ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından verilen “Uyarma Cezası”nın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu tespit edilmiştir. Başvuran, disiplin cezasının hem usul hem de esas yönünden iptalini talep etmiştir. İnceleme sonucunda, verilen cezanın gerekçesi olan disiplin fiilinin, başvuranın doktora tez konusuyla örtüşen bir ilanla ilgili olduğu ve bu durumun mevzuata aykırı olduğu belirlenmiştir.

Yükseköğretim Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre, öğretim üyesi kadrolarının ilanı ve atama süreçleri için belirli usul ve esaslar bulunmaktadır. Ancak, başvurana uygulanan disiplin cezasının verilmesinde zamanaşımı süresinin aşıldığı ve idarenin bu süreçte hakkaniyete aykırı bir işlem yaptığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın “Uyarma Cezası” kararının iptal edilmesi ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na, öğretim üyesi kadrolarının ilanı ile ilgili denetim mekanizması oluşturulması tavsiyesinde bulunulmuştur. Bu karar, idarenin gelecekteki işlemlerinin hukuka uygunluğunu artırmayı amaçlamaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/77235-S.20.84021

BAŞVURU NO : 2020/13099

KARAR TARİHİ : 22/09/2020

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI

Disiplin cezası kararının hem usul, hem esas yönlerinden

BAŞVURUNUN KONUSU :

hukuka ve hakkaniyete aykırılıklarının tespit edilmesi ile hukuka aykırılıkların kaldırılmasını sağlayacak tavsiye kararı verilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 30/04/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ilgi yazısı ile tarafından yapılan şikayetler üzerine hakkında başlatılan soruşturma sonunda Yüksek Denetleme Kurulu raporunda; Dr. doktora tez konusu olan ile Süleyman

Demirel Üniversitesi Rektörlüğünün 4/11/2017 tarihli ilanında yer alan “İlköğretim

Öğrencilerinin Ortaöğretime Geçiş Sürecinde Yaşadıkları Eğitimsel Eşitsizlik Alanlarında çalışması olmak” şartının aynı olması suretiyle kişiye özgü ilan verildiği belirtilerek 657 sayılı

DMK’nun 125/B-a maddesinde belirtilen “görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davranmak” disiplin suçu kapsamında “Kınama

Cezası” ile cezalandırılmasının teklif edildiği ve ilgi yazı ile daha önce disiplin cezasının olmaması değerlendirilmek suretiyle bir derece alt ceza olan “Uyarma Cezası” ile cezalandırılmış bulunduğunu ifade ederek; verilen disiplin cezası kararının hem usul, hem esas yönlerinden hukuka ve hakkaniyete aykırılıklarının tespit edilmesini, hukuka aykırılıkların kaldırılmasını sağlayacak tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 22/05/2020 tarihli ve S. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın 30/06/2020 tarih ve kayıt numaralı yazı ve eklerinde; 2.1. Prof. Dr. ı’nın başvurusunda belirttiği “Uyarma Cezasına esas teşkil eden disiplin fiilinin; “kişiye özgü ilan vermek” şeklinde olduğu, söz konusu fiilin gerçekleşme tarihinin gazetede ilan verme tarihi olan 04/11/2017 tarihi olduğu, konu hakkında Kurulun bilgi edinme tarihinin; şikayetçi BİMER aracılığıyla Kurula gönderdiği 31/12/2017 tarihli başvurusunun Kurula intikal ettiği 03/01/2018 tarih olduğu, Kurul

Başkanlığının 13/02/2018 tarihli onayı ile söz konusu başvurunun Yükseköğretim Denetleme

Kurulunca ilgili hakkında halihazırda yürütülen incelemeye dahil edildiği, inceleme sonucunda hazırlanan 30/05/2018 tarihli inceleme raporunda söz konusu iddia bakımından soruşturma açılmasının teklif edilmesi üzerine Başkanlığın 02/07/2018 tarihli onayı ile soruşturma açıldığı, Yükseköğretim Denetleme Kurulunca yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan soruşturma raporunda anılan fiil ile ilgili olarak, ilgilinin “Kınama Cezası” ile cezalandırılmasının teklif edildiği ve adı geçenin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 08/04/2019 tarihli ve sayılı kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/B-a maddesi ile düzenlenen “Görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davranmak” disiplin suçu kapsamında “Kınama Cezası” ile cezalandırılmasına ancak adı geçenin daha önce herhangi bir disiplin cezası almamış olması nedeniyle 2547 sayılı Kanun 53/D maddesinde belirtileri “iyi hal” hükmünün uygulanarak bir alt ceza olan “Uyarma Cezası” ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın ilgiliye 30/09/2019 tarihli yazı ile tebliğ edildiği, ilgilinin 24/10/2019 tarihli dilekçe ile karara itiraz ettiği, söz konusu itirazın Yüksek

Disiplin Kurulunun 16/01/2020 tarihli toplantısında görüşülmesi sonucunda alınan / sayılı karar ile itirazın reddine karar verildiği, 2.2. 657 sayılı Kanunun 127. maddesinde “ .. sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar” hükmüne istinaden soruşturma konusu olayda Yükseköğretim Denetleme Kurulunun 05/06/2018 tarihli yazısı ekinde yer alan inceleme raporunda disiplin soruşturması açılmasının teklif edildiği ve bir aylık süre içerisinde (02/07/2018 tarihli onay ile) soruşturma açıldığı, benzer konuda başkaca şikâyetlerin mevcut olduğu, Yükseköğretim Denetleme Kurulunda söz konusu inceleme ve soruşturmaların devam ettiği, 2.3. 18/06/2008 tarihli 5772 sayılı Kanunla, 2547 sayılı Kanunun 23 üncü, 24 üncü ve 26 nci maddelerine eklenen fıkralarda; üniversiteler, profesörlük, doçentlik ve doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için söz konusu maddelerde belirtilen asgari koşulların yanında, “Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler.” hükümlerinin bulunduğu, Süleyman Demirel Üniversitesince öğretim üyeliğine atanma ve yükseltilmeyle ilgili ek koşullar belirlendiği ve Yükseköğretim Genel Kurulunca 15/09/2008 tarihli toplantıda uygun bulunduğu, Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinde

“Doktor öğretim üyesi kadrolarına başvurabilmek için doktora veya tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık ya da sanatta yeterlik eğitimini tamamlamış olmak” 5 inci maddesinde “Bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsündeki açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları, Resmi Gazetede ve üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünün internet ana sayfasında rektörlük tarafından ilan edilerek duyurulur. Bu ilanda adaylara on beş günden az olmamak üzere başvuru süresi tanınır ve son başvuru tarihi belirtilir.” hükmünün bulunduğu, Yükseköğretim mevzuatına göre öğretim üyesi ilanlarının; 2547 sayılı

Kanun ile Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliğinin ilgili maddeleri ile varsa üniversitelerin Yükseköğretim Kurulunun onayını aldıktan sonra yürürlüğe giren asgari kriterlerine uygun olarak rektörlüklerce söz konusu kanun veya yönetmelikte belirtilen yerlerde yayımlanarak yapıldığı, bu nedenle, öğretim üyesi kadrolarının ilanının, Yükseköğretim

Kurulunun onayından geçtikten sonra yayımlanması gibi bir uygulama bulunmadığından; söz konusu ilanların Genel Kurulca uygun bulunan ek koşullara uygun olup olmadığının kontrolünün yapılamadığı, 2.4. Öğretim üyeliğine atanma ve yükseltilme kriterlerinin tekdüze bir uygulama ile belirlenmesi durumunun; her üniversitenin akademik personel ihtiyacının farklı olduğu hususu göz önünde bulundurularak münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacından uzaklaşılmasına, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkların göz ardı edilmesine ve kaynak israfına sebep olabileceğinden kriterlerinin belirlenmesine yönelik tekdüze bir uygulama için mevzuat çalışmasının planlanmadığı, 2.5. Başkanlık tarafından verilen “Uyarma Cezasının” ilgiliye 30/09/2019 tarihli yazı ile tebliğ edilmesi üzerine ilgilinin 24/10/2019 tarihli dilekçesi ile karara itiraz ettiği, söz konusu itirazın

Yüksek Disiplin Kurulunun 16/01/2020 tarihli toplantısında görüşülmesi sonucunda alınan

/ sayılı karar ile itirazın reddine karar verildiği, söz konusu kararın ilgiliye 12/02/2020 tarihli yazı ile bildirildiği, söz konusu karara karşı henüz yargı nezdinde açılan herhangi bir davanın bulunmadığı, disiplin cezalarının verildiği tarihte hüküm ifade ettiği, ilgili tarafından yapılan itirazın idarece değerlendirildiği ve ilgiliye bildirildiği, disiplin hukuku ilkeleri çerçevesinde başkaca yapılacak idari işlem bulunmadığı, savunulmaktadır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır.

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 5.1. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesi “(…)B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak (…)

Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.(1) Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir. Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının ¼’ü – ½’si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir. Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır.” 5.2. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesi “ (Değişik: 12/5/1982 – 2670/33 md.) Bu

Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”

6. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanun’un:

6.1. “Doktor Öğretim Üyesi” başlıklı 23 üncü maddesi, “a) Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler. b) Doktor öğretim üyeliğine atanabilmek için, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası

Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak gerekir. c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler.” 6.2. “Genel esaslar” başlıklı 53 üncü maddesi; “a. (Değişik: 2/12/2016 – 6764/26 md.)

Yükseköğretim Kurulu Başkanı üst kuruluşlar, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin (…)(2); rektör, üniversitenin; bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürü, bağımsız vakıf meslek yüksekokulunun; dekan, fakültenin; enstitü ve yüksekokul müdürleri, enstitü ve yüksekokulların; kadrosu bulunan uygulama araştırma merkezi ile bağımsız enstitü müdürleri, uygulama araştırma merkezi ile enstitünün; bu birimlerin genel sekreter veya sekreterleri de bağlı birim personelinin disiplin amirleridir.

b. (Değişik: 2/12/2016 – 6764/26 md.) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. (Ek cümleler:15/4/2020-7243/7 md.) Öğretim elemanları dışında iş sözleşmesiyle çalışan personel 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ve iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesine tabidir. Memurlar hakkında ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesi uygulanır.

(Değişik:15/4/2020-7243/7 md.) Uyarma: Öğretim elemanına, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. (…)

(2) (Ek cümle:15/4/2020-7243/7 md.) Kınama: Öğretim elemanına, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiiller

şunlardır: Kınama cezasını gerektiren fiiller şunlardır:

a) (Mülga:15/4/2020-7243/7 md.) (…)

o) (Ek:15/4/2020-7243/7 md.) Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, kusurlu davranmak. (….)” 6.3. “Zamanaşımı” başlıklı 53/C maddesi; “(Ek: 2/12/2016 – 6764/29 md.) Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezalarında bir ay içinde, b) Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin soruşturması açılamaz. Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiil açısından altı yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Bilimsel bir eserin akademik atama ve terfilerde kullanılması ya da kısmen veya tamamen yeniden yayımlanması hâlinde ikinci fıkrada belirtilen zamanaşımı süreleri yeniden işlemeye başlar. Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içerisinde, zamanaşımı süresinin dolması veya üç aydan daha az süre kalması hâlinde en geç üç ay içerisinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.” 6.4. “Disiplin cezası verme yetkisi” başlıklı 53/Ç maddesi “(Ek: 2/12/2016 – 6764/30 md.)

Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar şunlardır: a) Uyarma ve kınama cezaları sıralı disiplin amirleri tarafından, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri hakkında Yükseköğretim Kurulu Başkanı tarafından verilir.(…)”

Disiplin cezası verme yetkisi devredilemez. Disiplin kurulları gerekli gördüğü takdirde ilgilinin özlük dosyasını ve her türlü evrakı incelemeye, ilgili yerlerden bilgi almaya, her türlü incelemeyi yaptırmaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidir.

6.5. “Disiplin cezası verilmesinde uygulanacak temel ilkeler” başlıklı 53/D maddesi; “(Ek:

2/12/2016 – 6764/31 md.) (…) Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan veya ödül veya başarı belgesi alanlara verilecek disiplin cezalarında bir derece alt ceza uygulanabilir.

Bir derece alt cezayı, asıl cezayı vermeye yetkili makam verir.” 7. 12/06/2018 tarih ve 30449 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Öğretim Üyeliğine

Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliğinin; 7.1. “Atanma şartı” başlıklı 4 üncü maddesi; “ (1) Doktor öğretim üyesi kadrolarına başvurabilmek için doktora veya tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık ya da sanatta yeterlik eğitimini tamamlamış olmak gereklidir.” 7.2. “İlan” başlıklı 5 inci maddesi; “(1) Bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsündeki açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları, Resmî Gazete’de ve üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünün internet ana sayfasında rektörlük tarafından ilan edilerek duyurulur. Bu ilanda adaylara on beş günden az olmamak üzere başvuru süresi tanınır ve son başvuru tarihi belirtilir.” şeklindedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurana verilen “Uyarma Cezası” kararının iptal edilmesi ve ayrıca Üniversiteler tarafından ilan edilen öğretim üyesi kadroları ile ilgili olarak denetim mekanizması olması yönünden münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından denetim mekanizması oluşturması hususunda İdareye tavsiye verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere verilen “Uyarma” disiplin cezası kararının hem usul, hem esas yönlerinden hukuka ve hakkaniyete aykırılıklarının tespit edilmesi, hukuka aykırılıkların kaldırılmasını sağlayacak tavsiye kararı verilmesi talebiyle

Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

10. İdarenin (2) numaralı paragrafta ayrıntılı olarak belirtildiği üzere Prof. Dr.

’nın başvurusunda belirttiği “Uyarma Cezası’na esas teşkil eden disiplin fiilinin; “kişiye özgü ilan vermek” şeklinde olduğu, mevzuata göre “Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler.” hükümlerinin bulunduğu, Süleyman Demirel Üniversitesince öğretim üyeliğine atanma ve yükseltilmeyle ilgili ek koşullar belirlendiği ve Yükseköğretim

Genel Kurulunca 15/09/2008 tarihli toplantıda uygun bulunduğu ancak Süleyman Demirel

Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 04/11/2017 tarihli Posta Gazetesine verilen ilanda yer alan şartın adeta Dr. ’un doktora tez konusunu tarif edercesine ilan verildiği dolayısıyla Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. ’ya söz konusu eylemi nedeniyle 125/B-a maddesi kapsamında Kınama Cezası verildiği, 2547 sayılı

Kanunun 53/D maddesinin üçüncü paragrafında yer alan hüküm uygulanmak suretiyle bir alt ceza olarak tarafına Uyarma Cezası verildiği savunulmaktadır.

11. Mevzuat yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; 2547 sayılı Yükseköğretim

Kanununun “Doktor Öğretim Üyesi” başlıklı 23 üncü maddesine göre Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadrolarının rektörlükçe ilan edileceği, Doktor öğretim üyeliğine atanabilmek için, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim

Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak gerektiği, Yükseköğretim kurumlarının doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim

Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebileceği, “Genel esaslar” başlıklı 53 üncü maddesine göre Yükseköğretim Kurulu Başkanı üst kuruluşlar, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin disiplin amirleri olduğu, Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezaları olduğu, Kınama cezasının; Öğretim elemanına, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesi olduğu ve Kınama cezasını gerektiren fiillerden birisinin Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, kusurlu davranmak olduğu, anılan kanununun “Zamanaşımı” başlıklı 53/C maddesi ise; “(Ek: 2/12/2016 – 6764/29 md.) Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezalarında bir ay içinde, b) Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin soruşturması açılamaz.

Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiil açısından altı yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Bilimsel bir eserin akademik atama ve terfilerde kullanılması ya da kısmen veya tamamen yeniden yayımlanması hâlinde ikinci fıkrada belirtilen zamanaşımı süreleri yeniden işlemeye başlar. Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içerisinde, zamanaşımı süresinin dolması veya üç aydan daha az süre kalması hâlinde en geç üç ay içerisinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir şeklinde olduğu, “Disiplin cezası verme

yetkisi” başlıklı 53/Ç maddesi ise; Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar şunlardır:

a) Uyarma ve kınama cezaları sıralı disiplin amirleri tarafından, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri hakkında Yükseköğretim Kurulu Başkanı tarafından verilir şeklinde olduğu, “Disiplin cezası verilmesinde uygulanacak temel ilkeler” başlıklı 53/D maddesinin Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan veya ödül veya başarı belgesi alanlara verilecek disiplin cezalarında bir derece alt ceza uygulanabilir. Bir derece alt cezayı, asıl cezayı vermeye yetkili makam verir şeklinde olduğu, ayrıca Öğretim Üyeliğine

Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliğinin “Atanma şartı” başlıklı 4 üncü maddesinin ise; Doktor öğretim üyesi kadrolarına başvurabilmek için doktora veya tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık ya da sanatta yeterlik eğitimini tamamlamış olmak gereklidir şeklinde olduğu tespit edilmiştir.

12. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 12.1. Başvuran Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.

hakkından 09/11/2017 tarih ve sayılı başvuru ile iddiaları

BİMER aracılığıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderildiği, başvuru konusunun

Rektörlük tarafından 04/11/2017 tarihli Posta Gazetesine verilen ilanda Dr.

doktora tez konusunu tarif etmek suretiyle “…görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davranmak” disiplin fiilini işlemek suçlaması ile başvuru yapıldığı, YÖK Başkanlığı talimatı ile Yükseköğretim Denetleme

Kurulunca inceleme yapıldığı ve 30/05/2018 tarihli inceleme raporunda şikayetçi Doç Dr.

dilekçesinde belirtilen Dr. doktora tez konusunun

” şeklinde olduğu, Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğünün 04/11/2017 tarihli

Posta Gazetesine verdiği ilanda yer alan “İlköğretim Öğrencilerinin Ortaöğretime Geçiş

Sürecinde Yaşadıkları Eğitimsel Eşitsizlik Alanlarında çalışması olmak” bilgilerinin örtüştüğü, ilanın adeta Dr. doktora tez konusunu tarif edercesine verildiği anlaşıldığından Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.

hakkında disiplin ve ceza soruşturması yapılmasının teklif edildiği, YÖK Başkanlığının 02/07/2018 tarihli soruşturma onayı ile ilgililer hakkında disiplin soruşturmasının yapılmasının uygun bulunduğu, Yükseköğretim Denetleme Kurulunca yapılan disiplin ve ceza soruşturması sonucunda 31/12/2018 tarihli soruşturma raporu hazırlandığı, ilan edilen kadro ile ilgili sadece katıldığı ve jüri tarafından uygun bulunarak Süleyman Demirel

Üniversitesi Rektörlüğünün 08/12/2017 tarihli kararnamesi ile Eğitim Fakültesi Temel Eğitim

Bölümü Sınıf Eğitimi Anabilim Dalına Yardımcı Doçent olarak atandığı, Dr.

doktora tez konusu ile 04/11/2017 tarihli Posta Gazetesine verilen ilanda yer alan şartın aynı olduğu burada adeta Dr. doktora tez konusunun tarif edercesine ilan verildiği tespit edilerek söz konusu fiil nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununun 125/B-a maddesinde berlitilen “…görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davranmak” disiplin suçu kapsamında Süleyman

Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. ’nın “Kınama Cezası” ile cezalandırılmasının teklif edildiği, söz konusu teklifin Başkanlık Makamınca alınan 08/04/2019 tarih ve sayılı karar ile kabul edildiği ancak Prof. Dr. ’nın daha önce herhangi bir disiplin cezası almamış olması nedeniyle bir alt ceza olan “Uyarma Cezası” ile cezalandırıldığı, kararın 30/09/2019 tarihli yazı ile Prof. Dr. ’ya 18/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu cezaya süresi içinde 24/10/2019 tarihinde itiraz edildiği, YÖK Başkanlığı tarafından itirazın reddedildiği anlaşılmıştır.

12.2. Elde edilen bilgiler ışığında; disiplin soruşturmasına gerekçe teşkil eden suç fiilinin 04/11/2017 tarihinde işlendiği, 09/11/2017 tarihinde suçlama iddialarının idareye iletildiği, YÖK Başkanlığının talimatı ile Yükseköğretim Denetleme Kurulunca inceleme yapıldığı ve 30/05/2018 tarihli inceleme raporu hazırlandığı, YÖK Başkanlığının 02/07/2018 tarihli soruşturma onayı ile ilgili hakkında disiplin soruşturması yapılmasının uygun bulunduğu, Prof. Dr. hakkında “Kınama Cezası” teklif edildiği, Başkanlık

Makamınca 08/04/2019 tarihinde teklif edilen cezanın kabul edildiği ancak “Uyarma

Cezası” ile cezalandırıldığı, kararın 30/09/2019 tarihli yazı ile Prof. Dr.

ya 18/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Her ne kadar idarenin açıklamalarından Yükseköğretim Denetleme Kurulunun 05/06/2018 tarihli yazısı ekinde yer alan inceleme raporunda disiplin soruşturması açılmasının teklif edildiği ve bir aylık süre içerisinde (02/07/2018 tarihli onay ile) soruşturma açıldığı savunulmuş olsa da somut olayda 09/11/2017 tarihinde suçlama iddialarının idareye iletildiği ve YÖK Başkanlığının 02/07/2018 tarihinde soruşturma onayı verdiği anlaşıldığından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanun’un

“Zamanaşımı” başlıklı 53/C maddesinin “Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin soruşturması açılamaz hükmüne istinaden yaklaşık 8 ay geçtikten sonra idarece soruşturmanın açıldığı dolayısıyla başvuranın talebi ile ilgili olarak idarenin işlemleri hakkında hakkaniyete aykırılık tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında

Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği ancak idarenin başvurana karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Isparta

İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın “Uyarma Cezası” kararının iptal edilmesi talebinin yerine getirilmesi hususunda,

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, YÜKSEKÖĞRETİM

KURULU BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi