| ÖZET: Başvuran, Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. hakkında mobbing uygulandığı ve iş verilmediği iddialarıyla Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. Başvuranın, engelli raporu olmasına rağmen Huğlu Meslek Yüksekokuluna 1 yıl süreyle görevlendirilmesi, başvuranın önceki davranışları ve müdürle yaşadığı olumsuz olaylar göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmiştir. İncelemeler sonucunda, başvuranın yüksekokul müdürü ile arasında geçen diyalogların, müdürün başvuranı istemediği yönünde bir ibare taşımadığı, aksine başvuranın saygı sınırlarını aşan tutumlar sergilediği tespit edilmiştir. Ayrıca, başvuranın yaşadığı psikolojik sorunların, iddia ettiği mobbing ile doğrudan bağlantılı olmadığı ve idarenin görevlendirme işleminin kamu yararı gözeterek yapıldığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın talebi reddedilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/13766-S.21447
BAŞVURU NO : 2019/11947
KARAR TARİHİ : 31/12/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SELÇUK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
Başvuranın kendisine mobbing uyguladığını iddia ettiği
BAŞVURUNUN KONUSU :
Yüksekokul Müdürü hakkında gerekli işlemlerin yapılması ve görev yerine iadesinin sağlanması talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 02/07/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinden Selçuk Üniversitesi Beyşehir Ali
Akkanat Kampüsüne naklen atanarak Uygulamalı Bilimler Yüksekokulunda engelli memur olarak göreve başladığını, göreve başladığı ilk gün yüksekokul müdürü Prof. Dr.
’in kendisi hakkında icra takibi yapılması sebebiyle böyle bir personel istemediğini dile getirdiğini, maaş tahakkuk işlerine bakan personelin yanına yerleştirildiğini, ancak kendisine iş verilmediğini, ten defalarca görev istediğini ancak adı geçenin kendisine görev verilmemesinin müdürlüğün talimatı olduğunu ifade ettiğini, bunun üzerine yüksekokul müdürü Prof. Dr. ile görüştüğünü, görev verilmeksizin maaş almak istemediğini ifade etmesine rağmen müdürün kendisine “Ye iç yat keyfine bak” dediğini, fakülte sekreteri diğer personellerle ilgili olmasına rağmen kendisini yok saydığını, kendisine psikolojik taciz uyguladığını, bu durum yüzünden depresyon teşhisi konulduğunu ve ilaç tedavisine başladığını, yüksekokul müdürü Selçuk
Üniversitesi Rektörlüğüne şikayet ettiğini, şikayeti ile alakalı olarak Prof. Dr.
görevlendirildiğini, aynı birimde çalışmakta olduğu hizmetli , memur
, memur , memur ve işçi ile yüksekokul sekreteri tanık olarak dinlenmesini talep ettiğini, adı geçenlerin kasıtlı olarak başvurana iş verilmediği ve mobbing yapıldığı yönünde ifade vermesine ve yüksekokul müdürünün görevini kötüye kullanmasına rağmen, i korumak adına soyut iddialar sebebiyle soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı yönünde karar verildiğini, bunun üzerine adı geçen Müdürün, başvuranı odasına çağırarak “beni şikayet etmişsin, amir benim, ister iş veririm ister vermem, öğlenden sonra görevlendirmen Huğu Yüksekokuluna çıkacak, 33 km git de aklın başına gelsin biraz” ifadelerini kullandığını, öğlenden sonra EBYS sistemi üzerinden 1 yıl süreli olarak Huğla Yüksekokuluna görevlendirmesinin yapıldığına ilişkin yazının tarafına ulaştığını, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin
Yönetmeliğin Ek 3’üncü maddesinde yer alan “engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilemez” hükmü uyarınca yer değişikliğinin iptal edilmesini talep ettiğini, ancak engellilik durumunun yer değişikliği işlemi bakımından bir engel teşkil etmediği gerekçesiyle reddedildiğini iddia ederek, keyfi uygulama yapmak suretiyle görevini kötüye kullanarak maiyetindeki personele eşit davranmayan ayrıştıran ve iş öğrenmesini engelleyen Beyşehir Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr.
hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını ve görev yerine iadesinin sağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talebimize istinaden Selçuk
Üniversitesi Rektörlüğü Beyşehir Ali Akkanat Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu
Müdürlüğü tarafından Rektörlüğe gönderilen 05/08/2019 tarih ve E. sayılı cevabi yazı ile Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı tarafından gönderilen 07/08/2019 tarih ve E. sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. Başvuranın 19.06.2019 Çarşamba günü saat 09.45’te ve 20.06.2019 Perşembe günü saat 14.19’da Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. ’in cep telefonuna Whatsap aracılığı ile ağır sinkaflı küfür ve tehdit içeren yazılar yazdığı, bunun üzerine adı geçen müdürün başvuran hakkında Beyşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Selçuk Üniversitesi Rektörlüğüne şikayette bulunduğu, dolayısıyla başvurunun dostane çözüm kapsamında sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı,
2.2. Başvuranın Rektörlüğe vermiş olduğu 29.03.2019 tarihli aynı konulu dilekçesini Konya
Valiliğine ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına da verdiği ve şikayet dilekçelerinin
Üniversiteye intikali neticesinde, Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. ve
Yüksekokul Sekreteri hakkında inceleme başlatıldığı, Kamu Denetçiliği
Kurumu ve Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığından gelen dilekçelerin de aynı incelemeye intikalinin sağlanarak değerlendirilmesi için incelemeciye gönderildiği, incelemeci tarafından
Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. ve Yüksekokul Sekreteri tarafından mobbing, iş verilmemesi, istenmeyen personel gibi davranılması v.s. konularında inceleme yapıldığı ve neticede, “iddialarının büyük bir bölümünün hastalığının psişik unsurları sonucunda soyut nitelikte olduğu”, değerlendirmesi yapılarak adı geçenler hakkında herhangi bir soruşturma açılmasına gerek görülmediği,
2.3. Başvuranın Üniversitenin Beyşehir Ali Akkanat Uygulamalı Bilimler Yüksekokuluna başladığı 21.12.2018 tarihten itibaren Yüksekokul yönetimi ile yaşadığı bazı olumsuz olaylar ve hakkında açılan disiplin soruşturması vb. nedenlerle ve soruşturmacılar tarafından da önerilen birim yeri değişikliğinin değerlendirildiği, başvuran ile Yüksekokul Müdürü Prof. Dr.
arasında geçen olayların daha çok husumete dönüşmesini önlemek amacıyla ikamet ettiği yere en yakın olan 33 km mesafedeki Huğlu Meslek Yüksekokuluna geçici olarak görevlendirilmesinin yapıldığı, bilindiği üzere, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı
Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde, fiziksel ortamda aynı evde yaşayan evli çiftlerde bile yaşanan olumsuzluklar sebebiyle şiddetin önlenmesi amacıyla uzlaşmanın sağlanabilmesi adına hukukun, aile bireylerini belli sürelerle evden uzaklaştırma konulu koruma kararı verebildiği, bu durumdan kıyaslama yapılarak; her iki tarafta oluşabilecek hasımlık durumlarını önlemek için, en yakın uzaklıktaki başka birime geçici görevlendirilmesinin uygun görüldüğü, ayrıca başvuranın psikolojik olarak engelli olduğu, fiziki olarak kendi işlerini yapabilecek kabiliyette bulunduğu, kendi arabası ile istediği yere ulaşım yapabildiği, kendisinin talep ettiği Beyşehir Kampüsü içerisinde diğer birimlerde görevlendirilmiş olsa idi husumetli olduğu Yüksekokul Müdürü ile aynı ortamda karşılaştıkça olayların daha da tehlikeli hale gelebileceği, başvuranın görev yeri değişikliğinin esasen her iki tarafı da korumak amacıyla gerekli lüzum üzerine 2547 sayılı Kanunun 13/b-4 maddesi kapsamında 1 (bir) yıl süreli olarak yapıldığı, olayların biraz daha sukunet bulması halinde görevlendirme işleminin şahsın talebi doğrultusunda değerlendirilebileceği,
2.4. Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. hakkında icra takibi bulunan bir personel istemediği iddiası ile ilgili olarak, başvuranın şikayeti üzerine, 03.05.2019 tarihinde adı geçen müdür tarafından Beyşehir Kaymakamlığı Hukuk İşleri Şefiğine verilen ifade yazısında özetle, 21 Aralık 2018 tarihinde Yüksekokulda göreve başlayan sabah saatlerinde, Yüksekokul Sekreteri kendisi ile tanıştırdığını, akabinde başvuranın ev eşyasını Tekirdağ ‘dan biran evvel Beyşehir ’e getirmek istediğini ancak bunun mümkün olamayacağını ifade ettiğini, zira parası olmadığını, ailesinden ve yakınlarından da alamayacağını, ayrıca maaşındaki hacizler nedeniyle bankaların da kendisine kredi vermeyeceğini belirttiğini, sonrasında EBYS’yi açınca memur yüksekokulda işe başlama yazısının işlendiği resmi yazıda, başvuranın maaşında haciz olduğunu belirten 5 ayrı İcra Mahkemesinden icra dosyası numaralarının yazdığını gördüğünü, söz konusu yeni memurun, saat 10.00-10.30 sularında tahakkuk memuru ile makam odasına girdiklerini, getirilen kağıtları imzaladığını, akabinde bakarak sert bir tonla söz konusu icra takiplerini sorduğunu, başvuranın ise memur olmadan önce Konya, Ankara, Hatay, İstanbul ve Tekirdağ illerinde 13 adet öğrenci kantini işlettiğini, memur olduğu zaman sözleşmeleri feshedince kantin borçlarını ödeyemediğinden icraya verildiğini ifade ettiğini, kendisinin de “arslanım yaşın kaç da 13 kantin çalıştırdın, niçin böyle işlere kalkıştın, gözlerim üzerinde olacak, yarın başkaları da memurun şöyle şöyle problemleri var diye bana gelirse ben bu tür şeyleri kaldıramam, ya sen gidersin buradan ya da ben” şeklinde söylemde bulunduğu,
2.5. Yüksekokul Sekreteri Vekili başvurana görev verilmemesinin müdürlüğün talimatı olduğu söyleminin doğru olduğu, Yüksekokul Sekreterinin farklı iki zamanda başvuranın görev istediğini, hangi görevin verileceğini sorduğunu Müdür
Prof. Dr. ilettiği, ancak başvuranın hakkındaki icralar ile ilgili olarak Yüksekokul Müdürü ile arasında geçen konuşmayı müteakiben, adı geçen müdürün makamında yönetim kurulu toplantısı yapılmakta iken başvuranın izinsiz bir şekilde odaya girerek makama yakışmayan hal ve hareketler sergileyerek, saygı sınırını aşan bir tavırla Prof. Dr. ’ e hitaben “deminki konuşmanız moralimi bozdu, çalışma şevkim kalmadı, isterseniz beni 13/b ile başka birime göndertin” ifadelerini kullanması, odadan çıktıktan sonra memurlardan birine “Beni
Tekirdağ’dan buraya alan Rektör bu Müdürün ayağını kaydırmasını da bilirim, biz ne müdürler harcadık, bunu buradan attıracağım” şeklinde ifadeler kullanmasına rağmen, 4 Ocak 2019 tarihinde, ileride iş olması halinde başvurana da iş verileceğinin bizatihi adı geçen müdür tarafından başvurana iletildiği, kaldı ki
Yüksekokulun fazla öğrenci ve personeli olmayan ve dört katlı Turizm fakültesinin sadece 4. katını kullanan yeni bir okul olması hasebiyle iş yükünün az olması gerekçesiyle ilgili memura görev verilmediği, bir başka deyişle ilgili memura verilecek bir iş/vazife/görev bulunmadığı,
2.6. Memur Üniversitenin Huğlu Meslek Yüksekokuluna (MYO) 1 yıl süre ile 2547 sayılı Kanunun l3/b-4 maddesince görevlendirilmesini müteakiben
13.06.219 Cuma günü öğleye doğru Yüksekokul Müdürünün makamına girerek Müdür
Prof. Dr. e “Huğlu Meslek Yüksekokulu’na niçin gidiyorum, siz mi gönderiyorsunuz hocam?” diye sakin bir şekilde sorduğu, Müdür Prof. Dr.
’ in ise sakin ve şefkati bir şekilde “Hayır Ramazan Bayramında
Beyşehir’de yaptığınız trafik kazası sonucunda karşı tarafın otomobilini kaportacıdan alarak balta ile hasar verdiğiniz için mahkemelik olmuşsunuz, ilgili yazılar Emniyet tarafından Rektörlüğümüze gönderilince Rektör Bey hocamız önceki problemlerinizle birlikte bardağı taşırdığınızdan sanırım kızarak sizi 1 yıllığına Huğlu MYO’ya görevlendirdi. Huğlu MYO’ya görevlendirmenizi de ben dün ikindiye doğru EBYS’de okudum. Huğlu uzak bir yer değil, biraz git gel de orada problem çıkarmazsan hocamız unutur ve geri alabilir” söyleminde bulunduğu,
2.7. Tekirdağ’dan ev eşyasını taşıyan kamyoncu ile yüksekokul binasında yaşadığı yumruklu arbede sebebiyle yargı organlarında dava açıldığı, Haziran ayı başında yaralamalı trafik kazası sonrasında trafik raporuna göre %75 kendisi kusurlu olduğu halde, karşı tarafın otomobilini oto kaporta tamirhanesinden kaçırarak kaportanın sağlam kısımlarına da balta ve keser ile zarar vermesi olayının da yargıya taşındığı, Huğlu MYO’ya görevlendirildikten sonra 19 ve 20 Haziran 2019 tarihlerinde Müdür
Prof. Dr. nin cep telefonuna WhatsApp aracılığıyla ağır sinkaflı küfür ve tehdit mesajları yazması ardından, Prof. Dr. hakkında 6284 sayılı kanuna göre koruma kararı verildiği,
2.8. ile ilgili bugüne kadar Üniversitede yapılmış inceleme, soruşturma v.s. bilgi ve belgelerin ekte sunulduğu,
2.9. Başvuranın, Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığına iki kez suç duyurusunda bulunduğu, Savcılık tarafından verilen görevsizlik kararı üzerine inceleme yapıldığı, ikinci başvurusunun ise Üniversiteye henüz gelmiş (kayıt tarihi 05.08.2019) olması sebebiyle herhangi bir işlem başlatılmadığı,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun, “Davranış ve işbirliği” başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar.”
6. 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik
Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir.
7. 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun, “Rektör” başlıklı 13/b maddesinin dördüncü fıkrasında, “(4) Gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler vermek,”
hükümleri düzenlenmiş bulunmaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran kendisine iş vermediğini, dışladığını ve mobbing uyguladığını ve bu uygulamalar nedeni ile depresyon tedavisi görmeye başlamasına sebep olduğunu iddia ettiği Yüksekokulu
Müdürü Prof. Dr. hakkında şikayette bulunduğunu, adı geçen yüksekokul müdürünün ise müteakiben engelli raporuna rağmen 1 yıl süreli olarak Huğla Meslek
Yüksekokuluna görevlendirmesini yaptırdığını iddia ederek, Beyşehir Uygulamalı Bilimler
Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını ve görev yerine iadesinin sağlanmasını talep etmektedir.
10. Üniversite tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın obsesif kompulsif bozukluk ve depresif epizod teşhisi ile %58 oranında 07/01/2016 tarihli ve numaralı engelli sağlık kurulu raporuna sahip olduğu, engelli kamu personeli olarak Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinde göreve başladığı, akabinde naklen Selçuk
Üniversitesine atandığı, 21/12/2018 tarihinde Beyşehir Ali Akkanat Uygulamalı Bilimler
Yüksekokulunda görevine başladığı, aynı gün yüksekokul müdürünün maaşındaki hacizler sebebiyle kendisine uyarıda bulunduğu, bunun üzerine yine aynı gün kendisinin yüksekokulu müdürünün makamında yönetim kurulu toplantısı yapılmakta iken izinsiz olarak makam odasına girdiği, tanık ifadeleri ile sabit olduğu üzere saygı sınırlarını aşan şekilde tutum ve davranış sergilediği, odadan çıktıktan sonra ise yine yüksekokul müdürü hakkında saygı sınırını aşacak şekilde sözler sarf ettiği ve ayrıca müdürü Rektöre şikayet edeceğini ifade ettiği, 16/01/2019 tarihinde başvuranın Tekirdağ ilinden Beyşehir ilçesine taşınması esnasında eşyalarını taşıyan nakliyecinin başvuranın çalıştığı meslek yüksekokuluna nakliye ücretinin ödenmediği gerekçesiyle gelerek başvuranın amiriyle görüşmek istediği, yüksekokulda başvuran ile nakliyeci arasında yumruklu arbede yaşandığı ve olayın yargı organlarına taşındığı, söz konusu olay hakkında tutanak tutularak Rektörlük makamına iletildiği, 17/01/2019 tarihinde başvuranın Yüksekokul müdürünün kendisine mobbing uyguladığı iddiası ile Rektörlüğe şikayette bulunduğu ve aynı dilekçede Beyşehir Kampüsü içerisinde diğer birimlerde görevlendirilmeyi talep ettiği, söz konusu olay ile ilgili olarak başvuran hakkında soruşturma başlatıldığı, 15/03/2019 tarihli soruşturma raporunda herhangi bir disiplin cezası teklif edilmediği ancak yer değişikliği önerisi sunulduğu, 5.6.2019 tarihinde yaşadığı trafik kazası kapsamında Beyşehir’de karşı otomobilin tamir edildiği kaportacıya gidip dükkan sahibinin olmadığı bir anda çıraktan otomobilin anahtarını alarak otomobili kaçırarak uzak bir alanda balta ve keserle kaportanın diğer sağlam kısımlarını parçaladığı, bu durumun İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından 10/06/2019 tarihinde Üniversiteye bildirildiği, 13/06/2019 tarihinde Huğlu Meslek Yüksekokuluna görevlendirildiği, görevlendirilmeyi müteakip yüksekokul müdürünün cep telefonuna sinkaflı ifadeler içeren yazılar yazdığı, müdürün söz konusu yazılar sebebiyle 21/06/2019 tarihinde İlçe
Emniyet Müdürlüğüne şikayette bulunduğu, müdür hakkında 3 ay süre ile çağrı üzerine koruyucu tedbir alındığı, Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/06/2019 tarihli ve
K. sayılı kararı ile İlçe Emniyet Müdürlüğünün koruma tedbirlerinin 6284 sayılı Kanun uyarınca onaylandığı anlaşılmaktadır.
11. Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden yoksun bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiştir. [Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu İşyerinde Psikolojik
Taciz (Mobbing) ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (Nisan 2011)]
12. Somut olayda ise, başvuranın 21/12/2018 tarihinde adı geçen yüksekokulda göreve başladığı, yüksekokul müdürü ile başvuran arasında geçen konuşmada, müdürün başvuranı yüksekokulda istemediği yönünde bir ibarenin bulunmadığı, müdürün sert bir ses tonu ile memuruna uyarı niteliğinde telkinde bulunduğunun anlaşıldığı, başvuranın yüksekokul müdürü ile tanışmasını müteakiben öğlen saatlerinde yüksekokul müdürünün makam odasına izinsiz girmesine ve adı geçen müdüre saygı sınırını aşan sert ifadeler kullanmasına rağmen başvuranın müdür tarafından telkin edildiği, hatta 4 Ocak 2019 tarihinde yüksekokul müdürünün küçük bir okul olmaları hasebiyle iş yükünün fazla olmadığı ancak, ileride işlerin artması durumunda başvurana da iş verileceğinin başvurana bizatihi izah edildiği, başvuranın işe başladığı 21/12/2018 tarihinden 17/01/2019 tarihine kadar adı geçen müdürün kendisine iş vermediği hususunda herhangi bir şikayet başvurusunda bulunduğuna ilişkin dosya içeriğinde bilgi ve belge bulunmadığı, 16/01/2019 tarihinde başvuranın evini taşıyan nakliyecinin ücretinin ödenmediği gerekçesiyle okul yetkilileri ile yaptığı görüşmeyi müteakiben başvuran ile nakliyeci arasında yaşanan yumruklu kavganın tutanağa bağlanması ve Rektörlüğe bildirilmesini müteakiben 17/01/2019 tarihinde başvuranın adı geçen müdür hakkında çeşitli kurumlara şikayet başvurusunda bulunduğu, Yüksekokul
Müdürü Prof. Dr. ve Yüksekokul Sekreteri hakkında inceleme başlatıldığı, ancak inceleme sonucunda herhangi bir soruşturma açılmasına gerek görülmediği yönünde değerlendirmede bulunulduğu, başvuranın engelli sağlık kurulu raporunda da belirtildiği üzere depresyon hastalığının yineleyici nitelikte olduğu, Yüksekokulun fazla öğrencisi ve personeli olmayan ve dört katlı Turizm fakültesinin sadece 4. katını kullanan yeni bir okul olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda başvurana iş verilmemesi durumunun kötü muamele şeklinde bir davranış teşkil etmediği, ilerleyen süreçte işlerin artması halinde kendisine iş verileceği taahhüdünün ise bizatihi okul müdürü tarafından yapılmış olmasının ise, bu durumun sürekli nitelik taşımadığına ve kasıt unsuru içermediğine işaret ettiği tespit edildiğinden, başvuranın mobbing iddiasının soyut ifadelerden öteye varamadığı değerlendirilmektedir.
13. 2547 sayılı Kanunun 13/b madde metninden de anlaşılacağı üzere, rektöre gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek hususunda takdir yetkisi tanındığı görülmektedir.
14. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil
Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)
15. Bu itibarla, İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idarenin takdir yetkisi, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. Bir başka deyişle, idareye yasalarla tanınan takdir yetkisinin mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu da belirtmek gerekmektedir.
(Danıştay 2. Dairesinin, 17/09/2015 tarihli E. 2015/2662, K. 2015/7471 sayılı kararı).
16. Somut olayda, başvuranın Rektörlüğe sunduğu 17/01/2019 tarihli Yüksekokul müdürünün kendisine mobbing uyguladığı iddiasını konu edinen dilekçesinde Beyşehir Kampüsü içerisinde diğer birimlerde görevlendirilmeyi talep ettiği, yüksekokula gelen nakliyeci ile başvuran arasında meydana gelen kavgaya ilişkin olarak başvuran hakkında başlatılan soruşturma neticesinde disiplin cezası vermeye gerek görülmediği, ancak birim yeri değişikliği önerildiği, söz konusu yer değişikliğinde Rektörlük makamının, başvuranın yeni görev yerinin başvuranın ikamet adresine en yakın yer olması konusunda gerekli hassasiyeti gösterdiği, söz konusu geçici görevlendirmenin her iki taraf arasında ortaya çıkabilecek hasımlık duygusunu önlemek amacı taşıdığı, başvuranın ilgili idarece görev yerinin değiştirilmesi işleminin bir yıllık süreyi kapsadığı, ilgili idarece olayların durulması halinde başvuranın talebinin yeniden değerlendirilebileceğinin ifade edilmiş olması hususları dikkate alınarak ilgili idarece tesis edilen görev yeri değişikliği işleminin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda tesis edildiği görülmektedir.
17. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri ve yargı içtihatları uyarınca, başvuranın kendisine iş verilmemek suretiyle mobbing uygulandığı iddiasının soyut bir iddiadan öteye varamadığından ilgili idarenin yüksekokul müdürü hakkında soruşturma açılmasına gerek görülmediği yönünde tesis edilen işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir husus bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Görev yerinin değiştirilmesi işleminin ise kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınarak tesis edildiği, ayrıca söz konusu işlemin anılan kriterler dikkate alınmaksızın tesis edildiğine ilişkin herhangi bir somut bilgi ve belgenin de dosya içeriğinde bulunmadığı hususları birlikte göz önünde bulundurularak, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
Somut olayda, başvuranın Huğlu Meslek Yüksekokuluna görevlendirilmesinin, başvuran ve şikayet edilen müdür arasında vuku bulan olayların husumete dönüşmesini engellemek adına ilgili idarece uygulanan bir tedbir niteliğinde olduğu tespit edilmiş olup, söz konusu tedbirin uygulanmasına devam edilmesinin her iki taraf açısından da olumlu sonuçlar doğuracağı değerlendirilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Konya İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın, BAŞVURANA ve SELÇUK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi