T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/7905-S.22.12121
BAŞVURU NO : 2022/4270
KARAR TARİHİ : 20/06/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, Mucur Yeraltı Şehri istimlak sahası içerisinde bulunan parsellerinin kamulaştırılmasını mümkün değilse yapımı devam etmekte olan TOKİ’lerle takas işleminin gerçekleştirilmesini talep etmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 18/03/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan ( . başvurusunda özetle; Kırşehir İli Mucur İlçesi Hamdiye Mah. Mucur Yeraltı şehri istimlak sahası içerisinde bulunan Ada – – numaralı parsellerin sahibi olduğunu, yıllardır kamulaştırılmadığını, bu durumun da mağduriyetine yol açtığını, öncelikle; söz konusu parsellerin kamulaştırılması, eğer kamulaştırılması mümkün değilse yapımı devam etmekte olan TOKİ’lerle takas işleminin gerçekleştirilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 23/03/2022 tarih ve . sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 05/04/2022 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Kırşehir İli, Mucur ilçesi, Hamdiye mahallesi, Mucur Yeraltı Şehrinin, mülga Kayseri Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kurulunun 22/07/1989 tarihli, 457 sayılı kararıyla Anıtsal l. Dereceden tesciline karar verildiği, aynı Kurulun 30/09/1989 tarihli, 545 sayılı kararıyla 1/1000 ölçekli haritada tescilli alan sınırlarının belirlendiği, anılan Kurulun 22/09/1990 tarihli, 824 sayılı kararıyla sit statüsünün l. Derece
/
Arkeolojik Sit alanı olarak güncellendiği ve mülga Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge
Kurulunun 30/06/2011 tarihli, 3016 sayılı kararıyla I. Derece Arkeolojik Sit alanı sınırlarının 1/1000 ölçekli imar planı üzerinde belirlendiği şekilde uygun olduğuna karar verildiği,
2.2 Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun Arkeolojik Sit Alanları için geçerli olan
05/11/1999 gün ve 658 sayılı ilke kararında ise Arkeolojik Sit: İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlar olarak tanımlandığı, I. Derece Arkeolojik Sit Alanı “I. Derece Arkeolojik Sit Korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır. Bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya İzin verilmemesine, İmar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağına…” şeklinde tanımlandığı, I. Derece Arkeolojik Sit
Alanlarında kesin olarak yapılaşmayı engelleyen bir durum olmakla birlikte Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 gün ve 658 sayılı ilke kararında belirtilen kullanma koşullarının
Koruma Bölge Kurulunun görüşü alınarak uygulanabileceği alanlar olduğu, buna göre; I. Derece
Arkeolojik Sit Alanında kalan bir taşınmazda; alım-satım (ilgili koruma bölge kurulu görüşü olmaksızın)
Yüksek Kurul’un 05/11/1999 gün ve 658 sayılı ilke kararında belirtildiği gibi resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu durumlarda yapılacak alt yapı uygulamaları, yeni tarımsal alanların açılmaması koşuluyla, yalnızca sınırlı mevsimlik tarımsal faaliyetler ile seracılık gibi tarımsal faaliyetler ile taşınmaz kültür varlıklarının mahiyetine tesir etmeyecek şekilde birleştirme (tevhit) ve ayırma (ifraz) işlemleri Koruma Bölge Kurulu görüşü alınarak yapılabileceği,
2.3 Şikayete konu taşınmazların 2863 sayılı Kanun kapsamında tescillerine ilişkin İlgili Kültür Varlıklarını
Koruma Bölge Kurullarınca alınan kararlar dışında; Mucur Belediye Başkanlığının 11/01/2011 tarihli, 308 sayılı yazısına dair yapılan görüşmeler sonunda alınan Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge
Kurulunun 17/11/2011 tarihli, 51 sayılı kararında: “…Mucur Yeraltı Şehri plan tadilatının uygun olduğuna, bu plan doğrultusunda Mucur Yeraltı Şehrinin yayılma alanı içerisinde kalan 3044 ada, i-2-3-4-5-6-7-8-9 parseller ile 615 ada, I -2-3-4-54- 7-8-9-10 parsellerin kamulaştırılabileceğine…” karar verildiği,
2.4 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Tanımlar başlıklı 2. maddesinde; “a) İdare: Yararına
kamulaştırma hak ve yetkisi tanınan kamu tüzelkişilerini, kamu kurum ve kuruluşlarını, gerçek ve Özel hukuk tüzelkişilerini İfade eder.” Denildiği, başvuruya konu taşınmazlara dair Bakanlığımız Kültür
Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce alınmış herhangi bir kamulaştırma kararı bulunmadığı,
2.5 Şikayete konu taşınmazlar ile aynı bölgede, Derece Arkeolojik Sit Alanında bulunan ada, parsel
No’lu taşınmazda bulunan, mülkiyeti . e ait, bodrum üzeri dört katlı binadan su çıktığı ilgilisince
Bakanlığımıza bildirilmiş, konuya İlişkin Kırşehir Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 05/03/2017 tarihli, sayılı yazısı eki uzman raporunda; binadan çıkan suyun yeraltı suyu olmadığının, şehir şebeke suyu olduğunun Orman ve Su İşleri Bakanlığı, DSİ Jeoteknik Hizmetler ve YAS Dairesi Başkanlığı uzmanlarınca düzenlenen raporda ifade edildiği belirtilmiş, anılan yazı eki M.T.A Genel Müdürlüğünce hazırlanan 16/07/2013 tarihli raporda ise evin bodrumunda bulunan kuyunun çok önceden yeraltı suyunu drene etmek için açıldığı, mevcutta bulunan suyun analiz değerlerine bakıldığında suyun muhtelemelen şebeke kaçağı kaynaklı olabileceği, yeraltı sularının yanı sıra içme suyu şebekesi ve drenaj sularının da
/
sistemi etkilediğinin düşünüldüğü hususları ifade edildiği,
2.6 Şikayete konu ada, ve parsel nolu taşınmazların kamulaştırılmalarının
tarafından talep edildiği, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3.maddesinde; “İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.” hükmü bulunduğu, Bakanlık Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün 2018 Mali Yılı kamulaştırma ödeneğinin yetersizliği nedeniyle ve anılan Kanun hükmü uyarınca söz konusu taşınmazların kamulaştırılmalarının gerçekleştirilemediği, ayrıca söz konusu taşınmazlarda can ve mal güvenliğini sağlayıcı tedbirlerin alınmasının Kırşehir Valiliği, Mucur Kaymakamlığı ve Mucur Belediye Başkanlığından istendiği,
2.7 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinin yukarıda değinilen
hükmü uyarınca ve Bakanlık Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün 2022 Mali Yılı kamulaştırma ödeneğinin yetersizliği sebebiyle şikayete konu Kırşehir İli, Mucur İlçesi, Mucur Yeraltı
Şehri 1. Derece Arkeolojik Sit Alanında bulunan ada. ve parsellerin kamulaştırılmalarının gerçekleştirilemediği,
2.8 2863 sayılı Kanunun 15. maddesinde; “0 (Ek: 17/6/1987 – 3386/5 md.; Değişik: 25/612009-5917/24
md.) Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli oranlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir. Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve Ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerIendirilmez. Ancak, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde, maliklerin başvurusu ve kabulüne ilişkin koşul parsele yönelik uygulanır ve 1/1000 ölçekli oranlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz. Bu parsellerin üzerinde bina veya tesis varsa malikinin başvurusu üzerine rayiç bedeli, 2942 sayılı Kanunun II inci maddesi hükümlerine göre belirlenerek ödenir.
Bu bentle ilgili usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” hükmü bulunduğu,
2.9 Anılan Kanun hükmü uyarınca hazırlanan ve 22/05/2010 tarihli, 27588 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi
Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde; sit alanlarından, I. ve II. Derece arkeolojik sit alanı ile I. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen ve 1/1000 ölçekli oranlı koruma amaçlı imar planında keşin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu yerlerde kalan ve Bakanlık tarafından her yıl belirlenecek trampa programlarına alınan yerlerde bulunan gerçek ve Özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmazların Hazine taşınmazları ile trampa edilebileceği, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde 1/1000 Ölçekli oranlı koruma amaçlı İmar planı şartı aranmayacağı hükümleri bulunduğu,
2.10 Mucur Yeraltı Şehrinde yer alan başka bir taşınmaza ilişkin trampa (takas) talepli başvuru hakkındaki
Kırşehir Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 10/06/2021 tarihli, sayılı yazısı eki uzman raporunda; taşınmazların bulunduğu alana ilişkin 1/1000 ölçekli oranlı koruma amaçlı imar planının bulunmadığı ve alanda Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazı çalışması olmadığı hususları ifade
edildiği,
2.11 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17. maddesinin (a) bendinde “Bir
alanın koruma bölge kurulunca sit olarak İlam, bu alanda her Ölçekteki plân uygulamasını durdurur. SİF alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sil statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek İlgili İdarelerce onaylanır… Belediyeler, valilikler ve İlgili kurumlar söz konuşu alanda üç yıl İçinde koruma amaçlı İmar planı hazırlanıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır,” hükmü doğrultusunda alana ilişkin 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planının ilgili Belediyesince hazırlanarak yürürlüğe girmesi gerektiği, Kırşehir ve
Mucur Belediye Başkanlıklarına bildirilmiş, açıklanan mevzuat hükümleri gereğince, taşınmazların bulunduğu alana ilişkin 1/1000 ölçekli oranlı Koruma Amaçlı İmar Planının ilgili Belediyesince hazırlanarak onaylanması, planda taşınmazlara kesin inşaat yasağı getirilmesi ve buna ilişkin belgelerin Bakanlık Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne iletilmesi halinde bahse konu taşınmazın trampasının ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilebileceği,
2.12 Taşınmazların bulunduğu alana İlişkin 1/1000 ölçekli oranlı Koruma Amaçlı İmar Planının İlgili
Belediyesince hazırlanarak onaylanması, planda taşınmazlara kesin inşaat yasağı getirilmesi, buna ilişkin belgelerin Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne iletilmesi ve ada, ve parsel nolu taşınmazların tapuda adına kayıtlı olduklarından, trampa talepli başvurunun adı geçen malik tarafından veya noterden tasdikli vekaletnameye sahip vekilince yapılması halinde taşınmazların trampasının ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilebileceği,
2.13 Şikayete konu taşınmazlara ilişkin yapılan arşiv incelemesinde Bakanlığa tebliğ edilen herhangi bir
yargı kararı olmadığı belirtilmiştir.
3. Kurumumuzun 20/05/2022 tarih ve . sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Mucur Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Mucur
Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından gönderilen 24/05/2022 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
3.1 Hamdiye Mahallesi Ada – – Parsellerin Belediye İmar Planında 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı
olarak geçtiği bahse konu parseller için Belediye tarafından herhangi bir kamulaştırma çalışması bulunmadığı belirtilmiştir.
4. Kurumumuzun 23/03/2022 tarih ve . sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından gönderilen 14/04/2022 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
4.1 Kırşehir Mucur konut projesi kapsamında yapımı devam eden konutların hak sahiplerinin bulunduğu
bu nedenle talebe ilişkin yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın
5.1 “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar,
ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”;
5.2 “Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesinde, “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği
hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir…”;
5.3 “Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması” başlıklı 63. maddesinde, “Devlet, tarih, kültür ve
tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır. Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.”; 5.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 6. 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3.
maddesinde, “İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler. (…) (Ek fıkra: 24/4/2001 – 4650/1 md.) İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.” 7. 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun
7.1 “Tanımlar ve kısaltmalar:” başlıklı 3. maddesinde, “Bu Kanunda geçen tanımlar ve kısaltmalar
şunlardır: a) Tanımlar: …
(3) “Sit”; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır. …
(8) (Ek:14/7/2004 – 5226/1 md.) “Koruma amaçlı imar plânı”; bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım
esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır. …”
7.2 “Devlet malı niteliği:” başlıklı 5. maddesinde, “Devlete, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar
ile özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlarda varlığı bilinen veya ileride meydana çıkacak olan korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları Devlet malı niteliğindedir. ….”
7.3 “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları:” başlıklı 6. maddesinde, “Korunması
gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır: …c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, ….”
7.4 “İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı:” başlıklı 9. maddesinde (Değişik: 14/7/2004 – 5226/3 md.),
“Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez.
Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır.”;
7.5 “Hak ve sorumluluk:” başlıklı 11. maddesinde, “Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının malikleri bu
varlıkların bakım ve onarımlarını Kültür ve Turizm Bakanlığının bu Kanun uyarınca bakım ve onarım hususunda vereceği emir ve talimata uygun olarak yerine getirdikleri sürece, bu Kanunun bu konuda maliklere tanıdığı hak ve muafiyetlerden yararlanırlar. (…) Malikler bu varlıkların üzerindeki mülkiyet haklarının tabii icabı olan ve bu Kanunun hükümlerine aykırı bulunmayan bütün yetkilerini kullanabilirler.
…”
7.6 “Kamulaştırma:” başlıklı 15. maddesinde, “Taşınmaz kültür varlıkları ve bunların korunma alanları,
aşağıda belirlenen esaslara göre kamulaştırılır:
a) Kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanları Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak proğramlara uygun olarak kamulaştırılır. Bu maksat için, Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konur…e)
(Değişik: 17/6/1987 – 3386/5 md.) Kamulaştırma işlemleri, bu Kanun hükümleri ile 2942 sayılı
Kamulaştırma Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre yapılır…
f) (Ek: 17/6/1987 – 3386/5 md.; Değişik: 25/6/2009-5917/24 md.) Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, (…) başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir. Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez. Ancak, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde, maliklerin başvurusu ve kabulüne ilişkin
koşul parsele yönelik uygulanır ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz …”
7.7 “Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile koruma amaçlı imar plânı”
başlıklı 17. maddesinde (Değişik: 14/7/2004 – 5226/8 md.), “a) Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır. (Değişik ikinci paragraf: 8/8/2011-KHK-648/42 md.) Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır.
…Koruma amaçlı imar plânlarının yapımı için belediyelere aktarılmak üzere İller Bankası Genel
Müdürlüğü Bütçesine yeteri kadar ödenek konur. İl özel idareleri ise bütçelerinde koruma amaçlı imar plânlarının yapımı için ödenek ayırırlar. ….b) Koruma amaçlı imar plânlarıyla kesin yapılanma yasağı getirilen sit alanlarında bulunan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetindeki taşınmazlar malikin başvurusu üzerine, belediye ve il özel idaresine ait taşınmazlarla takas edilebilir. …”;
7.8 “İstisnalar ve muafiyetler:” başlıklı 21. maddesinde, “ (Değişik fıkra: 10/9/2014 – 6552/98 md.) Tapu
kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parseller her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. …”; 8. 22.05.2010 tarihli ve 27588 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Sit Alanlarında Kalan
Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik’in
8.1 “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde, “(1) Bu Yönetmelik; gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin
mülkiyetinde bulunan, içinde korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları bulunması nedeniyle sit alanı ilan edilen ve kesin inşaat yasağı getirilen taşınmazların Hazine taşınmazları ile değiştirilmesi usul ve esaslarını kapsar.”;
8.2 “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, “(1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Arkeolojik sit: Antik bir
yerleşmenin veya eski bir medeniyetin kalıntılarının bulunduğu yer veya su altında bulunan veya meydana çıkarılan korunması gerekli alanları, … d) Taşınmaz kültür varlıkları: Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan yer üstünde, yer altında veya su altındaki korunması gerekli taşınmaz varlıkları, … f) I. derece arkeolojik sit alanı: Korunmaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarını,… ifade eder.”
8.3 “Trampa edilebilecek taşınmazlar” başlıklı 4. maddesinde, “(1) Sit alanlarından, I. ve II. derece
arkeolojik sit alanı ile I. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen ve 1/1000 ölçekli oranlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu yerlerde kalan ve Bakanlık tarafından her yıl belirlenecek trampa programlarına alınan yerlerde bulunan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmazlar Hazine taşınmazları ile trampa
/
edilebilir. (2) Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde 1/1000 ölçekli oranlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz. (3) Ancak; … ç) Sit alanı olduğuna dair tapu kütüğüne şerh konulduktan sonra, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında sonradan edinilen, … d) Tapu kütüklerinde sit alanında kaldığına dair şerh dışında başka takyidatlar bulunan, … k) İmar planında yola, oto parka, yeşil sahaya rastlayan veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri kapsamında sorumlu bulundukları veya bakım ve onarım ile görevli oldukları, taşınmazlar, Hazine taşınmazları ile trampaya konu edilemez.”, 9. 26.07.2005 tarihli ve 25887 Sayılı Resmî Gazete’de Yayımlanan Koruma Amaçlı İmar Planları ve
Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulaması, Denetimi ve Müelliflerine
İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmelik’in
9.1 “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde, “Bu Yönetmelikte geçen; “…Sit: Tarih öncesinden günümüze
kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanları,… Arkeolojik sit: (Değişik:RG-5/1/2017-29939) İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanları,… Koruma amaçlı imar planı: Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimari, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; halihazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, altyapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile planlama kararları tutumları, plan notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar planlarının gerektirdiği ölçekteki planları,… ifade eder.”;
9.2 “Plan hazırlama esasları” başlıklı 6. maddesinde (Değişik:RG-5/1/2017-29939), “Koruma amaçlı
imar planları aşağıdaki ilkeler doğrultusunda hazırlanır: a) Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plan uygulamasını durdurur. Sit alanı ve etkileşim geçiş sahası göz önünde bulundurularak varsa 1/25000 ölçekli plan kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak, yeniden gözden geçirilir ve ilgili idarelerce onaylanır. b) Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. İdareler söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar plânını hazırlatıp, incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Bu üç yıllık sürenin sonunda, koruma amaçlı imar planlarını yapma ve yaptırmaya yetkili idarelerce bütçelerinde plan yapımı için yeterli ödenek bulunmadığının, ilgili kurumlardan ödenek temin edilemediğinin ve koruma amaçlı imar planı hazırlama yeterliliğine sahip teknik elemanlarının olmadığının birlikte belgelenmesi durumunda veya alanda kazı
çalışmalarının devam etmesi, afet hali gibi zorunlu teknik gerekçelerle plan yapılamaması halinde, koruma bölge kurulunca bu süre gerekçeli olarak uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır. …g) …Kanunla kesin yapılaşma yasağı getirilen alanlarda 22/5/2010 tarihli ve 27588 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sit Alanlarında Kalan
Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik gereğince yapılması istenen koruma amaçlı imar planları parsel ölçeğinde yapılabilir. h) Yapılacak koruma amaçlı imar planlarında, Kanun gereğince kesin yapılaşma yasağı uygulanması gereken alanlar belirlenir. …”; 10. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun,
10.1 “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili
şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 11. Mülga Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 05.11.1999 tarihli ve 658 sayılı
İlke Kararı’nın ilgili kısımları şöyledir:
“… Arkeolojik Sit: İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygurlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlardır.
Arkeolojik Sitlerde Koruma ve Kullanma Koşulları: Bu bölümde yapılan derecelendirme arkeolojik sitlerin taşıdıkları önem ve özelliklerinin yanısıra, alanda uygulanacak koruma ve kullanma koşullarını kapsar.
1) I. Derece Arkeolojik Sit: Korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır.
Bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağına, ancak; a) Resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu durumlarda yapılacak alt yapı uygulamaları için müze müdürlüğünün ve varsa kazı başkanının görüşüyle konunun koruma kurulunda değerlendirilmesine, b) Yeni tarımsal alanların açılmamasına, yalnızca sınırlı mevsimlik tarımsal faaliyetlerin devam edebileceğine, koruma kurullarınca uygun görülmesi halinde seracılığa devam edilebileceğine, c) Höyük ve tümülüslerde toprağın sürülmesine dayanan tarımsal faaliyetlerin kesinlikle yasaklanmasına, ağaçlandırmaya gidilmemesine, yalnızca mevcut ağaçlardan ürün alınabileceğine, ç) Taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzeme dökülmemesine, d) Bu alanlar içerisinde yer alan ören yerlerinde gezi yolu düzenlemesi, meydan tanzimi, açık otopark, WC, bilet gişesi, bekçi kulübesi gibi ünitelerin koruma kurulundan izin alınarak yapılabileceğine,
e) Bu alanlar içerisinde bulunan ve günümüzde halen kullanılan umuma açık mezarlıklarda sadece defin işlemlerinin yapılabileceğine, f) Taşınmaz kültür varlıklarının mahiyetine tesir etmeyecek şekilde ilgili koruma kurulundan izin almak koşuluyla birleştirme (tevhit) ve ayırma (ifraz) yapılabileceğine, (Ek Bent: 27/4/2016 tarih ve 29696 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7/4/2016 tarih ve 562 sayılı İlke
Kararı)
g) Kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da doğal afet yaşanan yerlerde, yapılmasında zorunluluk bulunan geçici uygulamalara ilişkin, zemine en az müdahale edilecek şekilde hazırlanan ve süresi belirlenen projelerin ilgili koruma bölge kurulunda değerlendirilebileceğine, projesi koruma bölge kurulunca uygun görülen geçici uygulamaların Kültür ve
Turizm Bakanlığınca oluşturulacak bilim kurulu denetiminde yapılabileceğine, …. Karar verildi.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
13. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; 1. Derece Sit alanında kalan taşınmazlarının kamulaştırılmasını, eğer kamulaştırma mümkün değilse yapımı devam etmekte olan
TOKİ’lerle takas işleminin gerçekleştirilmesini talep etmektedir.
14. Korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmek amacıyla 2863 Sayılı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çıkarılmıştır. Kanunda tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar Sit olarak tanımlanmıştır.
15. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Kırşehir İli, Mucur ilçesi, Hamdiye mahallesi, Mucur Yeraltı Şehrinin, mülga Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulunun 22/07/1989 tarihli, 457 sayılı kararıyla Anıtsal l. Dereceden tesciline karar verildiği, aynı
Kurulun 30/09/1989 tarihli, 545 sayılı kararıyla 1/1000 ölçekli haritada tescilli alan sınırlarının belirlendiği, anılan Kurulun 22/09/1990 tarihli, 824 sayılı kararıyla sit statüsünün l. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak güncellendiği ve mülga Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 30/06/2011
tarihli, 3016 sayılı kararıyla I. Derece Arkeolojik Sit alanı sınırlarının 1/1000 ölçekli imar planı üzerinde belirlendiği şekilde uygun olduğuna karar verildiği tespit edilmiştir.
16. Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında
Yönetmelikte, Arkeolojik sit; İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlar olarak tanımlanmıştır. Aynı tanıma Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun Arkeolojik
Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları başlıklı 05/11/1999 tarihli ve 658 sayılı ilke kararında da yer verilmiştir.
17. Sitlerde Koruma ve Kullanma Koşullarının belirtildiği 658 sayılı İlke Kararında; 1. derece arkeolojik sitler korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olarak tanımlanmış ve bu alanlarda; kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağı, ancak; resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu durumlarda yapılacak alt yapı uygulamaları için müze müdürlüğünün ve varsa kazı başkanının görüşüyle konunun koruma kurulunda değerlendirilmesine, yeni tarımsal alanların açılmamasına, yalnızca sınırlı mevsimlik tarımsal faaliyetlerin devam edebileceğine, koruma kurullarınca uygun görülmesi halinde seracılığa devam edilebileceğine, höyük ve tümülüslerde toprağın sürülmesine dayanan tarımsal faaliyetlerin kesinlikle yasaklanmasına, ağaçlandırmaya gidilmemesine, yalnızca mevcut ağaçlardan ürün alınabileceğine, taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzeme dökülmemesine, bu alanlar içerisinde yer alan ören yerlerinde gezi yolu düzenlemesi, meydan tanzimi, açık otopark, WC, bilet gişesi, bekçi kulübesi gibi ünitelerin koruma kurulundan izin alınarak yapılabileceğine, bu alanlar içerisinde bulunan ve günümüzde halen kullanılan umuma açık mezarlıklarda sadece defin işlemlerinin yapılabileceğine, taşınmaz kültür varlıklarının mahiyetine tesir etmeyecek şekilde ilgili koruma kurulundan izin almak koşuluyla birleştirme (tevhit) ve ayırma (ifraz) yapılabileceğine, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da doğal afet yaşanan yerlerde, yapılmasında zorunluluk bulunan geçici uygulamalara ilişkin, zemine en az müdahale edilecek şekilde hazırlanan ve süresi belirlenen projelerin ilgili koruma bölge kurulunda değerlendirilebileceğine, projesi koruma bölge kurulunca uygun görülen geçici uygulamaların Kültür ve
Turizm Bakanlığınca oluşturulacak bilim kurulu denetiminde yapılabileceği belirtilmiştir.
18. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
18.1 Kırşehir İli, Mucur ilçesi, Hamdiye mahallesi, Mucur Yeraltı Şehrinin, mülga Kayseri Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kurulunun 22/07/1989 tarihli, 457 sayılı kararıyla Anıtsal l. Dereceden tesciline karar verildiği,
18.2 Mülga Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 30/09/1989 tarihli, 545 sayılı
kararıyla 1/1000 ölçekli haritada tescilli alan sınırlarının belirlendiği, anılan Kurulun 22/09/1990 tarihli,
824 sayılı kararıyla sit statüsünün l. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak güncellendiği,
18.3 Mülga Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 30/06/2011 tarihli, 3016
sayılı kararıyla I. Derece Arkeolojik Sit alanı sınırlarının 1/1000 ölçekli imar planı üzerinde belirlendiği şekilde uygun olduğuna karar verildiği,
18.4 Şikayete konu Kırşehir İli, Mucur ilçesi, Hamdiye mahallesi, ada, ve parsel nolu
taşınmazların Mucur Yeraltı Şehri olarak l. Derece Arkeolojik Sit alanında kaldığı,
18.5 Mucur Yeraltı Şehrinin Mucur Belediyesi 1/1000’lik imar planında 1. derece arkeolojik sit alanı olarak
onaylı olduğu,
18.6 Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 17/11/2011 tarihli, 51 sayılı kararında:
“…Mucur Yeraltı Şehri plan tadilatının uygun olduğuna, bu plan doğrultusunda Mucur Yeraltı Şehrinin yayılma alanı içerisinde kalan 3044 ada, 1-2-3-4-5-6-7-8-9 parseller ile 615 ada, 1 -2-3-4-54- 7-8-9-10 parsellerin kamulaştırılabileceğine…” karar verildiği,
18.7 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3.maddesinde; “İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden
kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.” hükmü bulunduğu, Bakanlık Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel
Müdürlüğünün 2018 Mali Yılı kamulaştırma ödeneğinin yetersizliği nedeniyle ve anılan Kanun hükmü uyarınca söz konusu taşınmazların kamulaştırılmalarının gerçekleştirilemediği anlaşılmıştır.
19. Koruma Amaçlı İmar Planı; 2863 sayılı Kanun uyarınca sit alanı olarak belirlenen yerlerde, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyoekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlara denilmekte olup, bölgeye ilişkin olarak Mucur Yeraltı Şehrinin Mucur Belediyesi 1/1000’lik imar planında 1. derece arkeolojik sit alanı olarak onaylı olduğu anlaşılmıştır.
20. Kültür ve Tabiat varlıklarını koruma hukuku kapsamında alınan kararlar doğrultusunda gerçekleştirilen uygulamalar, kültür ve tabiat varlığı olarak koruma altına alınan değerlerin maliklerinin mülkiyet hakkını doğrudan etkilemekte olup; korunması gerektiği ortaya konulan değerlerin koruma altına alınmasıyla birlikte mülkiyet hakkı doğrudan sona erdirilebileceği gibi, kısıtlanması yoluna da gidilebilmektedir. Kültür varlığı niteliğinin bulunması, mülkiyet konusu olan değerin, toplum ve insanlık adına koruma altına alınması sonucunu doğurmaktadır. Kültür ve tabiat varlıklarının korunması faaliyetleri sırasında da, maliklerin, bazı kullanımları yasaklanmakta, bazı kullanımlarına ise sınırlı olarak ve belli koşullarda izin verilmesi durumları ortaya çıkmaktadır.(Doç. Dr. Nusret İlker ÇOLAK, Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Hukuku, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, Mart-2011, s.136)
21. Anayasamızda mülkiyet hakkının yalnızca kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceği düzenlenmiştir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu da, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması amacıyla, mülkiyet hakkını sınırlamaktadır. Mülkiyet konusu olan değerde kültür varlığı niteliğinin bulunması ve söz konusu değerin toplum ve insanlık adına koruma altına alınması dikkate alındığında söz konusu sınırlamanın hukuka uygun bulunduğu ancak koruma faaliyeti sırasında maliklerin bazı kullanımlarının yasaklanması, bazı kullanımları için ise sınırlı olarak ve bazı koşullarda izin verilmesi durumları ortaya mülkiyet sahiplerinin kısıtlanmadan doğan hak kayıplarının da karşılanması gerekmektedir.
/
22. Kültür ve tabiat varlıkları, Anayasa’nın 63. maddesiyle Devlete yüklenen koruma yükümlülüğünün bir gereği olarak kamulaştırılmakta olup taşınmaz kültür varlıkları ve bunların korunma alanlarının hangi esaslar dâhilinde kamulaştırılacağına ilişkin hükümlere Kanun’un 15. maddesinde yer verilmiştir.
23. 2863 sayılı Kanun’un “Kamulaştırma:” başlıklı 15. maddesinin a) bendinde kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak programlara uygun olarak kamulaştırılacağı, bu maksat için, Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konacağı, e)
bendinde; kamulaştırma işlemlerinin, bu Kanun hükümleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun bu
Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre yapılacağı, f) bendinde; sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parsellerin başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebileceği ancak Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde, maliklerin başvurusu ve kabulüne ilişkin koşulun parsele yönelik uygulanacağı ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmayacağı ve sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin taleplerinin değerlendirilmeyeceği, hüküm altına alınmıştır.
24. Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükmünün evveliyatının incelenmesinden, kültür ve tabiat varlıklarının, Anayasa’nın 63. maddesiyle Devlete yüklenen koruma yükümlülüğünün bir gereği olarak kamulaştırılmalarının esas olduğu anlaşılmakla, kamulaştırma sürecinin, zamana yayılı ve ödeneğe bağlı şekilde yürütülmesi nedeniyle Kanun koyucu, bu süreç içerisinde, Kanun’dan kaynaklanan mülkiyet hakkı kısıtlamaları nedeniyle doğabilecek mağduriyetleri önlemek amacıyla Kanun’un 15. maddesinin birinci fıkrasına, 3386 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle (f) bendini ekleyerek sit alanı olması nedeniyle kesin inşaat yasağı getirilmiş korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parsel maliklerine, başvuruda bulunmaları hâlinde taşınmazını bir başka Hazine arazisiyle takas etme imkânı tanımış, bu imkândan yararlanabilmek için parsel maliki ya da maliklerinin başvurusunu yeterli görmüştür. 2863 sayılı
Kanun’un 15. maddesinin birinci fıkrasının sözü edilen (f) bendi daha sonra 5917 sayılı Kanun ile değiştirilerek yürürlükte bulunan hâlini almıştır. Bu düzenlemeye göre, takasın konusunu, sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli oranlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parsellerin, başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilmesi oluşturmakta, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde, maliklerin başvurusu ve kabulüne ilişkin koşulun parsele yönelik uygulanacağı ve 1/1000 ölçekli oranlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmayacağı belirtilmekte, sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin taleplerinin ise değerlendirilmeyeceği hüküm altına alınmıştır (AYM, Feriha Şencan ve diğerleri, B. No: 2017/28732, 29/1/2020, Anayasa Mahkemesinin 3/7/2014 tarihli ve E.2014/50, K.2014/124 sayılı kararı).
25. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın mülkiyet hakkına yönelik 2863 Sayılı Kültür Ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kanunu kaynaklı müdahalenin 1989 yılından itibaren içinde bulunulan 2022 yılına kadar devam etmesinin başvuranı, mülkiyetinin geleceği konusunda belirsizliğe itmekte olduğu, başvuranın
/
mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanması önünde engel teşkil ettiği, arazinin kullanımı ve satış şansı da dahil olmak üzere sonucu itibariyle taşınmazın değerini hatırı sayılır ölçüde azaltmakta olduğu ve bunun yanında söz konusu müdahalenin idare tarafından tazminat ödenmek suretiyle de giderilmediği, Mucur
Belediye Başkanlığı ile yapılan yazışmada bölgeye ilişkin Mucur Yeraltı Şehrinin 1/1000’lik imar planında 1. derece arkeolojik sit alanı olarak onaylı olduğunun belirtildiği, kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengenin şikayetçi aleyhine bozulmuş olduğu, idarenin başvuranın talebine ilişkin herhangi bir işlem tesis etmemesinin de mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğurduğu anlaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
26. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Yozgat İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE; Başvuranın, şikayete konu taşınmazlarının, TOKİ’lerle takas edilmesi talebine ilişkin olarak; Kırşehir Mucur konut projesi kapsamında yapımı devam eden TOKİ konutlarının hak sahiplerinin bulunduğu anlaşıldığından REDDİNE, Başvuranın, şikayete konu taşınmazlarının kamulaştırılması talebine ilişkin olarak; Anayasa’nın 63.
maddesiyle devlete yüklenen kültür ve tabiat varlıklarını koruma yükümlülüğünün bir gereği olarak öncelikle; talebe konu taşınmazın kamulaştırılması, eğer mümkün değilse, başvuranın da talebinin bulunması halinde trampasının ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilebileceği hususunda Kültür ve Turizm Bakanlığına TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Tavsiye Kararının BAŞVURANA ve KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/