T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/11026-S.22.16954

BAŞVURU NO : 2022/4161

KARAR TARİHİ : 31/08/2022

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, mülkiyeti Hazineye ait olan Çorum İli Sungurlu İlçesi

Köyü parsel sayılı taşınmazın dere yatağı veya taşkın sınırında kalıp kalmadığının tespiti ve tarafına satışı talebine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 16/03/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza 16.03.2022 tarihinde e-başvuru yoluyla tarafından

yapılan başvuruda başvuran özetle; mülkiyeti Hazineye ait olan Çorum İli Sungurlu İlçesi Köyü parsel ve taşınmaz numaralı 1.297,56 m2 yüz ölçümlü taşınmazın satışı talebiyle

Sungurlu Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği’ne 04.09.2020 tarih ve sayılı dilekçe ile başvurduğunu, anılan talep üzerine Milli Emlak Şefliği tarafından taşınmazın satışı yapılamayacak taşınmazlardan olup olmadığının tespiti amacıyla ilgili kurumlardan görüş sorulduğunu, Çorum DSİ 54.

Şube Müdürlüğü dışında olumsuz cevap veren bir kurum bulunmadığını, Çorum DSİ 54. Şube

Müdürlüğü’nün ise 15.04.2021 tarih ve E. sayılı yazısı ile taşınmazın dere yatağında olduğundan bahisle satışında sakınca olduğunun bildirildiğini, kendisinin itirazı üzerine yeniden görüş sorulduğunu, Çorum DSİ 54. Şube Müdürlüğü’nün 05.08.2021 tarih ve E. sayılı yazısı ile yine taşınmazın dere yatağında olduğundan bahisle satışında sakınca olduğunun bildirildiğini, ancak Çorum DSİ 54. Şube

Müdürlüğü tarafından taşınmaz mahalline gidilmeksizin uydu fotoğrafları ve harita genel komutanlığı tarafından düzenlenen harita üzerinden karar verildiğini, bunun üzerine 10.09.2021 tarih ve sayılı dilekçe ile DSİ Genel Müdürlüğü’ne başvurduğunu, bu kez Çorum DSİ 54. Şube Müdürlüğü’nün

03.12.2021 tarih ve E- sayılı yazısı ile taşınmazı tekrar incelediklerinin ve taşkın

sınırı çalışılarak söz konusu parselin 70 m2’lik alanının kuru dere yatağı taşkınlarına maruz kalabileceği ve

ifrazı yapıldıktan sonra kalan kısmın satışının mümkün olduğunun bildirildiğini, ancak anılan 70 m2’lik alanın dere yatağı veya taşkın olabilecek bir yer olmadığını, buna rağmen süreci uzatmamak adına anılan yazıyı Sungurlu Milli Emlak Müdürlüğü’ne sunarak satış talep ettiğini, Sungurlu Milli Emlak Müdürlüğü tarafından da Çorum DSİ 54. Şube Müdürlüğü’nün ifrazı yapıldıktan sonra satışının yapılması gerektiğine ilişkin görüşünün Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 44. maddesine göre uygulanabilir olmadığının bildirildiğini, bu kez 07.03.2022 tarihinde Çorum DSİ 54. Şube Müdürlüğü’ne yeniden başvuru yaparak

Milli Emlak Müdürlüğü tarafından belirtildiği şekilde dere tarafında kalan 70 m2’lik kısmın ifrazı için kamu yararı kararı alınmasını veya taşınmazın şartnamesine “Satışa konu taşınmazın DSİ 54. Şube Müdürlüğünce kuru dere taşkınlarına maruz kalabileceği belirtilen ve dere tarafında kalan 70 m2’lik kısmın herhangi bir kullanıma konu edilmemesi ve ileride dere olarak terkin edilmesinin istenilmesi halinde bedelsiz olarak kamuya terk edilmesi gerekmektedir.” şeklinde şerh konularak bu şerhin tapuya işlenmesini talep ettiğini, Çorum DSİ 54. Şube Müdürlüğü’ndeki yetkililerle telefon görüşmesi yaptığında yine aynı cevabı vereceklerini söylemeleri üzerine DSİ 5. Bölge Müdürlüğü Havza Yönetimi İzleme ve Tahsisler Şube

Müdürlüğü’ndeki yetkililerle görüştüğünü, ancak hala sorununun çözülmediğini, bu şekilde satışın çıkmaza sokulmasının kamu zararına sebep olduğunu, ayrıca taşınmaza bitişik konumda bulunan ve sayılı parsellerin hemen bitişiğinin dere yatağı olmasına rağmen 2019 ve 2020 yıllarında satışına izin verildiğini, sayılı parselin satışına izin verilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ifade etmekte; bilirkişi ücreti tarafından karşılanmak suretiyle anılan taşınmazın dere yatağı veya taşkın sınırında kalıp kalmadığının tespiti ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 25.03.2022 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben Tarım

ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 5. Bölge Müdürlüğü 54. Şube Müdürlüğü’nün

22.04.2022 tarihli ve E- 5 sayılı yazısı ekinde ilgili bilgi-belgeler gönderilmiş

olup yapılan açıklamada;

2.1) 31.03.2021 tarih ve sayılı Sungurlu Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliğinin yazısı ile

Köyü nolu parselin satışının yapılmasında Kurum görüşünün sorulduğu,

2.2) Anılan yazıya cevaben iletilen 15.04.201 tarih ve sayılı Kurum yazısı ile “Söz konusu

taşınmazın kuru dere taşkınlarına maruz kalabileceği tespit edilmiş olup, satışının yapılması Kurumumuzca uygun görülmemektedir.” şeklinde cevap verildiği,

2.3) Ardından Milli Emlak Şefliği’nin 27.07.2021 tarih ve sayılı yazısı ile aynı parsel için tekrar

Kurum görüşü istendiği,

2.4) Anılan yazıya cevaben iletilen 05.08.2021 tarih ve sayılı Kurum yazısı ile yine “Söz

konusu taşınmazın kuru dere taşkınlarına maruz kalabileceği tespit edilmiş olup, satışının yapılması

Kurumumuzca uygun görülmemektedir.” şeklinde cevap verildiği,

2.5) 10.09.2021 tarihinde başvuran tarafından DSİ Genel Müdürlüğü’ne verilen dilekçenin, DSİ 5.

Bölge Müdürlüğü’nün 17.09.2021 tarih sayılı yazısı ile Şube Müdürlüklerine iletildiği,

2.6) Bahsi geçen dilekçede genel itibariyle 2019 – 2020 yıllarında DSİ 54. Şube Müdürlüğü’nün bu

bölgede başka parsellerin satışına uygun görüş verdiği belirtilerek, parsel ile dere yatağı arasında kot farkı olduğundan bahsedildiği ve nihayetinde verilen olumsuz görüşlerin değiştirilerek eşitlik ilkesi doğrultusunda konunun tekrar değerlendirilmesinin talep edildiği,

2.7) Ancak dilekçede bahsedilen konuya emsal olabilecek 2019 – 2020 yıllarında Sungurlu

Köyünde ve nolu taşınmazlara ilişkin olduğu iddia edilen görüşler Kurum arşivinde araştırılmasına rağmen bu hususta herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, ardından emin olmak adına Sungurlu Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği personeli ile telefonda görüşülmesi üzerine de bahsedildiği gibi bir Kurum görüşünün ve bu parsellerin Milli Emlak Şefliği tarafından satışının olmadığının teyit edildiği,

2.8) Öte yandan satışı istenilen parselin yüzölçümünün 1.297,56 m2 olduğu göz önünde

bulundurulduğunda, taşınmazın her noktasının aynı kotta olmamasının yani parselin bir noktası dere yatağına bitişik iken diğer noktalarının dere yatağından çok yüksek olmasının gayet normal olduğu,

2.9) Ayrıca 17.09.2021 tarih ve sayılı Bölge Müdürlüğü yazısı Şube Müdürlüğüne ulaştıktan

sonra başvuran ile telefon görüşmesi yapılarak taşınmazda taşkın çalışmaları yapılacağı ve kesin sonucun ortaya çıkacağının bildirildiği,

2.10) Yapılan çalışmalar neticesinde 70 m2 alanın kuru dere taşkınlarına maruz kalabileceği için

taşınmazın tamamının satışının yapılamayacağının tekrar aradığında başvurana bildirildiği,

2.11) Ayrıca başvurana tarım alanlarında ifraz için Kadastro Müdürlüğü’nün şartları olduğunun, ifraz

edilen parselde oluşan yeni parsellerin 5.000 m2 den az olmaması ve 25 metre yola cephesinin olması gerektiğinin, ancak uyuşmazlık konusu taşınmazın köy içinde olduğundan dolayı nasıl sonuçlanacağının bilinmediğinin bildirildiği,

2.12) Başvuran tarafından ise bu şartlarda yazının yazılması halinde konuyu çözeceğinin bildirildiği ve

bunun üzerine Şube Müdürlüğü’nün 03.12.2021 tarih ve sayılı yazısı ile “… yazı ekinde bulunan haritada kırmızı ile taralı 70.00 m2 alan kuru dere taşkınlarına maruz kalmakta olup, ifraz yapıldıktan sonra geri kalan kısmın satışının yapılması uygundur.” şeklindeki görüşün DSİ 5. Bölge Müdürlüğü’ne bildirildiği,

2.13) Anılan yazıyı müteakip başvuran tarafından Kurumlarına posta ile gönderilen 08.03.2022 tarih ve

sayılı dilekçe ile Sungurlu Milli Emlak Şefliğinin 15.02.2022 tarih ve sayılı yazısında belirtilen “Dere tarafında kalan 70.00 m2 lik kısmın ifrazına yönelik kamu yararı kararı alınması suretiyle ifrazının yapılabileceği ya da söz konusu taşınmazın şartnamesine ‘Satışa konu olan taşınmazın DSİ 54.

Şube Müdürlüğü’nce kuru dere taşkınlarına maruz kalabileceği belirtilen ve dere tarafında kalan 70.00 m2 kalan kısmın herhangi bir kullanıma konu edilmemesi ve ileride dere olarak terkin edilmesinin istenilmesi

/

halinde bedelsiz olarak kamuya terk edilmesi gerekmektedir.’ şeklinde şart konulması ve satıştan sonra bu şartın tapu beyanlar hanesine işlenmesi şartıyla satışı uygundur.” ibaresinin DSİ 54. Şube Müdürlüğü’nün görüş yazısına eklenmesi ve bir suretinin Sungurlu Milli Emlak Şefliği ve tarafına gönderilmesinin talep edildiği,

2.14) Ancak DSİ Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği’nin birebir benzer bir konu için, 18.07.2013 tarih

ve 429190 sayılı yazısı ile DSİ Etüt, Planlama ve Tahsisler Daire Başkanlığı’na verdiği görüşte; “… satış konusu taşınmazı satın alan şahıs tarafından gerekli önlemlerin alınması ve Kurumumuzca ileride dere ıslah çalışması yapılması halinde hak talep edilmemesinin Taşınmaz Mal Satış Şartnamesin konulması suretiyle satışta sakınca bulunup bulunmadığı hususunda ise taşınmaz malın el değiştirmesi durumunda şartnameye konulan hükmün taşınmaz malı alan 3. kişileri bağlamayacağı düşünülmektedir…” şeklinde belirtilmesinden dolayı başvuranın talebinin karşılanmasının mümkün olmadığı,

2.15) Ayrıca taşınmazın bulunduğu bölgenin ve derenin hâlihazır haritası alınarak Arcgis programında

yüzey verisi oluşturulduğu, Hec-ras programında taşkın yayılım alanı belirlendiği ve taşkın alanı elde edildiği, yazı ekinde taşkın yayılım alanı, taşkın alanı ve parsel durumunun sayısal veri ile ve uydu görüntüsünde işaretlenerek gönderildiği

ifade edilmiştir.

3) Kurumumuzun 30.05.2022 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben Tapu

ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı’nın 22.06.2022 tarihli ve Esayılı yazısında;

3.1) Uyuşmazlık konusu taşınmazın kadastro tespiti sonucunda tanzim edilen kadastro tespit tutanağı ve

tapu kaydında Maliye Hazinesi adına itirazsız olarak kesinleşerek tescil edildiği,

3.2) Hazine mülkiyetindeki taşınmazların, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların

Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda belirtilen usul ve esaslar dâhilinde malik sıfatıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel

Müdürlüğünce değerlendirildiği,

3.3) 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun tapu kütüğüne şerh konulmasına ilişkin 1009. ve 1010.

maddelerinde tapu kütüğüne şerh konulabilecek hususların ayrıntıları ile düzenlendiği,

3.4) Diğer yandan Tapu Sicil Tüzüğü’nün 16. ve 46. maddelerinde şerhlerin tapu siciline tescil usulü ve

esaslarının düzenlendiği,

3.5) Uyuşmazlık konusu taşınmazın satış şartnamesine başvuranın talep ettiği şekilde şerh konulması

talebine ilişkin olarak; Hazine zararına sebebiyet verilmemesi için mülkiyeti Maliye Hazinesinde iken kuru dere taşkınlarına maruz kalabilecek alanın dereye terk suretiyle parselden ayrılarak işleminin sonuçlandırılması gerektiği, bu mümkün değilse Milli Emlak Müdürlüğünce taşınmazın satışından önce

/

taşınmazın kayıtlı olduğu tapu sicilinin beyanlar hanesine sadece dere yatağı ve taşkın sınırında kalan kısma ilişkin mevcut durumu tespit eden bir belirtme konulabileceği,

3.6) Diğer yandan Hazine mülkiyetindeki taşınmaz olsa dahi, mülkiyet hakkından doğan tasarrufları

engelleyici nitelikte şartla taşınmaz satışı mümkün olmamakla birlikte, şayet satış şartnamesine bu yönde bir şart konulsa dahi konulacak hükmün yalnızca şartname taraflarını bağlayacağının değerlendirildiği ifade edilmiş,

3.7) Ayrıca cevabi yazı ekinde yer alan tapu kayıtlarının incelenmesi neticesinde ise, başvuranın

taşınmazına bitişik konumda olduğunu iddia ettiği sayılı parselin 22.11.2021 tarihinde, sayılı parselin 08.01.2020 tarihinde, sayılı parselin 10.01.2020 tarihinde ve sayılı parselin 02.03.2020 tarihinde satış işlemine konu edildiği tespit edilmiştir.

4) Kurumumuzun 30.06.2022 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben Çevre,

Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Milli Emlak Müdürlüğü’nün 29.07.2022 tarihli ve Esayılı yazısında;

4.1) Başvuru konusu taşınmazın satışının talep edilmesi üzerine, taşınmazın satışında sakınca olup

olmadığı hususunda 31.03.2021 tarihli ve sayılı yazı ile Çorum Orman İşletme Müdürlüğü’ne,

31.03.20211 tarihli ve sayılı yazı ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne, 31.03.2021 tarihli ve

tarihli ve sayılı yazı ile İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne, 31.03.2021 tarihli ve sayılı yazı ile Çorum İl Özel İdaresi’ne, 31.03.2021 tarihli ve sayılı yazı ile DSİ 54. Şube

Müdürlüğü’ne görüş sorulduğu

4.2) İlgili kurumlardan İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Çorum Orman İşletme Müdürlüğü ve

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından taşınmazının satışının yapılmasında sakınca bulunmadığının bildirildiği,

4.3) Ancak Devlet Su İşleri 54. Şube Müdürlüğü’nün 15.04.2021 tarihli ve sayılı yazısında

bahse konu Hazine taşınmazının kuru dere taşkınlarına maruz kalacağının tespit edildiği bu nedenle satışının yapılmasının uygun olmadığının bildirildiği,

4.4) Bunun üzerine başvuranın müteaddit defalar talepleri üzerine yeniden görüş sorulsa da görüş

yazısının değişmediği,

4.5) Öte yandan taşınmazının Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 44. maddesi gereği ifrazının da

mümkün olmadığı,

4.6) Anılan olumsuz görüş yazısının mevcudiyeti karşısında satış talebinin karşılanmasının mümkün

olmadığı,

4.7) Satışı talep edilen parsel numaralı Hazine taşınmazına komşu olan ve

parsel numaralı Hazine taşınmazlarının satışı hakkında DSİ 54. Şube Müdürlüğünden alınan olumlu görüş yazıları ve bu taşınmazların satış şartnamelerinin yazı ekinde gönderildiği ifade edilmiş,

4.8) Ayrıca cevabi yazı ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde; 22.07.2022 tarihinde yapılan

yerinde inceleme neticesinde hazırlanan teknik raporda taşınmazın Kuzey batısında belirtilen 70,00 m2 alanın dışında kalan alanın kot olarak bu alandan yüksekte olduğu, herhangi bir ekili ya da dikili bir alana rastlanılmadığının görüldüğü, taşınmazın kot olarak çevresine göre yüksekte olması sebebiyle taşınmazın güneyinden kepçe ile zemine gayrı resmi yol açıldığı, bu gayri resmi yol ile taşınmaza ulaşım sağlandığı, taşınmazın kadastrosunda doğusunda bulunan kuru dere olarak belirtilen alana komşu olduğu, DSİ yazı ekinde bulunan haritasında parselin doğusu ile nolu parselin güneyinde bulunan ve nolu parselin içerisinde (kuzey batısındaki alan) 70,00 m2 lik alanın kuru dere taşkınlarına maruz kalacağı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

7) 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Tarihi ve bedii değeri olmayan taşınmaz mallarla ilgili

işlemler” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Tarihi ve bedii değeri olanlar hariç Hazinenin özel mülkiyetindeki yerlerin satışı, kiraya verilmesi, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi esasları Maliye

Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirlenir.”

8) 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu’nun 3 üncü

maddesinde; “Birinci madde hükümleri dairesinde tesbit ve ilan edilmiş olan sınırlar içinde tesisat, inşaat veya tadilat yapmak, fidan veya ağaç dikmek yasaktır. Müsaade verilmesi, Su İşleri Müdürünün, bulunmayan yerlerde Nafıa Müdürünün fenni mahzur olmadığı hakkında rapor vermiş olmasına bağlıdır.”

9) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Kişisel Hakların Şerhine ilişkin 1009. maddesinde;

“Arsa payı karşılığı inşaat, taşınmaz satış vaadi, kira, alım, önalım, gerialım sözleşmelerinden doğan haklar ile şerh edilebileceği kanunlarda açıkça öngörülen diğer haklar tapu kütüğüne şerh edilebilir. Bunlar şerh verilmekle o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir.”

10) 19.06.2007 tarihli ve 26557 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hazine

Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin,

10.1) “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; Hazinenin özel mülkiyetindeki

taşınmazların satışı, trampası, arsa veya kat karşılığı inşaat yaptırılması, kiraya verilmesi, ön izin verilmesi ve üzerlerinde irtifak hakkı kurulması, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, ön izin ve kullanma izni verilmesi ile ecrimisil ve tahliye işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”

10.2) “Satışı yapılamayacak taşınmazlar” başlıklı 59 uncu maddesinde; Özel mevzuatı gereğince

satışı mümkün olmayan taşınmazlar ile satışı izne tabi olup ilgili kamu idaresince satışına izin verilmeyen taşınmazlar satılamaz.”

11) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü Taşra Birimleri Kuruluş ve

Görev Yönergesinin 3. Kısım Satış İşlemleri Başlıklı 51 inci maddesinin Satılamayacak

Taşınmazların Belirlenmesi kısmında; “ö)… taşınmazların başka bir özel mevzuat gereğince satışının mümkün olup olmadığı araştırılır. p) Özel mevzuatı gereğince satışı herhangi bir kamu idaresinin iznine tabi olan taşınmazların satışına izin verilip verilemeyeceği ilgili kamu idaresinden sorulur.”

12) 09.09.2006 tarih ve 26284 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2006/27 nolu Dere Yatakları ve

Taşkınlar konulu Genelgede; “ 1 – İl, ilçe ve belde gibi büyük ve orta ölçekteki planlı yerleşim yerleri ile mevzii planlara göre yapılan küçük ölçekteki her türlü yerleşim birimlerine ait imar planlarının düzenlenmesi esnasında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ) tedbir ve tavsiyelerine titizlikle uyulacaktır.

13 – 4373 sayılı “Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu” içinde lüzumlu görülen

tedbirler alınacak ve yasaklanan faaliyetlerin önlenmesi takip edilecektir.

14 – Kadastro çalışmaları sırasında, dere yataklarında tabii akışa imkân verecek ve kendiliğinden oluşmuş

dere yatağı kesiti tescil dışı bırakılarak, derenin tabii akışına tahsis edilecektir. Dere yatak genişliğinin tespitinde DSİ’nin bilgisi ve görüşü doğrultusunda uygulama gerçekleştirilecektir. Kadastro çalışması tamamlanmış olan sahalarda münferit tescil müracaatları halinde de aynı usul ve esaslar uygulanacaktır.”

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın, mülkiyeti

Hazineye ait olan Çorum İli Sungurlu İlçesi Köyü parsel ve taşınmaz numaralı 1.297,56 m2 yüz ölçümlü taşınmazın dere yatağı veya taşkın sınırında kalıp kalmadığının bilirkişi ücreti tarafından karşılanmak suretiyle tespiti ve nihayetinde tarafına satışının yapılmasının sağlanması talebi kapsamında Ret Kararı verilmesi yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

14) Başvuran, 1 no.lu paragrafta yer verildiği üzere, mülkiyeti Hazineye ait olan Çorum İli Sungurlu

İlçesi Köyü parsel ve taşınmaz numaralı 1.297,56 m2 yüz ölçümlü taşınmazın dere yatağı veya taşkın sınırında kalıp kalmadığının bilirkişi ücreti tarafından karşılanmak suretiyle tespitini ve nihayetinde tarafına satışının yapılmasının sağlanmasını talep etmektedir.

15) Dosya kapsamında yapılan incelemede;

15.1) Başvuranın mülkiyeti Hazineye ait olan Çorum İli Sungurlu İlçesi Köyü parsel ve

taşınmaz numaralı 1.297,56 m2 yüz ölçümlü taşınmazın satışı talebiyle Sungurlu

Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği’ne başvurduğu,

15.2) Anılan talep üzerine Milli Emlak Şefliği tarafından taşınmazın satışı yapılamayacak taşınmazlardan

olup olmadığının tespiti amacıyla ilgili kurumlardan görüş sorulduğu,

15.3) Kendisine görüşü sorulan Çorum DSİ 54. Şube Müdürlüğü tarafından taşınmazın 70m2’lik kısmının

dere yatağında olduğundan bahisle satışında sakınca olduğunun bildirildiği,

15.4) Başvuran tarafından yapılan itirazlar üzerine konunun yeniden incelendiği ancak görüşün

değişmediği,

15.5) Bunun üzerine başvuran tarafından taşınmazın dere tarafında kalan 70 m2’lik kısmın ifrazı için

kamu yararı kararı alınması veya taşınmazın şartnamesine “Satışa konu taşınmazın DSİ 54. Şube

Müdürlüğünce kuru dere taşkınlarına maruz kalabileceği belirtilen ve dere tarafında kalan 70 m2’lik kısmın herhangi bir kullanıma konu edilmemesi ve ileride dere olarak terkin edilmesinin istenilmesi halinde bedelsiz olarak kamuya terk edilmesi gerekmektedir.” şeklinde şerh konularak bu şerhin tapuya işlenmesinin talep edildiği,

15.6) Çorum DSİ 54. Şube Müdürlüğü tarafından ise DSİ Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği’nin

birebir benzer bir konu için, 18.07.2013 tarih ve sayılı yazısı ile DSİ Etüt, Planlama ve Tahsisler

Daire Başkanlığı’na verdiği görüşte yer alan ifadeler de gerekçe gösterilmek suretiyle başvuranın talebinin karşılanmasının mümkün olmadığının bildirildiği,

15.7) Ayrıca her ne kadar başvuran tarafından taşınmaza bitişik konumda bulunan ve

sayılı parsellerin hemen bitişiğinin dere yatağı olmasına rağmen 2019 ve 2020 yıllarında satışına izin verildiği, dolayısıyla sayılı parselin satışına izin verilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu ifade edilmekte ise de dosyada mübrez belgelerin incelenmesi neticesinde söz konusu parsellerin satış talebi üzerine de ilgili kurumlardan görüş sorulduğu ve olumlu görüş yazıları verildiği,

15.8) Verilen olumlu görüş yazıları üzerine başvuranın taşınmazına bitişik konumda olduğunu iddia ettiği

sayılı parselin 22.11.2021 tarihinde, sayılı parselin 08.01.2020 tarihinde, sayılı parselin

10.01.2020 tarihinde ve sayılı parselin 02.03.2020 tarihinde satış işlemine konu edildiği,

15.9) Başvuranın satışını talep ettiği taşınmaza ilişkin de yerinde yapılan inceleme neticesinde taşınmazın

satışının uygun olmadığına ilişkin olumsuz görüş verildiği,

anlaşılmıştır.

16) Konuyla ilgili 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 no.lu paragraflarda yer verilmiş olan mevzuata bakıldığında;

Hazine adına tescil edilmiş olan taşınmazların satışının çeşitli mevzuatlarda birtakım usullere tabi kılındığı, bu kapsamda dere yatağında bulunan taşınmazların satışının DSİ’nin vereceği uygun görüş şartına tabi olduğu, başvuru konusu olayda da kendisine görüş sorulması üzerine DSİ tarafından başvuranın satışını talep ettiği taşınmazın dere yatağında olduğundan bahisle satışının uygun olmadığının bildirildiği tespit edilmiştir.

17) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesi uyarınca, yasa koyucunun genel prensipleri

belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanmasını ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesini yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bırakmasının mümkün olduğu görülmektedir. Ayrıca idareler, görev alanlarına ilişkin olarak tüzük ve yönetmelik dışında yönerge, tebliğ, genelge gibi çeşitli adlar altında da düzenleme yapabilmektedirler. Ancak bu düzenlemeler arasında “normlar hiyerarşisi” olarak adlandırılan bir ilişki bulunmaktadır. Normlar hiyerarşisi kuramına göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir.

18) Nitekim bu husus Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 04.02.2010 tarih ve 2009/921 Esas

1 sayılı kararında da;

“Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasadan, tüzükler yürürlüğünü kanundan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzükten almaktadırlar. Bir normun kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün değildir.”

ifadeleri ile hükme bağlanmıştır.

19) Ayrıca idareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde kamu hizmetlerini yerine getirmede

etkinliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda düzenleyici işlemler yapma yetkisine sahip

1

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 04.02.2010 tarih ve 2009/921Esas sayılı kararı için bkz.

https://www.corpus.com.tr/#!/Danistay Erişim tarihi: 19.04.2022.

olduklarından, kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığından, gelişen durumlara göre ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla yönetmeliklerle ve daha alt düzenleyici işlemler olan tebliğ ve genelgelerle düzenleme yapmak hususunda takdir yetkisine sahip bulunmaktadırlar. İdarelerin yönetmelik ve daha alt düzenleyici işlemler ile düzenleme yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak şartına bağlı olarak gerçekleşebilir.

20) Bu itibarla başvuru konusu olayda özel mevzuatı uyarınca satışı izne tabi olan taşınmazların

satışının uygun olup olmadığına ilişkin ilgili idarelerden görüş sorulmasının normlar hiyerarşisi ilkesine uygun olduğu, zira Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışında ilgili idarelerden görüş alınacağı ve uygun görüş verilmeyen taşınmazların satılamayacağı hususunun çeşitli kanun ve yönetmelik hükümlerinde de yer aldığı, dolayısıyla idare tarafından da çeşitli mevzuatlarda yer alan görüş isteme hükümleri uyarınca DSİ’den taşınmazın satışı için görüş istemesinin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir.

21) Ancak her ne kadar idare tarafından DSİ’den taşınmazın satışına ilişkin görüş istenmesi mevzuata

uygun ise de bu noktada DSİ’nin taşınmazın satışının uygun olmadığı yönündeki görüşünün de somut verilere dayalı olması gerektiği aşikârdır. Bu kapsamda dosyada mübrez belgelerin incelenmesinden DSİ 54. Şube Müdürlüğü tarafından taşınmazın bulunduğu bölgenin ve derenin hâlihazır haritası alınarak Arcgis programında yüzey verisi oluşturulduğu, Hec-ras programında taşkın yayılım alanı belirlendiği ve nihayetinde taşınmazın dere tarafında kalan 70m2’lik kısmının kuru dere taşkınlarına maruz kalabilecek alanda yer aldığı gerekçesiyle taşınmazın satışının uygun olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Ayrıca

Kurumumuza iletilen belgelerin incelenmesi neticesinde idare tarafından taşkın yayılım alanı, taşkın alanı ve parsel durumu işaretlenen uydu görüntüsünde de aşağıda yer alan şekilden de görüleceği üzere, 70m2’lik kısmın taşkın alanında olduğu tespit edilmiştir.

22) Yine Kurumumuzun bilgi ve belge talebine istinaden iletilen 22.07.2022 tarihinde yapılan yerinde

inceleme neticesinde hazırlanan teknik raporun incelenmesi sonucunda; taşınmazın Kuzey batısında belirtilen 70,00 m2 alanın dışında kalan alanın kot olarak bu alandan yüksekte olduğu, herhangi bir ekili ya da dikili bir alana rastlanılmadığının görüldüğü, taşınmazın kot olarak çevresine göre yüksekte olması sebebiyle taşınmazın güneyinden kepçe ile zemine gayrı resmi yol açıldığı, bu gayri resmi yol ile taşınmaza ulaşım sağlandığı, taşınmazın kadastrosunda doğusunda bulunan kuru dere olarak belirtilen alana komşu olduğu, DSİ yazı ekinde bulunan haritasında parselin doğusu ile nolu parselin güneyinde bulunan ve nolu parselin içerisinde (kuzey batısındaki alan) 70,00 m2 lik alanın kuru dere taşkınlarına maruz kalacağı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Görüldüğü üzere başvuranın iddialarının aksine, olumsuz görüş yazısı taşınmaz mahalline gidilmeksizin uydu fotoğrafları ve harita genel komutanlığı tarafından düzenlenen harita üzerinden değil aksine yerine yapılan incelemeler neticesinde düzenlenmiştir. Bu yönüyle hazırlanan teknik rapora Kurumumuzca da itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

23) Başvuru konusu uyuşmazlıkla benzer nitelikte olan ve yargıya konu olmuş bir uyuşmazlıkta; Hazine

tarafından aktif taşkın kotunda yer almasına rağmen özel kişi adına tapuda kayıtlı olan bir taşınmazın, yüksek sarfiyatlı taşkın riski bulunduğu, Başbakanlık Genelgeleri ve diğer mevzuatlar çerçevesinde dere yataklarının tespitinde DSİ’nin görüşünün alındığı ve DSİ’nin görüşünde anılan taşınmazın dere yatağında ve taşkın alanda olduğunun bildirildiği gerekçesiyle taşınmazın özel kişi adına olan tapusunun iptali ile terkinine karar verilmesi talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi tarafından 4373 sayılı Kanunun mülkiyet hakkını sınırlamadığı, bahsi geçen Kanunun 2. maddesinde taşkın alanda yer alan taşınmazların üzerinde bulunabilecek muhdesatlar için düzenleme getirildiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde

4373 sayılı Kanun gereğince yapılması gerekli olan ilanların yapılmadığı ve taşkın sularla ilgili bir tehlike

oluştuğunda idare tarafından önlemler alınabileceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu davanın reddi kararına karşı Hazine tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 8.

2

Hukuk Dairesi’nin 2014/5522 Esas, 2015/1851 Karar sayılı ve 29.01.2015 tarihli kararında ;

“Bilindiği üzere; aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerdir. Ancak, aktif dere yatağında ve etki alanında kalmayan ve dolgu yapılmayan bir yerin koşulları mevcut olduğu takdirde özel mülkiyete konu olması olanaklıdır. Hal böyle olunca, uzman jeolog bilirkişi dinlenilmek suretiyle dava konusu taşınmazın A harfi ile belirtilen bölümünün aktif dere yatağı veya derenin etkisi altında bulunup bulunmadığının, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Tüm bu yönler göz önünde tutularak, yerinde yeniden keşif yapılması, taşınmazın aktif dere yatağı veya derenin etkisi altında bulunup bulunmadığının jeolog bilirkişi aracılığı ile tam olarak belirlenmesi, jeolog bilirkişiden taşınmazın önceki ve şu anki niteliğini kesin olarak belirleyen gerekçeli, karşılaştırmalı ve Yargıtay denetimine açık bilimsel içerikli rapor alınması, ondan sonra karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan bu hususlar yerine getirilmeden, fen bilirkişi raporunda A harfi ile belirtilen kısma ilişkin eksik araştırma ile yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.”

şeklindeki gerekçe ile aktif dere yatağında veya taşkın alanında bulunmayan taşınmazların özel mülkiyete konu olabileceği, ancak taşınmazın niteliğinin denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edilmesi ve sonuca göre özel mülkiyete konu olup olamayacağının değerlendirilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

24) Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Kişisel Hakların Şerhine ilişkin 1009.

maddesinde tapu kütüğüne şerh edilebilecek haklar sayılmış ve burada sayılan haklar dışındaki kişisel hakların ancak özel kanunlarda şerh edilebileceği açıkça öngörüldüğü takdirde tapu kütüğüne şerh edilebileceği hükme bağlanmıştır. Bu çerçevede başvuran tarafından tapu kütüğüne şerh edilmesi talep edilen “Satışa konu taşınmazın DSİ 54. Şube Müdürlüğünce kuru dere taşkınlarına maruz kalabileceği belirtilen ve dere tarafında kalan 70 m2’lik kısmın herhangi bir kullanıma konu edilmemesi ve ileride dere olarak terkin edilmesinin istenilmesi halinde bedelsiz olarak kamuya terk edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki ifadenin anılan kanun maddesinde sayılan haklar kapsamında yer almadığı gibi, özel kanunlarda da bu husustaki bir şerhe imkân verecek nitelikte bir düzenlemeye de rastlanmamıştır.

25) Tüm bu açıklamalar çerçevesinde; idare tarafından taşınmazın satışının uygun olup olmadığına

ilişkin olarak DSİ’den görüş sorulmasının normlar hiyerarşisi kurallarına uygun olduğu, DSİ’nin taşınmazın satışının uygun olmadığına ilişkin görüşünün somut bilimsel verilere dayandığı, bununla birlikte başvuranın tapu kütüğüne şerh edilmesini talep ettiği ifadenin Türk Medeni Kanunu’nun 1009. maddesinde veya başkaca özel kanunlarda sayılan şerh edilebilecek haklar kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, hal öyle olunca başvuranın talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

2

Aynı yönde karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2014/5529 Esas, 2015/1852 Karar sayılı ve 29.01.2015 tarihli kararı için bkz. https://www.corpus.com.tr Erişim tarihi: 19.04.2022.

26) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın, mülkiyeti Hazineye ait olan

Çorum İli Sungurlu İlçesi Köyü parsel ve taşınmaz numaralı 1.297,56 m2 yüz ölçümlü taşınmazın dere yatağı veya taşkın sınırında kalıp kalmadığının bilirkişi ücreti tarafından karşılanmak suretiyle tespiti ve nihayetinde tarafına satışının yapılmasının sağlanması talebi kapsamında

Ret Kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

27) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

28) 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz

tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Çorum İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre,

Başvurunun REDDİNE,

Kararın başvuran ile ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI’NA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi