|
ÖZET: Danıştay kararında, başvuran öğretmene verilen uyarma cezasının hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir. Disiplin cezası verilmesi için belirlenen usul ve esaslar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, disipline konu fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekmektedir. Somut olayda, öğretmenin fiilinin öğrenildiği tarih 31/05/2019 iken, soruşturma 12/09/2019 tarihinde başlatılmıştır. Bu durum, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğramasına yol açmıştır.
Sonuç olarak, başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezasının geri alınması hususunda Konya Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesi ve memurların haklarının korunması açısından önem taşımaktadır. İdarenin, disiplin cezası uygularken mevzuata uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/75114-S.20.81731
BAŞVURU NO : 2020/52111
KARAR TARİHİ : 14/09/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KONYA VALİLİĞİ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurana verilen uyarma cezasının iptali hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 21/05/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; 100. Yıl Mesleki Eğitim Merkezi Elektronik Öğretmeni iken İMKB
Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde maaş karşılığı görevlendirildiğini, ders programında yer alan bir derse 3 hafta girmediğini, kendisinin derse girmediği zaman zarfında hastaneye gittiğini, öğrencilerin mağdur olduğu gerekçesiyle tarafına verilen önce kınama, sonra amirin takdir yetkisiyle uyarı cezasına çevrilen cezanın haksız olduğunu, İl Disiplin Kuruluna da başvurduğunu fakat başvurusunun reddedildiğini belirterek verilen uyarma cezasının iptalini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden, Konya Valiliği İl Milli Eğitim
Müdürlüğü tarafından gönderilen 17/07/2020 tarihli ve sayılı bilgi ve belgelerden özetle; 2.1. Konya Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünce 14/02/2020 tarihli inceleme/soruşturma raporu düzenlendiği, 2.2. “Başvurandan 10/03/2020 tarihli yazı ile 657 sayılı Devlet Memurları Hakkındaki
Kanun’un 130. maddesi gereğince yazımızın tarafınıza tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde savunmasının istendiği, 2.3. Soruşturma konusunun çeşitli iddialardan oluştuğunu bu iddialara işlem tayinine gerek olmadığı şeklinde karar verilerek,iddialar arasından sadece; Selçuklu İMKB Mesleki ve Teknik
Anadolu Lisesine maaş karşılığı görevlendirildiğiniz dönemde ders programınızda yer alan bir derse 3 hafta girmediğiniz, mazeretinize ait dilekçeleri teslim etmediğiniz, öğrencileri mağdur ettiğiniz iddiası ile ilgili 657 sayılı DMK’nın 125/B-a maddesi çerçevesinde “Kınama” cezası ile tecziye teklifine ilişkin savunmanız incelenmiş olup İl Milli Eğitim Müdürlüğü İş Sağlığı ve
Güvenliği biriminde çalıştığınız süre içerisindeki gayretleriniz dikkate alınarak bir alt ceza olaqrak 657 sayılı DMK’nın 125/A-a maddesi çerçevesinde “Uyarma” cezası ile tecziye edildiniz” şeklinde başvurana uyarma cezası verildiği, 2.4. Soruşturma raporunda öğretmen ’ın yukarda bahsi geçen iddiaya ilişkin ifadesinde özetle; “Süreğen rahatsızlığım olduğu için doktora gittim. Bununla ilgili belgemi vermek istediğimde Müdür Yardımcısı belgeleri dilekçesiz almayacağını söyledi. Ben de bunun üzerine hastanede muayene olduğum ilgili belgeleri kadromun bulunduğu 100.yıl Mesleki Eğitim merkezine götürüp verdim. Ayrıca 23/06/2010 tarihli…genelge ile ayakta tedavi belgesinin kaldırıldığı, sadece beyan verilmesinin yeterli olduğu göz önüne alındığında 3 hafta boyunca derse girmediğim, mazeretime ait belgeleri teslim etmediğim, öğrencileri mağdur ettiğim iddiası doğru değildir.” yer verildiği, 2.5. Raporda muhakkikin söz konusu iddiaya ilişkin değerlendirmesinde; öğretmen
’a yazılan 9/B sınıfının ilk mesleki gelişim dersinin 19/04/2019 Cuma günü olduğu ancak öğretmenin sevkli olduğundan dersin boş geçtiği, yine bir sonraki hafta 26/04/2019 tarihindeki aynı sınıfın dersinin boş geçtiği ve nöbet tutanağının düşünceler bölümüne herhangi bir açıklama yazılmadığı, 03/05/2019 tarihindeki dersin ’ın sevkli olması nedeniyle boş geçtiğinin görüldüğü, alınan ifadeler değerlendirildiğinde okul müdürü tarafından 15/04/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kendisine verilen 9/B sınıfına ait mesleki gelişim dersine girmek istemediği, dersin tebliğ edildiği haftadan itibaren 3 hafta boyunca her Cuma 1. ve 2.saatlerdeki dersine girerken 3. ve 4.saatlerdeki 9/B sınıfındaki
Mesleki Gelişim dersi saatlerinde sevkli olduğundan girmediği, ayakta tedavi beyan belgesini görev yaptığı okul yerine kadrosunun bulunduğu okula teslim ettiği halbuki MEB 2010/41 nolu genelgeye göre memurun ayakta tedavi beyan belgesini görev yaptığı kuruma teslim etmesi gerektiği, öğretmenin sağlık hizmetlerinden yararlanmasının Anayasal bir hak olması ile birlikte bu haktan yararlanma zamanının haftada iki saatli girmek istemediği dersin saatine rastlamasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği bu sebeple üç hafta üst üste aynı öğrencilerin eğitim haklarının engellendiği, öğretmenin kendisine verilen görevi kabul etse de üç hafta üst üste ayakta tedavi için hastaneye giderek MEB Ortaöğretim Kurumları
Yönetmeliğinin Öğretmenlerin görevleri ve sorumlulukları başlıklı 86 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasının p bendi “Müdür tarafından verilen görevin gerektirdiği diğer görev ve sorumlulukları yerine getirir, hükmüne uygun davranmadığı, bu davranışın da 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunun Devlet Memurlarının Görev ve Sorumlulukları başlıklı 11’inci maddesinde yer alan
“Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından Filen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin İyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar. ” hükmüne uygun olmadığından 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 125 inci Maddesi B-a bendi: “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kuru Itırca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle İlgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak,” kapsamına girdiği kanaatine varıldığı, 2.6. Başvuranın söz konusu uyarma cezasına 24/03/2020 tarihli dilekçesi ile itiraz ettiği, Konya Valiliği İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunun ise 9/04/2020 tarihli kararla; fiilin sübuta erdiği, verilen cezanın fiille örtüştüğü gerekçesiyle itirazı reddettiği, anlaşılmaktadır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.” hükmü, “Kamu Hizmeti Görevlileriyle
İlgili Hükümler” ana başlığında “Genel Hükümler” kenar başlıklı 128 inci maddesinde; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” hükmü, “Yönetmelikler” başlıklı
124 üncü maddesinde; “Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını
ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler…” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
5.1. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…
A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile
bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, 5.2. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinde; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.
Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir.
Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler.” 5.3. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde; Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
5.4. “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinde; “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.”
5.5. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde; “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
5.6. “Disiplin kurulları ve disiplin amirleri” başlıklı 134 üncü maddesinde; Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinde bir Yüksek
Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim Müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur.
5.7. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde; Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır
İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.
Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.
Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Tavsiye Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Başvuran özetle, ders programında yer alan bir derse 3 hafta girmediğini, kendisinin derse girmediği zaman zarfında hastaneye gittiğini, öğrencilerin mağdur olduğu gerekçesiyle tarafına verilen önce kınama, sonra amirin takdir yetkisiyle uyarı cezasına çevrilen cezanın haksız olduğunu, İl Disiplin Kuruluna da başvurduğunu fakat başvurusunun reddedildiğini belirterek verilen uyarma cezasının iptali talebiyle Kurumumuza başvuru yapmıştır.
8. Memurlar hakkındaki disipline dair hükümler 657 sayılı Kanunun 124 ile 144 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Söz konusu mevzuata göre; disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Ayrıca kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için alınan önlemlerden biridir.
9. Disiplin cezası verilmesi belli usul ve esaslara tabidir. Bu usul ve esaslardan biri 657 sayılı Kanunun 127’nci maddesinde düzenlenen zamanaşımı hususudur. Söz konusu düzenlemede, disipline konu fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren, uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında; 1 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanılması gerektiği ve disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmesi gerektiği aksi takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir.
10. Konya Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünce 14/02/2020 tarihli inceleme/soruşturma raporunda; fiilin ve halin işlendiği tarih 13/03/2019-16/05/2019, fiilin ve halin işlendiğinin öğrenildiği tarih 31/05/2019, incelemenin/soruşturmanın başlama tarihi 12/09/2019 olarak belirtilmiştir. Yukarıda da bahsi geçen 657 sayılı DMK’nın zamanaşımını düzenleyen 127’nci maddesinde; disipline konu fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren, uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında; 1 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanılması gerektiği belirtilmekte, söz konusu somut olayda 31/05/2019 tarihinden itibaren 1 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmamış olup, 12/09/2019 tarihinde başlanarak 1 aylık sürenin evleviyetle aşıldığı görüldüğünden disiplin cezası işlemlerinin zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir. Kanun hükmüne aykırı olarak 1 aylık soruşturma zamanaşımı süresi geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturmasına istinaden tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
11. Yukarı anlatılan hususlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında verilen disiplin cezası işleminin, ilgili mevzuat hükümleri gereği, zamanaşımı yönünden hukuka ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13. 4/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Konya İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvuranın eylemi karşılığında verilen disiplin cezasının zamanaşımına uğramış olduğu tespit edildiğinden başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezasının geri alınması hususunda
KONYA VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
KONYA VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın başvurana ve gereği için KONYA VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM
MÜDÜRLÜĞÜNE gönderilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi