ÖZET: Başvuran, TODAİE’nin kapatılmasının ardından eğitimine devam etmek için Emniyet Genel Müdürlüğü’nden ücretli izin talep etmiş, ancak bu talep idare tarafından reddedilmiştir. İdare, mahkeme kararına rağmen, TODAİE Teşkilat Kanunu’nun mülga olması ve fiili hukuki imkânsızlık gerekçesiyle başvuranın ücretli iznini kullandırmamıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın eğitim süresince ücretli izinli sayılması yönünde idareye tavsiyede bulunmuştur. Değerlendirme sonucunda, mülga TODAİE Teşkilat Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde başvuranın ücretli izin kullanma hakkının bulunduğu ve bu nedenle idarenin mahkeme kararını uygulamakta hukuki imkânsızlık yaşamadığı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvuranın eğitim süresince ücretli izinli sayılması gerektiği belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/10639-S.16388

BAŞVURU NO : 2019/8052

KARAR TARİHİ : 23/10/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Ücretli izin talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 16/04/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle; TODAİE’nin 2016-2017 yılı

Kamu Yönetimi Yüksek Lisans Programına katılmak üzere ücretli izin talebinde bulunduğunu, İdarenin ücretli izin talebini reddettiğini, İdarenin söz konusu işlemine karşı iptal davası açtığını, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin … sayılı kararı ile söz konusu davanın lehine sonuçlandığını, 703 sayılı KHK ile TODAİE’nin kapatılıp bir başka üniversiteye devredildiğini, mahkeme kararı gereğince hak ettiği ücretli iznini kullanmak için Kurumuna başvuru yaptığını, ancak Kurumunun TODAİE Teşkilat

Kanununun mülga olması, fiili ve hukuki imkânsızlık bulunması gerekçesiyle ücretli iznini kullandırmadığını belirterek, mağduriyetinin giderilmesi için eğitim süresince ücretli izinli sayılmayı veya İdarenin hukuksuz eylemi neticesinde mahrum kaldığı haklarının maddi ve manevi tazminat usulüyle tarafına iade edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Emniyet Genel Müdürlüğünün 23/05/2019 tarihli ve … sayılı yazısı ve eklerinde,

özetle;

2.1) 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile TODAİE’nin hükmi şahsiyetinin sona erdiği

ve Yüksek Öğretim Kurulu’nun 13.07.2018 tarihli yazılı açıklaması ile TODAİE’de 09/07/2018 tarihi itibariyle öğrenim gören öğrencilerin Ankara Hacı Bayram Veli

Üniversitesinde eğitimlerine devanı etmesinin uygun görüldüğü, bununla birlikte, öğrencilerin yüksek lisans süresinde idari izinli sayılmasına yönelik bir düzenleme olmadığı, ayrıca Devlet Personel Başkanlığının 16/10/2018 tarihli ve … sayılı

Görüşünün; “….Türkiye Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsünde yüksek lisans programına kayıtlı olan personelinizin Ankara Hacı Bayram Üniversitesi Lisansüstü Eğitim

Enstitüsüne devam etmesi halinde ilgiliye 7163 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin mülga olması sebebiyle mezkûr hükme istinaden izin verilmesinin mümkün bulunmadığı mütalaa edilmektedir.” şeklinde olduğu,

2.2) Yüksek Öğretim Kurumu’nun 13/07/2018 tarihli yazısında da belirttiği üzere, başvuranın

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde eğitimlerine devam edebileceği ve eğitim hakkı konusunda bir hak kaybı yaşamadığı,

2.3) Başvuranın mahkeme kararı sonrasında ücretli izin talebinin yerine getirilmesi ve fiili ve

hukuki imkânsızlık sebebiyle yargı karanın uygulanmaması nedeniyle tazminat talebine ilişkin olarak, başvuran veya diğer ilgililer ile Genel Müdürlük arasında şikâyet konusu yapılan idari işlem/işlemlere ilişkin olarak açılmış/sonuçlanmış bir dava kaydının mevcut olmadığı,

3) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 16/05/2019 tarihli ve … sayılı yazısı ve eklerinde,

özetle;

3.1) 09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı Resmi Gazetenin 3. mükerrer sayısında yayınlanan ve

aynı gün yürürlüğe giren 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması

Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması

Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 125 inci maddesi ile “25/06/1958 tarihli ve

7163 sayılı Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Teşkilat Kanunu”nun

(TODAİE) yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kararnamenin Geçici 5 inci maddesi kapsamında; Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde 09.07.2018 günü itibarıyla öğrenim görmekte olan öğrencilerin Yürütme Kurulu tarafından belirlenecek bir üniversitede eğitimlerine devam etmelerine, herhangi bir mağduriyet yaşanmaması için Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsü bünyesindeki birinci öğretim ve ikinci öğretim programlarında kayıtlı olan öğrencilerin, aktarıldıkları üniversitenin aynı isimli programlarına yerleştirilmesine, aynı isimli programın bulunmaması durumunda kayıtlı oldukları programın adıyla program açılmasına karar verildiği,

3.2) Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının (Mülga) TODAİE’de yüksek lisans

programına kayıtlı olan Bakanlıkları personelinin, devri gerçekleştirilen Hacı Bayram

Veli Üniversitesinde 2018-2019 Akademik Yılı Güz Dönemi Kamu Yönetimi Yüksek

Lisans programına ücretli izinli olarak devam etmek istediklerini belirtilerek, söz konusu öğrencilerin ücretli izinli sayılıp sayılamayacakları konusunda Hukuk Müşavirliğinden görüş istendiği, konuya ilişkin olarak Hukuk Müşavirliğinin 2547 sayılı Yükseköğretim

Kanunu kapsamında işlem yapılmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirdiği,

4) Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Müşavirliğinin 03/10/2019 tarihli ve

…sayılı yazısı ve eklerinde, özetle; Başvuranın 21/11/2018 tarihinde, Üniversitenin Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Amme

İdaresi Anabilim Dalı Kamu Yönetimi Bilim Dalı tezsiz yüksek lisans programına kayıt yaptırdığı ve halen aktif öğrenci olduğu

İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

5.1) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında,

“Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

5.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir

Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

5.3) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin birinci ve yedinci fıkrasında, “İdarenin her

türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (…) İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”

5.4) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında, “Yasama

ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”

6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

7) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28

inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.”

8) 09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı Resmi Gazetenin 3. mükerrer sayısında yayınlanan

ve aynı gün yürürlüğe giren 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum

Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin,

8.1) 125 inci maddesinde,

“25/6/1958 tarihli ve 7163 sayılı Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Teşkilat

Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.”

8.2) “Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsünün devri” başlıklı geçici 5 inci

maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kapatılan Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi

Enstitüsünün teşkilatı, ilgili yılı bütçe ödenekleri, bütçedeki ödeneklerin tahakkuka bağlanma yetkisi, her türlü araç ve gereci, her türlü taşınır ve taşınmazlarıyla birlikte mal varlığı, her türlü alacak ve hakları ile borç ve yükümlülükleri, belge ve evrakı

Yükseköğretim Kuruluna devredilmiş sayılır. Yükseköğretim Kurulu, bunları belirleyeceği bir yükseköğretim kurumuna üç ay içinde devreder.(…) Kapatılan Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsünde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla öğrenim görmekte olan öğrenciler, Yükseköğretim Kurulu tarafından iki ay içinde öğrenim gördükleri alanla ilgili bir yükseköğretim kurumuna yerleştirilir. Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi

Enstitüsüne ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler.”

9) Mülga 7163 sayılı Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Teşkilat

Kanunu’nun “Giriş Şartları” başlıklı 15 inci maddesinde; “Amme İdaresi Enstitüsünün giriş müsabakasına katılabilmek için üniversite veya yüksek okul mazunu olmak şarttır. Bu şartı haiz bulunan kimseler arasından, idare heyetinin tesbit edeceği esaslar dairesinde yapılacak müsabaka imtihanını kazananlar Türkiye ve

Orta Doğu Amme Enstitüsüne devam edebilirler. Yukardaki evsafı haiz olup da Devlet dairelerinde, mahalli idarelerde, İktisadi Devlet Teşekküllerinde çalışanlardan müsabaka imtihanını kazananlara tahsil süresince izin verilir. Bu kimseler bütün özlük haklarından faydalanmakta, maaş ve ödeneklerini kendilerine izin veren daire, müessese ve teşekküllerden almakta devam ederler.”

10) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;

10.1) “İzin” başlıklı 23 üncü maddesinde,

“Devlet memurları, bu Kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahiptirler.”

10.2) “Mazeret izni” başlıklı 104 üncü maddesinin (G) bendinde,

“Yıllık izin ve mazeret izinleri sırasında fiili çalışmaya bağlı her türlü ödemeler hariç malî haklar ile sosyal yardımlara dokunulmaz.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurana eğitim

süresince ücretli izin verilmesi yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiğine yönelik hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12) TODAİE’nin 2016-2017 yılı Kamu Yönetimi Yüksek Lisans Programına katılmak üzere

ücretli izin talebinde bulunduğunu, İdarenin ücretli izin talebini reddettiğini, İdarenin söz konusu işlemine karşı iptal davası açtığını, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava

Dairesinin … sayılı kararı ile söz konusu davanın lehine sonuçlandığını, 703 sayılı KHK ile TODAİE’nin kapatılıp bir başka üniversiteye devredildiğini, mahkeme kararı gereğince hak ettiği ücretli iznini kullanmak için Kurumuna başvuru yaptığını, ancak

Kurumunun TODAİE Teşkilat Kanununun mülga olması, fiili ve hukuki imkânsızlık bulunması gerekçesiyle ücretli iznini kullandırmadığını belirterek, mağduriyetinin giderilmesi için eğitim süresince ücretli izinli sayılmayı veya İdarenin hukuksuz eylemi neticesinde mahrum kaldığı haklarının maddi ve manevi tazminat usulüyle tarafına iade edilmesini talep etmektedir.

13) Başvuru konusu incelendiğinde, Yükseköğretim Kurulunun 13 Temmuz 2018 tarihli

Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında; 703 sayılı KHK’nın geçici 5 inci maddesi kapsamında 9 Temmuz 2018 tarihi itibariyle Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi

Enstitüsünde öğrenim görmekte olan öğrencilerin Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

Lisansüstü Eğitim Enstitüsünde eğitimlerine devam etmelerinin kararlaştırıldığı, ancak söz konusu devir sonrası (Mülga) TODAİE’de yüksek lisans programına kayıtlı olan personelin devri gerçekleştirilen Hacı Bayram Veli Üniversitesinde eğitimine ücretli izinli olarak devam etmesi ile ilgili bir düzenleme yapılmadığı, bu nedeniyle başvuranın ücretli izinli sayılmasına yönelik Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin …

sayılı kararı bulunmasına rağmen İdarece fiili ve hukuki imkânsızlık sebebiyle söz konusu

Mahkeme kararının uygulanmadığı, Hacı Bayram Veli Üniversitesinde eğitimine devam etmek isteyen başvurana eğitim süresince ücretli izin verilmediği görülmüştür.

14) İdarece fiili ve hukuki imkânsızlık sebebiyle uygulanamayan mahkeme kararı

incelendiğinde, başvuranın Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE)

yüksek lisans programına katılmak üzere 19/09/2016-17/07/2017 tarihleri arasında ücretli izinli sayılmasına yönelik talebinin reddine ilişkin Eskişehir Valiliği İl Emniyet

Müdürlüğünün işleminin iptali istemiyle Eskişehir 1. İdare Mahkemesine dava açtığı, anılan mahkemece 05/04/2017 tarihinde “…davanın reddine…” karar verildiği, söz konusu karara başvuran tarafından yapılan istinaf başvurusu neticesinde Ankara Bölge İdare

Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince 09/10/2018 tarihinde “…istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline…” dair kesin karar verildiği, söz konusu mahkeme kararının 25/06/1958 tarihli ve

7163 sayılı Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Teşkilat Kanunu’nun 15 inci

maddesi gereğince TODAİE tarafından açılan sınavı kazanmış olan kişilere idarelerince eğitim süresince izin verilip verilmemesi hususunda herhangi bir takdir yetkisi tanınmamış olması, bu nedenle TODAİE tarafından yapılan sınavda başarılı olan kamu görevlisinin anılan programa katılma istemini bağlı olduğu kuruma bildirmesi halinde kurumca eğilim süresince izin verilmesi gerektiği gerekçesiyle verildiği tespit edilmiştir.

15) Ayrıca Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi tarafından 09/10/2018

tarihinde karar verilmeden önce 09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı Resmi Gazetenin 3.

mükerrer sayısında yayınlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 703 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin 125 inci maddesi gereğince TODAİE Teşkilat Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Bununla birlikte idari işlemlerin tesis edildikleri tarihteki duruma göre hukuka uygunluk denetimine tabi olması nedeniyle mülga TODAİE Teşkilat

Kanunu’nun15 inci maddesi gereğince başvuranın ücretli izinli sayılmasına yönelik talebin reddine ilişkin işlem iptal edilmiştir. İdare tarafından ise başvuruya konu idari işlemin dayanağı olan ve kamu görevlisinin eğitim süresince ücretli izinli sayılmasına imkân veren TODAİE Teşkilat Kanunu’nun15 inci maddesinin mülga olması nedeniyle mahkeme kararının uygulanmasında fiili ve hukuki imkânsızlık bulunduğu iddia edilmektedir.

16) Danıştay 2 inci Dairesinin 23/01/2009 tarihli ve E:2007/2869, K:2009/199 sayılı

Kararı’nda, İptal davalarında dava konusu işlemlerin tesis edildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre hukukilik denetimlerinin yapılacağı açıktır. Dava konusu olayda da,

31.1.2004 tarihinde açık ilan edilen kurum müdürlüklerine atanmak için başvuran

davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemlerin yargı kararları ile iptali üzerine bu işlemler hiç tesis edilmemiş kabul edileceğinden, davacının ilk başvuru tarihinde yürürlükte olan ve 11.1.2004 günlü, 25343 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim

Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği uyarınca ve bu Yönetmeliğin Dairemizin 14.3.2007 günlü, E:2004/840, K:2007/1042 sayılı kararı ile iptal edilen hükümleri dikkate alınmaksızın durumunun değerlendirilerek, değerlendirme formunda en yüksek puanı alan adayın atanacağı esasından hareketle, değerlendirme formunda belirlenecek puana göre davacı hakkında işlem tesis edilmesi gerekirken yargı kararının uygulanmasında hukuki imkânsızlık oluştuğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde ve davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.” hükmü yer almaktadır.

17) Bu kapsamda, başvuruya konu mahkeme kararının uygulanmasında fiili ve hukuki

imkânsızlık bulunup bulunmadığı incelenmelidir. İdari yargılamada iptal kararlarının hukuki sonuçları itibarıyla başvuruya konu idari işlemin sanki hiç yapılmamış gibi işlem tesis edilmeden önceki duruma geri getirilmesi ve söz konusu hukuka aykırılığın giderilmesi yargısal bir zorunluktur. Somut olayda başvuruya konu işlemin tesis edildiği tarihte TODAİE Teşkilat Kanunu’nun yürürlükte olduğu görülmektedir. Bu nedenle

TODAİE Teşkilat Kanunu’nun yürürlükte olduğu zaman başvurana hangi işlem tesis edilmesi gerekiyorsa mahkeme kararı sonrasında mahkeme kararının gereği gibi icap edilmesi için aynı işlemin uygulanması gerekmektedir. Bu kapsamda mülga TODAİE

Teşkilat Kanunu’nun15 inci maddesi başvurana ücretli izin kullanma imkânı vermesi nedeniyle başvurana mahkeme kararı gereğince TODAİE Teşkilat Kanunu yürürlükteymiş gibi ücretli izin verilmesi mümkün bulunmaktadır. Ayrıca devlet memurlarının ücretli izinli sayılması TODAİE Teşkilat Kanunu’nun15 inci maddesi ile sınırlı olmayıp 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda devlet memurlarının belirli şartlarda ücretli izinli sayılmasına ilişkin düzenlemeler mevcut olduğundan başvurana mahkeme kararı gereğince ücretli izin verilmesinde hukuki imkânsızlık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

18) Bu noktada öncelikle, iptal kararlarının imkânsızlık nedeniyle uygulanamaması konusuna

değinmemiz uygun olacaktır. Anayasa’nın 138’inci maddesi ile 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddeleri karşısında yargı kararlarına uyma zorunluluğu genel bir kaide olarak karşımıza çıkmaktadır. İdare, idari yargı organlarınca verilen kararların icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Ancak gerek öğretide gerekse yargı içtihatlarında kabul edildiği üzere, idarenin hukuki veya fiili imkânsızlık nedenleriyle, iptal kararlarını uygulayamadığı durumlar söz konusu olabilir. (Bu konuda bkz, Şeref Gözübüyük ve

Turgut Tan, “İdari yargılama Hukuku”, İdare Hukuku Cilt II, s. 587–603.)

19) Yargı kararlarında, hukuki imkânsızlık iddiaları, idarenin kamu görevlileri ile ilgili olarak

tesis ettiği şart işlemlerde görece daha yoğun gündeme gelmektedir. Bu bağlamda, sıklıkla karşılaşılan ve hukuki imkânsızlığa yol açtığı genel olarak kabul gören hususlardan birisi, açılan bir davada, dava konusu işlemin iptaline veya yürütmesinin durdurulmasına karar verilmekle birlikte, davacının bu karar verilmeden önce kendi isteği ile emekliye ayrılması veya başka bir göreve atanması halidir.

20) Danıştay 3. Dairesinin 09/03/1978 tarihli ve E:1978/151, K:1978/199 sayılı kararında

belirttiği üzere, iptal veya yürütmenin durdurulması kararlarının yerine getirilmesi mecburi olmakla birlikte, davacının bu arada kendi isteği ile emekliye ayrılmak veya başka bir göreve atanmak gibi idareye yeni işlemler tesis ettirdiği hallerde, artık hukuki bakımdan yerine getirilmesi gerekli bir iptal kararından bahsedilemeyecektir. Dairenin bu kararı, 13/04/1978 tarihli ve E: 78/20, K: 78/26 sayılı Genel Kurul kararıyla da onanmıştır.

Danıştay’ın sonraki içtihatlarında da genel olarak bu görüşünü devam ettirdiğini söylemek mümkündür.

21) Hukuki imkânsızlık haline ilişkin misaller elbette ki çoğaltılabilir. Kişinin emeklilik hali

dışında kendi isteği ile kamu görevinden ayrılması, yasama faaliyeti sonucu ilgili birimin ilga edilmesi veya dava konusu edilen kadronun kaldırılması halleri bu örnekler arasında sayılabilir. Ancak burada iki hususa dikkat edilmesi gerekmektedir. Birincisi, yasama ve yürütme organları ile idare için, yargı kararlarına uyma yükümlülüğü Anayasal bir zorunluluktur. Bu zorunluluk hukuk devleti ilkesinin önemli bir sonucu olduğu gibi kişilerin adil yargılanma hakkı ile de doğrudan ilintilidir. Buna bağlı olarak ortaya çıkan ikinci husus ise, imkânsızlık halinin varlığından söz edebilmek için bu durumun objektif olarak ortaya konulması gerekliliğidir. Özellikle hukuki imkânsızlık hallerinin tespitinde, genişletici değil tam tersine daraltıcı bir yaklaşım esas alınmalı; iptal kararlarının yalnızca işlemi yapan ve davada taraf olarak gösterilen idare organı için değil, ilgili tüm idari organlar açısından yükümlülükler doğuracağı kabul edilmelidir.

22) Somut olayda 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 5 inci maddesi ile

kapatılan Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsünde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla öğrenim görmekte olan öğrencilerin Yükseköğretim Kurulu tarafından öğrenim gördükleri alanla ilgili bir yükseköğretim kurumuna yerleştirilmesi hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulunca TODAİE’de eğitim görenlerin Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsünde eğitimlerine devam etmeleri kararlaştırılmıştır. Bu nedenle ilgili birimin ilga edilmiş olması hukuki ve fiili imkânsızlık oluşturmamaktadır. Tam tersine 703 sayılı Kanun

Hükmünde Kararname ile TODAİE’nin kapatılmasından dolayı öğrenim görmekte olan öğrencilerin mağdur olmaması için Yükseköğretim Kurulu yetkilendirilmiş ve mevcut eğitimin başka bir kurumda devam etmesi amaçlanmıştır.

23) 17/09/2013 tarihli ve 2012/1334 başvuru numaralı Anayasa Mahkemesi Kararında,

“Anayasa’da yer alan eğitim ve öğrenim hakkı, kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe negatif ödevini yüklemekle birlikte Anayasa’da öngörülen ilköğretim dışında devletin tüm bireylere eğitim ve öğrenim sağlaması şeklinde pozitif bir ödev yüklememektedir. Devletin özellikle lisansüstü eğitim almak isteyen herkese bunu sağlama şeklinde pozitif bir ödevi bulunmamaktadır. Bu çerçevede kamu kurumlarının her personeline yüksek lisans ya da doktora eğitimi amacıyla ücretli izin verme yükümlülüğü yoktur. Kamu kurumlarının yürüttükleri hizmetin niteliği ve ihtiyaç duydukları nitelikli personel ihtiyacına göre bazı personeli çeşitli eğitimlere tabi tutma ya da yurt içi veya yurt dışı eğitim kurumlarında lisansüstü eğitim de dâhil olmak üzere ücretli veya ücretsiz görevlendirme konusunda takdir yetkisine sahip oldukları kuşkusuzdur.” hükmü yer almaktadır.

24) Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri, ilgili yargı

kararları, idarenin cevabi yazıları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; 23 numaralı paragrafta yer alan Anayasa Mahkemesi Kararında da görüldüğü üzere kamu kurumlarının personelini lisansüstü eğitim yapmak üzere ücretli veya ücretsiz görevlendirme konusunda takdir yetkisine sahip olduğunun kabulü gerektiği, ancak mülga

TODAİE Teşkilat Kanunu’nun15 inci maddesi ve başvuranın ücretli izinli sayılmasına yönelik Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin … sayılı kararı dikkate alındığında başvuruya konu idarenin başvuranın ücretli izinli sayılıp sayılmaması hususunda takdir yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle TODAİE tarafından yapılan sınavda başarılı olan kamu görevlisi başvuranın anılan programa katılma istemini bağlı olduğu kuruma bildirmesi halinde kurumca eğitim süresince izin verilmesi gerektiği, ancak idarece fiili ve hukuki imkânsızlık bulunduğu gerekçesiyle başvurana ücretli izin verilmediği, Yükseköğretim Kurulunca TODAİE’de eğitim görenlerin Ankara Hacı

Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsünde eğitimlerine devam etmelerinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda TODAİE Teşkilat Kanunu’nun mülga olmasının yargı kararı gereğince başvurana ücretli izin verilmesini imkânsız hale getirmediği, başvuruya konu işlemin tesis edildiği tarihte TODAİE Teşkilat Kanunu’nun yürürlükte olması nedeniyle TODAİE Teşkilat Kanunu yürürlükte olduğu zaman başvurana hangi işlem tesis edilmesi gerekiyorsa mahkeme kararı sonrasında mahkeme kararının gereği gibi icap edilmesi için aynı işlemin uygulanması gerektiği, bu gerekçelerle mülga TODAİE Teşkilat

Kanunu’nun15 inci maddesi gereğince başvuranın ücretli izin kullanma imkânının bulunduğu değerlendirildiğinden, başvuranın Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde kayıtlı olduğu yüksek lisans programına katılma istemini bağlı olduğu kuruma bildirmesi halinde kurumca eğitim süresince ücretli izin verilmesi yönünde tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

25) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden ve Gönderme

Kararımız üzerine hem başvurana hem de Kurumumuza kısa sürede cevap verdiğinden

“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26) 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci

maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 16/10/2019 tarihli ve 15785 sayılı yazı ile bildirilmiş olup Eskişehir

İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde kayıtlı olduğu yüksek lisans programına katılma istemini bağlı olduğu kuruma bildirmesi halinde kurumca eğitim süresince ücretli izin verilmesi yönünde EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca; EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi