yapılacak tarımsal üretim için yapı yapılma zorunluluğunun bulunmadığı, böyle bir zorunluluk olması durumunda Ülkemizde var olan 32 milyon tarım parselinin her birinde yapı yapılması anlamına geleceği bunun ise tarım alanlarını yapı baskısı altında bırakacağı” yönünde yapılan tespitlerin, son derece önemli ve dikkat çekici olduğu değerlendirilmiştir.
24. Öte yandan dosyası kapsamında Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından gönderilen 41238/30.05.2002 tarihle onaylı Atlas Köyü Yerleşik Alan sınırı paftası ve uydu fotoğraflı 2 kadastro sınırı paftasına göre taşınmazın 150m sinin Atlas Köyü Yerleşik Alan sınırı içinde yer aldığı tespit edilmiştir.
25. Milli Emlak Genel Müdürlüğü ve ilgili Milli Emlak Şefliği ile yapılan yazışmalar çerçevesinde, taşınmazın kira ihalesine çıkılmadan önce imar durumuna ilişkin imar durum belgesinin Nilüfer Belediye Başkanlığı’ndan, en son tapu kayıt örneğinin Nilüfer Tapu
Müdürlüğü’nden, 6831 sayılı Orman Kanun kapsamında kiralanmasında sakınca olup olmadığının bildirilmesinin Orman Bölge Müdürlüğü’nden istenildiği, ancak taşınmaz üzerinde yapılabilecek yapıların soru konusu edilmediği tespit edilmiştir. Milli Emlak Genel
Müdürlüğünce ayrıca, “ilgili kuruluşlardan izin alındığı takdirde” sözleşme hükümleri doğrultusunda, taşınmaz üzerinde takılıp sökülebilen malzemelerle kapalı alan oluşturulmasında “idareleri açısından” sakınca bulunmadığı, idarelerinin bu konuda “herhangi bir yetki ve sorumluluklarının bulunmadığı”, “tüm yasal izin ve işlemlerin” kiracı tarafından yapılması gerektiği belirtilmiştir.
26. Bu doğrultuda, taşınmaz her ne kadar 3194 sayılı Kanunun 33. maddesi kapsamında olmasa da taşınmazın 5403 sayılı Kanunun geçici 6. maddesi kapsamında kaldığı tespit edilen 150 m2si üzerinde muvakkat yapı yapılıp yapılamayacağına ilişkin 2020 yılı Bursa 1/100.000 ölçekli
Çevre Düzeni Planı Uygulama Hükümleri çerçevesinde de bir değerlendirmenin yapılmasının, konunun tüm yönleriyle ele alınması bakımından gerekli olduğu düşünülmüştür.
27. 2020 yılı Bursa 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Uygulama Hükümleri’nin 6.2.2
Kırsal Yerleşme Alanları bölümünde, bu alanlarda koruma ve gelişim ilkelerine uygun imar planlarının hazırlanmasının esas olduğu belirtilmiş, planı bulunmayan köy ve mezralar ile belediye sınırları içine katılarak mahalle statüsü kazanmış kırsal yerleşmelerin yerleşme alanlarında imar planları yapılıncaya kadar uygulanacak koşullara yer verilmiştir. Buna göre, konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köy nüfusuna hizmet edecek yapılara, mahalle nüfusuna kayıtlı kişilerce ve sürekli oturanlarca yapılacak tarımsal üretimi korumak amaçlı ve entegre tesis niteliğinde olmayan yapılara izin verilmekte olup, konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar için ifrazda minimum parsel büyüklüğü 300 m2 olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda, taşınmazın 5403 sayılı Kanunun geçici 6. maddesi kapsamında kaldığı tespit edilen
150 m2si üzerinde de muvakkat yapı yapılması plan hükümleri uyarınca da mümkün değildir.
28. Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükümleri, dosyası kapsamında gönderilen bilgi ve belgeler çerçevesinde başvuruya konu uyuşmazlık incelendiğinde, Anayasanın 44. ve 45.
maddeleri, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun, 3194 sayılı İmar
Kanununun ve Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin ilgili hükümleri ile 2020 yılı
Bursa 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Uygulama Hükümleri çerçevesinde tarım alanında kalan taşınmaz üzerinde muvakkat yapı yapılmasına izin verilmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, tarım alanlarının tarımsal amaç dışında kullanılamayacağına ilişkin düzenlemelerde korunan hukuki yarar dikkate alındığında, başvuranın mülkiyet hakkının kullanımına getirilen sınırlandırmanın, taşınmazdan kiralama amacına göre yararlanma şeklini engelleyen bir sınırlandırma olmadığı, başvuranın kişisel yararı ile toplumun genel yararı arasında başvuran aleyhine ölçüsüz ve ağır bir yüke sebebiyet vereceğinin söylenemeyeceği, nitekim başvuran tarafından da bu hususun somut olarak ortaya konamadığı tespit edilmekle, başvurunun reddi gerektiği kanaati ve sonucuna ulaşılmıştır.
29. Bununla birlikte, kiralama işlemine konu taşınmazın Kira Şartnamesi’nin 13. maddesi ve
Kira Sözleşmesi’nin 5. maddesinde yer verilen her iki düzenlemede de, kiraya verilecek taşınmazlar üzerinde “kiralama süresi sonunda kaldırılmak” ve “kiralama amacına uygun olmak kaydıyla takılıp sökülebilir malzemelerle kapalı alan oluşturulabileceği”nin hüküm altına alınmış olması karşısında, tarım alanında kalan hazine taşınmazları ile devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerde yapılacak kiralama işlemlerinde taşınmazlar üzerinde 3194 ve 5403 sayılı Kanunlar gereğince muvakkat yapı yapılamayacağı gözetildiğinde, söz konusu
Sözleşme ve Şartnamede buna uygun yeni bir düzenleme yapılması hususunda ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği kanaati ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 30. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık”, “bilgi edinme hakkı”, “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği, idarenin başvuranın talebinin reddine ilişkin işleminin de “kanunilik” ilkesine uygun olduğu tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
31. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17. maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21. maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21. maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Bursa İdare
Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜNE VE KISMEN
REDDİNE,
1. Başvuranın hobi bahçesi yapmak üzere Ertuğrulgazi Emlak Müdürlüğü’nden kiraladığı taşınmaz üzerinde geçici/muvakkat yapı yapılması için tarafına izin verilmesi yönünde yaptığı başvurunun REDDİNE; 2. Tarım alanında kalan hazine taşınmazları ile devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerde yapılacak kiralama işlemlerinde, taşınmazlar üzerinde 3194 ve 5403 sayılı Kanunlar gereğince muvakkat yapı yapılamayacağı gözetildiğinde, taşınmazların kiralanmasına ilişkin
Sözleşme ve Şartnamede buna uygun yeni bir düzenleme yapılması hususunda ÇEVRE VE
ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar uyarınca tesis
edilecek işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na, Tarım ve Orman Bakanlığı’na, Bursa Büyükşehir
Belediye Başkanlığı’na ve Nilüfer Belediyesi Başkanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi