| ÖZET: Danıştay, başvuranın disiplin cezası sürecinde savunma hakkının ihlal edildiği iddialarını değerlendirirken, Anayasa’nın 129. maddesine atıfta bulunarak, kamu görevlilerine savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemeyeceğini vurgulamıştır. Başvuran, kendisine tebliğ edilmeyen çağrı yazıları nedeniyle ifadesini eksiksiz veremediğini ve İl Disiplin Kurulu’nun kararında belirtilen “Hizmet İçinde Devlet Memurunun İtibar ve Güven Duygusunu Sarsacak Nitelikte Davranışta Bulunmak” fiiline ilişkin savunmasının alınmadığını öne sürmüştür. Ancak, Danıştay, başvuranın disiplin soruşturması sürecinde gerekli bilgilere sahip olduğunu ve savunma hakkının usulünce kullanıldığını belirterek, disiplin cezasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Sonuç olarak, başvuranın disiplin cezasının kaldırılması talebi reddedilmiştir. Bu karar, disiplin cezasının verilmesinde savunma hakkının önemini ve idari süreçlerin hukuka uygunluğunu vurgulamaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/5238-S.21.8538
BAŞVURU NO : 2020/99940
KARAR TARİHİ : 31/03/2021
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAMSUN VALİLİĞİ
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
Disiplin cezası işlemi hk.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 10/11/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; 04/08/2020 tarihli dilekçesiyle; hizmet sınıfı ve unvanı dışındaki görevleri
T.C. Anayasası ve 657 DMK’ya aykırı olduğundan yazılı verilmediği takdirde yapmayacağını ve kendi hizmet sınıf ve unvanına ilişkin görev ve emirler verildiği takdirde yapmaya devam edeceğini yazılı ve sözlü olarak söylediğini, o günden itibaren hakkında, emir ve görevleri yapmadığı gerekçesiyle tutanak tutulduğunu ve söz konusu tutanaklara istinaden Samsun
Valiliğince disiplin soruşturması açıldığını, 25/08/2020 tarihinde Samsun Valiliği’ne gittiğini ve soruşturmacıdan sözlü olarak hakkında “Verilen görev ve emirleri kasten yerine getirmediği ve servis çalışma düzenini bozduğu” iddiasıyla disiplin soruşturması açıldığını öğrendiğini, soruşturmacının, ifade almak için tarafına hiçbir çağrı yazısı tebliğ etmediğini, yer, zaman, süre, hazırlanma, elindeki bilgi ve belgeleri ibraz için benzeri unsurları göz önüne almayarak ifadesini eksiksiz, tam anlamıyla verebilmesi imkanının kısıtlandığını, soruşturma tamamlandıktan sonra Samsun Valiliği İl İdare Kurulunun, 02.09.2020 tarihli ve E. sayılı yazısıyla “Verilen görev ve emirleri kasten yapmadığı” iddiası nedeniyle “1 Yıl Kademe
İlerlemesi Durdurulması” cezası gerektiği için savunmasının istendiğini ve 15/09/2020 tarihinde savunma dilekçesini verdiğini, savunma dilekçesinde özet olarak; Adres kayıt ve doğum tescili işlemlerinin hizmet sınıfı ve unvanının görevleri olmadığını ve bu durumun T.C.
Anayasası ve 657 DMK’ya aykırı olduğunu ve yasalar gereği yazılı emir verilmediği için yapmadığını belirttiğini ancak Samsun Valiliği İl Disiplin Kurulunun, 24/09/2020 tarihli ve sayılı kararıyla; “Verilen Görev ve Emiri Kasten Yapmamak” ve “Hizmet İçinde
Devlet Memurunun İtibar ve Güven Duygusunu Sarsacak Nitelikte Davranışta Bulunmak” eylemleri için “1 Yıl Kademe İlerlemesi Durdurması” cezasıyla tecziye edildiğini belirterek verilen disiplin cezasının geri alınması veya kaldırılması talebiyle Kurumumuza başvuruda gereğince Aylıktan Kesme Cezası, yine anılan Kanunun 125. maddesinin (D) fıkrasının (n)
bendi gereğince Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası verilmesi teklif edildiği, teklif edilen Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası ile ilgili olarak; 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunun 130. maddesine istinaden 02/09/2020 tarih ve sayılı yazı ile başvuranın savunmasının istendiği, başvuranın ise süresi içerisinde disiplin soruşturmasına konu olay ile ilgili savunmasını verdiği,
2.5 Danıştay Birinci Dairesinin, 12/09/2013 tarihli, 2010/793 Esas, 2013/6191 Karar numaralı
ilamında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda düzenlenmeyen “tevhiden cezalandırma” yöntemi, soruşturma raporlarında getirilen teklifler ve verilen cezalarla uygulama kazanmıştır.
Yapılan soruşturmalarda her bir eylem için hukuki nitelendirmenin ayrı ayrı yapılması gerekmekle birlikte sonuçta tek bir disiplin cezası teklifinde bulunulması mümkün olduğu gibi disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amiri veya kurullarının da fiilin sübuta erdiğine kanaat getirmeleri halinde tek bir ceza veya soruşturmacı teklifine bağlı kalmaksızın ayrı ayrı ceza verebilmeleri mümkündür. Disiplin amir veya kurullarının tevhiden cezalandırma yoluna başvurarak verecekleri cezaların idari yargı yerlerince hukuka uygunluk değerlendirmesi yapılırken de her eylemin ayrı ayrı değerlendirilerek karar verilmesi gerekmekle birlikte, cezalandırılan kişinin lehine idare tarafından yapılan uygulamayı (tevhiden cezalandırmayı)
ortadan kaldıracak şekilde karar verilmesi hukuka uygun olmayacaktır. Sonuç olarak tevhiden tekbir ceza ile cezalandırılan ve yargı yoluna başvuran İşin aleyhine sonuç doğuracak şekilde (her bir fiil için ayrı ayrı cezalandırılmaya yol açacak şekilde) işlem tesis edilmesi hukuken mümkün değildir” denildiği, bu bağlamda mahkeme içtihadına istinaden teklif edilen disiplin cezaları birleştirilerek tek bir ceza verilmesinin hukuk açısından uygun bulunduğu,
2.6 Başvuran hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde hazırlanan Disiplin
Soruşturma Raporunda; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125. maddesinin (C) fıkrasının (1) bendi gereğince Aylıktan Kesme Cezası, yine anılan kanunun 125. maddesinin (D)
fıkrasının (n) bendi gereğince Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası verilmesi teklif edildiği, yukarıda anılan mahkeme içtihadı doğrultusunda, başvuran hakkında teklif edilen disiplin cezalarından en ağırı olan Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası verilmesinin hukuka uygun olduğunun açık olduğu, ayrıca, disiplin Soruşturma raporunda, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunun 125. maddesinin C fıkrasının (1) bendi gereğince teklif edilen Aylıktan
Kesme Cezası ile ilgili savunma istenmemiş olması ve bu fiile göre de disiplin cezası verilmemiş olması iddiasının yerinde olmadığının kanıtı olduğu, kaldı ki, Danıştay 12.
Dairesinin 15.10.2015 tarih ve Esas 2015/1023, Karar 2015/5293 sayılı kararında “Zira, soruşturma raporunda getirilen teklif, disiplin cezasını verecek makam için bağlayıcı nitelikte olmadığı gibi, davacının vereceği savunma, disiplin raporuyla birlikte değerlendirildikten sonra davacıya ceza verilip verilmeyeceğine veya ceza verilecekse hangi cezayla cezalandırılacağına karar vereceği açıktır.” Denildiğini, Danıştay kararından da görüleceği üzere disiplin
Soruşturma raporunda teklif edilen disiplin cezalarının verilip verilmemesinin, disiplin amirinin takdir yetkisinde bulunduğu,
2.7 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 135. maddesinde” Disiplin amirleri tarafından verilen
uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna İtiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın
İlgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi İçinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.” denildiğini, başvuran hakkında İl Disiplin Kurulu tarafından verilen 24/09/2020 tarih ve 54 sayılı 1 Yıl Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezasının, 07/10/2020 tarihinde kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen süresi içerisinde İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin
Kuruluna İtirazda bulunmadığından, anılan hüküm gereği verilen disiplin cezasının kesinleştiği,
2.8 Danıştay 10 uncu Dairesi’nin 15/02/1990 tarihli ve E: 1989/2490, K: 1990/270 sayılı
kararında “…ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde kesinleşen disiplin cezaları, doktrin uygulamada kabul edildiği üzere, disiplin cezalarını veren idari merciler yönünden de bağlayıcı ve kesin niteliktedir. İdari mercilerin, vermiş oldukları disiplin cezalarını geri almaları, verdikleri disiplin cezası yerine başka bir disiplin cezası verme yoluna gitmeleri kural olarak olanaksızdır.” denilerek, verilen disiplin cezalarının yeniden değerlendirilmeyeceği ve idari işlemi geri almanın mümkün olmadığını belirtmiştir. Yine konuyla ilgili olarak Danıştay 8 inci
Dairesi’nin 12/10/1998 tarihli ve E: 1998/4988, K: 1998/3015 sayılı kararında, “Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezası, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır. Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturulması, bu kararlara İtiraz ve bütün bu sürecin her aşaması İçin öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası İşlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanabilmektedir. Bu özellik, disiplin cezasının yeni bir idari işlemle ortadan kaldırılmasına engeldir. Ceza ancak bir yargı kararı yahut yasama tasarrufu ile iptal edilebilir veya ancak disiplin cezasının ağırlığına göre, belli süreler geçtikten sonra sicil dosyasından silinmesi atamaya yetkili amirden istenebilir… ” denilmektedir. Yargı kararlarından da anlaşılacağı üzere kamu personeli hakkında verilen disiplin cezalarının ancak yargı organları tarafından iptal edilebileceğinden; başvuran hakkında Valilik İl Disiplin Kurulunca, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunun 125. maddesinin D fıkrasının (n) bendi gereğince verilen I Yıl Kademe
İlerlemesinin Durdurulması Cezasının yeniden değerlendirilmek suretiyle İptal edilmesinin mümkün olmadığı,
2.9 Başvuranın, İlkadım Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde
kendisine verilen adres kayıt ve doğum İşlemlerinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 45.
maddesine aykırılık teşkil etmediği dikkate alındığında, anılan kanunun 11. maddesinde devlet memurlarının görev ve sorumluluklarına ilişkin “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.” hükmünde, devlet memurlarının amirleri tarafından verilen talimata uymak zorunda olduklarının bildirildiği, yine anılan kanunun, 124. maddesinde “Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.” Denildiğini, bu itibarla; başvurana, görevlerin kasten yerine getirilmediğinden bahisle hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucu İl Disiplin Kurulunca verilen 1 Yıl
Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezasında hukuka aykırılık bulunmadığını,
2.10 Ayrıca, başvuranın, geçici olarak görevlendirme yapılan Samsun Valiliği Yatırım İzleme
ve Koordinasyon Başkanlığında bilgisayarlara ve yazılımlara zarar verdiği gerekçesiyle 06/02/2019 tarih ve sayılı yazı ile görevlendirilmesinin iptalinin istendiği, bunun üzerine başvuranın, bilgisayar bilgisinin unvanının gerektirdiği işleri yapma konusunda yeterli seviyede bilgi ve tecrübeye sahip olup olmadığı konusunda Valilik Makamının 04/02/2020 tarih ve sayılı onayı ile bir komisyon oluşturulduğu, oluşturulan komisyon marifetiyle yapılan değerlendirme sonucunda; adı geçenin bilgisayar programcılığı ile ilgili bir eğitim almadığı, yalnızca 6 ay süreli olarak özel bir bilgisayar kursundan sertifika aldığı ve alınan bu sertifika ile İçişleri Bakanlığı tarafından açılan görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı ile programcı unvanına atandığı, kamu yararı ve hizmetin gerektirdiği bir çalışma performansı sergilemediği, bundan dolayı Valilik Bilgi İşlem Şube Müdürlüğünde Programcı unvanında görev yapacak yeterli seviyede olmadığının değerlendirildiği, yapılan değerlendirme ile başvuranın, programcı kadrosu haricinde Genel İdare Hizmetleri Sınıfında bulunan bilgisayar işletmeni veya benzer bir kadroya atamasının yapılıp yapılamayacağı konusunda İçişleri
Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünden 02/03/2020 tarih ve sayılı yazısı ile görüş istendiği,
2.11 Şikayet başvurusuna konu disiplin cezası ile ilgili olarak yargı organlarında açılmış veya
sonuçlanmış bir dava bulunmadığı belirtilerek konuya ilişkin bilgi ve belgeler gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları:” başlıklı 11 inci maddesinde; “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar. Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.”
Düzenlemeleri bulunmaktadır.
IV. KAMUDENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezası işleminin kaldırılması veya geri alınmasına yönelik talebin reddi ile başvuranın görev yapmakta olduğu “Programcı” kadrosunun, görevleri ve bu görevlere ilişkin yetki ve sorumlulukları kapsayan görev dağılım çizelgesinin oluşturulması için İçişleri Bakanlığına Tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan “Kısmen
Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, hizmet sınıfı ve unvanı dışındaki görevleri yapmamaktan dolayı hakkında yürütülen disiplin soruşturması işleminde ifade alınması için tarafına hiçbir çağrı yazısı tebliğ edilmediğini dolayısıyla ifadesini eksiksiz olarak verebilmesi imkanının kısıtlandığını, diğer taraftan İl Disiplin Kurulu kararında, “Hizmet İçinde Devlet Memurunun İtibar ve Güven
Duygusunu Sarsacak Nitelikte Davranışta Bulunmak” fiilinin ayrı bir ceza gerektiren davranış olduğu belirtilmiş olmasına rağmen bu konu hakkında da savunmasının alınmadığını belirterek hakkında uygulanan “1 Yıl Kademe İlerlemesi Durdurma” cezasının geri alınması veya kaldırılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
8. Konuya ilişkin olarak idarece gönderilen bilgi ve belgelerde; başvuranın, Samsun Valiliği İl
Yazı İşleri Müdürlüğü’nün, 06/02/2019 tarih ve E. sayılı yazısıyla, İlkadım İlçe Nüfus
Müdürlüğüne geçici olarak görevlendirildiği, 04/08/2020 tarihinde idaresine müracaatla müdürlükte hangi iş ve görevlerde çalışacağının geçici görevlendirme yazısında belirtilmediğinden bahisle yazılı emir verilmesi talebinde bulunduğu ve yazılı emir verilmemesi durumunda tarafına, kadro ve görev unvanı dışında verilecek iş ve görev emirlerini, 657 sayılı
Kanuna aykırı olacağından dolayı yapmayacağını belirttiği, İlkadım Kaymakamlığının, 04/08/2020 tarih ve E sayılı yazısı ile; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 11 inci maddesi hatırlatılmak suretiyle kurum amirince verilen emrin yerine getirilmesi, aksi takdirde yine aynı Kanunun, 125. maddesi gereğince disiplin soruşturması başlatılacağının bildirilmesi üzerine başvuranın, bu defa, 10/08/2020 tarihli dilekçesi ile yine idaresine müracaatla asli sınıf ve görevi dışındaki emirlerin kendisini zor duruma sokacağı bu sebeple 04/08/2020 tarih ve
E. sayılı yazının tekrar gözden geçirilmesi talebinde bulunduğu, 9. Bu süreç içerisinde, başvuran hakkında tutulan 05/08/2020 tarihli tutanakta; başvuranın, 04/08/2020 tarihinden itibaren MERNİS kapsamlı geri izlemeden hiçbir işlem yapmadığı ve çalışma düzenini bozduğu tespitlerine yer verildiği, bunun üzerine İlkadım Kaymakamlığı İlçe
Nüfus Müdürlüğünün, 05/08/2020 tarih ve sayılı yazısıyla; Kurum amiri tarafından adres kayıt, doğum tescil servisinde görevlendirilen başvuranın verilen görev ve emirleri kasten yerine getirmemekten dolayı savunmasının istendiği, başvuranın ise bu defa, 12/08/2020 tarihinde yazılı olarak vermiş olduğu savunmasında; TH- programcı sınıf ve unvanının görevi dışındaki iş ve işlemlerin kendisini telafisi güç, imkansız ve zor durumlara sokacağından dolayı yapmadığını belirttiği, yine bu süreç içerisinde tutulan, 06-07-10-11-12-13 tarihli tutanaklarda da başvuranın, 04/08/2020 tarihinden itibaren MERNİS kapsamlı geri izlemeden hiçbir işlem yapmadığı ve çalışma düzenini bozduğu tespitlerine yer verildiği, bunun üzerine İlkadım
Kaymakamlığı tarafından Samsun Valiliğine yazılan, 13/08/2020 tarih ve sayılı yazıda; görev yazılarına, tutulan tutanaklara ve başvuranın itiraz dilekçelerine yer verilmek suretiyle başvuranın, görevlendirildiği serviste, 4/5/6/7/10/11/12 Ağustos 2020 tarihlerinde hiç bir işlem yapmamakta ısrar ettiği ve görevlendirildiği serviste hiçbir işlem yapmayarak kurumun çalışma ahenk ve düzenini bozduğu bu sebeple başvuranın, geçici görevlendirilmesinin iptal edilerek hakkında disiplin soruşturması yapılması talebinde bulunulduğu görülmüştür.
10. Bunun üzerine Valilik Makamından alınan, 17/08/2020 tarih ve sayılı olur ile hakkında disiplin soruşturması başlatılması uygun görülen başvuranın, görevlendirilen soruşturmacılar tarafından 25/08/2020 tarihinde alınan ve tutanağa bağlanan ifadesinde; başvurana, “verilen emir ve görevleri kasten yapmadığı ve bulunduğu serviste çalışma ahenk ve düzenini bozduğu” iddialarına karşı diyeceklerinin sorulduğu, başvuranın da yukarıdaki paragrafta yer verildiği üzere bahse konu görevleri yapmamasına ilişkin gerekçelerini tekrarladığı, diğer taraftan yürütülen disiplin soruşturmasında tanık beyanlarına da başvurulduktan sonra hazırlanan 31/08/2020 tarihli Disiplin Soruşturma Raporuyla; Programcı
‘e isnat edilen eylemlerin (l) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125’inci maddesinin (C) fıkrası (1) bendinde belirtilen “Hizmet İçinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak ve yine aynı Kanunun 125’inci maddesinin (D) fıkrası (n) bendinde belirtilen “Verilen emir ve görevleri kastan yapmamak” fiili ile örtüştüğünden geçmiş hizmetleri de göz önünde bulundurularak ve iki eylemin birleştirilmesi sonucunda 1 yıl Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası ile cezalandırılması, 2- Programcı ‘in, İlkadım İlçe Nüfus Müdürlüğünde verilen görevleri kasten yapmadığı ve yapmayacağını da açıkça beyan etmesinden dolayı kurum içinde disiplinsiz tutum ve davranışlar sergileyerek kötü örnek teşkil ettiğinden görev yerinin değiştirilmesi önerisinde bulunulmuştur 11. Bu defa Samsun Valiliğinin, 02/09/2020 tarih ve E yazısıyla; başvuranın, görevlendirildiği serviste düzenli çalışmadığı, 04.08.2020 tarihinden itibaren de serviste randevulu ve randevusuz işlemi olan vatandaşın hiçbir işlemini yapmayarak verilen emir ve görevleri kasten yerine getirmediği ve serviste çalışanların çalışma şevkini kaçırdığı, çalışma ahenk ve düzenini bozduğu iddialarıyla ilgili başlatılan disiplin soruşturmasına ilişkin yazılı savunmasının, İl Disiplin Kuruluna verilmesinin istendiği, başvuran tarafından verilen 7 sayfalık savunma yazısı üzerine Samsun Valiliği İl Disiplin Kurulunun 24/09/2020 tarih ve sayılı kararıyla; Programcı hakkında önerilen teklifin kabulü ile 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin (D) fıkrasının (n) bendi uyarınca 1 yıl Kademe
İlerlemesinin Durdurulması Cezası ile tecziye edilmesine, fiilin ağırlığı ve daha önce disiplin cezası alması nedeniyle bir alt ceza hükmünün uygulanmamasına karar verildiği görülmüştür.
12. Bilindiği üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun “Tesis edilen sınıflar” başlıklı 36 ncı maddesinde, Teknik Hizmetler Sınıfına yer verilmiş, (Mülga) Bakanlar Kurulunun, 24/07/2013 tarih ve sayılı Kararı ile de “Programcı” unvanı “Teknik Hizmetler” sınıfına dahil edilmiştir.
13. 10/12/2003 tarihli, 5018 sayılı yasanın 55 inci maddesinde ise; iç kontrol “idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulmasını, mali bilgi ve yönetim bilgisinin zamanında ve güvenilir olarak üretilmesini sağlamak üzere idare tarafından oluşturulan organizasyon, yöntem ve süreçle iç denetimi kapsayan mali ve diğer kontroller bütünü” olarak tanımlanmış, aynı maddenin 2 nci fıkrasında; Görev ve yetkileri çerçevesinde, mali yönetim ve iç kontrol süreçlerine ilişkin standart ve yöntemlerin, Maliye Bakanlığınca, iç denetime ilişkin standart ve yöntemlerin ise İç Denetim Koordinasyon Kurulu tarafından belirleneceği, geliştirileceği ve uyumlaştırılacağı, bunların, ayrıca sistemlerin koordinasyonunu sağlayacağı ve kamu idarelerine rehberlik hizmeti vereceği hükme bağlanmıştır.
14. 31/12/2005 tarihli ve 26040 (3. mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İç
Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların “İç kontrol standartları” başlıklı
5 inci maddesinde de; iç kontrol standartlarının, merkezi uyumlaştırma görevi çerçevesinde
Maliye Bakanlığı tarafından belirlenip yayımlanacağı, kamu idarelerinin mali ve mali olmayan tüm işlemlerinde bu standartlara uymakla ve gereğini yerine getirmekle yükümlü bulunduğu, Kanuna ve iç kontrol standartlarına aykırı olmamak koşuluyla, idarelerce, görev alanları çerçevesinde her türlü yöntem, süreç ve özellikli işlemlere ilişkin standartlar belirlenebileceği belirtildikten sonra “İç kontrolün unsurları ve genel koşulları” başlıklı 7 nci maddesinde; “İdarenin organizasyon yapısı ile personelin görev, yetki ve sorumluluklarının açık bir şekilde belirleneceği kurala bağlanmıştır.” 15. Maliye Bakanlığınca 26/12/2007 tarih ve 26738 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu İç Kontrol Standartları Tebliğinin “Kontrol Ortamı Standartları” başlığı altında ise; Kontrol ortamının, iç kontrolün diğer unsurlarına temel teşkil eden genel bir çerçeve olup, kişisel ve mesleki dürüstlük, yönetim ve personelin etik değerleri, iç kontrole yönelik destekleyici tutum, mesleki yeterlilik, organizasyonel yapı, insan kaynakları politikaları ve uygulamaları ile yönetim felsefesi ve iş yapma tarzına ilişkin hususları kapsayacağı, “Misyon, organizasyon yapısı ve görevler” olarak belirtilen 2 numaralı standartta; “İdarelerin misyonu ile birimlerin ve personelin görev tanımları yazılı olarak belirlenmeli, personele duyurulmalı ve idarede uygun bir organizasyon yapısı oluşturulmalıdır.” Kuralına yer verildikten sonra bu standardın sağlanabilmesine yönelik genel şartlar arasında; 2.1.
İdarenin misyonu yazılı olarak belirlenmeli, duyurulmalı ve personel tarafından benimsenmesi sağlanmalıdır. 2.2. Misyonun gerçekleştirilmesini sağlamak üzere idare birimleri ve alt birimlerince yürütülecek görevler yazılı olarak tanımlanmalı ve duyurulmalıdır. 2.3. İdare birimlerinde personelin görevlerini ve bu görevlere ilişkin yetki ve sorumluluklarını kapsayan görev dağılım çizelgesi oluşturulmalı ve personele bildirilmelidir. 2.4. İdarenin ve birimlerinin teşkilat şeması olmalı ve buna bağlı olarak fonksiyonel görev dağılımı belirlenmelidir.” (…)
düzenlemelerine gidilmiştir.
16. Bahse konu mevzuat hükümleri doğrultusunda emsal olarak göz önünde bulundurulan, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının, 26/06/2017 tarih ve 2017/23 sayılı Genelgesi ekinde yer verilen Unvan Bazında İş ve Görev Tanımları Kitabında; Teknik Hizmetler sınıfı içerisinde yer alan programcı unvanının; “a) Görev alanındaki sistemlerin ve programların kurulum, güncelleme, sürüm yükseltme ve yönetim çalışmalarını yapmak. b) Yazılım modelleme, analiz, tasarım yapmak ve yazılımı geliştirmek. c) Yazılım iyileştirme, bakım ve güncelleme çalışmaları yapmak. d) Sistemlerin minimum kesintiyle çalışması için gerekli çalışma yapmak.
e) Görev alanındaki sistemlerin gerekli güvenlik ayarlarını ve yetkilendirme tasarımını güvenlik birimi ile koordineli olarak yapmak. f) Ağ güvenliğini sağlamak, Kurum ağının siber saldırılara karşı korunması için gerekli önlemleri almak. g) Ağ bakımı, müdahale ve verimliliği sağlamak. h) Kurum ağını sürekli olarak gözlemlemek ve kesintisiz hizmet verilmesini sağlamak. ı) Analiz ve tasarım işlemlerini yapmak ve test senaryolarını oluşturmak. i) Veri tabanı tasarımını, veri akış diyagramını, sınıf /nesne diyagramlarını ve iş/Süreç akış diyagramını oluşturmak. j) Veri tabanı yönetim sisteminin kurulumlarını gerçekleştirmek ve yedekleme çalışmalarını yapmak. k) Veri tabanı erişim, yedekleme ve güvenlik politikalarını belirlemek ve uygulamak. l) Veri tabanı bakım, kurtarma ve kapasite planlamasını yapmak, kullanıcı hatası sonucu zarar gören verileri kurtarmak veya geri getirmek. m) Veri ambarı veri modelleri oluşturmak, veri taleplerini organize etmek, gerekli tabloları hazırlamak ve veri ambarına alınması için koordinasyon sağlamak. n) İstatistiki veri üretmek, SQL kullanarak kurum içi ve kurum dışından talep edilen bilgilerin ilgili kişilere ulaştırılmasını sağlamak. o)
Amirleri tarafından verilen benzeri nitelikteki görevleri yapmak.” gibi görevlere yer verildiği görülmüştür.
17. Konuya ilişkin olarak idareye yazmış olduğumuz bilgi ve belge isteme yazımızda; Teknik
Hizmetler sınıfı içerisinde yer alan programcı unvanının, görev tanımı içerisindeki iş ve işlemlerin neler olduğuna ilişkin detaylı açıklamalar istenmişse de ilgili idarece yapılan açıklamada; İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanmış unvan bazında bir görev tanımlanması bulunmadığı, dolayısıyla hangi unvan ve kadroda bulunan personelin, hangi görevleri yapıp yapmayacağı konusunda bir hüküm bulunmayan Nüfus Müdürlükleri görev alanında bulunan adres kayıt ve doğum işlemlerinin başvurana yaptırıldığı ifade edilmiştir.
18. Her bakanlığın, amaç ve görev farklılıkları göz önünde bulundurulduğunda “Teknik
Hizmetler” sınıfı içerisinde yer alan programcı unvanına ilişkin görev tanımlamasının, emsal olarak göz önünde bulundurulan ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca hazırlanan, “Unvan Bazında İş ve Görev Tanımları Kitabında” yer verildiği şekliyle aynı olması beklenmemekte ise de adres kayıt ve doğum işlemleri gibi işlemlerde, öncelikle Genel İdare
Hizmetleri sınıfı içerisinde yer verilen, Memur/Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni ve
Bilgisayar İşletmeni gibi personellerden faydalanılmasının daha yerinde bir uygulama olacağı değerlendirilmektedir.
19. Diğer taraftan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları:” başlıklı 11 inci maddesinde; “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar. Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.” Düzenlemesine yer verilmiş olup bu bağlamda başvuranın, müdürlükte hangi iş ve görevlerde çalışacağının geçici görevlendirme yazısında belirtilmediğinden bahisle yazılı emir verilmesi talebini içeren 04/08/2020 tarihli dilekçesine cevaben verilen ve 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunun 11 inci maddesi hatırlatılmak suretiyle, kurum amirince verilen emrin yerine getirilmesi gerektiği belirtilen, İlkadım Kaymakamlığının 04/08/2020 tarih ve E sayılı yazısı karşısında, verilen görev ve emirleri kasten yerine getirmemesi fiilinin, kanuna açıkça aykırılık oluşturduğu ortadadır.
20. Başvuran, yürütülen disiplin soruşturmasında, ifade alınması için tarafına hiçbir çağrı yazısı tebliğ edilmediğini, dolayısıyla ifadesini eksiksiz olarak verebilmesi imkanının kısıtlandığını ayrıca İl Disiplin Kurulu kararında; “Hizmet İçinde Devlet Memurunun İtibar ve Güven
Duygusunu Sarsacak Nitelikte Davranışta Bulunmak” fiilinin ayrı bir ceza gerektiren davranış olduğu belirtilmiş olmasına rağmen bu konu hakkında savunmasının alınmadığını belirtmekte ise de; Anayasamızın 129 uncu maddesinde; kamu görevlilerine savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hüküm altına alınarak savunma hakkı anayasal olarak güvence altına alınmakta, yargı organları tarafından da ilgiliye savunma hakkı tanınmadan verilen disiplin cezaları, hukuka aykırı bulunarak usul bakımından iptal edilmektedir. Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, “yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnat olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır” ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak Anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiş, savunma hakkının usulünce kullanılabilmesi; savunması istenen kamu görevlisine suçlama konusunun ve hakkındaki isnadın ne olduğunun açıkça bildirilmesi, kamu görevlisine savunmasını yapabilmesi bakımından yeterli sürenin verilmesi ve savunma hakkının karar vermeye yetkili makam önünde kullanılmasına bağlı hale gelmiştir.
21. Konuya ilişkin olarak idarece gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde ise; başvuranın, yürütülen disiplin soruşturması sürecinde gerek İlkadım Kaymakamlığı İlçe Nüfus
Müdürlüğünün, 05/08/2020 tarih ve sayılı savunma istem yazısına karşılık vermiş olduğu, 12/08/2020 tarihli yazılı savunmasında, gerek soruşturmacı tarafından alınan ve 25/08/2020 tarihinde tutanağa bağlanan ifadesinde, disiplin soruşturmasına konu fiillerinin neler olduğu konusunda tam bir bilgiye sahip olduğu, bunun yanı sıra yine Samsun Valiliğinin, 02/09/2020 tarih ve E sayı ile İl Disiplin Kuruluna verilmesi istenen savunma istem yazısında; başvuranın, görevlendirildiği serviste düzenli çalışmadığı, 04.08.2020 tarihinden itibaren de serviste randevulu ve randevusuz işlemi olan vatandaşın hiçbir işlemini yapmayarak verilen emir ve görevleri kasten yerine getirmediği ve serviste çalışanların çalışma şevkini kaçırdığı, çalışma ahenk ve düzenini bozduğu iddialarının açıkça belirtildiği dolayısıyla başvuranın, yürütülen disiplin soruşturmasına ilişkin yukarıda yer verilen iddialarının yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
22. Tüm bu açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; başvuranın, hakkında tesis edilen disiplin cezası işleminin kaldırılması veya geri alınmasına yönelik talebinin, reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ve başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini gösterdiği, anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup
Samsun İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezası işleminin kaldırılması veya geri alınmasına yönelik talebin REDDİNE, Başvuranın görev yapmakta olduğu “Programcı” kadrosunun, görevleri ve bu görevlere ilişkin yetki ve sorumlulukları kapsayan görev dağılım çizelgesinin oluşturulması için İÇİŞLERİ
BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
İçişleri Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti
Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi