| ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın kamu görevinden çıkarılma tarihinden göreve iade edildiği tarihe kadar geçen süreye ilişkin mali ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiği sonucuna varmıştır. 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede, göreve iade durumunda bu hakların ödenmesine dair açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, 7145 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme, ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kararların tüm hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kalktığını belirtmektedir. Bu bağlamda, başvuranın ihraç edildiği tarihten itibaren mali haklarının faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, aksi takdirde Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idarenin hukuka aykırı işlemlerinden doğan zararları tazmin etme yükümlülüğünün ihlal edileceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın mali ve sosyal haklarının ödenmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/64857-S.20.70262
BAŞVURU NO : 2020/2498
KARAR TARİHİ : 14/07/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE KÖMÜR İŞLETMELERİ KURUMU GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Mali ve sosyal hakların ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 06/02/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, başvurusunda özetle; Ege Linyit İşletme Müdürlüğü Mali İşler Şube
Müdürlüğünde veznedar olarak görev yapmakta iken 1 Eylül 2016 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanan 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılma işlemi ile ihraç edildiğini, OHAL
Komisyonu Kararı ile göreve iade edildiğini, açıkta kaldığı süre içerisinde mahrum kaldığı tüm mali ve sosyal hakların tarafına ödenmesi gerektiğini, ancak açıkta kaldığı süredeki maaş faizlerinin, ek ödeneklerin, maaş artış zamlarının, maaş farklarının, yıllık izinlerinin, personele verilen giyim çeklerinin ve diğer tüm sosyal haklarının tarafına ödenmesi/verilmesi talebinin reddedildiğini belirterek, açıkta kaldığı süre içerisinde mahrum kaldığı tüm mali ve sosyal hakların tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü’nün 18/3/2020 tarihli sayılı yazısında; 2.1. Başvuranın yıllık izin hakkının 399 sayılı KHK’nın 21 inci maddesinde belirtilen “Bir sözleşme döneminde kullanılmayan izinler müteakip sözleşme döneminde kullanılabilir. Cari sözleşme dönemi ile bir önceki sözleşme dönemi hariç, önceki sözleşme dönemlerine ait kullanılamayan izin hakları düşer.” hükmü gereğince görevinde bulunmadığı tarihlere ait izin hakkının düşülerek verildiği, 2.2. 7075 sayılı “Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul edilmesine Dair Kanun” kapsamında kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden maaş ödemesinin kendisine yapıldığı, 2.3. Kurumun anlaşmasına göre “Koruyucu Giyim Malzemesi verilmesinin temel koşulunun; personelin görevi başında bulunması ve bilfiil çalışıyor olması ve gerekçesinin de “personelin görevini ifa ederken ihtiyaç duyulan koruyucu nitelikteki giyim eşyasının ayni olarak verilmesi” şeklinde olduğu değerlendirildiğinden ücretsiz izin, doğum izni vb. sebeplerle görevi başında olmayan personel ile tutukluluk, hükümlülük, ihraç vb. sebeplerle görevden uzaklaştırılmış kişilerin görevi başında olmamaları nedeniyle Koruyucu Giyim Yardımından yararlandırılmalarının mümkün görülmediği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
“Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, “…İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.” 6. 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 Sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair
Kanun Hükmünde Kararnamenin “Yıllık İzin” başlıklı 21 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “(Değişik ikinci fıkra: 23/2/2017-6824/24 md.) Yıllık izinler, teşebbüs veya bağlı ortaklığın uygun bulacağı zamanlarda toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Bir sözleşme döneminde kullanılmayan izinler müteakip sözleşme döneminde kullanılabilir. Cari sözleşme dönemi ile bir önceki sözleşme dönemi hariç, önceki sözleşme dönemlerine ait kullanılamayan izin hakları düşer.” 7. Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara
İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin, 7.1. “Yürürlük süresi ve tereddütlerin giderilmesi” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Bu Toplu
Sözleşme, 1/1/2018-31/12/2019 tarihleri arasında uygulanır. Bu Toplu Sözleşmenin uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye, ilgisine göre Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığı görevli ve yetkilidir.” 7.2. “Enerji Sanayi ve Madencilik Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı 10 uncu bölümünün “Koruyucu giyim malzemesi” başlıklı birinci maddesinde, “Bu hizmet kolu kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların fabrika, atölye, laboratuvar, yer altı ve açık arazi şartlarında görev yapan personeline, hizmetin gereği olarak görev esnasında giyilmesi gereken koruyucu giyim malzemesi ayni olarak verilir. Giyim malzemelerinin standartları ile hangi personele ne kadar süreyle verileceği ve nasıl muhafaza edileceği hususları ile bu malzemelerin kullanımına ilişkin usul ve esaslar kurumlar ve yetkili sendika tarafından birlikte belirlenir.”
Hükümleri yer almıştır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, 01/09/2016 tarihli KHK ile ihraç edildiğini, OHAL Komisyonu kararı gereği 25/07/2019 tarihinde göreve başladığını belirterek, açıkta kaldığı süre içerisinde mahrum kaldığı tüm mali ve sosyal hakların (yıllık izinler, personele verilen giyim çekleri, maaş faizi)
tarafına ödenmesini talep etmektedir.
10. Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETO/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.
11. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
12. Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın
120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük
Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli
Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur ” hükmü ile Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.
13. Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
14. Somut olayda da, başvuranın görev yamaktayken 01/09/2016 tarihinde 672 sayılı KHK’nın
2 inci maddesinin 1/a bendi uyarınca kamu görevinden çıkarıldığı, daha sonra OHAL İnceleme
Komisyonunun 2019/28881 sayılı Kararı ile 25/07/2019 tarihinde göreve iade edildiği, başvuranın ihraç edildiği tarih ile iade edildiği tarih arasında kalan süreye ilişkin 01/09/2016 tarihinden itibaren mahrum kaldığı parasal hakların dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle tarafına ödenmesi talebinin İdare tarafından reddedildiği anlaşılmıştır.
15. Bu çerçevede ilgili mevzuat ve İdarenin açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde, İdarece başvuranın ihraç sonrası göreve iade edildiği dönemlere ait ödenmeyen aylık maaş tutarlarını başvurana ödendiği ancak görevden ihraç edildiği tarih ile görevine iade edildiği tarih arasındaki döneme ilişkin faizin ödenmediği görülmüştür.
16. Bilindiği gibi Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.
17. Yaşanan süreçte alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
18. Danıştay Birinci Dairesinin Esas No; 1982/112, Karar No: 1982/130 sayılı kararında belirtilen; “… haklarında tesis edilen göreve son, verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin iptali üzerine görevine döndürülenlerin, dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” kararı üzerine 25.2.1983 tarihli
81 Seri Numaralı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de; Danıştay Kararı
doğrultusunda düzenlemeye gidilerek gerek ihtilafların kısa zamanda çözümlenmesi gerekse kurumların boş yere yargı giderlerini ödememeleri bakımından uygulamanın Danıştay Birinci
Dairesinin anılan kararı doğrultusunda işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir.
19. Her ne kadar göreve iade edilen kamu görevlilerine iade KHK’larında geriye dönük mali hakların ödenmesi yönünde açık hüküm bulunmasına rağmen faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de, gerek Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında belirtmiş olduğu; … açıkta iken görev iade edilen memura, mali haklarının faiziyle beraber ödenmemesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğu yönündeki değerlendirmesi, gerekse 15 numaralı paragrafta değinilen Danıştay Birinci
Dairesinin Kararında belirtilen “… dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” şeklinde ki hüküm uyarınca başvurana geçmişe yönelik mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
20. Başvuranın ihraç edildiği tarihten itibaren yıllık izinlerin kullandırılması hususunu ise, Komisyon kararının hukuki niteliğiyle birlikte ele almak gerekmektedir. Yukarıda izah edildiği üzere başvuran hakkında tesis edilen görevden ihraç kararının ilk andan itibaren tüm hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kalkması, başvuranın görevinden uzak kaldığı süre boyunca görevinin başındaymış gibi değerlendirilmesini beraberinde getirmektedir. Bu yönüyle başvuranın bir kamu görevlisi olarak izin kullanabilmesi mümkün görülmektedir. Ancak 399 sayılı KHK’nın
21 inci maddesinde belirtilen “Bir sözleşme döneminde kullanılmayan izinler müteakip
sözleşme döneminde kullanılabilir. Cari sözleşme dönemi ile bir önceki sözleşme dönemi hariç, önceki sözleşme dönemlerine ait kullanılamayan izin hakları düşer.” düzenlemesi kapsamında, başvuranın göreve başladığı yıl ve önceki yıl hariç diğer yıllara ilişkin yıllık izinlerini talep edemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu gerekçeyle, 2019 yılında göreve yeniden başlayan başvuranın, bir yıl önceki, 2018 yılına ait iznini kullanması gerektiği değerlendirilmiştir.
21. Başvuranın bir diğer talebi olan koruyucu giyim malzemesi verilmesi talebi incelendiğinde, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin
2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin “Enerji Sanayi ve Madencilik
Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı 10 uncu bölümünün “Koruyucu giyim malzemesi” başlıklı birinci maddesi gereğince koruyucu giyim malzemesinin hizmetin gereği olarak görev esnasında giyilmesi amacıyla ilgili personele ayni olarak verildiği, bu kapsamda başvuranın göreve başladığı 2019 yılında giyim yardımından yararlandırıldığı, 2018 yılında fiili çalışması bulunmadığından kendisine koruyucu giyim yardımı yapılması imkânının bulunmadığı, zira söz konusu yardımın fiili çalışma karşılığında ayni olarak yapıldığı, bu nedeniyle başvurana görevde bulunmadığı 2018 yılı için giyim yardımı verilmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
22. Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; İdarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, tüm mali ve sosyal hakların faiziyle ödenmesi gerektiği, bunun aksi yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı, ayrıca başvurana 2018 yılına ait yıllık iznin kullandırılması gerektiği, ancak 2018 yılında fiili çalışması bulunmadığından kendisine koruyucu giyim yardımı yapılması imkânının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.
Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Manisa İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Mevzuattan kaynaklı diğer şartların karşılanması kaydıyla başvuranın mali ve sosyal haklarının (talepte belirtilen yasal faiziyle birlikte) ödenmesi ve 2018 yılına ait yıllık iznin kullandırılması yönünde TÜRKİYE KÖMÜR İŞLETMELERİ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Başvuranın 2018 yılında fiili çalışması bulunmadığından kendisine koruyucu giyim yardımı yapılması talebinin REDDİNE, Kararın Başvurana ve TÜRKİYE KÖMÜR İŞLETMELERİ KURUMU GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğünce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi