ÖZET: Başvuran, vergi müfettişi olarak atanma şartlarını taşımasına rağmen atamasının yapılmadığını ve parasal haklarının ödenmediğini belirterek, Ankara 10. İdare Mahkemesine başvurmuş ve mahkeme kararını kazanmıştır. Ancak, idarenin mahkeme kararını uygulamaması nedeniyle başvuranın hakları ihlal edilmiştir. Danıştay, idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin adil yargılanma hakkını ihlal edeceğini vurgulamıştır.

İdarenin, başvuranın vergi müfettişliği kadrosuna atanması ve parasal haklarının ödenmesi yönünde gerekli işlemleri gecikmeksizin yapması gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme kararının uygulanmaması durumunda, idarenin sorumluluğunun devam edeceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın vergi müfettişi kadrosuna atanması ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi gerektiği yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, Anayasa’nın 138. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi ile desteklenmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/2877-S.21.4600

BAŞVURU NO : 2020/98204

KARAR TARİHİ : 18/02/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın mahkeme kararı neticesinde vergi müfettişi kadrosuna atanma ve parasal haklarının ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09/10/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle; kendisiyle aynı dönem mesleğe

başlayan (5. Promosyon) vergi müfettiş yardımcılarının vergi müfettişliğine atamasının yapılırken kendisinin atamasının yapılmadığını, bu nedenle Ankara 10. İdare

Mahkemesinde konuyla ilgili dava açtığını, söz konusu Mahkemenin lehine sonuçlanmasına rağmen İdarenin atamasını yapmadığını, özlük ve parasal haklarını da vermediğini belirterek, vergi müfettişliğine atamasının yapılmasını ve 28.02.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak parasal haklarının 07.11.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte hesaplanarak mahkeme masrafı olan 275,65 TL ile birlikte ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 25/08/2020 tarihli ve

E. sayılı yazısı ve eklerinde, özetle;

2.1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 147 inci maddesinin (A) fıkrasında; “(…) Aylık:

Bu Kanuna tabi kurumlarda görevlendirilen memurlara hizmetlerinin karşılığında, kadroya dayanılarak ay itibariyle ödenen parayı, (…)” denilmek suretiyle “aylığın” tanımının yapıldığı, buradan da anlaşılacağı üzere; aylığın kişinin hizmet ifa etmek şartıyla bulunduğu kadro üzerinden aldığı parayı ifade ettiği, bu çerçevede; yeterlik sınavında başarılı olmak ve kadro ile bağ kurmak anlamını ifade eden atama işleminin tekemmül etmesi gerektiği, başvuranın Vergi Müfettişi kadro unvanına atama işlemleri tekemmül etmediğinden uhdesinde bulunmayan kadronun haklarından yararlanması hukuken mümkün bulunmadığı, atama işlemi sonuçlandıktan, yani kadro ile bağ kurulduktan sonra parasal hakların başvurana ödeneceği, nitekim Adana 2. İdare Mahkemesi Başkanlığı nezdinde açılan bir başka davada verilen 25/12/2014 tarihli ve E:2014/1157, K:2014/2202 sayılı karar ile yine benzer şekilde Danıştay İdari Dava Dairelerince verilen 22/11/2007

E:2004/712, K:2007/2321 sayılı kararın söz konusu Bakanlık görüşünü destekler nitelikte olduğu,

2.2) Başvuranın 17/03/2014 tarihinde Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında Vergi Müfettiş

Yardımcısı olarak görevine başladığı ve halen aynı unvan ile görevine devam ettiği, Bakanlıkça 24-27/07/2017 tarihlerinde yazılı kısmı, 13/11/2017-29/01/2018 tarihleri arasında sözlü kısmı yapılan Vergi Müfettişliği Yeterlik Sınavının yazılı ve sözlü bölümlerinde başarılı olduğu, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığından alınan 11/06/2018 tarihli ve 17762 sayılı yazı ile de başvuran ve aynı durumda bulunanların 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 36/A-11 maddesi uyarınca Vergi Müfettişliklerine terfien atamalarının yapılmasının istendiği, Bakanlıkça da atama işlemlerinin tamamlanması için atama evraklarının 12/03/2020 tarihli ve 195331 sayılı yazı ile Cumhurbaşkanlığı onayına sunulduğu, dolayısıyla başvuranın Vergi Müfettişliğine atamasının yapılmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, atama sürecine ilişkin işlemlerin devam ettiği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında,

“Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

3.3) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında,

“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”

3.4) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında, “Yasama ve

yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28

inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.”

6) Mülga 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin “Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında atama, yükselme ve yer değişikliği” başlıklı ek 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, “Vergi Müfettiş

Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yeterlik sınavında her bir grup başkanlığı itibarıyla yer alacak sınav konulan ile ortak sınav konuları ve sınava ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

Yapılacak yeterlik sınavında başarılı sayılabilmek için giriş sınavında alınan puanın yüzde otuzu ile yeterlik sınavında alınan puanın yüzde yetmişinin toplamının yüz puan üzerinden en az altmışbeş puan olması şarttır. Yeterlik sınavında başarılı olanlar Vergi Müfettişi olarak atanırlar. (…)”

7) Üst Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama

Usûllerine Dair 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin,

7.1) “Atama usulü” başlıklı 2 inci maddesinin ikinci fıkrasında;

“Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla, (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılır. Bu cetvellerde sayılmayan kadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan veya atamaya yetkili amirler tarafından atama yapılır. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan bu yetkisini alt kademedeki yöneticilere devredebilir.”

7.2) (II) SAYILI CETVEL’de “(…) BAKANLIK MÜFETTİŞLERİ (ADALET, MÜLKİYE,

VERGİ VE İŞ MÜFETTİŞLERİ DÂHİL) (…)”

7.3) “Atama şartları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “(…) (2) Bu Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesine ekli (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklarda aşağıdaki şartlar aranır: a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan genel şartları taşımak.(…)”

8) Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin “Atanma” başlıklı 34 üncü maddesinin birinci

fıkrasında “Yeterlik sınavında başarı gösterenler Vergi Müfettişi olarak atanırlar.

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

9) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; mahkeme kararı

gereğince başvuranın vergi müfettişi kadrosuna atanması ve parasal haklarının ödenmesi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Başvuran, vergi müfettişi olarak atanma şartlarını taşımasına rağmen atamasının

yapılmadığını, bu nedenle vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılması ve yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi istemiyle Ankara 10. İdare Mahkemesine dava açtığını, söz konusu Mahkemeyi kazanmasına rağmen atamasının yapılmadığını belirterek, vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılmasını ve yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesini talep etmektedir.

11) Başvuru konusu incelendiğinde, başvuranın vergi müfettişliği kadrosuna atanması ve özlük

ve parasal haklarının ödenmesi istemiyle Ankara 10. İdare Mahkemesine dava açtığı, söz konusu Mahkeme Kararı neticesinde başvuranın vergi müfettişi kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından söz konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakkının tazmini talebinin ise 07/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak, başvurana ödenmesine hükmedildiği, ancak İdarenin söz konusu Mahkeme Kararının verildiği 10/03/2020 tarihinden bu yana başvuranı vergi müfettişliği kadrosuna atamadığı görülmektedir.

12) Kararın “İlgili Mevzuat” kısmında yer verilen düzenlemelere göre; yasama ve yürütme

organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği açıkça belirtilmiştir.

13) Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E.2009/27, K.2010/9 sayılı kararında;

“Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır. ” ifadeleri kullanılmıştır.

14) Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından

idarenin sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.

15) Somut olayın değerlendirilmesi neticesinde, İdarenin davacının vergi müfettişliğine

atanma sürecinin devam ettiği, 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü tarafından yapılan darbe teşebbüsü nedeniyle, bu tarihten sonraki dönemde yapılacak atamalarda yeniden değerlendirme ihtiyacının hasıl olduğu ve bu süreçte yürütülen hazırlık çalışmalarının ve atanma sürecinin idarenin elinde olmayan nedenlerle sekteye uğradığı savunması karşısında ilgili Mahkemenin “(…) Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline; davacının bu işlem nedeniyle oluşan özlük ve parasal hak kayıplarının tazmini talebinin kabulü ile 07/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak, davacıya ödenmesine, (…)” kararını verdiği, söz konusu mahkeme kararının verildiği 10/03/2020 tarihinden bu zamana kadar dokuz ayı aşkın sürenin, başvuranın atama teklifinin yapıldığı 11/06/2018 tarihinden itibaren ise 2 yılı aşkın sürenin geçmesinin makul olmadığı ve İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir.

16) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Ankara 10. İdare Mahkemesinin

“(…) Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline; davacının bu işlem nedeniyle oluşan özlük ve parasal hak kayıplarının tazmini talebinin kabulü ile 07/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak, davacıya ödenmesine, (…)” kararı neticesinde başvuranın atamasının yapılması ve mahkeme kararı gereğince ödenmesi gereken parasal hakların başvurana ödenmesi gerektiği, zira

Anayasa’nın 138 inci maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddelerinde yargı kararlarına uyma zorunluluğunun açıkça belirtildiği, söz konusu düzenlemeler gereğince İdarenin idari yargı organlarınca verilen kararların icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu dikkate alındığında mahkeme kararının verildiği 10/03/2020 tarihinden bu zamana kadar dokuz ayı aşkın sürenin geçmesinin makul olmadığı, İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirildiğinden başvuranın söz konusu mahkeme kararı gereğince vergi müfettişi kadrosuna atanması ve yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden ve Gönderme Kararımız üzerine hem başvurana hem de Kurumumuza kısa sürede cevap verdiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci

maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren

30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava

açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII.KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın mahkeme kararı neticesinde vergi müfettişi kadrosuna atanması ve parasal haklarının ödenmesi yönünde TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın BAŞVURANA, HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA ve bilgileri için

CUMHURBAŞKANLIĞI HUKUK VE MEVZUAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, Hazine ve Maliye Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi