TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 14729-14729 |sayi|18745356-101.07.06-E.18745356-101.07.06-E.
BAŞVURU NO : 2017/7462 2017/ 7462
KARAR TARİHİ : 27/11/2017 |tarih|
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURU VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğü
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın akademik ilana itirazı ve mobbing iddiaları hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 08/06/2017 7.6.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
Başvuran; 1. 29/ 12/ 2016 tarihinde Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesinde istihdam edilmek üzere iki adet Yardımcı Doçent kadrosu için ilan verildiğini, ancak ilanda belirtilen özelliklerin belirli bir kişiyi tanımlar nitelikte olduğunu, böylece kendisinin başvuruda bulunmasının engellendiğini, 2. Atandığı tarihte Yardımcı Doçent kadrosu için gerekli niteliklere sahip olmasına rağmen
Araştırma Görevlisi olarak beşinci dereceden atamasının yapılması, ilanda belirtildiği şekilde Ticaret
Hukuku alanında doktora yapmış ve kadro bekleyen bir kişi var iken kadronun başka fakülteden birisine verilmesi, yapılan bu atamada kıdem, liyakat gibi hususların dikkate alınıp alınmadığı, değerlendirmenin nasıl yapıldığı konularında bilgi almak üzere Üniversiteye 09/ 02/ 2017 tarihinde başvuruda bulunduğunu, Hukuk Fakültesi Dekanı tarafından dilekçesinin çekilmesinin talep edildiğini ve aksi halde kendisine bir süre daha kadro verilmeyeceğinin söylendiğini, bu dilekçesinden sonra kendisine psikolojik taciz (mobbing) uygulanmaya başlandığını,
1 / 273. Bu dilekçesine Üniversite tarafından cevap verilmediğini, bunun Anayasa’nın 72 üncü maddesi ve
Bilgi Edinme Kanunu’na aykırı olduğunu, başvuranın atama işlemine karşı dava açma hakkına engel olunduğunu, ilgililer hakkında disiplin soruşturması açılması gerektiğini, 4. 1416 sayılı Kanun’un kamu kurum ve kuruluşlarının yetişmiş insan ihtiyacını karşılama amacını taşıdığını, başvuranın şahsi sebeplerle atanmamasının bu amacın gerçekleşmesini engellediğini ve kamu zararına sebep olduğunu, 5. Kendisinin beşinci dereceye atanmasına rağmen lisans eğitimini tamamlayanların araştırma görevlisi olarak dördüncü dereceye atandıklarını, kendisinden başka beşinci derecede çalışan araştırma görevlisi bulunmadığını, araştırma görevlisi olarak bu derecede tutulmasının hukuki dayanaktan yoksun ve eşitliğe aykırı olduğunu, 6. Kurum kimliği dâhil olmak üzere pek çok resmi yazıda sahip olduğu Doktor unvanının kullanılmadığını, Üniversitenin 1416 sayılı Kanun’dan kaynaklanan mecburi hizmetini kullanarak, kendisine kadro vermeyerek ve kadro derecesini değiştirmeyerek baskı kurmaya çalıştığını, 7. 2547 sayılı Kanun’la ders verme yükümlülüğünün öğretim üyelerine verilmesine, Yükseköğretim
Kurulu Başkanlığının 29/ 05/ 2017 tarihli yazısında ise talepleri ve ilgili Yürütme Kurullarının kararı ile araştırma görevlilerinin ders verilebileceğinin belirtilmesine karşın, kendisinin talebi ve Kurul
Kararı olmaksızın kendisine ders verme yükümlülüğü verildiğini, bunun 2547 sayılı Kanun’a açıkça aykırı olmasından bahisle Üniversitedeki bu uygulamanın sonlandırılması hususunda Tavsiye Kararı verilmesi gerektiğini, 8. Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından 31/ 05/ 2017- 01/ 06/ 2017 tarihleri arasında düzenlenen
Uluslararası Deniz Ticaret Hukuku Farazi Dava Yarışmasına jüri üyesi olarak katılmak üzere 15/ 05/ 2017 tarihinde Üniversiteye başvurduğunu, talebi jüri üyeliği öncesi araştırma izni verilmesini içermesine rağmen hiçbir açıklama yapılmadan talebinin zımnen reddedildiğini, Dekan Vekili ile yaptığı görüşmede final sınavlarında gözetmenlik görevi yapmasının istendiğinin, asli görevinin araştırma yapmak değil sınav gözetmenliği olduğunun ve bu nedenle araştırma iznine ilişkin görevlendirme talebinin reddedileceğinin kendisine iletildiğini, 9. 12- 13/ 06/ 2017 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Deniz Ticaret Hukuku Farazi Dava
Yarışmasına jüri üyesi olarak katılmak üzere 26/ 05/ 2017 tarihinde Üniversiteye başvurduğunu, 05/ 06/ 2017 tarihli ve sayılı Dekan Yardımcısı tarafından imzalanan yazıyla ilgili tarihlerin bütünleme sınavlarına denk gelmiş olduğu gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, Fakülte Yönetim
Kurulu Kararı olmaksızın Dekan Yardımcısı tarafından görevlendirme talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kendisinin görevlendirme talebinin reddedilmesine rağmen bahar vize sınav döneminde Dekan Yardımcısının görevlendirmeyle yurt dışına çıkmış olduğunu, kendisi gibi araştırma görevlisi olan kişilere bütünleme sınavlarında görevli oldukları günlerde izin verildiğini, jüri üyeliği gibi prestijli bir görevin bütünleme sınavı gözetmenliği bahanesiyle engellenmek istendiğini, bütünleme sınavında başvurana verilen görevlerin kasti olarak farklı günlere dağıtılarak verildiğini, bütünleme sınavlarının kendisinin akademik çalışmalarını engelleme aracı olarak kullanıldığını, başvuranın görevlendirme talebinden sonraki tarihte kendisine bütünleme sınavı gözetmenlik görevinin verilmesinin kasıtlı olduğunu, tek görevinin sınav gözetmenliği yapmak olduğu yönünde tutum ve davranışlar sergilendiğini, 2547 sayılı Kanun’da araştırma görevlilerine
2 / 27sınav gözetmenliği yapma gibi asli bir görev verilmediğini, pek çok öğretim üyesinin sınav
döneminde görevlendirmeyle şehir dışında olabildiklerini, Üniversitenin bu tür görevlendirmelerde eşit ve adil davranmadığını, diğer araştırma görevlilerine bütünleme sınavı döneminde bir gün izin verildiği, hiyerarşik üstünlük sebebiyle kendisine ayrımcılık yapıldığını ve takdir yetkisinin açıkça kötüye kullanıldığını, 10. Bilgi edinme talebiyle verdiği 09/ 02/ 2017 tarihli dilekçesini geri çekmemesi sebebiyle, 18- 22/ 05/ 2017 tarihleri için düzenlenmiş olan sağlık raporunun aynı gün 18/ 05/ 2017 tarihinde kayıt altına alınmış olmasına karşın, Dekan Yardımcısı tarafından 20/ 05/ 2017 tarihindeki sınav gözetmenliği görevinde bulunmadığına dair tutanak tutulduğunu, Dekan Yardımcısının tüm araştırma görevlileriyle sınav hakkında 18/ 05/ 2017 tarihinde toplantı düzenlemiş ve raporun 18/ 05/ 2017 tarihinde Üniversiteye teslim edilmiş olması nedenleriyle raporlu olduğundan haberdar olduğunu, aynı tarihte sınav gözetmeni olarak görevlendirilmesine rağmen izinli olan diğer personel hakkında tutanak tutulmadığını, bunun kendisine yapılan psikolojik tacizin açık bir kanıtı olduğunu, 11. 01/ 06/ 2017 tarihinde ise geçmişe dönük tarihli tutanak tutulmasıyla 23/ 05/ 2017 tarihinde okula gelmediğinin tespit edilmesi cihetine gidildiğini, Fakülte Sekreterinin de bu tutanağa imza attığını, hiyerarşik olarak idari personelin amiri olan Fakülte Sekreterinin öğretim üyesi olan kendisi hakkında okula gelmediği gerekçesiyle tutanak imzalamasının hukuka aykırı olduğunu, 12. Üniversitenin 10/ 10/ 2017 tarihli ve sayılı yazısında ise, başvuranın 18- 22/ 05/ 2017 tarihleri arasında beş gün süreli, 24/ 05/ 2017 ile 02/ 06/ 2017 tarihleri arasında on gün süreli İş
Görmezlik Belgelerinin bulunduğunun, ancak görevli bulunduğu ve mazeret belirtmediği 23/ 05/ 2017 tarihinde görev yerinde bulunup bulunmadığının Fakülte Sekreterinin de hazır bulunduğu bir ortamda 23/ 05/ 2017 tarihli güvenlik kamera kayıtlarının 08.30- 17.30 saatleri arasındaki bölümünün tetkik edilmesiyle belirlendiğinin ve başvuranın belirtilen gün ve saat aralığında Fakülte binasına giriş yapmadığının tespit edildiğinin, Özel Hukuk Bölüm Başkanı ile Fakülte Sekreteri tarafından bu durumun tutanak altına alındığının belirtiğini, 23/ 05/ 2017 günü başvuranın görevi başında bulunmayışına ilişkin bilgi, belge ve mazeretinin bildirilmesinin talep edildiğini, 13. Üniversitenin 23/ 05/ 2017 tarihine ilişkin dokuz saatlik güvenlik kamerası kaydına ilişkin değerlendirmelerin 01/ 06/ 2017 tarihli bir tutanağa konu edilmiş olmasının hukuka ve mantığa aykırı olduğunu, bu beyanın başlı başına 23/ 05/ 2017 tarihli tutanağın aslında 01/ 06/ 2017 tarihinde geçmiş tarihli olarak tutulmuş olduğunun bir kanıtı olduğunu, Danıştay 8 inci Dairesinin E :2014 / 10203 ve
K:2015 / 5803 sayılı kararında akademisyenler hakkında mesai saati ile ilgili mevzuatta bir düzenlemenin olmadığının, akademisyenlerin diğer kamu görevlileri gibi mesai saati uygulamasına tabi olmadığının açıkça belirtildiğini, bu durumun haftanın pek çok günü fakülteye gelmeyen fakülte yöneticilerinin başvurana uyguladıkları psikolojik taciz ve ayrımcı uygulamaların açık kanıtı olduğu, 14. 01/ 06/ 2017 tarihli yazıda, işe gelmediği 23/ 05/ 2017 tarihi için kendisinden açıklama talep edildiği, ancak açıklama istenen bu yazı ekinde tutanağın yer almadığını, 15. Üniversitenin 01/ 06/ 2017tarihli yazısına cevaben sunduğu 05/ 06/ 2017 tarihli dilekçesinde, 15.1. İçtihatlarda akademisyenler hakkında mesai saati uygulaması olmadığından, “gelmeme” ve
“mesai saati” kavramından neyin kastedildiği, belirtilen tarihte “üniversite sınırları içerisinde bulunulmadığının” hangi yöntemlerle tespit edildiği ve iddiaların neye dayandırıldığı hakkında
3 / 27kendisine bilgi ve belge sunuluncaya kadar beyan hakkını saklı tuttuğunu,
15.2. İlgili düzenlemelere uygun olarak aldığı gün sağlık raporunu elektronik ortamda Personel İşleri
Birimine gönderdiğini, iddia edildiği gibi final sınavlarında bir aksaklık olmuş ise bu durumun belgesini süresi içinde Üniversiteye teslim eden kendisinden değil, rapor gereğince işlemleri yapmakta gecikme ve ihmal gösteren fakülte yöneticilerinden kaynaklandığını, sıhhi izinli olduğu bilinmesine rağmen sınav görevine gelmediği iddia edilerek tutulan 20/ 05/ 2017 tarihli tutanak ile 01/ 06/ 2017 tarihinde usulsüz olarak geçmişe dönük tutulan tutanakların suretlerinin tarafına verilmesini talep ettiğini, belirttiğini, 16. Üniversitenin, başvuranın 05/ 06/ 2017 tarihli dilekçesi üzerine kendisine ilettiği 03/ 08/ 2017 tarihli ve E sayılı yazısında, 16.1. 2547 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesinin (a) fıkrası ile 2914 sayılı Kanun’un 20 inci maddesi birlikte değerlendirildiğinde, araştırma görevlilerinin öğretim yardımcıları niteliğinde oldukları için mesaiye uymalarının gerektiğinin, 16.2. 23/ 05/ 2017 tarihinde başvuranın görevi başında olmadığının güvenlik kamera kayıtlarından tespit edildiğinin, başvuranın almış olduğu raporu Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde kurum amirinin bilgisine sunmadığının, buna rağmen hakkında işlem yapılabilecekken raporunun kabul edildiğinin ve cezai müeyyideyi gerektiren davranışı hakkında aksi işlem tesis edilmediğinin, 16.3. 20/ 05/ 2017 tarihli sınav için görevli listesinde adının bulunduğunu ve görevine gelmediğini tespit eden kişilerin raporlu olduğunu bilmediğinden dolayı tutanak tutulduğu, bu tutanağın kayıt altına alındığı, ancak buna istinaden kendisi hakkında herhangi bir inceleme ya da soruşturma işlemi tesis edilmediğinin, belirtildiğini, 17. Üniversitenin 03/ 08/ 2017 tarihli yazısı üzerine kendisinin 14/ 08/ 2017 tarihli dilekçesinde, 17.1. Kendisinin 23/ 05/ 2017 tarihinde görevi başında olmadığının güvenlik kayıtlarından tespit edilmesiyle hiçbir belgeye dayandırılamayan bir iddiada bulunulduğunu, 17.2. İddia edildiği şekilde bir kamera kaydı var ise, kendisine karşı yürütülen psikolojik taciz ile ayrımcı tutum ve davranışların tespit edilebilmesi amacıyla, Üniversiteye ait tüm kampüslerdeki bu tarihli güvenlik kamerası kayıtlarının bir örneğinin, kimlerin görevi başında olduğunun, kimlerden savunma talep edildiğinin, bu işlemlerin tüm üniversite çapında uygulanıp uygulanmadığı hususlarına ilişkin bilgi ve belgeler ile kamera kaydı inceleme tespit tutanaklarının kendisine verilmesini talep ettiğini, 17.3. Akademisyenler hakkında mesai saati uygulamasının yapılamayacağını, ders verdikleri günler hariç diğer günlerde üniversiteye gelmeyen kişiler hakkında benzer işlemler yapılmazken kendisi hakkında bu işlemlerin yapılmasının psikolojik taciz ve ayrımcılığın ispatı niteliğinde olduğunu, 17.4. İlgili mevzuatta raporun disiplin amirine intikal ettirileceğine yer verildiği ancak bu
4 / 27yükümlülüğün raporu alan kişiye verilmediğini, rapordan haberdar olunmamış olsa idi
24- 29/ 05/ 2017 tarihlerinde de sınav gözetmenliğine katılmama nedeniyle hakkında tutanak tutulmasının gerektiğini, 18/ 05/ 2017 tarihli raporunun sisteme aynı gün işlendiğini, sınav gözetmenliğine ilişkin toplantıda tutanakta imzası bulunan kişinin bulunmasının rapordan haberdar olduğunu ortaya koyduğunu, belirttiğini, 18. Üniversitenin 10/ 10/ 2017 tarihli ve E sayılı yazısı üzerine kendisinin aynı tarihli dilekçesinde; 18.1. Bir önceki dilekçesinde talep ettiği bilgi ve belgelerin kendisine sunulmamış olduğunu, 18.2. Güvenlik kamera kayıtlarının yalnızca asayiş ve güvenliği ilgilendiren delil niteliğinde olduğunu, kendisinin göreve gelip gelmemesi hakkında bu kayıtların kontrol edilemeyeceğini, 18.3. 01/ 06/ 2017 tarihinde, 23/ 05/ 2017 tarihli geçmiş tarihli tutanak tutulmasıyla ilgili İdare
Mahkemesine dava açtığını, 18.4. Fakülte yönetiminin görev ve yetkileri kapsamında güvenlik kamerası kaydını incelemenin bulunup bulunmadığı, kayıtları periyodik olarak inceleme görevinin kime verildiği hususlarında bilgi ile kamera kaydı inceleme ve tespit tutanağının kendisine verilmesini talep ettiğini, 18.5. 657 sayılı Kanun’da düzenlenen bir aylık disiplin cezası verme zamanaşımı süresinin dolduğunu, ispatlanmamış ve zaman aşımına uğramış iddialar hakkında savunma vermeyeceğini, belirttiğini, 19. 01/ 06/ 2017 tarihli ve E sayılı, 03/ 08/ 2017 tarihli ve E sayılı ve 10/ 10/ 2017 tarihli ve E sayılı yazılarıyla savunma talep edilmesinin usulsüz olduğunu, 20. Kendisi hakkında gerçeğe aykırı tutanaklar tutulmasının tek sebebinin Yardımcı Doçentlik kadrosuna atanmamasına ilişkin verdiği dilekçesini geri çekmesini sağlamak, aleyhine idari soruşturma açılıp disiplin cezası verilmesi suretiyle çalışma huzurunu bozmak olduğunu, 21. Usulsüz ve gerçeğe aykırı bu tutanaklar sebebiyle Isparta Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, ilgililer hakkında disiplin soruşturması açılması gerektiğini, 22. Kendisiyle aynı unvana sahip kişilere tek kişilik çalışma odası verilmesine karşın kendisine paylaşımlı çalışma odası verildiğini, bütçe kısıtları gerekçe gösterilerek kendisine bilgisayar da verilmediğini, 23. 06/ 06/ 2017 tarihinde yıllık izin talep ettiğini, talebinin önce Bölüm Başkanının sonra Dekanın onayına sunulması gerektiği gerekçesiyle reddedildiğini, dilekçesini kayda sunmakla talebini resmi olarak bildirdiğini, sonrasında dilekçesini takip etmekle yükümlü olmadığını, dilekçeyi sorumlu kişiye sunma görevinin fakülte sekreterine ait olduğunu, bu uygulamanın Üniversitedeki hukuksuzluğun bir kanıtı olduğunu, 24. Anayasanın 17 nci maddesinde hüküm altına alınan maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının, 27 nci ve 42 nci maddelerindeki eğitim ve öğretim hakları kapsamındaki
5 / 27bilimsel yayınlar yapma haklarının ihlal edildiğini,
iddia etmektedir .
25. Başvuran Kurumumuzdan Yardımcı Doçent kadrosuna atanmasına ilişkin işlemlerin yapılmasını, kendisine yapılan psikolojik tacizin son bulmasını sağlayacak tedbirler alınmasını, ilgililer hakkında disiplin soruşturmasının açılması için gerekli işlemlerin yapılmasını ve uğradığı manevi zararın karşılanması hakkında Tavsiye Kararı verilmesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
26. Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğünün 15/ 08/ 2017 tarihli ve sayılı yazısında ve eklerinde, özetle; 26.1. Yükseköğretim kurumlarında kadro dağılımının Yükseköğretim Kurumları Öğretim elemanlarının Kadroları Hakkında 78 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4 üncü maddesi uyarınca Üniversitenin teklifi ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından yapıldığı, 26.2. Başvuranın 1416 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi kapsamında Hukuk Fakültesi bünyesindeki beşinci derece boş araştırma görevlisi kadrosuna atanması için Yükseköğretim Kurulu
Başkanlığından kullanma izni talep edildiği ve gerekli izin alındıktan sonra bu kadroya atandığı, 26.3. 1416 sayılı Kanun kapsamında Üniversite adına eğitim alıp mecburi hizmet yükümlüsü olarak beşinci derece araştırma görevlisi kadrosuna atanan başka kişilerin de bulunduğu, bu kişiler dışında serbest kadrolara 1416 sayılı Kanun gereğince dördüncü ve yedinci kadrolara öğretim elamanı atamalarının yapıldığı, 26.4. Başvuruya konu ilanın Üniversitenin, Devlet Personel Başkanlığının internet sayfalarıyla yüksek tirajlı ulusal bir gazetede 29/ 12/ 2016 tarihinde yayınlanmak suretiyle ilan edildiği, Üniversite birimleriyle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına da bildirilerek duyurulduğu, başvuruların 29/ 12/ 2016 tarihinde başlayıp 14/ 11/ 2016 tarihinde sona erdiği, 26.5. Üniversitedeki öğretim elemanı ihtiyacının ilgili birimlerin talebi ve Rektörlüğün değerlendirmesi sonucunda karşılandığı, ilan edilecek kadroların niteliklerinin Yükseköğretim
Kurulu Başkanlığının kriterleri çerçevesinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanarak gerekli özen gösterilerek yapıldığı, Fakülte ve Yüksekokullardaki insan kaynağı planlaması çerçevesinde ihtiyaç duyulan genel veya özel uzmanlık alanlarının dikkate alındığı, akademik kalitenin artırılmasını teminen Kanun’un ek kriterler getirilebileceğini kurala bağladığını, 26.6. 1416 sayılı Kanun’un 21 nci maddesinde başvuranın hangi kadroya ve dereceye atanacağına ilişkin açık bir hüküm olmaması nedeniyle başvuranın mevcut beşinci derece araştırma görevlisi kadrosuna atandığı, 26.7. Başvuranın yardımcı doçent olarak atanmamasıyla 1416 sayılı Kanun’un kamu kurum ve kuruluşlarının yetişmiş insan ihtiyacını karşılama amacının ihlal edilip edilmediğine ilişkin olarak, başvuranın adı geçen Kanun kapsamındaki zorunlu hizmet yükümlülüğünü Süleyman Demirel
Üniversitesinde yerine getirdiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 29/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı yazısında, doktora, sanatta yeterlilik, tıpta uzmanlık veya diş hekimliğinde uzmanlık eğitimini
6 / 27tamamlamış araştırma görevlilerinin talepleri halinde asli işlerini aksatmamak ve haftalık on iki
aşmamak kaydıyla üniversitelerin ilgili yönetim kurullarının onayıyla ders vermelerinin uygun olduğuna Yürütme Kurulunun 11/ 05/ 2017 tarihli toplantısında karar verildiğinin belirtildiği, başvuranın talebi halinde Fakülte Yönetim Kurulunun onayıyla ders vermesinin uygun olabileceği, 26.8. Üniversite kimlik belgelerindeki unvan bölümünün kişinin kadro unvanındaki bilgiler esas alınarak düzenlendiği, bunun dışında tüm yazışmalarda ve akademik personel kişisel internet sayfasında kişilerin akademik unvanlarını rahatlıkla kullanabildiği, 26.9. Araştırma görevlilerinin görev ve yetkilerine 2547 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesinde yer verildiği, araştırma görevlilerinin sınav gözetmenliği ve sınav sorularının hazırlanması sürecindeki görevlerinin eğitim-öğretim faaliyetleri olarak değerlendirildiği, bu görevlendirmelerin anılan maddede belirtilen yetkili organlarca verilen diğer görevler kapsamında olduğu, araştırma görevlilerine verilen bu tür görevlendirmelerin ilgili birimde görev yapan öğretim üyeleri gözetiminde yapıldığı, bunun bu kadrolarda görev yapan personelin yetiştirilmesi için önem arz ettiği, 26.10. 2547 sayılı Kanun ve 2914 sayılı Kanun hükümlerine göre, araştırma görevlilerinin ders verme yükümlülüğünün bulunmadığı, Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği hükümleri gereği ders görevlendirmelerinin Fakülte Yönetim Kurulu kararı ile yapıldığı, başvuranın atandığı günden itibaren kendisine resmi veya şifahi hiçbir ders görevlendirmesi yapılmadığı, derse girmiş ise başvuranın öğretim elemanı ile ikili ilişkilerini kullanarak başkası adına Dekanlığın bilgisi dışında derse girmiş olabileceği, 26.11. Başvuranın 31/ 06/ 2017- 01/ 06/ 2017 tarihlerinde Singapur ’da gerçekleştirilecek olan
Uluslararası Deniz Ticaret Hukuku Farazi Dava Yarışmasına jüri üyesi olarak davet edildiği ve ön hazırlık yapması gerektiğinden bahisle 20/ 05/ 2017- 02/ 06/ 2017 tarihleri arasındaki 14 günlük süre için yolluk ve yevmiye ödenmeksizin görevlendirme talep ettiği, talep yazısına eklediği Koç
Üniversitesine ait 10/ 05/ 2017 tarihli davet mektubunda başvuranın “Koç Üniversitesi takımının çalıştırılmasına destek vermek üzere” görevlendirilmesinin talep edildiği ve ön hazırlık aşamasından bahsedilmediği, görevlendirmelere 2547 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi ile Personel Daire
Başkanlığının yazıları doğrultusunda Dekan veya Yönetim Kurulu tarafından karar verildiği, başvuranın talebinin 17/ 05/ 2017 tarihli Fakülte Yönetim Kurulunda görüşüldüğü ve Kurulun sayılı Kararı ile başvuranın Koç Üniversitesinde iki gün yolluksuz ve yevmiyesiz başvuranın talebi doğrultusunda jüri üyesi olarak görevlendirildiği, başvuranın iddia ettiği gibi görevlendirme talebinin reddedilmediği, Koç Üniversitesinin davet yazısındaki talebi doğrultusunda görevlendirme yapıldığı, 26.12. Akademik takvime göre 20/ 05/ 2017- 02/ 06/ 2017 tarihleri arasında final sınavlarının bulunduğu, 2547 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi kapsamında araştırma görevlilerinin bu sınavlarda gözetmenlik görevini yürüttükleri, sınav programının gözetmenlik görevi bulunan öğretim üyelerine imza karşılığı duyurulduğu, başvuranın sınav programını 17/ 05/ 2017 tarihinde imza karşılığı teslim aldığı, 26.13. Başvuranın görevlendirme talebinde bulunduğu 20/ 05/ 2017- 02/ 06/ 2017 tarihlerinde final sınavları olmasına ve başvuranın bu sınavlarda görevli olmasına rağmen, Koç Üniversitesinin
7 / 27görevlendirme talep ettiği 31/ 05/ 2017- 01/ 06/ 2017 tarihleri için başvuranın talebinin reddedilmediği
ve iki günlük görevlendirme yapıldığı, 26.14. Başvuranın rahatsızlığını gerekçe göstererek 31/ 05/ 2017- 01/ 06/ 2017 tarihleri arasındaki görevlendirmesinin iptal edilmesini talep ettiği, iki günlük görevlendirmeler Dekanın uhdesinde bulunmasına karşın iptali istenen kararın Yönetim Kurulunda alınmış olması ve usulde paralellik ilkesi gereği, iptal talebinin 30/ 05/ 2017 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında görüşüldüğü ancak iptaline ilişkin bir karar alınmadığı, 26.15. Başvuranın Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığının 24/ 05/ 2017 tarihli yazısına istinaden 12- 13/ 06/ 2017 tarihleri arasında yeniden jüri üyesi olarak ikinci defa görevlendirme talebinde bulunduğu, Koç Üniversitesinin 10/ 05/ 2017 tarihli ve 24/ 05/ 2017 tarihli yazılarının sayılarının aynı olmasından dolayı oluşan tereddüdü gidermek üzere Koç Üniversitesinden davetin teyit edilmesinin talep edildiği, Koç Üniversitesinin 01/ 06/ 2017 tarihli yazısında maddi hata yapıldığının ve başvuranın Koç Üniversitesi takımının çalışmalarına destek vermek üzere 12- 13/ 06/ 2017 tarihlerinde davet edildiğinin belirtildiği, 26.16. Başvuranın ilk görevlendirmesinin iptali ile yeni görevlendirme yapılması talebi tek bir dilekçede sunulduğu için her iki talebin de Yönetim Kurulunda değerlendirmeye alındığı, 30/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı karar ile başvuranın yeni görevlendirme talebinin reddedildiği, 26.17. Akademik takvime göre 12- 16/ 06/ 2017 tarihleri arasında bütünleme sınavlarının yapıldığı, başvuranın ikinci görevlendirme talebinin bütünleme sınavlarına denk gelmesinden bahisle talebinin uygun görülmediği, Yönetim Kurulunda alınan bu kararın başvurana 05/ 06/ 2017 tarihli ve sayılı yazı ile Dekan adına Dekan Yardımcısı tarafından bildirildiği, 26.18. Başvuranın talebinin reddedilmesi üzerine 05/ 06/ 2017 tarihli dilekçesinde bütünleme sınavları ile görevlendirme talebi arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, talebinin reddedilmesinin Anayasa aykırı olduğunu, Dekan Yardımcısının kendisinin bahar dönemi vize sınavlarında 20 gün görevli olarak yurt dışında bulunduğunu, şahsına ayrımcı, baskıcı ve yıldırıcı eylem ve davranışlarda bulunulduğunu, görevlendirme talebini değerlendirme yetkisi olmayan Dekan Yardımcısının yasaya aykırı hareket ettiğini, bu konuda karar vermeye Fakülte Yönetim Kurulunun yetkili olduğunu belirterek talebi hakkında bu Kurulun karar vermesini talep ettiği, ancak başvuranın 12- 13/ 06/ 2017 tarihleri arasındaki görevlendirme talebinin Dekan Yardımcısı değil, Yönetim Kurulu tarafından reddedildiği, araştırma görevlisi olan başvuranın öğretim elemanı olduğu ve bütünleme sınavlarında gözetmenlik görevi bulunduğu, başvuranın görevlendirme talep ettiği tarihler ile bütünleme sınav tarihleri arasında illiyet bağı bulunmadığı iddiasının yerinde olmadığı, 26.19. Başvuranın 20/ 05/ 2017- 02/ 06/ 2017 tarihleri arasındaki final sınavları döneminde rahatsızlandığı gerekçesiyle 18/ 05/ 2017- 22/ 05/ 2017 tarihleri arasında beş gün, 24/ 05/ 2017- 02/ 06/ 2017 tarihleri arasında ise on gün rapor aldığı, başvura ait gözetmenlik görevlerinin diğer araştırma görevlilerine verildiği, 26.20. Final gözetmenliği yapmayan başvuranın ikinci görevlendirme talebinin de bütünleme sınavları dönemine denk geldiği, başvuranın ikinci görevlendirmesinin yapılması halinde bütünleme
8 / 27sınavı gözetmenliği görevinin de diğer araştırma görevlilerince yerine getirilmesi gerekeceği ve bu
durumun diğer araştırma görevlileri nezdinde rahatsızlık duyulmasına ve çalışma ortamında huzursuzluk duyulmasına yol açacağı, 26.21. Başvuranın aldığı ilk raporun başlangıç tarihi ile ikinci raporunun bitiş tarihinin başvuranın ilk görevlendirme talebi tarihine isabet ettiği, bu tarihlerin aynı zamanda başvuranın gözetmenlik görevinin bulunduğu sınavların başlangıç ve bitiş tarihleriyle birebir örtüştüğü, 26.22. Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları gereğince, final sınav görevinin bulunduğu tarihlerde izinli olmadığı da dikkate alındığında Isparta’da olması gerekirken ikinci raporun İstanbul’dan alınıp gönderilmesine ilişkin geri çağırma işlemi yapılabilecek ve soruşturma başlatılabilecekken başlatılmadığı, sürekli hastalık raporu alan memura uygulanacak işlem hakkında Devlet Personel Başkanlığının 16/ 10/ 2015 tarihli ve sayılı kararının bulunduğu, 26.23. Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında işlem yapılması yerine, başvuranın sağlık sorunları nedeniyle rapor almak zorunda kaldığı değerlendirilerek gerçekten rahatsız olup olmadığına ilişkin yeniden rapor aldırılmasının talep edilmediği, 26.24. Başvuran hakkında soruşturma başlatılmamasına ve hakem hastaneye sevk edilmemesine rağmen, 05/ 06/ 2017 tarihli dilekçesindeki hususlar da göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın husumet yaratmaya yönelik bilinçli ve kasti bir davranış içerisinde bulunduğunun ve iyi niyetli davranmadığının görüldüğü, Dekanlığın tüm iyi niyetine rağmen iddia edildiği şekilde başvuranın değil, İdarenin yıldırılmasına yönelik bir yaklaşım içerisinde bulunulduğu, 26.25. Bütünleme sınavlarındaki görevlendirmenin sınavlarda gözetmenlik yapılmasıyla ilgili olduğu, öğrencilerin uymakla yükümlü olduğu kuralların gözetmenlik görevini yürüten araştırma görevlilerince takip edildiği, araştırma görevlilerine sınavlardaki gözetmenliklerine ilişkin yükümlülüklerinin 28/ 03/ 2017 tarihli ve E ve 17/ 05/ 2017 tarihli ve E sayılı yazılar ile
Dekan Yardımcısının başkanlığındaki toplantıda duyurulduğu, görevlendirmesi olup da görevini mazeretsiz yerine getirmeyenin bulunmadığı, 26.26. 18- 22/ 05/ 2017 tarihlerinde sınav görevleri dışındaki günler için resmi izin almış araştırma görevlilerinin bulunduğu, başvuran yerine bir başkasının gözetmenlikle görevlendirildiği, bu kişiler dışında gözetmenlik görevi bulunan tüm araştırma görevlilerinin görevinin başında olduğu, 26.27. Başvuranın 18- 22/ 05/ 2017 tarihleri için aldığı İş Görmezlik Raporu’nun 18/ 05/ 2017 tarihinde kayda alındığı, ancak başvuranın görevli olduğu 20/ 05/ 2017 tarihli sınava ilişkin dersten sorumlu öğretim üyesinin başvuranın raporlu olduğundan haberi olmadığı için öğretim üyesi ile sınavda hazır bulunan araştırma görevlileri tarafından tutanak tutulduğu, bu tutanağın 22/ 05/ 2017 tarihinde kayda alındığı, 22/ 05/ 2017 tarihli sınavda görevli olmasına rağmen raporu olduğu bilinen başvuran için tutanak tutulmadığı, 20/ 05/ 2017 tarihli tutanakla ilgili herhangi bir işlem yapılmadığı ve soruşturma açılmadığı, 26.28. Başvuranın ilk aldığı raporun 22/ 05/ 2017 tarihinde sona erdiği, 24/ 05/ 2017 tarihinde ise ikinci bir rapor aldığı, 23/ 05/ 2017 tarihinde iş yerinde çalışır olması gerektiğinden Özel Hukuk Bölüm
9 / 27Başkanı bilgilendirildiğinde başvuranın izinli veya görevli olmadığı bu tarihte görev yerinde olup
olmadığının o günkü kamera kayıtlarının 08.30- 17.30 arasındaki bölümünün Fakülte Sekreterinin de hazır bulunduğu bir zamanda takip edilmesiyle saptandığı, başvuranın bu tarihte görevi başında olduğunun kamera kayıtlarıyla tespit edilmemesi üzerine Özel Hukuk Bölüm Başkanı ve Fakülte
Sekreterinin durumu tutanak altına aldığı, başvuran ile aynı odada görev yapan araştırma görevlisinin tutanak tutulduğu esnada odada olmadığı, daha sonrasında ise imzadan imtina ettiği, 26.29. 01/ 06/ 2017 tarihli ve sayılı yazı ile başvurandan 23/ 05/ 2017 tarihinde görev yerinde bulunmayışı ile 24/ 05/ 2017- 02/ 06/ 2017 tarihlerini kapsayan İş Görmezlik Raporunun aslını geç gönderme sebeplerinin sorulduğu, başvuranın 05/ 06/ 2017 tarihli ve sayılı cevabi yazısının açıklık getirmekten uzak, asılsız ve suçlayıcı iddialarla dolu olduğu, 26.30. Dekanlığın tüm iyi niyetine rağmen, başvuranın tesis edilen iş ve işlemleri şahsının yıldırılmasına yönelikmiş gibi göstermesine rağmen, iddia edildiğinin aksine başvuran tarafından
İdarenin yıldırılmasına yönelik bir yaklaşım gösterildiği, açıklamalarına yer verilmektedir .
27. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 16/ 08/ 2017 tarihli ve 56648 sayılı yazısında; 27.1. 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışında eğitim görenlerin, Yükseköğretim Kurulu
Başkanlığının 27/ 11/ 2008 tarihli ve sayılı Kararı ile araştırma görevlisi kadrolarına ilansız atandıkları, bu karar gereği 1416 sayılı Kanun ile eğitimini tamamlayıp yurda dönenlerin ilana çıkılmadan yardımcı doçent kadrosuna atanamayacağı, 27.2. Süleyman Demirel Üniversitesinin 12/ 01/ 2017 tarihli yardımcı doçent kadroları ilanındaki
“Deniz Ticaret Hukuku ve Taşıma Hukuku alanlarında çalışıyor olmak ve taşıyanın gecikmeden doğan sorumluluğu ile ilgili yayın yapmak” ve “Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumlulukları konusunda çalışması olmak” şartlarının 10/ 07/ 2013 tarihli ve sayılı Karar gereği bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik objektif ve denetlenebilir nitelikte olmadığı ve kadroya başvuracak adayı özel olarak tanımlar nitelikte olduğunun düşünüldüğü, 27.3. 78 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca üniversite rektörlüklerinin teklifleri doğrultusunda öğretim elemanı kadrolarına kullanma izni verildiği, 2547 sayılı Kanun’un
23 üncü maddesi uyarınca yardımcı doçentleri atama ve ilan yetkisi üniversite rektörlüklerinde
bulunduğundan, ilan şartlarını üniversitelerin belirlediği, Başkanlığın ilan şartlarının belirlenmesinde herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, 27.4. 27/ 11/ 2008 tarihli ve sayılı Karar gereği başvuranın ilansız yardımcı doçent kadrosuna atanmasına imkân bulunmadığı, bu nedenle başvuranın bu kadroya atanmamasının kamu kurum ve kuruluşlarının yetişmiş insan ihtiyacını karşılama amacını ihlal etmediğinin düşünüldüğü, 27.5. Üniversitelerde “doktor” unvanının yazışma ve belgelerde kullanılmasında herhangi bir sakınca bulunmadığının düşünüldüğü, 27.6. 2547 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesinin (a) fıkrası kapsamında araştırma görevlilerinin
10 / 27görev tanımına göre çalıştırılmasının üniversiteler tarafından yapıldığı,
27.7. Doktora, sanatta yeterlilik, tıpta uzmanlık veya diş hekimliğinde uzmanlık eğitimini tamamlamış araştırma görevlilerinin talepleri halinde asli işlerini aksatmamak ve haftalık on iki saati aşmamak kaydıyla üniversitelerin ilgili yönetim kurullarının onayıyla ders vermelerinin uygun olduğuna Yürütme Kurulunun 11/ 05/ 2017 tarihli toplantısında karar verildiği, kararın 29/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı yazı ile tüm üniversiteler gönderildiği, 27.8. Yurtiçinde ve Dışında Görevlendirmelerde Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik’in 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri gereği görevlendirmelerin ilgili üniversitenin yönetim kurulunun kararı ve rektörünün onayıyla yapıldığı, açıklamalarına yer verilmektedir .
28. Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğünün 16/ 10/ 2017 tarihli ve sayılı yazısında ve eklerinde, özetle; 28.1. Özel Hukuk Bölümü Ticaret Hukuku Anabilim dalındaki iki adet yardımcı doçent kadrosuna ilişkin ilanın 29/ 12/ 2016 tarihinde yüksek tirajlı ulusal bir gazetede yayımlandığı, Üniversite internet sayfasında da duyurunun yapıldığı, 28.2. İlana müracaat tarihinin 29/ 12/ 2016 tarihinde başlayıp 12/ 01/ 2017 tarihinde sona erdiği, iki kişinin bu ilana başvuruda bulunduğu, 28.3. Üniversite personelinin insan kaynakları planlaması dahilinde Rektörlükçe akademik personel alımı ilanına çıkıldığı, genel olarak uygulamalarda diğer üniversitelerin benimsediği şartların oluşturulmasına çalışıldığı, 1416 sayılı Kanun kapsamında istihdam edilen personelin durumlarının yurda dönüş tarihleri dikkate alınarak değerlendirildiği, 29. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 10/ 11/ 2017 tarihli ve E. sayılı yazısında, 29.1. Süleyman Demirel Üniversitesinin 29/ 12/ 2016 tarihli yardımcı doçent kadroları ilanlarındaki
“Deniz Ticareti Hukuku ve Taşıma Hukuku alanında çalışıyor olmak ve taşıyanın gecikmeden doğan sorumluluğu ile ilgili yayın yapmış olmak” ile ikinci ilandaki “Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumlulukları konusunda çalışması olmak” şartlarının 10/ 07/ 2013 tarihli ve sayılı Yükseköğretim Kurulu başkanlığı yazısında belirtildiği gibi bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik objektif ve denetlenebilir nitelikte olmadığı ve kadroya başvuracak adayları özel olarak tanımlar nitelikte olduğunun düşünüldüğü, 29.2. İlgili mevzuatı kapsamında öğretim üyesi kadrolarının ilanının Yükseköğretim Kurulunun onayından geçtikten sonra yayımlanması gibi bir uygulama bulunmadığından, söz konusu ilanların genel kurulca uygun bulunan ek koşullara uygun olup olmadığının kontrolünün yapılamadığı, 29.3. Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğünün ilan şartlarının genel olarak uygulamalarda diğer üniversitelerin benimsediği şartlar da dikkate alınarak ilan şartlarının oluşturulmaya çalışıldığı açıklamasının, bu ilanların kişiye özel nitelikler taşıdığı gerçeğini değiştirmediği, şikayet konusu edilen ilanlarda istenilen şartların öğretim üyesinin görevleri ile ilgili taşıması zorunluluk gerektiren şartlar olmadığı, birinci ilandaki “Deniz Ticareti Hukuku ve Taşıma Hukuku alanında çalışıyor
11 / 27olmak ve taşıyanın gecikmeden doğan sorumluluğu ile ilgili yayın yapmış olmak” şartı yerine
“Deniz Ticaret Hukuku ve Taşıma Hukuku alanında çalışma yapmış olmak” şartının yeterli olduğu, ikinci ilandaki “Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumlulukları konusunda çalışması olmak” şartı yerine “Ticaret Hukuku alanında doktora yapmış olmak” şartının yeterli olduğu, açıklamalarına yer verilmektedir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
30. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir .”, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, “ Yükseköğretim kurumları” başlıklı 130 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur .”, aynı maddenin beşinci fıkrasında; “Üniversiteler ve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe sağlanır .”, aynı maddenin dokuzuncu fıkrasında; “Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, malî işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı malî kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir .”, 31. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 32. 20/ 01/ 1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari makamların sükutu” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “altmış gün içerisinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır… .”, “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11 inci maddesinin ilk iki fıkrasında; ” 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri
12 / 27alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış
olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir . Bu başvurma, işlemeye başla-mış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır .”, 33. 10/ 11/ 1984 tarihli ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılması Hakkında Kanun’un
“Dilekçe Hakkı” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Türk vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler .”, “Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi” başlıklı 7 nci maddesinde; “Türk vatandaşlarının ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir .”, 34. 24/ 10/ 2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir .”, “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir .”, “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler .”, “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesinde ; “ Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler . Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir .”, “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır . Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır .”, “Ceza hükümleri” başlıklı 29 uncu maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasında ihmâli, kusuru veya kastı bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında, işledikleri fiillerin genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturması gerektirmesi hususu saklı kalmak kaydıyla, tâbi oldukları mevzuatta yer alan disiplin cezaları uygulanır .”, 35. 06/ 11/ 1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde; “Öğretim Yardımcıları : Yükseköğretim kurumlarında, belirli süreler için görevlendirilen, araştırma görevlileri, uzmanlar, çeviriciler ve eğitim – öğretim planlamacılarıdır .”, “Ana ilkeler” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde;
“Yükseköğretim, aşağıdaki “Ana ilkeler” doğrultusunda planlanır, programlanır ve düzenlenir :.. e)
Yükseköğretimde imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak önlemler alınır .”, “Yükseköğretim
Kurulunun görevleri” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim – öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir
13 / 27biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak,” aynı maddenin (f) bendinde;
“ Üniversitelerin ihtiyaçlarını, eğitim – öğretim programlarını, bilim dallarının niteliklerini, araştırma faaliyetlerini, uygulama alanlarını, bina, araç, gereç ve benzeri imkânlar ve öğrenci sayılarını ve diğer ilgili hususları dikkate alarak; üniversitelerin profesör, doçent ve yardımcı doçent kadrolarını dengeli bir oranda tespit etmek,” aynı maddenin (ı) bendinde; “Yükseköğretim kurumlarında ve bu kurumlara girişte imkân ve fırsat eşitliği sağlayacak önlemleri almak,” , “ Yükseköğretim Denetleme Kurulu” başlıklı 8 inci maddesinin (a) fıkrasında; “Yükseköğretim
Denetleme Kurulu, Yükseköğretim Kurulu adına üniversiteleri, bağlı birimlerini, öğretim elemanlarını ve bunların faaliyetlerini gözetim ve denetim altında bulunduran, Yükseköğretim
Kuruluna bağlı bir kuruluştur .”, “Yükseköğretim Denetleme Kurulunun görevleri” başlık 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “Yükseköğretim kurumlarında, eğitim – öğretim ve diğer faaliyetlerin bu Kanunda belirtilen amaca ve ana ilkelere uygunluğunu Yükseköğretim
Kurulunca hazırlanacak esaslara göre ve onun adına denetlemek,” , “Rektör” başlıklı 13 üncü maddesinin (b) fıkrasının üçüncü bendinde; “Üniversitenin yatırım programlarını, bütçesini ve kadro ihtiyaçlarını, bağlı birimlerinin ve üniversite yönetim kurulu ile senatonun görüş ve önerilerini aldıktan sonra hazırlamak ve Yükseköğretim Kuruluna sunmak,” , “ Dekan” başlıklı 16 ncı maddesinin (b) fıkrasının dördüncü bendinde ; “Fakültenin birimleri ve her düzeydeki personeli üzerinde genel gözetim ve denetim görevini yapmak,” aynı maddenin son fıkrasında; “…., bütün faaliyetlerin gözetim ve denetiminin yapılmasında, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında rektöre karşı birinci derecede sorumludur .”, “Öğretim üyelerinin görevleri” başlıklı
22 inci maddesinde; “ Yükseköğretim kurumlarında ve bu kanundaki amaç ve ilkelere uygun biçimde
önlisans, lisans ve lisansüstü düzeylerde eğitim – öğretim ve uygulamalı çalışmalar yapmak ve yaptırmak, proje hazırlıklarını ve seminerleri yönetmek, b. Yükseköğretim kurumlarında, bilimsel araştırmalar ve yayımlar yapmak, c . İlgili birim başkanlığınca düzenlenecek programa göre, belirli günlerde öğrencileri kabul ederek, onlara gerekli konularda yardım etmek, bu kanundaki amaç ve ana ilkeler doğrultusunda yol göstermek ve rehberlik etmek, d. Yetkili organlarca verilecek görevleri yerine getirmek, e . Bu kanunla verilen diğer görevleri yapmaktır .”, “Yardımcı doçentliğe atama” başlıklı 23 üncü maddesinde; “a. Bir üniversite biriminde açık bulunan yardımcı doçentlik, isteklilerin başvurması için rektörlükçe ilan edilir . Fakültelerde ve fakültelere bağlı kuruluşlarda dekan, rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokullarda müdürler; biri o birimin yöneticisi, biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler . Dekan veya ilgili müdür kendi yönetim kurullarının görüşünü de aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama, rektör tarafından yapılır . (Değişik : 12/ 8/ 1986 – KHK 260/ 1 md.) Yardımcı doçentler bir üniversitede her seferinde ikişer veya üçer yıllık süreler için en çok 12 yıla kadar atanabilirler . Her atama süresi sonunda görev kendiliğinden sona erer . b.
Yardımcı doçentliğe atanmada aranacak şartlar : ( 1) Doktora veya tıpta uzmanlık unvanını veya
Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilecek belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak, ( 2) Fakülte, enstitü veya yüksekokul yönetim kurullarınca, biri o dilin öğretim üyesi olmak üzere seçilecek üç kişilik bir jüri tarafından; sınava girenin kendi bilim alanında Türkçeden yabancı dile, yabancı dilden Türkçeye 150 – 200 kelimelik bir çeviriyi kapsayan yabancı dil sınavını başarmak . c . (Mülga : 12/ 8/ 1986 – KHK 260/ 7 md.;
Yeniden düzenleme : 18/ 6/ 2008- 5772/ 3 md.) Üniversiteler, yardımcı doçentlik kadrosuna atama için bu maddede aranan asgari koşulların yanında, Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki
14 / 27farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar
belirleyebilirler .”, “Araştırma görevlileri, uzman, çevirici ve eğitim – öğretim planlamacıları” başlıklı 33 üncü maddesinin (a) fıkrasının birinci bendinde; “Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim yardımcılarıdır… .”, “Yurtiçinde ve dışında görevlendirme” başlıklı 39 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Öğretim elemanlarının kurumlarından yolluk almaksızın yurt içinde ve dışında kongre, konferans, seminer ve benzeri bilimsel toplantılarla, bilim ve meslekleri ile ilgili diğer toplantılara katılmalarına, araştırma ve inceleme gezileri yapmalarına, araştırma ve incelemenin gerektirdiği yerde bulunmalarına, bir haftaya kadar dekan, enstitü ve yüksek okul müdürleri, onbeş güne kadar rektörler izin verebilirler… .”, “Genel esaslar” başlıklı 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci bendinde; “Aylıktan veya ücretten kesme : Devlet yükseköğretim kurumlarında brüt aylıktan; vakıf yükseköğretim kurumlarında brüt ücretten bir defaya mahsus olmak üzere 1/ 30 ila 1/ 8 arasında kesinti yapılmasıdır . 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için aylıktan veya ücretten kesme cezasını gerektiren fiiller şunlardır…” , “Zamanaşımı başlıklı” 53/C maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezalarında bir ay içinde, b) Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin soruşturması açılamaz . Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiil açısından altı yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez .”, 36. 23/ 07/ 1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinin (C) –fıkrasının ikinci bendinin (b) alt bendinde; “Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır : b) Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek,” , 37. 16/ 04/ 1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında
Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun uyarınca mecburi hizmet karşılığı yurt dışına gönderilenler öğrenimlerini başarıyla tamamladıktan sonra mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere, adlarına gönderildikleri kurumların ilgili kadrolarına atanır .”, 38. 16/ 09/ 1983 tarihli ve 78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları
Hakkında Kanun Hükmüne Kararname’nin “Kadroların dağılımı” başlıklı dördüncü maddesinde; “Ekli cetvellerdeki kadroların, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde derece, ünvan ve adet itibariyle, bir üniversite içinde ilgili anabilim dalları arasında dağılımı, yükseköğretim kurumlarının görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır . Bu dağılım Maliye Bakanlığı ile Sayıştay ve Devlet Personel Dairesi
Başkanlıklarına bildirilir . Bu dağılımda sonradan yapılacak değişiklikler de aynı usule tabidir .”, “Serbest kadroların kullanımı” başlıklı 5 inci maddesinin son fıkrasında; “ Merkezî yönetim bütçe kanununda belirtilen atama sayısının yükseköğretim kurumları itibarıyla dağılımı, kullanımı ve diğer hususlar Maliye Bakanlığının ve Devlet Personel Başkanlığının görüşleri üzerine
Yükseköğretim Kurulunca belirlenir ve boş öğretim elemanı kadrolarına Yükseköğretim Kurulunun izni olmadıkça atama yapılamaz .”,
15 / 2739. 28/ 01/ 1982 tarihli ve 17588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Öğretim Üyeliğine
Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği’nin “Atanma için önşart” başlıklı 2 nci maddesinde;
“….İlgili Yasa ve Yönetmelik hükümleriyle öngörülen koşulların yanısıra; doçentliğe atama ile yardımcı doçentliğe ve profesörlüğe yükseltme ve atamalarda ilan edilen bir kadroya başvurabilmek için yükseköğretim kurumları tarafından belirlenen ve Yükseköğretim Kurulu tarafından uygun bulunan asgari kriterleri sağlamak zorunludur . Ayrıca yardımcı doçent adaylarının yabancı dilden senatolarca belirlenen ve Bazı Akademik Kadrolara Öğretim Elemanı Dışındaki Kadrolardan Naklen
Yapılacak Atamalarda ya da Açıktan Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına
İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinde öğretim elemanları için belirlenen taban puanından az olmayan bir puan almaları zorunludur .”, “Yardımcı doçentliğe atanma ve başvurma” başlıklı 3 üncü maddesinde; “ Yardımcı doçentliğe başvurabilmek için doktora yapmış, tıpta uzmanlık unvanını almış veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim
Kurulunca tespit edilecek sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak şarttır .”, 4 üncü maddesinde; “ Bir birimde yardımcı doçentlik kadrosunun açık bulunduğu en yüksek trajlı beş gazeteden birinde, Türkiye ölçüsünde rektörlükçe ilân edilerek duyurulur . Bu durum, ayrıca rektörlerce bütün üniversitelere ve yüksek teknoloji enstitülerine ilgili birimlerinde ilân edilmek üzere duyurulur . Bu ilânda adaylara en az onbeş günlük başvurma süresi tanınır ve son başvurma tarihi belirtilir .”, 40. 07/ 11/ 1983 tarihli ve 18214 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Yurtiçinde ve Yurtdışında
Görevlendirmelerde Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik”in “Görevlendirmeler” başlıklı 2 nci maddesinin (a) fıkrasında; “a) Kısa süreli görevlendirme : Öğretim elemanlarının bilimsel toplantılara katılmak, inceleme, araştırma ve uygulama yapmak üzere süresi üç ay kadar (üç ay dahil) olan görevlendirmelerdir .”, 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Öğretim elemanlarının kurumlarından yolluk almaksızın yurtiçinde ve dışında kongre, konferans, seminer ve benzeri bilimsel toplantılarla, bilim ve meslekleri ile ilgili diğer toplantılara katılmalarına, araştırma ve inceleme gezileri yapmalarına, araştırma ve incelemenin gerektirdiği yerde bulunmalarına, bir haftaya kadar dekan, enstitü ve yüksekokul müdürleri, onbeş güne kadar rektörler izin verebilirler .”, 41. 18/ 02/ 1982 tarihli ve 17609 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Üniversitelerde Akademik
Teşkilat Yönetmeliği’nin “Dekan” başlıklı 8 inci maddesinin (b) fıkrasının son bendinde;
“Dekan; fakültenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde, gerektiği zaman güvenlik önlemlerinin alınmasıyla, öğrencilere gerekli sosyal hizmetlerin sağlanmasında, eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve yayın faaliyetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesinde, bütün faaliyetlerin gözetim ve denetiminin yapılmasında, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında rektöre karşı birinci derecede sorumludur .”, 42. 29/ 10/ 2011 tarihli ve 28099 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurlarına
Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in “Hastalık İzni Verilmesi” başlıklı 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; “Kamu hizmetlerinde aksamaya yol açılmaması ve bu Yönetmelik ile belirlenen usûl ve esaslara uygunluğunun tespit edilebilmesi için, hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi zorunludur . Yıllık iznini yurtdışında geçiren memurların
16 / 27aldıkları hastalık raporları, dış temsilciliklerce onaylanmalarını müteakip en geç izin bitim tarihinde
disiplin amirlerine intikal ettirilir .”, 43. 19/ 03/ 2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2011/ 2 sayılı İş yerlerinde
Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu Başbakanlık Genelgesi’nin ikinci fıkrasında;
“Kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemlidir .”, üçüncü fıkrasının ikinci bendinde; “Bütün çalışanlar psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracaklardır .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
44. Başvuranın Yardımcı Doçent kadrosuna atanmasına ilişkin işlemlerin yapılması, kendisine yapılan psikolojik tacizin son bulmasını sağlayacak tedbirler alınması, ilgililer hakkında disiplin soruşturmasının açılması için gerekli işlemlerin yapılması ve uğradığı manevi zararın karşılanması hakkında Tavsiye Kararı verilmesi taleplerinin yerinde olmadığı değerlendirilerek başvurunun bu yönden reddedilmesi; Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesinde istihdam edilmek üzere 29/ 12/ 2016 tarihinde yapılan Yardımcı Doçentlik kadrosu ilanındaki şartların münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik objektif ve denetlenebilir nitelikte olmadığı, bu itibarla hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak İdareye tavsiyede bulunulması yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 45. Başvuran, Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğünün 29/ 12/ 2016 tarihli akademik ilanının belirli bir kişiyi tanımlar nitelikte olduğunu, bu sebeple kendisinin ilana başvurmasına engel olunduğunu, İdareye bu akademik ilan hakkında verdiği dilekçesi üzerine kendisine psikolojik taciz (mobbing) yapıldığını iddia etmekte ve Kurumumuzdan Yardımcı Doçent kadrosuna atanmasına ilişkin işlemlerin yapılmasını, kendisine yapılan psikolojik tacizin son bulmasını sağlayacak tedbirler alınmasını, ilgililer hakkında disiplin soruşturmasının açılması için gerekli işlemlerin yapılmasını ve uğradığı manevi zararın karşılanması hakkında Tavsiye Kararı verilmesini talep etmektedir .
46. Başvuran tarafından Kurumumuza sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde, başvuranın 29/ 12/ 2016 tarihli ilana itirazı hakkındaki 09/ 02/ 2017 tarihli dilekçesinde “Bu kadro ilanlarından bir tanesinin şahsım adına hazırlandığı hususunda tarafıma önceden bilgi verilmiştir . Ancak, şahsım adına spesifikleştirilip ilanın hazırlanması planlanan kadro her nasılsa İktisadi ve İdari Bilimler
Fakültesinde araştırma görevlisi başka bir şahıs adına spesifikleştirilmiş ve bu şahıs kadroya atanmıştır” ifadelerine yer verildiği görülmektedir . Başvuranın dilekçesinde, ayrıca, yardımcı doçent kadrosuna atanmasına ilişkin işlemler yapılmadığı gibi doktor unvanının da yok sayıldığını iddia ettiği, başvuranın şahsına şifahi olarak yardımcı doçent kadrosunun verileceğinin söylenmesine, Ticaret Hukuku Anabilim Dalı altında doktora yapmış ve kadro bekleyen kendisinin bulunmasına
17 / 27rağmen kadro tahsis işlemi yapılırken akademik çalışma, kariyer, liyakat gibi ilkelerin dikkate alınıp
alınmadığı ve değerlendirmenin nasıl yapıldığı; bu unvana sahip kişilere tek kişilik odalara tahsis edilmesine ve bazı odaların boş tutulmasına rağmen neden kendisine paylaşımlı oda tahsis edildiği konularında bilgi talep ettiği görülmektedir . Başvuran dilekçesinde talep ettiği konularda kendisine bilgi verilmemesi suretiyle bilgi edinme hakkının ihlal edildiğini iddia etmektedir 47. Başvuranın İdareye sunduğu dilekçesinde şahsını niteleyecek şekilde ilana çıkılması gerekirken bir başkasını tanımlar nitelikte ilan verildiğini belirtmesinin hukuka aykırı olduğu, başvuran böyle bir söylemde bulunmuşsa dahi bu iddiasına dayanarak talepte bulunamayacağı aşikardır .
48. Başvuranın dilekçesine cevap verilmemesiyle dava açma hakkının engellendiği iddiasıyla ilgili olarak ise, 2577 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinde ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara yaptıkları başvurularına altmış gün içerisinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, bu altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içerisinde konusuna göre görevli mahkemelerde dava açılabileceğinin hüküm altına alınmış olduğu, dolayısıyla İdarenin başvuranın dilekçesine cevap vermemekle atama işlemine karşı dava açma hakkına engel olmadığı tespit edilmiştir .
49. Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerde, İdarenin başvuranın kendisine cevap verilmeyerek hak arama özgürlüğünün kısıtlandığını iddia ettiği 09/ 02/ 2016 tarihli dilekçesindeki hususları görüşmek üzere, Dekan ile bir görüşme yaptığı, başvurana kendisine ayrımcılık yapılmadığının Dekan tarafından aktarıldığı, yapılan bu yüz yüze görüşmede tüm hususların açıklığa kavuşturulduğu konusunda uzlaşma sağlanmasından bahisle dilekçeye cevap verilmediği açıklamalarında bulunduğu da görülmektedir .
50. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 27/ 11/ 2008 tarihli ve sayılı Kararı gereğince,
1416 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yurt dışında eğitim görenler araştırma görevlisi
kadrolarına ilansız atanmaktadır . Alınan bu kararın yetişmiş insan ihtiyacını karşılama amacını taşıdığı açıktır . 2547 sayılı Kanun hükümleri ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının anılan Kararı birlikte değerlendirildiğinde, ilanda belirtilen nitelikleri haiz olduğunu belirten başvuranın yardımcı doçent kadrosuna Rektörlükçe ilan yayımlanmadan resen atanmasına ise imkân bulunmamaktadır .
51. Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, İdarenin iki yardımcı doçent kadrosu için ilan verdiği, bu ilanlardan birinin başvuranın eğitim alanı ile uyumlu, diğerinin ise genel bir ilan mahiyetinde oldukları, başvuranın müracaatına uygun kadronun da doğrudan spesifik olarak başvuran adına çıkarılmadığı, başvuranın istenilen şartları taşımasına ve başvuru hakkı olmasına karşın başvurmadığı kadroya, başvuru şartlarını taşıyan ve müracaat eden bir başkasının atandığı açıklamalarında bulunduğu tespit edilmiştir .
52. Başvuran beşinci dereceye atanmasına rağmen lisans eğitimini tamamlayanların araştırma görevlisi olarak dördüncü dereceye atandıklarını, araştırma görevlisi olarak kendisinden başka beşinci derecede çalışanın bulunmadığını, bu derecede istihdam edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun ve eşitliğe aykırı olduğunu iddia etmekte ise de, İdareden alınan bilgi ve belgelerden başvuran ile aynı şekilde 1416 sayılı Kanun gereği Süleyman Demirel Üniversitesi adına eğitim alarak daha sonra hizmet yükümlüsü olarak dördüncü, beşinci ve yedinci derece araştırma görevlisi kadrolarına atanan başka kişilerin de bulunduğu belirlenmiştir . 1416 sayılı Kanun ile 2547 sayılı
18 / 27Kanun ve ilgili mevzuatta, hizmet yükümlülüğü görevini yerine getirenlerin hangi dereceye
atanacağına ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır . Dolayısıyla, başvuranın beşinci derece araştırma kadrosuna atanmasının hukuka ve eşitliğe aykırı olduğu iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir .
53. Başvuran kurum kimlik kartı dahil pek çok resmi yazıda sahip olduğu doktor unvanının kullanılmadığını belirtmekte ise de, İdareden alınan bilgi ve belgelerde kimlik belgelerindeki bilgilerin kadro unvanı esas alınarak düzenlendiği, Süleyman Demirel Üniversitesi internet sayfasındaki başvurana ait bölümde başvuranın unvanına yer verildiği görülmektedir .
54. Buraya kadarki açıklamalardan, başvuranın 1416 sayılı Kanun’dan kaynaklanan mecburi hizmetini kullanarak, kendisine kadro verilmemesi ve kadro derecesinin değiştirilmemesi suretiyle kendisine baskı kurulmaya çalışıldığı iddialarının yerinde olmadığı görülmektedir .
55. Başvuran, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Kararına göre araştırma görevlisinin talebi ve
Yürütme Kurulu Kararı ile araştırma görevlilerine ders verilebileceğinin belirtilmesine karşın, kendi talebi ve Kurul Kararı olmaksızın kendisine ders verme yükümlülüğü verildiği iddia etmekte ve bu uygulamanın sonlandırılmasını Kurumumuzdan talep etmektedir . Başvuranın Kurumumuza sunduğu dilekçesinde, Hukuk Fakültesi Lisans 3 üncü sınıf Uluslararası Ticaret Hukuku derslerinin bir bölümünü anlattığını ve final sınavı sorularını hazırladığını belirtmektedir . İdarenin sunmuş olduğu bilgi ve belgelerden ise, Dekanlığın bu konuda bilgiye sahip olmadığı, Yönetim Kurulunun bu yönde bir karar almamış olduğu görülmektedir . Başvuranın anılan derse ilişin final sorularını hazırlaması ise 2547 sayılı Kanun’la araştırma görevlilerine verilen yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olma ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapma görevi kapsamındadır .
56. Başvuran, Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından 31/ 05/ 2017- 01/ 06/ 2017 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Deniz Ticaret Hukuku Farazi Dava Yarışmasına jüri olarak katılma talebinin final sınavlarındaki gözetmenlik görevi bulunması gerekçesiyle reddedilmesi işlemi ile aynı üniversite tarafından düzenlenen 12- 13/ 06/ 2017 tarihlerindeki etkinliğe katılmak üzere yaptığı başvurusunun Yönetim Kurulu Kararı olmaksızın Dekan Yardımcısı tarafından yine gözetmenlik görevi gerekçesiyle reddedilmesi işleminin hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir . Başvuranın ve
İdarenin Kurumumuza sunduğu bilgi ve belgelerin incelenmesinden, başvuranın 15/ 05/ 2017 tarihinde İdareye başvurarak 31/ 05/ 2017- 01/ 06/ 2017 tarihli etkinlikte jüri olarak görevlendirilmiş olmasından bahisle 20/ 05/ 2017- 01/ 06/ 2017 tarihleri arasında 14 günlük yolluk ve yevmiye ödenmeksizin görevlendirme talep ettiği, Koç Üniversitesi tarafından gönderilen yazıda ise başvuranın jüri olarak değil, “Koç Üniversitesinin takımının çalışmasına destek vermek üzere” 31/ 05/ 2017- 01/ 06/ 2017 tarihleri için davet edildiği, buna rağmen başvuranın bir haftadan fazla bir süre için görevlendirme talep etmesi nedeniyle 2547 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak Fakülte
Yönetim Kurulunun 17/ 05/ 2017 tarihli toplantısında talebinin değerlendirildiği ve Yönetim
Kurulunun sayılı Kararı ile başvuranın iki gün süreyle jüri olarak görevlendirildiği, Kurul
Kararının başvurana Dekan Vekili tarafından imzalanmış 24/ 05/ 2017 tarihli ve E sayılı yazı ile bildirildiği, başvuranın kendisine hiçbir açıklama yapılmadan talebinin Dekan Yardımcısı tarafından reddedildiği iddialarının yerinde olmadığı tespit edilmiştir .
57. Ayrıca, Süleyman Demirel Üniversitesi akademik takvimine göre 20/ 05/ 2017- 02/ 06/ 2017
19 / 27tarihleri arasındaki final sınavlarında görevli olduğunun başvurana 17/ 05/ 2017 tarihinde tebliğ
edildiği, İdarenin başvuranın görevlendirme talebini Koç Üniversitesinin davet mektubunda belirttiği tarihleri kapsayacak şekilde, başvuranın final sınavlarında gözetmenlik görevi bulunmasına karşın kabul ettiği, başvuranın iddia etiği şekilde gözetmenlik görevinden bahisle talebinin reddedilmemiş olduğu görülmektedir .
58. Başvuranın ise, rahatsızlığından bahisle 31/ 05/ 2017- 01/ 06/ 2017 tarihleri arasındaki görevlendirmesinin iptal edilmesini ve 12- 13/ 06/ 2017 tarihlerinde Koç Üniversitesi tarafından düzenlenecek etkinlikte jüri üyesi olarak görevlendirilmesini 26/ 05/ 2017 tarihinde yeniden talep ettiği belirlenmiştir . Bu talep üzerine İdarenin, Koç Üniversitesi davet yazısına bir önceki davet yazısıyla aynı sayı verildiğini tespit ettiği ve Üniversiteden konu hakkında açıklama talep ettiği, Koç
Üniversitesinin 01/ 06/ 2017 tarihli ve sayılı yazısında başvuranı 12- 13/ 06/ 2017 tarihlerinde
Üniversite takımının çalışmasına destek vermek üzere davet ettiği görülmüştür . İdarenin
Kurumumuza sunduğu bilgi ve belgelerden, Fakültede 12- 16/ 06/ 2017 tarihleri arasında bütünleme sınavlılarının yapıldığı, bütünleme sınavındaki görevinin başvurana önceden tebliğ edilmiş olduğu, başvuranın bir önceki talebinin Yönetim Kurulunda değerlendirilmiş olduğu ve bu görevlendirmenin iptal edilip yeni bir görevlendirme yapılması talebi aynı dilekçede sunulmuş olduğu için, her ne kadar iki günlük görevlendirmelere ilişkin karar verme Dekanın yetkisinde bulunuyor olsa da, usulde paralellik ilkesi gereği başvuranın talebinin 30/ 05/ 2017 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında değerlendirildiği ve Yönetim Kurulu’nun aynı tarihli ve sayılı Kararıyla görevlendirmenin uygun olmadığına oy birliği ile karar verdiği, bütünleme sınavları tarihine denk gelen görevlendirme talebinin reddedildiğinin Dekan Yarımcısı tarafından 05/ 06/ 2017 tarihli ve sayılı yazıyla başvurana bildirildiği belirlenmiştir . Dolayısıyla, başvuranın, talebinin Yönetim Kurulu Kararı olmaksızın Dekan Yardımcısı tarafından reddedildiği iddialarının yerinde olmadığı belirlenmiştir .
59. Bununla birlikte, başvuranın final sınavlarında görevlendirme talebinin kabul edilmesine karşın sağlık mazeretiyle gözetmenlik görevini yapmadığı sınavlar için başka araştırma görevlilerinin görevlendirildiği de İdarenin Kurumumuza sunduğu bilgi ve belgelerde görülmektedir . Final sınavlarında görev yapmayan başvuran, kurgusal dava yarışması jüri üyeliği gibi prestijli bir akademik faaliyetten sınav gözetmenliği bahanesiyle mahrum bırakılmasının Anayasaya aykırı olduğunu iddia etmekte ise de, bütünleme sınavlarındaki görevinin de başkalarınca yerine getirilmesinin, diğer çalışanlar açısından yine Anayasal haklardan olan eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı olabileceği ve çalışma barışını bozabileceği değerlendirilmektedir . Dolayısıyla, final sınavlarındaki görevini yerine getirmeyen başvuranın, bütünleme sınavları döneminde yaptığı görevlendirme talebinin bütünleme sınavları gerekçe gösterilerek reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı tespit edilmiştir .
60. Başvuran, kendisine bütünleme sınavında verilen gözetmenlik görevinin kasti olarak farklı günlere bölünmüş olmasının jüri üyeliğini engellemek amacını taşıdığını ifade etmekte ise de, Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerden pek çok araştırma görevlisine farklı günlerde gözetmenlik görevinin verilmiş olduğu ve başvurana ayrımcılık yapılmadığı tespit edilmiştir .
61. Başvuran kendisi gibi araştırma görevlisi olup bütünleme sınavında görevi bulunanlara İdare tarafından izin verildiğini belirtmekte ise de, bu kişilerin taleplerini İdarenin gerekli tedbirleri almasına olanak sağlayacak şekilde görevli oldukları tarihlerden önce talep ettikleri görülmüştür .
20 / 2762. Başvuran, bütünleme sınavında görevli olduğu tarihlerin kasıtlı olarak görevlendirme talebinde
bulunduğu tarihlere denk gelecek şekilde düzenlendiğini, görevlendirmesinin kendisine talebi sonrasında bildirilmesinin de bu durumun kanıtı niteliğinde olduğunu iddia etmekte ise de, bütünleme sınav tarihlerinin akademik takvime göre başvuranın talebinden önce düzenlenmiş olduğu, araştırma görevlisi olan başvuranın bu sınavlarda görevli olabileceği değerlendirilmiştir .
Ayrıca, İdarenin yalnızca bir önceki görevlendirme talebinin kabul edilmesine karşın sağlık mazeretiyle bu görevine gitmeyip final sınavlarındaki gözetmenlik görevini yerine getirmeyen ancak bütünleme sınavı dönemimde tekrar görevlendirme talebinde bulunan başvuranı değil, diğer personelin de durumunu gözetmek zorunda olduğu açık olup, başvuranın iddialarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir .
63. Başvuranın 18- 22/ 05/ 2017 tarihlerini kapsayan raporunun İdare tarafından raporun alındığı 18/ 05/ 2017 tarihinde kayıt altına alındığı, 20/ 05/ 2017 tarihli sınavdaki gözetmenlik görevinde bulunmayan başvuran hakkında, başvuranın rapor aldığı bilgisine vakıf bulunmayan sınavın görevlisi öğretim üyesi tarafından tutanak tutulduğu, bu tutanağın kayıt altına alındığı ancak raporlu olduğu bilindiği için Dekanlıkça herhangi bir işlem yapılmadığı, bu itibarla, başvuranın Dekan
Yardımcısı veya sınav görevlisi öğretim üyesi tarafından psikolojik tacizde bulunma amacıyla tutanak tutulduğu iddialarının yerinde olmadığı belirlenmiştir .
64. Başvuranın 18- 22/ 05/ 2017 ile 24/ 05/ 2017- 02/ 06/ 2017 tarihlerini kapsayan raporları arasındaki 23/ 06/ 2017 tarihinde görev yerinde bulunup bulunmadığının kamera kayıtlarıyla tespit edilmesinin, 01/ 06/ 2017 tarihinde geçmişe dönük tutanak tutularak belirlenmesinin, bu tutanağa Fakülte
Sekreterinin imzalamasının hukuka aykırı olduğu, akademisyenler hakkında mesai saati uygulamasının söz konusu olamayacağı iddialarına ilişkin olarak, 2547 sayılı Kanun’da 657 sayılı
Kanun’daki özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmeme halinde aylıktan kesme cezasının verilmesinin öngörüldüğü görülmektedir . Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerde ise başvuranın görevi başında bulunmayışı ile ilgili herhangi bir özür sunmadığı görülmektedir . Başvuran her ne kadar kamera kayıtlarının asayiş ve güvenlik gerekçeleriyle kullanılabileceğini ve Fakülte Sekreteri tarafından hakkında tutulan tutanağa imza atılmasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmekte ise de, İdarenin özür bildirmeyen başvuranın göreve gelmediğini tespit etmek amacıyla kamera kayıtlarını incelemesinde ve incelemeyi yapan kişi tarafından tutanak tutulmasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir . Akademisyenler için mesai saatleri konusunda mevzuatta bir düzenleme bulunmamasını ve yargı kararlarında akademisyenlerin diğer kamu görevlileri gibi mesai saati uygulamasına tabi olmamalarına yer verilmesini, öğretim elemanlarının özürsüz olarak bir gün görev yerinde olmama hakkına sahip olacakları şeklinde yorumlamanın açıkça hukuka aykırı olduğu, İdarenin mesainin başladığı ve bittiği saat ile sınırlandırmadan, 23/ 05/ 2017 tarihindeki kayıtların 08.30- 17.30 saatleri arasındaki bölümünün tamamını değerlendirerek başvuranın görevi başında olmadığını tespit etmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir . Diğer yandan, akademisyenlere mesai saati uygulamasının yapılamayacağını belirten başvuranın, görevi başında olmadığı günler için İş Görmezlik Raporları aldığı, yolluksuz ve yevmiyesiz görevlendirme taleplerinde bulunduğu da görülmektedir . Başvuran, 23/ 05/ 2017 tarihi hakkında 01/ 06/ 2017 tarihinde tutanak tutulmasıyla geçmişe dönük bir tutanak tutulmuş olması itibarıyla hukuka aykırı bir işlem tesis edildiğini iddia etmekte ise de, 2547 sayılı Kanun’da disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiilin işlendiğinin “öğrenildiği tarih”ten itibaren disiplin soruşturmasına başlama için
21 / 27bir aylık, disiplin cezası vermek içinse fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık bir süre
öngörmektedir . Diğer bir anlatımla, Kanun disiplin cezası gerektirecek işlemlerin başlatılmasında
İdarenin “öğrenmesi”ni temel almakta ve disiplin cezasını vermeyi de iki yıl ile sınırlamaktadır .
Dolayısıyla, İdarenin başvuranın 23/ 05/ 2017 tarihinde görevine gelmemesi hakkında 01/ 06/ 2017 tarihli ve E . sayılı yazısıyla bu durumun gerekçesini bildirmesini talep etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmiştir .
65. Başvuran, 24/ 05/ 2017- 02/ 06/ 2017 tarihleri arasındaki raporunu 24/ 05/ 2017 tarihinde elektronik ortamda Personel İşleri Birimine ve 26/ 05/ 2017 tarihinde posta ile gönderdiğini, İdarenin 29/ 05/ 2017 tarihinde raporun aslını teslim aldığını, Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında raporun disiplin amirine intikal ettirilmesi zorunluğunun kendisine değil, kendisi raporu İdareye teslim ettikten sonraki iş ve işlemleri yapanlara ait olduğunu, raporlu olduğu tarihlerdeki aksaklıklardan süresi içerisinde raporu teslim eden kendisinin değil, rapor gereğince işlem yapmakta geciken yöneticilerin sorumlu olduğunu iddia etmektedir . Başvuranın raporla ilgili sorumluluğunun raporun alındığı tarihte disiplin amirine bildirilmesine yönelik işlemleri başlatmak olduğu belirlenmiştir .
Ancak başvuranın raporunun başladığı 24/ 05/ 2017 tarihinden itibaren raporlu olduğu sürede final sınavlarında görevli olduğu değerlendirildiğinde Personel İşleri Birimine raporunu iletmesine karşın gerekli tedbirlerin ivedilikle alınmasını teminen sınav gözetmenliği görevinde bulunamayacağını disiplin amirine de elektronik ortamda veya uygun yollarla bildirmek suretiyle görev mahallinde belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde yeterli ilgili ve özeni göstermesi gerektiği değerlendirilmiştir .
66. İlgili bilgi ve belgelerin incelenmesinden, İdarenin 23/ 06/ 2017 tarihinde başvuranın işe gelemeyişi ile 24/ 05/ 2017- 02/ 06/ 2017 tarihlerine ait raporunu geç bildirmiş olmasının gerekçelerini başvurana sorduğu, başvuranın 23/ 05/ 2017 tarihinde işe gelmediğinin ne şekilde belirlendiği kendisine bildirilene kadar beyanda bulunmayacağını, raporunu zamanında teslim ettiğini ve kendisine psikolojik tacizde bulunulduğunu belirterek İdareye cevap verdiği, İdarenin 03/ 08/ 2017 tarihli ve E sayılı yazısında başvurana raporun disiplin amirine verilmesi gerektiğini, kendisi raporu disiplin amirine ulaştırmamış olmasına karşın hakkında cezai işlem yapılmadığını, 20/ 05/ 2017 tarihli tutanakla ilgili kendisi hakkında bir işlem yapılmadığını başvura bildirdiği; başvuranın İdarenin bu yazısıyla ilgili olarak 24/ 08/ 2017 tarihinde Bilgi Edinme Değerlendirme
Kuruluna başvurduğu ve 20/ 05/ 2017 tarihli ve 01/ 06/ 2017 tarihinde geçmişe dönük olarak tutulan tutanağın birer örneklerinin kendisine verilmesi ve evrakları kendisine vermede ihmal, kusur veya kastı bulunan ilgiler hakkında Bilgi Edinme Kanunu’nun 29 uncu maddesi gereğince disiplin işlemleri başlatılması talebinde bulunduğu, Kurulun 05/ 10/ 2017 tarihli ve E sayılı yazısıyla
Üniversitenin 03/ 08/ 2017 tarihli cevabi yazısının yeterli olduğu gerekçesiyle başvuranın talebini reddettiği görülmüştür .
67. Başvuran, Üniversitenin tüm kampüslerindeki kamera kayıtları ile bu kayıtların incelenmesiyle başkalarından da savunma talep edilip edilmediğinin kendisine bildirilmesini İdareden defaten talep etmekte ise de, kamera kayıtlarının incelenmesi, İdarenin göreve gelmeyen kişileri tespit etmede kullandığı elektronik araçlardan biri olup, başvuruna psikolojik tacizde bulunma kastı taşımadığı değerlendirilmektedir .
22 / 2768. Başvuranın kendisiyle aynı unvana sahip kişilere tek kişilik çalışma odası verilmesine karşın
kendisine paylaşımlı çalışma odası verildiği iddiasıyla ilgili olarak, İdarenin sunduğu bilgi ve belgelerde öğretim elemanı sayısının az olmasından dolayı ilk başlarda her öğretim elemanına tek kişilik oda verildiği, zamanla istihdam edilen öğretim elemanı sayısı arttığı için başvurana tek kişilik oda verilemediği, durumun iddia edildiği gibi unvanının sayılmaması veya ayrımcılık yapılmasından değil tamamen fiziki mekân sıkıntısından kaynaklandığı; başvuranın tek kişilik oda talebi öğrenildiğinde boş oda bulunmamasına rağmen normalde idari büro olarak kullanılan bir odanın boşaltılarak kendisine tahsis edilebileceğinin söylendiği ancak başvuranın küçük olduğu gerekçesiyle tek kişilik odaya geçmek istemediği belirtilmektedir . İdarenin oda tahsisi konusunda gerekli ilgi ve özeni gösterdiği, başvuranın kendisine oda tahsis edilmesinde ayrımcılık yapıldığı, dolayısıyla oda tahsisi gerekçesiyle psikolojik tacizde bulunulduğu iddialarının yerinde olmadığı tespit edilmiştir .
69. Başvuran 06/ 06/ 2017 tarihli izin talebinin uygun prosedür izlenmediğinden bahisle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu ve kendi sorumluluğunun bulunmadığını iddia etmekte ise de, İdarenin başvuranın izin talebini uygun usul izlenmediği için kabul etmediği, dolayısıyla herhangi bir şekilde başvuranın izin talebine engel olma kastı taşımadığı, talebini doğru makama iletmenin ise başvuranın sorumluluğunda olduğu açıktır .
70. Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerde başvuranın Hukuk Fakültesi Dekanı ve diğer ilgililer hakkında yardımcı doçent kadrosunun hukuka aykırı olarak başkası adına tahsis edilmesi sebebiyle
Türk Ceza Kanunu’nun 257 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi kötüye kullanma ve geçmiş tarihli, gerçeğe aykırı içerikli düzenlenmiş tutanaklar sebebiyle anılan Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen resmi evrakta sahtecilik suçları ve diğer ilgili suçlar kapsamında 08/ 06/ 2017 tarihinde Isparta Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu, Başsavcılığın no.lu soruşturma dosyasına kayıtlı şikayeti no.lu Görevsizlik
Kararıyla Üniversiteye gönderildiği, Rektörlüğün 21/ 08/ 2017 tarihli ve sayılı yazısında 2547 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi hükümlerine göre ilk soruşturma başlatılmasına gerek görülmediğine karar verildiğinin belirtildiği, başvuranın bu kararın iptali talebiyle Isparta İdare
Mahkemesinde dava açtığı belirlenmiştir .
71. Psikolojik taciz, “işyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmaktadır (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş yerlerinde Psikolojik
Taciz Bilgilendirme Rehberi, özel Matbaası, Ankara, Mayıs 2014, ss. 9) . İşyerlerinde psikolojik tacizden söz edebilmek için sergilenen olumsuz davranışların aşağıdaki unsurları içermesi
gerekmektedir (age, ss. 9) :
• İşyerinde gerçekleşmelidir .
• Üstler tarafından astlarına uygulanabileceği gibi, astları tarafından üstlerine de uygulanabilir ya da eşitler arasında da gerçekleşebilir .
• Sistemli bir şekilde yapılmalıdır .
• Süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanmalıdır .
23 / 27• Kasıtlı yapılmalıdır .
• Yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olmalıdır .
• Mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkmalıdır .
• Kişiye yönelik olumsuz tutum ve davranışlar gizli veya açık olabilir .
72. İşyerlerinde psikolojik taciz olgusu bazı durumlarda, psikolojik taciz olarak nitelendirilemeyecek diğer olumsuz davranışlarla karşılaştırılabilmektedir . Arızi, tek seferlik ya da birden çok tekrarlansa bile strese ve doğal iş yoğunluğuna bağlanabilecek süreklilik arz etmeyen olumsuz tutum, davranış, tartışma ve çekişmeler ise, psikolojik taciz değildir (age, ss. 10) .
73. “Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden yoksun bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması, birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması ve bunun tekrarlama sıklığı ve uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama, atamama, özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır .” (Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu İşyerinde
Psikolojik Taciz (Mobbing) Ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu, Nisan 2011)
74. Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/ 09/ 2014 tarihli ve E :2014 / 18743, K:2014 / 24185 sayılı kararında; “Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir . Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur . Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır . Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez .” hükmü yer almaktadır .
75. Yukarıdan beri açıklanan olaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, başvuru konusu olayda, başvuranın şerefine, kişiliğine, karakterine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine yönelik sürekli, sistemli kasıtlı, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırma amacı taşıyan bir saldırıda bulunulmadığı, İdarenin dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi başvuranı zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerde bulunmadığı tespit edilmiş olup, başvuranın psikolojik taciz yapıldığı iddialarının yerinde olmadığı tespit edilmiştir . Bu itibarla, başvuranın ilgililer hakkında disiplin soruşturması açılması ve uğradığı manevi zararın tazmin edilmesi talebinin de yerinde
24 / 27olmadığı değerlendirilmiştir .
76. İdare, başvuruya konu ilandaki “Deniz Ticareti Hukuku ve Taşıma Hukuku alanlarında çalışıyor olmak ve taşıyanın gecikmeden doğan sorumluluğu ile ilgili yayın yapmak” ve “Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumlulukları konusunda çalışması olmak” şartlarının diğer üniversitelerin belirlediği şartlar dikkate alınarak belirlenmeye çalışıldığını ifade etmektedir . Ancak,
2547 sayılı Kanun’da bu koşulların “objektif” ve “denetlenebilir” nitelikte olması gerektiği hüküm
altına alınmıştır . Danıştay 8 inci Dairesinin 27/ 10/ 2010 tarihli ve E :2010 / 3384, K:2010 / 4726 sayılı kararı, “Yasanın 23 üncü maddesinin (c) fıkrasında yer alan ve Yükseköğretim Kurulu’nun onayına tabi olan ek koşullar belirleme yetkisi, yapılacak atamalar için öngörülen ve yasada yer almayan genel ve objektif nitelikteki kriterleri belirlemeyi ifade etmektedir . Üniversitelerin, ilan ettikleri bir kadro için, ihtiyaç ve hizmet gerekleri doğrultusunda getirdiği özel ve o kadroya özgü, spesifik koşullar ise, Yükseköğretim Kurulu’nun onayına tabi değildir . “…çalışması olmak” koşulu, bu bağlamda, yalnızca o kadroya özgü bir koşul olup, Yükseköğretim Kurulu’nun onayına tabi nitelikte bulunmamaktadır . İdare Mahkemesinin vermiş olduğu iptal kararının gerekçesinin getirilen bu koşulun Yükseköğretim Kurulu’nun onayına tabi olduğuna ilişkin kısmı doğru olmamakla birlikte, kadro için getirilen koşulun hangi gerekçelerle getirildiği davalı idarece ortaya konulamadığından ve getirilen bu koşul, açılan kadroya atanması istenilen kişiyi tarif eder nitelikte olduğundan, bu yönüyle dava konusu edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmayıp, Mahkeme kararının bu gerekçeyle onanması gerekmektedir .” şeklindedir .
77. Danıştay 8 inci Dairesinin 23/ 02/ 2016 tarihli ve E :2015 / 14478, K:2016 / 1621 sayılı kararında, “Kanunda belirtilen koşulların dışında, üniversitelerin senatoları tarafından, anılan kadrolara yapılacak atamalar için belirlenen ve yasada yer almayan genel ve objektif nitelikteki ek kriterler için Yükseköğretim Kurulu’nun onayının alınması zorunludur . Ancak, üniversiteler tarafından ilan edilen bir kadro için, ihtiyaç ve hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak getirilen özel ve ilan edilen kadroya özgü, spesifik koşulların ise, Yükseköğretim Kurulu’nun onayına tabi olmadığı kuşkusuzdur . Ayrıca üniversitelerce ilan edilen kadrolar için anabilim dalı başkanlığının görüş ve önerisine başvurulmasına da ihtiyaç bulunmamaktadır . Dolayısıyla ileri sürülen taraf iddiaları da göz önünde bulundurularak, kadro ilanında sözü edilen ek koşulun kişiyi tarif eder, keyfi, subjektif nitelikte mi, yoksa ….. Anabilim Dalının kendi içinde belirli bir hastalık türüne yönelik ihtisaslaşmaya katkı sağlayan akademik bir değer mi taşıdığı hususunun çözümü, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği” hüküm altına alınmıştır .
78. “Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan devlettir . Bu bağlamda, işlemlerin kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması, nesnel, adil ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir . Bu nedenle, idarenin yasalarla kendisine tanınan takdir yetkisini adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir .” (Danıştay İdari
Dava Daireleri Kurulunun 17/ 04/ 2008 tarihli ve E :2005 / 270, K:2008 / 1286 sayılı Kararı) . Yukarıdaki paragraflarda yer verilen her iki Danıştay kararında da belirtildiği üzere, üniversitelerin
Yükseköğretim Kurulu onayı olmaksızın belirtilen kadroya özgü, spesifik koşullar getirme konusunda takdir yetkileri bulunmakla beraber, getirilen bu koşulun “açılan kadroya atanması
25 / 27istenilen kişiyi tarif eder, sübjektif nitelikte olması” hukuka ve hakkaniyete aykırıdır .
79. Başvuru konusu olayda, yükseköğretim kurumlarının 2547 sayılı Kanun’da belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda faaliyet göstermesi hususunda bu kurumları gözetimi ve denetimi altında bulundurmakla ve yükseköğretimde imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak önlemler almakla görevli olan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı da, ilanda belirtilen şartların münhasıran bilimsel kaliteyi artırma amacına yönelik objektif ve denetlenebilir nitelikte olmadığını, diğer üniversitelerin benimsediği şartlar da dikkate alınarak ilan şartlarının oluşturulmaya çalışıldığı ifade edilse dahi, bu durumun ilanların kişiye özel nitelikler taşıdığı gerçeğini değiştirmediğini, ilanda istenilen şartların öğretim üyesinin görevleri ile ilgili taşıması zorunluluk gerektiren şartlar olmadığını ifade etmektedir .
80. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın Yardımcı Doçent kadrosuna atanmasına ilişkin işlemlerin yapılması, kendisine yapılan psikolojik tacizin son bulmasını sağlayacak tedbirler alınması, ilgililer hakkında disiplin soruşturmasının açılması için gerekli işlemlerin yapılması ve uğradığı manevi zararın karşılanması hakkında Tavsiye Kararı verilmesi talebinin yerinde olmadığı; İdarenin 29/ 12/ 2016 tarihli Yardımcı Doçentlik kadrosu ilanındaki şartların münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik objektif ve denetlenebilir nitelikte olmadığı, bu itibarla hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 81. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Isparta İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvurunun reddine REDDİNE;
Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğü Hukuk Fakültesinde istihdam edilmek üzere 09/ 12/ 2016 tarihli Yardımcı Doçentlik kadrosu ilanı ile bu ilan sonucunda yapılan işlemlerin iptali ve söz konusu hukuka aykırılığın tekrarlanmasına mahal vermeyecek biçimde ilan verilmesi hususunda yeni bir işlem tesis edilmesi için SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğünce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
26 / 27Kararın Başvurana, SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE ve bilgi
edinmesi için YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi