TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 18165-18165 |sayi|18745356-101.07.04-E.18745356-101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2018/5312 2018/ 5312
KARAR TARİHİ : 01/11/2018 |tarih|
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sağlık Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Memuriyetten doğan haklarının iadesi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 27/04/2018 27.4.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, 1997 yılında Refah yol hükümeti döneminde
Bitlis/Tatvan ilçesi SSK hastanesinde Sözleşmeli pozisyonunda başlamış olduğu görevini üç yıllık süre zarfında yerine getirmeye özen gösterdiğini; çalışmış olduğu kurumun idari amirliğini yapmakta olan Refah partisiyle münakaşa içinde olup iki defa sürgüne gönderilip daha sonra İdare
Mahkemesinin kararıyla tekrar görevine geri dönen .’nin Refah partisine karşı duymuş olduğu düşmanlık ve kin ile birlikte bu partiye yakın olan kişilere ve dini duygular besleyen insanlara karşı kötü muameleler ve Mobbing uyguladığını; 28 Şubat dönemi kararlarını uygulamaya koyan Emniyet mensuplarınca 2000 yılında özel harekat kuvvetleri eşliğinde evine baskın yapılıp zorla göz altına alındığını; daha sonrasında çalıştığı kuruma götürülüp iş arkadaşları ve kamuoyu önünde ters kelepçelenmiş şekilde insan onuruna yakışmayacak muamelelere maruz kaldığını; beş gün boyunca
Bitlis Emniyet Müdürlüğünde dönemin emniyet mensuplarınca göz altında tutulduğunu ve bu süre içerisinde insanlık dışı davranışlara maruz kaldığını, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası bu dönemin Emniyet mensuplarının FETÖ mensubu oldukları gerekçesiyle tutuklanmış olduğunu, bu durumun 28 Şubat dönemi ile FETÖ arasında bağlantıyı ortaya koyduğunu, beş günlük göz altı sürecinin ve çeşitli işkence yöntemlerine maruz kalması sonunda Tatvan Cumhuriyet Savcısının
1 / 8önüne ifade alınması gerekçesiyle çıkarıldığını . Savcının suçsuz olduğuna kanaat getirerek serbest
bırakılmasını uygun gördüğü; dönemin FETÖ’cü Emniyet Müdür Yardımcısının Savcıya yapmış olduğu baskılar sonucunda bu kararın tutuklama talebiyle mahkeme önüne çıkarılmasına dönüşmesine neden olduğunu, sevk edilmiş olduğu mahkeme hakiminin hakkındaki suçlamaları inceleyerek tutuklanmasını gerektirecek bir durumun olmadığı kararına vardığını, ancak savcıya baskı yapan Emniyet Müdür Yardımcısının aynı baskıyı hâkime de yaptığını ve hakimden hakkımda talep etmiş olduğu Bitlis E tipi Ceza infaz kurumunda tutulma ve dosyasının Van DGM gönderilmesi kararının alınmasına neden olduğunu, Ceza infaz kurumunda geçirmiş olduğu uzun ve adil olmayan
11 aylık süreç içerisinde tarafına yöneltilen herhangi bir suçlama ile ilgili somut delile ulaşılmamış
olduğunu, bunun yanı sıra kimlik tespitinden başka herhangi bir işlem de yapılmadığını, 2001 yılında
Cezaevinden çıkması akabinde yazmış olduğu dilekçe ile görevine dönmek istediğini, fakat idari amir . Tarafından bu talebinin olumsuz değerlendirilerek görevine geri dönemediğini ifade etmiştir .
Ayrıca başvuran tarafından; “8 eylül 1999 tarihli 23810 sayılı resmi gazetesinde yayınlanan 4447 sayılı kanunun geçici 3. maddesinde sosyal sigortalar kurumunda halen sözleşmeli olarak çalışan personelden 1999 yılı sonuna kadar memurluğa geçmek için yazılı olarak başvuranlar, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydı ile 657 sayılı DMK ek geçici 1,2 ve 3.
maddesi hükümleri, 8.6.1984 tarihli ve 217 sayılı KHK 2.maddesinde sayılan kuruşlarda geçen hizmet süreleri dikkate alınarak derece ve kademeleri tespit edilmek suretiyle boş memur kadrolarına intibak ettirirler .” hükmü çerçevesinde ve 13.10.1999 tarihli – sayılı sözleşmeli personel konulu yazı ve yazılı ekinde kuruma tahsis edilmiş olan kadroya alınacaklar listesinde adının yer almasına rağmen göz altında tutulması münasebetiyle başvuru yapamamış ve bu süre zarfında tarafından alelacele fax yolu ile sözleşmesinin feshedilmesi istendiğinden ve kadroya geçiş hakkının elinden alındığı ifade edilmiş olup, mahrum kaldığı memuriyetten doğan haklarının iadesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Bitlis Valiliğinden 9/ 7/ 2018 tarihli ve . sayılı yazı ile bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda; 2.1. Sağlık Bakanlığı’nın Kamu Hastaneleri Birliği’ne yazdığı 12/ 11/ 2013 tarihli
‘ın olarak açıktan atanma talebi ile ilgili yazıda; “ 27/ 6/ 1997 tarihinde Tatvan
SSK Hastanesinde olarak görev yapmakta iken Sosyal Sigortalar Kurumu Genel
Müdürlüğü’nün 21/ 2/ 200 tarih ve sayılı işlemi ile sözleşmesi feshedilen ’ın
6945 sayılı Kanun kapsamında atamasının yapılarak mağduriyetinin giderilmesi hususunda vekili
Av . ’ın ilgi yazınıza ekli dilekçesi ve ekleri incelenmiştir . 6495 sayılı Kanunun 43.
Maddesi gereği kamu kurum ve kuruluşlarının memur olarak görev yapmakta iken görevine son verilenlerin yeniden memur kadrolarına atanmalarına imkan sağlamaktadır . ’a ait evrakların tetkikinde 657 sayılı Kanunun 4/A maddesine tabi memur olarak görev yapmadığı ve sözleşmeli statüde görev yapmakta iken görevine son verildiği anlaşıldığından 6495 sayılı Kanun kapsamında Kurumumuz kadrolarına açıktan ataması yapılamamıştır .” olarak ifade edilmiştir .
2.2. Ankara 8. İdare Mahkemesinin 22/ 3/ 2017 gün ve , sayılı kararda;
2 / 8Dava dosyasının incelenmesinden, Tatvan SSK Hastanesinde sözleşmeli laborant olarak görev
yapmakta iken yasa dışı Hizbullah Terör Örgütü Üyesi olmak suçu İsnadıyla 23.02.2000 tarihinde
Tatvan Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekiplerince gözaltına alındığı, Tatvan
Kaymakamlığının 23.02.2000 tarih ve 46 sayılı işlemi ile Tatvan SSK Hastanesi Başhekimliğinden, davacının görevden uzaklaştırılarak, hakkında yasal İşlem başlatılmasının istenildiği, Sosyal
Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığının 07.03.2000 tarih ve sayılı işlemi ile davacının gözaltına alınması ve gözaltının devam ettiğinden bahisle, sözleşmesinin feshine karar verildiği, davacı tarafından, 23.09.2013 tarihli dilekçe ile 6495 sayılı
Kanunun 43.maddesi uyarınca göreve iade edilerek kadro verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, davacının “Hizbullah Terör Örgütünün sair efradı olmak” suçu ile yapılan yargılamasında Van 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 22.05.2003 tarihli sayılı kararıyla, “eylem ve faaliyetlerinin örgüt üyeliğine ulaşmayıp aynı örgüte yardım ve yataklık kapsamında değerlendirilebileceği, eylem ve faaliyetinin
23.04.1999 ve öncesi olduğundan hakkındaki davanın 4616 S.Y.’nın 1. maddesinin 4. fıkrası
uyarınca kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ve uyarıda bulunulmasına” karar verildiği anlaşılmaktadır .
Yukarıda yer alan hükümlere göre, kamu kurumlarındaki görevlerine yeniden atanma hususunda
6495 sayılı Kanunun 43. maddesi ile 5525 sayılı Kanuna eklenen ek 1. madde hükmünden
yararlanabilmek için; 28/ 2/ 1997 tarihinden sonra verilen disiplin cezaları nedeniyle memuriyetten çıkarılmış ve 4455 sayılı Kanun veya bu Kanun hükümlerinden yararlanmış olmak ya da 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununa tabi aday memur statüsünde görev yapmakta İken 1/ 1/ 1990 ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih arasında 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (A)
bendinin (g) alt bendinde yer alan fiili işlediği gerekçesiyle anılan Kanunun 56. ve 57. maddeleri uyarınca disiplin cezası veya olumsuz sicil almış olmaları nedeniyle memurlukla ilişiği kesilip asli memurluğa atanamayanlar kapsamından olmak gerekmektedir .
Bu duruma göre, davacının herhangi bir disiplin hükmü söz konusu olmaksızın, Hizbullah terör örgütü üyesi olmak Suçu isnadıyla gözaltına alınması ve gözaltının devam ettiğinden bahisle sözleşmesinin feshine karar verilmesi sebebiyle, Kanunun ek 1. maddesinde sayılanlar arasında bulunmadığı açık olup, söz konusu hükümlerden yararlanmasına olanak bulunmadığı, bir başka deyişle Kanunun ek 1 maddesi hükümlerinin davacının yeniden göreve atanmasını gerektirmediği sonucuna varılmakla . dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir .
2.3. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi tarafından verilen 1/ 11/ 2017 gün ve
, sayılı kararda; Ankara 8. İdare Mahkemesi’nce verilen 22/ 3/ 2017 gün ve , sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir .
olarak ifade edilmiştir .
2.4. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun Bitlis Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine yazdığı 12/ 11/ 2013 tarihli yazıda; 27/ 06/ 1997 tarihinde Tatvan SSK Hastanesi’nde Laborant olarak görev yapmakta iken Sosyal
3 / 8Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü’nün 21/ 3/ 2000 tarih ve sayılı işlemi ile sözleşmesi
feshedilen ’ın 6945 sayılı Kanun kapsamında atamasının yapılarak mağduriyetinin giderilmesi hususunda ilgi yazınıza ekli dilekçesi ve ekleri incelenmiştir .
6495 sayılı Kanunun 43. maddesi gereği kamu kurum ve kuruluşlarının memur olarak görev
yapmakta iken görevine son verilenlerin yeniden memur kadrolarına atanmalarına imkan sağlamaktadır .
‘a ait evrakların tetkikinde 657 sayılı Kanunun 4/A maddesine tabii memur olarak görev yapmadığı ve sözleşmeli statüde görev yapmakta iken görevine son verildiği anlaşıldığından
6495 sayılı Kanun kapsamında Kurumumuz kadrolarına açıktan ataması yapılamamıştır .
olarak belirtilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38 inci Maddesinde;
“ …Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz …”, “IV. Kamu hizmetlerine girme hakkı”, “A. Hizmete girme” başlıklı 70 inci Maddesinde; “…Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez .” “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü Maddesinde ; “ … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler … ” hükümlerine, 4. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun , Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel ve özel şartları düzenleyen 48 nci Maddesinde (Değişik : 12/ 5/ 1982 2670/ 14 md .) Devlet
memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır A) Genel şartlar :
1. Türk Vatandaşı olmak (Bulgaristan’dan Türkiye’ye mecburi göç eden Türk soyundan olanlarda bu şartın aranmayacağı 27/ 6/ 1989 tarih ve 375 sayılı KHK’nin geçici 5 inci maddesi ile hükme bağlanmıştır), 2. Bu Kanunun 40 ncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak, 3. Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak, 4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak, 5. (Değişik : 23/ 1/ 20085728/ 317 md .) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, ( Bu alt bentte yer alan “… milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, …” bölümü, Anayasa
Mahkemesinin 25/ 2/ 2010 tarihli ve E .: 2008/ 17 , K.: 2010/ 44 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir .) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak .
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘ Kurumun görevi’ başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde
4 / 8bulunmakla görevlidir .” hükmüne,
6. 6495 sayılı Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanunun 43 üncü maddesinde; “22/ 6/ 2006 tarihli ve 5525 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu
Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir .
“EK MADDE 1- 28/ 2/ 1997 tarihinden sonra verilen disiplin cezaları nedeniyle memuriyetten çıkarılanlardan 28/ 8/ 1999 tarihli ve 4455 sayılı Memurlar İle Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin
Cezalarının Affı Hakkında Kanun veya bu Kanun hükümlerinden yararlanmış olanların; a) Memuriyete giriş şartlarını kaybetmemiş olmaları, b) Durumlarına uygun boş kadro veya pozisyon bulunması, c) Bu kadro ve pozisyonlara ait nitelikleri taşımaları, ç) Üç ay içinde müracaat etmeleri, kaydıyla yeniden göreve alınmalarında 20/ 12/ 2012 tarihli ve 6363 sayılı 2013 Yılı Merkezi Yönetim
Bütçe Kanununun eki (İ) Cetvelinde yer alan atama sayısı sınırlaması uygulanmaz .
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi aday memur statüsünde görev yapmakta iken 1/ 1/ 1990
ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih arasında 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (g) alt bendinde yer alan fiili işlediği gerekçesiyle anılan Kanunun 56 ve 57 nci maddeleri uyarınca disiplin cezası veya olumsuz sicil almış olmaları nedeniyle memurlukla ilişiği kesilip asli memurluğa atanamayanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde eski kurumlarına müracaat etmeleri hâlinde, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartları taşımaları koşuluyla kurumlarında daha önce işgal ettikleri aynı veya benzer unvanlı kadrolara iki ay içinde atanırlar… .” hükmüne, 7. 21/ 12/ 2000 tarihli 4616 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “23 Nisan
1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsî hürriyeti bağlayıcı cezanın
üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı haklarında henüz takibata geçilmemiş veya hazırlık soruşturmasına girişilmiş olmakla beraber dava açılmamış veya son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş veya verilen hüküm kesinleşmemiş ise, davanın açılması veya kesin hükme bağlanması ertelenir; varsa tutukluluk halinin kaldırılmasına karar verilir . Bu suçlarla ilgili dosya ve deliller, bu bentte öngörülen sürelerin sonuna kadar muhafaza edilir .
Erteleme konusu suç kabahat ise bir yıl, cürüm ise beş yıl içinde bu kabahat veya cürüm ile aynı cins veya daha ağır şahsî hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde, erteleme konusu suçtan dolayı da dava açılır veya daha önce açılmış bulunan davaya devam edilerek hüküm verilir .
Öngörülen süreler, erteleme konusu kabahat veya cürüm ile aynı cins veya daha ağır şahsî hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin geçirildiğinde, ertelemeden yararlanan hakkında kamu davası açılmaz, açılmış olan davanın ortadan kaldırılmasına karar verilir .” hükmüne,
8. 4616 sayılı Kanunun 1. Maddesinin 4 üncü fıkrasında; (Yeniden düzenleme :
21/ 5/ 2002- 4758/ 1 md.) “23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsî hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı haklarında henüz takibata geçilmemiş veya hazırlık soruşturmasına girişilmiş olmakla beraber dava açılmamış veya son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş veya verilen
5 / 8hüküm kesinleşmemiş ise, davanın açılması veya kesin hükme bağlanması ertelenir; varsa tutukluluk
halinin kaldırılmasına karar verilir . Bu suçlarla ilgili dosya ve deliller, her bir suçun dava zamanaşımı süresinin sonuna kadar muhafaza edilir . ( Bu alt bent ,Türk Ceza Kanununun 188,191, 240, 298, 383 üncü maddeleri yönünden, Anayasa Mahkemesi’nin 18/ 7/ 2001 tarihli ve E .: 2001/ 4, K.: 2001/ 332 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, Kararın Resmi
Gazete’de yayımlandığı 27/ 10/ 2001 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır .)
Erteleme konusu suçun dava zamanaşımı süresi içinde bu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsî hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde, erteleme konusu suçtan dolayı da dava açılır veya daha önce açılmış bulunan davaya devam edilerek hüküm verilir . Bu süre, erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsî hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin geçirildiğinde, ertelemeden yararlanan hakkında kamu davası açılmaz; açılmış olan davanın ortadan kaldırılmasına karar verilir .
Bu bentle ilgili olarak bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde dosyanın bulunduğu yargı merciine başvurmak suretiyle soruşturmaya veya davaya devam edilmesini istediklerini bildirenler hakkında soruşturma veya davaya devam olunur . Mahkûmiyet halinde verilen ceza, dava zamanaşımı süresince ertelenir . Bu süre içinde erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsî hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde ertelenen ceza da infaz edilir . Aynı süre, erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsî hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin geçirildiğinde, mahkûmiyet vaki olmamış sayılır .” hükmüne yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; İdareye tavsiyede bulunulmasının uygun olacağı değerlendirildiğinden başvuru talebine ilişkin hazırlanan “Tavsiye
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran ’ın, 27.06.1997 Tatvan SSK Hastanesinde sözleşmeli olarak göreve başladığı; işyerinde çalışmaktayken; “ 08.09.1999 tarih ve 23810 sayılı Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4447 sayılı kanunun geçici 3. Maddesinde yer alan; Sosyal Sigortalar kurumunda halen sözleşmeli personel olarak çalışan personelden 1999 yılı sonuna kadar memurluğa geçmek için yazılı olarak başvuranlar, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri kanuni tavanı aşmamak kaydı ile 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun ek geçici ve 3 üncü maddesi hükümleri, 08.06.1984 tarihli ve 17 Sayılı Kanun Hükmünde kararnamenin 2 inci maddesinde sayılan kuruluşlarda geçen hizmet süreleri de dikkatte alınarak derece ve kademeleri tespit edilmek suretiyle boş memur kadrolarına intibak ettirilirler .” hükmü ile kadroya atanma hakkı verildiği, 1999 yılı içinde kurumuna yazılı müracaatta bulunarak, bu düzenleme gereğince kadro talebinde bulunduğu, kadro beklemekteyken Bitlis İlinde Hizbullah Terör Örgütüne yönelik yapılan bir operasyon sırasında 23.02.2000 tarihinde gözaltına alınıp ve daha sonra tutuklanıp aleyhine Van 1 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, dava ve tutukluluk durumu devam etmekteyken Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü’nce tesis edilen, sayı ve 21 Mart 2000 tarihli işlem ile sözleşmesinin feshedildiği; 18/ 1/ 2001 tarihinde tahliye
6 / 8edildiği, Van 1 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin esas sayılı dosyası ile açılan kamu
davasında yapılan yargılama neticesinde hakkında açılan davanın 4616 sayılı yasanın 1. Maddesinin
4 üncü fıkrası gereğince “kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ” karar verildiği; kuruma tekrar
atanma dilekçeleri vermesine rağmen reddedildiği, 6495 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi ile disiplin cezasına dayanılarak memuriyetten çıkarılanlarla, Devlet memurlarının ve kamu görevlilerinin kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davrandığı için disiplin cezası veya sicil nedeniyle memuriyetle ilişiği kesilenlerin yeniden memuriyete dönmeleri hususunda düzenlemeler yapılmış olduğu gerekçesi ile başvurusunun reddedildiği ve sonrasında dava açtığı bilgileri başvuru dosyasında ifade edilmekte olup mahrum kaldığı memuriyetten doğan haklarının iadesini talep etmektedir .
11. Başvuranın kadroya geçme dilekçesinin 1999 yılında verildiği, yine 1999 yılında Tatvan
Hastanesi Baştabipliği tarafından bu dilekçenin Sosyal Sigortalar Kurumuna gönderildiği ve bu kadroya geçme dilekçelerine 21/ 4/ 2000 tarihli onay ile idare tarafından asil olarak atanmaları suretiyle işlem yapıldığı gönderilen bilgi ve belgelerin eklerinde görülmektedir . Başvuranın 23/ 2/ 2000 tarihinde gözaltına alındığı, Tatvan Kaymakamlığının 23/ 2/ 2000 tarih ve 46 sayılı işlemi ile Tatvan SSK Hastanesi Başhekimliğinden davacının görevden uzaklaştırılarak hakkında yasal işlem başlatılmasının istenildiği, Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü Personel ve Eğitim
Dairesi Başkanlığının 7/ 3/ 2000 tarihli işlemi ile davacının gözaltına alınması ve gözaltının devam ettiğinden bahisle sözleşmesinin feshine karar verildiği de bilgi ve belgelerde yer almaktadır .
12. Anayasanın 90 ıncı maddesinin beşinci fıkrasında, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğu; bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile
Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınacağı düzenlenmiştir . Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Bir suç ile itham edilen herkesin suçluluğu sabit oluncaya kadar masum sayılacağı” belirtilmiş, İnsan Hakları
Evrensel Beyannamesinin 11 inci maddesinin birinci fıkrasında ise, “Bir suç işlemekten sanık herkes, savunması için kendisine gerekli bütün güvencenin sağlanmış bulunduğu açık bir yargılama ile yasaca suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz sayılır .” hükmüne yer verilmiştir . Anayasanın 38.
maddesinde düzenlenmiş olan ve kısaca “masumiyet karinesi”, “suçsuzluk karinesi” olarak anılan bu ilkeye göre; bir suçtan dolayı kovuşturulan kişinin, suçluluğu mahkeme kararıyla sabit olmadıkça suçlu sayılması veya suçlu gibi muamele görmesi olanaklı değildir . Masumiyet karinesi, kişinin suçsuz olduğu varsayımı ile hareket edilmesini gerektiren temel bir insan hakkıdır .
13. Başvuranın talebi doğrultusunda yapılan inceleme ve yukarıda yer verilen açıklamalar neticesinde ; kişinin doğrudan kendi eyleminden kaynaklı olarak ceza almadığı ve İdarelerin, kişilerin kesinleşmiş mahkûmiyetinin söz konusu olmadığı durumda masumiyet karinesine uygun olarak hareket etmesi gerekliliği neticesi ile başvuranın durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
7 / 8Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin
Kurumumuz tarafından istenilen bilgi ve belgeleri süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderdiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, ANKARA İdare
Mahkemesine yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre , BAŞVURUNUN KABULÜNE, Sözleşmesi feshedilerek memur kadrosuna geçme imkânından faydalanamayan başvuranın hakkaniyet gerekçesiyle durumunun yeniden değerlendirilmesi yönünde SAĞLIK BAKANLIĞINA
TAVSİYE BULUNULMASINA,
Bu kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
SAĞLIK BAKANLIĞINA tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi