TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/2339-S.22.3539

BAŞVURU NO : 2021/16916

KARAR TARİHİ : 21/02/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın,yapı kayıt belgesinin iptaline yönelik işlemin kaldırılması talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 05/10/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuru dilekçesinde özetle (TC Kimlik No: ) , imar barışından

faydalanmak suretiyle yapmış olduğu başvurusuna istinaden yapı kayıt belgesi düzenlendiğini, söz konusu belgenin, imalatın konteyner olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle iptal edildiğini iddia etmektedir.

Başvuran, yapı kayıt belgesinin iptaline yönelik işlemin kaldırılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 14/10/2021 tarih ve sayılı “Bilgi ve Belge Talebi” konulu yazısına istinaden

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 22/10/2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1) 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16 ncı maddesinin (9) uncu ve (11) inci fıkralarında Yapı

Kayıt Belgesi alınamayacak “yapılar” ve “alanlar” belirtilmiş olup, belirtilen fıkralarda sayılan yapılar ve alanlar dışında kalan diğer bütün alanlardaki 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılmış yapılar/aykırılıklar için, yapı sahiplerince e-Devlet sistemi üzerinden başvuruda bulunulması, sorumluluğu kendilerine ait olmak üzere yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi ve yapı kayıt bedelinin ödenmesi suretiyle e-Devlet sistemi üzerinden Yapı Kayıt Belgesi alınmasının mümkün olduğu,

2.2) Bu çerçevede, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 5 inci maddesinin (1)

fıkrasının (a) bendinin (8) numaralı alt bendinde “İstinat duvarı, dolgu alanı, havuz, spor sahaları ve benzeri bina niteliğinde olmayan yapılar için 150 TL/m2,” hükmüne yer verilerek, bina niteliğinde olmayan yapılar için de Yapı Kayıt Belgesi alınabileceği hükme bağlanmış ise de, zikredilen hükümde yer alan “dolgu alanı” ile kastedilen deniz, göl ve akarsularda doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilmesi

olup, bunun dışındaki alanlarda yapılan toprak dolgusu, kaide betonu, toprak hafriyatı, beton zemin vb. dolgular için zikredilen hüküm kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkün olmayacağı,

2.3) Yine, 3194 sayılı Kanunun ‘Tanımlar’ başlıklı 5 inci maddesinde, “Yapı; karada ve suda, daimi veya

muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.” hükmüne yer verilmek suretiyle yapı tanımı yapıldığı, diğer taraftan,

3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16 ncı maddesinin (1) inci fıkrası hükmüne göre, afet risklerine

hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılmış yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Yapı

Kayıt Belgesi alınması mümkün olup, bu bağlamda herhangi bir imalatın “ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı” olarak değerlendirilerek Yapı Kayıt Belgesine konu edilebilmesi için öncelikle “ruhsata tabi olması” gerekmekte olduğu,

2.4) Belirtilenler çerçevesinde bina türü yapı bulunmayan alanlarda yapılan çadır, karavan, seyyar veya

yüzer konteyner, kantar, yakıt tankı, akaryakıt pompası, kümes, vb. imalatlar Yapı Kayıt Belgesine konu edilemeyecek olup, bu imalatlar için alınan Yapı Kayıt Belgelerinin iptal edilmesi gerektiği,

2.5) Bu kapsamda, Yapı kayıt belgesi sorgulama sisteminde yapılan incelemede; Ankara İli,

Kızılcahamam İlçesi, Kızılcaören Mahallesi, ada, parsel sayılı taşınmaz için tarafından alınan başvuru numaralı, belge numaralı Yapı Kayıt Belgesi’nin Ankara

Valiliği (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) tarafından “Yapı tanımına uymadığı için 17/08/2021 tarihli ve sayılı Makam Olur’u ile iptal edilmiştir.|| Olmayan yapı beyan edilmiştir.” notu düşülerek iptal edildiğinin tespit edildiği,

2.6) Diğer taraftan, Yapı Kayıt Belgesi müracaatta bulunan tarafından e-Devlet sistemi üzerinden

yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi üzerine sistem tarafından otomatik olarak üretilmekte olup, Yapı

Kayıt Belgesi için herhangi bir idareye müracaat edilmesi, herhangi bir idare tarafından belge verilmesi veya belgenin herhangi bir idarece onaylanmasının söz konusu olmadığı, Ancak, Yapı Kayıt Belgesi

Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 10 uncu maddesinin (1) inci fıkrasında “Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir.” hükmü uyarınca, 3194 sayılı

Kanun’un Geçici 16 ncı maddesine aykırı uygulamaların tespiti, usulsüz alınmış Yapı Kayıt Belgelerinin incelenmesi ve iptaline ilişkin iş ve işlemler 16/08/2018 tarihli ve 145688 sayılı yazı ile Valiliklere (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) devredildiği, Belirtilmiştir.

3) Kurumumuzun 14/10/2021 tarih ve sayılı “Bilgi ve Belge Talebi” konulu yazısına istinaden

Ankara Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 01/11/2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

3.1) / başvuru/belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin Kızılcahamam İlçesi

Kızılcaören Mahallesi Kızılcaören Küme Evler Ada Parsel için alındığı, Başvuruya Ait Detay sayfasında, aykırılığın kapsamı İstinat Duvarı, Dolgu Alanı, Havuz, Spor Sahaları vb. Bina Niteliğinde

Olmayan Yapılar şeklinde, aykırılığın niteliği ise ” / parseldeki imarlı Evimin yolu ve tarım aletlerini koyduğum konteyner hazine arazisi içinde kalıyor.” şeklinde belirtildiği,

3.2) Aykırılığın niteliği kısmında belge sahibi tarafından konteyner olarak bahsedilen başvuruya ait

fotoğraflardaki yapı incelendiğinde söz konusu imalatın konteyner olmadığının görüldüğü,

3.3) Ayrıca belgenin alındığı adres olan Kızılcaören Mahallesi Kızılcaören Küme Evler Ada

Parselde 06.08.2021 tarihinde tarafımızca yerinde inceleme yapıldığı; belgenin alındığı imalatın konteyner olmadığı tespit edilmiş, buna ek olarak; Kızılcahamam Belediye Başkanlığının 16.08.2021 tarihli ve sayılı yazısında / başvuru/belge numaralı Yapı Kayıt Belgesine konu

konteyner yapının, Kızılcaviran (Kızılcaören) Mahallesinde imar planı ve parselasyon planı olan ada parsel üzerinde bulunduğu, yerinde yapılan incelemede yapının konteyner olmadığının görüldüğü,

3.4) Bu doğrultuda; her ne kadar belge sahibi tarafından imalatın konteyner olduğu beyan edilse de; hem

başvuru eki fotoğraflar hem 06.08.2021 tarihinde yerinde yapılmış olan incelemede bulunulan tespitler hem de Kızılcahamam Belediye Başkanlığının 16.08.2021 tarihli ve sayılı yazısındaki yerinde yapılan incelemede yapının konteyner olmadığının görüldüğü tespiti birarada değerlendirildiğinde belgeye konu imalatın konteyner olarak değerlendirilemeyeceğinden, dolayısıyla yapı olarak da değerlendirilemeyeceğinden;

3.5) Bakanlıkları 29.01.2020 tarihli ve 25068 sayılı yazısında yer alan; “4- Konteyner, kümes, tekerlekli

karavan vb. yapılar için alınan Yapı Kayıt Belgeleri geçerli midir?” sorusuna cevaben; “3194 sayılı

Kanunun ‘Tanımlar’ başlıklı 5 inci maddesinde, “Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.” hükmüne yer verilmek suretiyle yapı tanımı yapıldığı,

3.6) Diğer taraftan, 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16 ncı maddesinin (1) inci fıkrası hükmüne göre,

afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılmış yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için

Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkün olup, bu bağlamda herhangi bir imalatın “ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı” olarak değerlendirilerek Yapı Kayıt Belgesine konu edilebilmesi için öncelikle

“ruhsata tabi olması” gerektiği, Bu durumda, Yapı Kayıt Belgesine yönelik incelemelerde, hangi imalatın (çadır, karavan, seyyar veya yüzer konteyner, kantar, yakıt tankı, akaryakıt pompası, kümes, vb.) Yapı

Kayıt Belgesi alınabilecek bir yapı olarak kabul edilip edilmeyeceği hususunda, zikredilen yapı tanımı ve anılan Geçici 16 ncı maddenin amacının göz önünde bulundurulması suretiyle Valiliklerince (Çevre ve

Şehircilik İl Müdürlüğü) bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.” şeklindeki görüş kapsamında; 3.7)Ankara İli,Kızılcahamam İlçesi Kızılcaören Mahallesi Kızılcaören KümeEvler ada parselde bul unan taşınmaza ilişkin tarafından düzenlenmiş olan

02.11.2018 tarihli, / başvuru / belge numaralı Yapı Kayıt Belgesi yapı tanımına

uymadığı gerekçesi ile 17.08.2021 tarihli ve sayılı Makam Olur’u ile Müdürlükleri tarafından iptal edildiği, Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin

birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, denilmektedir.

6) 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16’ncı maddesinde; “Afet risklerine hazırlık kapsamında

ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar

Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı

Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt

Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.

Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı

Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.

Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer

Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı

Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.

Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.

Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir.

Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.

Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun

2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.”

7) Yine 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16’ncı maddesinde; “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin

usul ve esasların Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

8) Aynı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 5’ inci maddesinde, “Yapı; “karada ve suda, daimi veya muvakkat,

resmi ve hususi yer altı ve yer üstü inşaatı ile bunların ilave değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve

müteharrik tesislerdir.”; “Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır.”,

9) 20/09/2018 tarih ve 30541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi

Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul Ve Esaslar’ın yer aldığı tebliğin birinci maddesinde; “6/6/2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapı Kayıt

Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 4 üncü maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

9.1) “(5) Yapı Kayıt Belgesi; yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda yapının tamamı

için yapı kullanma izni bulunan yapılarda ise ruhsat ve eklerine aykırılık hangi bağımsız bölümde/bölümlerde yapılmış ise o bağımsız bölümler için ayrı ayrı veya yapının tamamı tek bir malike ait ise ve aykırılık bütün bağımsız bölümlerde yapılmış ise yapının tamamı için düzenlenir.”

9.2) Üst paragrafta bahsi geçen Tebliğin 5’ inci maddesinin (1) numaralı

fıkrası (a) bendinin (8) numaralı alt bendinde; “İstinat duvarı, dolgu alanı, havuz, spor sahaları ve benzeri bina niteliğinde olmayan yapılar için 150 TL/m2,”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11) Başvuran 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, imar barışından faydalanmak suretiyle yapmış

olduğu başvurusuna istinaden yapı kayıt belgesi düzenlendiğini, söz konusu belgenin, imalatın konteyner olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle iptal edildiğini iddia etmektedir. Başvuran, yapı kayıt belgesinin iptaline yönelik işlemin kaldırılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

11.1) Başvuranın söz konusu talebinin, söz konusu Yapı Kayıt Belgesine konu imalatın yapı tanımına

uymadığı gerekçesi ile reddedildiği görülmektedir.

12) Burada, İdarenin açıklamasının yasal dayanağının bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa

kavuşturulması gerekmektedir.

13) Açıklığa kavuşturulmak istenen hususa ilişkin düzenlemeler, “Mevzuat” bölümünde açıklandığı üzere,

2709 sayılı T.C. Anayasası, 3194 sayılı İmar Kanunu, 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete’de

yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar’ın bulunduğu tebliğ ile 20/09/2018 tarih ve 30541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi

Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul Ve Esaslar’ın bulunduğu tebliğde yer almaktadır.

14) “Mevzuat” bölümünde yer verilen düzenlemelere ek olarak;

14.1) Danıştay 14. Dairesi, 15.05.2018 tarih ve E:2017/2929, K:2018/3670 sayılı kararı ile temel

betonunun,

14.2) Danıştay 14. Dairesi, 28.06.2018 tarih ve E:2015/7938, K:2018/4895 sayılı kararı ile istinat duvarının,

14.3) Danıştay 14. Dairesi, 21.04.2016 tarih ve E:2014/2945, K.2016/3182 sayılı kararı ile konteynerın,

ruhsata tabi yapı olarak kabul edilen imalatlardan olduğu,

14.4) Danıştay 14 Dairesi, 03.04.2014 tarih ve E:2012/7946, K:2014/4304 sayılı kararı ile “taşınmaz

üzerine park etmiş konumda olan 2 adet lastik tekerlekli karavanın”,

ruhsata tabi yapı olarak kabul edilmeyen imalatlardan olduğu incelenmiştir.

15) İmar Kanunu’nun Geçici 16 ncı maddesinde Yapı Kayıt Belgesi alınamayacak “alanlar” ve “yapılar”ın

belirtilmiş olduğu, söz konusu yapılar ve alanlar dışında kalan diğer bütün alanlardaki yapılar/aykırılıklar için Yapı Kayıt Belgesi alınmasının mümkün olduğu, bu çerçevede, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin

Usul ve Esaslar’ın 5 inci maddesinin (1)fıkrasının (a) bendinin (8) numaralı alt bendinde “İstinat duvarı, dolgu alanı, havuz, spor sahaları ve benzeri bina niteliğinde olmayan yapılar için 150 TL/m2,” hükmüne yer verilerek, bina niteliğinde olmayan yapılar için de Yapı Kayıt Belgesi alınabileceği hükme bağlanmış ise de, zikredilen hükümde yer alan “dolgu alanı” ile kastedilen deniz, göl ve akarsularda doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilmesi olduğu,

15.1) Yine, 3194 sayılı Kanunun ‘Tanımlar’ başlıklı 5 inci maddesinde, “Yapı; karada ve suda, daimi veya

muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.” hükmüne yer verilmek suretiyle yapı tanımı yapıldığı, diğer taraftan,

3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16 ncı maddesinin (1) inci fıkrası hükmüne göre, afet risklerine

hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılmış yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Yapı

Kayıt Belgesi alınması mümkün olup, bu bağlamda herhangi bir imalatın “ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı” olarak değerlendirilerek Yapı Kayıt Belgesine konu edilebilmesi için öncelikle “ruhsata tabi olması” gerekmekte olduğu,

15.2) Belirtilenler çerçevesinde bina türü yapı bulunmayan alanlarda yapılan çadır, karavan, seyyar veya

yüzer konteyner, kantar, yakıt tankı, akaryakıt pompası, kümes, vb. imalatlar Yapı Kayıt Belgesine konu edilemeyecek olup, bu imalatlar için alınan Yapı Kayıt Belgelerinin iptal edilmesi gerektiği, İdarenin Kurumumuza göndermiş olduğu cevabi yazısından anlaşılmaktadır.

16) 3194 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde Yapı; “karada ve suda, daimi veya muvakkat,

resmi ve hususi yer altı ve yer üstü inşaatı ile bunların ilave değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesisler” olarak tanımlanmıştır.

16.1) Bina ise; “kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların

oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar” olarak tanımlanmıştır.

16.2) Görüldüğü üzere yapı kavramının çok geniş bir uygulama alanı mevcuttur. Yapının en önemli ve en

sık görülen şeklini binalar oluştursa da bina yapıya göre daha dar bir tanıma sahiptir. Her binanın yapı niteliğinde olduğunu, fakat her yapının bina niteliğinde olmadığını belirtmek gerekir. Örneğin, istinat duvarı, iskele, temel betonu gibi imalatlar birer yapıdır, ancak bina değildir.

16.3) Bir imalatın yapı niteliğinde olup olmadığının belirlenmesindeki en belirleyici unsur, taşınmazın

durumunda değişiklik meydana getiren ve insan tarafından yapılan “inşai” bir faaliyetin olup olmadığıdır.(https://www.imarvehukuk.com/imar-hukukunda-ruhsata-tabi-yapi-ve-esasli-tadilatkavramlari/#_edn1)

16.4) Herhangi bir imalatın “ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı” olarak değerlendirilerek Yapı

Kayıt Belgesine konu edilebilmesi için öncelikle “ruhsata tabi olması” gerekmekte olduğu bilinmektedir.

16.5) Temel betonu, istinat duvarı, konteyner; Danıştay ve İstinaf kararlarında ruhsata tabi yapı olarak kabul

edilen imalatlardan, ve taşınmaz üzerine park etmiş konumda olan 2 adet lastik tekerlekli karavan, Danıştay kararında ruhsata tabi yapı olarak kabul edilmeyen imalatlardan olarak karşımıza çıkmaktadır.

17) Somut olayda, başvuranın bahse konu yapı kayıt belgesini “istinat duvarı, dolgu alanı vb bina

niteliğinde olmayan yapılar” sınıfında aldığı bu nedenle üzerinde bulunan imalatın konteyner olarak değerlendirilip değerlendirilmemesinin önemi bulunmadığı iddiası bulunsa da;

17.1) Bahse konu imalata ait görüntülerde istinat duvarının bulunmadığı, kaldı ki başvuran ile yapılan şifahi

görüşmede “istinat duvarı” diye kastettiği imalatın, toprak zemin altına yaptırdığı imalat olduğu, bu nedenle fotoğrafta gözükmediği,

17.1.1) Sonuç olarak istinat duvarı ve temel betonu yargı kararlarında ruhsata tabi yapı olarak

değerlendirilse bile, somut olaydaki yapının benzer şekilde değerlendirilemeyeceği düşünülmektedir.

17.2) Kıyı dolgu alanları ile ilgili tanımlamalara baktığımızda ise;

17.2.1) Doğrudan ya da dolaylı olarak oluşumunda insan faaliyetlerinin bulunduğu, daha

fazla alan kazanmak amacıyla karadan denize doğru, doldurma, kurutma, yüzer platform ya da daha farklı yöntemlerle oluşturulan kıyıdaki yeni kara alanları olarak tanımlanmaktadır. (Turoğlu, H., (2017) Deniz ve

Göllerde Kıyı, Yasal ve Bilimsel Boyutlarıyla Kıyı, (Editörler: H. Turoğlu, H., Yiğitbaşıoğlu) Jeomorfoloji

Derneği Yayın No 1, Ss:1-30).

17.2.2) 7121 sayılı Kıyı Kanunu ve ilgili Yönetmelikte de dolgu alanı ifadesi sahil şeridinde yapılan

imalatlar olarak ifade edilmektedir.

17.2.3) Bununla birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekansal Planlama genel

Müdürlüğü’nün kıyı ve dolgu planları başlığı altında yer alan metinlerinde de “dolgu alanı” ifadesi “deniz, göl ve akarsularda doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilmesi şeklinde tanımlanmaktadır.

17.3) Dolayısıyla mevzuatta ve İdarenin açıklamalarında geçen dolgu alanı ifadesinin, başvuruda

kastedilen imalat ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

18) Bununla birlikte alınmış olan yapı kayıt belgesi, istinat duvarı, dolgu alanı vb bina niteliğinde

olmayan yapılar sınıfında değil de; herhangi bir yapı için alınmış olsa bile;

18.1) Yapı Kayıt Belgesine yönelik incelemelerde, hangi imalatın Yapı Kayıt Belgesi alınabilecek bir yapı

olarak kabul edilip edilmeyeceği hususunun İmar Kanunu’nun 5. Maddesinde yer alan yapı tanımı dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. İmar Kanunu’nun 21. maddesine göre konusu “yapı” olan inşaatlar, ruhsata tabidir. Dolayısıyla yapı kavramına dahil olmayan inşaatlar ruhsat alınması gerekmez. Söz konusu alandaki fotoğrafta gözükenin; taşınmazın durumunda değişiklik meydana getiren ve insan tarafından yapılan “inşai” bir faaliyet kapsamında olmadığı değerlendirilmiştir. Kaldı ki fotoğrafta gözüken imalata benzeyen “taşınmaz üzerine park etmiş konumda olan 2 adet lastik tekerlekli karavan”, Danıştay 14 Dairesi, 03.04.2014 tarih ve E:2012/7946, K:2014/4304 sayılı kararında ruhsata tabi yapı olarak kabul edilmeyen imalatlardan kabul edilmiştir.

19) Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde;

İdarenin söz konusu işleminin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, İdareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci

fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvuranın yapı kayıt belgesinin iptaline yönelik işlemin kaldırılması talebinin

REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA VE ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi