| ÖZET: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanıkların hakaret suçundan mahkûmiyetine ilişkin istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Mahkeme, sanıkların eylemlerinin hukuka uygun olarak saptandığını ve temyiz denetimini sağlayacak biçimde tüm kanıtların değerlendirildiğini belirtmiştir. Sanıkların sosyal medya üzerinden paylaştıkları görüntülerin aleniyet unsuru taşımadığına ve katılanın kamu görevlisi olarak görev yapması nedeniyle eylemin kamu görevlisine yönelik gerçekleştirildiğine dair hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, temyiz taleplerinin reddine ve mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiştir. |
4. Ceza Dairesi 2022/3878 E. , 2025/640 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1165 E. 2021/2242 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık … hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizinin; sanıkların suç tarihinde kamu görevi yapan katılana yönelik hakaret sözlerinin kayda alındığını ve canlı yayın ile yayınlandığını bilerek katılana alenen hakarette bulundukları gözetilerek aleniyet hükümlerinin uygulanmamış olması nedeniyle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanık … müdafiinin temyizinin; sanığın sözlerinde muhatabın katılan olmadığı, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı, mağdurun belirlenebilir olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı karar verildiği, sözlerin kaba söz olarak değerlendirilmesi gerektiği, sözlerin kamu görevlisine yönelik görevinden dolayı değerlendirilmesinin hatalı olduğu, bu nedenlerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanık … müdafiinin temyizinin; sanığın sözlerinde muhatabın katılan olmadığı, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı, kabul edilen hakaret sözünün kamu görevine ilişkin olmadığı, olayda iletme kastının bulunmadığı, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
İncelemeye konu kararın, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5/1-(d) maddesinin yürürlük tarihinden sonra verilmiş olduğu nazara alınarak, basit yargılama usulünün uygulanması için gerekli koşulun oluşmaması nedeniyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanıklara yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Sanık …’ün “facebook” isimli internet sitesi hesabından paylaşılan görüntülerin aleniyet unsuru içerip içermediğinin tespiti mümkün olmadığından sanık lehine yorumla aleniyet hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına ve katılanın belediye başkan yardımcısı olarak görev yapması ve katılan ile sanıkların aralarında siyasi rekabet bulunduğunun anlaşılması karşısında eylemin kamu görevlisine görevinden dolayı gerçekleştirildiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2025 tarihinde karar verildi.