ÖZET: Bu karar, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan 1709 şube müdürlüğü atamasının hukuka uygunluğunu sorgulayan bir başvuru üzerine verilmiştir. Başvuran, yargı kararları doğrultusunda, atamaların geri alınarak tüm adayların yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması esas alınarak yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. Danıştay, daha önceki kararlarında, yalnızca sözlü sınav puanına dayalı atamaların hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.

Bakanlık, yargı kararları gereğince, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasını dikkate alarak 76,3333 puanını taban puan olarak belirlemiş ve bu puanın altında kalan adaylara tercih hakkı verilmemiştir. Başvuranın puanı bu taban puanın altında kaldığı için tercih hakkı elde edememiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş, ancak Bakanlığa, gelecekteki sınavların iyi yönetim ilkelerine uygun yapılması yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/9110-S.21.14770

BAŞVURU NO : 2020/103058

KARAR TARİHİ : 22/06/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

Yargı kararının gereği gibi uygulanması hk.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 22/12/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Taşra Teşkilatı İl ve İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri Şube

Müdürlüğü kadroları için yapılan görevde yükselme sınavında 72 puan ile başarılı olarak tercihte bulunma hakkını kazandığını ancak herhangi bir tercihine yerleşemediğini, Bakanlık tarafından 16/04/2014 tarihinde

1709 şube müdürlüğü kadrosuna atama yapıldığını, söz konusu atamaların sözlü sınav puanı esas alınarak

yapılmasının dayanağı olan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği

Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ile Milli Eğitim Bakanlığı

Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında

Yönetmelik hükümlerinin yürütmelerinin durdurulduğunu, ayrıca Ankara 7. İdare Mahkemesinin 26/02/2015 tarihli ve E: / K: / sayılı kararıyla yapılan 1709 atamanın iptaline karar verildiğini, anılan Kararın Danıştay İkinci Dairesinin 15/10/2015 tarihli ve E: / K: / sayılı kararıyla da onandığını, buna rağmen ilgili idarece söz konusu atama işlemlerinin geri alınmadığını, bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi istemi çerçevesinde Danıştay İdari Dava

Dairleri Kurulunun 17/2/2020 tarihli ve E: / K: / sayılı Kararı ile aykırılığın iptal kararları doğrultusunda giderilmesine karar verilmiş olmasına karşın Bakanlığın 16/04/2014 tarihinde yapılan 1709 şube müdürü atamasını iptal etmek yerine, Bakanlık Makamının 31.10.2013 tarihli Makam Onayı ile başlatılan ve kadro sayısı 1709 olarak ilan edilen süreçte görevde yükselme yazılı ve sözlü sınavlarında başarılı olarak tercih hakkı verilen 3.287 şube müdürü adayından yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınarak belirlenen puana göre 1709 uncu sırada bulunan adayın sahip olduğu “76,3333” puanın taban puan olarak esas alındığını ancak 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında yargı organlarınca lehine karar verilen ve söz konusu taban puandan daha düşük puanı almış kişilerin atamalarının yapıldığını, bu kapsamda belirlenen 76,3333 taban puanının eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini iddia etmekte olup, yargı kararı gereğince söz konusu sınav sonuçlarına istinaden ataması yapılan 1709 kişinin atamasının geri alınarak tüm adayların yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması esas alınmak suretiyle bir başarı listesi oluşturularak tercih hakkı verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gönderilen 25/2/2021 tarih ve E- – – sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Bakanlığın taşra teşkilatı il/ilçe millî eğitim müdürlüğü şube müdürü ihtiyacını karşılamaya yönelik

31.10.2013 tarihli Bakanlık Onayı ile 1709 şube müdürü kadrosuna görevde yükselme suretiyle atama

yapılması kararı alındığı; bu kapsamda 29.12.2013 tarihinde görevde yükselme yazılı sınavının gerçekleştirildiği, bu sınavda “70” ve üzerinde puan alan 5.913 adayın sözlü sınava girmeye hak kazandığı; sözlü sınavda 3.287 adayın, “70” ve üzerinde puan alarak tercih yapma hakkı elde ettiği, ilan edilen 1709 şube müdürü kadrosuna, sözlü sınavda başarılı olarak tercih yapma hakkı elde eden adayların puan üstünlüğü ve tercihleri dikkate alınarak 16.04.2014 tarihinde 1.709 şube müdürü kadrosuna atamalarının gerçekleştirildiği,

2.2. Şube müdürü atamaları yapıldıktan sonra, önce Danıştay Beşinci Dairenin 06.03.2014 tarihli ve Esas

No: / sayılı kararıyla; çerçeve Yönetmelikte yer alan, yazılı sınavdan alınan puanların atamaya esas puana katkısı olmaksızın doğrudan sözlü sınav puanına dayalı olarak atama yapılması yönündeki düzenlemenin yürütülmesinin durdurulduğu, daha sonra Danıştay İkinci Dairenin 29.04.2014 tarihli ve Esas

No: / sayılı kararıyla da; Bakanlıkça çerçeve yönetmeliğe uygun olarak hazırlanan yönetmelikte yer alan aynı paraleldeki düzenlemenin yürütülmesinin durdurulduğu, Danıştay İkinci Dairesinin

29.04.2014 tarihli ve E: / sayılı kararı ile 1.709 şube müdürü kadrosuna yapılan atamaların iptal

edilmesine gerek bulunup bulunmadığına ilişkin Bakanlığın Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün

14.08.2014 tarihli ve sayılı yazısında; “…artık bundan böyle adı geçen Yönetmeliğin yürütülmesi

durdurulan hükümlerine göre sözlü sınav başarı listeleri oluşturulamayacağı; başka bir ifade ile Danıştay

İkinci Dairesinin kararından önce oluşturulan listelerin iptali ya da yürürlüğünün durdurulması söz konusu olmamakla birlikte, karardan sonra Yönetmelikte karar doğrultusunda bir düzenleme yapılmadan aynı usulde yeni listelerin oluşturulamayacağı…” görüşünün belirtildiği,

2.3. Yargı kararlarının yerine getirilmesi amacıyla Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanıp 23.07.2014 tarihli ve 29069 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan genel yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra, yargı kararları ve genel yönetmelik değişikliği doğrultusunda yazılı sınav puanı ile sözlü sınav puanının aritmetik ortalaması alınarak belirlenecek başarı puanı üzerinden atama yapılacak şekilde yönetmelik değişikliğinin hazırlanıp 10.12.2014 tarihli ve 29201 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulduğu,

2.4. İşlem tarihinde yürürlükte bulunan Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan

Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmeliğin yukarıda açıklanan 21 inci maddesi hükmü gereği sözlü sınav puanına göre atanmayı kabul ederek bu süreçte yer alarak 29.12.2013 tarihinde yapılan yazılı sınav ve sonrasında yapılan sözlü sınavda başarılı olarak tercih hakkı elde eden başvuranın tercihte bulunduğu ancak 16.04.2014 tarihinde elektronik ortamda tercihleri dikkate alınarak puan üstünlüğüne göre yapılan değerlendirme sonucunda sözlü sınav puanı ile tercihlerine yerleşemediği,

2.5. Sözlü sınavda başarısız olmuş ya da sözlü sınav puanı ile tercihlerine yerleşemeyen pek çok şube müdürü adayının, Danıştay İkinci ve Beşinci Dairelerinin söz konusu kararlarını gerekçe göstererek; “16.04.2014 tarihinde yapılan 1.709 şube müdürü atamasının iptal edilerek yenilenmesi ve Yönetmeliğin yargı kararı ile değişen 21’inci maddesi hükmü gereğince aritmetik ortalama puanına göre yeniden tercih hakkı verilmesi” istemiyle bireysel davalar açtığı; bu davaların bir kısmı Bakanlığın lehine sonuçlanırken,

diğer bir kısmı ise; “kesinleşmiş yargı kararı da göz önünde bulundurularak, yazılı ve sözlü puanının aritmetik ortalaması esas alınmak suretiyle belirlenecek başarı durumuna göre, tercihler arasında yer alan şube müdürlüğü kadrosuna atanıp atanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken bu yöndeki başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan bu kararın davacının doğrudan şube müdürlüğü kadrosuna atanması sonucunu doğurmayacağı, ilan edilen kadrolardan birisine tercihleri doğrultusunda atamasının yapılıp yapılmayacağı hususunun, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasına göre idarece yeniden yapılacak değerlendirme sonucunda belirleneceği …” gerekçesi belirtilerek yürütmesinin durdurulması ve/veya iptali kararlarının verildiği,

2.6. Bu süreçte verilen farklı kararlar bulunması nedeniyle aleyhte karar alan bir davacı tarafından aykırılığın giderilmesi talebi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 17.02.2020 tarihli ve

E: / K: / sayılı Kararda; “…yargı kararları ile hukuka aykırılığı ortaya konulan düzenleyici işlemler hakkında verilen yürütmenin durdurulması yolundaki kararların, aykırılığın giderilmesi istemine konu kararların davacılarının da hukuki durumunu etkilediği, gelinen noktada bu kişilere de yazılı ve sözlü sınavın aritmetik ortalaması esas alınmak suretiyle tercihte bulunma hakkı verilmesi ve yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği açıktır.

Kaldı ki, Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin 26.02.2015 tarih ve E: K sayılı kararıyla

1709 atamanın iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay İkinci Dairesinin 15.10.2015 tarih ve

kararıyla kesin olarak onanmıştır.” gerekçesiyle, “Netice itibarıyla aykırılığın iptal kararları doğrultusunda giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” denildiği,

2.7. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen bu nihaî karar üzerine, idarî istikrar ilkeleri göz önünde bulundurularak 02.12.2020 tarihli ve sayılı Bakan Onayı ile “Bakanlığımızın taşra teşkilatı il/ilçe millî eğitim müdürlüğü şube müdürü ihtiyacını karşılamaya yönelik tarihli Makam Onayı ile başlatılan ve kadro sayısı 1.709 olarak ilan edilen görevde yükselme suretiyle atanma sürecinde 16.04.2014 tarihinde tercih hakkı verilen 3.287 şube müdürü adayından yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınarak belirlenen puana göre 1.709’uncu sırada bulunan adayın sahip olduğu

“76,3333”puanın taban puan olarak esas alınması, Bu süreçte başarılı olmalarına rağmen şube müdürü kadrolarına herhangi bir nedenle atanamayıp yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınarak belirlenen puana göre aritmetik ortalama puanı, taban puan olarak esas alınan ”76,3333” ve üzerinde olup hâlen Bakanlığımız kadrolarında görev yapmakta olan adaylara, dava açıp açmadıklarına veya dava açanların açtıkları davayı kazanıp kazanmadıklarına bakılmaksızın bir defaya mahsus olmak üzere tercih hakkı verilmesi, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınarak belirlenen puana göre ”76,3333” puanın altında puan almış olanlara ise tercih hakkı verilmemesi, Tercih hakkı verilecek adaylara boş şube müdürü kadrolarının ilan edilmesi ve tercihte bulunan adayların, tercihlerine göre puan üstünlüğü esas alınarak atamalarının bu yılın Aralık ayında yapılması; tercihlerine atanamayan ya da atandığı hâlde yasal süresi içerisinde göreve başlamayanlara bu kapsamda başka tercih ve atanma hakkı verilmemesi”nin uygun görüldüğü,

2.8. Bakanlığın taşra teşkilatı il/ilçe millî eğitim müdürlüğü şube müdürü ihtiyacını karşılamaya yönelik tarihli Makam Onayı ile başlatılan ve kadro sayısı 1.709 olarak ilan edilen görevde yükselme suretiyle atanma sürecinde 16.04.2014 tarihinde tercih hakkı verilen 3.287 adayın aritmetik ortalama puanına göre sıralaması yapıldığında; 1.709’uncu adayın aritmetik ortalama puanının “76,3333” olduğu, bu nedenle söz konusu Bakan Onayında 16.04.2014 tarihinde tercih hakkı verilen 3.287 şube müdürü adayından yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınarak belirlenen puana göre 1.709’uncu sırada bulunan adayın sahip olduğu “76,3333” puanın taban puan olarak esas alındığı,

2.9. İlan edilen 1.709 şube müdürü kadrosuna; sözlü sınavda başarılı olarak tercih yapma hakkı elde eden adayların, Yönetmeliğin işlem tarihinde yürürlükte bulunan 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yalnızca sözlü sınavda aldıkları puan dikkate alınarak bilgisayar ortamında yapılan değerlendirme neticesinde yerleştikleri yerlere atama işlemlerinin 16.04.2014 tarihinde gerçekleştirildiği, atamaların gerçekleştirildiği 16.04.2014 tarihinden sonra; Yönetmelik maddelerinin iptaline ilişkin açılan davalarda

Danıştay Beşinci ve İkinci Dairesince verilen kararların gereklerinin yerine getirildiği, hem genel yönetmelik hem de kurumsal yönetmelikte yapılan düzenlemeyle, atamaların yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınarak belirlenmesinin öngörüldüğü

2.10. Öte yandan; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 17.02.2020 tarihli ve E: /

K: / sayılı kararında sözü edilen Ankara 7 nci İdare Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve sayılı kararıyla da; “sadece sözlü sınav puanlarına göre oluşturulan başarı listesi esas alınarak 1.709 (binyediyüzdokuz) adet şube müdürü kadrosuna yapılan atama işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle 1.709 atamanın ve bu davanın davacısı hakkında tesis edilen başarısız sayılma işleminin iptaline karar verildiği,

2.11. Danıştay İkinci Dairesince Kurumsal Yönetmeliğin 21’inci maddesinin birinci fıkrasının yürütmesi durdurulmuş ve Ankara 7 nci İdare Mahkemesince davayı açan davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile yapılan 1.709 atamanın iptaline karar verilmiş ise de; netice olarak atanan ve atanamayanların girdiği 29/12/2013 tarihinde yapılan yazılı sınavın ya da sınav sonrası yapılan değerlendirme işlemlerinin, tümüyle iptaline yönelik herhangi bir yargı kararı bulunmadığı, aksine bir yorumun kabul edilmesi, iptal edilen düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen tüm bireysel işlemlerin, geçersiz sayılması anlamına gelecektir ki, bu durumun kamu düzeninde kaosa ve istikrarsızlığa neden olacağı,

2.12. Diğer taraftan 1.709 kadroya yapılan şube müdürü atamasının iptali istemiyle aynı gerekçelerle

Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen)

tarafından açılan davada; “sözlü sınav sonucunda atanamayan kişilerin kendileri açısından açtıkları bireysel nitelikteki davalarda verilen yargı kararlarının, dava açan kişiler yönünden oluşturduğu farklı hukuki durumlar ve anılan yargı kararları sonucu kişiler yönünden oluşan farklı statüler nedeniyle, tüm şube müdürü atamalarının (1.709 adet atamanın) iptal edilerek geri alınmasının, bireysel davalarda verilen yargı kararlarının uygulanması açısından da pek çok sorun oluşturabileceği açık olup, bu durumda anılan yönetmeliğe dayanılarak tesis edilen bireysel işlemleri (şube müdürü kadrosuna yapılan atamaları)

davalı idarenin geri almasının hukuken zorunlu olmadığı yönündeki gerekçeyi desteklemektedir.” gerekçesi belirtilerek 28.12.2015 tarihli ve E: , K: sayılı “davanın reddi kararı” verildiği; söz konusu kararın Danıştay İkinci Dairesinin 28.05.2019 tarihli ve E: sayılı kararı ile onandığı, Danıştay İkinci Dairesinin E: sayılı kararı ile de davacı sendikanın karar düzeltme isteminin reddedilerek kesinleştiği,

2.13. Kamu hizmetinin devamlılığı ve subjektif kazanımlar göz önünde bulundurularak, bu süreçte atanıp görevlerine başlayan şube müdürlerinin mağduriyetlerine yol açarak telafisi güç ve imkânsız zararların doğmasına sebebiyet vermemek ve idarî istikrar ilkeleri adına Bakanlığımızın taşra teşkilatı il/ilçe millî eğitim müdürlüğü şube müdürü kadrolarına gerek anılan Yönetmelik hükmü uyarınca 16.04.2014 tarihinde yapılan 1.709 şube müdürü ataması gerekse daha sonra açılan bireysel davalarda yargı organlarınca verilen kararlar gereğince bugüne kadar yapılmış olan atamalara yönelik olarak ayrıca herhangi bir işlem yapılmaması bahsi geçen Bakan Onayı ile uygun görüldüğü,

2.14. Bu süreçte Bakanlığın aleyhinde bireysel olarak açılan davalarda verilen kararlar gerekçelerine uygun

olarak Anayasanın 138’inci maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28’inci maddesi gereğince uygulanarak; sözlü sınava itiraz eden davacıların yeniden sözlü sınava alındığı, sözlü sınavdan

“70” ve üzerinde puan alanların ve 16.04.2014 tarihinde yapılan 1.709 şube müdürü atamasında sözlü sınav puanı ile tercihlerine yerleşemeyenler tarafından açılan davalarda verilen iptal kararları gereğince de davacılara aritmetik ortalama puanına göre atanmak üzere yeniden tercih hakkı verildiği ve değişik tarihlerde atama işlemlerinin gerçekleştirildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca aykırılığın giderilmesine yönelik verilen 17.02.2020 tarihli ve sayılı karar öncesinde herhangi bir taban puan tespiti yapılmadığından, yargı kararı gereği yapılan atamalarda “76,3333” puandan daha düşük puana sahip adayların atama işlemlerinin gerçekleştirildiği, bunlardan halen şube müdürü olarak görevine devam edenlerin bulunduğu,

2.15. 02/12/2020 tarihli Bakan Onayı doğrultusunda taşra teşkilatı il/ilçe millî eğitim müdürlüklerindeki münhal şube müdürü kadrolarının 21.12.2020-25.12.2020 tarihleri arasında adayların tercihine açıldığı, “76,3333” ve üzerinde puana sahip olup tercihte bulunan adayların şube müdürü kadrolarına atama işlemlerinin 30.12.2020 tarihinde gerçekleştirildiği,1.709 şube müdür kadrosuna atama sürecinin, bugüne kadar verilmiş yargı kararlarına uygun olacak şekilde yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınarak belirlenen puana göre yapılan atama ile sonuçlandırıldığı,

2.16. Başvuranın, yazılı sınav puanı 78,3333, sözlü sınav puanı 72 ve aritmetik ortalaması 75,1667 olduğundan bu süreçte tercih hakkı elde edemediği

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,

3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge İdare

Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez.

… .”,

hükümleri düzenlenmiş bulunmaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvuran, yargı kararları gereğince Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Taşra Teşkilatı İl ve İlçe Millî

Eğitim Müdürlükleri Şube Müdürlüğü kadroları için sınav sonuçlarına istinaden ataması yapılan 1709 kişinin atamasının geri alınarak tüm adayların yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması esas alınmak suretiyle bir başarı listesi oluşturularak tercih hakkı verilmesini talep etmektedir.

8. Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir (Anayasa Mahkemesi

E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013). Kanun koyucu, Anayasa’nın 138 inci ve İdari

Yargılama Usulü Kanunun 28 inci maddesi ile yargı kararlarının her ne gerekçe ile olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiş olup, idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe,

yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğun da devam edeceği vurgulanmıştır (Bkz:

2017/5018 başvuru numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı).

9. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı kararında; “Anayasa’nın 36.

maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.” ifadeleri kullanılmıştır.

10. Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Dolayısıyla, İdarenin mahkeme kararlarını uygulaması Anayasal ve kanuni bir zorunluluktur. İdarenin kararı

uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının icaplarına uygun olarak uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.

11. Başvuru konusu olayda,

11.1. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1709 şube müdürlüğü kadrosuna atama yapılması amacıyla görevde yükselme sınavı yapılmış, yazılı ve sözlü sınavda 70 ve üzeri puan alarak başarılı olan adaylar, 16/04/2014 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme

Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca yalnızca sözlü sınavda aldıkları puan baz alınarak atanmış olmakla birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde

Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmeliğin 21.

maddesinin birinci fıkrasında yer alan ve adayların yalnızca sözlü sınav puanına göre atanmasını öngören düzenlemenin Danıştay İkinci Dairesinin 29/04/2014 tarih ve E: / sayılı kararı ile yürütmesi durdurulmuş, bu karar ve Danıştay Beşinci Dairesinin, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte yer alan benzer düzenleme ile ilgili olarak vermiş olduğu 06.03.2014 gün ve E: / sayılı yürütmenin durdurulması kararı dikkate alınarak, Milli

Eğitim Bakanlığınca Kurum personelinin Görevde Yükselme Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme

Suretiyle Atanması Hakkındaki Yönetmeliğin 21.maddesi “atamaların yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınarak belirleneceği” şeklinde düzenlenmiş, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 26/02/2015 tarih ve sayılı kararıyla da; “sadece sözlü sınav puanlarına göre oluşturulan başarı listesi esas alınarak 1709 adet şube müdürü kadrosuna yapılan atama işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle 1709 atamanın ve bu davanın davacısı hakkında tesis edilen başarısız sayılma işleminin iptaline karar verilmiş ve bu Karar onanmış;

11.2. Bu defa sözlü sınav puanı sonucuna göre 16/04/2014 tarihinde atanamayan ve bu işleme karşı dava açmayan adayların da Milli Eğitim Bakanlığına başvurduğu, bahsi geçen yargı kararları ve Yönetmelik değişikliklerini gerekçe göstererek yazılı ve sözlü sınav puanının aritmetik ortalaması esas alınmak suretiyle kendilerine de tercihte bulunma hakkı tanınmasını talep ettikleri, bu talebin anılan idare tarafından reddedilmesi üzerine açılan davalarda aynı konuda verilen farklı nitelikteki kararların kesinleşmesi üzerine

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 17.02.2020 tarihli ve E: sayılı Kararı ile yargı kararları ile hukuka aykırılığı ortaya konulan düzenleyici işlemler hakkında verilen yürütmenin durdurulması yolundaki kararların, aykırılığın giderilmesi istemine konu kararların davacılarının da hukuki durumunu etkilediği, gelinen noktada bu kişilere de yazılı ve sözlü sınavın aritmetik ortalaması esas alınmak suretiyle tercihte bulunma hakkı verilmesi ve yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği, Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin 26.02.2015 tarih ve E: sayılı kararıyla 1709 atamanın iptaline karar verildiği, anılan kararın Danıştay İkinci Dairesinin 15.10.2015 tarih ve sayılı kararıyla kesin olarak onandığı gerekçesiyle aykırılığın iptal kararları doğrultusunda giderilmesi gerektiğine karar verilmiş;

11.3. İlgili idare tarafından Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Kararını yerine getirmek amacıyla ek bir yerleştirme yapma yoluna gidilerek 16.04.2014 tarihinde tercih hakkı verilen 3.287 şube müdürü adayından yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınarak belirlenen puana göre 1709 uncu sırada bulunan adayın sahip olduğu “76,3333”puanı taban puan olarak esas alınmış; 76,3333 ve üstü puan alanlara

/

tercih hakkı verildiğinden aritmetik puanı 76,3333 puanının altında olması nedeniyle de başvurana tercihte bulunma imkanı verilmediği tespit edilmekle birlikte,

11.4. Başvuruya konu idare tarafından yapılan atamaların aradan geçen süreç, birbirinden farklı yargı kararları ve idarenin istikrarı ilkesi çerçevesinde geri alınmasının öngörülemez sonuçlar doğuracağı, idarenin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Kararını yerine getirmek amacıyla ek bir yerleştirme yapma yoluna giderek yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının birlikte değerlendirilmesi neticesinde belirlenen puana göre 1709 uncu sırada bulunan adayın sahip olduğu “76,3333”puanın taban puan olarak esas aldığı ve bu doğrultuda ek yerleştirme yapıldığı, idarece gerçekleştirilen işlemin Danıştay

İdari Dava Daireleri Kurulu kararına uymaya yönelik olduğu, kaldı ki 1709 atama iptal edilse bile Danıştay

İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen yazılı ve sözlü sınavların aritmetik ortalamasının alınması neticesinde belirlenen 76,3333 taban puan düşünüldüğünde başvuranın puanının taban puanı geçemediği görüldüğünden idarece tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkin sonuç ve kanaatine varılamamıştır.

12. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak; Milli Eğitim Bakanlığınca

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Kararı çerçevesinde tesis edilen işlemlerin anılan yargı kararında yer alan “ yazılı ve sözlü sınavların aritmetik ortalamasının alınması” sonucuna göre işlem tesis edildiği ve başvuranın puanının belirlenen taban puanı geçemediği görüldüğünden başvuranın talebinin reddi, bundan sonraki yapılacak sınavların iyi yönetim ilkelerinden olan “nesnellik”, “tarafsızlık”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun yapılmasını teminen idareye gerekli tedbirleri alması yönünde tavsiyede bulunulması gerektiği değerlendirilmektedir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve

“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, yargı kararlarının gereği gibi yerine getirilmesine aykırı olarak işlemler tesis ettiği ve başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “kanunlara uygunluk” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, idareden bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 6328 sayılı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21. maddenin 2. fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE;

Başvuranın, talebinin REDDİNE,

Bundan sonraki yapılacak sınavların iyi yönetim ilkelerinden olan “nesnellik”, “tarafsızlık”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun yapılmasını teminen gerekli tedbirleri alması yönünde MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığınca bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın Başvurana ve Milli Eğitim Bakanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi