ÖZET: Başvuran, Ticaret Bakanlığı tarafından verilen “kınama” disiplin cezasının iptalini talep etmiştir. Başvuruda, disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu, aynı fiil için birden fazla ceza verilemeyeceği ve savunma hakkının ihlal edildiği iddiaları öne sürülmüştür. Danıştay, disiplin cezasının uygulanmasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığını belirterek, yapılan soruşturmanın usulüne uygun olduğunu ve başvuranın savunmasının alınması sürecinin de yasal çerçevede gerçekleştirildiğini tespit etmiştir.

Soruşturma sonucunda, başvuranın görevini yerine getirmekte kusurlu davrandığına dair yeterli delil bulunduğu, bu nedenle “kınama” cezasının verilmesinin yerinde olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, disiplin cezasının verilmesinde yetki bakımından bir sakatlık olmadığı ve iki ayrı savunma talep edilmesinin de hukuka aykırı olmadığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/4430-S.21.7217

BAŞVURU NO : 2020/96893

KARAR TARİHİ : 19/03/2021

RET KARARI

TİCARET BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Kınama disiplin cezasının kaldırılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 20/09/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, – 657 sayılı Kanunun 125/B-a maddesi gereğince Ticaret Başmüfettişi tarafından ’’KINAMA’’ disiplin cezası ile tecziye edilmesinin mütalaa edildiğini, bu sebeple 06.02.2020 tarihinde yazılı savunmasının istendiğini, – 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E-g maddesi gereğince Ticaret

Başmüfettişi tarafından ’’Devlet Memurluğundan Çıkarma’’ disiplin cezası ile tecziye edilmesi yönünde teklifi ile 06.02.2020 tarihinde de yazılı savunmasının istendiğini, – Aynı tarihte ayrı ayrı iki yazılı savunma vermek durumunda bırakıldığını, – 03.06.2020 tarihinde tebliğ ve tebellüğ edilen ’’Kınama’’ disiplin cezası ile cezalandırıldığını, – Disiplin hukukunda, bu durumun aynı kusurlu fiil veya halden dolayı aynı şahsa birden fazla disiplin cezası verilemeyeceği, cezalardan ağır olanının verileceği ve işlenen bir fille kanunun birden çok hükmünün ihlali durumunda sadece en ağır cezayı gerektiren hükme göre cezalandırmayı öngören fikri içtima durumunun disiplin cezaları bakımından da uygulanacağının Danıştay içtihatlarıyla kabul edildiğini, – Tarafına 03.06.2020 tarihinde tebliğ edilen 15.04.2020 tarihli kınama yazısı Disiplin

Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin kararların tebliği (md.15)

hükmüne aykırı olduğu, – Disiplin cezasını aldığı yazıda, itiraza mani, kesin hükme bağlanmış gibi lanse edilerek yazılması bu minvalde verilen cezanın itiraz hakkının kullanamama cihetiyle Kanuna aykırılık teşkil ettiğini ifade ederek

“KINAMA’’ disiplin cezasının usul ve esas yönüyle, yasalarda belirtilen kurallara aykırı olduğundan cezanın iptal edilmesini talep etmektedir.

amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler” hükmü çerçevesinde

Ambar Memuru ‘nun aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye soktuğuna dair somut ve yeterli delil olmamakla birlikte adı geçenin sorumluluğunda bulunan kaçak eşya ambarındaki eşyaların teslim alınması, sayımı ve muhafaza edilmesinde dikkatsiz, özensiz ve kusurlu davrandığının anlaşıldığı, bu sebeple tarafına Genel Müdürlük Makamının 15.04.2020 tarihli onayı ile 657 sayılı Kanunun 126/3 üncü maddesi uyarınca, anılan Kanunun 125/B-a maddesinde yer alan ” Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak” fiili kapsamında “Kınama” disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

2.7. Söz konusu cezaya karşı başvuran tarafından 09.06.2020 tarihinde Bakanlık

Merkez Disiplin Kurulu nezdinde itirazda bulunulduğu, Başkan ve üyelerin katılımıyla

07.07.2020 tarihinde toplanan Bakanlığımız Merkez Disiplin Kurulu tarafından adı geçen

hakkında disiplin cezası verilmesine dayanak olarak oluşturulan dosyadaki bilgi ve belgeler ile adı geçenin 09.06.2020 tarihli yazılı itirazını bir arada inceleyerek itirazın reddine karar verildiği,

2.8. ‘nun son 5 yılda disiplin cezası alıp almadığı ile ilgili olarak; yapılan

İnceleme neticesinde başvuranın mezkûr kınama cezasından başka bir disiplin cezası almadığının anlaşıldığını,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

5.1. Disiplin amiri ve disiplin cezaları başlıklı 124 üncü maddesinde; “Disiplin amirleri; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tespit edilecek amirlerdir. Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.”,

5.2 “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci

maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını

gerektiren fiil ve haller şunlardır:

B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.

Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak,

5.3. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinde; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde

Valiler tarafından verilir…

Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler. Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır”

5.4. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesi; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a)

Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”

5.5. “Karar süresi” başlıklı 128 nci maddesi; “(Değişik: 12/5/1982 – 2670/34 md.) Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir. Memurluktan çıkarma cezası için disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca, karara bağlanır.”

5.6. “Yüksek disiplin kurullarının karar usulü, memurun hakkı” başlıklı 129 uncu maddesi; “(Değişik: 12/5/1982 – 2670/35 md.) Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, (…)(2) soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.”

5.7. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde, “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”

5.8. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde, “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.”,

6. 24/10/1980 tarihli ve 17848 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Disiplin Kurulları Ve

Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin “Disiplin amirlerinin tayin ve tespitine Dair esaslar” başlıklı 16 ıncı maddesinde, “Disiplin amirleri, bu maddede belirtilen esaslara uyulmak ve Devlet Personel Başkanlığının görüşüne dayanılmak suretiyle, kurumların kuruluş ve görev özelliklerine göre hazırlayarak yürürlüğe koyacakları özel yönetmelikler ile tespit edilir. Başbakan ve bakanlar başında bulundukları Başbakanlık ve Bakanlık teşkilatı ile bunlara bağlı kuruluşlarda görevli bütün memurların disiplin amiridirler. Bu sıfatla haiz bulundukları yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilirler. Başbakanlık ve bakanlıklarda, bunların bağlı kuruluşlarında ilgisine göre Başbakanlık Müsteşarı, Bakanlık

Müsteşarı, bağlı kuruluşların başında bulunan müsteşar, başkan, genel müdür, genel sekreter ve müdürler, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar, belediyelerde belediye başkanları, yurtdışı teşkilatında misyon şefleri buralarda görevli bütün memurların en üst disiplin amirleridirler. Daha alt seviyedeki disiplin amirlerinin astlık üstlük sıralaması bu esasa göre tespit edilir. En üst disiplin amirleri haiz oldukları yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilir. Ayrıca disiplin işlerinde denetimi, etkin ve süratli bir uygulamayı sağlamak için, yukarıdaki fıkrada sayılan disiplin amirlerinin birinci sicil amiri oldukları memurlar ve bakanlıkların doğrudan bakana bağlı birimlerinin başında bulunanlar idari yönden veya sicil bakımından kendilerine bağlı memurların disiplin amiri olarak tayin ve tespit edilirler.

7. 06/03/2012 tarihli ve 28225 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gümrük ve Ticaret

Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin “Disiplin amirleri” başlıklı 4 üncü maddesinde, “(1) Bu Yönetmelik kapsamına giren personelin disiplin ve üst disiplin amirleri

EK-1 sayılı cetvelde gösterilmiştir.” ifadesine yer verilmiş; ek 1 sayılı cetvelde de, Gümrük ve

Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünde Görevli Personel” için “Disiplin Amiri: Tasfiye İşletme

Müdürü”, “Üst Disiplin Amiri: Bölge Müdür Yardımcısı” olduğu

8. Üst Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine

Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Atama usulü” başlıklı ikinci maddesinde; “Anayasanın 104 üncü maddesine göre yürütme yetkisinin sahibi olan Cumhurbaşkanı, atamaya yetkili amirlere ait yetkileri haizdir. (2) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I)

sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla, (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılır. Bu cetvellerde sayılmayan kadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan veya atamaya yetkili amirler tarafından atama yapılır. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan bu yetkisini alt kademedeki yöneticilere devredebilir.

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idare tarafından başvurana yönelik uygulanan idari işlemde hukuk ve hakkaniyet yönünden bir aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. 1 numaralı paragrafta da ayrıntılı belirtildiği üzere başvuran, hakkında verilen kınama cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.

11. Soruşturmada amaç, yaşanan olayın arkasındaki maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Bu nedenle, soruşturma raporunda; soruşturma konusu fiil ve durumların yasal unsurlarının açık ve ayrıntılı bir şekilde belirlenmesi, hakkında soruşturma yapılan kişinin lehinde ve aleyhinde toplanan bütün kanıtların her suç maddesi itibariyle ayrı ayrı tartışılması; bulgular ve deliller, suçun işleniş koşulları, oluş biçimi, ilgililerin kişisel durumları, ilgilinin öne sürdüğü özürlerin doğruluk derecesi araştırılarak elde edilen bilgiler ve ilgili mevzuat hükümleri ışında yapılan değerlendirmelerle tarafların iddialarının somut delillerle ortaya konması ve fiilin şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması; sebep ve sonuçların açıkça belirtilmesi, olaya uygulanacak hukuk kurallarının tespit edilmesi suretiyle memurun cezalandırılmasının gerekli olup olmadığı hususunun irdelenmesi, raporun bütün soruşturma konularını kapsayacak şekilde doğru ve eksiksiz hazırlanması, raporun bölümleri arasında herhangi bir çelişkiye meydan verilmemesi ve böylece sağlıklı bir sonuca ulaşılması gerekmektedir.

12. Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Diğer deyişle disiplin cezaları kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için alınan önlemlerden biridir.

13. Somut olayda, 25/12/2019 tarihli ve sayılı ve 31/01/2020 tarihli ve sayılı iki ayrı duruma ilişkin soruşturma yürütüldüğü, bu sebeple başvurandan 06/02/2020 tarihinde iki ayrı savunma istendiği, soruşturma neticesinde müfettiş tarafından başvuran için

“devlet memurluğundan çıkarma cezası ile kınama cezasının önerildiği, Yüksek Disiplin

Kurulu’nun 08.04.2020 tarihinde gerçekleştirilen toplantısında dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler ile birlikte adı geçenin 11.02.2020 tarihli yazılı savunmasının bir arada değerlendirilmesi sonucunda; başvuranın söz konusu eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye soktuğuna dair somut ve yeterli delilin bulunmadığı dolayısıyla ilgili hakkında devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziyesi önerilen bahse konu eyleminin sübuta erdirilemediği gerekçesiyle önerilen “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasının reddine karar verildiği, ancak 657 sayılı Kanunun 126/3 üncü maddesinde yer alan “… Red halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler” hükmü çerçevesinde başvuranın sorumluluğunda bulunan kaçak eşya ambarındaki eşyaların teslim alınması, sayımı ve muhafaza edilmesinde dikkatsiz, özensiz ve kusurlu davrandığının anlaşıldığı, bu sebeple tarafına Kanunun 125/B-a maddesinde yer alan ” Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak” fiili kapsamında “Kınama” disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yetki bakımından ise devlet memurluğundan çıkarma cezası memurun bağlı bulunduğu yüksek disiplin kurulu tarafından incelenerek reddedilmiş olup DMK m. 126/2 çerçevesinde ve yukarıda yer verilen

3 sayılı cumhurbaşkanlığı kararnamesinde atamaya yetkili amir olan personel genel müdürü

tarafından kınama cezası verilmesinde yetki unsuru bakımından bir sakatlık bulunmamaktadır.

14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana müfettişin raporunda önerdiği ağır olan ceza olan ”devlet memurluğundan çıkarma” cezasının uygulanmayarak konuları farklı olan inceleme raporu ile soruşturma raporu neticesinde kınama disiplin cezası verildiği anlaşılmış olup soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde memurdan savunma istenebileceği, konusu bakımından farklı olan iki rapor için ayrı ayrı savunma istenmesinde bir sakınca bulunmadığı, ayrıca yetki unsurunda bir sakatlık bulunmadığı göz önüne alındığında iki ayrı cezaya konu olabilecek soruşturma için aynı tarihli iki ayrı savunma istenmesinde Devlet Memurları Kanununun disiplin hükümleri çerçevesinde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilemediğinden başvuran hakkında uygulanan “kınama” disiplin cezası işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenilen bilgi ve belgeleri süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderdiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, İdareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve TİCARET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Sadettin KALKAN

Kamu Başdenetçisi V.