2.1 5258 Sayılı Aile Hekimliği Kanunun 8. Maddesi ile, 24.12.2010 tarihli ve 2010/ 1237 sayılı

Bakanlar Kurulu Kararı ile Yürürlüğe Konulan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin 14’ cü maddesinin 6. bendinde yer alan “İhtarı gerektiren fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç 2 (iki) ay içinde gerekli işlem başlatılarak takip eden 6 (altı) ay içinde sonuçlandırılır, ihtarı gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren 2 (iki) yıl içinde ihtar verilmemesi halinde, ihtar verme yetkisi zaman aşımına uğrar” hükmüne istinaden, Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü Aile

Hekimliği İzleme ve Değerlendirme Biriminde görev yapan 18.10.2017 tarihli dilekçesinde ’ ın görev yaptığı aile hekimliği biriminde 22.08.2017 tarihinde yapılan haberli rutin denetimde adı geçen aile hekiminin denetim boyunca tehditkâr cümleler kurduğu, kaba tavırlar sergilediği ve denetim boyunca direnç gösterdiği iddiaları ve ayrıca ; sosyal medyada kendisine daha önceden verilen ve gizli olduğu bilinen bir ihtar cezasını sansasyon yaratmak için yayımlattığı, söz konusu sosyal medyada yazı yazan nin bahse konu ihtar cezasını esas alarak Erzurum İl Sağlık Müdürlüğünü ve Sağlık Bakanlığını iş bilmezlikle suçladığı iddiaları esas alınarak Valilik Makamının 06.11.2017 tarih ve sayılı onay emirleri ile soruşturma başlatıldığı ve söz konusu soruşturmanın 04.05.2018 tarihinde sonuçlandırıldığı, soruşturma safahatı içerisinde ilgiliden 23.11.2017 tarihli savunma ve 24.11.2017 tarihli savunmaların alındığı, yapılan işlemin iddia edildiği gibi herhangi bir zaman aşımına uğramadığı,

2.2 Soruşturma sonucunda muhakkik tarafından tanzim olunan 04.05.2018 tarih ve sayılı

raporun sonuç bölümünde başvuranın söz konusu fiilleri işlediğine kanaat getirilerek, Aile hekimliği

Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin 14 üncü maddesine bağlı Ek- 2 İhtar Puan Cetvelinin 24’ cü sırasında “Denetimlerde işbirliği yapmamak ve/veya istenilen verileri ibraz etmemek ve/veya gerçek dışı beyanda bulunmak” hükmünce 20 (yirmi) ihtar puanı, yukarıda bahsedilen sosyal medyada

Mülga Erzurum Halk Sağlığı Müdürlüğü yöneticileri ve hatta bu ihtar cezasını onaylayan il yöneticileri ile Sağlık Bakanlığının küçük düşürüldüğü, ayrıca bu belge ve yazının sosyal medyada yayımlandığı, yapılan yorumlarla kötü yönetim örneğiymişçesine sergilendiği, bu durumun ise Tıbbi

Deontoloji Nizamnamesinin 38’ inci maddesi “Tabip ve Diş Tabibi meslektaşlarını zemmedemeyeceği gibi onları küçük düşürecek diğer tavır ve hareketlerde bulunamaz” hükmü esas alınarak Aile hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin 14’ cü maddesine bağlı olarak Ek- 2

İhtar Puan Cetvelinin 30’ cu sırasında yer alan “Mesleki ve etik kurallar bakımından Tıbbi

Deontoloji Nizamnamesine uymamak” fiilini işlediği kanaati getirilerek 20 (yirmi) ihtar puanı olmak üzere toplan 40 (Kırk) ihtar puanı cezası verildiği,

2.3 Adı geçen aile hekiminin söz konusu ihtar cezasına karşı 21.05.2018 tarihli dilekçesi ile itirazda

bulunduğu, ilgilinin söz konusu itirazının 21.06.2018 tarihinde, İl Sağlık Müdürlüğü İhtar İtirazı

Değerlendirme Komisyonu tarafından incelendiği ve yapılan değerlendirme sonucunda; Erzurum

Valiliğinin, 21.06.2018 tarih ve 3 sayılı kararında; “Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin” 7. Maddesi hükümleri çerçevesinde; “Aile Hekimliği uygulamalarında görev alan personelin statüsü, denetimi sözleşmesinin feshini gerektiren nedenler gibi hususların aile hekimliği pilot uygulaması mevzuatında düzenlendiği, 5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun’ un 6 ncı maddesinde belirtilen suçların disiplin suçlarını kapsamadığı dolayısıyla 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununa bağlı olmaksızın sözleşmeli olarak çalıştırılan, aylıksız izinli sayılan ve kadroları ile ilişkileri devam eden aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları hakkında, 657 sayılı Kanuna göre bu

Kanuna tabi görevi başında gibi işlem tesis edilmesinin hukuken mümkün olmadığı” Hükmü

.

2 / 8gereğince işlem tesis edildiği, İlgilinin itiraz dilekçesinde belirttiği disiplin cezası ile ilgili hükmün

kendisine uygulanmadığı, yukarıda belirtilen Kanun gereğince işlem yapıldığı yapılan itirazın yukarda belirtilen gerekçelerle reddedildiği,

2.4 Başvuranın talebinin, dostane çözüm ve uzlaşma girişimleri kapsamında yeniden değerlendirmesi

ve söz konusu puan cezasının iptal edilmesine ilişkin olarak ilgili mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmadığından uzlaşma yoluna gidilmediği,

2.5 Konu hakkında Kanunun belirlediği doğrultuda soruşturma başlatıldığı ve yapılan soruşturma

sonucunda tüm Kanuni yolların uygulandığı,

2.6 Aile hekimlerine verilen cezaların mevzuat hükümler doğrultusunda her sözleşme başlayışında

veya bitiminde kendiliğinden silindiği ve yeni sözleşme imzalandığı tarihten itibaren yeniden hiç ceza almamış gibi görevin yürütüldüğü, yapılan sözleşme süresi/dönemi içerisinde verilen cezaların, önceki yönetmeliğe göre 100 (yüz), daha sonra değiştirilen yönetmeliğe göre 200 (İkiyüz) puanı bulması halinde ilgilinin sözleşmesinin ilgili mevzuatın öngördüğü şekilde sona erdirildiği,

2.7 Şikayet konusu talebe ilişkin şikayet sahibi ve ilgililer tarafından yargı organlarında

açılmış/sonuçlandırılmış, taraflarına intikal etmiş bir dava bulunmadığı belirtilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde ; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” 5. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun , Denetim, sorumluluk ve mal bildirimi başlıklı 6 ncı maddesinde , “Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Bakanlık, ilgili mülkî idare ve sağlık idaresinin denetimine tâbidir . Aile hekimi ve aile sağlığı elemanları, görevleriyle ilgili ya da görevleri başında işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlarda Devlet memurları gibi kabul edilir .”,

5.1 Yönetmelikler başlıklı 8 inci maddesinde ; “Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma

usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir .

Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda

.

3 / 8belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve

şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık

Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir .”, 6. 24/ 12/ 2010 tarihli ve 2010/ 1237 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Aile

Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin “Denetim” başlıklı 11 inci maddesinde, “( 1) Aile sağlığı merkezi, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin

29 uncu maddesi hükmü çerçevesinde, olağan dışı denetimler hariç olmak üzere, altı aylık aralıklarla

denetlenir . Yapılan denetimler sonucunda ilgili mevzuat ve sözleşme şartlarına aykırı fiillerin tespit edilmesi hâlinde aykırılığın mahiyetine göre; a) Adli yönden, 2/ 12/ 1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin

Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre, b) İdarî yönden 13 üncü ve 14 üncü madde hükümlerine göre, c) Kamu zararı oluşturan malî hususlar yönünden; 27/ 9/ 2006 tarihli ve 2006/ 11058 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmelik hükümlerine göre, gerekli işlemler tesis edilir .”,

6.1 “Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi” başlıklı 14 üncü maddesinde ; “( 1) Ek ( 2)’de yer alan

fiilleri işleyen sözleşmeli aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına ilgili vali yardımcısı tarafından, tespitin Bakanlık veya Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılması hâlinde ise

Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca, ihtar puanı gerektiren fiilin kişiye tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde alınan savunmalar uygun görülmediği takdirde fiillerine karşılık gelen ihtar puanları uygulanmak suretiyle doğrudan yazılı ihtar yapılır . Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca yapılan ihtarlar, işlem yapılmak üzere ilgili valiliğe bildirilir .

( 2) İlgili aile hekimi ve aile sağlığı elemanı, vali yardımcısının verdiği ihtara karşı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde valiye, Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun verdiği ihtarlara karşı ise Bakanlık

Müsteşarına itirazda bulunabilir . İtiraz mercileri otuz gün içinde itirazı inceleyerek karara bağlar ve kararı ilgilisine yazılı olarak bildirir .

( 6) İhtarı gerektiren fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde gerekli işlem başlatılarak takip eden altı ay içerisinde sonuçlandırılır . İhtarı gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ihtar verilmemesi hâlinde ihtar verme yetkisi zamanaşımına uğrar .”

6.2 Ek- 2 sayılı Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetvelinde 24 nolu

sırada, “Denetimlerde işbirliği yapmamak ve/veya istenilen verileri ibraz etmemek ve/veya gerçek dışı beyanda bulunmak” fiili için “ 20” ihtar puanı, 30 nolu sırada, “Mesleki ve etik kurallar bakımından Tıbbi Deontoloji Nizamnamesine uymamak” fiili için “ 20” ihtar puanı öngörüldüğü, 7. 25/ 01/ 2013 tarihli ve 28539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama

Yönetmeliğinin 33 üncü maddesinde, “Aile sağlığı merkezi, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Kurum, ilgili mülki idare amirleri ve yerel sağlık idare amirleri veya bunların görevlendireceği personelin denetimine tabidir . Denetim yapmaya yetkili amir, ilgili mevzuat ve sözleşme şartlarına aykırılığı doğrudan kendisi tespit edebileceği gibi, tespiti yapmak üzere incelemeci veya soruşturmacı da

.

4 / 8görevlendirebilir . Bu denetimler Kurum tarafından belirlenen denetleme formları ile gerçekleştirilir .

Mevzuat ve sözleşme şartlarına aykırılık tespit edildiği takdirde, Aile Hekimliği Uygulaması

Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve

Esasları Hakkında Yönetmelikte belirtilen hükümler çerçevesinde ilgililer hakkında işlem tesis edilir .”

Düzenlemeleri bulunmaktadır .

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuran hakkında uygulanan ihtar ceza puanı işleminin, ilgili mevzuat hükümleri gereği, gerek zamanaşımı gerekse soruşturmanın eksik yapılması hususları yönünden hukuka ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak söz konusu ihtar ceza puanlarının geri alınması yönünde Erzurum

Valiliğine Tavsiye Kararı verilmesi gerektiğine ilişkin hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, yürütülen disiplin soruşturmasında zamanaşımı hükümlerine uyulmadığı gibi tarafına savunma hakkı da verilmediğini, ayrıca “yasayla çerçevesi çizilmeden Yönetmelik ile kamu görevlisi olan aile hekimi hakkında disiplin cezası uygulamasının Anayasaya aykırı olduğunu” belirterek tarafına uygulanan ihtar puanı cezasının geri alınması yönünde tavsiye kararı verilmesi talebiyle

Kurumumuza başvuruda bulunmuştur .

10. Öncelikle başvuranın “yasayla çerçevesi çizilmeden Yönetmelik ile kamu görevlisi olan aile hekimi hakkında disiplin cezası uygulamasının Anayasaya aykırı olduğu” iddiasına ilişkin olarak daha önce Kurumuza yapılmış olan 28/ 3/ 2016 tarih ve esas numaralı başvuruya istinaden verilen 27/ 9/ 2016 tarihli Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararımızda aynı yöndeki iddialar çerçevesinde değerlendirmelerde bulunularak “Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği kapsamında disiplin iş ve işlemlerinin yerine getirilmesinin, kamu görevlisi olarak değerlendirilen aile hekimleri açısından Anayasanın 128 inci maddesine aykırılık teşkil ettiği iddiasının yerinde olduğu, idari ceza niteliğinde olan ve özlük işleri kapsamında yer alan disiplin suç ve cezalarının kanunla düzenlenmesinin yerinde olacağı” tespitine yer verilmiş olduğundan dolayı mevcut başvuruda da yer verilen bu iddiaya ilişkin başkaca bir değerlendirme yapma gereği duyulmamıştır .

11. Bilindiği üzere disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalar olup Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezalarının, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklı olduğu dolayısıyla disiplin cezası vermeye yetkili organların, bu organların oluşumunun, çalışma usulünün, karar oluşturmasının, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işleminin sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanması gerekmektedir .

5 / 8olan fiilin başvuran tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin net bir şekilde ortaya konulup

konulmadığının tespiti ile söz konusu fiilin karşılığı olarak tecziye edilen disiplin cezasının hukuka uygun olup olmadığıdır .

16. Bu bağlamda yürütülen disiplin soruşturmasında her ne kadar ihtar ceza puanı uygulanmasına konu fiille ilgili olarak başvuranın, başvuranla aynı birimde çalışan doktorlar ile Aile Hekimliği

İzleme ve Değerlendirme Biriminde çalışan diğer personellerin ve ihtar puanı cezası uygulanmasına sebep olan sosyal medya paylaşımını yapan doktorun ifadelerine başvurulmuşsa da söz konusu sosyal medya paylaşımının, kim tarafından yapıldığı net bir şekilde ortaya konulmadan kanaate dayalı olarak başvuran tarafından yapılmış olduğu belirtilmek suretiyle ceza uygulaması yoluna gidilmesi işleminde hukuka uyarlık görülmemiştir .

17. Başvuranın yürütülen disiplin soruşturmasında tarafına savunma hakkı verilmediğine ilişkin iddiası açısından yapılan incelemede ise; yine Anayasamızın 129 uncu maddesi ile kamu görevlilerine savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hüküm altına alınarak savunma hakkı anayasal olarak güvence altına alınmakta, yargı organları tarafından da ilgiliye savunma hakkı tanınmadan verilen disiplin cezaları, hukuka aykırı bulunarak usul bakımından iptal edilmektedir . Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, “yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnat olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır” ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak Anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiş, savunma hakkının usulünce kullanılabilmesi; savunması istenen kamu görevlisine suçlama konusunun ve hakkındaki isnadın ne olduğunun açıkça bildirilmesi, kamu görevlisine savunmasını yapabilmesi bakımından yeterli sürenin verilmesi ve savunma hakkının karar vermeye yetkili makam önünde kullanılmasına bağlı hale gelmiştir . İdarece gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde ise; muhakkik tarafından 21/ 11/ 2017 tarih ve sayılı yazı ile başvuranın ifadesini vermesi amacıyla davet edildiği, ancak soruşturma raporu sonrasında ceza vermeye yetkili makam tarafından başvuranın savunmasının talep edilmediği, bu bağlamda her ne kadar başvuranın gerek ifade daveti yazısına verdiği 23/ 11/ 2017 tarihli yazılı savunmasında gerekse 24/ 11/ 2017 tarihli sözlü savunmasında soruşturmaya konu fiillerin neler olduğuna ilişkin bilgisinin olduğu anlaşılsa da disiplin cezalarının sıkı şekil şartlarına tabi olduğu göz önüne alındığında başvurana karar vermeye yetkili makam önünde savunma hakkı verilmeksizin ihtar ceza puanı verilmesi işleminde savunma hakkının da ihlal edildiği değerlendirilmiştir .

18. Tüm bu açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; başvuranın 22/ 08/ 2017 tarihinde gerçekleştirilen denetim işlemleri sırasında “benden savunma isterseniz bayramdan sonra müdürlüğü darma duman ederim” şeklindeki sözleri ile “denetim boyunca direnç göstererek işlerini yapmalarına engel olmaya çalıştığı” şeklindeki fiiline istinaden başlatılan disiplin soruşturmasında zamanaşımı hükümlerine uyulmadığı, “10/ 10/ 2017 tarihinde daha önce verilmiş olan bir disiplin cezasını sosyal medyada sansasyon yaratmak için yayımlattığı ve müdürlüğün iş bilmezlikle suçlanmasına sebep olduğu” fiiline istinaden yürütülen disiplin soruşturması neticesinde verilen ihtar ceza puanında ise esas yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı, ayrıca başvuran hakkında iki ayrı ihtar ceza puanı uygulanmasına dayanak olan disiplin soruşturmasında savunma hakkının da ihlal edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır .

7 / 8B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Erzurum İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuran hakkında tesis edilen ihtar ceza puanı işleminin geri alınması hususunda ERZURUM

VALİLİĞİNE TAVSİYEDE BULUNULMASI ’ NA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

ERZURUM VALİLİĞİ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, BAŞVURANA ve ERZURUM VALİLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu

Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

.