TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 14883-14883 |sayi|18745356-101.07.04-E.18745356-101.07.04-E.

BAŞVURU NO : 2017/6988 2017/ 6988

KARAR TARİHİ : 28/11/2017 |tarih|

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Emniyet Genel Müdürlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : Taltif talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 27/05/2017 27.5.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, 27/ 05/ 2017 tarihinde Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle; 15 Temmuz darbe

girişiminin bastırılmasında rol oynayan emniyet teşkilatına 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı

Kanununun 86 ncı maddesine göre verilen para mükâfatının (taltif) kendisine verilmediğini, kendisinin de İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde darbe girişiminin bastırılmasında görev yaptığını, para mükâfatına layık görülmemesinin eşitsizlik olduğunu belirterek, para mükâfatının tarafına ödenmesini talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 16/ 10/ 2017 tarihli ve sayılı yazısında, özetle;

2.1) 28/ 11/ 2016 tarihinde yapılan Taltif Komisyonu toplantısında görüşülen taltif teklif

dosyalarında başvuranın ismi olmadığından kendisi ile ilgili herhangi bir taltif komisyonu kararının bulunmadığı,

2.2) Emniyet Teşkilatı personelinin, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 86 ıncı maddesi

uyarınca ödüllendirildiği, söz konusu maddeye göre ülkenin güvenlik ve esenliği, devletin çıkarları ve kişilerin can, ırz ve mallarını korumada yüksek hizmeti görülenler ile olağanüstü durumlarda yaşamını ortaya koyarak büyük yararlıklar gösterenlerin taltif ile ödüllendirildiği, Taltif Komisyonunun, taltife konu olaylar ile ilgili hazırlanan taltif dosyalarına ilişkin verilecek

1 / 6kararlarda “başarıya konu olan çalışmayı” değerlendirdiği, ilgili personeli ise başarıya olan

katkısı yönünden değerlendirdiği, bunun dışında kişilerin birimlerinin, rütbelerinin, görev unvanlarının dikkate alınmadığını,

2.3) Anılan maddede ödüllendirmenin “yüksek hizmet” şartına bağlandığı, ödüllendirmede

personelin sadece görevde yer almasına bakılmadığı, o görevde yer alması ile birlikte yüksek hizmetinin görülmesine, görevde başarılı ve verimli olması gibi etkenlere dikkat edildiği, aksinin düşünülmesinin bir çalışmada yer alan tüm personelin ödüllendirilmesi veya ödüllendirilmesi için teklif edilmesi anlamına geleceği, ödüllendirilmemenin değil, ödüllendirmenin istisna olduğu düşünüldüğünde, söz konusu çalışmada yer alan tüm personelin teklif edilmemesinin, sadece yüksek hizmeti geçtiği görülen personelin ödüllendirilmesi için teklif edilmesinin anılan kanuna aykırılık teşkil etmediği, bilakis anılan kanun maddesinin bir gereği olduğu,

2.4) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125 inci maddesinde; idarenin her türlü eylem

ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı karan verilemeyeceğinin hükme bağlandığı,

2.5) Başvuru sahibi taltif talebiyle alakalı herhangi bir davası bulunmadığı,

28/ 11/ 2016 tarihli Taltif Komisyonu kararlarıyla taltif alamayan 24 personelin Emniyet Genel

Müdürlüğü aleyhine dava açtığı, iki davaya “davanın reddi” bir davaya ise “dava konusu işlemin iptaline” kararı verildiği, emsal yargı kararlarına bakıldığında Diyarbakır 2. İdare

Mahkemesinin 04/ 07/ 2017 tarihli Esas, sayılı kararı ve Kastamonu İdare

Mahkemesinin 18/ 05/ 2017 tarihli Esas, sayılı kararı ile “taltif ödemesi yapılması konusunda takdir hakkı bulunduğu kuşkusuz olan ve yüksek hizmeti geçtiği görülen personele maaş ödülü verilmesi hususunda tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olan idarenin, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı karan ile zorlanamayacağı” ifade edildiği,

2.6) Anayasa’nın 10 uncu maddesinde tanımlanan “kanun önünde eşitlik ilkesinin” herkesin her

yönden aynı kurallara bağlı tutulmasını değil, sadece aynı veya benzer durumda olanların aynı kurallara tabi kılınmasını gerektirdiği, dolayısıyla kişilerin durumlarına göre farklı kurallara tabi kılınmalarının eşitlik ilkesine aykırı olmadığı, başvuranın taltif teklif dosyasını hazırlayan birim taralından yeteri kadar emeğinin geçtiğinin görülmemesi nedeniyle, rütbe farkı gözetilmeksizin “diğer personel gibi” taltif teklif dosyasına eklenmemesi ve taltife değer görülmemesinin eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmediği, İfade edilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci

ve beşinci fıkralarında;

“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir . Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar .”

2 / 64) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”

6) 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun “Para mükâfatı” başlıklı 86 ncı maddesinde;

“Emniyet örgütü mensupları, 1475 sayılı Nakdi Tazminat Kanunu hükümlerinden başka aşağıdaki durumlarda : A) Ülkenin güvenlik ve esenliği, Devletin çıkarları ve kişilerin can, ırz ve mallarını korumada yüksek hizmetleri görülenler, fiilen almakta oldukları aylık tutarlarının iki katından beş katına kadar; B) Olağanüstü durumlarda yaşamını ortaya koyarak büyük yararlıklar gösterenler, fiilen almakta oldukları aylık tutarlarının altı katından yirmi dört katına kadar, para verilerek ödüllendirilir .”

7) Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 95293 sayılı ve 46 Nolu Genelgesinin “Teklif Dosyalarının

Konusu ile İlgili Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı bölümünün (a) bendinde;

“Teklife konu olayın icracısı olan ve teklif yapmaya yetkili ilçe Emniyet Müdürleri, Şube Müdürleri ve Polis

Merkezi Amirleri 3201 sayılı E .T .K nm 86. maddesinin özüne uygun konuları teklif edeceklerdir .” 8)

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 95293 sayılı ve 46 Nolu Genelgesinin “Teklif dosyalarının

Konusu ile İlgili Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı bölümünün (b) bendinde;

“Teşkilat mensuplarının yasal olarak yerine getirmek zorunda oldukları asli görev konularının taltif teklifi olarak sunulmayacaktır .”

Düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın da eşitlik

ilkesi ve hakkaniyet çerçevesinde 15 Temmuz 2016 günü Cumhurbaşkanlığı Kısıklı ikametinin korunması görevinde bulunmuş diğer personel gibi taltiften yararlandırılması hususunda

Emniyet Genel Müdürlüğüne Tavsiye Kararı verilmesi yönündeki öneri Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Başvuran, 15/ 07/ 2016 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütünün darbe kalkışmasının sonuçsuz

bırakılmasında üstün gayret ve başarı gösteren bir kısım emniyet teşkilatı personeline yapılan maaş ödüllendirmesinin kendisine yapılmaması üzerine aynı şekilde ödüllendirilme talebiyle

Kurumumuza başvuru yapmıştır .

3 / 611) 6 ıncı paragrafta yer alan Yasa kuralı değerlendirildiğinde, yasa koyucunun biri “olağan

durumlarda yüksek hizmetleri görülenler”; diğeri “olağanüstü durumlarda yaşamını ortaya koyarak büyük yararlılıklar gösterenler” olmak üzere iki duruma özgü olarak para ödülü verilmesini öngördüğü açıktır . İdarenin, ödüllendirme konusunda anılan yasa kuralları yönünden personelinin gösterdiği davranış bakımından takdir hakkı bulunduğunun kabulü gerekmekle birlikte; takdir hakkının kullanılmasında nesnel ilkelere göre personeli arasında

“eşit” davranması, ödüllendirme yoluyla emniyet hizmetinin gereği gibi yerine getirmesi için görevlendirilen kamu personelinin güdülenmesi, işinde başarılı olması ve üstün çaba göstermesi ile beklenen kamu yararı amacına da ulaşmanın bir gereği olacaktır .

12) Başvuru dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; başvurucunun İstanbul İl

Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü Ekipler Amirliği bünyesinde görev yaptığı, 15

Temmuz 2016 günü ise başvurucunun asıl görev yeri olan Vatan Yerleşkesine ulaşım imkânı olmaması nedeniyle intikal etmesinin fiilen mümkün olmaması sebebiyle istirahatli iken

Cumhurbaşkanlığı Kısıklı ikametinin korumasında görev yaptığı, başvurucunun

Cumhurbaşkanlığı Kısıklı ikametinin korumasında görev yaptığının idare tarafından da ikrar edildiği, bu gerekçeyle başvurucunun birinci derece başarı gösteren personel bilgilerinin bulunduğu listeye dahil edilerek Güvenlik Şube Müdürlüğü tarafından ödüllendirilmesi talebinin Taltif Ön Komisyonuna bildirildiği, ancak Taltif Ön Komisyonu tarafından ödüllendirilmesinin uygun görülmediği, bu kapsamda Güvenlik Şube Müdürlüğü bünyesinde görev yapan 326 personelin birinci derece, 12 personelin ikinci derece, 89 personelin üçüncü derece olmak üzere taltif talep listesine dahil edildiği, talep listesinde olmasına rağmen 65 personelin başvuranla birlikte ödüllendirilmeye layık görülmediği anlaşılmıştır .

13) Anayasa’nın 10 uncu maddesinde herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç,

din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu ve Devlet organları ile idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduğu hükmü yer almaktadır . Bu kapsamda eşitlik ilkesinin

Anayasa’da tüm kamu kurum ve kuruluşları tarafından bir ölçü norm olarak dikkate alınacağı açıkça yazması sebebiyle idarenin takdir yetkisini kullanmada önemli bir sınır olarak kabul edilmektedir . İdarenin taltif ödemesi yapma konusunda sahip bulunduğu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, bu yetkinin kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleri göz önünde tutularak kullanılması gerektiği, idarenin bu takdir yetkisini eşitlik ilkesi çerçevesinde kullanılmasının bağlayıcı temel hukuk kuralı olduğu, İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir .

14) Balıkesir İdare Mahkemesinin 30/ 06/ 2017 tarihli ve sayılı

Kararında : “davalı idarece 15/ 07/ 2016 tarihinde ülkemiz çapında yaşanan darbe girişiminde görev yapan tüm personelin, bu süreçte yürüttüğü görevin nitelik ve sonuçlarını göz önünde bulundurarak ödüllendirilmesine yönelik olarak başlatıldığı görülen süreçte, personelin görevde kişisel ve özgü durumu göz önünde bulundurulmaksızın; hizmetin ve görevin gerekleri yönünden herhangi bir ilke ve ölçüt ortaya konulmaksızın davacı ile aynı göreve katılmış bazı personel ödüllendirildiği halde, ödüllendirilen personel ile davacı arasında yürütülen göreve özgü farklar ortaya konulmadan davacının ödüllendirilmemesinde; eşitlik ilkesine ve kamu yararı amacına uyarlık bulunmamaktadır .” ifadelerine yer verilmiştir .

4 / 615) Benzer şekilde başvurucunun durumu değerlendirildiğinde, Emniyet Genel Müdürlüğü

tarafından gönderilen bilgi-belgelerde aynı göreve katılmış polis memurlarının başvurucudan farklı olarak yerine getirdikleri görevlerle ilgili bilgi-belge sunulmadığı, başvuran ile 15

Temmuz 2016 günü aynı göreve (Cumhurbaşkanlığı Kısıklı ikametinin korunması) katılmış bazı personel ödüllendirildiği halde, ödüllendirilen personel ile başvuran arasında yürütülen göreve özgü farkların idare tarafından ortaya konulamadığı, idare tarafından hizmetin ve görevin gerekleri yönünden herhangi bir ilke ve ölçüt ortaya konulamamış olması sebebiyle aynı göreve katılmış başvurucunun ödüllendirilmemesi işleminde eşitlik ilkesine ve kamu yararı amacına aykırı davranıldığı sonucuna varılmıştır .

16) Sonuç olarak, Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; makul ve yeterli bir

gerekçeye dayanmayan bir işlemle başvuranın başvurusunun reddedildiği, şikâyet konusu işlemin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmetin gereklerini dikkate alarak kullanmadığı, dolayısıyla yapılan işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup;

Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içinde gönderildiğinden

“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket ettiği; ancak idarenin başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine aykırı hareket ettiği tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye

tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın da eşitlik ilkesi ve hakkaniyet çerçevesinde 15 Temmuz 2016 günü

Cumhurbaşkanlığı Kısıklı ikametinin korunması görevinde bulunmuş diğer personel gibi taltiften yararlandırılması hususunda EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın başvurana ve EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Emniyet Genel

Müdürlüğünün bu karar üzerine tesis edilecek işlemi otuz gün içinde Kurumumuza bildirmesinin zorunlu olduğuna ilişkin bilgilendirilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

5 / 6Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi