| ÖZET: Başvuran, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilmesine rağmen, 2018 yılına ait mali hakları ve yıllık izninin verilmediğini iddia ederek, yasal faiziyle birlikte tüm haklarının ödenmesini talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, 7075 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, başvuranın kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden süredeki mali ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu düzenleme, başvuranın ihraç kararının geriye etkili olarak geçersiz sayılması ve görevden ayrılmadığı kabul edilmesi esasına dayanmaktadır. Dolayısıyla, başvuranın mali haklarının ödenmesi ve yıllık izninin kullandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/5477-S.20.8704
BAŞVURU NO : 2019/17642
KARAR TARİHİ : 06/04/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Mali ve sosyal haklar ile 2018 yılına ait yıllık iznin kullandırılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 07/10/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Erciyes Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığında … olarak görev yaptığını, yönetim kurulu tarafından 04/08/2016 tarihinde alınan karar ile kamu görevinden çıkarma cezası aldığını, 677 sayılı KHK ile de ihraç edildiğini, Olağanüstü Hal (OHAL)
İşlemleri İnceleme Komisyonunca verilen karar ile görevine yeniden başladığını, akabinde
2018 yılına ait yıllık izni ile mali haklarının tarafına verilmesini talep ettiğini, ancak idare
tarafından herhangi bir cevap verilmediğini belirterek göreve başlamasından ödemenin yapılacağı ana kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm mali ve sosyal hakları ile 2018 yılına ait yıllık izin hakkının tarafına verilmesini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen 14/11/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazıda özetle, ilgilinin 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili maddesi gereğince görevinden çıkarıldığı; OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile de görevine iade edilerek 24/07/2019 tarihinde göreve başladığı; mali haklarının ödenmesi hususu ile ilgili yapılacak maaş ödemelerinde asgari geçim indiriminin her ay için ayrı ayrı mı yoksa sadece ödemenin yapıldığı ay için mi uygulanacağı ve özel sektörde elde edilen gelirlerin mahsup edilip edilmeyeceği hususunda tereddüde düşüldüğü; Yükseköğrenim Kurulundan bu husus ile ilgili görüş sorulduğu; gelecek görüş doğrultusunda işlem tesis edileceği bildirilmiştir.
3. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından gönderilen … sayılı cevabi yazıda ise, başvuruyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığına görüş sorulduğu ve gelecek cevaba göre işlem yapılacağı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
4. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler” hükmü bulunmaktadır.
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir” düzenlemesi yer almaktadır.
6. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergiyi doğuran olay” başlıklı 19 uncu maddesinde, “Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder” hükmü yer almaktadır.
6.1. Anılan Kanunun “Tarh” başlıklı 20 nci maddesinde ise, “Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tesbit eden idari muameledir” düzenlemesi yer almaktadır.
7. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Mevzuu” başlıklı 1 inci maddesinde, “Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır” hükmü bulunmaktadır.
7.1. Bahse konu Kanunun “Asgari geçim indirimi” başlıklı 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “…Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır…” hükmü yer almaktadır.
7.2. Aynı Kanunun “Vergi tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise, “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar” düzenlemesi bulunmaktadır.
8. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Yıllık izinlerin kullanılışı” başlıklı 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izliyen iki yılın izni bir arada verilebilir. Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer” düzenlemesine yer verilmektedir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
9. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrası, “…İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir” hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kısmen kabul-kısmen reddi yönünde hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Başvuran, kamu görevinden ihraç edildiğini, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca verilen karar ile de görevine yeniden başladığını, akabinde 2018 yılına ait yıllık izni ile mali haklarının tarafına verilmesini talep ettiğini, ancak idare tarafından herhangi bir cevap verilmediğini belirterek göreve başlamasından ödemenin yapılacağı ana kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm mali ve sosyal hakları ile 2018 yılına ait yıllık izin hakkının tarafına verilmesini talep etmiştir.
Kamu görevinden ihraç edilen başvuranın göreve iade edilmesinin OHAL İşlemleri İnceleme
Komisyonu kararıyla gerçekleşmesi, bahse konu kararın uygulanmasına ilişkin 7075 sayılı
Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasını başvurunun incelenmesinde önemli hale getirmektedir. Söz konusu hükme göre, kamu görevinden çıkarılıp başvurusu Komisyonca kabul edilenlere ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu kararla tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılmakta ve bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenmektedir. Yani Komisyon kararıyla kamu görevine dönen kişiler bakımından, ihraçları sonucunu doğuran KHK hükümlerinin kendileri açısından baştan itibaren hiç tesis edilmediği kabul edilmekte ve görevden uzak kalınan sürelere yönelik mali ve sosyal hakların ise ilgilisine ödenmesi gerekliliği vurgulanmaktadır.
7075 sayılı Kanunun anılan düzenlemesinin başvuruyu ilgilendiren en önemli yönü, yukarıda
izah edildiği gibi Komisyon kararının geçmişe yönelik suretteki etkisidir. Zira Komisyon kararıyla birlikte, başvuranın görevden ihracı sonucunu doğuran KHK hükümleri tesis edildiği andan itibaren etkisini kaybederek başvuranın görevden ayrı kaldığı sürede aslında vazifesini sürdürdüğü kabulü gündeme gelmektedir. Bu durum ise, başvuruya konu taleplerin karşılanmasında tereddüte düşen ve net tutum alamayan idareyi yakından ilgilendirmektedir.
Özellikle asgari geçim indiriminin her ay için ayrı ayrı mı yoksa sadece ödemenin yapıldığı ay için mi uygulanacağı hususu, Komisyon kararının hukuki niteliğiyle doğrudan irtibatlı konumdadır.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Asgari geçim indirimi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, belli bir yöntemle bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesiyle uygulanmakta ve bu işlem, vergi tarhı sırasında gerçekleştirilmektedir. Komisyon kararının geçmişe dönük etkisi dikkate alındığında, başvuranın hiç görevden ayrılmadığı ve kamu görevinden kaynaklı mali haklarını aydan aya aldığı tespit edilebilecektir. Yani 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu bağlamında vergiyi doğuran olay, her bir ay için vuku bulmakta, bu durum tarhiyatı gerektirmekte ve ilgili idare tarafından asgari geçim indiriminin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla ilgili idarenin asgari geçim indirimini toplu ödemenin yapıldığı anda değil, ihraç sürecinde başvuran bakımından gelirin doğduğu her ay için ayrı ayrı uygulaması gerekmektedir.
Bununla birlikte, idarenin tereddüte düştüğü bir diğer konu da ihraç süresi boyunca özel sektörde elde edilen gelirin mahsubuna ilişkindir. Bu kapsamda, başvuranın özel sektörde elde ettiği gelirlerin, göreve dönmesi sonrasında kendisine ödenecek tutardan mahsup edileceği açıktır. Nitekim Danıştay 12. Dairesinin 27/12/2013 tarihli ve 2012/3100 E., 2013/12993 K.
sayılı kararında, “Hukuka aykırılığı yargı kararıyla sabit olan işlem nedeniyle davacının, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının tazmini gerekmekte ise de, söz konusu zarar hesaplanırken açıkta geçen sürede davacının çalışarak gelir elde etmesi durumunda, bu miktarın davacıya ödenecek tazminat miktarından düşülmesi gerekeceğinden, Mahkemece davacının açıkta geçen sürelerde çalışarak gelir elde edip etmediğinin; taraflardan, Gelir
İdaresi Başkanlığından ve Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından sorulması ve gelir elde ettiğinin saptanması halinde elde ettiği bu miktarın açıkta kaldığı süreye ilişkin ödenmesi gereken maaş ve parasal haklara ilişkin tazminat miktarından düşülmesi gerekmektedir” ifadelerine yer verilmiş olup idare de yapılacak mali ödemelerde özel sektörde kazanılan parasal tutarın mahsup edileceğini başvurana gönderilen 23/01/2020 tarihli belgede belirtmiştir.
Başvuruya konu edilen 2018 yılına ait yıllık izinlerin kullandırılması hususunu ise, Komisyon kararının hukuki niteliğiyle birlikte ele almak gerekmektedir. Yukarıda izah edildiği üzere başvuran hakkında tesis edilen görevden ihraç kararının ilk andan itibaren tüm hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kalkması, başvuranın görevinden uzak kaldığı süre boyunca görevinin başındaymış gibi değerlendirilmesini beraberinde getirmektedir. Bu yönüyle başvuranın bir kamu görevlisi olarak izin kullanabilmesi mümkün görülmektedir. Ancak 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun “Yıllık izinlerin kullanılışı” başlıklı 103 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer” düzenlemesi kapsamında, başvuranın göreve başladığı yıl ve önceki yıl hariç diğer yıllara ilişkin yıllık izinlerini talep edemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu gerekçeyle, 2019 yılında göreve yeniden başlayan başvuranın, bir yıl önceki, 2018 yılına ait iznini kullanması gerektiği değerlendirilmiştir.
Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, emsal yargı kararı ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mevzuattan kaynaklı diğer şartların karşılanması kaydıyla başvuranın mali ve sosyal haklarının (talepte belirtilen yasal faiziyle birlikte)
ödenmesi ve 2018 yılına ait yıllık iznin kullandırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup bu çerçevede
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın 25/07/2019 ve 04/10/2019 tarihli dilekçelerine 16/10/2019 tarihli yazıyla, tarihli CİMER başvurusuna ise 23/10/2019 tarihli yazıyla cevap verildiği; bu bakımdan, idarenin “kararların gerekçeli olması”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir. Ancak ilgili idarenin söz konusu cevabi yazılarında işleme karşı hangi mercie hangi sürede başvurulabileceğini göstermemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararı üzerine otuz
gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup buna göre ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Kayseri İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Mevzuattan kaynaklı diğer şartların karşılanması kaydıyla başvuranın mali ve sosyal haklarının (talepte belirtilen yasal faiziyle birlikte) ödenmesi ve 2018 yılına ait yıllık iznin kullandırılması yönünde ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.