onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, iflas talebine ilişkin olup, talep edenin ekonomik durumu nedeniyle adli yardım talebinin kabul edilmesi gerektiği üzerine yoğunlaşmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, talep edenin iflas avansı ve yönetim kurulu kararı gibi özel dava şartlarını yerine getirmediği gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, talep edenin ekonomik ve sosyal durumunu dikkate alarak adli yardım talebini kabul etmiş ve iflas masraflarının karşılanmasının zor olduğunu belirtmiştir.

Yargıtay, iflasın kamu düzenine ilişkin bir mesele olduğunu vurgulayarak, mahkemelerin bu durumu kendiliğinden gözetmesi gerektiğini ifade etmiştir. HMK’nın 325. maddesi uyarınca, tarafların ödemesi gereken giderlerin belirli bir süre içinde yatırılmaması durumunda, bu giderlerin Hazine tarafından karşılanabileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla, talep edenin iflas masrafını yatırmaması nedeniyle davanın reddi, kamu düzenine aykırı olarak değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve davanın esasına girilerek gerekli işlemlerin yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, iflas taleplerinde adli yardımın önemini ve mahkemelerin kamu düzenini gözetme yükümlülüğünü ortaya koymaktadır.

6. Hukuk Dairesi         2024/3572 E.  ,  2025/57 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/1672 E., 2024/1878 K.
    KARAR : Esastan Red
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2024/177 E., 2024/190 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep eden tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. TALEP
    Talep eden dilekçesinde; şahsi şirketinin yıllarca ticaret hayatında başarılı işler yapmış olduğunu, ancak gerek yaşanan ekonomik kriz nedeniyle gerekse uzun pandemi süresince iş yapamaz duruma geldiğini, şahsının aktif ve pasif olarak hiçbir mal varlığı bulunmadığını, alacaklarının da bankalar ve alacaklılar tarafından haczedilmiş olduğunu, bütün alacaklılarına eşit davranılmasını sağlayabilmek amacıyla doğrudan iflas talebinde bulunduğunu ileri sürerek iflas isteminin kabulü ile iflasına karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 11.06.2024 tarihli tensip zaptında 20.000,00 TL iflas avansı ve 500,00 TL dosya avansı olmak üzere, 20.500,00 TL avansın mahkeme veznesine depo etmesi için talep edene 2 haftalık kesin süre verildiği, yine İİK 179, TTK 377 maddeleri uyarınca iflas davası açılması için yönetim (tasfiye) kurulu kararı olup olmadığı hususunda beyanda bulunması, yönetim kurulu kararının ibraz edilmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde davanın HMK 114/2, 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip zaptının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, talep eden tarafça verilen sürede masrafın yatırılmadığı ve iflas davası açılması için yönetim (tasfiye) kurulu kararı olup olmadığı hususunda beyanda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın özel dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep eden tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikli olarak talep edenin adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiş olup iflas isteyenin, İİK’nın 181. maddesi yollamasıyla 160. maddesi uyarınca, birinci alacaklılar toplantısına kadar gerekli masrafları mahkeme veznesine peşin olarak yatırmak zorunda olduğu, bu hususun özel olarak düzenlenmiş bir talep şartı olduğu, usulüne uygun olarak yapılan tebliğe rağmen talep eden tarafça verilen kesin sürede iflas masrafının yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, talep edenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep eden taraf adli yardım talepli olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
    Talep eden temyiz dilekçesinde; aktif hiçbir mal varlığının bulunmadığını, banka hesaplarına haciz konulduğunu, günlük ihtiyaçlarını dahi karşılamakta güçlük çektiğini, talep edilen iflas masraflarının adli yardım kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, avukat talebinin de kabul edilmediğini, aile ve sosyal durumunun dikkate alınması gerektiğini, kanunda belirtilen düzenlemelerin iflas talebinde bulunan kişinin ekonomik durumuna uygun şekilde yorumlanması gerektiğini, İİK 178. Maddesi gereği tüm alacaklılara eşit davranılmasını sağlama amacının dikkate alınması gerektiğini temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

    B .Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, , İİK 178. maddesine uyarınca iflas istemine ilişkindir.

    1. Talep edenin istinaf başvurusu sırasında yapmış olduğu adli yardım talebinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince Uyap üzerinden yapılan ekonomik sosyal durum araştırmasına göre, talep edenin ekonomik ve sosyal durumları göz önünde bulundurularak yargı hakkına erişimin engellenmemesi bakımından istinaf harç ve masrafına yönelik adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği, bu durumda temyiz harç ve masrafları bakımından talep olunanın ekonomik ve sosyal durumu itibariyle yargılama, harç ve giderlerini karşılamamakta güçlük çekeceği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK’nın 334 ve devamı maddelerinde yazılı koşulların gerçekleştiği kanaatine varılmakla adli yardım talebinde bulunan talep edenin adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

    2. İflas kamu düzenine ilişkin olup görevi gereği mahkemelerce ve temyiz halinde Yargıtay’ca kendiliğinden gözetilir. HMK’nın 325. maddesinde; “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği talep ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir.” düzenlemesi mevcuttur. Mahkemece verilen kesin sürede iflas avansı yatırılmadığı taktirde suçüstü ödeneğinden iflas giderleri tamamlanarak işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, talep eden tarafça verilen kesin sürede iflas masrafının yatırılmaması nedeniyle davanın talep şartı yokluğundan usulden reddine ve buna ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi kamu düzenine aykırı olmuştur.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

    14.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.