|
ÖZET: Başvuran, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nde zabıta memuru olarak çalışırken Covid-19 pandemisi sürecinde idari izinli sayılmasına rağmen, Zabıta Daire Başkanının kendisini sağlığını tehlikeye atacak şekilde görevlendirdiğini ve mobbing uyguladığını iddia etmiştir. Başvuran, bu durumun kendisine psikolojik zarar verdiğini, tehditler nedeniyle diğer çalışanların da benzer dilekçeler yazmaya zorlandığını belirtmiştir. İdare ise, başvuranın iddialarını asılsız bulmuş ve gerekli belgelerin mevcut olmadığını savunmuştur.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mobbing iddialarının ispat edilemediğini, idarenin işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mobbing tanımı ve unsurları dikkate alındığında, başvuranın yaşadığı olumsuz durumların, süreklilik göstermeyen münferit davranışlar olarak değerlendirildiği ve bu nedenle hukuka aykırılık tespit edilmediği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/12067-S.21.19396 –
BAŞVURU NO : 2021/6638
KARAR TARİHİ : 19/08/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Başvuranın mobbing iddiası ile idarenin uygulamalarından şikâyetçi
BAŞVURUNUN KONUSU :
olduğu dolayısıyla idare hakkında soruşturma yapılması ve mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 24/03/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi zabıta Daire Başkanlığında sicil numaralı teknisyen kadrosunda zabıta memuru olarak görev yapmakta olduğunu, Covid-19 pandemisinde uygulanacak tedbirlere ilişkin bireylerin yaşam, sağlık, maddi ve manevi bütünlük başta olmak üzere temel haklarını koruma yükümlülüğü esasından 29 Mayıs 2020 tarihli 31139 sayılı mükerrer 2020/8 Cumhurbaşkanlığı
Genelgesi kapsamında ve E-Nabızda Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalıklarla ilgili risk kriterleri doğrultusunda idari izinli Devlet memuru olduğunu, Cumhurbaşkanlığının emir niteliğinde yayınlanan
Genelge içeriğinde belirtilmekte olan “İdari izinli sayılanlar bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacaktır.” ibaresinin açık olduğu halde Zabıta Daire Başkanının bu genelgeye uymadığını, kasten ve bilerek sağlığını tehlikeye atacak pozisyonda görevlendirme yaparak mobbing uyguladığını, kendi arzu ve isteği ile göreve başlamak istediğini belirten dilekçeyi Daire Başkanlığı makamına yazıp imzalamasının istendiğini, bunu yapmadığı takdirde maktu mesaisinin kesilmekle tehdit edildiğini, bu konu ile ilgili araştırma yapılması halinde diğer mesai arkadaşlarının bu tehditlere boyun eğerek Daire Başkanının istediği yazılı dilekçeyi yazdığını, büyük bir hayati tehdit altında görevlerine başladıklarını, maddi ve manevi zarara uğramasının yanında psikolojik olarak çöküntü yaşamakta olduğunu, kronik rahatsızlığından strese bağlı olarak atak geçirmekte ve sağlığından endişe etmekte olduğunu, idarenin uygulamalarında şikâyetçi olduğunu ifade ederek idare hakkında soruşturma yapılmasını ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 01/04/2021 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığının 20/04/2021 tarih ve . sayılı yazı ve eklerinde; başvuranın 2007 yılında sözleşmeli olarak Zabıta Daire Başkanlığında göreve başladığı,
2013 Haziran ayında kadrolu memur olduğu, kadrosunun Elektrik Teknisyeni olduğu, işe girdiği günden
bu yana Zabıta Daire Başkanlığında çalışmış olduğu, 2016 öncesine yönelik ne tür görevler yaptığına ilişkin veri bulunmamakta olduğu, 2016-2018 döneminde Zabıta Daire Başkanlığı o zamanki ismi Denetim Destek
Şube Müdürlüğü uhdesindeki haber merkezinde görev yapmış olduğu, 2018-2019 yıllarında Trafik Şube
Müdürlüğünde Trafik Zabıta olarak görev yapmış olduğu, 2019 yılında bir süre Denetim Şube
Müdürlüğünde gece ekiplerinde görev yapmış olduğu, salgın çerçevesinde idari izinli sayıldığı güne kadar da Denetim Şube’de muhtelif noktalarda görev yapmış olduğu, başvuranın kronik rahatsızlığı bulunması nedeniyle Covid19 salgınından kaynaklanan muhtemel bulaşma riskine karşı 03/09/2020 tarihli ve sayılı yazı ile Hal Yöneticiliği emrinde bir süreliğine görevlendirildiği, personelin Daire Başkanlığı bünyesindeki farklı müdürlüklerde ve farklı noktalarda çalıştırılabilmekte olduğu, bu durumun yıllardır tüm personel için uygulanan olağan bir yöntem olduğu, başvuranın “kendi arzu ve isteği ile göreve başlamak istediği ile ilgili dilekçe istenmesi” iddiasına ilişkin, Daire Başkanlığında herhangi bir dilekçe veya başvurunun bulunmadığı, bunun tamamen asılsız bir iddia olduğu, başvuranın her dilekçesinde yeni iddialar ortaya atarak kamu kurumlarını meşgul ettiği, bir tanık ya da belge ortaya konulmadığı için bir işlem yapılamadığı, başvuranın 17.09.2020 tarihli sayılı yazı ile fiili olarak zabıta memurluğu yapmadığından maktu mesaisinin (zabıta mesaisi) 07.09.2020 tarihi itibari ile kesildiği ancak konuya ilişkin Hukuk Müşavirliği görüşüne (21.10.2020 tarihli ve sayılı yazı) müteakip maktu mesaisinin ödendiği (27.10.2020 tarihli ve sayılı yazı), 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı genelgesi kapsamında Sağlık Bakanlığı e-nabız sisteminden kare kodlu olarak üretilen Kronik Hastalık
Durum Belgesini Başkanlığa sunan personellerin idari izin kullandıkları, idari izinli sayıldığı günden bu yana izinlerini kesintisiz kullanmakta olduğu, şikayet konusu talebe ilişkin şikayet sahibi tarafından yargı organlarında açılmış/sonuçlanmış herhangi bir davanın bulunmadığı, bu aşamada tüm işlemler kendisi lehine sorunsuz yürümekte olduğu, buna rağmen bu şekilde davranmasını artık Zabıta Daire Başkanlığında çalışmak istemediği anlamında değerlendirmek gerektiği, hiçbir idari, mali hakkı zayi olmayan, hiçbir baskı işlemi uygulanmayan, tüm mesnetsiz dilekçelerine rağmen Zabıta Daire Başkanı tarafından çağrılarak görüşleri ve istekleri dinlenen bir personelin bu kadar dilekçe yazarak idareleri meşgul etmesine bir anlam verilemediği, İnsan Kaynakları Dairesi ile görüşülerek kendisinin eğitimine uygun bir görev bulunması yoluna gidileceği ifade edilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır.
hükmünü haizdir.
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Kurumlar arası geçici süreli görevlendirme” başlıklı Ek 8’inci maddesi; “Memurlar, geçici görevlendirme yapmak isteyen kurumun talebi ve çalıştıkları kurumun izni ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında aşağıda belirtilen şartlarla geçici süreli olarak görevlendirilebilir: a) Yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri hariç olmak üzere, memurun görevlendirileceği kurumda göreve ilişkin 4 üncü ve daha yukarı bir dereceden boş bir kadronun bulunması şarttır. b) Geçici süreli görevlendirilen memurlar, geçici süreli olarak görevlendirildikleri kurumların mevzuatına uymakla yükümlüdür. c) Geçici süreli olarak görevlendirilen memurlar, yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri hariç olmak üzere, aylıkları ile diğer malî ve sosyal haklarını
kurumlarından alır. Bu memurların kadroları ile ilişkileri, kendi sınıf ve derecelerindeki terfi ve emeklilik hakları devam eder. d) Geçici süreli görevlendirme süresi bir yılda altı ayı geçemez. Yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri için geçici görevlendirme süresi en çok iki yıldır; gerekli görülmesi hâlinde bu süre bir katına kadar uzatılabilir. e) Geçici süreli görevlendirmenin, memurların göreviyle ilgili olması şarttır. f) Geçici süreli görevlendirmede memurun muvafakati aranır. Birinci fıkrada belirtilen hâller dışında memurlar, kamu yararı ve hizmet gerekleri sebebiyle ihtiyaç duyulması hâlinde kurumlarınca, Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarında altı aya kadar geçici süreli olarak görevlendirilebilir.” 6. 5393 sayılı Belediye Kanununun; 6.1. “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49’uncu maddesi; “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır.” 6.2. “Zabıtanın görev ve yetkileri” başlıklı 51’inci maddesi; “Belediye zabıtası, beldede esenlik, huzur, sağlık ve düzenin sağlanmasıyla görevli olup bu amaçla, belediye meclisi tarafından alınan ve belediye zabıtası tarafından yerine getirilmesi gereken emir ve yasaklarla bunlara uymayanlar hakkında mevzuatta öngörülen ceza ve diğer yaptırımları uygular. Görevini yaparken zabıtaya karşı gelenler, kolluk kuvvetlerine karşı gelenler gibi cezalandırılır. Belediye zabıta teşkilâtının çalışma usûl ve esasları, çalışanların görev ve yetkileri, memurluğa alınması için taşımaları gereken nitelikler, alacakları meslek içi eğitim, görevde yükselme, giyecekleri kıyafet ve savunma amaçlı olarak kullanacakları aletler ile zabıta teşkilâtında hizmet gereklerine göre oluşturulacak birimler, İçişleri Bakanlığının görüşü alınarak Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Belediye, bu yönetmeliğe aykırı olmamak üzere ek düzenlemeler yapabilir. Zabıta hizmetleri kesintisiz olarak yürütülür. Zabıta personelinin çalışma süresi ve saatleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın, hizmetin aksatılmadan yürütülmesini sağlayacak şekilde düzenlenir. Belediye zabıta ve özel güvenlik hizmetlerinde fiilen çalışanlara, fazla mesai ücreti olarak yılı bütçe kanununda belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla belediye meclisi kararı ile tespit edilen maktu tutar ödenir.” 7. 11/04/2007 tarih ve 26490 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Belediye Zabıta Yönetmeliğinin; 7.1. “Başka memurluklardan naklen geçiş” başlıklı 16’ncı maddesi; “Diğer kamu kurum ve kuruluşları veya belediye hizmet birimlerinde asıl memur kadrosunda çalışanlardan, belediye zabıta memurluğuna geçmek isteyenler; 35 yaşını aşmamaları, bu Yönetmeliğin 13/A maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c)
bentlerinde yer alan şartları taşımaları, 13/E maddesinde öngörülen sınavda başarılı olmaları kaydıyla
657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuat hükümlerine uyularak zabıta memurluğuna atanabilir.”
7.2. “Geçici görevlendirme” başlıklı 41’inci maddesi; “Zorunlu hallerde, belediye memurlarından ihtiyacı karşılayacak sayıda personel zabıta biriminin sadece büro hizmetlerinde geçici olarak görevlendirilebilir. (2) Geçici görev süresi bir yıl içinde altı ayı geçemez.”
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran, (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere 2020/8 Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında ve
E-Nabızda Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalıklarla ilgili risk kriterleri doğrultusunda idari izinli
Devlet memuru kapsamında olduğu, “İdari izinli sayılanlar bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacaktır.” ibaresinin açık olduğu halde Zabıta Daire Başkanının bu genelgeye uymadığını, kasten ve bilerek sağlığını tehlikeye atacak pozisyonda görevlendirme yaparak mobbing uyguladığını, kendi arzu ve isteği ile göreve başlamak istediğini belirten dilekçeyi Daire Başkanlığı makamına yazıp imzalamasının istendiğini, bunu yapmadığı takdirde maktu mesaisinin kesilmekle tehdit edildiğini ifade ederek idare hakkında soruşturma yapılması ve mağduriyetinin giderilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
10. İdarenin (2) numaralı paragrafta ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, başvuranın kronik rahatsızlığı bulunması nedeniyle Covid19 salgınından kaynaklanan muhtemel bulaşma riskine karşı 03/09/2020 tarihli ve sayılı yazı ile Hal Yöneticiliği emrinde bir süreliğine görevlendirildiği, başvuranın “kendi arzu ve isteği ile göreve başlamak istediği ile ilgili dilekçe istenmesi” iddiasına ilişkin, Daire Başkanlığında herhangi bir dilekçe veya başvurunun bulunmadığı, bunun tamamen asılsız bir iddia olduğu, başvuranın her dilekçesinde yeni iddialar ortaya atarak kamu kurumlarını meşgul ettiği, bir tanık ya da belge ortaya konulmadığı için bir işlem yapılamadığı, başvuranın fiili olarak zabıta memurluğu yapmadığından maktu mesaisinin 07.09.2020 tarihi itibari ile kesildiği ancak konuya ilişkin Hukuk Müşavirliği görüşüne müteakip maktu mesaisinin ödendiği, 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı genelgesi kapsamında Sağlık Bakanlığı enabız sisteminden kare kodlu olarak üretilen Kronik Hastalık Durum Belgesini Başkanlığa sunan personellerin idari izin kullandıkları, idari izinli sayıldığı günden bu yana izinlerini kesintisiz kullanmakta olduğu savunulmaktadır.
11. Mevzuat yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre memurlar, geçici görevlendirme yapmak isteyen kurumun talebi ve çalıştıkları kurumun izni ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında belli şartlarda geçici süreli olarak görevlendirilebileceği ve geçici süreli görevlendirme süresi bir yılda altı ayı geçemeyeceği, 5393 sayılı Belediye Kanununa göre belediyelerde teknisyen çalıştırılabileceği, belediye zabıtası, beldede esenlik, huzur, sağlık ve düzenin sağlanmasıyla görevli olup bu amaçla, belediye meclisi tarafından alınan ve belediye zabıtası tarafından yerine getirilmesi gereken emir ve yasaklarla bunlara uymayanlar hakkında mevzuatta öngörülen ceza ve diğer yaptırımları uygulayacağı, belediye zabıta ve özel güvenlik hizmetlerinde fiilen çalışanlara, fazla mesai ücreti olarak yılı bütçe kanununda belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla belediye meclisi kararı ile tespit edilen maktu tutar ödeneceği, Belediye Zabıta Yönetmeliğine göre ise diğer kamu kurum ve kuruluşları veya belediye hizmet birimlerinde asıl memur kadrosunda çalışanlardan, belediye zabıta memurluğuna geçmek isteyenler; mevzuata göre şartları taşımaları ve öngörülen sınavda başarılı olmaları kaydıyla 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuat hükümlerine uyularak zabıta memurluğuna atanabileceği ve zorunlu hallerde, belediye memurlarından ihtiyacı karşılayacak sayıda personel zabıta biriminin sadece büro hizmetlerinde geçici olarak görevlendirilebileceği ancak geçici görev süresi bir yıl içinde altı ayı geçemeyeceği şeklindedir.
12. Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır.
13. Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve E.2014/18743, K.2014/24185 sayılı kararında, “Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit,
şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. … Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur. Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır. Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.” hükmü yer almaktadır.
14. Anayasa Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2013/6235 başvuru numaralı kararında, “(…) ulusal ve uluslararası düzenlemeler ve yargı kararları dikkate alındığında mobbing (psikolojik taciz) kavramının, belirli bir veya birden fazla çalışanı hedef alan, sürekli ve sistematik şekilde yapılan, fiziksel olmayan, psikolojik taciz biçimini ifade ettiği; bu tacize yol açan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylemlerin tek tek değil kümülatif olarak ele alınarak değerlendirilmesi, bu davranışların toplamının, bireyin kişilik haklarına, onur ve haysiyetine ya da sağlığına zarar verici nitelikte olması gerektiği anlaşılmaktadır. Bir iş yerinde tüm çalışanlara yönelik alınan tedbir ya da talimatların, belli kişi ya da kişilerin kişilik haklarını hedef almadığı durumlarda mobbing olarak nitelendirilmediği, süreklilik göstermeyen, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranışın mobbing olarak adlandırılamayacağı görülmektedir. Söz konusu davranışların, kişi üzerindeki etkileri önem taşımakla birlikte bireyin kişilik haklarına, onur ve haysiyetine ya da sağlığına zarar verici nitelikte olup olmadığı yönünden objektif kriterlere göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, mobbing kavramının işyeri ve mesleki yaşamla ilişkili bir olguyu ifade etmesi nedeniyle mağdurun işi ya da mesleğine ilişkin olumsuz sonuçların ortaya çıkmış olması, bu sonuçların iş ortamının kötüleşmesi, çekilmez hal alması veya tamamen işin veya mesleğin bırakılması sonucunu doğurması şartının da araştırılması gerektiği anlaşılmaktadır.
15. Kural olarak psikolojik tacize maruz kaldığını ileri süren başvurucuların bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle ispat etmeleri gerekir. Bununla beraber, psikolojik tacizi kanıtlamak kolay değildir. Bu yüzden, başvurucuların kendilerine yönelik sistematik ve süreklilik arz eden şekilde psikolojik tacize yol açan muamele yapıldığını hukuka uygun her türlü delille ispatlamaları mümkündür. Bunun ispatlanması durumunda, bu şekildeki muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü muameleyi gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir.” değerlendirmelerine yer verilmiştir.
16. Somut olayda, başvuran tarafından Kurumun e-posta adresine 05/07/2021 tarihinde gönderilen ek evrakta; “Bu mobbing ile ilgili tarafıma yapılan psikolojik baskı ve haksız uygulamalar ile Daire
Başkanlarının görev ve yetkisini kötüye kullanması sonucu keyfi uygulamaları karşısında hayattan (kopmak intihar girişiminde) bulunduğumdan ve psikiyatri raporların da mevcut olduğunu bildirir” şeklinde ifadelerine ek olarak XANAX 0.5 MG TABLET, LUSTRAL SPECIAL 100MG FİLM KAPLI TABLET ve NORODOL 2 MG/ML ORAL DAMLA ilaçlarını içeren reçete detayı sunulmuş olup, belirtilen reçete ve ilaçlar başvuran tarafından idarenin mobbing uygulaması ile ilişkilendirmekle birlikte bu konuda doğrudan bağlantı kurulup kurulamayacağı hususunda resmi ve bilimsel bir açıklama yapılamamıştır.
17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; sicil numaralı teknisyen kadrosunda
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde çalışmakta olan başvuranın 2020/8
Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında ve E-Nabızda Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalıklarla ilgili risk kriterleri doğrultusunda idari izinli Devlet memuru kapsamında olduğu ve idarenin kasten ve bilerek sağlığını tehlikeye atacak pozisyonda görevlendirme yaparak mobbing uyguladığı, idarece kendi arzu ve isteği ile göreve başlamak istediğini belirten dilekçe istendiği, bunu yapmadığı takdirde maktu mesaisinin kesilmekle tehdit edildiği iddiaları hakkında idarece yapılan açıklamalardan “kendi arzu ve isteği ile göreve başlamak istediği ile ilgili dilekçe istenmesi” iddiasına ilişkin bir dilekçe veya başvurunun bulunmadığı, bunun tamamen asılsız bir iddia olduğu, başvuranın fiili olarak zabıta memurluğu yapmadığından maktu mesaisinin 07.09.2020 tarihi itibari ile kesildiği ancak konuya ilişkin Hukuk
Müşavirliği görüşüne müteakip maktu mesaisinin ödendiği, 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı genelgesi kapsamında Sağlık Bakanlığı e-nabız sisteminden kare kodlu olarak üretilen Kronik Hastalık Durum
Belgesini Başkanlığa sunan personellerin idari izin kullandırıldığı savunulmuş olup, elde edilen bilgiler ışığında, başvurana idarece mobbing uygulandığı iddiasının ispatlanamadığı, bu hususta resmi bir kayıt da bulunmadığı, başvuran tarafından kullanılan ilaçların idarenin mobbing uygulaması ile doğrudan ilişkilendirme hususunda bir değerlendirme yapılamayacağı, idarenin açıklamalarından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu dolayısıyla başvuranın talebi ile ilgili olarak idarenin işlemleri hakkında hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği ancak idarenin başvurana karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Gaziantep İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana ve GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi