|
ÖZET: Danıştay, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde işçi ve memur personelin aynı anda görev yaptığı birimlerde, 657 sayılı Kanun çerçevesinde görevlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Kamu hizmetlerinin asli ve sürekli görevlerinin memurlar tarafından yürütülmesi gerektiği belirtilmiş, işçi ve sözleşmeli personelin memur kadrolarına vekalet etmesinin mümkün olmadığı vurgulanmıştır.
657 sayılı Kanun’un 4/A maddesi ve 99 sayılı Genel Tebliğ çerçevesinde, memur statüsündeki personelin amirlik görevlerini yürütmesi gerektiği, işçi kadrosundaki personelin ise yalnızca belirli koşullar altında bu tür görevleri üstlenebileceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, teknisyen unvanlı memurların birim sorumluluğu görevini yürütmesi gerektiği, bu görev için istekli personel bulunmaması durumunda işçi kadrosundaki personelin görevlendirilebileceği, aksi takdirde hukuka aykırılık teşkil edeceği belirtilmiştir. Bu bağlamda, üniversiteye tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/8069-S.21.12942
BAŞVURU NO : 2021/928
KARAR TARİHİ : 26/05/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : İşçi ve sözleşmeli personelin memurlara amir hizmetlerinde istihdam edilmemesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 13/01/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Isı Su İşletme Müdürlüğünde memur kadrosunda görev yapan personele mevzuata aykırı şekilde işçi olarak görev yapan personelin amir olarak atandığı, işçi ve sözleşmeli personelin 657 sayılı Kanuna tabi memurlara amir hizmetlerinde istihdam edilmemesi gerektiği, bu durumun çalışma barışını bozduğu ve aynı zamanda mobbinge de kaynaklık ettiği belirtilerek, işçi ve sözleşmeli personelin memurlara amir hizmetlerinde istihdam edilmemesi talep edilmektedir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğünün 23/02/2021 tarihli ve E. sayılı cevabi yazısında özetle, 2.1. Anayasamızın 128 inci maddesi ile kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüldüğü kuralının getirildiği, ancak, sözü edilen kamu hizmetlerinin tam olarak hangi maddelerden oluştuğunun açıkça tanımlanmadığı, her ne kadar 657 sayılı Kanun’un 4/A maddesinde, asli ve sürekli kamu hizmetlerinin ifası ile görevli olanların memur olduğu, diğer maddeler (B ve mülga C) ile birlikte sayıların dışında kalan hizmetler için de işçi istihdamından söz edilse de; hangi hizmetlerin memurlar, hangilerinin diğer kamu görevlileri eliyle görüleceğinin yine net olmadığı, bu belirsizlik içinde dünyadaki genel eğilimin (Kaynak: Kalkınma Bakanlığı On Birinci Kalkınma Planı); kamu otoritesinin doğrudan kullanımı ile ilişkili olan hizmetlerin asli ve sürekli olduğu ve bunların memur eliyle görülmesi, bunun dışında kalan eğitim, sağlık, teknik, büro ve yardımcı hizmet alanındaki işlerin de memur dışındaki (örneğin; mevzu bahis olunan sürekli işçiler) personel eliyle görülmesi gerektiği, ülkemiz kamu kurumlarındaki uygulamanın da bu yönde olduğu,
2.2. İşveren sendikası “Kamu-İş” ile “ -Koop-İş” işçi sendikası arasında Üniversite Rektörlüğü ve bağlı işyerleri için 01/04/2019-31/03/2021 tarihleri arası yürürlük süresinin olduğu Toplu İş Sözleşmesi akdedildiği, 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrolarına geçirilen personelin 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olmak üzere, tüm hakları yukarıda anılan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinde belirtilen esaslar çerçevesinde değerlendirildiği, ilgili personelin hali hazırda Yükseköğretim Kurumu personeli olması nezdinde, birim/bölüm yöneticileri önerisi ve en üst yetkili organ olan Rektörlük Makamı’nın takdir yetkisinin olumlu yönde kullanımı doğrultusunda, işçi pozisyonunda görevli personelin grup amiri ya da ekip başı niteliğinde görevlendirilebildiği, burada söz konusu görevlendirmenin, kamu otoritesinin doğrudan kullanımına yönelik, görevde yükselmenin ilişkili olduğu mevzuatta belirtilen yönetim hizmetleri görev grubundaki asli nitelik arz eden kadrolara atama olmadığı, kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetiminde, yalnızca bağlı olduğu birim/bölümde işlerin düzenli yürütülebilmesi, üst yönetime kolay ve hızlı hesap verilebilirliğin sağlanması amacı taşıdığı, bahsedilen görevin ifası ile sorumlu işçilere sağlanan hakkın yürüttüğü görevden dolayı, Toplu İş Sözleşmesi’nin 30. maddesinin (b) fıkrası hükmü kapsamında görev tazminatı ödemesinden ibaret olduğu, 2.3. İşçi statüsünde görev yapmakta iken, Ağaçlandırma ve Çevre Düzenleme Müdürlüğü görevini vekâleten yürütmek üzere 2547 sayılı Kanun’un 13/b-4 maddesi gereğince görevlendirilen personel hakkında yapılan işleme, aynı birimde 657 sayılı Kanun’a tabi Peyzaj Mimarı olarak görev yapmakta olan personelin itirazda bulunduğu, itirazının Üniversite tarafından reddine ilişkin; “işçi statüsünde olan bir kişinin asli ve sürekli görevlerde çalıştırılmayacağı, hakkında disiplin cezası veremeyen ve sicil raporu dolduramayan bir kişinin amirlik yapamayacağı” yönünde ileri sürülen iptal istemiyle ilgili kişinin
Üniversiteye dava açtığı, dava konusu işlemde, “Rektörlere, personelini görevlendirme konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olup; bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Bu duruma göre, vekâlet aylığı ödemeksizin yapılan bu görevlendirmede davalı idarenin takdir yetkisinin bulunduğu hususu göz önüne alındığında, yukarıda değinilen mevzuat uyarınca davalı idarelere tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullanıldığına ilişkin hukuken kabul edilebilir bilgi, belge ya da somut tespitin ortaya konulamaması karşısında müdürlük vekaleti görevinin Rektörlük makamınca verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ” hükmü ile davanın reddine karar verildiği, 2.4. 2547 sayılı Kanun’un ilgili maddesi uyarınca Rektörlük Makamı’na verilen takdir yetkisi doğrultusunda sağladığı görevlendirme işleminin, kamu yararını tehdit etmeyen, sağlıklı hizmet yürütülmesinin bir gereği değerlendirmesi çerçevesinde olduğu, işçiye aylıksız vekalet görevi verilmesinin hukuka aykırılık teşkil etmediği göz önündeyken, Ombudsmanlığa yapılan hali hazırdaki başvurunun, vekaleten atanma işlemi nezdinde bile olmadığı, yalnızca yapılan hizmetin bir gereği ölçüsündeki küçük bir grup sorumluluğu görevlendirmesinden ibaret olduğu, vekaleten yapılan görevlendirme ile, Toplu İş
Sözleşmesi’nin kapsam dışında kalan personeli için ayrı bir sözleşme düzenlendiği, örneğin Müdür Vekili olarak yüklenen görev ile ilgilinin doğal olarak amir pozisyonunda olduğu ve bu durumun hukuka uyarlık gösterdiği ortada iken; üst yönetimin aynı takdir yetkisi ile, yapılan işin sağlıklı takibi için, Toplu İş
Sözleşmesi’nin kapsamı dahilinde olan ve ekip başı gibi görevle ilişkilendirilen işçiler hakkında farklı bir tescil işlemi yapılmadığı, dolayısıyla ilgililerin amir pozisyonunda da bulunmadığı, 2.5. Şef vasfına sahip memur personel olması durumunda birimlerde memur kadrosuna sahip personelin şef olarak görevlendirilmesinin mümkün olduğu, teknik personel olan atölye çalışanlarının Genel İdari
Hizmetler sınıfına geçirildiğinde maaşlarının daha düşük olmasını da sebep göstererek şeflik görevini kabul etmek istemediği, nitekim Üniversitenin görevde yükselme sınavlarında teknik personelin şeflik başvurusu da olmadığı, bununla birlikte işlerin yürütülebilmesi amacıyla Isı Su İşletme Müdürlüğüne bağlı diğer atölyeler olan Isı Santrali Şefliği, Isı Atölyesi Şefliği, Su Atölyesi Şefliği ve Elektronik Atölyesi Şefliğinde
de 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi 4 a statüsünde personelin kadro değişikliği yapılmadan
Atölye Sorumlusu olarak görevlendirildiği, 2.6. Üniversitede memur ve işçi statüsünde sağlanan istihdam sayısının yaklaşık aynı seviyede seyretmesi nezdinde; çalışma düzeninin sağlanması ve kaliteli hizmet sunumu için, Rektörlük Makamı’nın mevzuatla ilişkili yetkisi çerçevesinde, işçi statüsünde görev yapmakta olan personelin, küçük çalışma gruplarını yönlendirmek üzere amir olarak görevlendirmesinin söz konusu olabildiği, ilgili görevlendirme hali hazırdaki memur eliyle gördürülmüş olsaydı, ilgili memurun, bu görevlendirmeden dolayı, mevzuattaki cetvellerde var olan bir unvan ile ilişkilendirilemediği için, hem görevin icrasının maddi karşılığını sağlayamayacağı, hem anılan Kanun’a göre sicil amiri pozisyonu elde edemeyeceği, hem de bu kazanımların elde edilmesine imkan olmaması bir yana, artacak iş yükü ile motivasyonunun negatif yönde etkilenerek iş verimliliğinin düşmesine yol açacağı, 3. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün 02/02/2021 tarihli ve
– sayılı cevabi yazısında özetle, 3.1. 657 sayılı Kanunun “Vekâlet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86 ncı maddesinde; “Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir. (…) Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı verilmek suretiyle atama memurlar arasından yapılabilir.” hükmüne yer verildiği, bu hüküm uyarınca işçi ve sözleşmeli personel statüsünde olan personelin memur kadrolarına vekâlet etmesinin mümkün bulunmadığı, 3.2. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; işçi ve sözleşmeli personel statüsünde olanların memur kadrolarına vekâlet etmesinin de mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak, memurlar tarafından yürütülmesi gereken, memur gibi istihdam edilmiş olmak anlamına gelecek iş ve işlemlerin işçi ve sözleşmeli personele yaptırılmasının ve resmi yazışmalarda sorumluluk taşımak niteliğinde olan imza yetkisinin işçi ve sözleşmeli personel tarafından kullanılmasının genel olarak hukuka aykırı olacağı, 3.3. Kamu kurum ve kuruluşlarının genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler kapsamında 657 sayılı Kanuna tabi kadrolar arasında düzenlenen söz konusu kadrolara işçi ve sözleşmeli personelin görevlendirilmesinin mümkün olmadığı, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4.2. “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesinde, “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
6.1. “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesinde, “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür. A) Memur: Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır. Yukarıdaki tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılır. (…)” 6.2. “Vekâlet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86 ıncı maddesinde, “Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.
(…) Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı verilmek suretiyle atama memurlar arasından yapılabilir. (…)” 7. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Rektör” başlıklı 13 üncü maddesinde, “(…) b) Görev, yetki ve sorumlulukları: (…) (4) Gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler vermek, (…)” 8. “Kamu-İş” ile “Tez-Koop-İş” işçi sendikası arasında Üniversite Rektörlüğü ve bağlı işyerleri için 01/04/2019-31/03/2021 tarihleri arası yürürlük süresinin olduğu Toplu İş Sözleşmesi’nin;
8.1. “Kapsam ve yararlanma” başlıklı 4 üncü maddesinde, “(…) b) Şahıs itibariyle kapsam; Bu sözleşme işyerinde Maliye Bakanlığı’nca vize edilen pozisyon ve kadrolarda çalışan ve taraf sendikaya üye olan işçileri kapsar. Ancak, (…) kendilerine Müdür, Müdür Vekili veya daha üst unvanda yöneticilik görevi verilmiş olan işçiler ile Mühendis ve Hekimler kapsam dışındadır.” 8.2. “İş primi ve görev tazminatı” başlıklı 30 uncu maddesi (b) fıkrasında, “İşbu toplu iş sözleşmesinin kapsam dışı maddesinde sayılan görevlerden olmamak kaydıyla, Rektörlük oluru ile müdür, amir, şef vb.
görevleri yürütmek üzere vekâleten görevlendirilen işçilere toplu iş sözleşmesi süresince bu görevleri fiilen yürüttükleri sürece (a) bendi esasları çerçevesinde (…TL/Ay) Görev Tazminatı ödenir.” 9. 17/05/1987 tarihli ve 19463 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 99 sayılı Devlet Memurları Genel
Tebliği’nde; “1- Bir görevin vekâleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekâleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. … 2- Asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi mümkün görülmektedir.”, Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Devlet memuru ve işçi personelin aynı anda görev yaptığı birimlere 657 sayılı Kanun kapsamında görevlendirilme yapılması ve birim sorumluluğu görevinin öncelikle teknisyen unvanlı Devlet memurlarına verilmesi, teknisyen unvanlı Devlet memurları içerisinde birim sorumluluğu görevini yürütmekte istekli personel bulunmazsa Toplu İş
Sözleşmesi’nin 30 uncu maddesinin (b) fıkrası hükmü kapsamında birim sorumluluğu görevinin işçi kadrosunda görev yapan personele verilmesi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Kurumumuza gizli olarak yapılan başvuruda başvuran, bir numaralı paragrafa belirtildiği üzere işçi ve sözleşmeli personelin memurlara amir hizmetlerinde istihdam edilmemesini talep etmektedir.
12. Konuyla ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde, Anayasamızın 128 inci maddesi ile kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüldüğü
kuralının getirildiği, 657 sayılı Kanun’un 4/A maddesinde ise asli ve sürekli kamu hizmetlerinin ifası ile görevli olanların memur olduğunun düzenlendiği, aynı maddenin (B) bendinde sözleşmeli personel ve (D)
bendinde de işçi tanımına yer verildiği, ayrıca 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrolarına geçirilen personel ile ilgili işveren sendikası “Kamu-İş” ile “ -Koop-İş” işçi sendikası arasında Üniversite Rektörlüğü ve bağlı işyerleri için 01/04/2019-31/03/2021 tarihleri arası yürürlük süresinin olduğu Toplu İş Sözleşmesi akdedildiği, sürekli işçi kadrolarına geçirilen personelin 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olmak üzere, tüm haklarının yukarıda anılan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinde belirtilen esaslar çerçevesinde değerlendirildiği, buna göre Toplu İş Sözleşmesi’nin 30 uncu maddesinin (b) fıkrası hükmü kapsamında
Rektörlük oluru ile müdür, amir, şef vb. görevleri yürütmek üzere vekâleten görevlendirilen işçilere toplu iş sözleşmesi süresince bu görevleri fiilen yürüttükleri sürece görev tazminatı ödendiği anlaşılmaktadır.
13. Danıştay 5. Dairesinin 14/12/2004 tarihli ve E: 2001/1374, K: 2004/5356 sayılı kararında; “Mevzuatta “tedviren görevlendirme” şeklinde bir yöntem öngörülmeyen durumlarda, asılda aranan koşullara sahip vekil memur bulunmadığı hallerde, idarelerce hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir göreve asılda aranan koşullara en yakın personel arasından tedviren görevlendirme yapılmakta ve idari görev bu şekilde yürütülmektedir.
Dolayısıyla tedviren görevlendirme geçici ve istisnai durumlarda başvurulan bir yoldur. Bu niteliği gözönüne alındığında tedviren yürütülen bir görevin gerektirdiği unvanı taşımayan kamu görevlisine görevin tedviren yaptırılması, bu şekilde yürütülen görevdeki unvanı kazandırmayacaktır.” denilmektedir.
14. Balıkesir Gönen Belediyesi 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporunda “(…) Genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerinin yerine getirilmesiyle görevli birim yetkililerinin 657 sayılı Kanun’a tabi Devlet memuru olmaları gerektiği açıktır. Söz konusu istihdam ihtiyacı ya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre istihdam edilen devlet memurları arasından ya da
5393 sayılı Kanunun 49’uncu maddesinin altıncı fıkrası kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarında
görev yapan memurlar arasından karşılanmalıdır. 657 sayılı Kanuna göre memur ve amir arasında hiyerarşi bulunmaktadır. Dolayısıyla, gerek sözleşmeli personel gerekse 4857 sayılı İş Kanununa tabi bir işçi personelin memur ve amiri arasında bir hiyerarşik kademeye konulması veya bir memurun amiri olması mevzuat hükümlerine aykırıdır. 657 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmeliklere göre bir memurca yürütülmesi gereken müdürlük görevi vekaleten de olsa işçi veya sözleşmeli statüsündeki bir personel eliyle yürütülemez. Buna ilave olarak, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereğince, işçi ve sözleşmeli personelin kadroya dayalı olarak çalışan devlet memurları hakkında sicil raporu düzenleyemezler ve devlet memurlarının amiri olarak görev yapamazlar. Zira, Memur ile İşçi ve sözleşmeli personel farklı statülere sahip olup farklı kanunlara tabidirler. Bunun yanında, bu şekilde bir uygulama 657 sayılı Kanun’un belirttiği kariyer ve liyakat ilkelerini zedelediği, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan
Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikle yapılan düzenlemeleri devre dışı bıraktığı, kurumsallaşmayı engellediği, kurum içinde mali kontrolü zayıflatıp riskleri çoğalttığı, personelin kariyer planlarını ertelemesi ya da bırakması suretiyle personelin motivasyonunda ve veriminde düşüşe sebep olacağı bunun da kurumun kaliteli çıktı üretebilmesi için gerek duyduğu kaliteli insan kaynağını yitirmesine sebebiyet vereceği düşünülmektedir. Müdürlüklere yapılan görevlendirmelerin yürürlükte bulunan yasal mevzuatın izin verdiği şekilde yapılmaması ve işçi ve sözleşmeli personelin müdür hizmetlerinde istihdam edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” denilmektedir.
15. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Orta Doğu Teknik Üniversitesi Isı Su
İşletme Müdürlüğüne bağlı Şefliklerde teknisyen unvanlı işçi ve Devlet memuru statüsünde personel istihdam edildiği, somut olayda olduğu gibi teknisyen unvanlı Devlet memuru ve işçi personelin aynı anda görev yaptığı birimlere 657 sayılı Kanun kapsamında görevlendirilme yapılması ve birim sorumluluğu görevinin öncelikle teknisyen unvanlı Devlet memurlarına verilmesi gerektiği, zira genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerinin yerine getirilmesiyle görevli birim yetkililerinin 657 sayılı
Kanun’a tabi Devlet memuru olmaları gerektiği, 99 sayılı Devlet Memurları Genel Tebliği’ne göre bir
görevin vekâleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekâleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerektiği, asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde ise hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi gerektiği, 657 sayılı Kanun’a göre işçi statüsünde olan personelin memur kadrolarına vekâlet etmesi mümkün olmadığından bu kapsamda görevlendirilen personelin 657 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemesine imkân olmadığı, teknisyen unvanlı Devlet memurları içerisinde birim sorumluluğu görevini yürütmekte istekli personel bulunmazsa söz konusu birim sorumluluğu görevinin hizmetlerin düzenli yürütülmesi adına Toplu İş Sözleşmesi’nin 30 uncu maddesinin (b) fıkrası hükmü kapsamında işçi kadrosunda görev yapan personele verilebileceği, teknisyen unvanlı
Devlet memurları içerisinde birim sorumluluğu görevini yürütmekte istekli personel olmasına rağmen işçi kadrosunda görev yapan personele birim sorumluluğu görevinin verilmesinin hukuka aykırı olacağı anlaşıldığından, Devlet memuru ve işçi personelin aynı anda görev yaptığı birimlere 657 sayılı Kanun kapsamında görevlendirilme yapılması ve birim sorumluluğu görevinin öncelikle teknisyen unvanlı Devlet memurlarına verilmesi, teknisyen unvanlı Devlet memurları içerisinde birim sorumluluğu görevini yürütmekte istekli personel bulunmazsa Toplu İş Sözleşmesi’nin 30 uncu maddesinin (b) fıkrası hükmü kapsamında birim sorumluluğu görevinin işçi kadrosunda görev yapan personele gördürülmesi gerektiği sonuç ve sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kararların gerekçeli olması”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Devlet memuru ve işçi personelin aynı anda görev yaptığı birimlere 657 sayılı Kanun kapsamında görevlendirilme yapılması ve birim sorumluluğu görevinin öncelikle teknisyen unvanlı Devlet memurlarına verilmesi, teknisyen unvanlı Devlet memurları içerisinde birim sorumluluğu görevini yürütmekte istekli personel bulunmazsa Toplu İş Sözleşmesi’nin 30 uncu maddesinin (b) fıkrası hükmü kapsamında birim sorumluluğu görevinin işçi kadrosunda görev yapan personele verilmesi yönünde ORTA DOĞU TEKNİK
ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Orta Doğu
Teknik Üniversitesi Rektörlüğünce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi