ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın kamu görevinden ihraç edilip daha sonra göreve iade edilmesi sürecinde yaşanan gelir vergisi hesaplamalarındaki hataları incelemiştir. Başvuran, göreve döndükten sonra yapılan ödemelerin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait gelir vergisi dilimlerine göre ve kademe ilerlemesi dikkate alınarak yeniden hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Kurum, yapılan inceleme sonucunda, başvuranın görevden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından itibaren mali haklarının ödenmesi gerektiğine ve bu süreçte yapılan vergilendirmelerin her bir dönem için ayrı ayrı yapılması gerektiğine karar vermiştir. Ayrıca, önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutarların başvurana iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durum, idarenin hukuka uygun hareket etmesi ve başvuranın haklarını koruması açısından önem arz etmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/62983-S.20.68137

BAŞVURU NO : 2020/30

KARAR TARİHİ : 29/06/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

OHAL Komisyonu Kararı ile görevine iade edilen

BAŞVURUNUN KONUSU :

başvuranın maaşına esas gelir vergisi matrahının ve vergisi diliminin hatalı hesaplandığı iddiası ile maaşına esas kademe/derecenin hatalı hesaplandığı iddiasına ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 02/01/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran 01/09/2016 tarihli ve 672 sayılı KHK ile ihraç edilip OHAL Komisyonu kararı ile

27/12/2018 tarihinde Ordu İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde göreve başladığını, 05/01/2019 tarihinde Ordu/Altınordu Bayadı Ortaokulu’na atandığını, göreve iadesinden sonra ilgili yasa gereği geriye dönük olarak tüm mali ve özlük haklarının iadesi gerektiğini, ancak 24/01/2019 tarihinde geriye dönük olarak 15/09/2016-26/12/2018 tarihleri arasındaki maaşlarının eksik hesaplandığını, “Geçen Aylar Vergi Matrahı”nın her yılın Ocak ayında sıfırlanması gerekirken yeni yıla geçişlerde sıfırlanmadığını, aksine geçmiş yıla ait vergi matrahı toplamı aynı kalıp yeni yılın vergi matrahı üstüne eklenmek suretiyle hesaplama hatası yapıldığını, “Geçen Aylar

Vergi Matrahı” takvim yılı sonunda sıfırlanmadığı için “Gelir Vergisi” de katlanarak artmaya devam ettiğini, bu sebeple birbirine bağlantılı olarak yapılan hesaplama hataları ortaya çıktığını,

2019 takvim yılı başında maaş ve ek derslerine ait gelir vergisi dilimi %15 olması gerekirken

yapılan hesaplama hatalarına bağlı olarak vergi matrahı sıfırlanmadığı için 15/01/2019 tarihinde aldığı ilk maaşından itibaren 15/10/2019 tarihine kadar aldığı tüm maaşları ve ek dersleri hatalı hesaplanarak % 27 vergi diliminden vergi kesintisi yapılarak ödendiğini, maaşına esas aylık derece/kademe ihraç olduğu Eylül 2016 tarihinde 4/3 idi ve her yıl Eylül ayında kademe ilerlemesi alması gerektiğini, görevine iade ile ilgili yasa gereği geriye dönük tüm haklarının eksiksiz iade edilmesi gerektiği için maaşına esas derece/kademelerine göre maaşlarının hesaplanması gerekirken geriye dönük maaşının 4/2’sinden ve sanki hiç derece/kademe ilerlemesi almamış gibi 4/2 sabit kalarak hesaplandığını ve bu yüzden tekrar bir hesaplama hatası ortaya çıktığını belirterek, “Geçen Aylar Vergi Matrahı”ndaki hesaplama hatası ve buna bağlı olarak “Gelir Vergisi” hesaplamasındaki hataların düzeltilmesini, 2019 yılına ait gelir vergi diliminin yanlış olarak %27 değil %15 ile başlatılmasını, maaş ve ek ders hesaplamasının doğru oran ile yapılmasını, maaşına esas kademe/derece ilerlemelerinin yapılmasını, yapılacak düzeltmelere bağlı olarak geriye dönük maaşlarındaki eksik yatırılan tutarların hesaplanarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 28/04/2020

tarihli ve E. sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1) Başvurana yapılan ödemelerde “Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebligi (Seri No:166)”ndeki

örneklerden yararlanılarak işlem tesis edildiği ve ilgilinin talebinin de bu sebeplerle reddedildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 63 üncü maddesi hükümleri doğrultusunda tespit edilen ücret toplamlarına, 103 üncü maddedeki oranlar uygulanarak gelir vergisi kesintisi yapıldığı, gelir vergisi matrahı hesaplamalarına, ödemenin yapıldığı mali yıl içerisindeki hak edilen tüm gerçek ücretlerin dâhil edildiği, ödemenin ait olduğu dönemin dikkate alınmadığı, personele ait kademe/derece ilerlemeleri, kademe/derece ilerlemesinin hak edildiği tarihi takip eden ilk aylık ödemesinde işleme konularak, aylık ödemesinin gerçekleştirildiği,

3) Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü

tarafından gönderilen 11/06/2020 tarihli ve E. sayılı cevabi yazıda özetle;

3.1) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi, 96 ncı maddesi hükümleri

çerçevesinde, 166 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, bir ücret ödemesinin tahakkuk ve ödemesi hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ay ücreti kabul edilerek, Gelir Vergisi

Kanununun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevkifatı yapılması gerektiğinin belirtildiği, öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergiyi Doğuran Olay” başlıklı 19 uncu maddesine göre, vergi alacağı vergi yasalarının vergiyi bağladıkları olayın oluşması sonucu veya hukuki durumun tamamlanmasıyla doğacağının düzenlendiği, Vergi kanunlarında; verginin konusunun, mükellefim ve vergiyi doğuran olayın belirlendiği, verginin konusunun gelir, servet, sermaye gibi maddi; hizmet, kıymet, belge, iş ve işlemler gibi gayrimaddi şeyler olduğu, vergiyi doğuran olayın ise, bu şeylerin elde edilmesi, kullanılması, alınması veya satılması gibi işlemler olduğu, vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi sonucu devletin vergi alacağı doğacağı,

3.2) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre, gelir vergisi gerçek kişilerin elde ettiği gelir

üzerinden alınmakta olup, gelir vergisinden söz edebilmek için ortada bir gelir, bir mükellef ve gelirin bu mükellef tarafından elde edilmiş olmasının gerektiği, vergileme süreci gelirin elde edilmesiyle başlamakta ve arkasından vergileme ile ilgili tüm işlemler devreye girmekte olduğu, gelirin elde edilmesi ise vergiyi doğuran olayın varlığı ile mümkün olduğu, gelir vergisi açısından vergiyi doğuran olayın, gelirin elde edilmesi olduğu, bu nedenle gelirin ne zaman elde edilmiş sayılacağı, başka bir deyişle, vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleşeceği vergilendirme açısından büyük bir öneme sahip olduğu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda farklı kazanç ve irat türlerini düzenleyen ayrıntılı hükümlerde her bir kazanç ve irat bakımından vergiyi doğuran olayın belirlenmesinde; “doğma” (G.V.K. md. 37, md. 52, md. 65), “tahsil edilen veya tahakkuk eden hasılat” (G.V.K. md. 39, md. 55), “ödeme” (G.V.K. md. 61), “nakden veya hesaben ödeme” (G.V.K. md. 96) gibi farklı kavramlar kullanıldığı, buna göre, ticari ve zirai kazançlarda elde etme tahakkuk esası geçerli olup tahakkuk gelirin mahiyet ve tutar itibariyle kesinleşmesi olduğu, serbest meslek ve gayrimenkul sermaye iradında ise tahsil esası geçerli olup tahsil gelirin sahibinin mal varlığına dahil olması olarak ifade edildiği, gerçek usulde vergilendirilen ücret gelirlerinde elde etme, gelirin kişinin hukuki ve ekonomik tasarrufuna girmesi ile gerçekleştiği, hukuki tasarruf, gelirin sahibi tarafından talep edilebilir hale gelmesini; ekonomik tasarruf ise gelirin sahibinin emrine amade kılındığı zamanı ifade ettiği, ücret gelirinin de ancak bu şartların sağlanması ile vergilendirilecek aşamaya gelmiş olduğu, dolayısıyla, bir ücret ödemesine vergi tevkifatı yapılabilmesi için nakten veya hesaben ödeme yapılmış olması gerektiği,

3.3) Başvuranın 01/09/2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği ve Olağanüstü Hal

Komisyon Kararı ile 27/12/2018 tarihinde görevine başlaması nedeniyle 2016, 2017 ve 2018 yılları için tarafına yapılan ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin (2019 yılı ilgili ayın) ücreti sayılması ve Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiği, diğer taraftan, bu ödemenin yapıldığı ayı izleyen aylarda ödenen ücretler üzerinden tevkif edilecek vergilerin hesabında, bu ödemenin yapıldığı dönem dahil kümülatif vergi matrahının dikkate alınması gerektiği, öte yandan, 213 sayılı Vergi

Usul Kanununun 122 nci maddesinde, “Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler.” hükmü yer almış, 124 üncü maddesinde ise “Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikâyet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.” hükmü kapsamında

Başkanlıklarına şikâyet yoluyla başvuruda bulunulması mümkün bulunduğu, 672 sayılı Kanun

Hükmünde Kararname ile ihraç edilen ve Olağanüstü Hal Komisyon Kararı ile 27/12/2018 tarihinde göreve başlayan ilgiliye, görevde bulunmadığı 15/09/2016-26/12/2018 tarihlerine ilişkin olarak 7075 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca mali haklarının ödenmesi kapsamında 657 sayılı Kanunun kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümlerinin dikkate alınması gerektiği mütalaa edildiği, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

4.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4.2) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde;

“…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

4.3) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler: Genel ilkeler” başlıklı 128 nci

maddesinde; “…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır…”,

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, “Aylığın Ödeme Zamanı ve Esasları” başlıklı

164 üncü maddesi;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel

Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve

2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan Devlet

memurları ve diğer kamu görevlileri (sözleşmeli statüdeki personel dahil) ile kamu ve özel kesimde iş kanunlarına göre istihdam edilen işçilere çeşitli adlar altında yapılan nakdi ve ayni nitelikteki tüm ödemelerin hesaplanma kolaylığını ve basitliğini sağlamak amacıyla, bordro düzenlemesine, tahakkuk ve ödeme işlem ve sürelerine ilişkin esas ve usulleri tesbit etmeye, aydan daha kısa ya da daha uzun sürelerde yapılan ödemelerin aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesine karar vermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye

Bakanlığı yetkilidir.”,

7) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

7.1) “Mevzuu” başlıklı 1 nci maddesinde;

“Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”, 7.2)“Ücretin Tarifi” başlıklı 61 nci maddesinde; “Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”, 7.3)“Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinde; “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, Vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci Maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre….vergi tevkifatı yapılır…”,

7.4) “Vergi Tevkifatında Uyulacak Esaslar” başlıklı 96 ncı maddesinde;

“Vergi tevkifatı, 94 üncü Madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu Maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.”,

8) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

8.1) “Düzeltme talebi” başlıklı 122 nci maddesinde;

“Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler…”,

8.2) “Şikâyet yolu ile müracaat” başlıklı 124 üncü maddesinde;

“Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikâyet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler…”,

9) 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrası, “…İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir.”,

10) 166 Seri No.1u Gelir Vergisi Genel Tebliğinin; “Toplu İş Sözleşmeleri İle Eskiye

Yönelik Olarak Ödenen Ücret Farklarının Vergilendirilmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış,

94 üncü maddesinde ise yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi

sorumluları belirtilmiştir. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de, “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmağa mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.” denilmiştir. Kanunun

96 ncı maddesinde ise, vergi tevkifatının nakden veya hesaben yapılan ödemelere

uygulanacağı, hesaben ödeme deyiminin de vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade edeceği belirtilmiştir.

Buna göre, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzaması ve sözleşmenin sonraki takvim yılında imzalanması veya sözleşme aynı yılda imzalamakla beraber sözleşmeden doğan farkların müteakip takvim yılında tahakkuk ettirilerek ödenmesi halinde, toplu sözleşmeden doğan farklar, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı yılın ücreti olarak kabul edilmek suretiyle vergilendirilecektir.”, hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü

yönünde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12) Başvuran 01/09/2016 tarihli ve 672 sayılı KHK ile ihraç edilip OHAL Komisyonu kararı

ile 27/12/2018 tarihinde Ordu İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde göreve başladığını, 05/01/2019 tarihinde Ordu/Altınordu Bayadı Ortaokulu’na atandığını, göreve iadesinden sonra ilgili yasa gereği geriye dönük olarak tüm mali ve özlük haklarının iadesi gerektiğini, ancak 24/01/2019 tarihinde geriye dönük olarak 15/09/2016-26/12/2018 tarihleri arasındaki maaşlarının eksik hesaplandığını, “Geçen Aylar Vergi Matrahı”nın her yılın Ocak ayında sıfırlanması gerekirken yeni yıla geçişlerde sıfırlanmadığını, ayrıca maaşına esas kademe/derece ilerlemelerinin yapılmadığını belirterek, “Gelir Vergisi” hesaplamasındaki hataların düzeltilmesini, 2019 yılına ait gelir vergi diliminin yanlış olarak %27 değil %15 ile başlatılmasını, maaş ve ek ders hesaplamasının doğru oran ile yapılmasını, yapılacak düzeltmelere bağlı olarak geriye dönük maaşlarındaki eksik yatırılan tutarların hesaplanarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.

13) Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişimi nedeniyle kamu

kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı / iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

14) Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde;

daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

15) Kamu görevinden ihraç edilen başvuranın göreve iade edilmesinin OHAL İşlemleri

İnceleme Komisyonu kararıyla gerçekleşmesi, bahse konu kararın uygulanmasına ilişkin 7075 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasını başvurunun incelenmesinde önemli hale getirmektedir. Söz konusu hükme göre, kamu görevinden çıkarılıp başvurusu Komisyonca kabul edilenlere ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu kararla tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılmakta ve bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenmektedir. Yani Komisyon kararıyla kamu görevine dönen kişiler bakımından, ihraçları sonucunu doğuran KHK hükümlerinin kendileri açısından baştan itibaren hiç tesis edilmediği kabul edilmekte ve görevden uzak kalınan sürelere yönelik mali ve sosyal hakların ise ilgilisine ödenmesi gerekliliği vurgulanmaktadır.

16) 7075 sayılı Kanunun anılan düzenlemesinin başvuruyu ilgilendiren en önemli yönü,

yukarıda izah edildiği gibi Komisyon kararının geçmişe yönelik suretteki etkisidir. Zira

Komisyon kararıyla birlikte, başvuranın görevden ihracı sonucunu doğuran KHK hükümleri tesis edildiği andan itibaren etkisini kaybederek başvuranın görevden ayrı kaldığı sürede aslında vazifesini sürdürdüğü kabulü gündeme gelmektedir. Komisyon kararının geçmişe dönük etkisi dikkate alındığında, başvuranın hiç görevden ayrılmadığı ve kamu görevinden kaynaklı mali haklarını aydan aya aldığı tespit edilebilecektir.

17) Bu çerçevede ilgili mevzuat ve İdarenin açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde, İdarece

başvuranın ihraç sonrası göreve iade edildiği dönemlere ait ödenmeyen aylık maaş tutarlarını başvurana ödendiği ancak başvuranın fazladan tahsil edildiğini iddia ettiği gelir vergisi tutarının iade edilmeyeceği bildirilmiştir.

18) Bilindiği gibi hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve

hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararları tazmin etmesi olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.

19) Kurumumuza benzer nitelikte “Bölge tazminatı ve faizinin ödenmesi talebi” ile ilgili

2019/18199 numaralı başvuru hakkında 03/01/2020 tarihinde; “Başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı döneme ait mali ve sosyal haklarının ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/12302 numaralı başvuru hakkında 19/12/2019 tarihinde; “Promosyon ödeme talebi” ile ilgili 2019/13756 numaralı başvuru hakkında 07/01/2020 tarihinde Tavsiye Kararları verilmiştir.

20) Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte

değerlendirildiğinde; idarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle ve kademe ilerlemesi sonucunda hak ettiği miktar üzerinden tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, aksine bir uygulamanın ihraca ilişkin hükümlerin tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkacağı ve kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği yönündeki düzenlemelere uygun düşmeyeceği, her bir vergilendirme dönemi için ayrı vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın başvurana iade edilmesi gerektiği, bunun aksi yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “kararların gerekçeli olması”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, ilkelerine uygun davranıldığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği ve görüş yazısına cevap beklendiği gerekçesiyle talebine cevap vermeyi geciktirdiği, anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararı üzerine

otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup buna göre ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Ordu Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvurana göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak ve gerçeklemesi gereken kademe ilerlemesi de esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın başvurana iade edilmesi yönünde yeni bir işlem tesisi için

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA VE HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana, Milli Eğitim Bakanlığına ve Hazine ve Maliye Bakanlığına tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi