ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından alınan karar, başvuranın kamu görevinden ihraç edildiği dönemdeki bölge tazminatı ve faizinin ödenmesi talebine ilişkindir. Başvuran, 29 Ekim 2016 tarihinde KHK ile ihraç edilmiş, 27 Haziran 2019 tarihinde OHAL Komisyonu kararı ile göreve iade edilmiştir. İdare, başvuranın ihraç olduğu döneme ait mali haklarının ödenmesini reddetmiştir. Ancak, ilgili mevzuat ve yargı kararları doğrultusunda, kamu görevinden çıkarılan ve sonrasında iade edilen kişilere, görevden çıkarıldıkları tarihten itibaren mali ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Kamu Denetçisi, başvuranın talebinin kabulü yönünde bir tavsiye kararı vermiştir. Bu karar, Anayasa’nın 125. maddesi gereğince idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin etme yükümlülüğüne dayanmaktadır. Ayrıca, başvuranın mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, aksi halde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun ortaya çıkacağı ifade edilmiştir. İdareye, bu doğrultuda yeni bir işlem tesis etmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/121-S.182

BAŞVURU NO : 2019/18199

KARAR TARİHİ : 03/01/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

Bölge tazminatı ve faizinin ödenmesi hakkında

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 17/10/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran özetle; “05/08/2014 tarihinde sicil numarası ile SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve

Araştırma Hastanesi Diyaliz Teknikeri olarak göreve başladım. 29 Ekim 2016 tarihinde KHK ile meslekten ihraç edildim. 27/06/2019 tarihinde OHAL Komisyonu kararı ile mesleğime iade edildim.18/07/2019 tarihinde göreve başladım… Ödenmeyen mali haklarımla alakalı ihraç olduğum tarihler arasındaki (29/10/2016-18/07/2019) asgari geçim indirimi (AGİ) ,bölge tazminatı, faiz ödemesi ve promosyon ücreti fiili çalışmadan sayılıp, hesaplanıp tarafıma ödemenin yapılmasını arz ve talep ederim” şeklinde başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Başvuruya konu taleple ilgili olarak Sağlık Bakanlığının 20.11.2019 tarih ve – –

sayılı yazı ve eklerinde özetle; başvuranın SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde diyaliz teknikeri olarak görev yaparken 29.10.2016 tarihinde KHK ile meslekten ihraç edildiği, 27.06.2019 tarihinde OHAL Komisyonu kararı ile mesleğine iade edildiği, 18.07.2019 tarihinde göreve başladığı, ödenen tazminatın yasal dayanağının Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin

Bakanlar Kurulu Kararının 7 nci maddesi olduğu, Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının

09.10.2019 tarih ve sayılı görüş yazısı gereğince bölge tazminatının ödenmediği bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının ilgili hükümleri:

3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi:

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

3.2) Yargı yolu başlıklı 125 nci maddesinin son fıkrası: İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan

zararı ödemekle yükümlüdür.”

3.3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Genel İlkeler başlıklı 128

inci maddesi: “(…) Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri,

hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle:

7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı

“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin; “Komisyonun oluşumu” başlıklı 1’inci maddesi; “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.”

5.1) “Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “ Komisyon, olağanüstü hal kapsamında

doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir. a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi, b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c) Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. …”

5.2) “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkralarında; “(1)

“Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır. Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel

Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.”

6) 17/4/2006 tarih ve 2006/10344 Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin

Kararın Bölgelere göre verilecek ek özel hizmet tazminatı başlıklı 7 nci maddesi: (1) Teknik ve sağlık hizmetleri sınıflarına dahil kadrolarda bulunan ve ekli IV sayılı Cetvelde gösterilen yerleşim birimlerine sürekli görevle atananlara, bu yerlerde fiilen çalıştıkları sürece, ekli II sayılı Cetvelin (E) ve (F) bölümlerinde bölgeler itibarıyla belirlenen özel hizmet tazminatı oranları ek olarak ödenir ve bu ek tazminatın ödenmesinde aşağıdaki esaslar uygulanır.

a) Fiilen bölgede çalışılan süre, göreve başlama ile görevden ayrılma tarihleri arasında geçen süre olup, bu süreye; 1) Mehil müddeti,

2) Hizmet içi eğitim, seminer, kurs ve geçici görevle bölge dışında 10 günden fazla bir süre ile

görevlendirme hallerinde, bu sürelerin tamamı; 10 gün ve daha kısa süreli görevlendirmelerin toplamının bir yılda 30 günü aşması halinde ise aşan kısmı,

3) Hastalık izni, istirahat ve hava değişimi süreleri (görevin yapılması sırasında veya görevden dolayı

olduğunun amirlerince onaylanması şartıyla hastalanan, yaralanan, kazaya uğrayan ve sakatlananların tedavi ve hastalık izni süreleri hariç),

4) Mazeret izinleri,

5) Yurt dışı geçici görevlendirme süreleri,

6) Görevden uzaklaştırılma, gözaltına alınma, açığa alınma ve tutuklanma süreleri, Türk Silahlı

Kuvvetlerinde görevli personele disiplin amirlerince veya disiplin mahkemelerince verilen oda hapsi süreleri (Bunlar hakkındaki kamu davasının düşmesi, ortadan kaldırılması, yargılamanın men’ine veya beraatine karar verilmesi hallerinde geriye dönük olarak bu süreler için ödeme yapılmaz), dahil değildir.

b) Ek özel hizmet tazminatı esas olarak, personelin asli görev yerine göre tespit edilir. Ancak kesintisiz

15 günden, kesintili olarak da bir yılda 3 aydan fazla bir süre ile bölge içinde fakat memuriyet mahalli

dışında görevlendirilenlerin, geçici görev sürelerinin söz konusu süreleri aşan kısmına, geçici görev mahalli için öngörülen oranlar üzerinden ödeme yapılır. 3 güne kadar olan geçici görevler, bu bentte belirtilen sürelerin hesabında dikkate alınmaz.

c) Sağlık Hizmetleri Sınıfı personeli için “köy ve diğer yerleşim birimleri”nde ödenecek ek özel hizmet tazminatı hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır.

ç) Asli görev yerleri IV sayılı Cetvel kapsamı dışında bulunanlardan, bu Cetvel kapsamındaki yerleşim birimlerine vekaleten atananlara veya geçici olarak görevlendirilenlere, bu görevlerinden dolayı anılan

Cetvelde yer alan bölgeler için öngörülen ek özel hizmet tazminatı ödenmez.”

Hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ:

Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın bölge tazminatına ilişkin talebinin kabulü yönündeki tavsiye önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7) Başvuran özetle; kamu görevinden ihraç edildiği döneme ilişkin bölge tazminatı ve faizinin tarafına

ödenmesi talebiyle Kurumumuza başvuru yapmıştır. Başvuranın diğer talepleri hakkında ayırma kararı verilip ilgili birime gönderilmiştir.

8) Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve

kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı / iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

9) Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce

çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

10) Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685

sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur

” hükmü ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur. Ancak 685 sayılı Olağanüstü

Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL

Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

11) Somut olayda da, SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyaliz Teknikeri olarak görev

yapmakta iken 29.10.2016 tarihinde Kanun Hükmünde Kararname ile başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı, daha sonra OHAL İnceleme Komisyonunun 27/06/2019 tarih ve 2019/28984 sayılı kararı ile göreve iade edildiği, başvuranın ihraç edildiği tarih ile iade edildiği tarih arasında kalan süreye ilişkin mahrum kaldığı bölge tazminatının yasal faiziyle tarafına ödenmesi talebinin İdare tarafından reddedildiği anlaşılmıştır.

12) Bu çerçevede ilgili mevzuat ve İdarenin açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde, İdarece

başvuranın görevden uzaklaştırıldığı ve ihraç sonrası göreve iade edildiği dönemlere ait ödenmeyen aylık maaş tutarlarını başvurana ödendiği ancak görev yapmadığı dönemlere ilişkin bölge tazminatının ödenmediği bildirilmiştir.

13) Bilindiği gibi Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı

işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiş, alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzenini korumak amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli

Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmışlardır.

14) Diğer yandan alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel

olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL

KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

15) Her ne kadar göreve iade edilen kamu görevlilerine iade KHK’larında geriye dönük mali hakların

ödenmesi yönünde faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve / sayılı kararında “…Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlan dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranlan karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yaran ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır” yönünde değerlendirme yapılmıştır.

16) Benzer nitelikli bir yargı kararında; “Ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para, çeşitli ticari,

sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu yaratması yanında, enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranına bağlı olarak yitirmesine neden olur. Hukuk sistemlerinde paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu bu zarar, “faiz” adı altında yapılan ek ödemelerle karşılanmaktadır. Faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması kural olarak gerekmez. Bu veriler ışığında; asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının, 697 sayılı KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” tespitlerine yer verilmiştir. (Zonguldak İdare Mhk.

22.11.2018 tarih ve 2018/360 e. 2018/1013 k.-Ankara BİM 7.İdari Dava Dairesi 08.11.2019 tarih ve 2019/506 e. 2019/921 k.)

17) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi kapsamında 2019 yılında Devlet

Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı 22 Mart 2019 tarihli ve

30722 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Söz konusu Karar’da 17/4/2006 tarihli ve 2006/10344

sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve

Tazminatlara İlişkin Karar” ve eki cetvellerin 2019 yılında da uygulanmaya devam edilmesi

Cumhurbaşkanlığınca uygun görülmüştür.

18) Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; idarenin

tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, fiilen görev yapamadığı dönemlere ilişkin olarak ödenmesi gereken bölge tazminatı gibi mali ve sosyal hakların faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, bunun aksi yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20) 04/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci

fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜ ile, başvurana kamu görevinden çıkarıldığı dönemlere ilişkin mahrum kaldığı bölge tazminatı gibi mali ve sosyal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde yeni bir işlem tesisi için Sağlık Bakanlığına TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrasına uygun olarak

Sağlık Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, Başvurana ve Sağlık Bakanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi