|
ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda aldığı uyarı yazısının özlük dosyasından kaldırılmasını ve bilgi edinme hakkının ihlal edildiğinin tespit edilmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın dilekçelerine cevap verildiğini ve bilgi edinme hakkının ihlal edilmediğini savunmuştur. Danıştay, uyarı yazısının disiplin cezası niteliğinde olmamakla birlikte, özlük dosyasında yer almasının başvuranın hukuki durumunu etkileyebileceğine dikkat çekmiştir.
Uyarı yazısının özlük dosyasında tutulmasının mevzuata aykırı olduğu sonucuna varan Danıştay, bilgi edinme hakkının ihlaline dair bir durum tespit edilmediğini belirtmiştir. İlgili mevzuat gereği, özlük dosyasında sadece disiplin cezaları ve benzeri belgelerin yer alabileceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, bilgi edinme hakkının ihlal edilmediği yönündeki talep reddedilmiş, ancak uyarı yazısının özlük dosyasından çıkarılması için Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/75113-S.20.81730
BAŞVURU NO : 2020/6197
KARAR TARİHİ : 14/09/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Uyarı yazısının özlük dosyasından kaldırılması ve bilgi edinme hakkının ihlalinin tespit edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 08/04/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumunda görev yapmakta iken “Görev yapmakta olduğunuz
Bergama Sosyal Güvenlik Merkezinde çalışma ortamındaki huzurun ve çalışma barışının bozulmasına sebep karşılıklı suçlamaların sona erdirilmesi amacıyla bundan sonraki çalışmalarınızda daha dikkatli ve özenli davranmanız gerektiği hususunun hatırlatılması uygun görülmüştür” şeklinde tarafına uyarı yazısı yazıldığını, akabinde tarafının bilgi edinme başvurusunda bulunduğunu ancak cevap verilmediğini belirterek, uyarı yazısının iptalini ve bilgi edinme başvurusunun cevaplandırılmaması durumunun da değerlendirilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 15/05/2020 tarihinde gönderilen cevabi yazıda özetle; 02/09/2019 tarihinde ilgili hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturma neticesinde ilgilinin çalıştığı birim amiri ile aralarında anlaşmazlık olduğu, sürekli bir şekilde birbirleri hakkında şikayet dilekçesi verdikleri, bu nedenle başka bir İl Müdürlüğüne atanmaları ayrıca cezai mahiyet taşımayan bir yazı ile başvuran, müdür ve konu ile alakalı diğer çalışanların uyarılması gerektiğinin belirtildiği bu rapora istinaden 31/10/2019 tarihinde yazılan yazı ve Makam Olur’u ile “atama işlemleri hariç” adı geçenlerin sadece uyarı yazısı ile uyarıldığı, 15/04/2011 tarih ve
2 nolu Kamu Personeli Genel Tebliğinin Özlük Dosyası Tutulmasına ilişkin Usul ve Esaslar
Başlıklı D Bölümünün 5 inci maddesi gereğince de özlük dosyasında tutulduğu, ilgilinin uyarı yazısının kaldırılmasına ilişkin talebini içeren 30/01/2020 tarihli dilekçesine de 19/02/2020 tarihinde cevap verildiği, ayrıca ilgilinin 10 farklı şikayet dilekçesinin de olduğu 16/01/2020 tarihinde de burada bahsedilen hususların araştırılması için ayrıca soruşturma yapılması için ilgili kuruma bildirildiği ve bu hususun ilgiliye de bildirildiği Başmüfettiş tarafından yapılan yeni soruşturma neticesinde de yine ilgililerin uyarı yazısı ile uyarılması ve müdür ve başvuranın farklı İl Müdürlüklerine gönderilmesi gerektiğine ilişkin rapor düzenlediği ve tarafların birbirlerini daha fazla yıpratmamaları için nakle ilişkin işlemlerin halen devam ettiği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü amirdir.
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun Memur bilgi sistemi, özlük dosyası başlıklı
109 uncu maddesinde “Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak
kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kayıt olunurlar. Her memur için bir özlük dosyası tutulur.
Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur.
Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur.
Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.”
6. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.
Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”
7. Sosyal Güvenlik Kurumu Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin “Disiplin amirleri” başlıklı 4 üncü maddesinde
“Bu Yönetmelik kapsamındaki personelin disiplin amirleri, ekte yer alan Ek-1 ve Ek-2 sayılı cetvellerde gösterilmiştir.
(2) Kadrosu fiilen görev yapılan birimde bulunmayan personelin disiplin amirleri, fiilen görev yapılan birimin sıralı disiplin amirleridir.
(3) Kurum Başkanı, Kurum merkez ve taşra teşkilatında görevli bütün memurların disiplin amiridir. Bu sıfatla haiz bulunduğu yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilir.”
hükmüne yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran, hakkında yazılan uyarı yazısının iptalini ve özlük dosyasından çıkarılmasını talep etmektedir.
10. İdare tarafından gönderilen belgeler bakıldığında ilgili hakkında yapılan soruşturma neticesinde disiplin cezası niteliğinde olmayan uyarı yazısı yazıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu işlem de idari işlem niteliğinde olup, diğer idari işlemler için gerekli olan yetki, şekil, konu, maksat, sebep unsurlarına uygun olması gerekmektedir. İlgili yazı Kurum amirinin Oluru ile yazıldığı anlaşılmış olup, yetki ve diğer unsurlar ile ilgili herhangi bir aykırılık saptanmamıştır.
11. Ayrıca idare tarafından gönderilen cevabi yazıdan da ilgilinin yazmış olduğu dilekçelere cevap verildiği, hatta soruşturma başlatılması gereken bir hususla ilgili de soruşturma başlatıldığı, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamına girmeyen hususlarda cevap verilmediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkının ihlal edildiğine ilişkin herhangi bir hususa rastlanmamıştır.
12. Danıştay 12. Dairesinin 2007/4720 E., 2010/1065 K. sayılı Kararında; “Davacının tutum ve davranışlarında daha dikkatli ve tutarlı davranması hususunda ikaz edilmesine ilişkin işlem her ne kadar disiplin cezası niteliği taşımasa da, davacının özlük dosyasına konulması karşısında davacı hakkında davalı idarenin takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınması olasılığı karşısında; davacının hukuki durumuna ciddi etkiler yapabileceği görüldüğünden söz konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğu açıktır.” ifade edilmiştir.
13. İkaz yazısının disiplin cezası niteliğinde bir işlem olmadığı ancak kişinin özlük hukuku açısından etkili bir işlem oluşturduğu ve şahsi dosyasında muhafazasının, kişi hakkında tesis edilebilecek birtakım başka işlemlerde esas alınması ihtimaline karşılık, kişinin hukukunu etkileyebileceği değerlendirilmektedir.
14. Devlet Memurları Kanununun ilgili maddesinde “Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur.” şeklinde özlük dosyasına konulması gereken belgeler tahdidi olarak belirtilmiş olup, bu belgelere benzer nitelik taşıyan diğer belgelerin özlük dosyasına konulması gerektiğine ilişkin bir düzenlemede bulunulmamıştır. Dolayısıyla ilgili hakkında yapılan soruşturma neticesinde yazılan soruşturma raporunun özlük dosyasında saklanması mevzuat gereği zorunlu iken disiplin cezası olarak sayılmayan uyarma yazısının dosyada yer almasının mevzuata aykırı oldğu değerlendirilmiştir.
15. Yapılan inceleme neticesinde; Soruşturma raporunun özlük dosyasında tutulması işlemi mevzuata uygun olmasına rağmen disiplin cezası niteliğinde olmayan uyarı yazısının özlük dosyasında tutulmasının mevzuata aykırı olduğu anlaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili ilkelere aykırı bir işleme rastlanamamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İzmir İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvuranın, Bilgi edinme hakkının ihlal edildiğinin tespit edilmesi yönündeki talebinin
REDDİNE;
Uyarı yazısının özlük dosyasından çıkarılması yönünde SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi