TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 6474-6474 18745356- 101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2016/5221 2016/ 5221
KARAR TARİHİ : 14/06/2017
RET KARARI )
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –
BAŞVURUYA KONU İDARE : 1-Gümüşhane Kamu Hastaneleri Birliği
Genel Sekreterliği 2- Gümüşhane Devlet Hastanesi
Başhekimliği
BAŞVURUNUN KONUSU : Mobbing iddiası ile bu iddiaya ilişkin olarak
İdareye verilen dilekçe üzerine taraflı işlem tesis eden kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirmediği gerekçesiyle gerekli incelemenin yapılması talebine ilişkindir .
BAŞVURU TARİHİ : 06/12/2016 6.12.2016
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuru sahibi Kurumumuza gönderdiği şikayet başvurusu ve eklerinde özetle;
Gümüşhane Devlet Hastanesinde görev yapmakta iken başta sağlık bakım hizmetleri müdürü ve müdür yardımcısı olmak üzere hastane yönetiminin çalışanlara sendikal üyeliklerine göre muamele ettiğini, Sağlık-Sen üyesi olan çalışanların idarece korunup kollanırken kendisinin de bağlı bulunduğu Türk Sağlık-Sen üyelerinin mağdur edildiğini, kısa süreli aralıklarla ve art arda farklı birimlerde görevlendirilmek suretiyle sistematik bir şekilde mobbinge uğradığını, bu sebeple 10/ 07/ 2015 tarihinde idareye başvuruda bulunduğunu, yapmış olduğu başvuru üzerine idarece herhangi bir önleyici işlem tesis edilmediği gibi soruşturmanın özellikle uzun sürdürülmek suretiyle bıkkınlık oluşturulduktan sonra kendisine 07/ 11/ 2016 tarihinde ilgililer hakkında her hangi bir işlem yapılmasına gerek yoktur şeklinde cevap verildiğini, şahsına yönelik baskı ve yıldırıcı işlemlerin sona ermemesi üzerine emekli olmak zorunda kaldığını belirterek başta sağlık bakım hizmetleri
1 / 12müdürü ve müdür yardımcısı olmak üzere hastane yönetiminde taraflı işlem tesis eden tüm kamu
görevlileri hakkında gerekli incelemenin yapılmasını talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Gümüşhane İli Kamu Hastaneleri Birliği
Genel Sekreterliğinin konuya ilişkin 21/ 02/ 2017 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde;
2.1) Gümüşhane Devlet Hastanesinde ebe olarak görev yapan 04/ 04/ 2016 tarihli
emekliliğe sevki talebini içerir dilekçesine istinaden 08/ 04/ 2016 tarih ve sayılı onayla emekliye sevkedildiği,
2.2) 3131 sayılı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Taşra Teşkilatı Çalışma Usul ve Esasları
Hakkında yönergede; “Hasta Bakım Hizmetleri Müdürü hasta bakım hizmetlerinde çalışan personelin görev yerlerini hastane yöneticisinin onayını alarak planlayabilir” şeklinde düzenlemenin bulunduğu, başvuru sahibi personelin sadece ebe değil, hemşire yetkili ebe unvanına sahip olduğu,
2.3) 663 sayılı KHK ile Sağlık Bakanlığının yeniden yapılandırıldığı, bu yapılandırmada genel
sekreterliklere kadro tahsisi yapılmadığı, bu nedenle genel sekreterliklerde işlerin geçici görevli sağlık personelleriyle yürütüldüğü, diğer illerle kıyaslayınca genel sekreterlikleri bünyesinde asgari sağlık personelinin istihdam edildiği, İl Sağlık ve Halk Sağlığı müdürlüklerine yapılan görevlendirmelerin ihtiyaca binaen 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa göre Valilik emriyle yapılmakta olduğundan yerindelik denetimi yapılmasının mümkün olmadığı,
2.4) Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü ve Müdür Yardımcısı
hakkında Genel Sekreterliklerince idari soruşturma açılmış olup soruşturmacının herhangi bir işlem tayinine gerek olmadığı yönünde rapor düzenlediği,
2.5) Başvuru sahibi ile ya da başka bir personel ile yargıya taşınmış konuyla alakalı bir uyuşmazlık
bulunmadığı,
2.6) Başvuru sahibinin sağlık raporlarının yazı ekinde sunulmuş olup, kendisine 2008 yılında bipolar
bozukluk tanısı konulduğu için vardiyalı işlerde çalıştırılamadığı, görevlendirme yapılırken bu hususun göz önünde bulundurulduğu,
2.7) Başvuru konusunun İdarelerince yeniden değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
Hususları belirtilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının;
3.1)”Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak Devletin görevleri arasında sayılmış, 3.2)”Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde ; herkesin çalışma hakkı ve ödevi olduğu belirtildikten sonra, devletin yükümlülükleri arasında, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı hususuna yer
.
2 / 12verilmiştir .
3.3) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde
üçüncü fıkrasında; “Herkes bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .” Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,
4) 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”,
5) 14/ 07/ 1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;”Amir durumunda olan
devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinde, “amirin maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranacağı ve amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanacağı” ,
6) 19/ 03/ 2011 tarih ve 27879 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik
Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu 2011/ 2 sayılı Başbakanlık Genelgesinde; “Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları,
7) 31.10.2012 tarihli ve 3131 sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe girmiş olan Türkiye Kamu
Hastaneleri Kurumu Taşra Teşkilatı Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönergenin :
7.1) Temel ilkeler başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum taşra teşkilatında görevli
her derece ve unvandaki personel, kendi yetkileri dâhilindeki iş ve işlemlerin yürütülmesinde ve hizmet sunumunda, hasta ve çalışan hakları ile güvenliği mevzuatı ilkeleri çerçevesinde, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın, performans hedeflerine uygun, etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamakla görevlidir .”
7.2) Sağlık bakım hizmetleri müdürü başlıklı 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci
bendinde; Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürünün görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır : 1) Sağlık bakım hizmetlerinin planlanması, etkin ve verimli hizmet sunulması, kendisine bağlı birimler ve ilgili diğer birimler ile işbirliği ve uyum içerisinde hizmetlerin yürütülmesi, denetlenmesi ve değerlendirilmesini sağlamak . Aynı fıkranın ikinci bendinde; “Hasta bakım hizmetlerinde çalışan personelin görev yerlerini hastane yöneticisinin onayını alarak planlamak .”
Düzenlemeleri yer almaktadır .
3 / 12IV. KAMU DENETÇİSİ MUSTAFA ÖZYAR’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın mobbing iddialarının sübut bulmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden
9) Başvuran ( 1) numaralı paragrafta belirtilen taleple Kurumumuza başvurmuştur .
10) Başvuran ve ilgili idare tarafından sunulan bilgiler kapsamında, başvuru sahibi ebe
/ 09/ 2002 tarihinde Gümüşhane Devlet Hastanesine tayininin çıktığı ve o tarihten bu yana da söz konusu hastanenin çeşitli birimlerinde görev yaptığı anlaşılmıştır .
11) Her ne kadar başvuru sahibi Kurumumuza başvuruda bulunduğu dilekçesinde, Gümüşhane
Devlet Hastanesinde görev yapmakta iken başta sağlık bakım hizmetleri müdürü ve müdür yardımcısı olmak üzere hastane yönetiminin çalışanlara sendikal üyeliklerine göre muamele ettiğini, Sağlık-Sen üyesi çalışanlar idarece korunup kollanırken kendisinin de bağlı bulunduğu Türk
Sağlık-Sen üyelerinin mağdur edildiğini, kısa süreli aralıklarla ve art arda farklı birimlerde görevlendirilmek suretiyle sistematik bir şekilde mobbinge uğradığını, bu sebeple 10/ 07/ 2015 tarihinde idareye başvuruda bulunduğunu, yapmış olduğu başvuru üzerine idarece herhangi bir önleyici işlem tesis edilmediği gibi soruşturmanın özellikle uzun sürdürülmek suretiyle bıkkınlık oluşturulduktan sonra kendisine 07/ 11/ 2016 tarihinde ilgililer hakkında her hangi bir işlem yapılmasına gerek yoktur şeklinde cevap verildiğini, şahsına yönelik baskı ve yıldırıcı işlemlerin sona ermemesi üzerine emekli olmak zorunda kaldığını belirtmiş ise de, incelenen dosya kapsamı itibariyle başvuru sahibinin kendisine mobbing uygulandığına dair iddialarının sübut bulmadığı kanaatine varılmıştır .
12) Şöyle ki; başvuru sahibinin aynı konuya ilişkin olarak idareye yapmış olduğu 10/ 07/ 2015 tarihli
başvurusu üzerine Gümüşhane İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği tarafından 04/ 08/ 2015 tarihinde Uzman soruşturmacı olarak tayin edildiği ve adı geçen uzmanın yerinde inceleme ve araştırma yapıp, şikayetçi, şikayet olunanlar ile tanık ifadelerine başvurmak suretiyle objektif olarak yaptığı soruşturma sonrasında İdareye sunduğu 03/ 11/ 2016 tarihli raporunda, “şikayetçinin iddiaları sübut bulmadığından Gümüşhane Devlet Hastanesi yöneticileri ve hakkında disiplin, idari ve mali yönden herhangi bir işlem tayinine gerek olmadığını” belirttiği,
13) Söz konusu soruşturma kapsamında ifadesi alınan şikayet olunan Gümüşhane Devlet Hastanesi
Sağlık Bakım Hizmetleri ifadesinde; tomografi biriminde çalışırken damar yolu açılması görevini yürüttüğünü, damar yolu açılması işleminin acil birimine devredilmesi üzerine tomografi biriminde hizmetine ihtiyaç kalmadığı için, kendisiyle görüşülerek ve sağlık sorunları hakkında detaylı bilgiye sahip olunduktan sonra geçici olarak enjeksiyon odasında görevlendirildiğini, sonrasında hastanede açılan diş polikliniğinde eleman ihtiyacı olunca, bu polikliniğin çalışma koşulları görece olarak rahat olduğundan ve bu sebeple hastanede çalışan pek çok hemşirenin diş kliniğinde çalışmayı istemesine rağmen, sağlık sorunları
4 / 12göz önünde bulundurularak ve hizmet yılına hürmeten yine kendisi ile görüşülerek ve sözlü onayı
alınarak 22/ 08/ 2014 tarihinde diş polikliniğinde görevlendirildiğini, ancak diş polikliniğinin kapatılması üzerine yine kendisinin rızası alınmak suretiyle eleman ihtiyacı bulunan kan alma biriminde görevlendirildiğini, geçici bir süreliğine görevlendirildiği için de resmi yazı yazılmadığını, NST biriminde eleman ihtiyacı doğduğu halde NST biriminde çalışmak istemediğini belirtmesi üzerine bu birimde görevlendirilmediğini, EKO Polikliniğinin açılması ve burada hemşire ihtiyacı doğması üzerine yine kendisinin rızası alındıktan sonra 05/ 03/ 2015 tarihinde resmi yazıyla EKO Polikliniğinde görevlendirildiğini, EKO Polikliniğinin de kapatılması üzerine sağlık bakım hizmetleri müdür yardımcısı de yanlarında bulunduğu bir esnada önceki tecrübelerinden de yararlanılmak üzere kadın doğum polikliniğinde çalışmak isteyip istemediği konusunda fikri ve rızası alındıktan sonra resmi yazı ile kadın doğum polikliniğinde görevlendirmesinin yapıldığını” beyan ettiği ve yine şikayet olunan Gümüşhane
Devlet Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri söz konusu soruşturma kapsamında alınan 29/ 08/ 2016 tarihli ifadesinde; “Eski bir sendikacı olarak birimleri altında çalışan hiçbir personeli sendikasına göre ayırmasının mümkün olmadığını, çalışan personeli ürettiği işe göre değerlendirdiğini, bunun en büyük kanıtının da servis sorumlularının kesinlikle tek sendikadan olmayıp farklı sendikalardan olmalarının olduğunu, idari katta da farklı sendikalardan çalışanların bulunduğunu, hastane müdür yardımcısı olduktan sonra etik gereği sendika yöneticiliği görevini bıraktığını ve mevcut personelin güncel üyelik bilgilerine vakıf olmadığını, kendisine yönelik mobbing iddiaları karşısında çok şaşırdığını, zira kendisinin her dönem yardımcı olduğunu, hastane idareciliğinden önce Sağlık-Sen’de aktif sendika yöneticisi iken radyoloji sorumlu teknisyeni olarak kendisi farklı sendikadan olmasına rağmen radyoloji birimine aldırarak rahat çalışmasını sağladığını, hiçbir dönemde hiç kimseye mobbing uygulamadığını, ihtiyaca binaen kadın doğum polikliniğinde çalışmak isteyip istemediğinin tarafından sorulduğu esnada kendisinin de orada bulunduğunu ve kadın doğum biriminde çalışmayı istediğine şahit olduğunu, bu konuda herhangi bir zorlaması ve baskısının olmadığını” beyan ettiği,
14) Söz konusu raporun incelenmesi neticesinde soruşturmayı yapan ve raporu düzenleyen uzman
tarafından “Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü şikayetçi ebe görev yerlerini değiştirirken şikayetçiye psikolojik taciz uygulama amacı güttüğüne dair kesin kanıt bulunamadığı görülmektedir . Görev yeri değişikliklerinin şikayetçiden ve şikayet edilenden bağımsız olarak hastanede meydana gelen birtakım değişiklikler sonucu olduğu kanaatine varılmıştır . Tomografi biriminde damar yolu açma işleminin yönetim kararıyla acil servis bünyesine verilmesi sonrası tomografi biriminde ebe/hemşireye ihtiyaç kalmaması sebebiyle burada çalışan personelin başka birime verilmesi zorunlu olmuştur . Şikayetçi geçici olarak enjeksiyon birimine görevlendiriliyor ve sonrasında yeni açılan diş polikliniğine kalıcı olarak yazılı olarak görevlendiriliyor . Şikayetçinin diş polikliniğinden alınması yine hastane içerisinde olan bir değişiklikten kaynaklanıyor . Genel sekreterlik kararı ile hastanedeki diş polikliniğinin kapatılması sonrası burada çalışan şikayetçi yine geçici olarak kan alma birimine veriliyor . Bu esnada NST biriminde de eleman ihtiyacı olmasına rağmen şikayetçi tarafından kabul edilmediği için o birime görevlendirme yapılmıyor . Daha sonra EKO polikliniği açılınca şikayetçinin de onayı ile resmi yazı ile EKO polikliniğine görevlendiriliyor . Bir süre sonra kardiyoloji uzmanlarının kararı ile EKO polikliniği de kapatılıyor . Burada çalışan şikayetçinin başka
5 / 12bir yere verilmesi gerekiyor . Şikayetçinin mesleği ebe olduğu için görece olarak uygun bir birime,
kadın doğum polikliniğine kalıcı olarak görevlendiriliyor . Görev yerlerinin çalışma şartları, diğer özellikli birimlere ve yataklı servislere göre oldukça rahattır . Mesaisi ve nöbeti olmayan birimler ebe/hemşire meslek grubu çalışanlarınca genellikle tercih edilen birimlerdir . Bu birimler de mesaisi ve nöbeti olmayan birimlerdir . Zaten şikayetçi görev yerlerinin kendisini zorladığından değil, sık sık görev yerinin değiştirilmesinden ve son görev yeri olan kadın doğum polikliniğinin çalışma şartlarından şikayetçi olmuştur . Yukarıda da açıklandığı üzere görev yeri değişiklikleri şikayetçinin çalıştığı birimlerin kapatılmasından kaynaklanmıştır .” şeklinde kanaat bildirildiği,
15) Söz konusu raporda “psikolojik taciz iddialarının daha detaylı soruşturulması açısından hastane
idaresine gönderilen 13/ 07/ 2016 tarihli ve sayılı yazıyla psikolojik taciz, sindirme, yıldırma gibi fiillerin işlendiğine dair kuvvetli emare gösterebilecek bazı hususların sorulduğu, 19/ 07/ 2016 ve sayılı yazı ile verilen cevapta, “şikayetçinin yıllık izinlerini istediği zaman ve istediği kadar bölerek kullanabildiği, mazeret izni aldığı, birçok kez istirahat raporu aldığı ve bu raporların hiçbirinin usul ve fenne aykırı olduğu gerekçesiyle üst hastaneye gönderilmediği, şikayetçi aleyhinde herhangi bir tutanak bulunmadığı ve yine kendisine herhangi bir suç isnadıyla savunma verilmediği, sonuç olarak mevcut ifadeler ve diğer belgeler değerlendirildiğinde şikayetçi aleyhine işyerinde psikolojik taciz (mobbing) uygulandığına dair yeterli bilgi ve belge bulunmadığından bahsi geçen iddiaların doğrulanmadığı anlaşılmıştır” şeklinde kanaat bildirildiği,
16) Anılan raporda ayrıca “Hastane yönetiminden gelen 19/ 07/ 2016 tarihli ve . sayılı cevabi
yazıda şikayetçinin ağır işlerde çalışamayacağına dair idareye bir rapor sunmadığı, şikayetçinin ağır işlerde çalıştırılamaz raporu var ise bunu idareye sunması gerekirdi, idarenin kendiliğinden personelin sağlık kayıtlarına erişerek buna göre işlem tesis etmesi düşünülemez . Bunların yanında kadın doğum polikliniğinde ebelik hizmetleri yürütmenin ağır işçilik gerektiren bir iş olmadığı da açıktır . Sonuç olarak; şikayetçinin kadın doğum polikliniğinde çalıştırılarak emekli olmaya zorlandığı iddiası somut delillerle desteklenmemiştir .” ifadelerinin yer aldığı,
17) Yine söz konusu raporda “Hemşire-ebe sağlık personeli grubu için nöbeti ve mesaisi olmadığı
için gündüzlü hemşirelik hizmetleri ile idari birimler nispeten tercih edilen birimler olduğundan hastane yöneticiliğinden 13/ 07/ 2016 tarihli ve sayılı resmi yazı ile idari birimlerde ve gündüzlü hemşirelik hizmetleri birimlerinde çalışan ebe hemşire personelin isimleri ve sendika bilgileri istenmiş, 19/ 07/ 2016 tarihli ve sayılı cevabi yazı ile listenin gönderildiği, liste incelendiğinde toplam 39 çalışan olduğu, bunların 13’ünün sendikasız, 10’unun Türk Sağlık
Sen’li, 16’sının ise Sağlık Sen’li olduğu anlaşılmıştır . Bu durum bile tek başına çalışanlar arasında sendikal ayrım yapılmadığına kuvvetli bir emaredir . Kaldı ki, söz konusu soruşturma kapsamında 29/ 08/ 2016 tarihinde ifadelerine başvurulan ve farklı birimlerde görev yapan Türk
Sağlık-Sen üyesi hemşirelerin verdikleri ifadelerde “sendikalarından dolayı yönetim tarafından herhangi bir baskı ve mobbinge maruz kalmadıklarını, çalışma ortamında sendikanın söz konusu dahi edilmediğini, sendikalarından istifaya zorlanmaları gibi bir durumun söz konusu olmadığını, aynı sendikaya üye olan arkadaşlarından da bu yönde duyum almadıklarını, hastane yönetiminin gayet iyi ve güleryüzlü olduğunu, işlemlerini yönetim ile sıkıntı yaşamadan halledebildiklerini” beyan ettikleri görülmüş ve söz konusu ifadelerde mobbing ve/veya ayrımcılık uygulandığına dair hiçbir belirti görülmediğinden Türk Sağlık-Sen üyesi çalışanlara karşı mobbing ve/veya
6 / 12ayrımcılık uygulandığı iddiasının doğrulanmadığı kanaatine ulaşılmıştır” şeklinde kanaat
bildirildiği,
18) Anılan raporda ayrıca; “Çok sayıda ebe ve hemşirenin sendikal kayırmalarla idari birimlerde,
bazılarının geçici görevle genel sekreterlikte ve diğer kurumlarda görevlendirildiği, bu sebeple sağlık hizmeti sunan birimlerde çalışan personelin çok fazla iş yükü olduğu, hastane personeli olup genel sekreterlik ., il sağlık müdürlüğü ve halk sağlığı müdürlüğünde geçici görevle çalışmakta olan ebe hemşirelerin geçici görevlerinin iptal edilmesi iddiasına ilişkin olarak; Kadrosu hastanede bulunan
175 ebe-hemşirenin % 7,4’ünün geçici görevle başka kurumlarda çalıştığı, hastanede görev yapan
158 ebe-hemşire personelin de sadece % 2,5’inin idari birimlerde görev yaptığı anlaşılmaktadır .
Genel sekreterliklerin büro görevlisi ve uzman dışında işleri yürütecek kadrolu personeli olmadığından bağlı tesislerden geçici görevlendirme yapılarak işlerin yürütülmese, ülke çapındaki tüm genel sekreterliklerin başvurduğu bir yöntemdir . Bu itibarla bağlı hastanelerden genel sekreterlik emrine yapılan görevlendirmeler genel sekreterin mutlak tasarrufunda olup, bu konuda yerindelik denetimi yapılamayacağından, aynı şekilde diğer kurumlara yapılan görevlendirmeler ihtiyaca binaen 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa göre Valilik emriyle yapılmakta olduğundan yerindelik denetimi yapılmasının mümkün olmadığı, sonuç olarak ebe-hemşire sınıfı personelin idari birimlerde çalıştırılması ve aynı sınıf personelin diğer kurumlara geçici görevle gönderilmesi hususları hastane idarecilerine yönelik disiplin suçu oluşturmadığından iddianın reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır .” ifadelerine yer verildiği, Görülmüştür .
19) Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik
gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır . [Bkz, İşyerlerinde
Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]
20) Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden
yoksun bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması, birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması ve bunun tekrarlama sıklığı ve uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama, atamama, özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır . [Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu
İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (Nisan 2011)]
7 / 1221) 3 ve 5 numaralı paragraflarda değinilen ulusal mevzuatımızda devletin, insanın maddî ve manevî
varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlayacağı, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı; amirin maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranacağı, amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanacağı hüküm altına alınmıştır .
22) Başvuruya konu somut olayda, başvuru sahibi her ne kadar 2002 yılından beri ebe-hemşire
olarak çalışmakta olduğu Gümüşhane Devlet Hastanesinde Sağlık Bakım Hizmetleri tarafından çalışanlara ve bu kapsamda kendisine de sendikal üyelik durumuna göre muamele edildiğini ve bu sebeple sık sık görev yerinin değiştirilmesi suretiyle mobbinge maruz kaldığını ve bu sebeple emekli olmak zorunda bırakıldığını beyan etmiş ise de; 12, 13, 14, 15, 16 ve 17 numaralı paragraflarda belirtildiği üzere, başvuru sahibinin İdareye başvurusu üzerine İdarece yaptırılan soruşturma sonrasında düzenlenen raporda, beyanına başvurulan şikayetçi, şikayet olunanlar ve tanık ifadelerinden şikayetçinin sık sık görev yerinin değiştirilmesinin sendikal ayrımcılıktan kaynaklandığı ve şikayetçiye psikolojik taciz uygulama amacı güttüğüne dair kesin kanıt bulunamadığının, görev yeri değişikliklerinin şikayetçiden ve şikayet olunanlardan bağımsız olarak hastanede meydana gelen birtakım değişiklikler sonucu meydana geldiğinin, görev yeri değişikliklerinin şikayetçinin çalıştığı birimlerin kapatılmasından kaynaklandığının, şikayetçinin yıllık izinlerini istediği zaman ve istediği kadar bölerek kullanabildiğinin, mazeret izni aldığının, birçok kez istirahat raporu aldığı ve bu raporların hiçbirinin usul ve fenne aykırı olduğu gerekçesiyle üst hastaneye gönderilmediğinin, şikayetçi aleyhinde herhangi bir tutanak bulunmadığı ve yine kendisine herhangi bir suç isnadıyla savunma verilmediğinin sonuç olarak mevcut ifadeler ve diğer belgeler değerlendirildiğinde şikayetçi aleyhine işyerinde psikolojik taciz (mobbing)
uygulandığına dair yeterli bilgi ve belge bulunmadığı ve bahsi geçen iddiaların doğrulanmayıp şikayetçinin iddiaları sübut bulmadığından Gümüşhane Devlet Hastanesi yöneticileri hakkında disiplin, idari ve mali yönden herhangi bir işlem tayinine gerek olmadığı yönünde kanaat bildirildiği görülmüş, mevcut dosya kapsamı itibariyle başvuru sahibinin mobbing iddiasını destekler mahiyette başkaca bir delil de sunmadığı anlaşıldığından somut olayda mobbing iddiasının sübut bulmadığı kanaatine varılmıştır .
23) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca mobbing kavramı, işyerlerinde bir veya birden fazla
kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü olarak tanımlanmakta olup, mobbingin unsurları, işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması olarak sayılmış olmakla birlikte, arizi, tek seferlik ya da birden çok tekrarlansa bile strese ve doğal iş yoğunluğuna bağlanabilecek süreklilik arz etmeyen olumsuz tutum, davranış, tartışma ve çekişmelerin mobbing niteliğinde olmadığı değerlendirilmektedir . (İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)
24) İdarenin belli kurallar çerçevesinde çalışması gerektiği, kamu görevlisinin keyfi ve kişisel
8 / 12yararları uyarınca kuralları yok sayarak görev yapmasının söz konusu olmadığı, idarece yasa,
yönetmelik ve benzeri mevzuata uyulması gerektiği kuşkusuzdur . İdarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin de temel ilkelerinden biridir . Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır . Ancak, İdarenin takdir yetkisinin söz konusu olması halinde dahi keyfi olarak hareket etmesi düşünülemez .
Zira, İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, verdiği kararlar ve işlemlerde objektif, gerçekçi ve hukuken geçerli sebepler ve somut delillere dayanmalı, bu yetkiyi kamu yararı için ve gerekçeli olarak kullanmalıdır . Somut olayda başvuru sahibinin sık sık görev yerinin değiştirilmesi her ne kadar idarenin takdir yetkisi kapsamında gerçekleştirilmiş işlemler ise de, söz konusu işlemler hizmet gereği ve kamu yararı gözetilerek ve hastane içindeki birtakım değişiklikler nedeniyle yapılmış işlemler olup keyfi ve sübjektif değerlendirmeler neticesinde gerçekleştirilmiş işlemler olduğu ispatlanamamıştır .
Başvuru sahibinin, konu ile ilgili olarak İdareye yaptığı başvuru üzerine İdarece soruşturmacı tayin edilerek yerinde inceleme ve araştırma yapılmak ve ilgililer ile tanık beyanlarına başvurulmak suretiyle konunu objektif olarak değerlendirildiği ve söz konusu işlemlerde hukuka aykırılığın bulunmadığının tespit edilmesi karşısında, mobbing iddiaları ve mobbing iddialarına ilişkin olarak İdareye yapılan başvuru üzerine taraflı işlem tesis eden kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirmediğine yönelik iddiaların mesnetten yoksun olduğu değerlendirmesiyle, başvuruya konu talebin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır .
25) Kaldı ki, her ne kadar başvuru sahibi 2002 yılından bu yana sık sık görev yerinin
değiştirilmesinin kendisine yönelik mobbing kapsamında gerçekleştirilen işlemler olduğunu iddia etmiş ise de, mevcut dosya kapsamı itibariyle başvuru sahibinin hiçbir görev yeri değişikliği sonrasında idareye başvuruda bulunmadığı, görev yeri değişikliklerine, değişikliğin yapıldığı tarih itibariyle idare nezdinde herhangi bir itirazda bulunmadığı anlaşılmış olup, bu durum da iddiaların mesnetten yoksun olduğu yönünde bir karine olarak değerlendirilmiştir .
26) Anayasa Mahkemesinin 10/ 03/ 2016 tarihli ve 2013/ 6235 başvuru numaralı kararında; “Söz
konusu davranışların, kişi üzerindeki etkileri önem taşımakla birlikte bireyin kişilik haklarına, onur ve haysiyetine ya da sağlığına zarar verici nitelikte olup olmadığı yönünden objektif kriterlere göre değerlendirme yapılması gerekmektedir . Bunun yanı sıra, mobbing kavramının işyeri ve mesleki yaşamla ilişkili bir olguyu ifade etmesi nedeniyle mağdurun işi ya da mesleğine ilişkin olumsuz sonuçların ortaya çıkmış olması, bu sonuçların iş ortamının kötüleşmesi, çekilmez hal alması veya tamamen işin veya mesleğin bırakılması sonucunu doğurması şartının da araştırılması gerektiği anlaşılmaktadır . Kural olarak psikolojik tacize maruz kaldığını ileri süren başvurucu 1arın bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle ispat etmeleri gerekir . Bununla beraber, psikolojik tacizi kanıtlamak kolay değildir . Bu yüzden, başvurucuların kendilerine yönelik sistematik ve süreklilik arz eden şekilde psikolojik tacize yol açan muamele yapıldığını hukuka uygun her türlü delille ispatlamaları mümkündür . Bunun ispatlanması durumunda, bu şekildeki muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü muameleyi gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir .” değerlendirmelerine yer verilmiştir .
27) Danıştay 12. Dairesinin 01/ 07/ 2015 tarihli ve E :2011 / 5125, K:2015 / 4394 sayılı kararında,
“…Bakılan olayda, davacının hem önceki başhekim döneminde, hem de tarafına mobbing uygulandığı iddia edilen ve tazminata konu edilen başhekim döneminde farklı fiilleri nedeniyle
9 / 12disiplin cezaları aldığı, disiplin cezalarının davacı tarafından dava konusu edilmemeleri nedeniyle
yargı denetiminden geçmediği, davacının görev yaptığı her iki başhekim tarafından da hizmetinde yetersiz kaldığı gerekçesiyle görevden alınması talebinde bulunulduğu, davacı tarafından tarafına mobbing uyguladığını iddia ettiği amiri hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve amir hakkında bu sebeple ceza davası açıldığı yönünde dosyada bir belge ve beyan olmadığı, ayrıca davacı tarafından hakkında tesis edilen bu işlemler nedeniyle 21.04.2009 tarihinde İzzet Baysal Hastanesi’nde depresyon tedavisi gördüğü belirtilmiş ise de, dosyada yer alan belgelerden, davacı hakkında bu olayların öncesinde 17.10.2005 ve 14.11.2005 tarihli İzzet Baysal Hastanesi’nce düzenlenmiş iki adet depresyon tanılı heyet raporunun bulunduğu görülmüş olup, tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesinden, görev yaptığı her iki başhekim tarafından da farklı filleri nedeniyle hakkında verilen disiplin cezaları yargı denetiminden geçmeyerek kesinleşen ve hizmetinde yetersiz kaldığından bahisle görev yeri değişiklikleri talep edilen davacıya amirleri tarafından sistematik olarak ve kendisini yıldırma amaçlı mobbing uygulandığı hususunun açık olarak ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır .” şeklinde hüküm tesis edilmiştir . Danıştay kararından da anlaşılacağı üzere, idare tarafından uygulanan disiplin cezalarının mobbing kapsamında değerlendirilmesi tek başına yeterli olmayıp, iddiada bulunanın çalışma geçmişine ilişkin hususların da bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir .
28) Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/ 09/ 2014 tarihli ve E :2014 / 18743, K:2014 / 24185 sayılı
kararında; “Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir . Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur . Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır . Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez .” hükmü yer almaktadır .
29) Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 07/ 11/ 2014 tarih ve E . 2014/ 4053; K. 2014/ 3839 sayılı
kararında; “Mobbing; bir veya birkaç kişinin bir diğer kişiye uyguladığı, düşmanca ve ahlaka, etiğe aykırı yöntemlerle uygulanan sistematik psikolojik bir baskı olarak ifade edilebilir . Aslında mobbing kelimesinin anlatmak istediği şey; iş yerindeki duygusal taciz, psikolojik şiddet, dışlama, aşağılama, rahatsız etme, çalışma motivasyonunu, özgüvenini kırma ve mutsuz etmedir . Mobbing uygulamalarını ispat etmenin çok zor olduğu kabulüyle mobbinge karine teşkil edebilecek delillere dayanılarak yargılama yapılmasını benimsemek zorunludur .” denilmiştir .
30) Mobbing uygulandığı konusunda kesin bir karar verilebilmesi için, 26,27,28 ve 29 no’lu
paragraflarda yer alan yargı karalarında belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin somut olay için değerlendirilmesi gerekmektedir . Bu kapsamda, mobbingin tespitinde yaşananların çekilmez hal alması veya tamamen işin veya mesleğin bırakılması sonucunu doğurması, tekrarlanan her türlü kötü muamele, tehdit, şiddet, aşağılama gibi davranışların varlığı, kişilik haklarına yönelik
10 / 12olarak ihlalin gerçekleşmesi şartlarının da araştırılması gerekmektedir . Somut olayda, başvuru
sahibinin sık sık görev yerinin değiştirilmesi işleminin hastanedeki çalışma şartları gereği hizmet verimliliği açısından gerekli olduğu için gerçekleştirildiği ve uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanmadığı, aşağılanma, küçümsenme, dışlanma, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi gibi psikolojik tacize yol açan bir durumu doğuracak mobbing iddialarının doğrulanmadığı, her ne kadar başvuru sahibi mobbing nedeniyle emekliye ayrılmak zorunda kaldığını beyan etmiş ise de, 31 yıl, 5 ay, 24 günlük hizmeti sonrasında emekliye ayrılmasının sebebini mobbing iddialarına dayandırması hakkaniyete uygun bulunmamıştır .
31) Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru sahibinin hizmet gereği farklı birimlerde görevlendirildiği, söz konusu görevlendirmelerin mobbing iddiasına dayanak teşkil etmediği ve başvuru sahibinin konuya ilişkin olarak İdareye yaptığı başvuru üzerine İdare tarafından görevlendirilen soruşturmacının tarafsız ve objektif şekilde soruşturma yaptığı anlaşıldığından başvurunun reddine karar vermek gerekmiştir .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
32) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin, başvuru sahibine verdiği cevapta hangi sürede hangi merciye başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir .
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
33) 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca, bu Red Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, Gümüşhane Devlet
Hastanesi Yönetiminin işlemlerine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Erzurum İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VI. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Ret kararının BAŞVURANA, GÜMÜŞHANE İLİ KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ GENEL
SEKRETERLİĞİNE ve GÜMÜŞHANE DEVLET HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
11 / 12Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi