gereğince, daha önce dava konusu olan bölgeyi de içeren Eğrisu yaylasının Topluca köyüne ait olduğunun kesin olarak ifade edildiğini ve bölgeye diğer köylerin herhangi bir tecavüzünün engellenmesi hususunda, yetkililere talimat buyurulduğunu, 1.6. Topluca köyü muhtarlığının yetkililerden, mahkeme kararları ve yer teslim tutanağı gereğince, tecavüzlere son verilmesini istemesi üzerine, 23/08/1988 tarihinde Ardeşen ve

Çamlıhemşin Jandarma Komutanlıkları, Kaymakamlıkların emriyle her iki köy muhtar ve ihtiyar heyetinin toplanarak, birlikte imzalanan tutanak ile Aşağıdurak köyü muhtar ve ihtiyar heyetinin söz konusu yerlerin Topluca köyüne ait olduğu ve hiçbir itirazın söz konusu olmadığı yönünde beyan verdiklerini, 1.7. Bu süreçte, Topluca köyü muhtarlığınca 1989 (Yargıtay .) ve

1991 (Çamlıhemşin İcra Ceza Mahkemesi .) yıllarında açılan tecavüzün

men’ine dair davaların da Topluca köyü lehine sonuçlandığını ve muhatap şahısların cezalandırıldığını; Aşağıdurak köyü adına muhtar tarafından açılan esas ve sayılı men’i müdahale kararının da aynı yer için olduğu gerekçesiyle reddedildiğini ve

Yargıtay’ın E:1992/11127, K:1993/3356 karar sayılı ilamı ile onandığını; 1.8. Yaklaşık 15 yıl hiçbir sürtüşme olmadan her iki köy yaylacılarının sınırlara saygı gösterdiğini, ancak Aşağıdurak köyü muhtarlığının son zamanlarda mahkeme kararlarını ve yukarıda bahse konu tüm idari işlemleri yok sayarak iki yayla arasında sınır hududunun bulunmadığı gerekçesiyle uyuşmazlık yarattığını, Çamlıhemşin Jandarma Komutanlığının da yakın tarihte 2003 yılında, Aşağıdurak köyü muhtarlığının Topluca köyü yaylası sınırları içerisinde yol yapmaya kalkışması üzerine, olay yeri yaylalara çıkıp mahkeme kararı ve ekindeki krokiyi, araziye intibak ettirerek yaptığı incelemeyle, Aşağıdurak köyü muhtarlığı tarafından yapılan yolun 200 m. kadar Topluca köyü yaylasının içerisine girdiğini tespit ettiğini, 1.9. 2005 yılından sonra idareye şikâyetleri yeniden artıran karşı tarafın, ihtilaf var görüntüsü vermek için zaman zaman olaylar, engellemeler çıkardığını, en son Eğrisu yaylasında dört yaylağı (yayla evi) yaktıklarını, 1.10. Rize Valiliği tarafından sınır krokisini arazi üzerine aplike etmek için gönderilen mera komisyonuna bağlı 2 Nolu Teknik ekibin sayılı mahkeme kararındaki ekli krokiyi araziye aplike etmeye başladığı ancak mahkeme krokisinin sayısallaştırılmamış olması dolayısı ile sınırın tam olarak nereden geçeceği; Beyazsu ırmağının doğusundan geçen sınır hattının ne kadar mesafeden geçtiğinin tam olarak belirlenemeyeceği, bu şekilde belirlenecek sınırın kesin olarak tespit edilemeyeceği bu nedenle GPS ile koordinat almanın gerekli olduğu belirtilerek çalışmaların durdurulduğunu; 1.11. 17.07.2006 tarihinde krokinin tetkiki için harita mühendisinin görevlendirildiği, harita mühendisinin de, bölgenin küçük olmasından dolayı askeri haritalarda yer almadığından bahisle harita teknikleri açısından sınırı tespit edebilmenin mümkün olmadığını ve yer isimlerinde de ihtilaf bulunduğunu belirterek hududu belirleyemediğini beyan ettiğini; 1.12. Rize Valiliğinin GPS ile koordinat belirleme ve çalışma imkânının bulunmadığı gerekçesi ile sınır aplikasyon planını halen yapmadığı, bunun üzerine Topluca köyü muhtarlığının

Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne dilekçe vererek mahkeme kararları doğrultusunda GPS ile koordinat belirlenerek sınır aplikasyonunun bölgeye uygulanmasını talep ettiği 29.06.2007 tarihinde hazırlanan sınır aplikasyon planının ilgili kurumlara gönderildiği, bu planın tüm tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu ancak Valilik tarafından kabul edilmediğini; 1.13. Ardeşen Kaymakamlığı’nın 2004 ve 2010 yılları arasındaki Golazena yaylası sınırına ilişkin yazı ve açıklamalarının ve karşı köy muhtarlarının Eğrisu yaylası hakkındaki yazılarının idareyi ve siyaseti yanıltıcı nitelikte olduğunu; söz konusu bölgenin Ardeşen ilçe sınırları içerisinde kaldığı ve bu sebeple Aşağıdurak köyüne ait olması gerektiği yönündeki iddianın dayanaktan yoksun olduğunu; mezkur mahkeme kararları ve tutanakların, Ardeşen ilçesinin kurulmasından sonra alınan kararlar ve yapılan işlemler olduğunu, 1.14. Topluca köyü muhtarlığının 2015 yılında Rize Valiliği’ne 3 dilekçe ile müracaat ederek yeşil yol geçmeden sınır konusundaki ihtilafın giderilmesi yönündeki isteminin karşılık bulmadığını, son 4 yılda onlarca olay meydana geldiğini, 1.15. İki yayla arasındaki ihtilafın, kadastro çalışmaları ile son bulması umut edilirken, kadastro yetkililerince (Rize Valiliği Kadastro Müdürlüğü’nün 15/02/2019 tarihli ve sayılı yazısı) “topluca köyü ile komşu köyler arasındaki sınırın belirlenmesi için bugüne kadar

Müdürlüklerince ve diğer ilgili kamu kurumlarınca çeşitli girişimlerde bulunulmuşsa da henüz sonuca ulaşılamadığı, her iki taraf ile de farklı zamanlarda çok sayıda görüşme yapılmışsa da ihtilafın halledilemediği, 60-70 senedir sınır ihtilafının devam ettiği” kabul edilerek, sorunun devam eden çözümsüzlüğüne atıfta bulunulduğunu; 1.16. Kadastro müdürlüğünden sorunun neden çözülemediği hakkında bilgi istendiğinde; Mahkeme kararlarının ve ekindeki sınır krokisinin kullanım hakkına yönelik bir karar ve sınır olduğu, genel sınır olmadığı bu durumda mahkeme kararlarındaki sınır hattının kadastro sınırı olarak kabul edilemeyeceğini ve iki yaylayı kullanan köy muhtarlıklarının ortaklaşa belirleyecekleri sınır hattının kadastro çalışma alanı olarak kabul edeceklerini beyan ettikleri, Mahkeme kararı için kullanım hakkına yönelik verilen bir karardır denilip iki yaylayı kullanan köy muhtarlarının anlaşmasını beklemenin hukuk ve adaletten uzak bir anlayış ile sorunun çözümsüzlüğünün pekiştirilmesi anlamına geleceğini; 1.17. Köylerinin bu yönde hazırlanan rapor sonucunda 2018 yılı kadastro çalışma programında olmasına, Mahkeme kararı ve aplikasyon krokisinin varlığına karşın kadastro çalışma alanı belirlenemediği gerekçesiyle kadastro yapım ihalesinden çıkarıldığını; İddia ve ifade ederek; -Topluca köyüne ait olduğu mahkeme kararları ve bu kararlar doğrultusunda yapılan işlemlerle kesinleşen yayla arazisine, Golozena yaylasını kullanan Aşağıdurak, Manganez, Özgür, Sinan köylerince yapılabilecek tecavüzlerin ve tacizlerin engellenmesi için gerekli önlemlerin alınması; – Eğrisu ve Golazena yaylaları arasında ilgili mahkeme kararı, ekinde belirtilen kroki, Karadeniz Teknik Üniversitesince GPS ile sayısallaştırılmış sınır aplikasyonu esas alınarak, Eğrisu yaylası ve Golazena yaylası arasındaki köy sınırının adli, idari, kolluk kuvvetlerince araziye belirgin bir şekilde uygulanıp söz konusu ihtilafa son verilmesi ve karşı köylerin belirgin bir şekilde yapılan hudutları tümüyle kabul edip saygı göstermelerinin sağlanması; -Yıllardır bu ihtilaftan kaynaklı yapılmayan köy kadastro çalışmasının yapılabilmesi için yayla dâhil tüm köy idari sınırının mahkeme kararları ve ekli krokisinde olduğu gibi belirlenip, sınır ve diğer tüm işlemlerin mahkemece belirlenen sınır hattına göre yürütülmesinin sağlanması ve kadastro çalışmalarına engel olabilecek tüm aksaklıkların karşılıklı anlayış, hukuk ve adalet kuralları içerisinde derhal çözüme kavuşturulması; Hususlarında gereğini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu şikâyetin çözüme kavuşturulması amacıyla Rize Valiliği ve Tapu ve

Kadastro Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiş olup, Rize Valiliği Hukuk İşleri

Şube Müdürlüğü’nün 20/11/2019 tarihli ve sayılı yazısı ekinde gönderilen Rize Valiliği

Kadastro Müdürlüğü’nün cevabi yazısında özetle, 2.1. Başvuranın 3091 sayılı Kanun kapsamında İdarelerine yapılmış herhangi bir başvurusunun bulunmadığı; 2.2. Başvuruya konu talebin dayanağı Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesinin ve sayılı Kararı ile kararın onanmasına dair Yargıtay’ın (5031) Kararının ekte gönderildiği; 2.3. Başvuranın, bahse konu mahkeme kararı ve ekli sınır aplikasyonunun uygulanmadığı, bu suretle uyuşmazlığın günümüze kadar gelerek çözümsüz bırakıldığını iddiasına yönelik olarak; bölgede büyük bir alana Golazena yaylası olarak hitap edildiği, ibraz edilen mahkeme kararı ve eki krokisinin bu yayla alanı içerisinde “Eğrisu yaylası” olarak bilinen yaylanın bir kısmına yönelik olduğu, Topluca köyü tarafından aplikasyonu talep edilen krokinin ise aynı alanı kapsamakla beraber T.C. Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından Topluca köyü muhtarlığına gönderilen 29.06.2007 tarih ve sayılı yazı eki 28/06/2007 tarihli Yrd.

imzalı rapor ve ona dayalı kroki olduğu, ancak, anılan mahkeme kararı ve ayrıca rapor haline getirilmiş krokinin temel mahiyeti itibarıyla “yaylanın bir kısmının fiili kullanımının müdahalesinin men edilmesine” yönelik olduğu, bu belgelerin 3402 sayılı

Kanunun 3. maddesi uyarınca uyulması gerekli genel idari sınırı belirleyici niteliğinin bulunmadığı; 2.4. Söz konusu mahkeme kararı sonrasında iki yayla arasında sınırı belirleyen başkaca bir mahkeme kararının olup olmadığına ilişkin olarak; talep edilen hususun bir tek yaylanın içeriğinde “kısmi” olduğu, iddia edilen sınırın hem ilçe hem köy sınırı olduğu, sınırı belirleyen herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığı, 2.5. Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yukarıda bahse konu kararı ile ekli sınır krokisinin kadastro sınırı olarak kabul edilip edilemeyeceğine ilişkin olarak, anılan mahkeme kararı ile hükme bağlı krokisinin, davanın konusu itibarıyla “yaylanın bir kısmını kapsayan ve fiili kullanımının müdahalesinin men edilmesine yönelik” olduğu, bu belgelerin 3402 sayılı

Kanunun 3. maddesi uyarınca uyulması gerekli genel idari sınırı belirleyici niteliği olmadığı, “yayla kullanımının hangi idari sınır içerinde olduğuna bakılmaksızın Mera Kanunu kapsamında olduğu”; 2.6. Topluca köyünün 2018 yılı kadastro programından çıkarılma gerekçesine ilişkin olarak, Topluca köyü kadastro çalışmalarının Müdürlükleri bünyesinde 23.Grup Sayısal Kadastral

Harita Yapım işi kapsamında yüklenici tarafından sözleşme çerçevesinde, talebine binaen iş programından çıkarıldığı; 2.7. Başvuranın, mahkeme kararı doğrultusunda Karedeniz Teknik Üniversitesi’nce GPS ile koordinat belirlenerek hazırlanan sınır aplikasyon planının tüm tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu iddiasına ilişkin olarak, Mahkeme kararının esas aldığı kroki üzerinde herhangi bir koordinat bilgisinin bulunmadığı ve herhangi bir nirengi veya poligon ölçü tesis noktalarına dayalı üretilmediği, üzerinde tarif amacıyla yer bilgisinin bulunduğu, bu yerlerin de yine zeminde mahalli bilirkişi marifetiyle bulunabilecek noktalar olduğu, hal böyle iken Karedeniz

Teknik Üniversitesi’nce mahkeme kararı doğrultusunda GPS ile koordinat belirlenerek hazırlanan sınır aplikasyon planının tek taraflı mahalli bilgiye dayalı olarak yer belirlemesi ve ölçüm yaptığı, bu bakımdan bağlayıcı belge olarak düşünülemeyeceği, 2.8. Söz konusu mahkeme kararına istinaden güncel sınır aplikasyonunun yapılıp yapılamayacağına, aplikasyonunun mera arazisine nasıl uygulanacağına, mera sınırının arazi üzerinde işaretlenip işaretlenmediğine ilişkin olarak, söz konusu alanda her iki tarafın uzlaşıyı sağlayamadıkları sürece aplikasyon yapılmayacağı, idarelerince söz konusu yerde mera-yayla vb. sınır belirlenmesinden ziyade 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 3.maddesi uyarınca

Kadastro Çalışma Alanı Sınırının belirlenmesi çalışmalarının yürütülmesine çalışıldığı, bu alanda Valilik Mera Komisyonunca meranın belirlenmesine yönelik herhangi bir çalışmaya rastlanılmadığı, Mera Komisyonunun bu hususta herhangi bir çalışma yapmaması halinde, idarelerince kadastro Çalışma Alanı Sınırının tamamlanmasından sonra belirlenebileceğinin mevzuat gereği olduğu, hal böyle iken, söz konusu alanda halen kadastro çalışma alanı belirlenemediği ve herhangi bir mera işaretinin zeminde tesis edilmediği, 2.9. Eğrisu yaylası ile Golazena yaylasını kullanan köy sakinleri arasındaki anlaşmazlığın boyutunun adli olaylara vardığı gözetildiğinde, sorunun giderilmesine ilişkin getirebilecek çözüm önerilerinin ne olduğuna ilişkin olarak; ilçe/köy genel idari sınırı belirlenmesinin mevzuat bakımından İl İdare Kurulu kararları kapsamında olduğu, İl İdare Kurulu tarafından düzenlenecek teknik belgeye (koordinatlı genel idari sınır haritası) göre kadastro çalışmalarının yürütülebileceği kanaatinde oldukları; 2.10. Söz konusu sınırın fiilen, Ardeşen ilçesi Yukarıdurak köyü ile Çamlıhemşin ilçesi Topluca köyü arasında olduğu, ancak iddiaya konu yayla üzerinde hak iddiasında bulunan tarafların

Çamlıhemşin ilçesi Topluca köyü ile Ardeşen ilçesi Aşağıdurak köyü halkları olduğu, Yukarıdurak köyü halkının da Aşağıdurak köyü halkı adına sorunu sahiplendiği, bugüne kadar kadastro çalışmalarının yapılması için yapılan girişimlerin, söz konusu yaylanın kullanımı ve sınır olarak aidiyetinin belirlenememesinden dolayı sonuçsuz kaldığı, her iki tarafın ayrı ilçe halkları olduğu taraflar arasında adli vakaların yaşandığı, bu nedenle bir araya gelmeleri halinde dahi sonuca yönelik çözüm üretilemediği, sınırın neresi olduğuna dair, beyana başvurmadan ölçülü haritasal bir belge elde olmadığından, tarafların uzlaşmasıyla çözümün sağlanamadığı, 2.11. Sonuç olarak iki köy arasındaki sınır aynı zamanda ilçe sınırı olduğundan İl İdare Kurulu tarafından gerçekleştirilecek tespitle, mevcudiyeti somut hale gelecek bir koordinatlı genel idari sınır haritasının oluşturulması halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunun 3.maddesi uyarınca

Kadastro Çalışma Alanı belirlenebileceği, akabinde de, arazilerin tespit çalışmasıyla kadastro gerçekleştirilebileceği; Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 3.2. “Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması” başlıklı 45.

maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer’aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.”; 4. 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 4.1. “Kadastro çalışma alanı, ilan ve itiraz:” başlıklı 4. maddesinin birinci ve yedinci fıkralarında, “Kadastro bölgesindeki her köy ile belediye sınırları içinde bulunan mahallelerin her biri, kadastro çalışma alanını teşkil eder. … Kadastro ekibi; kadastro çalışma alanı sınırının tespitinde il ve ilçelerin belediye sınırları ile köy sınırlarını dikkate alır. Bu sınırlar mahalle, belediye, köy idari sınırları sayılmaz.” 4.2. “Kamu malları:” başlıklı 16. maddesinin birinci fıkrasının B) bendinde, “Kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerle

Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerden:

B) Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır.

Bu sınırlandırma tescil mahiyetinde olmadığı gibi bu suretle belirlenen taşınmaz mallar, özel kanunlarında yazılı hükümler saklı kalmak kaydıyla özel mülkiyete konu teşkil etmezler.

…” 5. 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 5.1. “Mera, Yaylak ve Kışlakların Hukuki Durumu” başlıklı 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, “Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.

Komisyonun henüz görevine başlamadığı yerlerde, evvelce çeşitli kanunlar uyarınca yapılmış olan tahsislere ve teessüs etmiş teamüllere göre; mera, yaylak ve kışlakların köy veya belediye halkı tarafından kullanılmasına devam olunur. …” 5.2. “Duyuru” başlıklı 7. maddesinde, “Komisyon çalışma alanına giren köy ve belediyeler ile inceleme gün ve yerini, 9 uncu maddeye göre yapılacak tespit çalışmalarından en az otuz gün önce bu köy ve belediyelerde, ayrıca bunların bağlı oldukları ilçelerde, alışılmış araçlarla duyurulur. Ayrıca, durum ilgili orman teşkilatı müdürlüklerine, köy muhtarlıklarına ve belediye başkanlıklarına tebliğ edilir.

3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca programa alınan yerler, çalışmaların başlamasından

en az 4 ay önce, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce, Bakanlığa bildirilir. Bu süre içinde ilgili komisyonlar tarafından mera, yaylak ve kışlakların tespit ve tahdidi yapılarak, durum

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne intikal ettirilir.

Komisyonlar, yukarıda belirlenen süre içinde mera tespit ve tahdit işlemlerini yapmadığı takdirde, bu işlemler, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre kadastro komisyonlarınca gerçekleştirilir.” 5.3. “Tespit ve Tahsisten Önce Yapılacak İşler” başlıklı 8. maddesinde, “İlgili köylerin muhtarları veya belediyelerin başkanları, yapılan tebliğden itibaren otuz gün içinde mera, yaylak ve kışlakların tamamen veya kısmen kendi köy veya belediyelerine ait olduğunu ispata yarayan bütün bilgileri ve varsa belge örneklerini komisyona vermeye mecburdurlar. Muhtarlar veya belediye başkanları, köy veya belediye sınırları içindeki ailelerin sayısını ve bunlara ait hayvanların cins ve miktarları ile mera, yaylak ve kışlaklardan kimlerin ne şekilde ve ne miktarda yararlandıklarını da, aynı süre içinde yazılı olarak komisyona bildirmekle yükümlüdürler. …” 5.4. “Tespit ve Tahdit Çalışmaları” başlıklı 9. maddesinde, “Komisyonca görevlendirilen teknik ekipler mevcut mera, yaylak ve kışlaklar ile bu Kanun gereğince mera, yaylak ve kışlak kapsamına alınacak alanları tespit ederek bu alanların sınırlarının belirlenmesi ve işaret konulması işlemlerini yapar, 1/5000 ölçekli haritalarını tanzim ederek bu yerleri sınırlandırır.

Mera, yaylak ve kışlak olarak tespit edilen yerlerin, bu Kanunda gösterildiği şekilde sınırlandırılmasına esas olmak üzere, yapılması gereken arazide sınır belirlemesi ve işaret konulması işlemleri, ilgili köy muhtarları ile belediye başkanlarının veya görevlendirecekleri temsilcilerinin de hazır bulunması kaydıyla gerçekleştirilir.

…

Bu işlemlerin sonunda bir tutanak düzenlenir ve hazır bulunanlarca imzalanır.

…

Mahkeme kararı ile kesin hükme bağlanan, orman tahdidi kesinleşen ve kadastrosu yapılan yerlerde mera, yaylak ve kışlakların kesinleşmiş sınırları esas alınır.

…” 5.5. “Sınırların İşaretlenmesi” başlıklı 17. maddesinde, “Tespit, tahdit ve tahsis edilen mera, yaylak ve kışlakların çevreleri, teknik esaslara uygun olarak sınır işaretleriyle belirlenir.”; 5.6. Sınır Değişikliği” başlıklı 29. maddesinde, “Özel kanunları gereğince köy ve belediye veya diğer mülki idare sınırlarında yapılacak değişiklikler, mera, yaylak ve kışlaklara ilişkin tahsis kararlarını etkilemez.”; 6. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 7. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “Tavsiye kararı” başlıklı 32. maddesinde, “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde tavsiye kararı verilir…”; Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi incelemesi neticesinde, Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Esas No:

sayılı kararı ve eki krokide sınırları belirtilen Eğrisu yaylasının 4342 sayılı Mera Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanması suretiyle mera aplikasyonunun yapılması; bölgenin koordinatlı genel idari sınır haritasının oluşturularak, 3402 sayılı Kadastro

Kanunu uyarınca kadastro çalışma alanının belirlenmesi ve arazilerin tespit çalışmasıyla kadastronun gerçekleştirilmesi ve bu süreçte taraflar arasında kamu düzeni ve güvenliğini tehdit edecek, toplumsal huzuru bozacak herhangi bir olaya mahal verilmemesi için gerekli tüm tedbirleri alması, hususlarında Rize Valiliği’ne tavsiyede bulunulmasını önermiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, Rize ili, Çamlıhemşin ilçesi, Topluca köyünün kullanımında olan Eğrisu yaylası ile Ardeşen ilçesi, Aşağıdurak köyü kullanımında bulunan Golazena yaylasının birbirlerine yakınlığı nedeniyle yüzyıldan fazladır köy sakinleri arasında anlaşmazlıklar yaşandığını, Topluca (Sano) köyü tüzel kişiliğince açılan yaylaya müdahalenin men’i davasının

Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12/1/1961 günlü ve sayılı kararı ile lehlerine sonuçlanarak kesinleştiğini, Ardeşen İcra ve İflas Müdürlüğü’nün 28.05.1966 ve esas sayılı yayla teslim tutanağı ile de Eğrisu yaylasının sınırları belirlenmiş olarak köy muhtarlıklarına teslim edildiğini, 1990 yılında karşı köy sakinlerince açılan müdahalenin men’i davasının ise bu konuda kesinleşen mahkeme kararına istinaden reddedildiğini, 15 yıl tarafların sınıra saygı gösterdiğini, 2005 yılında ortaya atılan Eğrisu yaylasının Ardeşen ilçe sınırları içerisinde kaldığı, Aşağıdurak köyüne ait olması gerektiği yönündeki iddiaya dayalı olarak köyler arasında gerilimin yeniden tırmandığını, anlaşmazlığın boyutunun adli olaylara vardığını, Topluca köyü muhtarlığınca 2015 yılında Rize Valiliği’ne sınır konusundaki ihtilafın giderilmesi istemiyle müteaddit defalar başvuruda bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını, köylerinin 2018 yılı kadastro çalışma programından çıkarılması sonucunda da uyuşmazlığın giderilemediğini iddia ve şikâyetle, Eğrisu yaylasına karşı köy sakinlerince yapılan tecavüzlerin engellenmesi için gerekli önlemlerin alınması, Eğrisu yaylası ve Golazena yaylası arasındaki sınırın belirlenmesi ve arazi üzerinde işaretlenerek tarafların sınıra saygı göstermelerinin sağlanması ve yıllardır bu ihtilaftan kaynaklı yapılamayan köy kadastro çalışmasının yapılması hususunda gereğini talep etmiştir.

10. Başvuru kapsamında dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 10.1. Rize ili, Çamlıhemşin ilçesi, Topluca (Sano) köyü ile Ardeşen ilçesine bağlı Aşağıdurak, Aşağısinan ve Aşağımanganez köyleri arasında Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde yaylaya müdahalenin men’i yargılaması yapıldığı, davacı Topluca köyü vekilince köyün Eğrisu tabir edilen yaylasına davalı köylerin müdahalesinin men edilmesine karar verilmesinin istendiği, yapılan yargılama sonucunda 956/79E. 961/7K sayılı ilam ile davalı köylerin iddialarının reddedilerek bu yerden men’ine karar verildiği, temyizden yapılan inceleme sonucunda kararın Yargıtay tarafından tasdik edilerek 27/12/1961 tarihinde kesinleştiği; 10.2. Bahse konu mahkeme kararında, “…yaylaların her ne kadar tapulu olmaları iktiza ediyorsa da her yaylanın tapusu olmadığından mustakar içtihatlar gereğince şahit istimaina lüzum görülmüş ayrıca bu yaylaların defter-i hakanide kaydı da olmadığı yapılan tahkikatla anlaşılmış bulunduğundan bu hususta aşikar bir fermanın bulunmadığından hüccetlere itibar etmek lazım geldiğini cihetle mahkemece de bu yolda hareket edilmiş ve mevcut delail karşısında kroki 1 numarada görülen ve davacıların münaazalı yer olarak gösterdikleri gayri menkulü yaylanın davacılara ait olduğu bahsi geçen uzun kaş, ince çakıl, lelvan sırtı, soğan sırtı ve hevek aşıdının eğri su deresi doğu tarafındaki tepeler üzerinden kuzeyden güneye sıralandığı ve mevki olarak isim aldığı ehlivukuf

Musa Navdar ve davalı şahitlerinin diğer iki ehlivukuf davacı şahit beyanları ve bahsi geçen ve davacı taraftan ibraz edilen hüccetler gereğince ve bunlar karşısında değer taşımadığı, bu beyanların yalan olduğu neticesine varılmış bahsi geçen hudutların eğri su deresinin batısında olmadığı anlaşılmış eğrisu deresinin hemen kıyısında bulunan davacı sano köylülerine ait yayla evlerinin de mevcudiyeti sanoluların buraya zilliyet bulunduğunu bu zilyetliğin kadimden beri olduğu ayrıca delil olarak mahkemeye kabul edilmiş davalı tarafın ancak, keşif mahallinde yazılı vesaik ibraz ettiği görülmüş bunlar da ehlivukuflara sorulduğunda munazaalı gayri menkule ait olmadığını anlaşılmış bu yaylanın kadimden beri davacı köylüler tarafından otundan suyundan ve hüsnüniyetli olarak istifade edildiği ve hayvanların otlatıldığı bir yayla olduğunu ve tetkik edilen bahsi geçen vesaik gereğinde bu yaylanın davacı köye kadimden beri tahsis edildiği kanaatine varılmış davalılar karşılık dava babında ayrıca bir delil getirememiş olduklarından davacı tarafın iddiasının kabulü ile davalıların münazaalı gayri menkule müdahale ettikleri anlaşılmış olduğundan cümle davalılar taleplerinin ve karşılık davalarının reddine kroki 1 numarada gösterilen hudutların Garben Eğrisu deresi şarken Uzun kaş, İnce

Çakıl, Lelvan sırtı, soğan sırtı ve Hevek Aşıdı Şimalen Çarkı ırmağı, Cenuben Beyazsu ırmağı ile çevrilmiş bulunan eğrisu yaylasının bu kısmına davalılar müdahalelerinin MENİNE,…”

Yönünde karar verildiği; 10.3. Ardeşen İcra ve İflas Müdürlüğü’nün 28.05.1966 ve esas sayılı yayla teslim tutanağının incelenmesinden, 28/5/1966 tarihinde ihtilaflı Eğrisu yaylasına gelindiği, davacı

Topluca köyüne izafeten muhtar vekilinin hazır olduğu ancak davalıların hazır olmadığının görüldüğü, mahalli bilen Çamlıhemşin ilçesi, Köprübaşı köyünden bir mukimin bilirkişi seçildiği, ilamın, hudutların okunduğu, dosyada mevcut krokinin cihetine konduğu, hudutların bilirkişiden sorulup anlaşıldıktan sonra davalı yerin Eğrisu deresinin doğusunda (şarkında)

bulunduğu tespit edilerek bu yerin davacı Topluca köyüne izafeten muhtar vekiline teslim olunduğu, ilamdaki karar üzere ve krokide 1 numara ile gösterilen yere müdahale edilmemesi, hayvan sokulmaması ihtarının aksi hareketi cezai müeyyideye tabi olacağı hususunun davalılar hazır olmadıklarından tebliği suretiyle ifasına karar verildiği; 10.4. Rize Valiliği Yazı İşleri Müdürlüğü’nün 14/7/1982 tarihli ve sayılı “yayla ihtilafı” konulu yazısında, “… ‘Eğrisu yaylası’ sınır ihtilafı ilgili Mahkemece karara bağlanmış ve yayla kesinleşen karar uyarınca 28/5/1966 tarihinde Topluca köyü tüzel kişiliğine teslim edildiği anlaşılmış bulunmaktadır.

Her ne kadar Aşağıdurak köyü halkından bazı kişiler yaylada hak iddiası ile dava açmış iseler dahi, bu dava kesinleşmiş ve yer teslimi yapılmış yayla davasına tesir edemeyeceğinden, yaylanın statüsünün hukuki kurallar içinde aynen ve noksansız bir şekilde muhafaza edilerek en küçük bir sürtüşme ve olaya meydan verilmeyecektir.

Konu Çamlıhemşin ve Ardeşen kaymakamları ile İl Jandarma Alay Komutanlığı’nın talimatı üzerine ilçe jandarma bölük komutanları ve ilgili köy muhtarlarının müşterek yapacakları toplantı ile kesinleşen ve infaz edilen karar gereğince çözümlenecektir….”, Denilmekle gereğinin ifasının Çamlıhemşin ve Ardeşen kaymakamlıkları ile İl Jandarma Alay

Komutanlığı’ndan rica edildiği; 10.5. Rize İl İdare Kurulu Bürosu’nun 6/7/1988 tarihli ve sayılı “yayla anlaşmazlığı” konulu yazısında, “… Ardeşen Kaymakamlığınca 1954 yılında 5917 sayılı Kanuna göre temin edilen 29 ve 31 sayılı ESAS kararları, Ardeşen Sulh Hukuk Mahkemesi’nin anlaşmazlık konusu Eğrisu

Yaylasının fiili ve hukuki statüsünü belirleyen ve Yargıtay tarafından onaylanmış bulunan

Esas ayrıca aynı mahkemenin Esas ve sayılı kararlarından sonra hukuken geçerliliğini kaybetmiş ve yürütülmesi mümkün olmayan kararlar haline gelmiştir.

…

Ardeşen ilçesi Aşağıdurak köyü muhtarlığının mevcut mahkeme kararlarına değinmeden ellerindeki 31 sayılı idari kararın uygulanması istemi üzerine Valiliğin 4.1.1988 tarih ve sayılı talimatının da uygulanması mümkün olmayacaktır.”

Olay yerinde tarafların birikmesi üzerine herhangi bir müessif olaya meydan vermemek maksadıyla saat 17:00 sıralarında incelemelere son verilmiş olup,..”

İfadelerine yer verildiği; 10.8. 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında 13.9.2005 tarihinde Golazena ve Eğrisu yaylalarının tespiti için mahalline giden İl Mera Komisyonu’na bağlı 2 No.lu Teknik ekibin

Raporu’nda, “… Ardeşen İlçesine bağlı Özgür Köyü, Manganez Köyü, Aşağı Durak Köyü, Kirazlık

Köyü ile Çamlıhemşin İlçesi Topluca Köyü muhtar ve mahalli bilirkişileri hazır bulundurularak tespit mahalline gidildi. Taraflar kendi aralarında temsilci seçerek teknik ekibimizle çalışmak üzere görevlendirdiler. Bu amaç doğrultusunda Topluca Köyünden ; Ardeşen

İlçesine bağlı Özgür Köyü, Manganez Köyü, Kirazlık Köyü, Aşağı Durak Köylerini temsil etmek üzere taraflarca görevlendirildi. Taraflara görevlendirilen bu temsilcilere itirazlarının olup olmadığı soruldu. Bir itirazlarının olmadıklarını beyan ettiler ve bunun akabinde tespit çalışmalarına başlandı. Taraflar ellerindeki bilgi ve belgeleri teknik ekibimize sundular. Teknik ekibimizce mevcut bulunan bilgi belge ve Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesinin

Esas No / Karar No: sayılı kararı ve bu karara istinâden çizilmiş olan kroki araziye aplike edilmeye çalışıldı. Bu aplikasyon sırasında ilgili tarafların temsilcilerine kroki üzerindeki yer isimleri soruldu. bu mahkeme krokisinde Eğrisu deresinin doğrusunda kalan Lelvan sırtı ve Soğan sırtı tepelerinin gerçekte Eğrisu deresinin doğusunda değil batısında kaldığını ayrıca krokide belirtilen Çarkı Irmağının gerçekte var olmadığını; dolayısı ile bu krokinin kabul edilemez olduğunu ve kabul etmediğini söyledi. Mevcut bu durum çalışma sonrası tanzim edilen tutanakta belirtilmiş ve bu krokiyi kabul etmediğini sadece mahkemenin verdiği kararı kabul ettiğini belirterek tanzim edilen tutanağı imzalamıştır.

Topluca Köyü temsilcisi ise Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin

Esas No: Karar No: sayılı kararını ve bu karara ekli krokiyi kabul ettiğini ve bu mahkeme kararı ile ekli kroki doğrultusunda yapılacak olan her türlü işi ve işlemi kabul edeceğini söyleyerek yapılacak işlemlerin mevcut mahkeme kararları doğrultusunda yapılması gerektiğini talep etmiştir.

İlgili taraflar dinlendikten sonra Teknik ekibimiz Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin

Esas No: Karar No sayılı kararını ve ekli krokiyi araziye aplike etmeye başlamış ancak mahkeme krokisinin sayısallaştırılmamış olması dolayısı ile sınırın tam olarak nereden geçeceği; Beyazsu ırmağının doğusundan geçen hattın ne kadar bir mesafeden geçtiğinin tam olarak belirlenemeyeceği, bu nedenle GPS ile koordinat almanın ve bu şekilde belirlenecek olan sınırın kesin olarak tespit edilemeyeceği düşüncesi ile ekibimiz çalışmaları durdurmuştur.”, Tespitine yer verildiği; 10.9. İl Mera Komisyonuna bağlı 2 No.lu Teknik Ekip Başkanlığı’nın 27.9.2005 tarihli ve sayılı yazılarının görüşülmesi gündemiyle 30.09.2005 tarihinde yapılan toplantısında, “2 No.lu Teknik Ekibin Komisyonumuza sunduğu Rapora istinaden Rapordaki teknik tereddütlerin giderilmesi ve krokinin aplikasyonunun yapılabilmesi için teknik ekiple beraber çalışmak üzere bir harita mühendisinin görevlendirilmesi ve arazi çalışmalarında güvenliğin sağlanması için ilgili Kurumlara yazı yazılmasına…”

Oy birliği ile karar verildiği; 10.10. 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E.956/79, K.961/7 sayılı kararı ve bu karar ekindeki hudutları araziye aplike etmek için 17.7.2006 tarihinde bahse konu yer Golazena ve Eğrisu yaylalarına gidildiği, krokiyi araziye uygulamak için 1/25000 ölçekli askeri harita ve konum belirlemek için el GPS cihazı kullanıldığı, ancak harita mühendisinin de, bölgenin küçük olmasından dolayı askeri haritalarda yer almadığından

Hal böyle iken Temmuz ayının sonlarına doğru Aşağıdurak köylülerince Beyazsu

Deresinden su getirme gerekçesi ile nizalı bölgede kanal kazma çalışmaları yapılmış, Topluca köylülerince bu duruma karşı çıkılarak kazılan kanal taş ve kayalarla kapatılmıştır.

Ancak kanalın kapatılması esnasında bölgede ulaşımı sağlayan ve kanal üzerinden de geçen patika yol da tahrip edilerek ulaşıma kapatılmıştır.

…

… mevcut sorunların daha da büyümemesi ve sonucu vahim olabilecek olayları engellemek amacı ile sorunlu bölgede yeniden kanal açma gibi faaliyetlerde bulunulmaması, kanal kapatma esnasında kapanan patika yolun temizlenerek eski hali ile kullanıma açılması, tarafların telafisi mümkün olamayacak üzücü olaylara sebebiyet vermemesi hususunda mülki makamlar ve zabıta kuvvetlerince uyarılmaları, bu emrin Köy muhtarlarına tebliğ edilerek tebellüğ belgelerinin alınmasını, emre aykırı davrananlara hakkında kanuni işlem yapılması,…”

Hususunda gereğini Ardeşen ve Çamlıhemşin kaymakamlıklarından rica ettiği; 10.14. Rize Valiliği İl Yazı İşleri Müdürlüğü’nün 19.9.2007 tarihli ve sayılı yazısında, “İlimiz Çamlıhemşin ilçesi Topluca Köyü Muhtarı Mahmut Aydın Valiliğimize sunmuş olduğu dilekçesinde 2006 yılında başlayan Eğrisu Yaylası yol çalışmasının Golazena yaylasını kullanan köylüler tarafından köylerine ait ekskavatörün yakılmasıyla akamete uğradığını;

17.9.2007 tarihine başlayacak yeni çalışma sırasında da benzer olayların yaşanabileceğini ve

güvenlik tedbiri alınması talebini dile getirmiştir.

Eski yolun bakımı ve onarımı amacıyla iş makinesi kullanılması uygundur. Yolun devamı konusunda İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğince yeni etüt yaptırılmalı ve mümkün mertebe daha önce yazılan yazılarımız da dikkate alınarak problemli bölgeden güzergah geçirilmeden işlemlerin yapılmasını ve Jandarma Komutanlığının gerekli güvenlik tedbirlerini almasını önemle rica ederim.”

Denilmekle Ardeşen ve Çamlıhemşin Kaymakamlıkları, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Özel

İdaresi Genel Sekreterliğinin talimatlandırıldığı; 10.15. Rize İl Özel İdare Müdürlüğü’nün Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunduğu 13/12/2007 tarihli dilekçede; “… 5- Bu zamana kadar mahkeme kararının uygulanması ve sınırların tespit edilmesine yönelik taraflarca çeşitli kurumlardan bilirkişi, mühendis, kadastro elemanı gibi görevliler getirilmiş ise de bir tarafın getirdiği görevliye karşı taraf itiraz etmiş, gerek Valilik makamının ve gerekse güvenlik güçlerinin taraf tuttuğu ya da görevini yapmadığı şeklindeki iddiaları beyan etmişlerdir.

SONUÇ OLARAK: Yukarıda kısaca izah ettiğimiz hususlar doğrultusunda olayın ciddiyeti ve haddizatında gelinen nokta ortadadır. Mevcut ihtilaf ve husumetin uzun yıllar boyunca devam etmesi ve belirsizliğe doğru itilmesi neticesinde bahsi geçen yaylalar arasında yol yapılamamakta ve kamu hizmeti yerine getirilememektedir. Olayın külliyen değerlendirilmesi ile birlikte gerek kamu yararına ve gerekse ilerde İdaremiz aleyhinde açılabilecek dava ya da davalara karşı delil teşkil edebilmesi babında il dışındaki üniversitelerden getirilecek bilirkişi heyeti (kadastro, fen, harita, jeoloji ve inşaat mühendisleri)

marifetiyle Rize ili, Çamlıhemşin ilçesi, Topluca köyü ile Ardeşen ilçesi, Aşağıdurak köyü arasında ihtilaflı olan Komati -Eğrisu yaylaları arasındaki yaklaşık 3 km’lik yolun güzergâhı ve gidiş noktaları ile etüd çalışmasının tespiti ile tanzim edilecek bilirkişi raporunun taraflara tebliğini müvekkil İdare adına Yüce Makamınızdan saygı ile arz ederim.”

Denilmekle, ileride İdareleri aleyhinde açılabilecek davalarda delil teşkil edebilmesi için Rize ili Çamlıhemşin ilçesi Komati yaylası ile Eğrisu yaylası arasındaki yaklaşık 3. km’lik yolun yaklaşık yetmiş yıldır sürtüşme ve husumet yaşandığı, Topluca köyünün 1956 yılında sınır ihtilafına ilişkin açmış olduğu davanın Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ve

Karar sayılı dosyasında görüldüğü ve davacı Topluca köyünün lehine sonuçlandığı, temyiz üzerine Yargıtay tarafından da onanan kararın kesinleşmiş olmasına rağmen infaz edilemediği, günümüze kadar ihtilafın devam ettiği, muhtelif zamanlarda istenmeyen hadiselerin yaşandığı, iki köyün sakinleri arasında yayla yolu dolayısı ile silahlı çatışmalar yaşandığı, olay mahalline gitmek isteyen mülki amirlerin tehdit edildiği, köylülerin hayvanlarının öldürüldüğü, iş makinesinin yakıldığı ve çeşitli zaman aralıklarında silahlı eylemlerin meydana geldiği, idarenin yol yapım çalışmasının engellendiği, bunun üzerine bölgeye yol, kanalizasyon, içme suyu gibi hizmetlerin götürülmesinde sıkıntılar yaşandığı, mahkeme kararının uygulanması ve sınırların tespit edilmesine yönelik taraflarca çeşitli kurumlardan bilirkişi, mühendis, kadastro elemanı gibi görevliler getirilmişse de bir tarafın getirdiği görevliye, karşı tarafın itiraz ettiği, gerek Valilik makamının gerekse de güvenlik güçlerinin taraf tuttuğu ya da görevini yapmadığı şeklindeki iddiaların ortaya atıldığı, 2005 yılında başlatılan mera aplikasyonu çalışmasında teknik ekipçe krokinin ölçeksiz olmasından dolayı harita mühendisi görevlendirilerek ve gerekli güvenlik önlemleri alınarak çalışmaya devam edilmesi yönünde karar alındığı ancak harita mühendisince de yer isimlerinde ihtilaf olduğu gerekçesiyle çalışmanın tamamlanamadığı, 2017 yılında ihalesi yapılan ve 2018 yılında başlanılan kadastro çalışmalarından da tarafların uzlaşamaması nedeniyle genel sınırın oluşturulamayarak sonuç alınamadığı tespit edilmiştir.

12. Başvuruya konu uyuşmazlık, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile Sınır Anlaşmazlığı, Mülki

Ayrılma ve Birleşme ile Köy Kurulması ve Kaldırılması Hakkında Yönetmelik’te düzenlenen il ve ilçe sınırı niteliğindeki “sınır ihtilafları” kapsamında olmayıp mer’a, otlak, yaylak, kışlak anlaşmazlığı mahiyetinde olduğundan, başvurunun Mera Kanunu ve Kadastro Kanunu çerçevesinde incelemeyi gerektirdiği değerlendirilmiştir.

13. Mera, yaylak ve kışlakların hukuki durumu 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, kural olarak mera, yaylak ve kışlakları kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye ait olup Mera Komisyonu’nun henüz görevine başlamadığı yerlerde, evvelce çeşitli kanunlar uyarınca yapılmış olan tahsislere ve teessüs etmiş teamüllere göre; mera, yaylak ve kışlakların köy veya belediye halkı tarafından kullanılmasına devam olunacaktır. Kanunun 7. maddesinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca programa alınan yerlerde, çalışmaların başlamasından en az 4 ay önce ilgili komisyonlar tarafından mera, yaylak ve kışlakların tespit ve tahdidinin yapılacağı, bu süre içinde mera tespit ve tahdit işlemleri yapılmadığı takdirde, bu işlemlerin, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre kadastro komisyonlarınca gerçekleştirileceği; 8. maddesinde, ilgili köylerin muhtarları veya belediyelerin başkanlarının, mera, yaylak ve kışlakların tamamen veya kısmen kendi köy veya belediyelerine ait olduğunu ispata yarayan bütün bilgileri ve varsa belge örneklerini komisyona vermeye mecbur oldukları; devamında 9. maddesinde, Komisyonca görevlendirilen teknik ekiplerin mevcut ve bu Kanun gereğince mera, yaylak ve kışlak kapsamına alınacak alanları tespit ederek bu alanların sınırlarının belirlenmesi ve işaret konulması işlemlerini yapacağı, 1/5000 ölçekli haritalarını tanzim ederek bu yerleri sınırlandıracağı, Mahkeme kararı ile kesin hükme bağlanan, orman tahdidi kesinleşen ve kadastrosu yapılan yerlerde mera, yaylak ve kışlakların kesinleşmiş sınırlarının esas alınacağı hüküm altına alınmıştır. Kanunun 29. maddesi ise, özel kanunları gereğince köy ve belediye veya diğer mülki idare sınırlarında yapılacak değişikliklerin, mera, yaylak ve kışlaklara ilişkin tahsis kararlarını etkilemeyeceği hükmünü amirdir.

değişikliklerin mera, yaylak ve kışlaklara ilişkin tahsis kararını etkilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu bağlamda, Eğrisu yaylasının Ardeşen ilçe sınırları içinde kaldığı iddiasının, gerek Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun bahse konu kararı gerekse de ve Karar sayılı ilamda Eğrisu yaylasının kadimden beri Topluca köyü sakinleri kullanımında olduğu tespitini yapan Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı karşısında kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir.

19. Haritanın ölçeksiz olduğu iddiasına ilişkin olarak ise, gerek Ardeşen Asliye Hukuk

Mahkemesi’nin gerekse de Ardeşen İcra ve İflas Müdürlüğü’nün 28.05.1966 ve esas sayılı yayla teslim tutanağının incelenmesinden, Mahkeme kararının esas aldığı kroki üzerinde herhangi bir koordinat bilgisinin bulunmadığı, krokinin herhangi bir nirengi veya poligon ölçü tesis noktalarına dayalı olarak üretilmediği, üzerinde sadece tarif amacıyla yön ve yer bilgisinin bulunduğu tespit edilmiştir. 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında 13.9.2005 tarihinde

Golazena ve Eğrisu yaylalarının tespiti için başlatılan çalışmada ise davalı köy sakinleri, mahkeme ilamı eki krokiye itiraz etmişse de teknik ekip ekli krokiyi araziye aplike etmeye başlamış ancak mahkeme krokisinin sayısallaştırılmamış olması dolayısıyla sınırın tam olarak nereden geçeceği belirlenememiş, çalışmalar durdurulmuş, 30.09.2005 tarihinde yapılan toplantıda, teknik tereddütlerin giderilmesi ve krokinin aplikasyonunun yapılabilmesi için teknik ekiple beraber çalışmak üzere bir harita mühendisinin görevlendirilmesi kararlaştırılmış, ancak harita mühendisince de yer isimlerinde ihtilaf olduğu gerekçesiyle çalışmanın tamamlanamamıştır. Sonrasında da, Çamlıhemşin ilçesi, Topluca köyü, 2017 yılında ihalesi gerçekleşen 23. grup ihaleli tesis kadastrosu çalışmaları kapsamına alınmışsa da, sınır konusunda taraflar uzlaşamayınca genel sınır oluşturulamamış ve çalışma bir kez daha sonlandırılmak zorunda kalınmıştır.

20. Bu doğrultuda Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin bahse konu ilamı ve eki krokide, herhangi bir koordinat bilgisinin bulunmadığı, sadece tarif amacıyla yer isimlerine ve yön bilgisine yer verildiği gözetildiğinde, bu bağlamda doğrudan araziye uygulanmasının ayrıntılı teknik çalışma gerektirdiği kanaatine varılarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın ancak 4342 sayılı Mera Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanması suretiyle mera aplikasyonu yapılarak giderilebileceği değerlendirilmiştir. Her ne kadar ilgili idaresince bu konuda çalışmalara başlanılmış ancak taraflar arasında devam eden husumet nedeniyle sonuca ulaşılamamışsa da, böylesi toplumsal olayların yaşandığı, teknik engellerin mevcut olduğu durumlarda idarenin, tarafların yeniden yargıya başvurmasına gerek kalmadan, kararın infazı noktasında başvurulabilecek alternatif tüm çözüm yollarını ortaya koyması gerektiği değerlendirilmiştir.

Bu bağlamda, ilgili idaresince iki köy arasındaki sınırın aynı zamanda ilçe sınırı olduğu belirtilerek İl İdare Kurulu tarafından koordinatlı genel idari sınır haritasının oluşturulması halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca kadastro çalışma alanının belirlenebileceği, akabinde de, arazilerin tespit çalışmasıyla kadastro gerçekleştirilebileceği belirtilmiş, bu hususa alternatif çözüm önerisi olarak Kurumumuz tarafından da olumlu yaklaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden iyi yönetim ilkelerinden

“dürüstlük”, “makul sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davranıldığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Rize

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, 1. Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Esas No:1956/7, Karar No:1961/7 sayılı ilamı ve eki krokide sınırları belirtilen Eğrisu yaylasının 4342 sayılı Mera Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanarak mera aplikasyonunun yapılması; 2. Bölgenin koordinatlı genel idari sınır haritasının oluşturularak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca kadastro çalışma alanının belirlenmesi ve arazilerin tespit çalışmasıyla kadastronun gerçekleştirilmesi; 3. Bu süreçte taraflar arasında kamu düzeni ve güvenliğini tehdit edecek, toplumsal huzuru bozacak herhangi bir olaya mahal verilmemesi için gerekli tüm tedbirlerin alınması; Hususlarında, RİZE VALİLİĞİ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, başvurana ve Rize Valiliği’ne tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi