T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/7201-S.22.11088
BAŞVURU NO : 2022/2459
KARAR TARİHİ : 07/06/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Taşınmazın kamulaştırılması hk.
BAŞVURU TARİHİ : 15/02/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuru dilekçesinde özetle başvuran, Mersin ili Mezitli ilçesi Akarca Mahallesi, parsel no cilt no
sayfa no 224 yüzölçümü 103370 tarla ve aynı yerde bulunan parsel no cilt no sayfa no 225 yüzölçümü 2102 nolu tarlanın, Karayolları 5.Bölge Müdürlüğü tarafından 3 sene önce istimlak edildiğini ancak kamulaştırma yapılmadığı için tarafına kamulaştırma bedeli ödeneceği belirtilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia etmektedir. Başvuran, gerekenin yapılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 18/02/2022 tarih ve sayılı “Bilgi ve belge talebi” konulu yazısına istinaden
Karayolları 5.Bölge Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 23/02/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1) Söz konusu taşınmazlar Mersin-Fındıkpınarı İl Yoluna isabet etmekte olup, kamulaştırma planı
hazırlanarak Kamu Yararı Kararı alınması için Genel Müdürlüklerine gönderildiği, kamu yararı kararının alınmasına müteakip kıymet taktirleri hazırlanarak taşınmaz malik/malikleriyle satın alma görüşmelerine başlanacağı, Belirtilmiştir.
3) Kurumumuzun 26/04/2022 tarih ve sayılı “Bilgi ve belge talebi” konulu yazısına istinaden
Karayolları 5.Bölge Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 20/05/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;
3.1) Şikayet konusu talep hakkında başvuran ile idareleri arasında yargı organlarında görülmekte olan ya
da karara bağlanmış dava bulunmadığı,
3.2) Başvuranın taşınmazlarına kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atılıp atılmadığı konusunda; Tesisler
ve Bakım Başmühendisliğinin ilgi yazısında 2017 yılında yol yapım çalışmaları nedeniyle el atıldığının belirtildiği,
3.3) Başvuranın taşınmazlarına ilişkin herhangi bir dosya (Kamu Yararı Kararı, uzlaşmazlık tutanağı vb.)
bulunmadığı,
3.4) Mersin-Fındıkpınarı İl Yolu (Km: 0+027.35-23+256.76) güzergahında onaylı projesine göre
kamulaştırma planı hazırlandığı, kadastro kontrolleri tamamlandığı, kamu yararı kararı alınmak üzere
Genel Müdürlüklerine gönderildiği, kamu yararı kararı alınmasına müteakip kamulaştırma koridoruna isabet eden taşınmazların kıymet takdir işlemleri yapılarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun ilgili maddelerine dayanarak pazarlıkla satın alma görüşmelerine başlanacağı,
3.5) Başvuruya konu istemin bu aşamada yerine getirilmesinin mümkün görülmediği,
Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;
4.1) “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması başlıklı 13’üncü maddesinde (Değişik: 3/10/2001-
4709/2 md.); “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 6.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,
4.2) “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35’ inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu
haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,
4.3) “Kamulaştırma” başlıklı 46’ ncı maddesinde; “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının
gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir. Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. …”
4.4) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
5) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,
6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri
ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, denilmektedir.
7) 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun;
7.1) “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3’ üncü maddesinde; “İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı
kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler. (…) (Ek fıkra: 24/4/2001 – 4650/1 md.) İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.”;
7.2) “Kamulaştırmada önce yapılacak işlemler ve idari şerh” başlıklı 7’ nci maddesinde; “… İdare
kamulaştırma kararı verdikten sonra kamulaştırmanın tapu siciline şerh verilmesini kamulaştırmaya konu taşınmaz malın kayıtlı bulunduğu tapu idaresine bildirir. Bildirim tarihinden itibaren malik değiştiği takdirde, mülkiyette veya mülkiyetten gayri ayni haklarda meydana gelecek değişiklikleri tapu idaresi kamulaştırmayı yapan idareye bildirmek zorundadır. (Değişik cümle: 24/4/2001 – 4650/2 md.) İdare tarafından, şerh tarihinden itibaren altı ay içinde 10 uncu maddeye göre kamulaştırma bedelinin tespitiyle idare adına tescili isteğinde bulunulduğuna dair mahkemeden alınacak belge tapu idaresine ibraz edilmediği takdirde, bu şerh tapu idaresince resen sicilden silinir.”,
7.3) “Satın alma usulü” başlıklı 8’ inci maddesinde (Değişik: 24/4/2001 – 4650/3 md.); “İdarelerin, bu
Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamaları esastır. … Anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10 uncu maddesine göre işlem yapılır.”
7.4) ” Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili” başlıklı
10’uncu maddesinde (Değişik: 24/4/2001 – 4650/5 md.); “Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister. …”,
7.5) “Hakların sınırlandırılması ve mülkiyetin idareye geçmesi” başlıklı 25’ inci maddesinde
(Değişik: 24/4/2001 – 4650/14 md.); “Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi için 10 uncu madde uyarınca mahkemece yapılan tebligatla başlar.
Mülkiyetin idareye geçmesi, mahkemece verilen tescil kararı ile olur. …”
7.6) Ek birinci maddesinin birinci fıkrasında, “(Ek: 20/8/2016-6745/33 md.); Uygulama imar
planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını
kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal:
Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile);
7.7) Geçici Madde 11- (Ek: 20/8/2016-6745/34 md.) (İptal birinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin
28/3/2018 tarihli ve E: 2016/196 ve K: 2018/34 sayılı kararıyla.) (İptal ikinci fıkra: Anayasa
Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E: 2016/196 ve K: 2018/34 sayılı kararıyla.), Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın talebinin
reddedilmesine ilişkin idari işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı değerlendirildiğinden, İdareye Tavsiye
Kararı verilmesi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, kamulaştırma bedeli ödenmesi talebiyle Kurumumuza
başvuruda bulunmaktadır.
9.1) Başvuranın söz konusu talebinin, kamu yararı kararının alınmasına müteakip kıymet taktirleri
hazırlanarak taşınmaz malik/malikleriyle satın alma görüşmelerine başlanacağı ifadeleriyle yanıtlandığı görülmektedir.
10) Burada, İdarenin açıklamasının yasal dayanağının bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa
kavuşturulması gerekmektedir.
11) Açıklığa kavuşturulmak istenen hususa ilişkin düzenlemeler, “Mevzuat” bölümünde açıklandığı üzere,
2709 sayılı T.C. Anayasası ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’ nda yer almaktadır.
12) Bilindiği üzere Anayasanın 35. maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın
ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasanın
“Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesinde ise, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamının veya bir kısmının kamu yararının gerektirdiği hallerde, kanunla gösterilen esas ve usullere göre kamulaştırılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasanın 46. maddesinde öngörülen kamulaştırma, 35. maddede güvence altına alınan mülkiyet hakkına getirilmiş anayasal bir sınırlama olup, mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasanın 13. maddesinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Buna göre, temel hak ve özgürlükler, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın
Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Dolayısıyla mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasaya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir (AYM, Başvuru
Numarası: 2017/24715, Karar Tarihi : 07/06/2022 20/9/2018 R.G. Tarih ve Sayı : 2022/7201-S.22.11088 16/10/2018-30567).
13) Kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan
taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yürütülecek iş, işlem, süreçler ile tarafların hak ve yükümlülükleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda düzenlenmiş olup, somut başvuru
Kanunun, “Kamulaştırmada önce yapılacak işlemler ve idari şerh”, başlıklı 7. maddesi, “Satın alma usulü” başlıklı 8. maddesi ve “Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili” başlıklı 10. maddesi çerçevesinde inceleme yapılmasını gerektirmektedir. (Kamu Denetçiliği Kurumu 08/09/2020 tarih ve S.20.81067 sayılı Tavsiye Kararı)
14) Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar
hakkında yapılacak kamulaştırmalarda satın alma usulünün öncelikle uygulanması esas olup, anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde idarenin, taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, idare adına tesciline karar verilmesi istemiyle taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat etmesi gerekmektedir. Taraflar arasında kamulaştırma bedeli üzerinde uzlaşma sağlanamaması halinde ilgili idaresince hangi sürede dava yoluna başvurulabileceğine dair bir değerlendirme yapılacak olursa, Kanunun 7. maddesinin bu konuda yol gösterici olduğu kabul edilebilir. Söz konusu düzenlemeye göre, İdare kamulaştırma kararı verdikten sonra kamulaştırmanın tapu siciline şerh verilmesini kamulaştırmaya konu taşınmaz malın kayıtlı bulunduğu tapu idaresine bildirecek olup, İdare tarafından, şerh tarihinden itibaren altı ay içinde 10. maddeye göre kamulaştırma bedelinin tespitiyle idare adına tescili
isteğinde bulunulduğuna dair mahkemeden alınacak belge tapu idaresine ibraz edilmediği takdirde, bu şerh tapu idaresince resen sicilden silinecektir. (Kamu Denetçiliği Kurumu 08/09/2020 tarih ve S.20.81067 sayılı Tavsiye Kararı)
15) Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükümleri somut olaya uygulandığında, başvuranın taşınmazlarına
2017 yılında yol yapım çalışmaları nedeniyle el atıldığının belirtildiği, söz konusu taşınmazlarına ilişkin
herhangi bir dosya (Kamu Yararı Kararı, uzlaşmazlık tutanağı vb.) bulunmadığı, Mersin-Fındıkpınarı İl
Yolu (Km: 0+027.35-23+256.76) güzergahında onaylı projesine göre kamulaştırma planı hazırlandığı, kadastro kontrolleri tamamlandığı, kamu yararı kararı alınmak üzere Genel Müdürlüklerine gönderildiği, kamu yararı kararı alınmasına müteakip kamulaştırma koridoruna isabet eden taşınmazların kıymet takdir işlemleri yapılarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun ilgili maddelerine dayanarak pazarlıkla satın alma görüşmelerine başlanacağı tespit edilmiştir. Bir başka anlatımla idarenin, Anayasanın 46. maddesinde ve
2942 sayılı Kanunda belirtilen kamulaştırma işleminin tüm unsurlarını tamamlamaksızın başvuranın
taşınmazına fiilen el atmak suretiyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunduğu kanaati ve sonucuna varılmıştır.
16) Yukarıda izah edildiği üzere idareler, kamunun ihtiyaçlarını yerine getirme görevleri gereğince, kamu
yararının gerektirdiği hallerde Anayasada, uluslararası sözleşmelerde ve yasada belirtilen sınırlamalara uymak kaydıyla, mülkiyet hakkını kısıtlayıcı veya bu hakkı ortadan kaldırıcı nitelikte eylem ve işlemlerde bulunabilmekle birlikte, Anayasanın 13., 35., ve 46., maddelerine ve 2942 sayılı Kanunda belirlenmiş usul ve esaslara aykırı olarak kişilerin mülkiyet hakkını kısıtlayacak şekilde taşınmazlarına müdahalede bulunulması durumunda “kamulaştırmasız el atma” söz konusu olup, el atma fiilen ve/veya hukuken gerçekleşebilmektedir. (Kamu Denetçiliği Kurumu 08/09/2020 tarih ve S.20.81067 sayılı Tavsiye Kararı)
17) Anayasa Mahkemesince bireysel başvuru kapsamında kamulaştırmasız el atma suretiyle mülkiyet
hakkına yapılan müdahaleler ilk defa Celalettin Aşçıoğlu (B. No: 2013/1436, 6/3/2014) başvurusunda ele alınmış olup, kamulaştırmasız el atma söz konusu kararda, “Kamulaştırma yapmaya yetkili olan devlet; kamu tüzel kişileri, kamu kurumları veya kamu yararı bulunması hâlinde yararlarına kamulaştırma yapılabilecek gerçek ve özel hukuk kişileri tarafından, Anayasa’nın 46. maddesi ve 2942 sayılı Kanun’a aykırı şekilde, özel mülkiyete konu taşınmazlara kısmen veya tamamen, fiilen veya hukuken bedelsiz olarak el koyma işlemine “kamulaştırmasız el atma” denmektedir.”, şeklinde tanımlanmıştır. Mahkeme değerlendirmesinde kamulaştırmasız el atmanın idarelere resmi kamulaştırma kurallarının ötesine geçme imkânı sağladığını, böyle bir uygulamanın ise taşınmaz sahipleri için öngörülemeyen ve hukuki olmayan müdahale riski taşıdığını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi benzer kapsamda yapılan başvurularda da kamulaştırmasız el atma nedeniyle kanunilik ölçütü yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiği kararına varmıştır.
18) Kamulaştırmasız el atma maliklerin mülkiyet hakkına birçok yönden haksız müdahale içermekte olup,
her şeyden önce İdareler, kamulaştırmasız el atmada taşınmazı kamulaştırma işlemi yapmadan elde etmektedir. 2942 sayılı Kanundaki usulün izlenmesi halinde ise, kamulaştırma kararı verilebilmesi için, öncelikle taşınmazın değerinin idare tarafından tespit ettirilmesi, uyuşmazlık hâlinde idarenin mahkemeye başvurarak bedel tespitini istemesi gerekmektedir. Kamulaştırmasız el atma söz konusu olduğunda ise, uzlaşma ve dava yoluna başvurma külfeti de maliklere yüklenmekte, bu süreçte mülk sahibi açacağı tazminat davası sonucunda taşınmazın gerçek karşılığını maddi tazminat olarak elde etmekteyse de, dava sonunda peşin ödeme yapılmadan el atılan taşınmaz idare adına tescil edilmektedir. Bu süreçte taşınmazına kamulaştırmasız el atılan başvuran aleyhine ortaya çıkan bir diğer sorun, yargı kararlarının icrası bağlamında tazminat davasında hükmedilen alacağın ödenmemesi veya geç ödenmesi dolayısıyla mülkiyet hakkı ile birlikte adil yargılanma hakkının da ihlal konusu olabilmesidir. Bu doğrultuda, olağan kamulaştırma usulünün izlenerek kamulaştırma bedelinin peşin olarak ödenmesinin mülkiyet hakkı
yönünden son derece önemli bir anayasal güvence olduğu tartışmasızdır (AYM, Başvurucu: Şevket
Karataş, B. No: 2015/12554, 25/10/2018).
19) Başvuranın iddiaları, idarenin dosyasına sunduğu bilgi ve belgeler, yüksek mahkemenin benzer
uyuşmazlıklara ilişkin verdiği kararlar çerçevesinde başvuru konusu incelendiğinde, başvuranın taşınmazına yapılan müdahalenin, Anayasanın 13., 35. ve 46. maddelerine ve 2942 sayılı Kanunda belirtilen usul ve esaslara aykırı olduğu; kamulaştırma işleminin tamamlanmadığı ve taşınmazın bedelinin ödenmediği, buna karşın taşınmazın 5 yılı aşkın süredir idarenin kullanımında olduğu, başvuranın taşınmazı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunamadığı; idarenin 2942 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince işlem tesis etme yönünde sessiz kaldığı, bu durumun kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğu tespit edilmekle, idarece ivedilikle 2942 sayılı Kanunda belirtilen usul ve esaslar izlenerek taşınmazın kamulaştırılması hususunda idareye tavsiyede bulunulması gerekmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, İdareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Mersin Asliye Hukuk Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için, idarece ivedilikle 2942 sayılı Kanunda belirtilen usul ve esaslar izlenerek taşınmazın kamulaştırılması hususunda KARAYOLLARI GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna;
Kararın, başvurana ve Karayolları Genel Müdürlüğü’ne tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi