|
ÖZET: Başvuran, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde çalışmakta olup, 2008 doğumlu çocuğu için 2014 yılından itibaren aile yardımı ve asgari geçim indiriminden yararlanamadığını belirtmiştir. Başvuru sonrası yalnızca son 3 ay için ödeme yapılmış, geçmişe dönük 2014-2020 yılları arasındaki ödemeler talep edilmiştir. Danıştay, aile yardımı ve asgari geçim indirimine ilişkin hak kazanımının, doğum ve evlenme tarihinden itibaren başladığını, ancak bu ödemelere yönelik bildirim için herhangi bir süre kısıtlaması olmadığını belirtmiştir.
Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, idarenin işlemlerinin hukuka uygun olması gerektiği vurgulanmış, başvuranın talebinin geriye dönük olarak değerlendirilmesinin önünde bir engel bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Danıştay, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için eksik ödenen çocuk yardımı ve asgari geçim indirimlerinin geriye dönük ödenmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu bağlamda, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörlüğü’ne tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/6239-S.21.10080
BAŞVURU NO : 2020/100161
KARAR TARİHİ : 19/04/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : HATAY MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
Asgari geçim indirimi ve aile yardımı ödenmesi talebi hakkındadır
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 13/11/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran (TCKN: ); Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Bilgi İşlem
Daire Başkanlığı’nda görev yaptığını, evli ve 3 çocuk sahibi olduğunu, iki çocuğuna dair çocuk yardımının ve asgari geçim indiriminin kendi maaşı üzerinden hesaplandığı,
1.1. İlk çocuğu olan . .’nin çocuk yardımı ve asgari geçim indiriminden, doğum tarihi olan 18.04.2008’de kendisinin özel sektörde çalışması sebebi ile Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen olarak görev yapan eşi . . üzerinden hesaplandığı, Ağustos 2014 tarihinden itibaren kızı . .’ye ait çocuk yardımı ve asgari geçim indirimi ödemesi yapılmadığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan görüşmede ‘657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 203. Maddesinde yer alan “Karı ve kocanın her ikisi de memur iseler bu ödenek yalnız kocaya verilir.” hükmü gereği çocuk yardımı ve asgari geçim indirimi ödemesinin gerçekleştirilemediğinin’ bildirildiği, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili ödemeyi durdurduğunu bildirmemesi sebebi ile söz konusu ödemenin yapılmaması ile ilgili kurumuna bildirim yapamadığını,
1.2. “Ağustos 2014 – Haziran 2020 tarihleri arası çocuk yardımı ve asgari geçim indiriminin ödemesi” ile ilgili başvurusuna istinaden 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 202. Maddesi, Merkezi Yönetim
Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri ve 28/08/2019 tarih ve 2019/1 nolu Kamu Görevlileri
Hakem Kurulu Kararının “Aile Yardımı Ödeneğinden Geriye Dönük Yararlanma” başlıklı 35. maddesi gerekçe gösterilerek sadece son 3 ay için çocuk yardımı ödenmesine karar verildiği fakat söz konusu aylara ait asgari geçim indiriminin ödemesinin yapılmadığını ifade ederek, kızı . .’ye ait ödenmemiş olan
Ağustos 2014 – Haziran 2020 tarihleri arası çocuk yardımının ve asgari geçim indiriminin hesaplanarak ödenmesini talep etmektedir.
2. Bilgi, belge talepli yazımız üzerine Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörlüğü’nün 31.12.2020 tarih ve sayılı yazısında özetle; “Başvuran Kuruma aile durumu bildirimi formunu 28.07.2020
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
tarihinde verdiği, bu tarihten itibaren 3 aylık geriye dönük çocuk yardımı ödendiği, asgari geçim indirimi her ay maaşla birlikte ödenmiş olup çocuk yardımından dolayı oluşan fark tutarı bildirim yapılmadığı dönemlerde ödenmediği, bildirim yapıldığı tarihten itibaren asgari geçim indirimi çocuk yardımı farklarıyla birlikte her ay tam olarak ödendiği,
2.1. 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde “asgari geçim indirimi oranını etkileyen değişiklikler, söz konusu değişikliğin işverene bildirildiği tarihten itibaren uygulanması gerektiği”nin hüküm altına alındığından bahisle başvurana geçmişe dönük olarak asgari geçim indirim farkı ödenmediği, İfade edilmiştir.
2.2. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörlüğü Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’nın Personel Daire
Başkanlığı’na gönderdiği 03.09.2020 tarihli yazıda; 657 sayılı Kanunun 202. ve 28.08.2019 tarih ve 2019/1
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının “Aile Yardımı Ödeneğinden Geriye Dönük olarak Yararlanma” başlıklı 35 inci Maddesine değinilerek başvuranın çocuk yardımı ödeneğinden geçmişe dönük üç aya kadar faydalanabileceği fazlasının ise ödenmeyeceği” ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
5.1. “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinde, “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.”,
5.2. “Aile Yardım Ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinde, “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir…”,
5.3. “Aile Yardımı Ödeneğinin Ödeme Usulü” başlıklı 203 üncü maddesinde, “Aile yardımı ödeneği
Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir…”,
5.4. “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesinde, “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.”,
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
6. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Asgarî geçim indirimi” başlıklı 32’nci maddesi: “Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır. Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5, üçüncü çocuk için %10, diğer çocuklar için % 5’idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.
İndirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.
İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır.
İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.”,
7. 04.01.1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
7.1. “Zamanaşımı süreleri: “ başlıklı 114 üncü Maddesinde: Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler
zamanaşımına uğrar…(Ek: 4/12/1985-3239/9 md.; Değişik üçüncü fıkra:
16/7/2004-5228/5 md.) Şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen veya tamamen alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar…
7.2. “Hesap hataları” başlıklı 117 inci Maddesinde: “Hesap hataları şunlardır:
1. Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır.
2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır.”
7.3. “Vergilendirme hataları” 118 inci Maddesinde: “Vergilendirme hataları şunlardır:
..,2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır; 3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır.”
7.4. “Hataların meydana çıkarılması” başlıklı 119 uncu Maddesinde: “Vergi hataları şu yollarla meydana çıkarılabilir:.. 5. Mükellefin müracaatı ile,”
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
7.5. “Düzeltmede zamanaşımı” başlıklı 126 ncı maddesinde: “114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. Şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı süresi:a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı; …Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.”
8. 31/12/2005 tarih ve 26040 sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim
Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde malî işlemlerin gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini belirlemektir.” hükmü, 12 nci maddesinde ise, sosyal yardım ödemelerinde ödemenin çeşidine göre gerekli olan belgeler sayılmış ve aylıkları ile birlikte ödenen aile yardımının personelin ilk işe girişinde alınacak aile yardımı bildirimine dayanılarak ödeneceği, bu bildirimin personelin aile yardımından yararlanan eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikler ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenileneceği,
9. 100 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde, “289 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile memurların aylıklarının peşin ödeme sisteminde bir değişikliğe gidilmediği, anılan KHK ile yapılan düzenleme çerçevesinde devlet memurları ile diğer kamu görevlilerinin aylık ve özlük haklarına ilişkin kanunlar ve diğer mevzuatta yer alan “ay başı” ibarelerinden her ayın 15’inin anlaşılması gerektiği,”
10. 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “Medeni Durum ve Eşin Gelirinin Olmadığının
Tespiti” başlıklı 6’ncı maddesi: “ Ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında Tebliğ ekinde yer alan “Aile Durumu Bildirimi” (EK:1) ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır. Durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) bu değişiklikleri işverene bir ay içerisinde bildireceklerdir. Asgari geçim indirimi oranını etkileyen değişiklikler, söz konusu değişikliğin işverene bildirildiği tarih itibariyle uygulanacak olup, eşlerin her ikisinin de ücretli olması halinde çocuklar yalnızca sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilecektir.
10.1. Bu uygulamada eşin çalışmadığı ve herhangi bir gelirinin olmadığına ilişkin olarak (aksi tespit edilmediği sürece) ücretlinin beyanı yeterli olacaktır.
Sadece ücret geliri elde eden eş, “çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş” kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bunlar dışındakiler ise çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilecek olup, münhasıran emekli maaşı alanlar da çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecektir.”,
Düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
12. Başvuran; Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığında görev yapmakta olduğunu, evli ve 3 çocuk sahibi olduğunu, 2 çocuğunun aile çocuk yardımı ve asgari geçim indirimi kendi maaşı üzerinden hesaplandığı, 2008 yılı doğumlu diğer çocuğu olan . .’nin ise 2014 yılına kadar eşi üzerinden bu yardımların hesaplandığı, 2014 yılından sonra ise . . için bu yardımların gerek kendisinde gerek eşinin maaşının hesaplanmasına dahil edilmediği, 2020 yılında bu durumu fark etmeleri üzerine dilekçe ile başvuruda bulundukları ama sadece dilekçe tarihinden itibaren geçmişe dönük 3 ay için ödeme yapıldığını belirterek 2014 – 2020 yılları arası . . için çocuk yardımı ve asgari geçim indiriminin hesaplanması ve hesaplama üzerinden eksik kalan tutarın ödenmesini talep etmektedir.
12.1. Sunulan belgelerden, somut olayda; başvuranın 2010 yılında kamuda çalışmaya başladığı, 3 çocuğu olup, 2 çocuğunun asgari geçim indirimi ve çocuk yardımının tam olarak, kendi maaşı üzerinden, ödendiği, ancak, 18.04.2008 tarihli doğumlu . . isimli çocuğunun, başvuranın 2008 yılı itibariyle özel sektörde çalışması nedeniyle, öğretmen olan annesi üzerinden çocuk yardımı ve asgari geçim indiriminin hesaplandığı, 2014 yılından sonra ise anne üzerinden bu yardımların ödeme ve mahsup işlemlerinin yapılmadığı, başvuranın 2020 yılında bu durumun farkına varması üzerine “2014 – 2020 yılları arasındaki döneme isabet eden mezkur yardımlara istinaden” ödeme yapılması hususunda yaptığı başvurunun “sadece son 3 aya ait çocuk yardımını hesaplanarak ödenmesi, mezkur döneme ait asgari geçim indiriminin ödemesinin yapılmaması” şeklinde cevaplandığı anlaşılmıştır.
13. Anayasanın 2 nci maddesinde, Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, 17/04/2008
Tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı Kararı).
14. Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır.
15. Yukarıda bahsi geçen somut olayın çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle aile yardım ödeneğine nasıl hak kazanıldığı ve söz konusu ödemeye yönelik başvuru veya bildirim için bir süre sınırlandırması bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
16. Bilindiği üzere eş için ödenen aile yardımı ödeneği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 204 üncü maddesinde “evlenme” olayının gerçekleşmesine, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneği ise “doğum” olayının gerçekleşmesine bağlanmış ve evlenmenin ve/veya doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren de bu ödemelere hak kazanılacağı ifade edilmiştir. Aynı kanunun 202 nci maddesinde ise bu ödeneğin, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi ve 206 ncı maddedeki istisnalar haricinde çocukları için yapılacağı ifade edilmiştir
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
17. Söz konusu maddelerden de anlaşılacağı üzere; eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinin, evlenme olayının vuku bulması ile çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinin ise doğum olayının vuku bulması ile elde edilen kazanılmış bir hak olarak dikkate alınması gerektiği, ancak eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinde, eşin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması şartına bağlandığı, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinde ise
657 sayılı Kanunun 206 ncı maddesinde belirtilen istisnaların göz önünde bulundurulması gerektiği
ortadadır.
18. Öte yandan şikâyet konusunun, Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirilmesi de gerekmektedir. Malum olduğu üzere, ilgili yönetmeliğin amacı, “harcamalarda ödeme belgesine dayanılacak kanıtlayıcı belgeleri ve bu belgelerin şekil ve türlerini” belirlemektir. Anılan yönetmelikle hakkın nasıl kazanılacağı değil ödemenin hangi belgeler üzerinden yapılacağı belirlenmektedir. Bir başka ifade ile kişi bu ödeneğe, ilgili yönetmelik hükmü çerçevesinde aile yardımı bildiriminde bulunduğundan değil 657 sayılı Kanunda yer alan şartları yerine getirdiğinden hak kazanmaktadır. Kaldı ki, Anayasanın 128 inci maddesi gereğince memura yapılacak ödemelerin kanunla yapılacağı hükmü karşısında yönetmelik hükmüne dayanarak ödemenin yapılıp yapılmayacağına dair bir karar vermenin mümkün bulunmadığı da açıktır.
19. Konunun, aile yardım bildiriminin verilmesinin herhangi bir süre şartına tabi olup olmadığı yönünden değerlendirilmesinde ise; yukarıda yer verilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun ilgili maddelerinde, hakkın hangi şartlarda kazanılıp kaybedileceği, ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça düzenlenmiş olmakla beraber geriye dönük talep edilip edilemeyeceği ve bildirim süresine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Keza Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde de buna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Dolayısıyla söz konusu bildirim için herhangi bir süre şartı getirilmediği anlaşıldığından hak sahiplerince verilen bildirimlere istinaden geriye dönük olarak aile yardımı talep edilmesinin önünde de engel bir durum bulunmadığı değerlendirilmiştir.
20. Şikâyet konusuyla benzer nitelikteki taleplerle ilgili Aksaray İdare Mahkemesinin 24/07/2013 tarihli ve
E: / , K / sayılı kararı ile Manisa İdare Mahkemesinin 25/11/2014 tarihli ve E:2 / , K / sayılı kararında aile yardımı ödeneğinin geriye dönük ödenebileceği, buna dayanak olarak ta ilgili kararlarda “Dava dosyasının, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile bir arada değerlendirilmesinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlara aile yardımının ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça hükme bağlanmış olmakla beraber geriye dönük olarak talep edilemeyeceği yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı (bu yönde bir hükme yer verilmediği) anlaşılmaktadır.” hususunun gösterildiği tespit edilmiştir.
21. Diğer taraftan Sayıştay 2 nci Dairesinin 01/02/2010 tarih ve 553 nolu ilamında ise, geriye dönük çocuk yardımı ödenmesinde hukuka aykırılık görülmeyerek ilişilecek bir husus bulunmadığı yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.
22. İlgili idarece her ne kadar ‘28/08/2019 tarih ve nolu Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının
Aile Yardımı Ödeneğinden Geriye Dönük Yararlanma başlıklı 35. Maddesi’ne değinilerek, başvuranın
Kuruma aile durumu bildirimi formunu 28.07.2020 tarihinde vermiş olduğu bu tarihten itibaren 3 aylık geriye dönük çocuk yardımı verildiği” belirtilmişse de Toplu sözleşmeler vasıtasıyla esasında kamu görevlilerinin sahip oldukları haklara ilave bazı haklar elde etmelerinin amaçlandığı, dolayısıyla yukarıda yer alan açıklamalar ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında, bahsi geçen toplu sözleşme hükmü ile memurlara yeni bir hak verilmesinden ziyade, memurların zaten sahip oldukları hakkın kısıtlandığının görüldüğü emsal nitelikteki Danıştay 11. Dairesinin 13/06/2014 tarihli ve E:2013/3728, K:2014/4312
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
sayılı kararında da; “emekliliği hak etmiş olan memurlara toplu sözleşmeye göre hiçbir sosyal denge yardım ödemesi yapılamayacağı yolunda bir hüküm konulmasıyla, memurlara sosyal denge tazminatı ödenmesinin dayanağı olan mevzuatta yer verilmeyen kısıtlamalar getirildiği ifade edilerek, davacının parasal haklarından yoksun bırakılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı hükmüne varılmış ve bu durumun tarafların sözleşme şartlarını belirleme yetkisi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuk isabet görülmediği” belirtilmiştir.
23. Başvurunun asgari geçim indirimi” yönünden değerlendirilmesinde:
23.1. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 32’nci maddesi kapsamında uygulanan “Asgari Geçim İndirimi”; medeni durum ve çocuk sayısına göre değişiklik gösteren, 16 yaşından büyük tüm çalışanların asgari geçimini sağlayacak kısmının toplam gelirinden çıkarılmasıyla vergi dışı bırakılmasıdır. Başka bir ifadeyle, devletin bir çalışana bakmakla yükümlü olduğu kişilere bakarak, çalışanın ödediği gelir vergisinin çalışana iade edilmesidir. Anılan Kanun hükmünde, indirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade etmektedir. Ayrıca indirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınmaktadır.
Yine ilgili maddede boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısının dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.
23.2. Asgarî geçim indiriminin nasıl uygulanacağına ilişkin çıkarılan 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel
Tebliğinin 6’ncı maddesinde, bu haktan yararlanmak için medeni durum ve çocuk sayıları ile eşin iş ve gelir durumu hakkında bildirimde bulunulması gerektiği belirtilmiştir. Bununla bağlantılı olarak, belirtilen durumda bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) de bu değişikliklerin bir ay içerisinde bildiriminin yapılması Tebliğde düzenlenmiştir.
23.3. Dolayısıyla; mevzuat açısından asgari geçim indiriminin şartları mevcut dosya kapsamında incelendiğinde; çocuğun 18 yaşından küçük olması ve ilgili kişi tarafından bakılması gerekmekte olup, ayrıca, mezkur tebliğ gereğince de, çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında Tebliğ ekinde yer alan “Aile Durumu Bildirimi” ile işverenlerine bildirimde bulunulması gerekmektedir.
23.4. Başvuranın çocuğu G.D.’nin 2008 yılında doğduğu ve başvuranın yanında ikamet ettiği yani . ’ye istinaden başvuranın “asgari geçim indirimi”nden yararlanmak için gerekli şartları karşıladığı göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın hesaplanan vergisinden ilgili mevzuatta belirtilen oranlar nispetinde indirime gidilmesinin gerektiği aşikârdır. Diğer taraftan, yine ilgili mevzuatta, doğum gibi aile durumunu etkileyen bir gelişme yaşandığında, bu hususun İdare’ye bildirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. . ’nin doğum tarihi 2008 yılı olması ve başvuranın kamuda 2010 yılında göreve başlaması hasebiyle Tebliğ’de belirtilen “Asgari geçim indirimi oranını etkileyen değişiklikler, söz konusu değişikliğin işverene bildirildiği tarih itibariyle uygulanacağı” hükmü kapsamında mevcut olayın değerlendirilme imkanı bulunmamaktadır.
23.5. “Asgari geçim indirimi”nin uygulanabilmesi için İdare’ye bildirim yapılması şartının bulunmasındaki ana neden; İdare bilgisi kapsamında olmayan bir husus için işlem yapamaması ve herhangi bir dayanak göstermeden vergiden indirim uygulama imkanı bulunmamasıdır. Dolayısıyla, mevcut düzenlemenin asıl amacının, İdare’nin bilgilendirilip ilgili madde kapsamında bulunan kişiler için asgari geçim indirimini uygulanmasının sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
23.6. Ancak İdare’nin Kurumumuza ve başvurana verdiği cevapta; “Bildirim yapıldığı dönem itibariyle
. . için asgari geçim indirimini maaşından mahsup edebileceği”ni belirtmiş olduğunu yani mezkur bildirim şartını hak düşürücü olarak değerlendirmekte ise de, yapılan bu değerlendirme, “asgari geçim indirimi” uygulamasının getirilmesindeki temel saik olan “Çalışan bir kişinin bakmakla yükümlü olduğu şahıslar göz önünde bulundurularak, çalışanın ödemiş olduğu gelir vergisinin çalışana iade edilmesinin sağlanması suretiyle o ailenin refah düzeyinin artırılması” ile tezat teşkil etmektedir. Kaldı ki, Gelir Vergisi
Kanununda asgari geçim indirimi kimlere ve hangi oranda verileceği düzenlenmiş olmakla beraber, geriye dönük talep edilip edilemeyeceğine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ayrıca, Anayasanın 128 inci maddesi gereğince memura yapılacak ödemelerin kanunla yapılacağı hükmü karşısında Tebliğ hükmüne dayanarak ödemenin yapılıp yapılmayacağına dair bir karar vermenin mümkün bulunmadığı da açıktır.
23.7. Diğer taraftan, yukarıda yer verilen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu açısından konu değerlendirildiğinde; Matraha ait indirimlerin eksik hesaplanmış olması durumunda, vergiye konu mükellefin başvurusu üzerine 5 yıllık süre içerisinde ilgili matrahta düzeltmeye gidilebildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere, başvuran yükümlülüğü olmadığı bir vergiyi ödediği aşikar olup, bu bağlamda, mezkur mevzuatta belirtilen geriye dönük 5 yıllık vergi matrahın düzetilmesi zamanaşımı dikkate alınarak ilgili matrah düzeltilmesi işleminin yapılması gerekmektedir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa)
dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Adana İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın mağduriyetinin giderilmesi adına, Makul süre içinde başvurana eksik ödenen çocuk yardımı ödeneğinin geriyi dönük ödenmesi, Geriye dönük olarak asgari geçim indiriminden, yukarıda belirtilen zamanaşımı süresi göz önünde bulundurularak, yararlandırılması, hususunda HATAY MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ
REKTÖRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Bu kararın, BAŞVURANA ve HATAY MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’NE tebliğine,
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; HATAY
MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr