TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 11367-11367 |sayi|18745356-101.07.04-E.18745356-101.07.04-E.

BAŞVURU NO : 2018/33 2018/ 33

KARAR TARİHİ : 27/06/2018 |tarih|

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Kırıkkale Belediye Başkanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın kendisine verilen uyarma cezasına itirazı hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 02/01/2018 2.1.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Kurumumuza e-başvuru yoluyla yaptığı başvurusunda ve eklerinde, özetle;

1.1) 26/ 10/ 2017 tarihinde öğle arası mesaisi 12:30 – 13:30 iken işe 14:40 ‘da geldiği ve imza takip

cetvelini imzadan imtina ettiği gerekçesiyle Kırıkkale Belediye Başkanlığınca muhakkik görevlendirildiğini ve Kırıkkale Belediyesi Hukuk işleri Müdürlüğünün 09/ 11/ 2017 tarihli ve sayılı yazısı ile muhakkik tarafından yazılı savunmasının istendiğini,

1.2) Olay günü geç kalmadığını, Müdürlüğün bahçesinde bulunan ve

ile uzun bir süre sohbet ettiğini, daha sonra tuvalete girdiğini, tekrar bahçeye çıkıp istibra yürüyüşü yaptığını, daha sonra abdest alarak öğle namazını kılmaya mescide gireceği esnada birim müdürünün kendisini fark ederek geç kaldığını zannettiğini, birim müdürünün kendisini dinlemeden yargısız infaz yaparcasına söyleyeceklerini savunmasında anlatmasının gerektiğini söylediğini,

1.3) Daha önce birçok personelin imza takip cetvelinde birçok kez geç kaldığına dair ibare

bulunmasına rağmen onlarla ilgili işlem yapılmadığını, ancak kendisiyle ilgili en küçük bir sorun olduğunda muhakkik görevlendirildiğini,

1 / 71.4) Olayı soruşturmak için görevlendirilen muhakkikin olaya tanıklık eden şahısları savunmasında

bildirmesine rağmen hiçbirinin ifadesine başvurmadan ve hiçbir bilgi ve belge olmaksızın geç kalma eyleminin gerçekleştiğine hükmetmesi üzerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

125 inci maddesinin A/ 2 fıkrası gereğince uyarma cezası ile cezalandırıldığını,

1.5) Söz konusu disiplin cezasının tebliği için 22/ 12/ 2017 tarihinde raporlu iken idareye çağrıldığını,

daha fazla sorun yaşamamak için bu tarihte idareye gitmesi üzerine cezanın kendisine tebliğ edildiğini, disiplin kuruluna itiraz dilekçesini raporunun bitiş tarihi olan 02/ 01/ 2018 tarihinde çalışmakta olduğu Müdürlük kanalıyla verdiğini ancak kendisine bir cevap verilmediğini, ifade ederek haksız yere verilen söz konusu disiplin cezasının iptalini talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kırıkkale Belediye Başkanlığının / 02/ 2018 tarihli ve sayılı yazısıyla Kurumumuzca talep

edilen bilgi ve belgeler gönderilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

3.1) “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu

maddesinin ikinci fıkrasında;

“Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır . Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır .”

3.2) “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci

maddesinde;

“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve

haller şunlardır :

… A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir .

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır :

… b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek,

3.3) “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde;

“Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez . Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır .”

3.4) “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde;

“Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna

2 / 7itiraz edilebilir .

İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir .”

4) Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin “Disiplin Amirlerinin

sorumlulukları” başlıklı 19 uncu maddesinde;

“Disiplin amirleri, disiplin işlerinde kendilerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve özel kanunlarla verilen yetkileri kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınan hakları göz önünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan bir tutum ve davranış için de kullanmak ile yükümlüdürler ..” düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

5) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurana verilen

uyarma cezasının usul ve esas açısından hukuka aykırı olduğu değerlendirilerek, söz konusu uyarma cezasının iptali yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiğine yönelik hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

6) Başvuran, hakkında verilen uyarma cezasının iptalini talep etmektedir .

7) Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yülütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin

mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptir . Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmiş, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmuştur .

8) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda disiplin suçlarının tespiti ve ortaya çıkarılması için

yapılması gereken soruşturmanın yöntemine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte; soruşturma, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde ve tarafsız bir şekilde, suç konusu olayı incelemek, lehte ve aleyhte tüm delil ve bilgileri toplamak, konuyla ilgili bilgisi bulunan kişilerin ifadelerini ve kişinin savunmasını almak suretiyle yapılması gerekmektedir .

9) Soruşturmada amaç, yaşanan olayın arkasındaki maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır .

Soruşturmacı olarak görevlendirilen kişi, kendisini yazılı olarak görevlendiren disiplin

âmirinin disiplin cezası verme yetkisi hariç bütün yetkilerini hâiz olup; soruşturma konusuyla sınırlı olmak üzere her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan ve kişilerden bilgi ve belge almaya, tanık dinlemeye, mâhallinde keşif yapmaya, hakkında soruşturma yapılan memurun ifadesini almaya yetkilidir .

3 / 710) Bu bağlamda, soruşturma raporunda; soruşturma konusu fiil ve durumların yasal unsurlarının

açık ve ayrıntılı bir şekilde belirlenmesi, hakkında disiplin soruşturması yapılan memurunun disipline aykırı fiil veya hâline ilişkin mağdur veya ihbarcı ile doğrudan bilgi ve görgü sahibi olan tüm tanıkların kapsamlı bir şekilde beyanlarının alınması, memurun savunmasında belirttiği ve araştırılmasını istedikleri hususların incelenmesi, hakkında soruşturma yapılan kişinin lehinde ve aleyhinde toplanan bütün kanıtların her suç maddesi itibariyle ayrı ayrı tartışılması; bulgular ve deliller, suçun işleniş koşulları, oluş biçimi, ilgililerin kişisel durumları, ilgilinin öne sürdüğü özürlerin doğruluk derecesi araştırılarak elde edilen bilgiler ve ilgili mevzuat hükümleri ışında yapılan değerlendirmelerle tarafların iddialarının somut delillerle ortaya konması ve fiilin şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması; sebep ve sonuçların açıkça belirtilmesi, olaya uygulanacak hukuk kurallarının tespit edilmesi suretiyle memurun cezalandırılmasının gerekli olup olmadığı hususunun irdelenmesi, raporun bütün soruşturma konularını kapsayacak şekilde doğru ve eksiksiz hazırlanması, raporun bölümleri arasında herhangi bir çelişkiye meydan verilmemesi ve böylece sağlıklı bir sonuca ulaşılması gerekmektedir . Ayrıca, soruşturma sırasında, delil olarak rapora eklenmesi gerekli görülen kayıt, defter ve belgelerin ilgili kısımlarının örnekleri alınmalı ve rapora eklenmelidir .

11) Diğer yandan, Anayasa Mahkemesinin 14/ 11/ 2013 tarihli ve sayılı

kararında; disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesi de hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu, eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil denge, “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırıldığı ve bu ilkenin alt ilkelerini de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkelerinden oluştuğundan bahisle “Elverişlilik ilkesi”nin, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “zorunluluk ilkesi”nin öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve “orantılılık ilkesi”nin ise öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade ettiği açıklanmaktadır .

12) Danıştay 8. Dairesinin 11/ 02/ 1997 tarihli ve E :1995 / 3680, K:1997 / 3928 sayılı kararına göre,

bir memur hakkında takdir edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunması ilkesi disiplin hukukunun temel ilkelerindendir . Bu denge kurulurken, olayın oluş biçimi, ilgilinin suç kastının bulunup bulunmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların göz önünde bulundurulması gerekmektedir . Yine Danıştay 8.

Dairesinin aynı yönde 12/ 10/ 1998 tarihli ve E :1998 / 4988, K:1998 / 3015 sayılı kararı bulunmaktadır .

13) Somut olayımızda, başvuranın 26/ 10/ 2017 tarihinde öğle arası sonrasında 14:40 ’ta işe geldiği

( 70 dakika geciktiği) gerekçesiyle hakkında disiplin soruşturması yürütülmüş ve soruşturma sonucunda uyarma cezası ile tecziye edildiği görülmektedir .

14) Başvuran, olay gününde Kurumda yemek servisi olmadığı için iş arkadaşlarıyla dışarıda yemek

yemeye gittiğini, yemek yedikleri yerde yemeğin biraz geç geldiğini, işe yetişmek için yemek yedikleri yerden çıktığında arabasına bineceği sırada belediye işçilerinden birinin kendisini belediyenin kazı alanına bırakmasını istediğini, bu kişiyi kazı yerine bıraktıktan sonra iş yerine geçtiğini, bahçede iş arkadaşlarıyla bir süre sohbet ettikten sonra lavaboya geçtiğini, çalışma odasına geldiğinde çalıştığı birimin olan ’nun kendisinin geç geldiğini düşündüğünü, durumu izah etmesine fırsat vermeden konuyu savunmasında

4 / 7anlatması gerektiğini söylediğini ifade etmektedir .

15) Soruşturma kapsamında, öncelikle başvuranın disiplin amiri tarafından

başvuranın savunması istenmiş, başvuran süresi içinde savunmasını vermiş ve savunmasında

70 dakika geç kalmadığını 25- 30 dakika civarında bir gecikmenin söz konusu olduğunu ifade

etmiştir . Bunun akabinde disiplin amiri tarafından 03/ 11/ 2017 tarihli ve sayılı yazıyla

Başkanlık Makamından gereği talep edilmiş, bunun üzerine muhakkik tayin edilmiştir .

16) Disipline konu olayla ilgili herhangi bir tutanak tutulmamıştır . Kurumumuzun bilgi belge talebi

üzerine, idare tarafından kurumun bahçesini be Müdürlüğün girişini gösteren bir kamera sisteminin bulunmadığın, personelin giriş çıkışının günlük imza çizelgesi ile takip edildiği ifade edilmiştir . Bu durumda, görgü şahitlerinin tanıklıkları büyük önem arz etmektedir .

Başvuran, muhakkik tarafından istenen ifadesinde olay gününü ayrıntılarıyla anlatmış, gerek yemek yediği, gerek bahçede sohbet ettiği, gerekse çalışma odasına geldiği sırada olaya şahit olan çalışma arkadaşlarının ifadelerine başvurulmasını talep etmiştir . Ancak, muhakkik tarafından hazırlanan 04/ 12/ 2017 tarihli soruşturma raporu incelendiğinde, başvuran dışında hiçbir kimsenin ifadesine başvurulmadığı görülmektedir .

17) Disiplin raporunda, başvuranın disiplin amirince alınan ifadesinde 25- 30 dakika geciktiğini

ifade etmesinin, muhakkik tarafından alınan ifadesinde ise 5- 10 dakika geciktiğini ifade etmesinin birbiriyle çelişmesine dikkat çekilerek, başvuranın özürsüz ve izinsiz olarak işe geç geldiğini ispatlar mahiyette olduğu sonucuna varılmış ve başvurana uyarma cezası verilmesi teklif edilmiştir . Halbuki, başvuranın her iki ifadesi incelendiğinde, birinde aslında 5- 10 dakika geciktiğini, geri kalan sürenin bahçede ve lavaboda geçtiğini kastettiği; diğer ifadesinde ise yemek sonrası gecikme ile bahçede ve lavaboda geçen sürenin toplamda 25- 30 dakika olduğunu kastettiği açıktır .

18) Diğer yandan, başvuranın izinsiz olarak işe geç geldiği sabit olsa da, özürlerinin geçerlilik

derecesi araştırılmamış ve gecikmesine neden olan olaylar araştırılmamıştır . Ayrıca, başvuran diğer personele tolerans gösterilirken kendisine bu toleransın gösterilmediğini iddia etmektedir . Ancak, soruşturma kapsamında birimde çalışanların ifadelerine başvurularak bu durumun gerçekliği tespit edilmemiştir . Bütün bunlar, disiplin cezasında ölçülülük ilkesine uyma ve amirin bütün çalışanlara eşit davranma kuralı açısından büyük önem arz etmektedir .

19) Disiplin raporları bağlayıcı olmasa da, disiplin amirleri disiplin cezasına esas fiilin kişi

tarafından disiplin suçu mahiyetine haiz olup olmadığını ancak tarafsız ve usulüne uygun olarak yapılacak olan bir soruşturma sonucunda düzenlenen disiplin soruşturma raporunu değerlendirerek tespit edebilecekler ve bu rapora dayalı olarak ceza tayinine gidebileceklerdir .

Sonuç olarak, disiplin raporunun eksik incelmeye dayanarak hazırlandığı, cezanın dayanağı olan fiilin hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanmadığı anlaşılmaktadır .

20) Diğer yandan, disiplin soruşturması kapsamında muhakkik tarafından başvuranın ifadesinin

alınması sırasında, başvurandan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 130 uncu maddesine atıfta bulunarak savunma istendiği görülmektedir . Söz konusu madde metninin incelenmesinden anlaşılacağı üzere, savunma soruşturmayı yapan veya disiplin kurulu tarafından alınabilir . Muhakkik ise “soruşturmayı yapan” disiplin amiri adına olayı incelemek, araştırmak ve raporlamakla görevlendirilen kişidir . Her ne kadar görünüşte savunma istemi tarzında icra edilmiş olsa da, muhakkik tarafından gerçekleştirilen eylemin ilgilinin ifadesine

5 / 7başvurulması olarak tanımlanması gerekmektedir . İlgilinin savunması ise, muhakkikin

raporunu sunmasının akabinde soruşturmayı yapan disiplin amiri tarafından, öngörülen disiplin cezasının hangisi olduğunun açıkça belirtilmesi suretiyle alınması gerekmektedir . Bu açıdan, disiplin amirinin 26/ 10/ 2017 tarihli yazıyla başvuranın savunması istemesi ve başvuranın bu yazıya istinaden savunmasını sunması, savunma hakkının tanındığı anlamına gelmemektedir

Zira, başvuranın bu ilk savunmasını vermesinin sonrasında muhakkik görevlendirilmesi suretiyle disiplin soruşturması başka bir aşamaya geçmiştir . Somut olayımızda, disiplin raporunun sunulmasının akabinde disiplin amiri tarafından başvuranın savunmasının alınmadığı görülmektedir . Savunma alınmadan ve eksik yürütülen soruşturma sonucuna dayanarak ceza verilemeyeceğine göre başvurana verilen uyarma cezasının iptali gerekmektedir .

21) Öte yandan, başvuran söz konusu disiplin cezasının sıhhi raporlu olduğu 22/ 12/ 2017 tarihinde

kendisine tebliğ edildiğini, daha fazla sorun yaşamamak için idareye giderek cezayı tebellüğ ettiğini, disiplin cezasına itiraz süresinin ise raporunun bitiş tarihinden itibaren başlayacağını düşünerek söz konusu cezaya karşı itirazını disiplin kuruluna verilmek üzere idareye sunduğu 02/ 01/ 2018 tarihinde yaptığını ifade etmektedir . Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 135 inci maddesinde itiraz süresinin kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gün olduğu, süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarının kesinleşeceği açık bir şekilde hüküm altına alınmıştır . Başvuranın, raporluyken disiplin cezasını tebliğ almak için kendi imkanlarıyla idareye gidecek durumda olduğu dikkate alındığında, sağlık cezaya itiraz süresini durduracak derecede bir mazeretinin bulunmadığı, dolayısıyla cezaya 29/ 12/ 2017 tarihine kadar itiraz etmesi gerekirken, bu tarihe kadar itiraz etmemesi nedeniyle cezanın kesinleştiği ve itiraz süresinin kaçırıldığı değerlendirilmektedir .

22) Yine de, idarenin başvuranın itiraz dilekçesi üzerine bir işlem tesis etmesi gerekmektedir . Zira,

başvuranın süresinde itiraz ettiğini düşünerek disiplin kuruluna hitaben dilekçe kaleme aldığı ve itirazının disiplin kurulunda görüşülerek karara bağlanması beklentisinde olduğu açıktır .

Ancak, idare tarafından başvuranın itiraz dilekçesi üzerine, dilekçeyi disiplin kuruluna iletmediği gibi, başvurana herhangi bir bilgi vermediği görülmektedir . Bu durum, dilekçe hakkının ve haklı beklenti ilkesinin ihlali anlamına gelmektedir .

23) Bütün bunların yanında, Kurumumuzun bilgi ve belge talebi üzerine Kırıkkale Belediye

Başkanlığının cevabi yazısının ekinde sunulan Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğünden alınan kurum içi yazıda; başvuranın disiplin amiri olan tarafından, başvuran hakkında bir takım iddialarda bulunduğu görülmektedir . Ancak, bu iddiaların bir kısmı disiplin mevzuatı açısından ağırlığına göre her biri uyarma cezasından kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına kadar çeşitli disiplin cezalarını gerektirmektedir . Disiplin amirinin hiçbir somut delile dayanmayan ve disiplin soruşturmaları yoluyla teyit edilmeyen söz konusu iddiaları şikayete konu uyarma cezasına gerekçe olarak öne sürmesi objektiflikten uzaklaşıldığını göstermektedir .

24) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, şikayete konu disiplin cezasının eksik

inceleme sonucu hazırlanan disiplin raporuna dayanılarak verildiği ve başvuranın savunması alınmaksızın cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, ayrıca disiplin amirinin objektiften uzaklaşarak cezaya hükmettiği değerlendirildiğinden, şikayete konu disiplin cezasının usul ve esas açısından hukuka ve hakkaniyet aykırı olduğu, bu nedenle iptalinin gerektiği sonuç ve

6 / 7kanaatine ulaşılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

25) 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idarenin, başvuranın savunması alınmaksızın ceza verilmesi nedeniyle “savunma hakkı”, başvurana verilen cezanın tebliği esnasında itiraz yolunun ve kanun yollarının gösterilmemesi nedeniyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi”, başvuranın itiraz dilekçesi üzerine cevap verilmemesi nedeniyle

“haklı beklentiye uygunluk” ilkelerine uymadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye

tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kırıkkale

İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre;

Başvurana verilen disiplin cezasının iptali yönünde KIRIKKALE BELEDİYE

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

KIRIKKALE BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve KIRIKKALE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi