onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme, davalı belediyenin taşınmazda payı olduğunu ve bu payların kamulaştırma yoluyla iktisap edildiğini tespit etmiştir. Ayrıca, taşınmazın imar planında “belediye hizmet” alanı olarak ayrılması nedeniyle fiilen el atmanın var sayılabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Mahkeme, dava konusu taşınmaza arsalara özgü bedel belirlenmesi yönteminin uygulanarak 419.629,70 TL değer biçildiğini ve davacı vekilinin bu bedeli artırmadığını göz önünde bulundurarak, taleple bağlılık ilkesi gereği dava dilekçesindeki değer üzerinden karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığını belirtmiştir. Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Bu karar, hukuki el atmaların adli yargı yerinde değerlendirileceği ve kamulaştırmasız el atma durumlarının tazminat taleplerine etkisi açısından önem taşımaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/4230 E.  ,  2025/958 K.

    “İçtihat Metni”


    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1371 Esas, 2024/471 Karar
    DAVA TARİHİ : 15.10.2018
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ: Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2018/439 Esas, 2022/204 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Yalova ili, …,…Mahallesi, 692 ada 3 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, söz konusu taşınmazın belediye tarafından imar uygulaması ile kamulaştırma yapılmadan okul yeri olarak ayrıldığını, müvekkilinin maliki olduğu taşınmaza okul yapılması nedeni ile müvekkilinin mağdur olduğunu, dava konusu olan taşınmazın rayiç bedelinin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı idare ile vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza idarenin fiilen el atmasının bulunmadığını, dava konusu parsele ilişkin olarak, Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2012/78 Esas sayılı dosya ile açılan davanın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2013/30255 Esas, 2014/12310 Karar sayılı kararı ile fiili el atma olmadığından bahisle bozulduğunu ve Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 2015/160 Esas sayılı dosya ile davanın reddine karar verildiğini, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında Belediye Hizmet Alanı olarak planlandığını, Belediye Meclisinin 10.06.2005 tarihli ve 184 sayılı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) gereği, 2018 yılında takdir komisyonu tarafından belirlenen bedelin 600 TL/m² olduğunu, kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davası açılabilmesi için taşınmazın imar planında okul ve yol olarak ayrılması yeterli olmayıp fiilen el atılmış olması gerektiğini, emsal Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2003/10563 Esas, 2003/14582 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi dava konusu taşınmazın imar planında belediye hizmet alanı olarak ayrılmasının yeterli olmadığını, davacının müvekkil kurumla uzlaşma yoluna gitmediğini, söz konusu husus dava şartı olduğundan davanın reddi gerektiğini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taleple bağlı kalarak davanın kabulü ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin taşınmazın güncel değeri üzerinden kabule karar vermesi gerekirken taşınmazın güncel değerinin çok altında kalan bir değerden davanın kabulüne karar vermesinin doğru olmadığını, maddi gerçekle bağlantılı olmayan ve taşınmazın gerçek değerini yansıtmayan yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

    2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiili el atma olmadığına ilişkin iddialarının incelenmediğini, görev yönünden de davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz incelendiğinde davalı belediyenin de dava konusu taşınmazda payı olduğu ve bu payları kamulaştırma yoluyla iktisap ettiği tespit edildiği gibi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “belediye hizmet” alanı olarak değiştirilen yerin Yalova Üniversitesi Rektörlüğü ile yapılan protokol ile Yalova Üniversitesi Rektörlüğüne devredildiği de tespit edilmiştir. Bu durumda fiilen el atma da var sayılmaktadır. Ayrıca hukuki el atmalarda da artık adli yargı yeri görevlidir. Dava konusu arsa vasfındaki taşınmaza arsalara özgü bedel belirlenmesi yöntemi kıyasen uygulanarak değer biçildiği, bulunan (419.629,70 TL) bedel için davacı vekilinin bedeli artırmadığı da gözetilerek taleple bağlılık ilkesi gereği dava dilekçesindeki değer üzerinden karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrarlayarak temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrarlayarak temyiz isteminde bulunmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin davalı idareden tahsili istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “…Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.

    4.2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiş ise de bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmazların satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden istenilip, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın 2018 yılında Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiilî imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.

    4. Bu durumda; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadarstro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazın satış akit tablosu ilgili kurumlardan getirtilerek rapor denetlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi ve emsal taşınmazın uygun olmadığının anlaşılması halinde ise taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Taraf vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,

    Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.