|
ÖZET: Başvuran, OHAL döneminde Kanun Hükmünde Kararname ile görevden ihraç edilip, OHAL Komisyonu kararıyla geri döndüğünü, ancak görevden uzak kaldığı süre için yasal faiz talep etmiştir. İdare, başvuranın mali ve sosyal haklarının ödendiğini, ancak yasal faiz için herhangi bir düzenleme olmadığını belirterek talebi reddetmiştir.
Danıştay, başvuranın kamu görevinden çıkarılma tarihinden göreve başladığı tarihe kadar olan mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Anayasa ve ilgili mevzuat gereği, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin etme yükümlülüğü bulunduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kabulüne ve başvurana ödenmiş olan mali ve sosyal haklarının yasal faizlerinin de ödenmesi yönünde Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde idarenin hukuka uygun hareket etmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/84400-S.20.91761
BAŞVURU NO : 2020/93554
KARAR TARİHİ : 20/10/2020
TAVSİYE KARARI
TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın geriye dönük ödenen maaşlarına ilişkin yasal faizin ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/08/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuru konusu; Başvuran, kamu görevinden OHAL döneminde Kanun Hükmünde
Kararname ile görevinden ihraç edildiğini ancak OHAL Komisyon Kararıyla görevine döndüğünü belirterek görevden uzak kaldığı dönemlerdeki sosyal ve mali haklarının kendisinde ödendiğini ancak yasal faizinin ödenmediğini belirterek, yasal faizinin ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun bilgi, belge ve görüş yazısına Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığının
25/09/2020 tarih ve sayılı yazısıyla verilen cevapta özetle; Kurumumuzda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında geçici personel olarak görev yapmakta iken 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 01/09/2016 tarihinde görevine son verilen (başvuran) Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme
Komisyonunun 08/05/2019 tarih ve 2019/22636 sayılı kararı gereğince göreve iade edilmiş ve adı geçen 30/05/2019 tarihinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B)
fıkrası kapsamında sözleşmeli personel (anketör) olarak tekrar göreve başlamıştır.
08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 01/02/2018 tarihli ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında “Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takibeden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat hakkında bulunamazlar” hükmü bulunmaktadır. Yukarıda bahsi geçen hüküm uyarınca adı geçenin kamu görevinden çıkarıldığı 01/09/2016 tarihini takip eden aybaşı 15/09/2016 tarihinden göreve başladığı tarihe kadar mahrum kaldığı mali ve sosyal hakları ödenmiş, yine yukarıda bahsi geçen hükümde bu ödemelere yasal faiz uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir düzenleme yapılmadığından adı geçenin faiz talebi uygun görülmemiştir. Göreve iade edilen Kurumumuz personeli tarafından yapılan yasal faiz taleplerinin tümü uygun görülmemiş, ancak yasal faiz talebi ile ilgili olarak yargı yoluna başvuranların yargı kararı gereğince yasal faiz ödemeleri yapılmıştır…” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
3.2) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,
3.3) Anayasanın Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler başlıklı 128 inci maddesinde;
“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/20105982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
5) 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin;
5.1) “Komisyonun oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “ (1) Anayasanın 120 nci maddesi
kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi
Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik
Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü
Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.”,
5.2) “Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Komisyon, olağanüstü hal
kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir. a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi, b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c)
Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. …” ,
5.3) “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Kamu görevinden, meslekten
veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır. Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı
Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir.
Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel
Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvurunun kabulü halinde ilgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu kurum ve kuruluş bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte söz konusu kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre
İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir. Komisyonun karara bağladığı dosyaya ilişkin olarak Komisyonda bulunan tüm evrak, birinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluşa, ikinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgili kurum veya kuruluşa, diğer dosyalarda ise ek 1 inci maddeye göre husumetin yöneltileceği kurum veya kuruluşa devredilir.”
Hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabul
edilmesi yönünde hazırlanan karar önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Başvuran, kamu görevinden OHAL döneminde Kanun Hükmünde Kararname ile görevinden
ihraç edildiğini ancak OHAL Komisyon Kararıyla görevine döndüğünü belirterek görevden uzak kaldığı dönemlerdeki sosyal ve mali haklarının kendisinde ödendiğini ancak yasal faizinin ödenmediğini belirterek, yasal faizinin ödenmesini talep etmektedir.
8) İdarenin cevap yazısında özetle; başvuranın 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname
görevine son verildiği, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun 08/05/2019 tarih ve 2019/22636 sayılı kararı gereğince göreve iade edildiği, 30/05/2019 tarihinde tekrar göreve başladığı, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında “Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takibeden ay başından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat hakkında bulunamazlar” hükmü uyarınca adı geçenin kamu görevinden çıkarıldığı 01/09/2016 tarihini takip eden aybaşı 15/09/2016 tarihinden göreve başladığı tarihe kadar mahrum kaldığı mali ve sosyal haklarının ödendiği, yine yukarıda bahsi geçen hükümde bu ödemelere yasal faiz uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir düzenleme yapılmadığından adı geçenin faiz talebi uygun görülmediği bildirilmiştir.
9) Kurumumuza sunulan belgelerde yapılan incelemede, başvuranın 672 sayılı KHK ile
görevine son verildiği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun 08/05/2019 tarih ve 2019/22636 sayılı kararı gereğince görevine iade edildiği, 30/05/2019 tarihinde tekrar göreve başladığı, sosyal ve mali haklarının ödendiğinin bildirildiği, ancak başvuranın iddiasına göre yasal faizin ödenmediği anlaşılmaktadır.
10) Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu
kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı / iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.
11) Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde;
daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
12) Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe
giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın
120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük
Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli
Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur” hükmü ile Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.
13) 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri
İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
14) Her ne kadar göreve iade edilen kamu görevlilerine iade KHK’larında geriye dönük mali
hakların ödenmesi yönünde faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de, Anayasa
Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve sayılı kararında “…Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlan dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranlan karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yaran ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır” yönünde değerlendirme yapılmıştır.
15) Benzer nitelikli bir yargı kararında; “Ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para, çeşitli
ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu yaratması yanında, enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranına bağlı olarak yitirmesine neden olur. Hukuk sistemlerinde paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu bu zarar, “faiz” adı altında yapılan ek ödemelerle karşılanmaktadır. Faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması kural olarak gerekmez. Bu veriler ışığında; asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının, 697 sayılı
KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” tespitlerine yer verilmiştir. (Zonguldak İdare Mhk. 22.11.2018 tarih ve 2018/360 e. 2018/1013 k.-Ankara BİM 7.İdari Dava Dairesi 08.11.2019 tarih ve 2019/506 e. 2019/921 k.)
16) Yukarıda belirtilen Kanun Hükmünde Kararnamenin “…görevinden çıkarılma tarihlerini
takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği…” hükmü idareyi de bağlamaktadır. Bilindiği gibi Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Kanuni idare ilkesi gereğince, ilgili idarenin bu yasa hükmüne ve hukuk devleti ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmakta olup, yapılan işlemlere dair idarenin belirttiği gerekçelerin, haklı ve kabul edilebilir bir yönü de bulunmamaktadır.
17) Benzer bir konuda Kurumumuza yapılan 2020/6593 no.lu şikâyet başvurusuyla ilgili olarak
Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma sonucunda; yukarıdaki paragraflarda değinilen gerekçeler de göz önünde bulundurularak, başvurana kamu görevinden çıkarıldığı tarihten göreve başladığı tarihe kadar olan sürece ilişkin ödenen mali ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi hususunda ilgili idareye tavsiyede bulunulmuştur
18) Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve emsal yargı kararları birlikte
değerlendirildiğinde; kamu görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana ödenmiş olan mali ve sosyal haklarının yasal faizlerinin de ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Başvuru dosyasında bulunan bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvurana ödenmiş olan mali ve sosyal haklarının yasal faizlerinin de ödenmesi yönünde
Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığına TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Bu kararın, Başvurana ve Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Türkiye İstatistik Kurumu
Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi tarafından karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi