ÖZET: Başvuran, eşinin kısa çalışma ödeneği alması nedeniyle kesilen aile yardımı ödeneğinin yeniden ödenmesini talep etmiştir. İdare, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 202. maddesi uyarınca, aile yardımı ödeneğinin, memurun eşinin menfaat karşılığı çalışmaması ve herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan aylık almaması şartına bağlı olduğunu belirtmiştir. Bu çerçevede, Türkiye İş Kurumu’ndan (İŞKUR) nakdi ücret desteği alan eş için aile yardımı ödenemeyeceği değerlendirilmiştir.

657 sayılı Kanun, aile yardımı ödeneğinin verilmesi için evlilik durumunu ve eşin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almamasını şart koşmaktadır. Başvurunun reddine dair yapılan değerlendirmede, kısa çalışma ödeneğinin, memurun eşinin menfaat karşılığı çalışmadığı anlamına gelmediği ve bu nedenle aile yardımı ödeneği hakkının kaybedildiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın aile yardımı ödeneğinden yararlandırılmaması işleminin hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/12290-S.21.19717

BAŞVURU NO : 2021/6054

KARAR TARİHİ : 23/08/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Aile yardımı ödeneğinden yararlanma taleplidir.

BAŞVURU TARİHİ : 15/03/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; Bartın Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde şef olarak görev yaptığını, eşi ’in

SSK Sicil Numarası ile 5510 sayılı Kanunun 4-1/a maddesi kapsamında çalışmaktayken

2020 yılı Nisan ve Mayıs ayları ile 2021 yılı Ocak ayında ‘18’ eksik gün neden kodu ile kısa çalışma

ödeneği aldığını, uzun vadeli sigortalı kollarına tabi olarak çalışmadığını, ilgili aylarda tarafına aile yardımı ödemesi yapılmadığını belirterek, eşinin kısa çalışma ödeneği aldığı 2020 yılı Nisan ve Mayıs ayları ile

2021 yılı Ocak ayı itibariyle aile yardımı ödeneğinden faydalandırılmayı talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 23/03/2021 tarihli ve – sayılı yazısına istinaden Sosyal Güvenlik

Kurumu Başkanlığı Personel Daire Başkanlığı tarafından gönderilen 07/04/2021 tarihli ve E– – sayılı yazıda özetle; 657 sayılı Kanunun 202 nci maddesine göre, memur olan kişiye eş için aile yardımı ödenebilmesi için memurun evli olması ve menfaat karşılığı çalışmaması, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan aylık almaması gerektiği, diğer taraftan; 5018 sayılı Kanuna ekli

IV sayılı Cetvelde Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün Sosyal Güvenlik Kurumları arasında sayıldığı, bu itibarla mevcut mevzuat hükümleri gereğince Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünden (İŞKUR) nakdi ücret desteği alan eş için adı geçene aile yardımı ödenmemesi gerektiğinin düşünüldüğü belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” ana başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında

“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinde “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.”,

5.2. “Aile yardım ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinde “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı)

aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir.

Bu fıkrada yer alan gösterge rakamlarını 3 katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir…”,

5.3. “Aile yardımı ödeneğinin ödeme usulü” başlıklı 203 üncü maddesinde “Aile yardımı ödeneği

Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir.

Karı ve kocanın her ikisi de memur iseler bu ödenek yalnız kocaya verilir.

Aile yardımı ödenekleri hiç bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ödenir ve borç için haczedilemez.”,

5.4. “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesinde “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.”,

5.5. “Aile yardımı ödeneği hakkını kaybetme” başlıklı 205 inci maddesinde “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneği hakkını eşinden boşanma veya eşinin ölümü, çocuk için ödenen yardım ödeneği hakkını da çocuğun ölümü veya 206 ncı maddedeki hallerin vukuunu takip eden ay başından itibaren kaybeder.”

6. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun; 6.1. “Kısa çalışma ve kısa çalışma ödeneği” başlıklı Ek 2 nci maddesinde (Ek: 15/5/2008-5763/18 md.; Değişik: 13/2/2011-6111/73 md.) “Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir.

Bu Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işveren, kısa çalışma talebini, derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirir. Talebin uygunluğunun belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların da görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Kısa çalışma halinde İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir. İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir.

Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son oniki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının % 60’ıdır…”,

6.2. Geçici 23 üncü maddesinde (Ek:25/3/2020-7226/41 md.) “30/6/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere, yeni koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için, ek 2 nci maddenin üçüncü fıkrasında işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmü, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanır. Bu koşulu taşımayanlar, kısa çalışma süresini geçmemek üzere son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam eder…”,

7. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde “Bu Kanunun uygulanmasında;… 17) Aylık: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malûllüğü halinde yapılan sürekli ödemeyi,… ifade eder.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Başvuran; eşinin kısa çalışma ödeneği aldığı gerekçesiyle kesilen aile yardımı ödeneğinin (Eş)

ödenmesini talep etmektedir (§1).

10. İdare tarafından, 657 sayılı Kanunun 202 nci maddesine göre, memur olan kişiye eş için aile yardımı ödenebilmesi için memurun evli olması ve menfaat karşılığı çalışmaması, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan aylık almaması gerektiği, 5018 sayılı Kanun eki (IV) sayılı Cetvelde, İŞKUR, sosyal güvenlik kurumları arasında sayıldığından, İŞKUR’dan nakdi ücret desteği alan eş için aile yardımı ödenmemesi gerektiği düşünülerek başvuranın aile yardımı (Eş) ödeneğinin kesilmesi yönünde işlem tesis edilmiştir.

11. 657 sayılı Kanunda (§5), eş için ödenen aile yardımı ödeneği evlenme olayının gerçekleşmesine bağlanmış ve evlenmenin ve gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren de bu ödemelere hak kazanılacağı, bu ödeneğin, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için yapılacağı; memurun, eş için ödenen aile yardımı ödeneği hakkını eşinden boşanma veya eşinin ölümünü takip eden ay başından itibaren kaybedeceği düzenlenmiştir.

12. 657 sayılı Kanunda, memurun eşinin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması hususları, aile yardımı ödeneğinin (Eş)

yapılabilmesi için aranan şartlardandır.

13. Kurumumuza benzer taleple yapılan 2020/87436 no.lu başvuru kapsamında Çalışma Genel

Müdürlüğünden alınan 09/11/2021 tarihli ve E-64913683-045.02-2542374 sayılı görüş yazısında özetle; 13.1. 4447 sayılı Kanun ile Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmelikte yer verilen hükümler çerçevesinde kısa çalışma ödeneğinin; genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hâllerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere işçinin geçici olarak çalışmaması neticesinde işçinin hizmet akdi sona erdirilmeden işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde çalışılmayan süreler için işçinin kendisine ödenen ödenek olduğu,

13.2. Bu çerçevede; gerek işçinin hizmet akdinin devam etmesi gerekse de kısa çalışma ödeneğinin işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde yalnızca çalışılmayan süreler ile çalışılmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin ücreti ve kısa çalışma ödeneği miktarının kısa çalışma yapılan süreyle orantılı olarak işçinin kendisine ödendiği hususu göz önüne alındığında, bu durumun 657 sayılı Kanunun 202 nci maddesinde belirtilen “her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışma” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,

13.3. Kısa çalışma ödeneğinin İŞKUR tarafından ödendiği, her ne kadar 5018 sayılı Kanuna ekli (IV) sayılı

Sosyal Güvenlik Kurumları cetvelinde Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü yer alsa da gerek söz konusu ödemenin ilgili mevzuatında aylık olarak tanımlanmaması gerekse de bu ödemelerin belirli bir süre ile sınırlı olması hususu da dikkate alındığında, kısa çalışma ödeneğinin aylık olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin düşünüldüğü,

13.4. Çünkü 657 sayılı Kanunun 202 nci maddesinde geçen “sosyal güvenlik kuruluşundan aylık” deyimi; SSK, BAĞ-KUR, 506 sayılı Kanunun Geçici 20 nci maddesine göre kurulmuş banka sandıkları veya

Emekli Sandığı gibi kurumlardan alınan emekli, malullük, dul veya yetim aylığı gibi unsurları ifade ettiği, ayrıca, 5510 sayılı Kanun kapsamında ödenen aylıkların da bu kapsamda olduğu, nitekim

5510 sayılı Kanunda “aylık” deyimi malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malullüğü halinde

yapılan sürekli ödeme şeklinde tanımlandığı,

13.5. Eşi kısa çalışma ödeneği alan personelin, eş için öngörülen aile yardımı ödeneğinden yararlanmasının mümkün bulunmadığı hususlarının mütalaa edildiği belirtilmiştir.

14. Bu kapsamda; kısa çalışma ödeneğinin, işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde çalışılmayan süreler için işçiye ödenen bir ödenek olduğu, kısa çalışma ödeneğinin doğası gereği başvuranın eşinin (İşçinin) hizmet akdinin sona erdirilmediği dikkate alınarak, memurun eşinin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması şartının sağlanmamış olduğu değerlendirilmiştir.

15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 4447 sayılı Kanunun Ek 2 ve Geçici 23 üncü maddesi uyarınca, eşi kısa çalışma ödeneği alan başvuranın 657 sayılı Kanunun 202 nci maddesi uyarınca

aile yardımı ödeneğinden (Eş) yararlandırılmaması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Zonguldak İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi