|
ÖZET: Başvuran, Adalet Bakanlığına bağlı olarak görev yaptığı Nazilli Adliyesinde, görev yerinin talebi dışında değiştirilmesi ve diğer yazı işleri müdürlerinin sağlık mazeretlerinin kabul edilmemesi gibi sebeplerle mobbing uygulandığını iddia ederek, bu durumun sonlandırılmasını talep etmiştir. Başvuran, ayrıca COVID-19 temaslı mübaşir nedeniyle görevlendirme yapılmadığını ve zabıt katibi sayısının düşürülmesi gibi olumsuz uygulamalara maruz kaldığını belirtmiştir.
İdare, başvuranın görev değişikliklerinin kamu yararını gözeterek yapıldığını, diğer yazı işleri müdürlerinin de benzer durumlarla karşılaştığını ve başvuranın iddialarının sistematik bir mobbing oluşturmadığını savunmuştur. Adalet Bakanlığı, başvuranın geçici görevlendirmelerinin işlerin yürütülmesi amacıyla yapıldığını ve bu süreçte kamu yararının gözetildiğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mobbing iddialarının geçerli olmadığına ve idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğuna karar vererek başvurunun reddine hükmetmiştir. Bu karar, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde alınan kararların kamu yararını gözettiğini ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/12704-S.21.20381 –
BAŞVURU NO : 2021/7218
KARAR TARİHİ : 06/09/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Mobbingin tespit edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 05/04/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 17/12/2004 tarihinde Didim Adalet Dairesinde zabıt katipliği görevinde iken 05/12/2009 tarihinde naklen Nazilli Adliyesine atandığını, görevde yükselme sınavı sonucunda yazı işleri müdürlüğü görevine atandığını, 16/03/2016 tarihinde Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin faaliyetinin durdurulması nedeni ile komisyon kararı ile İcra Mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne görevlendirildiğini, 3,5 yıl burada görev yaptığını, Ceza yada Aile mahkemesine görevlendirmesinin yapılmasını talep ettiğini, ancak bunun reddedildiğini, 06/08/2020 tarihli komisyon kararı ile mevcut görevine ilaveten infaz hakimliği yazı işleri müdürlüğü görevinin verildiğini, 16/10/2020 tarihinde de görev yerinin talebi dışında Nazilli 3. Asliye Ceza
Mahkemesi olarak değiştirildiğini, Kamu Denetçiliği Kurumu ve İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumlarına yapmış olduğu başvurular nedeni ile negatif ayrımcılığa tabii tutulduğunu, Bozdoğan Adliyesine geçici görevlendirmesinin yapıldığını, iptalini talep ettiğinde reddedildiğini, diğer yazı işleri müdürlerinin sağlık mazeretleri kabul edilirken tarafının mazeretinin kabul edilmediğini, hakkında maaş haczinden kaynaklı yürütülen bir disiplin soruşturmasının olduğunu ve maaşından da icra kesintisi yapıldığını, buna rağmen başka bir ilçeye görevlendirme yapılarak tarafının maddi olarak zor durumda bırakıldığını, hukuk mahkemeleri, ceza ve ağır ceza mahkemelerinde yazı işleri müdürleri varken tarafının geçici görevlendirmeye tabii tutulduğunu, görevli olduğu mahkemede mübaşirin Covid 19 temaslı olduğu için göreve gelemediği zamanlarda mübaşir görevlendirmesi yapılmadığını, Nazilli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin
İhtisas Mahkemesi olmasına ve Nazilli Çocuk Mahkemesinin tedbir ve arşiv dosyalarının, kapatılan ilçe
Asliye Ceza mahkemelerinin dosyalarının da bu mahkemede görülmesine rağmen zabıt katibi sayısının 3 ten 2 ye düşürüldüğünü, Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesi zabıt katibi sayının 2 den 3e çıkarıldığını, daha önce çalıştığı icra mahkemesinde de 3 ten 2 ye düşürüldüğünü belirterek tarafına uygulanan mobbingin sonlandırılmasını, bundan sonra tarafını maddi ve manevi olarak zarara uğratacak şekilde kararlar alınmamasını, Bozdağ Mülhakat mahkemesine yapılan geçici görevlendirmesinin de iptalini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen sayılı ve 21/06/2021 tarihli yazı ve eklerinde; Nazilli Adliyesinde (Komisyon Merkezi) 2 Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Asliye Ceza Mahkemesi ( 1. Asliye Ceza Mahkemesi ½ olarak ), 1 Sulh Ceza Hakimliği, 1 İnfaz Hakimliği, 4 Asliye Hukuk
Mahkemesi ( 1. Asliye Hukuk Mahkemeleri 1/3 olarak, 2.Asliye Hukuk Mahkemesi ½ olarak ), 2 Sulh
Hukuk Mahkemesi, 2 Aile Mahkemesi, 1 İcra Mahkemesi ( İcra Ceza ve İcra Hukuk olarak ) faaliyet göstermekte olup Nazilli Adliyesinde toplam 23 mahkeme bulunduğu, 21 adet de yazı işleri müdürünün olduğu, Yazı İşleri Müdürü , Nazilli 3. Ve 4. Asliye Hukuk Mahkemelerine, Yazı İşleri
Müdürü , Nazilli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi, Satış Memurluğu ve Arabuluculuk Bürosuna, Yazı İşleri Müdürü Nazilli 1. Aile Mahkemesine baktığı ve eski mahkeme olduğundan
6284 sayılı yasa ile ilgili dosyalara baktığı ve işinin yoğun olduğu ve bunun gibi iki ayrı mahkemeye bakan
yazı işleri müdürlerinin bulunduğu, başvuranın ise Komisyonun 06/08/2020 tarih ve / sayılı kararı ile İcra Mahkemesine ilaveten İnfaz hakimliği görevi verildiği, bu ek görevin İcra Mahkemesinin fiziken başka bir binaya taşınması nedeni ile Komisyonun 28/09/2020 tarih ve / sayılı kararı ile kaldırıldığı, 06/08/2020 ile 28/09/2020 tarihleri arasında 53 gün ek görev yaptığı, ancak aynı görevi yapan diğer mesai arkadaşlarının yıllardır 2. ve 3. Ek görevleri ile çalışmakta olduğu, başvuran İcra
Mahkemesinde görev yapmakta iken, İcralık bir olaydan dolayı hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, yine 3. Asliye Ceza Mahkemesinde görevli Yazı işleri Müdürünün de hakkında disiplin soruşturması başlatılınca soruşturmaların selameti ve iş barışının sağlanması için Komisyon tarafından karşılıklı olarak yer değişikliği yapıldığı, yer değişikliklerinin tamamen zorunluluktan kaynaklandığı, Nazilli 3. Asliye Ceza
Mahkemesinde 2013 yılından 15/07/2016 yılına kadar zaman zaman 4 zabıt katibinin, zaman zaman 3 zabıt katibinin görev yaptığı ve 03/04/2017 tarihinden 22/03/2021 tarihine kadar devamlı 3 Zabıt Katibinin görev yaptığı, 1.Asliye Ceza Mahkemesi diğer görevlerinin yanında kaçakçılık ihtisas Mahkemesi olduğu, Personel artışı iddiasına konu iddiası maddi ve hukuki gerçeklikle örtüşmediği, 1 personelin 1.Asliye Ceza
Mahkemesine verildiği, ancak 1.Asliye Ceza Mahkemesinin adliyenin en eski arşivine sahip olduğu, 7242 sayılı Yasa değişikliği ile özellikle kaçakçılık suçlarında (hafif/pek hafif ayrımı ile etkin pişmanlık düzenlemeleri) yapılan değişiklik doğrudan ve en fazla 1.Asliye Ceza Mahkemesini etkilediği, gerek uyarlama yargılaması talepleri gerek verilen kararları ihtisas nedeni ile dönem içi gelen gerekse de yasa değişikliği nedeni ile bozularak gelen dava dosyaları esas dosya sayılarının yanında ek karar ve değişik iş olarak diğer Asliye Ceza Mahkemelerinden fazla 1.Asliye Ceza Mahkemesini etkilediği, 26/05/2021 tarihi itibarıyla Nazilli 3.Asliye Ceza Mahkemesinin derdest dosya sayısının 350 olduğu, 1/2 olarak faaliyet gösteren Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin derdest dosya sayısının 748 olduğu, Nazilli 3. Asliye Caza
Mahkemesi mübaşirinin temaslı olarak karantinada olduğu sürelerde başka mübaşirlerin de karantinada olduğu COVİD-19 hastalığının tavan yaptığı bir dönem olduğu için birçok görevlendirmenin yapılamadığı, her birimin mübaşir sorununu kendi içinde zabit katipleri aracılığı ile çözümlemek durumunda kaldığı, geçici görevlendirmeler ile ilgili olarak da, Bozdoğan Adliyesinde görevli personelin zimmet suçundan dolayı tutuklaması nedeni ile görevden uzaklaştırıldığını, bu süre zarfında Nazilli Adliyesi Yazı İşleri
Müdürlerinin sırayla geçici görevlendirmelerinin yapıldığı, içlerinden birinin ayak bileklerinden ameliyat olması ve Bozdoğan Adliyesine gidiş gelişlerin sağlığını olumsuz etkileyeceğine ilişkin sağlık raporu olduğundan geçici görevlendirmesinin iptal edildiği, ancak buna rağmen 20 gün boyunca burada çalıştığı, bir personelin de ihale süreci devam ettiğinden geçici görevlendirmesinin ertelendiği, başvuranın ise 7 günlük raporunun olduğu ve raporlu olduğu süre boyunca geçici görevlendirmesinin yapıldığı adliyeye sadece 23 gün geldiği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” ,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,
5. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin “Hizmetin
Gereği Olarak Yapılabilecek Yer Değiştirmeler” başlıklı 11 inci maddesinde; “Haklarında adli veya idari bir soruşturma yapılmış ve bu soruşturma sonucunda o yerde kalmasında sakınca görülmüş olan memurun hizmet bölgelerindeki ve/veya hizmet alanlarındaki zorunlu çalışma sürelerini tamamlamadan ve yer değiştirme suretiyle atanma dönemi beklenmeksizin hizmetin gereği olarak yer değiştirme suretiyle ataması yapılabilir. Hizmet gereği yer değişikliği yapılan memurun ayrıldığı hizmet bölgesindeki eksik hizmetleri aynı hizmet bölgesi içindeki başka bir hizmet alanında tamamlattırılır.
Memurun görev yaptığı hizmet bölgesinde ihtiyaç bulunmaması halinde diğer hizmet bölgelerine de ataması yapılabilir. Bu şekilde ataması yapılan memurun ayrıldığı hizmet bölgesindeki eksik hizmetleri daha sonra tamamlattırılır.”
6. 19.03.2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesinde; “Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin, çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği belirtilmiş, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesinin gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemli olduğu vurgulanmış, bu doğrultuda çalışanların psikolojik tacizden korunması amacıyla birtakım tedbirler alınmıştır.”
Hükümleri mevcuttur.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran görevlendirme taleplerinin reddedildiğini, mevcut görevine ek olarak infaz hâkimliği yazı işleri müdürlüğü görevi verildiğini ve görev yerinin talebi dışında değiştirildiğini, Kamu Denetçiliği Kurumu ve
İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumlarına yapmış olduğu başvurular nedeni ile negatif ayrımcılığa tabii tutulduğunu, Bozdoğan Adliyesine geçici görevlendirmesinin yapıldığını, diğer yazı işleri müdürlerinin sağlık mazeretleri kabul edilirken kendisinin talebinin ettiğinde reddedildiğini, görevli olduğu mahkemede mübaşirin COVID-19 temaslı olduğu için göreve gelemediği zamanlarda mübaşir görevlendirmesi yapılmadığını, zabıt kâtibi sayısının üçten ikiye düşürüldüğünü ancak Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin zabıt kâtibi sayısının ikiden üçe çıkarıldığını beyan ederek kendisine uygulanan mobbingin
sonlandırılmasını, bundan sonra kendisini maddi ve manevi olarak zarara uğratacak şekilde karar alınmamasını ve Bozdağ Mülhakat mahkemesine yapılan geçici görevlendirilmesinin iptalini talep etmektedir.
9. Adalet Bakanlığından istenilen bilgi ve belgeler doğrultusunda, anılan idare tarafından Kurumumuza gönderilen belgeler incelenmiş, aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.
9.1. 23 mahkemesi bulunan Nazilli Adliyesinde başvuran dahil 16 yazı işleri müdürünün görev yaptığını, adli hizmetlerin etkin ve verimli işlemesi için sınırlı personel kaynağının yer ve görev değişiminin zorunluluk gösterdiğini, öte yandan disiplin, çalışma ortamında çalışma barışının sağlanması, vatandaş ile nepotik ilişkilerin önlenmesine yönelik kadro içi rotasyonun kamu yararı da gözetilerek 2802 sayılı kanunun 114 üncü maddesi ve 657 sayılı kanunun 86 ıncı ve Adalet bakanlığı personel atama ve yer değişikliği yönetmeliği çerçevesinde resen yapıldığını, süreç içerisinde görev yerlerinin değişimini ve görev yükünü gösteren çizelgede gösterildiği üzere çoğu personelin ek görevler üstlendiğini ve görev yerlerinin değiştirildiğini, bu kapsamda başvuran ’ın görev birimleri incelendiğinde;
9.2. Komisyonun 06/08/2020 tarih ve / sayılı kararı ile İcra Mahkemesine ilaveten İnfaz hâkimliği görevi verildiğini, bu ek görevin İcra Mahkemesinin fiziken başka bir binaya taşınması nedeni ile
Komisyonun 28/09/2020 tarih ve / sayılı karar ile kaldırıldığını, 06/08/2020 ile 28/09/2020 tarihleri arasında 53 gün ek görev yaptığını, ancak aynı görevi yapan diğer mesai arkadaşlarının yıllardır ikinci ve üçüncü ek görevleri ile çalışmakta olduğunu, başvuranın şahsi borcu nedeni ile icra takibine muhatap olduğunun anlaşılması üzerine iş ve kadro durumu da gözetilerek İcra Mahkemesinde görevine devam etmesi uygun görülmediğini, bu nedenle de Komisyon Başkanlığınca Nazilli 3.Asliye Ceza
Mahkemesinde görevlendirildiğini ve 26/10/2020 tarihinden itibaren bu görevi yürütmekte olduğunu, Başvuranın şu anda sadece 3 Asliye Ceza Mahkemesinde görevlendirildiğini ancak diğer birçok yazı işleri müdürünün ikinci görev olarak başka mahkemede veya birimlerde de görevlendirildiğini, bu kapsamda da başvuranın yer değişikliği ve görevlendirmelerinin tamamen zorunluluktan kaynaklandığını,
9.3. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin iş yükünün Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinden daha az olmasına rağmen Zabıt Kâtibi sayısının artırılarak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin zabıt kâtibi sayısının azaltılmasına ilişkin iddiaları değerlendirildiğinde; 26/05/2021 tarihi itibarıyla Nazilli 3.Asliye Ceza Mahkemesinin derdest dosya sayısının 350 olduğu, 1/2 olarak faaliyet gösteren Nazilli 1.
Asliye Ceza Mahkemesinin derdest dosya sayısının 748 olduğu, bu bağlamda Nazilli 3. Asliye Ceza
Mahkemesinde 3 Zabıt Kâtibinin, Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinde 4 Zabıt Kâtibinin çalışmasının iş barışına uygun olmadığı, uzun süreden beri 4 Zabıt Kâtibi ile çalışan 1/2 olarak faaliyet gösteren Nazilli 1.
Asliye Ceza Mahkemesinin yine uzun süreden beri 4 Zabıt Kâtibi ile çalışmış olması nedeniyle iş barışını sağlamak ve teraküm olmasını engellemek açısından, uzun süreden beri 3 zabıt kâtibi ile çalışan 3. Asliye
Ceza Mahkemesinden bir zabıt kâtibi Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesine görevlendirildiğini, diğer Asliye
Ceza Mahkemelerinde Zabıt Kâtibi kadrosunun iki olduğunu ve fiilen çalışan Zabıt Kâtibi sayısının da iki olduğunu, ancak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin Zabıt Kâtibi kadrosunun üç olduğunu, bu mahkemede görevli bir Zabıt Kâtibinin hamile olması ve hamileliğinin 24. Haftası sonrasında idari izne ayrıldığını ve doğum öncesi ve sonrası izinleri olduğundan 4. Asliye Ceza Mahkemesinde de fiilen iki Zabıt Kâtibi görev yaptığını,
9.4. Mübaşirin Covid-19 temaslı olması nedeniyle göreve devam edemediği süre içinde neden mübaşir görevlendirilmediği iddilarına ilişkin olarak; Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesi mübaşiri
‘nin temaslı olarak karantinada olduğu sürelerde başka mübaşirlerin de karantinada olduğunu,
COVID-19 hastalığının tavan yaptığı bir dönem olduğu için birçok görevlendirmenin yapılmadığını, her birim mübaşir sorununu kendi içinde zabıt katipleri aracılığı ile çözümlemek durumunda kaldığını,
9.5. Başvuranın Bozdoğan Adliyesine geçici görevlendirilmesi kapsamında sunmuş olduğu mazeretlerin kabul edilmediğini, diğer yazı işleri müdürlerinin ise kabul edildiği ve Ceza Mahkemesi ile Hukuk Mahkemelerindeki yazı işleri müdürleri dururken tarafının görevlendirildiğine ilişkin iddiaları ile ilgili olarak; Bozdoğan Adliyesi Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmakta olan
‘nın “zimmet suçundan” tutuklanması nedeniyle ilgili Komisyonun 07/12/2020 tarih ve / sayılı kararı ile 3 ay görevinden uzaklaştırıldığı, 3 aylık sürenin dolması nedeniyle 05/03/2021 tarih ve
/ sayılı kararı ile 2 ay daha uzatıldığı, bu sürenin de dolması nedeniyle Komisyonun tarafından 28/04/2021 tarih ve / sayılı kararı ile tekrar 2 ay daha uzatıldığı bu nedenle; Bozdoğan Adliyesinde işlerin yürümesi ve vatandaşların mağdur olmaması için Nazilli Adliyesi Yazı İşleri Müdürlerinden sıra ile görevlendirme yapıldığı,
9.6. Bozdoğan Adliyesine geçici görevlendirilen Yazı İşleri Müdürlerine ilişkin durum incelendiğinde; İlgili Komisyonun;
07/12/2020 tarih ve 2020/316 sayılı kararı ile Nazilli Adliyesi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Yazı işleri Müdürü 1 ay süre ile Bozdoğan Adliyesi Yazı İşleri Müdürü olarak geçici görevlendirildiği ve 07/01/2021 tarih ve / sayılı kararı ile 11/01/2021 tarihine kadar uzatıldığı, 07/01/2021 tarih ve / sayılı kararı ile Nazilli 3. Ve 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü 11/01/2021 tarihinden başlamak üzere 1 ay süreyle Bozdoğan Adliyesi Yazı işleri Müdürü olarak geçici görevlendirildiği,
01/02/2021 tarih ve 2021/32 sayılı kararı ile Nazilli Adliyesindeki görevine 27/01/2021 tarihinde başlayan Nazilli Adliyesi Yazı İşleri Müdürü 11/02/201 ile 15/03/2021 tarihleri arasında 3 ay süre ile Bozdoğan Adliyesine geçici görev ile görevlendirildiği, ancak; Adı geçen Yazı İşleri Müdürünün
Nazilli Adliyesine gelmeden önce ayak bileklerinden iki defa yeni ameliyat olduğunu, tedavisinin devam ettiğini ve Bozdoğan Adliyesine gidiş ve gelişlerinden sağlığının olumsuz etkileneceğini belirten 08/02/2021 tarihli dilekçesi ve doktor rapor kayıtları üzerine ilgili Komisyonun 24/02/2021 tarih ve
/ sayılı kararı ile Yazı İşleri Müdürü ‘nin geçici görevi 01/03/2021 tarih itibarıyla kaldırıldığı ve 20 gün Bozdoğan Adliyesinde geçici Yazı İşleri Müdürlüğü yaptığı,
Sulh Hukuk Mahkemesi, Satış Memuru ve Arabuluculuk Yazı İşleri Müdürü , 01/03/2021 tarihinden 31/03/2021 tarihi mesai bitimine kadar görev yaptığı,
Sulh Hukuk Mahkemesi, Satış Memuru ve Sulh ceza Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü
, 01/04/2021 tarihinden, 30/04/2021 tarihi mesai bitimine kadar Bozdoğan Adliyesine geçici görev ile görevlendirildiği, ancak; 01/04/2021 ile 30/04/2021 tarihleri arasında görevlendirilen 2. Sulh Hukuk
Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünün Komisyona verdiği 10/03/2021 tarihli dilekçesi üzerine Mahkeme kararı ile önceden şahsen satış memuru olarak görevlendirildiği, planlı Nisan ayında 5 ayrı dosyada 20 ayrı taşınmaz satışına ilişkin ihalesinin bulunduğu belirlenmesi üzerine ihale süreci gözetilerek 11/03/2021 tarih ve / sayılı kararı ile Nisan ayı geçici görevlendirmesi kaldırılmış ancak adı geçen Yazı İşleri
Müdürü 01/06/2021 ile 30/06/2021 tarihleri arasında geçici görev listesine dâhil edildiği,
11/03/2021 tarih ve / sayılı kararı ile Yazı İşleri Müdürü ‘nin iptal edilen Nisan ayı için şikâyetçi Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü 01/04/2021 tarihinden başlamak üzere 30/04/2021 tarihi mesai bitimine kadar görevlendirildiği, ancak başvuranın
Bozdoğan Adliyesinde görevli olduğu, 01/04/2021 ile 30/04/2021 tarihleri arasında 23/04/2021 ile 30/04/2021 tarihleri arasında 7 gün rapor aldığı, Bozdoğan Adliyesinde 23 gün çalıştığı, kendisi ile kıyas yaptığı Yazı İşleri Müdürü Nazilli Adliyesine gelmeden ayaklarından ameliyat olduğu, bu nedenle talepte bulunması nedeniyle görevinin kaldırılmasına rağmen 20 gün Bozdoğan Adliyesinde görev yaptığı tespit edilmiştir.
10. Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır.
11. Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve E.2014/18743, K.2014/24185 sayılı kararında, “Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. … Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur. Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır.
Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.” hükmü yer almaktadır.
12. Anayasa Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2013/6235 başvuru numaralı kararında, “(…) ulusal ve uluslararası düzenlemeler ve yargı kararları dikkate alındığında mobbing (psikolojik taciz) kavramının, belirli bir veya birden fazla çalışanı hedef alan, sürekli ve sistematik şekilde yapılan, fiziksel olmayan, psikolojik taciz biçimini ifade ettiği; bu tacize yol açan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylemlerin tek tek değil kümülatif olarak ele alınarak değerlendirilmesi, bu davranışların toplamının, bireyin kişilik haklarına, onur ve haysiyetine ya da sağlığına zarar verici nitelikte olması gerektiği anlaşılmaktadır. Bir iş yerinde tüm çalışanlara yönelik alınan tedbir ya da talimatların, belli kişi ya da kişilerin kişilik haklarını hedef almadığı durumlarda mobbing olarak nitelendirilmediği, süreklilik göstermeyen, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranışın mobbing olarak adlandırılamayacağı görülmektedir. Söz konusu davranışların, kişi üzerindeki etkileri önem taşımakla birlikte bireyin kişilik haklarına, onur ve haysiyetine ya da sağlığına zarar verici nitelikte olup olmadığı yönünden objektif kriterlere göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, mobbing kavramının işyeri ve mesleki yaşamla ilişkili bir olguyu ifade etmesi nedeniyle mağdurun işi ya da mesleğine ilişkin olumsuz sonuçların ortaya çıkmış olması, bu sonuçların iş ortamının kötüleşmesi, çekilmez hal alması veya tamamen işin veya mesleğin bırakılması sonucunu doğurması şartının da araştırılması gerektiği anlaşılmaktadır.
13. Bu kapsamda başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın mobbing iddialarına karşılık idarenin yapmış olduğu işlemlerin, idarenin kamu yararını gözetmesi ve takdir yetkisi içerisinde değerlendirildiğinde başvurana yönelik “kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması hususlarının olmadığı ve mobbing teşkil etmediği, dolayısıyla da idarenin kamu yararını gözettiği bu kapsamda idarenin takdir yetkisi içerisinde, işlerin verimliliği ve sürekliliği kapsamında olduğu, Bozdoğan Adliyesine yapılan geçici görevlendirme 30/04/2021 tarihinde sona ermiş olup yapılan görevlendirmelerin, işlerin yürümesi gözetilerek sıra ile yapıldığı açıktır. Başvuranın, mübaşirinin Covid-19 temaslı olması nedeniyle göreve devam edemediği süre içinde mübaşir görevlendirilmediği iddialarına ilişkin olarak, idare tarafından gönderilen COVID-19 testi pozitif çıkan personel listesi-PGM’de de açıkça görüldüğü üzere başka personellerin de karantinada olduğu, öte yandan Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin iş yükünün Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinden daha az olmasına rağmen Zabıt Kâtibi sayısının artırılarak 3. Asliye Ceza
Mahkemesinin Zabıt Kâtibi sayısının azaltılmasına ilişkin iddialarına ilişkin olarak ise idarenin mahkemelerin derdest dosyaları ile fiilen çalışan Zabit Kâtibi sayısı göz önünde bulundurulduğu bu noktada da başvurana yönelik yıldırma, saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması söz konusu olmadığı gerekçesiyle idare tarafından yapılan idari işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; söz konusu ilkelere aykırı davranıldığına ilişkin herhangi bir hususa rastlanmamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; Aydın İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURAN ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi