ÖZET: Başvuran, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörlüğü tarafından kendisine verilen 6 disiplin cezası ve görevine son verilmesi nedeniyle mobbing uygulandığını iddia ederek başvuruda bulunmuştur. İdare, başvuranın disiplin cezalarının hukuka uygun olduğunu, görevine son verilmesinin kamu yararı gereği olduğunu belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mobbing iddialarını değerlendirirken, mobbingin sistematik, sürekli ve kasıtlı bir şekilde yapılması gerektiğini vurgulamıştır.

Yapılan incelemelerde, başvuranın disiplin cezalarına ve görevine son verilmesine ilişkin işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilemeyeceği, ayrıca mobbing iddiasının tek bir eylemle tespit edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Mobbing tanımında belirtilen unsurların başvuranın durumuna uygulanabilir olmadığı, dolayısıyla başvuranın mobbing mağduru olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/10499-S.21.16894

BAŞVURU NO : 2021/2579

KARAR TARİHİ : 13/07/2021

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : NEVŞEHİR HACI BEKTAŞ VELİ ÜNİVERSİTESİ

REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Mobbing iddiası hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 04/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle, 4 yılı vergi müfettiş yardımcısı 11 yılı da öğretim

görevlisi olmak üzere 15 yıl kamu hizmetinde bulunduğunu, daha önce hiç disiplin cezası almamışken yeni rektörün gelmesiyle birlikte tarafına 6 addet disiplin cezası verildiğini, tarafına mobbing uygulanmaya başlandığını, daha önce kendisi tarafından verilen derslerin elinden alınarak görevine son verildiğini, lojmandan zorla çıkarıldığını, yaşanan bu süreç nedeniyle kendisinin ve ailesinin sağlık sorunları yaşadığını belirterek, tarafına mobbing uygulandığının tespit edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge isteme yazısına istinaden, Nevşehir Hacı

Bektaş Veli Üniversitesi Rektörlüğünün 20/04/2021 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1) Başvuranın kendisine mobbing uygulandığına dair iddialarının gerçeği yansıtmadığı, zira başvurana

ait kayıtlar incelendiğinde Üniversitede göreve başladığı tarihten itibaren görev yapan tüm Rektörler döneminde birçok soruşturmalar geçirdiği ve çeşitli cezalar aldığı,

2.2) Başvuranın görevli olduğu Meslek Yüksekokulu ve Büro Hizmetleri ve Sekreterlik Bölümünü

tarafından asgari ders planlanması ve ders dağılımı yapılırken başvurana ders görevlendirmesi yapılmadan da Meslek Yüksekokulundaki tüm derslerin dağıtımının diğer öğretim elemanları arasında sorunsuz bir şekilde yapıldığı,

2.3) Başvurucu hakkındaki soruşturmalar neticesinde verilen cezaların hukuka ve usule uygun olduğu, bu

haliyle başvurucunun göreve devamında kamu yararı olmadığı gerekçesiyle görev yaptığı Meslek

Yüksekokulu Müdürlüğü Yönetim Kurulunun 15.12.2020 tarihli sayılı kararı ile görev süresinin uzatılmamasına karar verildiği, Üniversite Yönetim Kurulunun 21.12.2020 tarihli sayılı kararı ile başvuran hakkında verilen disiplin cezaları ve bu disiplin cezalarının içerikleri dikkate alınarak eğitim öğretim hizmetinde görev almasının uygun olmadığı, okul yönetimi ile uyum içinde çalışmasının mümkün olmadığı, Meslek Yüksekokulu ve Büro Hizmetleri ve Sekreterlik Bölümünü tarafından ders dağılımı yapılırken kendisine ders görevlendirmesi yapılmadan da Meslek Yüksekokulundaki tüm derslerin dağıtımının diğer öğretim elemanları arasında sorunsuz bir şekilde yapıldığı, bu nedenle başvuranın

Üniversitede görev yapmasında kamu yararı bulunmadığı sonucuna varıldığı ve görev süresinin uzatılmasının uygun olmadığına karar verildiği,

2.4) Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında başvuran hakkında gerçekleştirilen iş ve işlemlerde usulsüzlük

olmadığı, tüm işlemlerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve sair mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği, bu sebeplerle başvuranın iddialarının tamamının soyut ve mesnetsiz olduğu, İfade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın

3.1) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

3.2) “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında;

“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

3.3) “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında;

“Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”

3.4) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü

ve dördüncü fıkralarında;

“Vatandaşlar … kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye

Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

/

4) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

4.1) “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin

ikinci fıkrasında;

“Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.”

4.2) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

Hükümleri yer almaktadır.

6) 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin

(Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde; kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, İdarenin tarafına 6 addet disiplin cezası verildiği, daha önce

kendisi tarafından verilen derslerin elinden alınarak görevine son verildiği ve lojmandan zorla çıkarıldığı gerekçesiyle tarafına mobbing uygulandığını belirterek, mobbingin sonlandırılmasını talep etmektedir.

9) Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik

gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak

/

tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik Tacizle

Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]

10) Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden yoksun

bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması, birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır. [Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği

Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (Nisan 2011)]

11) Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve E:2014/18743, K:2014/24185 sayılı

kararında; “Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. … Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur. Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır. Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.” hükmü yer almaktadır.

12) Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 22/05/2014 tarihli E:2013/11788, K:2014/14008 sayılı

kararında; “Mobbingin varlığı ve kabulü için mağdurda psikolojik rahatsızlığın meydana gelmesi zorunlu olmadığı gibi, her psikolojik rahatsızlığın nedeni de mobbing değildir. Birçok olguda işyeri stresinin çalışanların sağlığı üzerinde mobbinge benzer etkiler oluşturduğu bilinen bir husustur. Çalışanlar üzerinde olumsuz etki yaparak, onların davranışlarını, verimliliklerini ve sosyal ilişkilerini etkileyen olgu, stres olarak tanımlanır ve rahatsızlık belirtileri birçok yerde mobbinge benzerdir. Mobbing oluşturan eylemler, mağdur üzerinde psikolojik baskı oluştursa ve bunun sonucunda bir kısım sağlık sorunlarına neden olsa da, her psikolojik baskıyı ve rahatsızlığı mobbinge bağlamak doğru değildir. Bu bağlamda, bir işyerinde yaşanan belli yoğunluktaki stres, kaba, kırıcı ve küçümseyici davranışlar, çalışanları mutsuz yapsa, onların psikolojik ve ruhsal sağlığında bozulmalar meydana getirse de, diğer unsurlara bakılmadan mobbing olarak kabul edilmesi hatalıdır. Örneğin, nezaket ve saygının yokluğu olan işyeri kabalığı, doğal olarak kişiye bağlı, beğenilmeyen, çirkin görülen, rahatsız edici ve hoş karşılanmayan söz, tutum ve davranışlardan oluşmaktadır. … Mobbing kavramının etimolojik anlamına ve

/

tarihsel gelişimine bakıldığında; aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla kimsenin bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde, yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, bıkkınlık, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum veya davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya, küçük düşürmeye veya pasifize etmeye yönelik çabalarına mobbing denilir. Mobbingi; stres, tükenmişlik sendromu, işyeri kabalığı, iş tatminsizliği ya da doyumsuzluğu gibi olgulardan ayıran husus, belli kişinin belli bir amaca yönelik olarak hedef alınması, yapılan haksızlığın sürekli, sistematik ve sık oluşudur.” ifadelerine yer verilmiştir.

13) Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesinin 12/02/2013 tarihli ve E:2010/38293, K:2013/5360 sayılı

kararında; “Hareketin mobbing sayılabilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması gerekir. Ayrıca hareketin amacı da doğru tespit edilmelidir. Çünkü mobbingde amaç, iş ilişkisi içinde bulunduğu mağdurdan kurtulmak veya ona zarar vermek, onu yıldırmaktır. Kişiyi iş yaşamından dışlamak amacıyla kasıtlı olarak yapılır. Örneğin, yöneticinin otoriter olması tek başına mobbing uygulandığı anlamına gelmez. Kişilik haklarının ihlal edilip edilmediğini ise her somut olayın özelliğine göre değerlendirmek gerekir. Ayrıca, bu şekilde davranışlara maruz kaldığını ispat yükü iddia edene düşer. Yani işçi mobbinge maruz kaldığını ispat etmelidir. İşçinin anlattığı mobbing teşkil eden olayların tutarlık teşkil etmesi, kuvvetli bir emarenin bulunması gerekmektedir. Kişilik hakları ve sağlığın ağır saldırıya uğraması mobbingin varlığının tartışmasız kabulünü doğurur.” denilmektedir.

14) Başvurana verilen 6 addet disiplin cezası ile başvuranın görevine son verilmesi işlemi incelendiğinde,

başvurana 01/09/2020 tarihinde “1 Yıl Kademe İlerlemesinin Durdurulması”, 19/10/2020 tarihinde

“Aylıktan Kesme”, 07/12/2020 tarihinde “Kınama”, 10/12/2020 tarihinde “Aylıktan Kesme”, 23/12/2020 tarihinde “1 Yıl Kademe İlerlemesinin Durdurulması”, 18/03/2021 tarihinde “Kınama” disiplin cezalarının verildiği, başvuranın 18/03/2021 tarihli “Kınama” disiplin cezası dışındaki diğer disiplin cezasına iptal davası açtığı, ayrıca başvuran tarafından görev süresinin uzatılmasının uygun olmadığına ilişkin olarak tesis edilen Üniversite Yönetim Kurulu Kararı’nın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle Kayseri 2. İdare

Mahkemesine esas sayılı dava açıldığı görülmektedir. Bu kapsamda 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvuruların incelenemeyeceği hüküm altına alındığından söz konusu yargıya intikal eden disiplin cezaları ve görev süresinin uzatılması işlemine ilişkin değerlendirme yapılmamıştır.

15) Başvuranın lojmandan zorla çıkartıldığı iddiası incelendiğinde, başvuranın Kayseri 1. İdare

Mahkemesi’nin esas sayılı dosyası ile lojmanın tahliyesine ilişkin işlemin iptali talebiyle dava açtığı, Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 18/12/2020 tarih ve sayılı kararıyla davanın reddine karar verdiği, ayrıca başvuranın lojmandan tahliye işlemine ilişkin Kurumunuza yapmış olduğu sayılı başvurunun da Ret Kararı ile sonuçlandığı tespit edildiğinden söz konusu başvuranın lojmandan zorla çıkarıldığı iddiasına ilişkin değerlendirme yapılmamıştır.

16) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgeler, anılan mevzuat

hükümleri, yüksek yargı kararları ve tüm dosya içeriği göz önünde bulundurularak başvuruya konu olaylar bir bütün olarak incelendiğinde, başvuranın İdarenin tarafına 6 addet disiplin cezası verdiği, daha önce kendisi tarafından verilen derslerin elinden alınarak görevine son verdiği ve lojmandan zorla çıkardığı

/

gerekçesiyle tarafına mobbing uyguladığı iddiasıyla Kurumumuza başvurduğu, ancak başvuranın tarafına verilen söz konusu 5 addet disiplin cezasına, görevine son verilmesine ilişkin işleme ve lojmandan çıkartılması işlemine iptal davası açması nedeniyle söz konusu işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı hususunun incelenemediği ve bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, 18/03/2021 tarihli

“Kınama” disiplin cezasına ilişkin olarak ise söz konusu disiplin soruşturmasındaki tanık ifadeleri ve deliller kapsamında yapılan inceleme neticesinde söz konusu disiplin cezasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, ayrıca mobbing iddiasının tek seferlik bir işlem/eylem üzerinden tespit edilebilmesinin mümkün olmadığı, yukarda yer verilen Mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere mobbingin meydana gelebilmesi için bir çalışanın hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerektiği, bu kapsamda başvuranın mobbing olarak nitelendirilebilecek seviyede bir mahrumiyet yaşadığı veya kötü muameleye maruz kaldığı tespit edilemediğinden başvuranın talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusu kapsamında idarenin başvuranla ilgili işlemleriyle ilgili bilgi ve belgelerin, süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket edildiği, ancak şikâyet konusu olayda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine aykırı davrandığı anlaşıldığından, idarenin bundan böyle bu ilkelere uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci

fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)

dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kayseri İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve NEVŞEHİR HACI BEKTAŞ VELİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi