ÖZET: Başvuran, Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda çalışırken, Çocuk Eğitimevine naklen atanma talebinde bulunmuş ve bu talep, Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu tarafından uygun görülmüştür. Ancak, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, bu atamayı iptal etmiştir. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yönetmeliklere dayanarak, bu iptal kararının hukuka aykırı olduğunu ve kendisinin atanmasını talep etmiştir.

İdare, kurum içi görevlendirmelerin müdürlerin yetki alanında olduğunu belirtmiş, ancak başvuranın uzun süre aynı birimde çalıştığı ve tayin talebinin uygun görülmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Başvuranın işyerindeki performansının olumsuz etkilenebileceği ve tayin talebinin hakkaniyete uygun bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın Çocuk Eğitimevi Müdürlüğüne naklen atanma talebinin yerine getirilmesi yönünde tavsiye kararı verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/89743-S.20.98368

BAŞVURU NO : 2020/98529

KARAR TARİHİ : 18/12/2020

TAVSİYE KARARI

CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Tayin talebi hakkında.

BAŞVURU TARİHİ : 15/10/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran özetle; “ Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuru

olarak görev yapmaktayım. 9 Ağustos 2020 tarihinde yapılan DGS sınavına katılma talebimi sınavdan yaklaşık 2 hafta önce bildirmeme rağmen, sınava katılmam için gerekli izin tarafıma verilmemiş, senelik izin talebim ise reddedilmiştir… Hem sınavıma izin verilmemesi hem de tedaviye başladığımı belgelememe rağmen hakem hastaneye sevk edilmem günlerce süren ve halen üzerimden atamadığım üzüntülere sebep olmuştur. Kurumumuzda uygulanmakta olan izole sisteminde 5 ay görev yaptım, günlerce evime gitmeden cezaevinde yatılı kalarak fedakârca çalıştım… Verdiğim emeklerin karşılığında senede bir kez yapılan sınava gönderilmemem, eğitim hakkımın engellenmesi ve tedaviye başladığımı belgelediğim halde gerekçesiz bir şekilde hakem hastaneye sevk edilerek tedavi sürecimin baltalanması nihayetinde de tedavimizin olumsuz sonuçlanması üzerine Kuruma olan aidiyet duygumu yitirdim ve Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde bulunan Çocuk Eğitimevine komisyon içi naklen atanma talebimi içerir dilekçemi Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi

Adalet Komisyonu Başkanlığına verdim. Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunca tarafıma yapılan sıra dışı uygulamalar ise devam etmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 45.

maddesindeki hükme rağmen “temizlik, mutfak, hastane ve görüş yeri” olmak üzere 4 farklı yerde aynı anda görevlendirildiğim tarafıma tebliğ edilmiştir. Bir kısmını özetleyebildiğim yaşananlar onurluca çalışmama, onurluca yaşamama engel olmaktadır. Benim komisyon içi naklen atanmam konusunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına görüş sorulmuş, Ankara

Cumhuriyet Başsavcılığı da Çocuk Eğitimevi Müdürlüğüne atanmam konusunda olumlu görüş vermiştir. Bunun üzerine Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet

Komisyonu Başkanlığı, benim Çocuk Eğitimevi Müdürlüğüne atanma talebim ile

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının bu husustaki olumlu görüş yazısını değerlendirmiş ve sayılı komisyon kararı ile Ankara Çocuk Eğitimevi Müdürlüğüne naklen atanmamı yapmış, alınan kararı da Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne göndermiştir. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ise komisyon kararının

3.2) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler”

başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”

4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi “başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72

nci maddesinin 1 inci fıkrasında; (Değişik: 12/5/1982 – 2670/25 md.) “Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır.”

6) 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının

Yönetimi İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

6.1) “Personel” başlıklı 6 ncı maddesinde; (1) “Kurumlar, yönetim bakımından müdürü

bulunan ve bulunmayan olmak üzere ikiye ayrılır. Müdürü bulunmayan kurumların amiri, idare memurudur. (2) Müdürü bulunan kurumlarda; bir müdür ve yeteri sayıda ikinci müdür ile hükümlü ve tutuklu sayısına ve kurumların önem ve niteliğine göre, imkanlar ölçüsünde aşağıda sayılan personel bulundurulabilir: a) Yönetim servisinde: İdare memuru, ambar memuru ve cezaevi katibi. b) Güvenlik ve gözetim servisinde: İnfaz ve koruma başmemuru ile infaz ve koruma memuru. c) Teknik serviste: Mühendis, mimar, tekniker, teknisyen, teknisyen yardımcısı. ç) Psiko-sosyal yardım servisinde: Psikolog ve sosyal çalışmacı, sosyolog ve çocuk gelişimi uzmanı. d) Sağlık servisinde: Cezaevi tabibi, diş tabibi, eczacı, veteriner, diyetisyen, sağlık memuru ve hayvan sağlık memuru. e) Eğitim ve öğretim servisinde: Öğretmen ve kütüphaneci. f) İşyurdu servisinde: İşyurdu müdürü, sayman, veznedar, tahsildar, işyurdu ambar memuru, satınalma memuru, bütçe, pazarlama ve benzeri işlerden sorumlu görevliler, işçi statüsünde çalışan personel ile gerektiğinde bütçeden aylık alan kadrolu personel. g)

Yardımcı hizmetler servisinde: Santral memuru, gemi adamı, şoför, kaloriferci, aşçı ve hizmetli. (3) Kurumlarda, ikinci müdürler ile diğer personel nöbet ve vardiya yöntemiyle çalıştırılabilir. Nöbet ve vardiya çizelgeleri kurum müdürlüğünce düzenlenir.

6.2) Müdürün görevleri başlıklı 7 nci maddesinde; “Müdür, kurumun en üst amiri olup, aynı

zamanda işyurdunun da müdürüdür. Görevlerinden dolayı sıralı amirlerine karşı sorumludur.

Müdürün görevleri şunlardır: a) Kurum personeli üzerinde mevzuatın öngördüğü şekilde gözetim ve denetim hakkını kullanmak. b) Kurum personeline verilen yazılı veya sözlü emirlerin yerine getirilip getirilmediğini izlemek ve denetlemek. c) Mevzuat ve yetkili mercilerce verilen emirler çerçevesinde kurumun genel idare ve işyurduna ait hesap işlerinin yürütülmesini ve denetimini yapmak. ç) Hükümlülerin iyileştirilmesi, bilgilerinin artırılması, atölye çalışmaları, kişisel uğraşlarının düzenlenmesi ve geliştirilmesinin sağlanması bakımından mevzuat hükümlerini uygulamak ve sağlık durumlarıyla yakından ilgilenmek. d)

Kamu kurum ve kuruluşları ile bakanlıklar tarafından istenilen istatistiki bilgi ve belgelerin hazırlanmasını sağlamak ve Cumhuriyet başsavcılığına sunmak.

e) Haftada en az bir defa olmak üzere gündüzleri, on beş günde en az bir defa olmak üzere de geceleri kurumun bütün faaliyetlerini tetkik ederek, işlerin mevzuat ve emirler çerçevesinde yürüyüp yürümediğini denetlemek ve aldığı sonuçları ve gördüğü eksiklikleri denetleme defterine kaydetmek ve takip etmek. f) Kurum hizmetleriyle ilgili genel ihtiyaçları, öncelikleri, bir sonraki yılda yapılacak işleri belirlemek ve bu konularla ilgili tahmini gider verilerini hazırlayarak Bakanlığa sunmak. g) Asayiş, güvenlik, sağlık ve benzeri konularda ortaya çıkan sorunlarla ilgili gecikmeksizin önlem almak, önlemlerin yetersiz kalması hâlinde, durumu derhal Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla Bakanlığa bildirmek. ğ) Mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak.”

7) 10/7/2003 tarihli ve 25164 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Memur

Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin Bakanlık Onayına Tâbi Olmayan Adalet

Komisyonları Kararları” başlıklı 45 inci maddesinde; “Adalet komisyonlarınca yargı çevresi içinde unvan veya sınıf değişikliği olmadan yapılan naklen atama ve kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin verilen kararlar (Ek ibare: RG-9/5/2006-26163) izin ve aslî memurluğa atanmaya ilişkin kararlar Bakanlık onayına tâbi olmayıp Bakanlıktaki kayıtlara işlenmek üzere ilgilinin dilekçesi ve hizmet cetveli ile birlikte ilgisine göre Personel Genel Müdürlüğüne veya

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne gönderilir.” hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ: Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; hazırlanan tavsiye kararı önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Başvuran, Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuru olarak

görev yaptığını, Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde bulunan Çocuk

Eğitimevine komisyon içi naklen atanma talebinde bulunduğunu, Ankara Adli Yargı İlk Derece

Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının sayılı komisyon kararı ile

Çocuk Eğitimevi Müdürlüğüne naklen atamasının yapıldığını, ancak Adalet Bakanlığı Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ise komisyon kararının bir kısmında personelin naklen atanmasını uygun görmüş ancak kendisinin atanması hususunda yine aynı komisyon kararını uygun görmediğini, bunun üzerine komisyon başkanlığının sayılı kararının şahsı yönünden iptaline karar verdiğini, Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil

Yönetmeliğinin “Bakanlık Onayına Tâbi Olmayan Adalet Komisyonları Kararları” başlıklı 45.

maddesinin uygulanarak sayılı komisyon kararının Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğünce kayıtlara işlenmesi ve Çocuk Eğitimevi Müdürlüğüne naklen atanmasının gerçekleştirilmesini talep etmektedir.

8.1) Başvuranın hizmet cetvelinin incelenmesinden; 2014 yılında infaz ve koruma memuru

olarak göreve başladığı, 2015 yılında Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda göreve başladığı ve halen aynı yerde çalıştığı tespit edilmiştir.

9) İdare ise, Kurumumuza gönderdiği cevabi yazıda özetle, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 6 ve 7 nci maddelerindeki düzenlemelerde ceza infaz kurumlarının genel idare görevlerinin kurum müdürlerine ait olduğu, bu çerçevede herhangi bir unvan değişikliği gerektirmeyen kurum içi görevlendirmelerin, kurum müdürünün yetki alanı içerisinde bulunduğu bildirmiştir.

10) Başvuru kapsamındaki ve ilgili idareden gelen belgelerin incelenmesinden; Başvuranın

Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığına verdiği 19/08/2020 tarihli dilekçede özetle, DGS sınavından önce Kurumundan izin almak için başvurduğunu, ancak kendisine izin verilmediğini, tüp bebek tedavisine başladığını, yaklaşık 80 gündür ailesinden ve evinden uzak olduğunu, hem kendisinin hem de ailesinin psikolojisinin alt üst olduğunu, sınavına izin verilmemesi ve yıllık izin talebinin reddedilmesi gibi hususların dikkate alınarak Çocuk Eğitimevine atanmak istediğini beyan ettiği, Ankara Adli Yargı İlk

Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının, 19/08/2020tarih ve sayılı yazısı ile başvuranın talebine ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının görüşünün sorulduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26/08/2020 tarih ve sayılı yazısı ile başvuranın

Çocuk Eğitimevine atanmasına ilişkin talebinin uygun görüldüğü, Ankara Adli Yargı

İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 26/08/2020 tarih ve sayılı kararı ile başvuranın Çocuk Eğitimevine atanması uygun görüldüğü ve kararın Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği, Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğünce Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 26/08/2020 tarihli ve sayılı kararı uygun görülmeyerek iptal edilmesinin 14/09/2020 tarihli ve sayılı yazı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından istenildiği ve söz konusu yer değişikliğinin Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet

Komisyonu Başkanlığınca alınan 28/09/2020 tarihli ve sayılı kararı ile iptal edildiği anlaşılmıştır.

11) Adalet Bakanlığı Memur Sınav Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 45 inci maddesinde;

“Adalet komisyonlarınca yargı çevresi içinde unvan veya sınıf değişikliği olmadan yapılan naklen atama”lar bakanlık onayına tabi olmayan adalet komisyonu kararları arasında sayılmıştır. Adalet Komisyonu bu çerçevede aralarında başvuranın da olduğu bir kısım personelin komisyon içi görev yeri değişikliklerini uygun görmüş ve durumu da CTE Genel

Müdürlüğüne göndermiştir. Görev değişikliğinin CTE Genel Müdürlüğünün onayına tabi olmadığı ancak bilgilendirme yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Ancak, bunun aksi düşünülse bile ilgili infaz kurumunun bağlı bulunduğu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 26/08/2020 tarih ve sayılı yazısı ile başvuranın görev değişikliğini uygun gördüğü anlaşılmaktadır.

12) Bu çerçevede yapılan incelemede başvuran 5 yıl gibi uzun sayılabilecek bir süredir, aynı

birimde görev yapmaktadır. Ayrıca, belirttiği gerekçelerle tayin isteyen, önce talebi uygun görülen, ancak daha sonra CTE Genel Müdürlüğünün talebi ile kurum içi atama işlemi iptal edilen başvuranın işyerindeki performansının olumsuz yönde etkilenebileceği göz ardı edilmemelidir. Başvuranın kurum içi yer değişikliği işleminin iptal edilmesi konusunda ikna edici bir gerekçe bildirilmediği gibi, kurum içi atama işleminin iptal edilmesi hukuka ve hakkaniyete uygun olmamıştır. Çünkü başvuranın çalıştığı ceza infaz kurumunun bağlı bulunduğu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kurum içi yer değişikliği konusunda uygun görüş bildirmiştir. Somut olayda, idarenin (başvuranın) tayin talebini hakkaniyete uygun bir şekilde değerlendirmesi ve yerine getirmesi başvuran yönünden haklı bir beklenti oluşturmaktadır.

13) Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; hakkaniyet ilkesinin bir gereği

olarak, başvuranın Çocuk Eğitimevi Müdürlüğüne naklen atanma talebinin yerine getirilmesi yönünde tavsiye kararı verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme:

14) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak işleme karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin

ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvuru dosyasındaki bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE

Başvuranın Çocuk Eğitimevi Müdürlüğüne naklen atanma talebinin yerine getirilmesi yönünde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın, Başvurana ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

İdare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi