|
ÖZET: Bu karar, COVID-19 salgını sürecinde icra işlemlerinin durdurulmasına dair Cumhurbaşkanlığı kararnamesine rağmen icra işlemlerinin devam etmesi üzerine başvuranın yaptığı şikayetle ilgilidir. Başvuran, icra işlemlerine devam eden memurlar hakkında görevi kötüye kullanma iddiasıyla soruşturma açılmasını ve yapılan kesintilerin faiziyle geri ödenmesini talep etmiştir. Ancak, İcra ve İflas Kanunu’nun 330. maddesi uyarınca, Cumhurbaşkanı kararıyla icra takiplerinin durdurulması gerektiği belirtilmiştir.
Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan görüş yazısında, nafaka alacakları dışında tüm icra takiplerinin durdurulması gerektiği ifade edilmiştir. Ancak, başvuranın durumunun bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin Adalet Bakanlığı’nın uygulama birliği sağlama amacıyla yaptığı değerlendirmelere dayandığını belirterek, idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir. Bu nedenle başvurunun reddine karar verilmiştir. |
2.3. Adalet Bakanlığı İcra Daire Başkanlığının tarihli yazısının son paragrafına istinaden adı geçenin hali hazırda kesilmekte olan ve sırada bekleyen 6 (altı) icra dosyasının bulunmasından dolayı kesinti yapılmış ve ilgili İcra Müdürlüğüne ödenmekte olduğu,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 9/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun “İcra takiplerinin durdurulması halleri” başlıklı 330 uncu maddesi: “Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harb halinde Cumhurbaşkanı kararıyla memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen bir müddet için icra takipleri durdurulabilir.”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran özetle, Cumhurbaşkanlığı kararnamesine rağmen icra işlemine devam eden memurlar hakkında görevi kötüye kullanmak ve bu olağanüstü dönemde mağduriyete sebebiyet vermekten soruşturma açılmasını ve kendisinden yapılan kesintilerin faiziyle ödenmesini talep etmektedir.
8. İcra ve İflas Kanununun 330 uncu maddesinde “Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harb halinde Cumhurbaşkanı kararıyla memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen bir müddet için icra takipleri durdurulabilir. ” hükmüne istinaden yayımlanan
2279 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını
önlemek amacıyla alınan tedbirler kapsamında; bu Kararın yürürlüğe girdiği tarihten 30/4/2020 tarihine kadar, nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere, yurt genelinde yürütülmekte olan tüm icra ve iflas takiplerinin durdurulmasına ve bu çerçevede taraf ve takip işlemlerinin yapılmamasına, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınmamasına ve ihtiyati haciz kararlarının icra ve infaz edilmemesine… ” karar verilmiştir.
9. Yargısal anlamda COVİD-19 salgın hastalığına karşı başvurulan en önemli tedbirlerden biri olan icra ve iflas takiplerinin durdurulması hakkındaki Cumhurbaşkanlığı Kararından hemen sonra 24.03.2020 tarihinde Adalet Bakanlığı İcra İşleri Başkanlığı tarafından, Karar’ın uygulanması sırasında oluşacak tereddütleri giderebilmek ve uygulama birliğinin sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla durdurma kararının gayesi gözetilmek suretiyle ilgili kişi ve kurumlardan gelen görüş ve talepler de dikkate alınarak değerlendirmeler yapılmış olup, yapılan değerlendirmeler sonucunda bazı görüşler belirlenmiş ve bu görüşler çerçevesinde ortaya çıkan ihtiyaçlar giderilmiştir.
10. Bu doğrultuda yayımlanan Adalet Bakanlığının 02/04/2020 tarihli ve 2678 sayılı görüş yazısı kapsamında; “Nafaka alacaklarına ilişkin takiplerin ve dolayısıyla maaş hacizlerinin devam edeceği açık olup, başka sebebe dayanan diğer maaş hacizlerinin devam etmesinin ve maaş kesintilerinin yapılmasının İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulmasına Dair 2279 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına ve yukarıda bahsi geçen yasal düzenlemelere aykırılık oluşturmayacağı, zira icra takiplerinin durdurulduğu tarih aralığında icra daireleri tarafından yeni haciz kararları alınamayacağından maaş haczi ve kesintileri için ilgili kurum ve kişilere yazılan müzekkerelerin postada gecikmiş olması ve takibin dayanağının nafaka borcuna ilişkin olup olmadığının veya diğer taraf lehine talep edilen bir işlem kapsamında bulunup bulunmadığının kesinti yapacak kurum ya da kişi tarafından bilinemeyecek olması gibi hususlar dikkate alındığında haciz müzekkerelerinin gereği yerine getirilerek maaş kesintilerinin ilgili icra dairesi hesabına gönderilmesinin uygun olacağı, Maaş kesintilerinden icra dosyasına gelen ödemelerle ilgili ihtilaf bulunup bulunmadığının, alacaklısına ödenip ödenmeyeceğinin icra müdürlüğünce takdir edileceği, yapılacak işlemin hukuka aykırı veya hadiseye uygun bulunmadığının düşünülmesi halinde ancak borçlu tarafından İcra ve İflas
Kanunun 16 ncı maddesi kapsamında ŞİKAYET YOLUYLA İCRA MAHKEMESİNE
TAŞINABİLECEĞİ, bu durumda mahkemelerce verilecek karar gereğince icra müdürlüklerince işlem tesis edilmesi gerektiği, değerlendirilmektedir. Bu itibarla; Uygulanan maaş haczi kesintilerine devam edilmesi, birden fazla icra dosyasının bulunması ve bir dosyadan yapılan kesintinin bitmesi halinde sırası gelen icra dosyaları için de maaş haczi kesintisinin yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.”
11. İdari işlemler tesis edilirken idarenin kullandığı yetki bağlı yetki ve takdir yetkisi şeklindedir. İdari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli yönde hareket etme hususunda bir tercih hakkı tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetki, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır.
12. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından başvuranın talebinin
Adalet Bakanlığının tüm Türkiye genelinde uygulama birliğinin sağlanması amacıyla yaptığı değerlendirmeler neticesinde yayımladığı görüşlere dayanarak reddine yönelik işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup;
Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Bu kararın BAŞVURANA ve İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi