TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 9940-9940 |sayi|18745356-101.07.05-E.18745356-101.07.05-E.

BAŞVURU NO : 2017/1959 2017/ 1959

KARAR TARİHİ : 22/08/2017 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –

BAŞVURUYA KONU İDARE : Çanakkale Valiliği (resen)

Çanakkale Ayvacık Devlet Hastanesi

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, verilen disiplin cezasının iptal edilmesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 12/03/2017 12.3.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Çanakkale ili Ayvacık Devlet Hastanesinde laboratuvar teknisyeni olarak çalışmış olan başvuran,

başvurusunda özetle :

1.1. Çanakkale Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği ile yapılan yazışmalar sonucunda ve

Genel Sekterlik tarafından bir inceleme yapılmadan, mevzuata aykırı bir disiplin soruşturması yapıldığını, soruşturma evraklarının kendisinden şikâyetçi olan Ayvacık Devlet Hastanesi

Başhekimliğine gönderildiğini, 1.2. Hakkındaki birden fazla konunun tek bir soruşturmada yer alması ile şikâyetçi olduğu kişiye ilişkin soruşturmanın kendisiyle ilgili yürütülen soruşturmayla birleştirilmesinin usule aykırı olduğunu, 1.3. Disiplin soruşturmasını yapmak üzere muhakkik olarak görevlendirilen Bayramiç Devlet

Hastanesi Başhekimi hakkında birtakım iddialar ile zimmetine para geçirmek suçundan Ağır Ceza

1 / 17Mahkemesinde yargılandığı bir davanın ve bu kişinin daha önce almış olduğu bir uyarı cezasının

bulunduğunu, bu durumun soruşturmanın nesnelliği ve tarafsızlığı hakkında şüphelere neden olduğunu, 1.4. Kendisiyle benzer şekilde kılık ve kıyafet uygulamasına aykırı tutum ve davranışları bulunanlara herhangi bir disiplin cezasının verilmediğini, bu durumun İdarenin kendisine karşı olan husumetinin bir göstergesi olduğunu, 1.5. Disiplin soruşturmasında yazılı ifadesini daha sonra vermeyi talep etmesine rağmen, muhakkik tarafından ifadesinin aynı gün içerisinde istenmesiyle 657 sayılı Kanun’daki yedi günlük savunma süresi hakkının ihlal edildiğini, 1.6. Soruşturma sonunda sosyal medya hesabında yer almayan 14/ 12/ 2015 ve 16/ 02/ 2016 tarihlerine ait paylaşımlar ve paylaşımların kanaate ve yoruma dayalı değerlendirilmesi sebebiyle uyarma cezası ile tecziye edildiğini, soruşturmada suçun işlendiği tarih, yer, olay, konu ve suç unsuru gibi hususların açıkça belirtilmemiş olduğunu, disiplin soruşturması yapılması için öngörülen zamanaşımı süresinin dolmuş bulunmasına rağmen soruşturma yapıldığını, 1.7. Bir kişinin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımlar için idari açıdan bağlantı kurulamayacağı ve ceza verilemeyeceğine ilişkin mahkeme kararlarının bulunduğunu, 1.8. Tecziye edildiği disiplin cezası hakkında savunmasının istendiği yazıda ise, yine suçun işlendiği tarih, yer, olay, konu ve suç unsuru gibi hususlara yer verilmediğini, 1.9. Soruşturmanın 04/ 05/ 2016 tarihinde tamamlanmış olmasına rağmen uyarı cezasının kendisine 24/ 05/ 2016 tarihinde kendisine tebliğ edilmesiyle cezanın 15 gün içerisinde verilmesini öngören 657 sayılı Kanun hükmüne aykırı hareket edildiğini, 1.10. Çanakkale Valiliği İl Disiplin Kuruluna 27/ 05/ 2016 tarihinde tecziye edildiği cezaya itiraz etmek üzere başvurduğunu ve Kurulun 27/ 06/ 2016 tarihinde, bir aylık süre sonunda toplandığını, Kurul toplantısına çağrılan ve başvuranın üyesi olduğu sendika temsilcisine bilgi ve belgelerin toplantıdan bir gün önce verilmiş olduğunu, İl Sağlık Müdürünün toplantıya çağrılmasının hukuka aykırı olduğunu ve sonrasında bu kişinin görevinden alındığını, 1.11. İl Disiplin Kurulu Kararının kendisine 05/ 09/ 2016 tarihinde tebliğ edildiğini ve tebliğ edilen belgede Kurul Başkanı olan Vali Yardımcısının imzasının bulunmadığını, 1.12. Soruşturma emrini veren Çanakkale Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterinin kendisini tehdit ettiğini, bu nedenle bu kişi hakkında kamu davasının açıldığını ve sonrasında görevinden alındığını, 1.13. Ayvacık Devlet Hastanesi Başhekimi ve iki müdürü hakkında başvurana psikolojik tacizde bulunma ve görevi kötüye kullanma suçlarında dolayı Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, 1.14. Daha önce Kurumuza yaptığı başvurusu hakkında verilen Gönderme Kararına olumsuz yanıt verildiğini, ifade etmekte, tecziye edildiği cezaya ilişkin Çanakkale ili İl Disiplin Kuruluna yaptığı itirazın

2 / 17reddedilmesi işlemi ile tecziye edildiği disiplin cezasının iptal edilmesini Kurumumuzdan talep

etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Çanakkale Ayvacık Devlet Hastanesinin 12/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle, 2.1. Başvuranın 01/ 09/ 2016 tarihli ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun

Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, 2.2. 18/ 12/ 2015 tarihinde İdari Mali İşler Şube Müdürü ve Sağlık Bakım Hizmetleri Genel

Müdürünün yapmış olduğu denetimde, daha önce sözlü olarak uyarılmasına rağmen başvuranın kimlik kartı takmadığının ve önlük giymeden sivil olarak çalıştığının tespit edildiği ve bu durumun aynı gün tutanak altına alındığı, başvurana benzer şekilde önlük giymeden çalışan başka kişi için de tutanak tutulduğu ve bu kişi için de disiplin işlemi başlatılması hususunun Başhekimlik Makamına arz edildiği, 2.3. 22/ 12/ 2015 tarihinde başvurana konu ile ilgili açıklamalarını yedi iş günü içerisinde yapması hususunun bildirildiği, 2.4. Başvuranın, 24/ 12/ 2015 tarihinde kendisine tebliğ edilen savunma talebini 04/ 01/ 2016 tarihinde

Başhekimliğe sunduğu, 2.5. Başhekimliğin 08/ 01/ 2016 tarihli yazısı ile açıklamalarının yeterli bulunmadığının ve hakkında disiplin işlemi başlatılacağının başvuruna aynı gün içerisinde tebliğ edildiği, 2.6. Başhekimliğin 13/ 01/ 2016 tarihli ve sayılı yazısı ile Çanakkale İli Kamu Hastaneleri Birliği

Genel Sekreterliğine kişinin konu hakkındaki açıklamasının yeterli bulunmadığı, ancak Hastanede ön inceleme yapabilecek uygun personel bulunmadığı için Genel Sekreterlikten kişi hakkında disiplin soruşturması başlatılmasının talep edildiği, 2.7. 25/ 01/ 2016 tarihinde ise başvuranın Hastane çalışanlarından bir kişinin korkutma ve darp amaçlı üzerine yürüdüğü iddiasıyla Genel Sekreterliğine gönderilmek üzere Başhekimliğe başvuruda bulunduğu, başvuranın hakkında şikayette bulunduğu kişinin de 22/ 01/ 2016 tarihinde başvuran hakkında şikayette bulunmuş olması üzerine, Başhekimliğin 15/ 02/ 2016 tarihli yazısı Hastanede karşılıklı yazılı açıklamaları objektif olarak değerlendirebilecek bir kişi olmamasından bahisle disiplin incelemesi başlatılmasını Genel Sekreterlikten talep ettiği, 2.8. Genel Sekreterliğin 25/ 02/ 2016 tarihli ve sayılı Oluruyla Bayramiç Devlet Hastanesi

Başhekimini başvuranın kılık kıyafet uygulamasına aykırı tutum ve davranışı ile hastane çalışanına ilişkin iddiaları hakkında gerekli incelemeleri, gerekiyorsa disiplin soruşturmasını yapmak üzere görevlendirdiği, 2.9. Başvuranın Aralık 2015 ve Ocak-Şubat 2016 tarihlerinde sosyal medya hesabında maaş ve döner sermaye hataları konularında idareciler hakkında, hastane idaresini zora sokan ve genel ahlak

3 / 17kurallarının dışında paylaşımlarda bulunduğunun tespit edildiği, ancak bu durumun tutanak altına

alınması gerektiğinin bilinmemesinden dolayı öğrenme tarihinin tespit edilemediği, 2.10. Başhekimliğin, 24/ 02/ 2016 tarihli ve sayılı yazısıyla, başvuranın hastane içerisindeki davranışlarının huzur ve çalışma düzenini bozduğunun, devlet memuru vakarına yakışmayan bu tutum ve davranışlarının idarenin işlerini aksatmadan yürütmesine engel olduğunun, sosyal medyada genel ahlaka aykırı ve idareyi zora sokma amaçlı paylaşımlarda bulunduğunun, sendika başkanı sıfatını kullanarak Hastane Mutemedi ve Başhekiminden görevlerini kötüye kullanma iddiasıyla davacı olduğunun, Kaymakamlık tarafından soruşturmaya gerek görülmediğinin, başvuranın aynı iddialarla Bölge İdare Mahkemesine başvurması üzerine Mahkemenin de başvurunun reddine karar verdiğinin, iddialarına Hastanenin cevap vermesini beklemeksizin başvuranın Kaymakamlık, Bölge

İdare Mahkemesi, savcılık, BİMER ve Kurumumuza başvuruda bulunduğunun ve bu davranışları ile sosyal medyadaki paylaşımları sebebiyle 657 sayılı Kanun’un 125 inci maddesi gereği disiplin cezası ile tecziye edilmesi hususunun Genel Sekreterliğe bildirdiği, 2.11. Genel Sekreterliğin 01/ 03/ 2016 tarihli ve sayılı yazısı ile başvuranın kılık kıyafete aykırı tutum ve davranışı ile bir hastane çalışanının başvuranın üzerine korkutma ve darp amaçlı yürüdüğü iddialarını incelemekle görevlendirilen Bayramiç Devlet Hastanesi Başhekiminin, başvuranın sosyal medyadaki paylaşımlarını incelemekle de görevlendirildiği, 2.12. 25/ 02/ 2016 tarihinde başlatılan, Genel Sekreterlik tarafından 21/ 03/ 2016 tarihinde ek süre tanınmış olan ve 05/ 04/ 2016 tarihinde tamamlanan disiplin soruşturmasının, başvuranın üzerine korkutmak ve darp amaçlı yürüdüğünü iddia ettiği kişiyle ilgili iddiaları ve başvuranın kılık kıyafet uygulamasına aykırı tutum ve davranışı ile sosyal medya paylaşımlarını incelemek üzere yürütüldüğü, 2.13. Soruşturma sonunda; 2.13.1. Başvuranın, korkutma ve darp amaçlı üstüne yürünmesi şikâyeti ilgili olarak yapılan incelemede; başvuran ile bu kişi arasında daha önceki husumetlerine bağlı tartışma boyutunu geçmeyen olayların yaşandığının, başvuranın darp edildiğine ilişkin emare ve delillere rastlanmadığının, olayın adli mercilere de intikal ettiğinin ve herhangi bir disiplin cezasını gerektirmediği kanaatinin uyandığının tespit edildiği, 2.13.2. Başvuranın kılık ve kıyafet uygulamasına aykırı tutum ve davranışları hakkında tutulan tutanakların 18/ 12/ 2015 tarihli olduğu, öninceleme/disiplin soruşturmasına ise 25/ 02/ 2016 tarihinde başlanmış olduğu, dolayısıyla ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığının tespit edildiği, 2.13.3. Başvuranın sosyal medya hesaplarında anılan tarihlere ait paylaşımların bulunmadığını iddia etmesine rağmen paylaşımların kendisine ait olduğunu inkâr etmemesi ve suçlamayı tam olarak reddetmemesinden dolayı, başvuranın paylaşımları yapmış olduğu kanaatine varılsa da, kanaatler ile kademe ilerlemesi cezasının verilemeyeceği, bunun için daha somut deliller ve tutanaklar gerektiği, bunların teminin zor olması gibi hafifletici sebeplerden olayı 657 sayılı Kanun’un 125 inci maddesi çerçevesinde uyarma cezası ile tecziye edilmesinin önerildiği, 2.14. Genel Sekreterliğin 06/ 04/ 2016 tarihli ve sayılı yazısıyla Soruşturma Raporunun Türkiye

Kamu Hastaneleri Kurumu Disiplin Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda Disiplin Amirliğince

4 / 17değerlendirilmek üzere Ayvacık Devlet Hastanesi Başhekimliğine gönderildiği,

2.15. Başhekimliğin 02/ 05/ 2016 tarihli ve sayılı yazısıyla; disiplin soruşturmasının tamamlandığı ve başvuranın kılık kıyafet uygulamasına aykırı davranışı hakkında soruşturma zamanaşımı bulunduğunun ve cezai işleme gerek olmadığının, sosyal medya paylaşımları hakkında paylaşımları yaptığı kanaatine varılsa da, kanaatler ile kademe ilerlemesinin cezasının verilemeyeceğinin, daha somut deliller ve tutanaklar gerektiğinin ve bunların temininin zor olması gibi hafifletici sebeplerle devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunduğu için başvuranın uyarı cezası ile tecziye edilmesinin önerildiğinin, korkutma ve darp amaçlı üzerine yürünmesi ile ilgili olarak herhangi bir disiplin işlemine gerek olmadığı kanaatine varıldığının başvuruna bildirildiği ve bu iddialarla ilgili olarak yedi gün içeresinde son savunmasının vermesinin başvurandan talep edildiği, 2.16. Başvuranın bu yazıyı 06/ 05/ 2016 tarihinde teslim aldığı, 12/ 05/ 2016 tarihinde savunmasını

Başhekimliğe sunduğu, Başhekimliği savunma ile Soruşturma Raporunu değerlendirmesi neticesinde başvuranın 18/ 05/ 2016 tarih ve sayılı yazı ile uyarma cezası ile tecziye edildiğinin kendisine bildirildiği ve bu yazıyı 24/ 05/ 2016 tarihinde teslim aldığı, Açıklamalarına yer verilmiştir .

3. Çanakkale Valiliği İdare Kurulu Müdürlüğünün 04/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 3.1. Başvurana 24/ 05/ 2016 tarihinde tebliğ edilen uyarma cezasına karşı itirazını yasal süresi içinde, 27/ 05/ 2016 tarihinde Valiliğe sunduğu, 3.2. İnceleme için gerekli bilgi ve belgelerin 07/ 06/ 2016 tarihli ve sayılı yazı ile Kamu

Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğinden talep edildiği ve belgelerin 16/ 06/ 2016 tarihinde Valiliğe gönderildiği, 3.3. Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik’in 9 uncu maddesi kapsamında İl

Sağlık Müdürünün raportör olarak görevlendirildiği, raportörün disiplin dosyasının şekil, usul ve içerik yönünden mevzuat hükümlerine uygun hazırlanıp hazırlanmadığına ilişkin görüşünü yasal süresi içerisinde, 24/ 06/ 2016 tarihinde İl Disiplin Kurulunda görüşülmek üzere Valiliğe sunduğu, 3.4. Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik’in 4 üncü maddesi gereği başvuranın üyesi olduğu sendikanın temsilcisine, 27/ 06/ 2016 tarihinde yapılacak Kurul toplantısında hazır bulunmasının ve başvurana ait disiplin dosyasını incelemek istediği takdirde İl İdare Kuruluna başvurarak dosyayı inceleyebileceğinin 24/ 06/ 2016 tarihinde şifahen bildirildiği, 3.5. Valilik ve Kaymakamlık Birimleri Teşkilat, Görev ve Çalışma Yönetmeliği’nin 60 ıncı maddesi ile Disiplin Kurulunun Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik’in 9 uncu maddesi hükümleri gereği, İl İdare Kurulunun 04/ 01/ 2016 tarihli ve 1 sayılı Kararı ile 2016 yılı içerisinde yapılacak toplantıların çağrısız her hafta Pazartesi günleri saat 11.00’da yapılmasına oybirliğiyle karar verildiği, gündem hakkında üyelere bilgi vermek suretiyle Disiplin Kurulunun, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik’in 4 üncü maddesi hükümleri çerçevesinde Vali Yardımcısı başkanlığında, Defterdar, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Sağlık İl Müdürü,

5 / 17Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü ile sendika temsilcisinin

katılımıyla 27/ 06/ 2016 tarihinde toplandığı, 3.6. Kurul toplantısında, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik’in 13 üncü maddesi ile Valilik ve Kaymakamlık Birimleri Teşkilat, Görev ve Çalışma Yönetmeliği’nin 61 inci maddesi hükümleri doğrultusunda, raportör olarak belirlenen İl Sağlık Müdürünün açıklamalarının dinlendiği, ceza verilmesinin mevzuata uygun olup olmadığının görüşüldüğü, sendika temsilcisinin görüşü de alınmak suretiyle görüşmelerin yeterliliği sonucuna varıldığı, 657 sayılı Kanun’un 126 ncı maddesi hükmü kapsamında oy çokluğu ile itirazın reddine karar verildiğinin tutanak altına alındığı, sendika temsilcisinin çoğunluk kararına aykırı görüşte olduğunu belirtmesi üzerine karşı oyunun karar altında yazılı olarak belirtildiği, 3.7. Valilik ve Kaymakamlık Birimleri Teşkilat, Görev ve Çalışma Yönetmeliği’nin 66 ncı maddesi gereği Kararın dört nüsha olarak hazırlandığı, bir tanesinin başvurana tebliğ edildiği, başvuruna tebliğ edilen karar ile Kurumuna gönderilen Kararın Başkan tarafından sehven imzalanmadığının anlaşıldığı, ancak Kararın Valilikte dosyalanan nüshalarında Başkanın imzasının bulunduğu, 3.8. Disiplin Kurulunun Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik’in 6 ncı maddesinin Kurul toplantılarına katılamayacak olanları belirlediği, soruşturmayı yapanın Bayramiç

Devlet Hastanesi Başhekimi olduğu ve İl Sağlık Müdürünün başvuranın atanmasında yetkisinin ve ikinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımlığının bulunmadığı, bu sebeplerle İl Sağlık Müdürünün

Kurul toplantısına katılmasının hukuka uygun olduğu, 3.9. 657 sayılı Kanun’un 8 nci maddesi gereği başvuranın sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlarında bir devlet memuru olarak daha dikkatli olması gerektiği, paylaşımlardaki ifadeler hakkında açıklamalarda bulunan başvuranın eylemlerinin 657 sayılı Kanun’un 125 nci maddesinde belirtilen “devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışlarda bulunmakla örtüştüğü”, anılan Kanun’un 127 nci maddesi gereğince paylaşımların yapıldığı tarihlerin üzerinden iki yıl süre geçmediği, disiplin soruşturmasının yasal süre içerisinde tamamlandığı, bu nedenlerle İl Disiplin

Kuruluna yapılan itirazın reddedildiği, açıklamalarına yer verilmiştir .

4. Çanakkale İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğinin 04/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 4.1. Başvuranın tecziye edildiği disiplin cezası hakkında Genel Sekreterliğe yaptığı bir itirazının bulunmadığı, 4.2. Başvuruya konusu disiplin cezasının iptal edilmesi talebiyle başvuranın 16/ 09/ 2016 tarihinde

Kurumumuza başvurduğu, Kurumumuzun 11/ 10/ 2016 tarihli ve / sayılı Gönderme Kararı üzerine 25/ 11/ 2016 tarihli ve sayılı yazıyla kesinleşen disiplin cezasının iptali için idari yargı yoluna başvurabileceğinin başvuruna bildirildiği, 4.3. Başvuru konusu olaya ilişkin işlemler yürütülürken görevde olan Çanakkale Kamu Hastaneleri

Birliği Genel Sekreterine, Ayvacık Devlet Hastanesi Başhekimine, İdari ve Mali İşler Müdürüne,

6 / 17Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürüne ve başvuranın şikayetçi olduğu hastane çalışanına ilişkin Valilik

Makamının 13/ 01/ 2017 tarihli ve / sayılı soruşturma izni verilmemesi hakkındaki kararına başvuranın itirazı üzerine öninceleme dosyasının İzmir Bölge İdare Mahkemesine gönderildiği, Mahkemenin 28/ 03/ 2017 tarihli ve E : / , K: / sayılı Kararıyla itirazın reddine hükmettiği, kesinleşen Valilik kararının ilgililere gönderildiği, 4.4. Muhakkik olarak görevlendirilen Bayramiç Devlet Hastanesi Başhekimi hakkında Bayramiç

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 30/ 05/ 2016 tarihinde “Kovuşturmaya Yer Olmadığına” dair karar verildiği, o dönemki Çanakkale Sağlık İl Müdürü hakkında yürütülmekte olan herhangi bir adli ve idari inceleme/soruşturma olup olmadığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, açıklamalarına yer verilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “ Türkiye Cumhuriyeti, … insan haklarına saygılı, …

başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir .”, “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” , “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir…” “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir” , “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez .”, aynı maddenin son fıkrasında; “Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idarî merciin iznine bağlıdır .”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin yedinci fıkrasında; “Kuruma, dördüncü fıkra uyarınca yapılacak başvuruya idare tarafından verilecek cevabın tebliği tarihinden, idare başvuruya altmış gün içinde cevap vermediği takdirde bu sürenin bitmesinden itibaren altı ay içinde başvurulabilir…” , 7. 23/ 07/ 1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Davranış ve işbirliği” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar .”, “Amir durumunda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz

7 / 17olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini

takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar .”, “ Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar .”, “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinde; “Disiplin amirleri; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tespit edilecek amirlerdir . Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre

125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir .”; “Disiplin cezalarının çeşitleri ile

ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinin (A) fıkrasının (e) bendinde;

“ Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır : …e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, ..”, aynı maddenin (D) fıkrasının (d) bendinde; “Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır : …d) Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak ..”, “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “ Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir .”, aynı maddenin üçüncü fıkrasında; “Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder . Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler .” , “ Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinin birinci fıkrasının (a)

bendinde; “ Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına… başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar”, aynı maddesinin son fıkrasında;

“ Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”, “ Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar .”, “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde; “ Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez . Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır .”, “ Disiplin kurulları ve disiplin amirleri” başlıklı 134 üncü maddesinde;

“Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinde bir

Yüksek Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve

kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur . (Değişik :

12/ 2/ 1982 – 2670/ 38 md.) Bu kurulların kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, hangi memurlar hakkında karar verebilecekleri ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumlulukları gibi hususlar Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir .”, “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinin ilk dört fıkrasında;

“Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin

8 / 17kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz

edilebilir . İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir . İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır . İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler .”, 8. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete’de yayınlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “şikayet başvuru süresi” başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “12 nci madde uyarınca idareye yapılacak başvuruya; a) İdare tarafından verilecek cevabın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma şikâyet başvurusunda bulunulabilir .”, 9. 23/ 11/ 2012 tarihli ve 28476 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Türkiye Kamu Hastaneleri

Kurumu Disiplin Yönetmeliği’nin “Disiplin amirleri ve disiplin cezası verme yetkisi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu merkez, taşra ve döner sermaye teşkilatında görevli Devlet memurları ve sözleşmeli personelin disiplin amirleri ekli I, II ve

III sayılı cetvellerde gösterilmiştir” , “Disipline ilişkin usul ve esaslar bakımından uygulanacak mevzuat” başlıklı 7 nci maddesinde; “4924 sayılı Kanun kapsamında çalışan sözleşmeli personel hakkında bu Kanun hükümleri saklı kaymak kaydıyla disipline ilişkin usul ve esaslar bakımından, devlet Memurları Kanunu ile Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır” , 10. 04/ 12/ 1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurların ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması

Hakkında Kanun’un “Ön İnceleme” başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; “Ön inceleme, izin vermeye yetkili merci tarafından bizzat yapılabileceği gibi, görevlendireceği bir veya birkaç denetim elemanı veya hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki memur ve kamu görevlilerinden biri veya birkaçı eliyle de yaptırılabilir .”, 11. 08/ 06/ 2011 tarihli ve 27958 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Valilik ve Kaymakamlık

Birimleri Teşkilat, Görev ve Çalışma Yönetmeliği’nin “Kurul ve komisyonların toplanması” başlıklı 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “İşlemleri, valilik ve kaymakamlık birimlerini ilgilendiren kurul ve komisyonlar; a) Özel mevzuatında belirtilmişse belirtilen zaman ve sürede… toplanır”, aynı maddenin üçüncü fıkrasında; “Gündem hakkında toplantıdan önce üyelere bilgi verilir” , “İl disiplin kurulu karar özetleri defteri” başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, özel kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre işlem yapılmak üzere il disiplin kuruluna intikal ettirilen evrakın kaydı ve verilen karar özetinin yazılması amacıyla il idare kurulu müdürlüğünce elektronik ortamda İl Disiplin Kurulu Karar Özetleri Defteri tutulur .”, 12. 24/ 10/ 1982 tarihli ve 17848 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Disiplin Kurulları ve Disiplin

Amirleri Hakkında Yönetmelik’in “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “ Bu Yönetmelik, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun değişik 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar hakkında uygulanır .”, “Kurulların kuruluşuna ilişkin esaslar” başlıklı 4 üncü

9 / 17maddesinin üçüncü fıkrasında; “Hakkında disiplin soruşturması yürütülen Devlet memurunun

üyesi olduğu sendikanın temsilcisi de bu maddede belirtilen disiplin ve yüksek disiplin kurullarında yer alır .”, aynı maddenin sekizinci fıkrasında; “ Kuruluş esasları itibariyle yukarıdaki fıkralar

kapsamına girmeyen Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurulları aşağıda gösterilmiştir . I – (Değişik :

13/ 1/ 1986- 86/ 10286 K.) İl Disiplin kurulu : Valinin veya görevlendireceği Vali Muavininin

Başkanlığında, a) Hukuk İşleri Müdürü, b) Defterdar, c) Milli Eğitim Gençlik ve Spor Müdürü, d)

Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürü, e) Tarım Orman ve Köyişleri Müdürü, f) Bayındırlık ve İskan

Müdüründen .”, “Kurul toplantılarına katılamayacak olanlar” başlıklı 6 ncı maddesinde;

“Kurulların Başkan ve Üyeleri kendilerine, eşlerine, ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımlarına, disiplin cezası verilmesini teklif ettikleri, disiplin soruşturmasını yaptıkları veya atanmasına yetkili oldukları memurlara ait işlerle ilgili Kurul toplantılarına katılamazlar .”, “ Kurulların toplantı ve çalışmalarına ilişkin esaslar” başlıklı 9 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “ Toplantı gündeminin düzenlenip ilgililere dağıtılması, toplantının belirli gün, saat ve yerde yapılması, Kurul çalışmalarının gereği gibi yürütülüp sonuçlandırılması Başkan tarafından sağlanır . Kurullarda raportörlük görevi Başkanın görevlendireceği bir üye tarafından yürütülür .”, “Disiplin Kurullarının karar süresi ve usulleri” başlıklı 11 inci maddesinde;

“ Disiplin Kurulları, …uyarma ve kınama cezalarına karşı yapılan itirazlar ile ilgili işlerde itiraz dilekçesi ile cezaya ilişkin karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde kararlarını verirler .”, “Kurulların görüşme usulü” başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Kurullarda raportörün açıklamaları dinlendikten sonra işin görüşülmesine geçilir .

Konunun aydınlandığı ve görüşmelerin yeterliği sonucuna varılınca oylama yapılır . Kurullar oy çokluğu ile ve açık oyla karar verirler . Oylamada çekimser kalınamaz… .”, aynı maddenin ikinci fıkrasında; “Karar özeti üyeler tarafından imzalanan bir tutanakla tespit edilir .”, “ Kararların yazılması” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Kararlar, karar tarihini izleyen 7 gün içinde, gerekçeli olarak ve oybirliği veya oy çokluğu ile alındığı da belli edilmek suretiyle raportörler tarafından yazılır, Başkan ve üyelerce imzalanır . Karşı oy kullananların görüşlerine kararda yer verilir .”, “Disiplin amirlerinin tayin ve tespitine dair esaslar” başlıklı 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Disiplin amirleri, bu maddede belirtilen esaslara uyulmak ve Devlet Personel

Başkanlığının görüşüne dayanılmak suretiyle, kurumların kuruluş ve görev özelliklerine göre hazırlayarak yürürlüğe koyacakları özel yönetmelikler ile tespit edilir .” , “ Disiplin amirlerinin yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Disiplin Amirleri, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet

Memuru olarak emrettiği görevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre, 657 sayılı Kanunda yazılı disiplin cezalarından yetkisi dahilinde bulunanları vermeye, .. yetkilidirler” , aynı maddenin dördüncü fıkrasında; “Bir üst disiplin amiri sıfatıyla uyarma ve kınama cezalarına karşı yapılan itirazları gözden geçirerek verilen cezayı aynen kabule, hafifletmeye veya tamamen kaldırmaya yetkilidirler .”, “Disiplin amirlerinin sorumlulukları” başlıklı 19 uncu maddesinde; “Disiplin amirleri, disiplin işlerinde kendilerine 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu ve özel kanunlarla verilen yetkileri kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınan hakları gözönünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan bir tutum ve davranış için de kullanmak ile yükümlüdürler . Bu genel sorumluluğun dışında disiplin amirleri ayrıca; a) Memurların uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması

10 / 17gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen belli süreler içinde

disiplin soruşturmasını başlatarak; gerekli cezayı uygulayarak, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğramasını önlemek, b) Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı tarihi izleyen 15 gün içinde vermek, c) Uyarma ve kınama cezalarına karşı yapılan itirazları, cezalarla ilişkin karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde inceleyerek sonuçlandırmak, zorundadırlar” , düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ MUSTAFA ÖZYAR’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13. Başvuranın tecziye edildiği disiplin cezasına yaptığı itirazın İl İdare Kurulu tarafından reddedilmesi işleminin hukuka aykırı olduğu iddialarının yerinde olmadığı, İdare tarafından yapılan işlem ve uygulamaların hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılarak başvuranın talebinin reddedilmesi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuran, tecziye edildiği uyarma cezasına ilişkin işlemlerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, cezaya ilişkin Çanakkale İl Disiplin Kuruluna yaptığını itirazın reddedilmesi işlemi ile uyarma cezasının iptal edilmesini talep etmektedir .

15. Başvuran, Ayvacık Devlet Hastanesinde sağlık memuru (laboratuvar teknisyeni) olarak çalışmakta iken 01/ 09/ 2016 tarihli ve 29818 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 672 sayılı

Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde

Kararname ile kamu görevinden çıkarılmıştır .

16. Başvuranın tecziye edildiği uyarma cezasına ilişkin Çanakkale İl Disiplin Kuruluna yaptığı itirazın reddine ilişkin Genel Sekreterliğin 01/ 08/ 2016 tarihli ve sayılı yazısının, başvurana 05/ 09/ 2016 tarihinde tebliğ edildiği, bunun üzerine başvuranın 16/ 09/ 2016 tarihinde İl Disiplin

Kurulunun kararının ve disiplin cezasının iptali için Kurumumuza başvurduğu, Kurumumuzun 11/ 10/ 2016 tarihinde Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna gönderilmek üzere

Gönderme Kararı verdiği, Genel Sekreterliğin 25/ 11/ 2016 tarihli ve sayılı yazısıyla başvuranın talebini reddettiğini başvurana bildirdiği, başvuranın da 12/ 03/ 2017 tarihinde aynı taleple tekrar

Kurumumuza başvuruda bulunduğu tespit edilmiştir . Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ile Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in, idare tarafından verilecek cevabın tebliği tarihinden altı ay içerisinde Kurumumuza başvuruda bulunabileceğini düzenleyen hükümleri çerçevesinde, başvurunun incelenmesine geçilmiştir .

17. Başvuranın kılık ve kıyafet uygulamasına aykırı tutum ve davranışıyla ilgili olarak başvuranın daha önce Ayvacık Devlet Hastanesi Başhekimliği (Başhekimlik) tarafından şifahen uyarılmış olduğu, aykırı davranışının devam etmesi neticesinde 08/ 12/ 2015 tarihli denetimde durumun aynı gün tutanak altına alındığı, 04/ 01/ 2016 tarihinde kendisinden yazlı açıklama talep edildiği, 08/ 01/ 2016 tarihinde başvuranın kendisiyle benzer durumda olanlar için herhangi bir işlem

11 / 17yapılmadığı iddiası hakkında bir personelin şifahen uyarıldığı, daha önce şifahen uyarılmasına

rağmen kimlik kartı takmayan bir personelden de benzer açıklamaların talep edildiğinin başvurana bildirildiği tespit edilmiştir . Dolaysıyla, Başhekimliğin, başvuruna benzer durumdaki kişiler için yaptığı işlemleri başvuran için de tesis ettiği, husumet içerisinde hareket etmediği belirlenmiştir .

18. Ayrıca, İlgili mevzuat incelendiğinde, başvuranın disiplin amirinin Ayvacık Devlet Hastanesi

Başhekimi olduğu, başhekimin en üst disiplin amirinin ise Çanakkale İli Kamu Hastaneleri Birliği

Genel Sekreteri olduğu görülmektedir . Başhekimliğin, kurumda öninceleme yapabilecek uygun personel bulunmadığından bahisle bir üst kurum ve disiplin amiri olan makamdan disiplin soruşturması başlatmasını talep etmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır . Benzer şekilde, başvuranın sosyal medyada yapmış olduğu paylaşımlarla ilgili olarak yine bir üst kurum ve disiplin amiri olan makamdan inceleme yapılmasını talep etmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır .

Ayrıca, disiplin hukukuna ilişkin hükümler incelendiğinde, İdarenin disiplin soruşturmasına ve/veya önincelemeye başlamadan önce ilgilisine bilgi vermesini düzenleyen bir hüküm bulunmadığı görülmektedir .

19. İlgili mevzuatın incelenmesinden, idarelerin her fiil ve/veya personel için ayrı bir disiplin soruşturması yürütmesini düzenleyen bir hüküm bulunmadığı tespit edilmiştir . Başvuru konusu olayda da, başvuran ile bir hastane çalışanının karşılıklı olarak birbirlerinden şikâyetçi oldukları olay ile bizzat başvuran hakkındaki konular için tek bir disiplin soruşturması açıldığı görülmektedir .

Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını sağlamakla görevli olan idare, ilgili hakkında tek bir soruşturma açmakla soruşturmanın nesnelliği veya tarafsızlığını ihlal etmemiş, bürokrasi ve kırtasiyecilikten uzak işlem tesis etmekle hukuka uygun davranmıştır . Diğer yandan, Başhekimliğin 24/ 02/ 2016 tarihli yazısında başvuranın hastane içerisindeki tutum ve davranışlarının huzur ve çalışma barışını bozacak nitelikte olduğunu bildirmesi üzerine, başvuranın taraf olduğu ve başvuran hakkındaki diğer iddiaları incelemekle tek bir soruşturma açılması ve bir muhakkikin görevlendirilmesi işlemi, hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunmamaktadır .

20. Savunma hakkı, ilgililerce disiplin cezası kesinleşmeden önce, cezaya ilişkin kararı verecek makam önünde kullanılması için tanınan bir haktır . “Devlet memurlarının savunmalarının alınması, disiplin cezası verilmesi haline hasredilmiş olup, bundan önceki soruşturma safhasında sorulan sorulara cevap verilmesi için de bir süre tanınması öngörülmemiştir . Devlet Memurları Kanununun disiplin hükümlerinin uygulamasını gerektiren hallerde, yetkili makamlarca ön inceleme ve araştırma yapmakla görevlendirilen muhakkik ve müfettişlerce yapılan işlemlerin, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve mercilerin işlemlerinden farklı olması sebebiyle yukarıdaki hükümlerin bu hallerde de uygulanması söz konusu değildir . Bir memura disiplin cezası verilmesi için önceden müfettiş veya muhakkiklere görev vermek kanunen zorunlu olmadığından kanunda bu safhada da süre verileceğine dair bir hüküm sevk edilmemiştir . Müfettişlerce yapılan inceleme sırasında, hakkında inceleme yapılan memurun sadece olay hakkındaki bilgisi alınmakta olup, ifade alınması şeklinde de adlandırılan bu işlem savunma olarak kabul edilemeyeceği için, savunmanın bundan ayrı olarak disiplin cezası vermeye yetkili amir veya merci tarafından alınması gerekmektedir .” (Danıştay 3 üncü Dairesinin 29/ 05/ 1973 tarihli ve E :1973 / 272, K:1973 / 269 sayılı Kararı) . Dolayısıyla başvuranın muhakkikin yazılı ifadesini aynı gün teslim etmesini talep etmesinde, başvuranın savunma hakkını ihlal edilmesine yol açan bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır .

12 / 1721. “…Anayasa Mahkemesinin, Avrupa İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair

Sözleşme’nin, savunma hakkının önemini ve gereğini vurgulayan 6 ncı maddesini de dikkate alarak savunma hakkının niteliğini vurguladığı, 14.7.1998 günlü, 1997/ 41, 1998/ 47 sayılı kararında, herkesin kendisine yönelik isnadın nedeninden ve niteliğinden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek hakkına sahip olduğu; olayı, isnadın nedenini ve hukuki niteliğini bilmeyen kişinin kendisini yeterince savunamayacağının açık olduğu, bu hususun, savunma hakkının temelini oluşturduğu belirtilmiştir . Anayasa hükmü, gerekçesi ve Anayasa Mahkemesi kararı karşısında, disiplin cezalarıyla ilgili olarak savunma hakkı kullandırılmadan disiplin cezası verilmesinin hukuken olanaklı olmadığı; savunma hakkının hukuka uygun şekilde kullanılabilmesi için de, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını bilmesi gerektiği sonucuna varılmakta olup, tüm bu hususlar kendisine bildirilmeyen kişinin kendisini yeterince savunamayacağı açıktır .” (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/ 02/ 2011 tarihli ve E :200 / 1846, K:2011 / 66 sayılı

Kararı) . Başvuru konusu olayda ise, Başhekimliğin, kılık ve kıyafet uygulamasına aykırı tutum ve davranışı ile ilgili daha önce de şifahen uyarılmış olan başvurandan yazılı açıklama talep ettiği, bu açıklamanın yetersiz görülmesi üzerine başvuruna disiplin işlemine başlanacağının bildirildiği, Başhekimliğin bundan sonra Genel Sekreterlikten soruşturma yapılması talebinde bulunduğu görülmektedir . Başvuranın sosyal medya paylaşımları konusunda da Başhekimliğin Genel

Sekreterlikten soruşturma yapılması talebinde bulunduğu, soruşturmada ifadesine başvurulan başvuranın kılık ve kıyafet düzenlemesine aykırı tutum ve davranışları ile hangi paylaşımları nedeniyle soruşturma geçirdiği bilgisine vakıf olduğu, diğer bir anlatımla Danıştay İdari Dava

Daireleri Kurulu kararında belirtildiği şekilde “kendisine yönelik isnadın nedeninden ve niteliğinden anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edildiği” anlaşılmaktadır .

22. Ayrıca, başvurana disiplin cezası vermeye yetkisini haiz olan Ayvacık Devlet Hastanesi

Başhekimliğinin soruşturmanın tamamlanmasından sonra başvurandan son savunmasını talep ettiği, savunması için 657 sayılı Kanun’da öngörülen süreyi tanımış olduğu, dolayısıyla savunma hakkının kullanılmasına ilişkin Anayasamız ve 657 sayılı Kanun hükümlerine uygun işlem tesis ettiği belirlenmiştir .

23. 657 sayılı Kanunda sayılı fiilleri işleyenler hakkında bu fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı ve cezayı gerektiren fiilinin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağını hüküm altına alınmıştır . Başvuru konusu olayda, başvuranın tecziye edildiği cezayı gerektiren sosyal medya paylaşımlarının Aralık 2015, Ocak ve Şubat 2016 tarihlerine ait olduğu, İdarece öğrenilme tarihinin tutanak altına alınması gerektiğinin bilinmemesi nedeniyle bu tarihin belirlenemediği, disiplin cezasının 18/ 05/ 2016 tarihinde verildiği belirlenmiş olup, İdareye fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl süreyle tanınan ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramamış olduğu tespit edilmiştir .

24. “ 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 128.maddesi ( 1.) bendinde ‘Disiplin amirlerinin, uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını, soruşturmanın tamamlandığı günden başlayarak 15 gün içinde vermek zorun da oldukları belirtilmiş, 127.maddesinde ise, ceza verme yetkisinin hangi durumlarda zaman aşımına uğrayacağı kuralı yer almıştır . İki kuralın birlikte incelenmesinden ilgilinin son savunması da alınarak her türlü usul ve işlemleri tamamlanmış olan bir soruşturmada disiplin amiri

13 / 17veya kurulunun kararını belli süre içinde vermemesi durumunda, hakkında soruşturma açılanların

tedirgin olacağı ve uzun süre baskı altında tutulmalarının önlenmesi amacıyla 15 gün içinde karar verilmesi zorunluluğunun getirildiği, bu sürenin ceza verme yetkisini kaldıran bir niteliği bulunmadığı, aksine disiplin amiri ve kurullarını kısa sürede karar vermeye zorlayıcı nitelikte olduğu, bu sürenin dışında karar verilmesinin disiplin cezasını kusurlandırıcı bir durum olamayacağı, sadece, ilgili amir veya kurulun görevini belli süre için de yapmaması nedeniyle sorumluluğunun doğacağı açıktır . Yasanın 128. maddesinde disiplin amiri veya kurullarına karar vermek için tanınan süreler, idarenin iç işleyişi ve düzeni ile ilgili olduğundan, bu süre geçirildikten sonra ceza verilmiş olmasında yasaya aykırılık olmadığı açıktır .” (Danıştay 5 inci Dairesinin 17/ 10/ 1991 tarihli ve

E :1991 / 1370, K:1991 / 1358 sayılı Kararı) . Dolayısıyla, Başhekimliğin soruşturmanın tamamlanmasını izleyen 15 gün içerisinde disiplin cezası vermemesi işlemi, ceza verme yetkisini ortadan kaldırmamakta, verilen disiplin cezasının iptalini gerektirmemektedir .

25. Soruşturma kapsamında yazılı ifadesi alınan başvurana muhakkik tarafından 14/ 12/ 2015 ve 16/ 02/ 2016 tarihli paylaşımların kendisine ait olup olmadığının, bu paylaşımlarıyla haddini aşıp aşmadığının, hastane idaresini kast edip etmediğinin sorulduğu; başvuranın ise yanıt olarak 14/ 12/ 2015 tarihli paylaşımı için süre aşımının söz konusu olduğu, Bakanlık veya yetkililerine hakaret vb. suç unsuru içerecek kelime veya cümle paylaşımının bulunmadığı, asılsız ve mesnetsiz olan bu suçlamayı kabul etmediği, 16/ 02/ 2016 tarihli paylaşımın mevcut olmadığı, paylaşımda kurum ya da kişi ismi geçmemekle birlikte hakaret ve suç unsurunun da bulunmadığı, iddianın yine asılsız ve mesnetsiz olduğu, paylaşımda geçen cümlenin hayatın gerçeklerinden bahsettiği ve kastettiği anlamın farkı olduğunu düşündüğü yönünde cevap verdiği görülmektedir . Soruşturma

Raporunda, başvuranın belirtilen tarihlerdeki paylaşımların kendisine ait olduğunu ve suçlamayı açıkça reddetmediği, bu cümlelerin hayatın bir gerçeği olduğunu belirtiği, dolayısıyla başvuranın bu paylaşımları yapmış olduğu kanaatine varıldığı, ancak paylaşıma ilişkin bilgilerin mahkeme kararı olmadan yayıncıdan alınmasının soruşturmayı zorlaştıracağı, kanaatler ile kademe ilerlemesinin durdurulamayacağı belirtilerek uyarma cezası ile tecziye edilmesinin teklif edildiği görülmektedir .

Başvuranın İl Disiplin Kuruluna disiplin cezasına itiraz etmek üzere sunduğu 27/ 05/ 2016 tarihli dilekçesinde de, belirtilen tarihlerdeki paylaşımların kendisine ait olmadığını, paylaştığı iddia edilen yazı ve cümlelerin kavram ve kelime anlamı dahi araştırılmadan, ceza vermek amacıyla yoruma ve kanaate dayalı olarak ve somut deliller olmadan disiplin cezasıyla tecziye edildiğini, 14/ 12/ 2015 tarihli paylaşımın kendisine ait olduğu var sayılsa dahi zaman aşımının söz konusu olduğu, kurum, kişi veya yer gibi unsurlara yer verilmeyen 16/ 12/ 2016 tarihli paylaşım için muhakkikin art niyetli ve kasıtlı hareket ettiğini belirttiği görülmektedir . İl Disiplin Kurulundaki görevli Raportörün hazırlamış olduğu Raporda ise, zaman aşımı süresinin suçun işlendiği tarihle değil, tespit edilmesiyle başlandığına, başvuranın tam olarak bu paylaşımların kendisine ait olmadığını söylemediğine, başvuranın iddia edilen paylaşımlarda kullanılan ifadelerin çeşitli kaynaklara göre ne anlama geldiğini anlatmaya çalışma çabasının paylaşımların kendisine ait olduğunun önemli bir delili olduğuna, kelimenin birebir anlamı ile içinde bulunduğu cümlenin toplam anlamı arasında büyük farklar bulunduğuna yer verilmektedir . Sosyal medya paylaşımlarının kişinin özel hayatına ilişkin olduğu düşünülse de, 657 sayılı Kanun devlet memurlarını hizmet dışındaki davranışlarıyla da resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını göstermekle, kanunda belirtilen esaslara uymada amirlerine karşı sorumlu olmakla, amirleri ise maiyetindeki memurların hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekle yükümlü kılmaktadır . Benzer şekilde, Disiplin Kurulları ve Disiplin

14 / 17Amirleri Yönetmeliğinde de disiplin amirleri, 657 sayılı Kanun ile kendilerine verilen yetkileri kamu

hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak için kullanmakla sorumlu tutulmuşlardır .

Dolayısıyla, işlenmesi halinde kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesi gereken ve işlendiğinin ancak adli mercilerce tespit edilebileceği başvuru konusu olayda, başvuranın iddiaları açıkça reddetmemesi karşısında, İdarenin başvuranı sosyal medya paylaşımları nedeniyle uyarma cezası ile tecziye etmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu belirlenmiştir .

26. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Disiplin Yönetmeliği hükümleri, başvuranın ilk disiplin amirinin başhekim olduğunu hüküm altın almaktadır . 657 sayılı Kanun ile Disiplin Kurulları ve

Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre de, disiplin amirleri disiplin cezası verme yetkisini haizdir . Soruşturmanın Başhekimlik tarafından yürütülmediği, Genel Sekreterliğin soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgeleri karar vermesi için disiplin amiri olan Başhekimliğe gönderdiği, Başhekimliğin disiplin cezası vermeden önce başvuranın savunmasını yasal süresi içerisinde talep ettiği birlikte değerlendirildiğinde, soruşturma evraklarının Genel Sekreterlik tarafından Başhekimliğe gönderilmesinin ve Başhekimliğin başvuranı disiplin cezası ile tecziye etmesi işlemelerinin hukuka uygun olduğu görülmektedir .

27. Başvuranın o dönemki Genel Sekreterin kendisini tehdit ettiği ve hakkında açılmış kamu davasının bulunduğu, Başhekim, İdari ve Mali İşler Müdürü ve Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü hakkında başvurana psikolojik tacizde bulunma ve görevi kötüye kullandığı iddialarıyla ilgili olarak,

4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine

göre yapılan öninceleme neticesinde Valilik Makamının 13/ 01/ 2017 tarihli ve / sayılı Kararına başvuranın itiraz ettiği, yapılan itiraz üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemenin 28/ 03/ 2017 tarihli ve

E : / , K: / sayılı Kararıyla itirazını reddettiği tespit edilmiştir . Başvuranın iddialarının yerinde olmadığının adli mercilerce de tespit edilmesi ile başvuran hakkında Genel Sekreterin disiplin cezasını verme yetkisini haiz olmadığı birlikte değerlendirildiğinde, yürütülen soruşturmanın nesnelliği ile tarafsızlığına etki edebilecek bir unsur bulunmadığı görülmektedir .

28. Başvuranın disiplin soruşturmada muhakkik olarak görevlendirilen Bayramiç Devlet Hastanesi

Başhekimi hakkındaki iddialarına ilişkin olarak Bayramiç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 30/ 05/ 2016 tarihinde “Kovuşturmaya Yer Olmadığına” karar verildiği tespit edilmiştir . Başvuran hakkındaki soruşturmayı yürüten muhakkikin bu karar öncesinde disiplin soruşturmasına başlayıp tamamladığı ve dolayısıyla soruşturmanın tarafsız yürütülmemiş olduğu iddia edilse de, Anayasamız suçu hükmen sabit oluncaya kadar hiç kimsenin suçlu sayılamayacağını hüküm altına almaktadır .

Dolayısıyla, muhakkik, hakkındaki iddiaların adli mercilerce karara bağlanmadığı bu sürede hukuka uygun olarak masumiyet karinesinden faydalanmıştır . Diğer yandan, disiplin cezalarına ilişkin mevzuatın incelenmesinden muhakkik olarak tayin edilenlerin seçimine ilişkin bir kıstas bulunmamakta, bu hususta İdareye takdir yetkisi tanınmaktadır . Ancak 4483 sayılı Kanun’da ön inceleme yapacak kişilerin hakkında inceleme yapılanın üstü konumunda olmaları gerektiği belirtilmektedir . Kıyas yoluyla yapılan değerlendirmede ise, muhakkik olarak görevlendirilen

Bayramiç Devlet Hastanesi Başhekiminin sağlık memuru (laboratuvar teknisyeni) olan başvuranın üstü konumunda olduğu açıktır . Muhakkik hakkında daha önce verilmiş bir disiplin cezasının, sonraki işlem ve eylemlerini bağlayıcı niteliği de bulunmamaktadır . Dolayısıyla, başvuranın muhakkik hakkındaki iddialarının yerinde olmadığı, bu nedenle soruşturmanın tarafsızlığını ve objektifliğini etkileyecek bir hususunun bulunmadığı açıktır .

15 / 1729. Başvuranın Çanakkale İl İdare Kuruluna 27/ 05/ 2016 tarihinde yaptığı itiraz için Kurulun bir

aylık süre sonunda toplanmasının, başvuranın üyesi olduğu sendikanın temsilcisine bilgi ve belgelerin toplantıdan bir gün önce verilmesinin ve İl Sağlık Müdürünün toplantıya çağrılmasının hukuka aykırı olduğu iddialarına ilişkin olarak, Valilikten gönderilen bilgi ve belgelerden, Kurulun

Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik’te belirtilen otuz günlük süre içinde toplandığı, başvuranın üyesi olduğu sendika temsilcisine 24/ 06/ 2016 tarihinde toplantı tarihinin ve

Valiliğe başvurarak belgeleri inceleyebileceğinin şifahen bildirildiği, İl Sağlık Müdürünün toplantıya çağrılmasının ise Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik hükümlerinin bir gereği olduğu ve Yönetmelikte belirtildiği şekilde kurul toplantılarına katılmasına engel olacak bir hususun bulunmadığı, Kurul Başkanına raportörün belirlenmesinde takdir yetkisi tanınmış olduğu anlaşılmakta olup, bu işlemlerin hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir .

30. İdareden alınan bilgi ve belgelerde Kurul Kararının Valilik ve Kaymakamlık Birimleri Teşkilat

Görev ve Çalışma Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde dört nüsha olarak düzenlendiği, başvurana ve Kurumuna gönderilen Kararın Kurul Başkanı tarafından sehven imzalanmadığı belirtilmekte olup, Kurumumuza gönderilmiş olan Karar örneğinin Kurul Başkanı tarafından imzalanmış olduğu, sehven imzalanmayan Kararın disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu sonucunu doğurmayacağı tespit edilmiştir .

31. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın tecziye edildiği disiplin cezasına yaptığı itirazın İl İdare Kurulu tarafından reddedilmesi işleminin hukuka aykırı olduğu iddialarının yerinde olmadığı, İdare tarafından yapılan işlem ve uygulamaların hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 32. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

33. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Çanakkale İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın Başvurana, AYVACIK DEVLET HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİNE, ÇANAKKALE

VALİLİĞİNE ve TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMUNA tebliğine,

16 / 17Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi