|
ÖZET: Başvuran, Amasya Valiliği’nde engelli kadrosunda çalışırken müstafi sayıldığını, mahkeme kararı ile göreve iade edildiğini ancak belirtilen sürede göreve başlamadığı gerekçesiyle özlük haklarının ödenmediğini iddia etmiştir. İlgili mevzuat ve mahkeme kararları incelendiğinde, başvuranın müstafi sayılma işleminin iptaline ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. İdare, başvuranın tebligata uygun olarak göreve başlamaması nedeniyle özlük haklarını ödememiştir. Ancak, bu durumun mahkeme kararının uygulanmamasına gerekçe oluşturamayacağı belirtilmiştir.
Danıştay 12. Dairesi, idarenin mahkeme kararlarını uygulama yükümlülüğünün bulunduğunu vurgulayarak, özlük ve parasal hakların ödenmemesi işleminin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Bu bağlamda, başvuranın haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İdarenin, mahkeme kararlarını geciktirmeden yerine getirmesi gerektiği, hukukun üstünlüğü ilkesinin bir gereği olarak ifade edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/6376-S.21.10319
BAŞVURU NO : 2020/99529
KARAR TARİHİ : 21/04/2021
TAVSİYE KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : AMASYA VALİLİĞİ
BAŞVURUNUN KONUSU : Özlük haklarının ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02/11/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuranın Kurumumuza yapmış olduğu başvurusunda özetle; Amasya Valiliğinde engelli kadrosunda çalışmakta iken rahatsızlığından dolayı müstafi sayıldığını, Samsun 2. İdare Mahkemesi kararı sonrasında göreve iade edildiğini, kararın kurum tarafından temyiz edildiğini ve kararın Danıştay tarafından onandığını, belirtilen sürede göreve başlanmadığı gerekçesiyle özlük haklarının tarafına ödenmediğini belirterek mahkeme kararının uygulanarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz tarafından Amasya Valiliğine gönderilen 21/12/2020 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben, Amasya Valiliği tarafından gönderilen 05/01/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda; başvuranın Özürlü Memur Seçme Sınavı sonuçlarına göre münhal bulunan V.H.K.İ.
kadrosuna yerleştirildiği, 16.07.2013 tarihli Olur ile Merzifon Kaymakamlığı emrinde münhal bulunan 8.
derece V.H.K.İ. kadrosuna açıktan aday memur olarak atandığı ve 19.07.2013 tarihinde görevine başladığı, ancak Merzifon Kaymakamlığının yazısı ile 20.12.2013 tarihinden itibaren izinsiz ve mazeretsiz olarak on dokuz (19) gün mesaiye devam etmediğinden hakkında düzenlenen rapor doğrultusunda 657 Sayılı Devlet
Memurları Kanununun 94. maddesi gereğince işlem yapılması talep edildiği, Valilik Makamının Oluru ile
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 94. maddesinde yer alan “Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul
edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.” hükmü gereğince müstafi sayılmasına karar verildiği, başvuranın söz konusu işlemin iptali istemiyle Samsun 2. İdare Mahkemesinde açmış oluğu dava sonucunda Samsun 2. İdare Mahkemesince işlemin iptaline ve işlem nedeniyle mahrum kalınan özlük ve parasal hakların hesaplanarak dava açma tarihi olan 12.06.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği, söz konusu mahkeme kararı doğrultusunda başvuranın göreve iadesine ve gerekli hesaplamaların yapılarak parasal haklarının tarafına ödenmesine karar verildiği, 7201
Sayılı Tebligat Kanunu gereğince göreve başlama ile ilgili gerekli tebligatın yapıldığı, ancak başvuranın tebligata rağmen süresinde göreve başlamadığından başvuranın taleplerinin yerine getirilmediği belirtilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü,
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinde; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükmü,
5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında;“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü,
6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Çekilme” başlıklı 94 üncü maddesinde; “Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir.
Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.” hükmü,
7. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Atamalarda Görev Yerine Hareket ve İşe Başlama
Süresi” başlıklı 62 inci maddesinde; “İlk defa veya yeniden veyahut yer değiştirme suretiyle; a) Aynı yerdeki görevlere atananlar atama emirlerinin kendilerine tebliğ gününü, b) Başka yerdeki görevlere atananlar, atama emirlerinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde o yere hareket ederek belli yol süresini,izleyen iş günü içinde işe başlamak zorundadırlar.” hükmü,
8. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “İşe Başlamama Halinde Yapılacak İşlem” başlıklı 63 üncü maddesinde; “Bir göreve ilk defa veya yeniden atananlardan belge ile işbaşı mümkün zorlayıcı sebepler olmaksızın 62 nci maddedeki süre içinde işe başlamayanların atanmaları iptal edilir ve bunlar 1 yıl süreyle Devlet memuru olarak istihdam edilemezler. Bunların belge ile işbaşı mümkün zorlayıcı sebepler nedeniyle göreve başlamama hali iki ayı aştığı takdirde atama işlemi atamaya yetkili makamlarca iptal edilir.” hükmü,
9. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Kararların Sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur” hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
/
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Başvuran, Amasya Valiliğinde engelli kadrosunda çalışmakta iken rahatsızlığından dolayı müstafi sayıldığını, Samsun 2. İdare Mahkemesi kararı sonrasında göreve iade edildiğini, kararın kurum tarafından temyiz edildiğini ve kararın Danıştay tarafından onandığını, belirtilen sürede göreve başlanmadığı gerekçesiyle özlük haklarının tarafına ödenmediğini belirterek mahkeme kararının uygulanarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
12. Konuya ilişkin bilgi ve belgelerin, ilgili mevzuatın incelenmesi sonucunda: başvuranın 16.07.2013 tarihinde Merzifon Kaymakamlığı emrinde münhal bulunan 8. derece V.H.K.İ. kadrosuna açıktan aday memur olarak atandığı, 20.12.2013 tarihinden itibaren izinsiz ve mazeretsiz olarak on dokuz (19) gün mesaiye devam etmediğinden Valilik makamı Oluru ile 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 94.
maddesinde yer alan “Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.” hükmü gereğince müstafi sayılmasına karar verildiği,
12.1. Başvuranın karara ilişkin Samsun 2. İdare Mahkemesine başvuruda bulunduğu, Samsun 2. İdare
Mahkemesinin kararında özetle; “ Başvuran hakkında verilen müstafi sayılma işleminin iptaline ve işlem nedeniyle mahrum kalınan özlük ve parasal hakların hesaplanarak dava açma tarihi olan 12.06.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine” karar verildiği ve söz konusu kararın Danıştay 12. Dairesinin kararı ile onandığı,
12.2. İdare tarafından söz konusu mahkeme kararı doğrultusunda başvuranın göreve iadesine ve gerekli hesaplamaların yapılarak parasal haklarının tarafına ödenmesine karar verildiği ve bu bağlamda başvurana
7201 Sayılı Tebligat Kanunu gereğince göreve başlama ile ilgili gerekli tebligatın yapıldığı, ancak
başvuranın Devlet Memurları Kanununun 62 ve 63 üncü maddeleri gereğince hareket etmediği ve atama işleminin iptal edildiği, atama işleminin iptal edilmesi sonucu idare tarafından başvurana özlük ve mali hakları kapsamında herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır.
13. Hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi, idarenin hukuka uygunluğunun sağlanmasıdır. Bunun için idarenin her türlü eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi tutulması ve yargı yerlerince verilen kararların gereğinin geciktirilmeksizin yerine getirilmesi gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 01/12/2016 tarihli ve sayılı bireysel başvuru kararında, “Anayasanın 36 ıncı maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğünün, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracı olduğu, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir hak olduğu (Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve sayılı kararı), bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme, yargılamanın sonuç doğurmasını sağlayan hak arama hürriyetinin olmazsa olmaz koşulu olduğu, hak arama özgürlüğünün bir gereği olan mahkemeye erişim hakkının, yargılama sonunda verilen kararın etkili bir şekilde aynen ve gecikmeksizin uygulanmasını da gerektirdiği” ifade edilmiştir.
14. Diğer taraftan, Anayasanın 138 inci maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanununun ilgili hükmü birlikte değerlendirildiğinde, idarenin yargı kararlarının uygulanmasından sorumlu tutulduğu, bu hususta bağlı yetki söz konusu olup, idareye takdir hakkı tanınmadığı, idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararı incelendiğinde, Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan hak arama hürriyetinin mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanmasının yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını sağlayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.
15. Konuya ilişkin somut olay incelendiğinde; Samsun 2. İdare Mahkemesinin kararı ile başvuran hakkında yapılan işlem nedeniyle mahrum kalınan özlük ve parasal hakların hesaplanarak dava açma tarihi olan 12.06.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği, idarenin söz konusu ödemeyi yapmamasının gerekçesi olan başvuranın tebligata uygun göreve başlamaması sonucu “atama işleminin iptal edilmesi” gerekçesinin mahkeme kararı ile sabit olan özlük ve parasal hakların ödenmemesine ilişkin bir gerekçe oluşturmadığı, söz konusu durumun sadece başvuranın atamasının tekrar yapılmasına ilişkin hukuki sonuç doğuracağı, mahkeme tarafından özlük ve parasal hakların ödenmesine ilişkin kararın herhangi bir şarta bağlanamayacağı açıktır.
16. Danıştay 12. Dairesinin kararı ile kesinleşen ve idarenin kusuru sonucu doğan özlük ve parasal hakların ödenmemesi işleminin hukuka uygun olmadığı tespit edilmiş olup söz konusu hakların yasal faizi ile ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Amasya İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosyanın kapsamına göre, başvuru talebinin KABULÜNE,
İdarenin kusuru sonucu oluşmuş özlük ve parasal hakların ödenmesi yönünde AMASYA VALİLİĞİNE
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
/
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
AMASYA VALİLİĞİNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve gereği için AMASYA VALİLİĞİNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/