|
ÖZET: Başvuran, vergi müfettişi olarak atanma şartlarını yerine getirmesine rağmen atamasının yapılmadığını iddia ederek Danıştay 2. Dairesine başvurmuş ve mahkeme, başvuranın atama talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, başvuranın yoksun kaldığı parasal haklarının 07/01/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetmiş, ancak idarenin bu kararı uygulamaktan kaçındığı tespit edilmiştir.
İdarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu Anayasa’nın 138. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi gereğince, başvuranın atamasının yapılması ve parasal haklarının ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır. İdarenin, mahkeme kararını makul sürede yerine getirmemesi, adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın vergi müfettişi kadrosuna atanması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/11285-S.21.18152
BAŞVURU NO : 2021/6243
KARAR TARİHİ : 05/08/2021
TAVSİYE KARARI
,TCKN:
Adres:
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Vergi müfettişi olarak atanma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 18/03/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle; vergi müfettişliğine atanma şartlarını yerine
getirmesine rağmen atamasının yapılmadığını, bu nedenle atama işleminin yapılmaması ile alakalı
Danıştay 2. Dairesine dava açtığını, Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini, söz konusu
Mahkemenin lehine sonuçlanmasına rağmen İdarenin atamasını yapmadığını, maddi ve manevi zarara uğratıldığını belirterek, vergi müfettişliğine atamasının yapılarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 27/04/2021 tarihli ve E. sayılı
yazısı ve eklerinde, özetle;
2.1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 147 inci maddesinin (A) fıkrasında; “(…) Aylık: Bu Kanuna
tabi kurumlarda görevlendirilen memurlara hizmetlerinin karşılığında, kadroya dayanılarak ay itibariyle ödenen parayı, (…)” denilmek suretiyle “aylığın” tanımının yapıldığı, buradan da anlaşılacağı üzere; aylığın kişinin hizmet ifa etmek şartıyla bulunduğu kadro üzerinden aldığı parayı ifade ettiği, bu çerçevede; yeterlik sınavında başarılı olmak ve kadro ile bağ kurmak anlamını ifade eden atama işleminin tekemmül etmesi gerektiği, başvuranın Vergi Müfettişi kadro unvanına atama işlemleri tekemmül etmediğinden uhdesinde bulunmayan kadronun haklarından yararlanması hukuken mümkün bulunmadığı, atama işlemi sonuçlandıktan, yani kadro ile bağ kurulduktan sonra parasal hakların başvurana ödeneceği, nitekim Adana 2. İdare Mahkemesi Başkanlığı nezdinde açılan bir başka davada verilen 25/12/2014 tarihli ve E:2014/1157, K:2014/2202 sayılı karar ile yine benzer şekilde Danıştay
İdari Dava Dairelerince verilen 22/11/2007 E:2004/712, K:2007/2321 sayılı kararın söz konusu
Bakanlık görüşünü destekler nitelikte olduğu,
2.2) Başvuranın yapılan Vergi Müfettişliği Yeterlik Sınavında başarılı olması üzerine Vergi Denetim Kurulu
Başkanlığının 11/06/2018 tarihli ve E. sayılı yazısı ile vergi müfettişi olarak atamasının teklif edildiği, başvuranın da arasında bulunduğu vergi müfettiş yardımcılarının vergi müfettişliğine atanmaları hususunun 12/03/2020 tarihli ve sayılı yazıyla Cumhurbaşkanlığına arz olunduğu, ayrıca başvuranın Danıştay İkinci Dairesinde 10/10/2019 tarih ve E: / sayılı Yürütmenin
Durdurulması kararı ve Danıştay Dava Daireleri Kurulunun 28/11/2019 tarihli ve Yürütmenin
Durdurulmasına İtiraz No: / sayılı kararının 07/07/2020 tarih ve sayılı yazıyla
Cumhurbaşkanlığına arz olunduğu, başvuranın iddia ettiği yönde vergi müfettişliğine atamasının yapılmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, vergi müfettişlerinin Cumhurbaşkanı onayı ile atamasının yapılmasını teminen atama işlemlerine başlanılmış olun söz konusu işlemlerin hali hazırda devam ettiği,
2.3) Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle yapılan atamaların sadece Bakanlığın uhdesinde gerçekleştirilebilir
işlemler olmadığı, bu nedenle somut olayın değerlendirilirken Bakanlıkça yapılması gereken işlemlerin yapılıp yapılmadığı çerçevesinde değerlendirilmesinin faydalı olacağı, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında,
“Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü
ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.3) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında,
“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”
3.4) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında, “Yasama ve yürütme
organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında;
/
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci
maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.”
6) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
6.1) “Kadroların tespiti” başlıklı 33 üncü maddesinde,
“Kadrosuz memur çalıştırılamaz. Kadrolar, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde gösterildiği şekilde düzenlenir.”
6.2) “Deyimler” başlıklı 147 inci maddesinde,
“Bu Kanunda geçen; A) Aylık: Bu Kanuna tabi kurumlarda görevlendirilen memurlara hizmetlerinin karşılığında, kadroya dayanılarak ay itibariyle ödenen parayı, (…) ifade eder.”
7) Mülga 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin “Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında atama, yükselme ve yer değişikliği” başlıklı ek 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, “Vergi Müfettiş Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yeterlik sınavında her bir grup başkanlığı itibarıyla yer alacak sınav konulan ile ortak sınav konuları ve sınava ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Yapılacak yeterlik sınavında başarılı sayılabilmek için giriş sınavında alınan puanın yüzde otuzu ile yeterlik sınavında alınan puanın yüzde yetmişinin toplamının yüz puan üzerinden en az altmışbeş puan olması şarttır. Yeterlik sınavında başarılı olanlar Vergi Müfettişi olarak atanırlar. (…)”
8) Üst Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair 3
sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin,
8.1) “Atama usulü” başlıklı 2 inci maddesinin ikinci fıkrasında;
“Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere
Cumhurbaşkanı kararıyla, (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılır. Bu cetvellerde sayılmayan kadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan veya atamaya yetkili amirler tarafından atama yapılır. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan bu yetkisini alt kademedeki yöneticilere devredebilir.”
8.2) (II) SAYILI CETVEL’de “(…) BAKANLIK MÜFETTİŞLERİ (ADALET, MÜLKİYE, VERGİ VE
İŞ MÜFETTİŞLERİ DÂHİL) (…)”
8.3) “Atama şartları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “ (…) (2) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine
ekli (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklarda aşağıdaki şartlar aranır: a)
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan genel şartları taşımak.(…)”
9) Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin “Atanma” başlıklı 34 üncü maddesinin birinci fıkrasında
“Yeterlik sınavında başarı gösterenler Vergi Müfettişi olarak atanırlar.
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü yönündeki
öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Başvuran, vergi müfettişi olarak atanma şartlarını taşımasına rağmen atamasının yapılmadığını, bu
nedenle vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılması ve yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi istemiyle Danıştay 2. Dairesine dava açtığını, söz konusu Mahkemeyi kazanmasına rağmen atamasının yapılmadığını belirterek, vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılmasını talep etmektedir.
12) Başvuru konusu incelendiğinde, başvuranın “vergi müfettişi” kadrosuna atanması istemiyle yaptığı
başvurunun reddine ilişkin işlem ile vergi müfettişliği kadrosuna atanmaya hak kazandığını ileri sürdüğü tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle Danıştay 2. Dairesine dava açtığı, söz konusu Mahkeme Kararı neticesinde başvuranın vergi müfettişi kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından söz konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakkının tazmini talebinin ise kısmen kabulü ile yoksun kaldığı parasal hakkının idareye başvuru tarihi olan 07/01/2019 tarihinden itibaren ve yine bu tarihten itibaren isleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, istemin başvuru tarihinden öncesine yönelik kısmının reddine hükmedildiği, ancak İdarenin söz konusu
Mahkeme Kararının verildiği 30/12/2020 tarihinden bu yana başvuranı vergi müfettişliği kadrosuna atamadığı görülmektedir.
13) Kararın “İlgili Mevzuat” kısmında yer verilen düzenlemelere göre; yasama ve yürütme organları ile
idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği açıkça belirtilmiştir.
14) Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E. 9 sayılı kararında; “Anayasa’nın
36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır. ” ifadeleri kullanılmıştır.
15) Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin
sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe,
yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.
16) Somut olayın değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu Mahkemenin “(…) Davacının, ‘vergi müfettişi’
kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin İPTALİNE; Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idareye başvuru tarihi olan 07/01/2019 tarihinden itibaren ve yine bu tarihten itibaren isleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya
ÖDENMESİNE, istemin başvuru tarihinden öncesine yönelik kısmının REDDİNE (…), kararı neticesinde, İdarenin 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi nedeniyle tüm atamaların yeniden değerlendirilmesi ihtiyacının hasıl olduğu, yeniden değerlendirme sürecinde yürütülen hazırlık çalışmalarının devam ettiği, bu nedenle atama işleminde gecikme olduğuna dair açıklaması dikkate alındığında mahkeme kararının verildiği 30/12/2020 tarihinden bu zamana kadar altı ayı aşkın sürenin, darbe girişiminden ise yaklaşık 5 yılık sürenin geçmesinin makul olmadığı ve İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir.
17) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Danıştay 2. Dairesinin “(…) Davacının, ‘vergi
müfettişi’ kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin İPTALİNE; Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idareye başvuru tarihi olan 07/01/2019 tarihinden itibaren ve yine bu tarihten itibaren isleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya
ÖDENMESİNE, istemin başvuru tarihinden öncesine yönelik kısmının REDDİNE (…) kararı neticesinde başvuranın atamasının yapılması ve mahkeme kararı gereğince ödenmesi gereken parasal hakların başvurana ödenmesi gerektiği, zira Anayasa’nın 138 inci maddesi ile 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddelerinde yargı kararlarına uyma zorunluluğunun açıkça belirtildiği, söz konusu düzenlemeler gereğince İdarenin idari yargı organlarınca verilen kararların icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu dikkate alındığında mahkeme kararının verildiği 30/12/2020 tarihinden bu zamana kadar altı ayı aşkın sürenin geçmesinin makul olmadığı, İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirildiğinden başvuranın söz konusu mahkeme kararı gereğince vergi müfettişi kadrosuna atanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden ve Gönderme Kararımız üzerine hem başvurana hem de Kurumumuza kısa sürede cevap verdiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın mahkeme kararı neticesinde vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılması yönünde
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın Başvurana ve HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Hazine
ve Maliye Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi