ÖZET: Başvuran, can güvenliği gerekçesiyle İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne tayin talep etmiştir. Ancak, başvuranın görev yaptığı müdürlükte başka avukat bulunmadığı ve can güvenliği tehdidini belgeleyen herhangi bir adli veya mülki idare belgesi sunmadığı için, talebi reddedilmiştir. İlgili mevzuat gereği, memurun can güvenliği mazeretiyle yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için, bu durumu belgelendirmesi gerekmektedir.

İdare, başvuranın tayin talebini değerlendirirken, mevcut durum ve ihtiyaçları göz önünde bulundurarak takdir yetkisini kullanmıştır. Başvuranın can güvenliği ile ilgili iddialarının ciddiyeti ve soruşturma süreci dikkate alınarak, Tarım ve Orman Bakanlığına, başvuranın tayin talebinin yeniden değerlendirilmesi için bir soruşturma başlatılması tavsiye edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın tayin talebinin reddi hukuka uygun bulunmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/90745-S.20.99780

BAŞVURU NO : 2020/95168

KARAR TARİHİ : 31/12/2020

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI

Başvuranın tayin talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 31/08/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, yılından itibaren İl Tarım ve Orman

Müdürlüğünde avukat olarak görev yaptığını, Bakanlık adına takip ettiği Ağır Ceza

Mahkemesinde görülmekte olan bir dosyada verilen kararı temyiz etmemesi ve akabinde temyiz başvurusundan vazgeçmesi hususunda dosyadaki 3 sanık tarafından tehdit edildiğini, konuya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, halen müdür vekili olan

’ın tehditler doğrultusunda işlem yapması nedeniyle kendisinden şikâyetçi olduğunu, bu nedenle söz konusu müdür vekilinin kendisine mobbing uygulamaya başladığını, yaşadığı mobbing sureci ve maruz kaldığı tehditler karşısında can güvenliğinden endişe duyması nedeniyle İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne tayin talebinde bulunduğunu, ancak talebinin reddedildiğini belirterek, İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne atamasının yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Tarım ve Orman Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün tarih ve E.

sayılı yazısında;

2.1) Başvuranın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü emrine atanmasının İl

Müdürlüğünde mesaisine ihtiyaç duyulması nedeni ile Genel Müdürlükçe uygun görülmediği,

2.2) Başvurana ait can güvenliğine tehdit altında bırakacağına yönelik adli ve mülki idare

makamlardan alınmış bilgi ve belge bulunmadığı,

2.3) İl Müdürlüğünde münhal kadro bulunmakla birlikte başvuranın İl

Müdürlüğünde mesaisine ihtiyaç duyulduğu,

3) Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün tarih ve E. sayılı

yazısında;

3.1) Bakanlık Personel Genel Müdürlüğünce tarih ve sayılı yazı ile İl

Müdürlüğündeki görevinden ayrılmasında sakınca bulunup bulunmadığının bildirilmesinin istendiği, tarihli ve sayılı cevabi yazı ile Müdürlük Hukuk Biriminde görevli başka avukat olmaması nedeniyle; yerine avukat personel atanması halinde ayrılmasında sakınca bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, başvuranın atanma talebinin

Personel Genel Müdürlüğünce uygun görülmeyerek reddedildiği,

3.2) Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan bir dosyada verilen kararı temyiz

etmemesi ve akabinde temyiz başvurusundan vazgeçmesi hususunda İl Müdürlüğü Hukuk

Biriminin iş ve işlemleri çerçevesinde gerek ağır ceza, gerekse diğer mahkemelerde görülen davaların safahatı ile ilgili hiç bir suretle başvurana mobbing uygulanmadığı, temyizden vazgeçmeye dair Bakanlıktan görüş sorulduğu ve bu doğrultuda hareket edildiği, tüm davaların olağan seyrinde devam ettiği, başvuranın Cumhuriyet Başsavcılığına sayılı dava dosyası ile hakaret davası açtığı ve soruşturmanın sürdüğü,

3.3) Can güvenliğinin tehlikede olduğuna dair Kuruma intikal eden sözlü, yazılı, görsel vs. bir

bilgi bulunmadığı, İfade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu

denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6) Devlet memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin

“Can Güvenliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı 14/A maddesinde; “Memurun can güvenliği mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için; kendisinin, eşinin veya bakmakla yükümlü olduğu çocuklarından birinin bulunduğu yerde kalmasının can güvenliğini tehdit altında bırakacağının adli veya mülki idare makamlarından alınacak belgeyle belgelendirmesi gerekir. Can güvenliği mazeretine dayalı olarak yapılacak yer değişikliğinde memur; aynı hizmet bölgesi içindeki başka bir hizmet alanına, görev yaptığı hizmet bölgesinde ihtiyaç bulunmaması halinde ise diğer hizmet bölgelerine atanabilir.”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın tayin

talebinin reddine ilişkin hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere başvuran; can güvenliği gerekçesi ile tayinin

İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne yapılmasını talep etmektedir.

9) Başvuru konusu somut olayda; başvuranın görev yaptığı Valiliği İl Tarım ve Orman

Müdürlüğü Hukuk Biriminde başvuran dışında görevli başka avukat olmaması nedeniyle başvuranın İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne atanma talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.

10) Komuyla ilgili mevzuat incelendiğinde, memurun can güvenliği mazeretine dayanarak yer

değiştirme talebinde bulunabilmesi için; kendisinin, eşinin veya bakmakla yükümlü olduğu çocuklarından birinin bulunduğu yerde kalmasının can güvenliğini tehdit altında bırakacağının adli veya mülki idare makamlarından alınacak belgeyle belgelendirmesi gerektiği, bu kapsamda can güvenliği mazeretine dayalı olarak yapılacak yer değişikliğinde memurun aynı hizmet bölgesi içindeki başka bir hizmet alanına, görev yaptığı hizmet bölgesinde ihtiyaç bulunmaması halinde ise diğer hizmet bölgelerine atanabileceği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda İdarenin başvuranı atayıp atamama hususunda takdir yetkisine sahip olduğu aşikârdır.

11) Bilindiği üzere takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde

belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı Ve

Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)

12) Başvuran, ilinde görev yapması sebebi ile can güvenliği tehlikesinin bulunduğunu

belirtmişse de söz konusu mazeretine ilişkin olarak “bulunduğu yerde kalmasının, kendisinin, eşinin veya bakmakla yükümlü olduğu çocuklarından birinin can güvenliğini tehdit altında bırakacağına ilişkin” adli veya mülki idare makamlarından alınmış herhangi bir belge de sunmamıştır. Ancak konunun hassasiyetine binaen Kurumumuzca, Cumhuriyet

Başsavcılığı ve Valiliği ile yazışmalar yapılmış ve başvuranın ilinde can güvenliğinin tehlikede olduğuna veya devam ettiğine ilişkin herhangi bir risk/tehlike faktörü olup olmadığı irdelenmiştir. Bu kapsamda Kurumumuza gelen bilgi ve belgelerden başvuranın şikâyeti üzerine şüpheliler hakkında tehdit ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından soruşturma sayılı dosya üzerinden bir soruşturmanın yürütüldüğü ve soruşturma dosyasının halen derdest olduğu, başvuranın can güvenliğinin tehlikede olduğuna veya devam ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu kapsamda bir tespit yapılmadığı anlaşılmıştır.

13) Bununla birlikte başvuranın öne sürdüğü iddiaların ağırlığı ve söz konusu uyuşmazlığın bir

yönüyle savcılığa da intikal ettiği göz önüne alındığında ilgili idarenin bu hususta soruşturma başlatması gerektiği değerlendirilmektedir. Ancak bilgi ve belge talebimize cevaben gönderilen evraklarda soruşturma başlatılıp başlatılmadığı veya başlatıldı ise akıbeti konusunda herhangi bir açıklamaya yer verilmediği görülmektedir. Uyuşmazlık konusu hadisenin tarafsız ve detaylı bir şekilde soruşturulması ve bu soruşturma sonucuna göre de başvuranın tayin talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

14) Tüm bu açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; başvuranın görev yaptığı

Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Hukuk Biriminde başvuran dışında görevli başka avukat olmaması nedeniyle başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulduğu, Devlet Memurlarının Yer

Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte “Can Güvenliği Mazeretine Bağlı Yer

Değişikliği” taleplerinde aranan “bulunduğu yerde kalmasının, kendisinin, eşinin veya bakmakla yükümlü olduğu çocuklarından birinin can güvenliğini tehdit altında bırakacağına” ilişkin “adli veya mülki idare makamlarından alınacak belge” zorunluluğunun başvuran tarafından yerine getirilemediği, ayrıca adli veya mülki idare makamlarınca başvuranın can güvenliğinin tehlikede olduğuna veya devam ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu yönde bir tespit de yapılmadığı birlikte düşünüldüğünde, başvuranın, can güvenliği mazeretine dayalı olarak il dışına tayin talebinin, ilgili idarece reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir yön görülememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarelerin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarelerin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle

‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarelerin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili İdarelerin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Van İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; Başvuranın can güvenliği mazereti ile iline tayin talebinin REDDİNE;

Şikâyete konu uyuşmazlığa ilişkin olarak Tarım ve Orman Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş

Başkanlığınca soruşturma başlatılması ve soruşturma sonucunu takiben başvuranın tayin talebinin tekrar değerlendirilmesi yönünde TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

Kararın BAŞVURANA ve TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi