TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/2287-S.20.3658
BAŞVURU NO : 2019/15285
KARAR TARİHİ : 12/02/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Mahkeme kararının uygulanması istemine ilişkindir.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 06/09/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran vekili özetle, mülkiyeti müvekkili …’a ait İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, …
mahallesi, … pafta, … ada, … parselde kayıtlı taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle
İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 14.11.2011 ve 2015/25 E. sayı ile açılan davada mahkemenin 28.06.2016 tarih ve 2016/275 K. sayılı kararıyla taşınmazın idare adına tesciline ve 1.279.902 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verdiğini; kararın
Yargıtay 5. H.D.nin 05.10.2017 tarih ve 2017/559 E-2017/21309 K. sayılı kararıyla onandığını; Yargıtay 5. H.D.nin 2017/35439E.-2018/20368 K. sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddedilerek kararın 13.11.2018 tarihinde kesinleştiğini; taşınmazın mülkiyetinin Ümraniye
Belediye Başkanlığı’na geçtiğini; kararın infazı talebiyle Ümraniye Belediye Başkanlığı aleyhine İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/23498E sayılı dosyası ile yapılan icra takibi sonucunda 4 dosya için toplamda yaklaşık 9.500.000 TL alacaktan Şubat 2019’da
500.000 TL, Mart 2019’da 240.000 TL, Mayıs 2019’da 260.000 TL olmak üzere 1.000.000 TL
ödeme yapıldığını, 8.500.000 TL alacak bulunduğunu; iddia ve ifade etmekle, kesinleşmiş
Mahkeme ilamına dayalı alacağın ödenmesinin sağlanması hususunda gereğini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Ümraniye Belediye Başkanlığı’nın 27/10/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle, 2.1. Başvuruya konu edilen İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.06.2016 tarih ve 2015/25E.-2016/275K. sayılı kararının uygulanması için başvurucu tarafından
İdarelerine dava açılmadığı, ancak başvuran tarafından kamu kurumuna ait taşınmazın haczi yoluna gidildiği, haczedilmek istenen taşınmazların kamu hizmetinde fiilen kullanıldığı tespit
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
edilerek başvuranın haciz talebinin reddedildiği (İstanbul Anadolu 8. İcra Hukuk
Mahkemesi’nin 2017/1158E.-2019/705K. sayılı kararı.); 2.2. Başvuruya konu edilen İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.06.2016 tarih ve 2015/25E.-2016/275K. sayılı kararının İdarelerine, Yazı İşleri Müdürlüğü’nün … kayıt numarasıyla 18.10.2016 tarihinde tebliğ edildiği, kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/35439E.-2018/20368K. sayılı kararı ile 13.11.2018 tarihinde kesinleştiği, 2.3. Başvuruya konu edilen İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.06.2016 tarih ve 2015/25E.-2016/275K. sayılı kararında hükmedilen alacak için 2942 sayılı Kanunun
Geçici 6. maddesinin 8. fıkrasına uygun olarak ve bütçe imkanları dahilinde ödeme yapılacağı;
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6. maddesinin 8. fıkrasına uygun olarak bundan
önceki kesinleşen alacaklar için hazırlanan ödeme takviminin, başvuruya konu edilen alacak için de hazırlanacağı, 2.4. Başvuruya konu edilen mahkeme kararlarına istinaden bugüne kadar; 4 dosya için toplam yaklaşık 9.500.000,00 TL alacaktan Şubat 2019’da 500.000,00 TL, Mart 2019’da 240.000,00
TL, Mayıs 2019’da 260.000,00 TL olmak üzere toplamda 1.000.000,00 TL ödeme yapıldığı, bahse konu İcra Müdürlüğü’nün dosyasının örneğinin yazıları ekinde sunulduğu, geciken kısım için ise faiz tahakkuk ettirildiği; 2.5. Kesinleşen diğer alacaklar için bugüne kadar olduğu gibi ve de şikayete konu edilen dosya özelinde de 2942 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesinin 8. fıkrasına uygun olarak, kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması halinde ödemelerin, sonraki yıllara sari olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirileceği; 2.6. Başvuran tarafından başka bir dosya kapsamında alacağı için İstanbul 5. İdare
Mahkemesi’ne açmış olduğu davanın, alacağın garameten ödenmesi mümkün görüldüğünden, Mahkemenin 30.04.2019 tarih ve 2018/1805E,-2019/967K. sayılı kararı ile reddedildiği; 2.7. İdareleri bütçesinden kamulaştırmasız el atmalar nedeniyle 2015-2019 yılları arasında her yıl için ayrılmış ödenek olduğu, bu ödenekten yapılan ödeme miktarlarının yazıları ekinde sunulduğu; 2.8. 2015-2019 yılları arasında ayrılan ödenek miktarının 36.105.314,74 TL olmasına karşın, 2015-2019 yılları arasında kesinleşen alacak tutarına istinaden 72.705.768,35 TL ödeme yapıldığı, kesinleşen alacak tutarının ayrılan ödenek tutarını aştığı durumlarda 2942 sayılı
Kamulaştırma Kanunun Geçici 6. maddesinin 8. fıkrasına uygun olarak ödemelerin sonraki yıllara sari olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilmesinin, taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarlarının dikkate alınmasının amir hüküm gereği olduğu; Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Ümraniye Tapu Müdürlüğü’nün 27/9/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerin incelenmesinden, başvuran vekilince Ümraniye Belediye Başkanlığı aleyhine
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/25 esasında kayıtlı kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 28/6/2016 tarihinde, dava konusu Ümraniye İlçesi, … Mahallesi, … Ada, … nolu parselin (1840m2)
tamamına davalı idarece el atıldığı, 91,50m2’lik fiilen yola ilişkin hükmün kesinleştiği (kapatılan Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/439E. 2009/758K. sayılı kararı ile)
anlaşıldığından, kalan (1748,50m2) ve imarda yol ve park alanı olarak gösterilen kısmın değerinin 1.279.902,00 TL olarak tespitine, bu miktarın 6487 sayılı yasadaki hükümlere göre dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verildiği tespit edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, 4.1. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”; 4.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir…”; 4.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesinde (Değişik: 3/10/2001-4709/18 md.), “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir…” 4.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”; 4.5. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinde, “….Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”; 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 6. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 6.1. “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3. maddesinde, “İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.
Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda, bir gerçek veya özel hukuk tüzelkişisine ödenecek kamulaştırma bedelinin o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktarı, nakden ve peşin olarak ödenir. Bu miktar, kamulaştırma bedelinin altıda birinden az olamaz. Bu miktarın üstünde olan kamulaştırma bedelleri, peşin ödeme miktarından az olmamak ve en fazla beş yıl içinde faiziyle birlikte ödenmek üzere eşit taksitlere bağlanır. Taksitlere, peşin ödeme gününü takip eden günden itibaren, Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi uygulanır.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanların bedeli, her halde peşin ödenir.
(Ek fıkra: 24/4/2001 – 4650/1 md.) İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.”; 6.2. “Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti” başlıklı
Geçici Madde 6 – (Ek: 18/6/2010-5999/1 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/ 21 md.) 8.
fıkrasında, “Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır. Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde, ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir.
Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
kararı gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.”; 7. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” kenar başlıklı 34. maddesinde, “Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir. Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı malî yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir.
Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir….” 8. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Haczi Caiz Olmıyan Mallar ve Haklar” kenar başlıklı 82. maddesinde,
“Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:
1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,…”; Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi inceleme ve araştırması neticesinde, başvuruya konu kesinleşen mahkeme ilamına göre hükmedilen kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat bedeli ile ferilerinin tahakkuk eden yasal faizi ile birlikte en kısa sürede ödenmesi hususunda idareye tavsiyede bulunulması yönündeki önerisini Kamu Başdenetçisi’ne sunmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran vekili özetle, kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davasında hüküm veren İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.06.2016 tarih ve 2015/25E.-2016/275K. sayılı kararının, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 2017/35439E.2018/20368K. sayılı kararı ile 13.11.2018 tarihinde kesinleştiğini, Ümraniye Belediye
Başkanlığı aleyhine İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/23498E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibi sonucunda, 4 dosya için toplamda yaklaşık 9.500.000 TL alacaktan Şubat
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
2019- Mayıs 2019 tarihleri arasında 1.000.000 TL ödeme yapıldığını belirtmekle, kesinleşmiş
Mahkeme ilamına dayalı alacağın ödenmesinin sağlanması hususunda gereğini talep etmiştir.
11. Bilindiği üzere, Anayasanın 35. maddesinde herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancak “kamu yararı” amacıyla, “kanunla” sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının “toplum yararına aykırı olamayacağı” düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesine Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesinde de benzer bir şekilde “Her gerçek ve tüzel kişinin, mal ve mülk dokunulmazlığına riayet edilmesini isteme hakkının olduğu, herhangi bir kimsenin ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve Uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği” hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere, her iki düzenlemede de benzer şekilde, ilk olarak mülkiyet hakkı tanınmış, daha sonra ise mülkiyet hakkının sınırlandırılma koşullarına ve sınırlandırmanın sınırına yer verilmiştir.
12. Kamu yararı amacıyla mülkiyet hakkına sınırlama getiren uygulamalardan birini oluşturan kamulaştırma işlemlerinin yasal dayanağı incelendiğinde ise, Anayasanın 46. maddesinde ve
2942 sayılı Kanunda birbirine benzer düzenlemelere yer verilerek, idarelerin kamu yararının
gerektirdiği hallerde, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla veya koşulu oluştuğunda taksitle ödemek üzere kamulaştırma yapmaya yetkili olduklarının kural altına alındığı görülmektedir.
13. “Kamulaştırmasız el atma kavramı” ise, Yargıtay kararlarında, “Kamulaştırma yapmaya yetkili devlet, kamu tüzel kişileri, kamu kurumları veya kamu yararı bulunması halinde adlarına kamulaştırma yapılacak gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri, Anayasa ve yasalara uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın, bir kimsenin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malına sahiplenme kastı ile ve kalıcı olarak el koyup, taşınmaz üzerine bir tesis veya bina yapar yahut da o taşınmaz malı bir hizmete tahsis ederek mal sahibinin taşınmaz üzerinde dilediği gibi kullanma hakkını engellerse, kamulaştırmasız el koymuş sayılır.”, şeklinde tanımlanmıştır.
(www.anayasa.gov.tr/files/insan…3/KarabagKamulastirmasizElAtmaDavalari.doc.)
14. Başvuru dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgeler incelediğinde, başvuran vekilince
Ümraniye Belediye Başkanlığı aleyhine İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14/11/2011 tarih ve 2015/25 esasında kayıtlı kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 28/6/2016 tarihinde, dava konusu
Ümraniye İlçesi, … Mahallesi, … Ada, … nolu parselin (1.840m2) tamamına davalı idarece el atıldığı, 91,50m2’lik fiilen yola ilişkin hükmün kesinleştiği (kapatılan Ümraniye 2. Asliye
Hukuk Mahkemesi’nin 2009/439E., 2009/758K. sayılı kararı ile), kalan (1.748,50m2) ve imarda yol ve park alanı olarak gösterilen kısmın değerinin 1.279.902,00 TL olarak tespitine, bu miktarın 6487 sayılı yasadaki hükümlere göre dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verildiği; kararın Yargıtay 5. Hukuk
Dairesi’nin 2017/35439E.-2018/20368K. sayılı kararı ile 13.11.2018 tarihinde kesinleştiği, Mahkemece hükmedilen alacağın da dahil olduğu 4 dosya için yaklaşık 9.500.000,00 TL alacaktan Belediyesince, Şubat 2019’da 500.000,00 TL, Mart 2019’da 240.000,00 TL, Mayıs
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
2019’da 260.000,00 TL olmak üzere, toplamda 1.000.000,00 TL ödeme yapıldığı hususları tespit edilmiştir.
15. Başvuru kesinleşen Mahkeme ilamına göre hükmedilen alacağa ulaşmada yaşanan gecikme ve belirsizlikten kaynaklanmakta olup, başvuruya konu idaresince konuya ilişkin olarak yapılan açıklamalarda, bütçelerinden kamulaştırmasız el atmalar nedeniyle 2015-2019 yılları arasında ayrılan ödenek miktarının 36.105.314,74 TL olduğu, 2015-2019 yılları arasında kesinleşen alacak tutarına istinaden ise 72.705.768,35 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş, kesinleşen alacak tutarının ayrılan ödenek tutarını aştığı durumlarda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun Geçici 6. maddesinin 8. fıkrasına uygun olarak ödemelerin sonraki yıllara sari olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilmesinin, taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarlarının dikkate alınmasının Kanunun amir hükmü gereği olduğu belirtilerek, ilgili Kanun maddesi çerçevesinde ödemenin gerçekleştirileceği, bundan önceki kesinleşen alacaklar için hazırlanan ödeme takviminin, başvuruya konu edilen alacak için de hazırlanacağı ifade edilmiştir. Bu doğrultuda, söz konusu Mahkeme kararının icrasında yaşanan belirsizlik ve gecikmenin devam ettiği değerlendirilmiş olup, başvurunun, “adil yargılanma hakkı” ve mülkiyet hakkı” bağlamında ele alınıp değerlendirilmesine karar verilmiştir.
16. Anayasanın 46. maddesine ve 2942 sayılı Kanuna uyulmadan yapılan kamulaştırma işlemleri veya kamulaştırmasız el atmalara karşı kişiler, Anayasanın 35.maddesindeki mülkiyet hakkının ihlali bağlamında 36. maddesine göre hak arama hürriyetine istinaden yargı mercileri önünde davacı olarak iddia ve savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptirler. Anayasanın 138.
madde metni incelendiğinde ise, mahkeme kararlarına uyma, bu kararları değiştirmeksizin yerine getirme hususunda yasama ve yürütme organları ile idare makamları lehine herhangi bir istisna kuralına yer verilmediği görülmektedir. Yargı kararlarının ilgili kamu otoritelerinde zamanında yerine getirilmediği bir devlette, bireylerin yargı kararlarıyla kendilerine sağlanan hak ve özgürlükleri tam anlamıyla kullanabilmeleri mümkün olamayacaktır. Bu sebeple hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu bir devlette, bireylerin kamu otoritesi ve hukuk sistemine olan güven ve saygılarını koruma adına vazgeçilmez bir görev ifa eden yargı kararlarının zamanında icra edilmeyerek, sonuçsuz bırakılması kabul edilemez (AYM, B.No:2013/1752, 26/6/2014).
17. Anayasa Mahkemesi benzer nitelikte bir başvuruya (AYM, BN. 2013/711, K.T.3/4/2014)
ilişkin yaptığı yargılamada, “adil yargılanma hakkının ihlali” iddiası yönünden yaptığı incelemede, yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş ve yargılama sonucunda mahkemenin bir karar vermiş olmasının yeterli olmadığını ayrıca bu kararın etkili bir şekilde uygulanmasının da gerektiğini vurgulamıştır.
Mahkeme aynı kararda AİHM’nin de aynı kapsamdaki ihlal iddialarıyla ilgili verdiği kararlara değinerek, idarenin yargı kararını uygulamayı reddetmesi veya ihmal etmesi ya da uygulamayı geciktirmesi durumunda davada taraf olan kişinin davanın safahatı süresince yararlandığı
Sözleşmenin 6. maddesinde öngörülen teminatların, her türlü varlık nedenini kaybettiğine (Süzer ve Eksen Holding A.Ş./Türkiye, B.No:6334/05,23/10/2012,§ 115); Devletin, bir kurumu aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararıyla ortaya konulan borcunu ifa etmemek
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
için ekonomik kaynak yokluğunu mazeret olarak ileri süremeyeceğine (Burdov/Rusya,B.
No:59498/00,7/5/2002,§ 35) ve Mahkemece hükmedilen taşınmaz bedelinin ödenmesindeki normal olmayan gecikmelerin, paranın değer kaybetmesi göz önünde tutulduğunda, taşınmazına el konulan kişileri belirsizlik içinde bırakarak maddi kayıplara neden olabileceğine, hatta mahkemece faize hükmedilse dahi bu faiz miktarının, maddi zararların tamamını karşılama imkanı olmayabileceğine (Akkuş/Türkiye, B.No:19263/92,9/7/1997,§ 29)
ilişkin tespit ve değerlendirmelerde bulunmuştur.
18. Mahkeme aynı kararda “mülkiyet hakkının ihlali” iddiası yönünden yapılan incelemede, Mahkeme kararını uygulamakla görevli kamu makamlarının, bu kararın uygulanmasını engellemesi ya da kararın uygulanması için gerekli özeni göstermemesi durumunda
Anayasanın 35. ve 36. maddelerinin ihlali anlamına geleceğine ve Mahkeme kararına dayalı ve mülkiyet hakkı kapsamında kabul edilen alacakların tahsili amacıyla İdare aleyhine yapılan icra takibinin uzun sürmesinin ve alacağa ulaşmada bir belirsizlik bulunmasının, Mahkemece verilen kararı, etkili sonuçları bakımından konusuz bırakacağına karar vermiştir. Mahkeme aynı kararda AİHM’nin de aynı kapsamdaki ihlal iddialarıyla ilgili verdiği kararlara değinerek, demokratik bir toplumda hukukun üstünlüğü ilkesine atıfla, alacak hakkı bulunduğunu gösteren yargı kararlarının uygulanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının da ihlal edildiğine (Süzer ve
Eksen Holding A.Ş./Türkiye, B.No:6334/05,23/10/2012,§155); yargı kararlarının icrasının gecikmesinin, “mülkten barışçıl yararlanma” hakkına müdahale olduğuna (Burdov/Rusya,B.No:59498/00,7/5/2002,§40); Sözleşmenin 6. maddesi ile Protokolün 1.
maddesinin, devlete, yargı kararlarının uygulanması bakımından etkili bir sistem kurma yükümlülüğü getirdiğine (Fuklev/Ukrayna,B.No:71186/01,30/11/2005,§84) ilişkin tespit ve değerlendirmelerde bulunmuştur.
19. Bununla birlikte, Mahkeme (AYM, B.No:2013/9403, K.T.14/10/2015), yargı kararlarının yerine getirilmesinde yaşanan gecikmelerin, başvurucuların adil yargılanma haklarına bir müdahale olduğunu kabul etmekle beraber, hangi süreye ulaştığında hak ihlali sayılacağının; davanın konusu, bir alacağın veya tazminatın ödenmesiyse alacak veya tazminatın mahiyeti, başvurucunun kararın icrasındaki menfaati, yargı kararının icrasının başvurucu için önemi, ödeme ile sorumlu idarenin bütçe imkânları ve ödeme konusundaki tutumu, alacak veya tazminatın ödemenin gecikmesi nedeniyle değer kaybedip kaybetmediği, davanın kararın icra safhasıyla beraber toplam süresi ile kararın icrasında geçen süre gibi koşullara göre incelenmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır. Nitekim somut başvuruya ilişkin yaptığı inceleme sonucunda kamulaştırmasız el atılan taşınmaz nedeniyle tazminat ödenmesi yönünde kesinleşmiş yargı kararının üzerinden yaklaşık yedi yıl geçtikten sonra tazminat bedelinin ödenmiş olmasının, başvurucunun yargı kararlarının yerine getirilmesi hakkını ihlal ettiği kanaatine ulaşmıştır.
20. Yukarıda yer verilen ilgili mevzuatı, AYM ve AİHM kararları bağlamında başvuruya konu şikâyet ele alınıp değerlendirildiğinde, başvuranın taşınmazına Anayasanın 46. maddesine ve
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine aykırı olarak kamulaştırmasız el atıldığı;
başvuran vekilince kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davasında hüküm veren
İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.06.2016 tarih ve 2015/25E.-2016/275K.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
sayılı kararının, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 2017/35439E.-2018/20368K. sayılı kararı ile
13.11.2018 tarihinde kesinleştiği; sonraki bir yıl içerisinde başvurana 4 dosya için toplamda
yaklaşık 9.500.000 TL alacaktan Şubat 2019- Mayıs 2019 tarihleri arasında 1.000.000 TL ödeme yapıldığı; idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6. maddesinin 8.
fıkrasına atıfla başvuruya konu alacak için bir ödeme takvimi hazırlayacağı yönünde açıklamada bulunduğu, ancak bir ödeme planı sunmadığı tespit edilmekle, başvuranın
Mahkeme ilamına dayalı alacağına ulaşmasında belirsizlik ve gecikme olduğunun kabulü ile idarenin bu davranışının “mülkten barışçıl yararlanma” hakkına müdahale oluşturduğu değerlendirilmiş olup, idareye tavsiyede bulunulması gerektiği kanaati ve sonucuna ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6.maddesinde yer verilmiş olup, idarenin bilgi ve belge talebine istinaden cevabi yazılarını süresinde ilettiği, iyi yönetim ilkelerinden
“hesap verilebilirlik”, “şeffaflık” ilkelerine uygun hareket ettiği tespit edilmekle, mülkiyet hakkının korunması için ivedilikle Mahkeme ilamına dayalı alacağın bir ödeme takvimine bağlanarak ödemenin gerçekleştirilmesi suretiyle “kanunilik” ilkesine de uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuruya konu kesinleşen mahkeme ilamına göre hükmedilen kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat bedeli ile fer’ilerinin tahakkuk eden yasal faizi ile birlikte tamamının en kısa sürede ödenmesi hususunda ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, BAŞVURAN VEKİLİNE VE ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine;
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.